İcra Takibinde Yetkiye İtiraz Nasıl Yapılır?

İcra takibi her icra dairesinde başlatılamaz. Para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamsız takiplerde hangi icra dairesinin yetkili olduğu, İcra ve İflas Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir.

Borçlu, takibin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde yetkiye itiraz edebilir. Süresinde yapılan yetki itirazı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte takibin durmasına yol açabilir. İİK m.62 uyarınca ödeme emrine itiraz süresi kural olarak 7 gündür.

İcra Takibinde Yetkili İcra Dairesi Nasıl Belirlenir?

İİK m.50 uyarınca para ve teminat alacaklarına ilişkin icra takiplerinde HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.

Genel yetki kuralına göre takip, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de İİK m.50 kapsamında HMK m.6’daki genel yetki kuralının icra takiplerinde uygulanacağını açıkça kabul etmektedir.

Ancak her uyuşmazlıkta yalnızca borçlunun yerleşim yeri yetkili değildir. Takibin dayandığı sözleşmeye, borcun ifa yerine veya uyuşmazlığın niteliğine göre başka bir yer icra dairesi de yetkili olabilir.

Borçlunun Yerleşim Yeri İcra Dairesi Yetkili Midir?

Kural olarak evet.

Örneğin borçlunun yerleşim yeri Büyükçekmece ise ve başka özel bir yetki kuralı bulunmuyorsa takip Büyükçekmece’deki yetkili icra dairesinde başlatılabilir.

Ancak somut olayda sözleşmenin ifa yeri, özel yetki kuralı veya geçerli bir yetki sözleşmesi bulunması hâlinde başka icra daireleri de yetkili olabilir.

Sözleşmenin İfa Yeri İcra Dairesi Yetkili Olabilir Mi?

Evet.

Sözleşmeden doğan para alacaklarında, genel yetki kuralının yanında sözleşmenin ifa yeri de önem taşıyabilir.

Bu nedenle “borçlunun adresi başka yerde, o hâlde burada takip yapılamaz” şeklinde otomatik bir sonuca varılmamalıdır. Takip konusu borcun niteliği ve nerede ifa edilmesi gerektiği ayrıca incelenmelidir.

Para Borçlarında Alacaklının Yerleşim Yeri Yetkili Olabilir Mi?

Bazı para borçlarında ifa yeri kuralları nedeniyle alacaklının yerleşim yeri de önem kazanabilir.

Ancak bunun her para alacağı bakımından otomatik bir yetki kuralı olduğu söylenemez. Sözleşmenin içeriği, borcun doğum sebebi ve taraflar arasındaki hukuki ilişki birlikte değerlendirilmelidir.

Yetki Sözleşmesi Varsa Ne Olur?

Taraflar bazı durumlarda sözleşmeyle belirli bir yer mahkemesini veya dolayısıyla ilgili icra dairesini yetkili hâle getirebilir.

Ancak HMK m.17 uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi yapılabilmesi bakımından tarafların niteliği önemlidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, yetki sözleşmesi yapabilme imkânının esas olarak tacirler veya kamu tüzel kişileri bakımından düzenlendiğini vurgulamaktadır.

Bu nedenle örneğin bir şirket ile tacir sıfatı bulunmayan gerçek kişi arasındaki sözleşmede yer alan yetki kaydının her durumda gerçek kişiyi bağlayacağı söylenemez.

Kefil Yetki Sözleşmesiyle Bağlı Mıdır?

Her durumda değil.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/7021 E., 2021/2570 K. sayılı kararında, kredi sözleşmesinin müteselsil kefillerinin tacir sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle HMK m.17 kapsamında düzenlenen yetki sözleşmesinin bu kişileri bağlamayabileceği değerlendirilmiştir.

Bu nedenle şirketin taraf olduğu bir sözleşmedeki yetki şartının şirket ortağına, kefile veya başka bir gerçek kişiye otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir.

Yetkiye İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yetkiye itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır.

İİK m.62’ye göre borçlu itirazını bu süre içinde icra dairesine bildirmelidir. Süresinde yapılan itiraz üzerine takip İİK m.66 gereğince durur.

Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi yetki itirazında son derece önemlidir.

Yetkiye İtiraz Nereye Yapılır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yetki itirazı, takibin yürütüldüğü icra dairesine yapılır.

Borçlu yalnızca borca değil, icra dairesinin yetkisine de itiraz edebilir.

Yetki itirazının icra hukuk mahkemesine doğrudan yapılması gereken takip türleriyle genel haciz yolundaki sistem birbirine karıştırılmamalıdır. Takip türü her zaman öncelikle incelenmelidir.

Yetki İtirazında Yetkili İcra Dairesi Gösterilmeli Midir?

Uygulamada yetki itirazının açık ve tereddütsüz şekilde yapılması son derece önemlidir.

Borçlu, yalnızca “bu icra dairesi yetkisizdir” demek yerine hangi yer icra dairesinin yetkili olduğunu da açıkça göstermelidir.

Örneğin;

“Takibin başlatıldığı icra dairesi yetkisiz olup yetkili icra dairesi Büyükçekmece İcra Daireleridir.”

şeklinde açık bir yetki itirazı yapılması uygulamada hak kaybı riskini azaltır.

Nitekim Yargıtay kararlarında borçluların itirazlarında yetkili olduğunu ileri sürdükleri icra dairesini açıkça belirtmeleri inceleme konusu edilmektedir.

Hem Borca Hem Yetkiye İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Borçlu aynı dilekçede hem icra dairesinin yetkisine hem de borcun kendisine itiraz edebilir.

Örneğin borçlu;

“İcra dairesinin yetkisine, borca, faize ve ferilerine itiraz ediyorum.”

şeklinde bir itirazda bulunabilir.

Ancak yetki itirazının ayrıca ve açık biçimde gerekçelendirilmesi ve yetkili yerin gösterilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Yetki İtirazı Takibi Durdurur Mu?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine süresinde yapılan itiraz üzerine takip durur.

İİK m.62 ve 66 uyarınca borçlunun süresinde yaptığı itiraz, alacaklının doğrudan haciz aşamasına geçmesini engeller.

Alacaklının takip işlemine devam edebilmesi için itirazı hükümden düşürmesi gerekir.

Yetki İtirazından Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?

Alacaklı, borçlunun yetki itirazını kabul edebilir veya itirazın haksız olduğunu düşünüyorsa bu itirazın kaldırılması ya da iptali için gerekli hukuki yola başvurabilir.

Alacaklının hangi yolu kullanacağı takip dayanağı belgeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.

Alacaklı, itirazın iptali davası açmışsa mahkeme takip yapılan icra dairesinin yetkisini de inceleyebilir.

Yetki İtirazı Kabul Edilirse Dosya Ne Olur?

Yetki itirazının haklı bulunması hâlinde takibin yetkili icra dairesinde devam ettirilmesi gündeme gelir.

Takibin baştan sona tamamen yok sayılması şeklinde bir sonuç her durumda ortaya çıkmaz. Usulüne uygun şekilde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi ve takibin orada devam ettirilmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle yetki itirazının kabul edilmesi, borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Yetki İtirazı Borcu Ortadan Kaldırır Mı?

Hayır.

Yetki itirazı yalnızca takibin hangi icra dairesinde yürütülmesi gerektiğiyle ilgilidir.

Borç gerçekten mevcutsa, alacaklı yetkili icra dairesinde takibe devam edebilir veya şartları varsa yeniden takip başlatabilir.

Bu nedenle yetki itirazı ile borca itiraz birbirinden farklıdır.

Yetki İtirazı Süresinde Yapılmazsa Ne Olur?

Borçlu 7 günlük süre içerisinde yetkiye itiraz etmezse, kural olarak icra dairesinin yetkisi bakımından itiraz hakkını kaybedebilir ve takip kesinleşebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025/801 E., 2025/1932 K. sayılı kararında da genel haciz yoluyla takipte ödeme emrine itiraz bakımından 7 günlük sürenin önemi vurgulanmıştır.

Bu nedenle ödeme emri alındığında ilk yapılması gereken işlemlerden biri tebliğ tarihinin tespit edilmesidir.

Usulsüz Tebligat Varsa Yetki İtirazı Yapılabilir Mi?

Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse tebliğ tarihi ayrıca uyuşmazlık konusu olabilir.

Bu durumda borçlunun ödeme emrini fiilen öğrendiği tarih ve tebligat işleminin hukuka uygunluğu incelenebilir.

Yargıtay uygulamasında itiraz süresinin belirlenmesinde ödeme emrinin hukuken geçerli tebliğ tarihi büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle “7 günlük süre geçti” denilmeden önce tebligat mazbatasının incelenmesi gerekir.

İtirazın Tarihi Nasıl Belirlenir?

İtiraz bakımından yalnızca dilekçe üzerine yazılan tarih değil, itirazın icra dairesine ne zaman ulaştığı önemlidir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025/801 E., 2025/1932 K. sayılı kararında itiraz dilekçesinin icra dairesine havale edildiği ve icra tutanağına geçtiği tarih üzerinde durulmuştur.

Bu nedenle son gün yapılan itirazlarda UYAP ve icra müdürlüğü kayıtları özellikle önem taşır.

Birden Fazla Borçlu Varsa Yetki Nasıl Belirlenir?

Birden fazla borçlunun bulunduğu takiplerde yetki konusu daha ayrıntılı değerlendirilmelidir.

Borçluların yerleşim yerleri, borcun niteliği, aralarındaki hukuki ilişki ve özel yetki kuralları birlikte incelenir.

Her borçlu yönünden aynı yetki sonucunun ortaya çıkması zorunlu değildir.

Tacirler Arasında Yetki Şartı Geçerli Midir?

Şartları varsa evet.

HMK m.17 uyarınca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılan geçerli bir yetki sözleşmesi belirli mahkeme veya mahkemeleri yetkili hâle getirebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de yetki sözleşmesinin geçerliliği bakımından özellikle tarafların tacir olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Faturaya Dayalı Takipte Yetki Nasıl Belirlenir?

Faturaya dayalı takiplerde yalnızca faturada yazılı adres veya tek taraflı kayıt her zaman yeterli değildir.

Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin niteliği, borçlunun yerleşim yeri, ifa yeri ve varsa geçerli yetki sözleşmesi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle ticari ilişkilerde cari hesap, teslim yeri, sözleşme ve ticari defter kayıtları yetki incelemesinde önem kazanabilir.

Kira Alacağına İlişkin Takipte Yetki Aynı Mıdır?

Kira ilişkilerinde takip türüne ve talep edilen hakka göre özel değerlendirme yapılmalıdır.

Yalnızca kira alacağı mı talep edildiği, yoksa tahliye talebinin de bulunup bulunmadığı önem taşır.

Bu nedenle kira takiplerinde genel para alacağına ilişkin yetki değerlendirmesinin otomatik olarak uygulanması doğru olmayabilir.

Kambiyo Takibinde Yetki İtirazı Aynı Şekilde Mi Yapılır?

Hayır.

Çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takiplerde yetki itirazının süresi ve başvuru mercii genel haciz yolundan farklıdır.

Bu nedenle ödeme emrinin türü görülmeden “7 gün içinde icra dairesine itiraz edilir” şeklinde genel bir işlem yapılmamalıdır.

Öncelikle takibin Örnek 7 genel haciz yoluyla takip mi yoksa kambiyo takibi mi olduğu belirlenmelidir.

Yetki İtirazında En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık yapılan hatalardan biri yalnızca “yetkiye itiraz ediyorum” demek ve yetkili icra dairesini açıkça göstermemektir.

Diğer önemli hata ise takip türünü incelemeden yanlış mercie başvurmaktır.

Ayrıca ödeme emrinin tebliğ tarihinin yanlış hesaplanması da süre kaybına neden olabilir.

Yetkiye İtiraz İçin Avukat Zorunlu Mudur?

Avukatla temsil zorunlu değildir.

Ancak icra dairesinin yetkisinin belirlenmesi bazen borçlunun adresine bakmak kadar basit olmayabilir.

Sözleşmenin ifa yeri, tacir sıfatı, yetki şartı, kefalet, birden fazla borçlu, kambiyo senedi veya kira ilişkisi gibi hususlar sonucu tamamen değiştirebilir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı takiplerde ödeme emri ve takip dayanağı belgelerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Sonuç

İcra takibinde yetkiye itiraz, takibin yanlış icra dairesinde başlatıldığı iddiasına dayanır.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yetki itirazında bulunmalıdır. Süresinde yapılan itiraz üzerine takip durabilir.

İcra dairesinin yetkisi belirlenirken yalnızca borçlunun adresi değil; HMK’daki genel ve özel yetki kuralları, sözleşmenin ifa yeri, tarafların tacir olup olmadığı ve varsa yetki sözleşmesi birlikte değerlendirilmelidir. Yargıtay da İİK m.50 gereğince HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin para ve teminat alacaklarına ilişkin takiplerde kıyasen uygulanacağını kabul etmektedir.

Bu nedenle yetki itirazında sürenin geçirilmemesi, yetkili icra dairesinin açıkça belirtilmesi ve takip dayanağı sözleşmenin ayrıntılı şekilde incelenmesi önemlidir.

İcra Takiplerinde Hukuki Destek

Yetkiye itiraz, borca itiraz, imzaya itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, usulsüz tebligat, haciz, ihtiyati haciz, menfi tespit, istirdat ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarında takip dosyasının dayanak belgelerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, borca itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, haciz, ihtiyati haciz, menfi tespit, istirdat, ihalenin feshi ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES