Gözaltına Alınan Kişinin Hakları Nelerdir?

Bir kişinin gözaltına alınması, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunduğu anlamına gelmez. Gözaltı, ceza soruşturması sırasında belirli şartların bulunması hâlinde uygulanan geçici bir koruma tedbiridir.

Gözaltındaki kişinin;

  • Neden yakalandığını öğrenme,
  • Susma,
  • Avukat yardımından yararlanma,
  • Yakınına haber verilmesini isteme,
  • Sağlık kontrolünden geçirilme,
  • Lehine delillerin toplanmasını isteme,
  • Yakalama ve gözaltı işlemine itiraz etme

gibi önemli hakları bulunmaktadır.

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği uyarınca yakalanan kişiye yakalama sebebi, hakkındaki iddialar, susma hakkı, müdafiden yararlanma hakkı ve yakalamaya itiraz hakkı derhâl bildirilmelidir. Hakların yazılı olarak bildirilmesi esastır; bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü bildirim yapılır.

Bu nedenle ceza soruşturmasının ilk saatleri önemlidir. Özellikle ağır ceza soruşturmalarında bir ceza avukatı ile sürecin başlangıcından itibaren hareket edilmesi, ifade ve gözaltı işlemlerinin hukuka uygun yürütülmesi bakımından önem taşır.

Yakalama ile Gözaltı Aynı Şey Midir?

Hayır.

Yakalama, kişinin özgürlüğünün geçici olarak fiilen kısıtlanmasıdır.

Yakalanan kişi hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verilir. Savcı kişinin serbest bırakılmasını emretmez ve soruşturmanın tamamlanması bakımından koşullar mevcutsa kişi gözaltına alınabilir. Gözaltı tedbirinin uygulanabilmesi için soruşturma bakımından zorunluluk ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut deliller bulunması gerekir.

Dolayısıyla her yakalanan kişi mutlaka gözaltına alınmaz.

Gözaltına Alınan Kişiye Hangi Suçlamanın Yöneltildiği Söylenmek Zorunda Mıdır?

Evet.

Kişiye;

  • Neden yakalandığı,
  • Hangi suçtan şüphe edildiği,
  • Hakkındaki temel iddialar

bildirilmelidir.

CMK m.147 uyarınca ifade alınırken de şüpheliye kendisine yüklenen suçun anlatılması zorunludur.

Şüphelinin neyle suçlandığını bilmeden savunma yapması beklenemez.

Gözaltındaki Kişinin Susma Hakkı Var Mıdır?

Evet.

Ceza muhakemesinin en temel haklarından biri susma hakkıdır.

CMK m.147 uyarınca şüpheliye, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu açıkça bildirilmelidir.

Bu nedenle şüpheli;

“Avukatımla görüştükten sonra ifade vermek istiyorum.”

veya somut olayın şartlarına göre;

“Susma hakkımı kullanıyorum.”

diyebilir.

Ancak önemli bir ayrım vardır:

Şüpheli, kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür. Buna karşılık suçlamanın esasına ilişkin sorular bakımından susma hakkını kullanabilir.

Gözaltındaki Kişi Avukat İsteyebilir Mi?

Evet.

Şüpheli soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. Avukatın;

  • Şüpheliyle görüşmesi,
  • İfade sırasında yanında bulunması,
  • Hukuki yardım sunması

kural olarak engellenemez veya kısıtlanamaz. CMK m.149 bu hakkı açıkça düzenlemektedir.

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğine göre şüpheli, vekâletname aranmaksızın avukatıyla görüşebilir ve bu görüşmenin başkalarının duyamayacağı bir ortamda yapılması gerekir.

Dolayısıyla;

“Vekâletname olmadığı için gözaltındaki kişiyle avukat görüşemez.”

şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değildir.

Avukat Gelmeden İfade Vermek Zorunlu Mudur?

Hayır.

Şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı vardır.

Özellikle kişinin avukat istediğini açıkça ifade ettiği durumda, müdafi hakkından yararlanmasına imkân tanınması gerekir.

Ayrıca CMK m.147 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli tarafından daha sonra hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Bu nedenle özellikle ciddi suç isnatlarında ifade verilmeden önce dosyanın ve suçlamanın bir ağır ceza avukatı tarafından değerlendirilmesi önem taşıyabilir.

Parası Olmayan Kişiye Barodan Avukat Görevlendirilebilir Mi?

Evet.

Şüpheli müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirir ve müdafi yardımından yararlanmak isterse baro tarafından müdafi görevlendirilir.

Bazı hâllerde ise kişinin talebi dahi aranmaz. Örneğin müdafii bulunmayan;

  • Çocuk,
  • Kendisini savunamayacak derecede malul kişi,
  • Sağır veya dilsiz kişi

bakımından zorunlu müdafi görevlendirilir.

Ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da müdafi bulunmaması hâlinde istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi gerekir. Adalet Bakanlığının güncel açıklamaları da CMK m.150 kapsamındaki bu zorunlu müdafilik hâllerini belirtmektedir.

Gözaltındaki Kişinin Yakınlarına Haber Verilir Mi?

Evet.

Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin durumu, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya belirlediği kişiye bildirilir.

Yönetmelik, kişinin yakalandığının, gözaltına alındığının ve gözaltı süresinin uzatıldığının bildirilmesini düzenlemektedir.

Bu nedenle kişinin;

“Aileme haber verilmesini istiyorum.”

deme hakkı bulunmaktadır.

Yabancı uyruklu kişiler bakımından da ilgili şartlar çerçevesinde konsolosluk veya büyükelçiliğe bildirim yapılması söz konusu olabilir.

Gözaltındaki Kişi Doktora Götürülür Mü?

Evet.

Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâlinde sağlık durumu hekim tarafından tespit edilir.

Ayrıca gözaltındaki kişinin;

  • Yerinin değiştirilmesi,
  • Gözaltı süresinin uzatılması,
  • Serbest bırakılması,
  • Adli mercilere sevk edilmesi

öncesinde de sağlık durumunun hekim raporuyla tespit edilmesi öngörülmektedir.

Gözaltında kişinin sağlık durumunun bozulması veya sağlık durumundan şüphe edilmesi hâlinde derhâl hekim kontrolünden geçirilmesi ve gerekiyorsa tedavisinin sağlanması gerekir.

Polis Kötü Davranarak veya Tehdit Ederek İfade Alabilir Mi?

Hayır.

Şüphelinin ifadesinin özgür iradesine dayanması gerekir.

İfade alınırken;

  • İşkence,
  • Kötü davranma,
  • Cebir,
  • Tehdit,
  • Yorma,
  • Aldatma,
  • İlaç verme,
  • Hukuka aykırı menfaat vaat etme

gibi iradeyi etkileyen yöntemler kullanılamaz.

Yasak yöntemlerle alınan ifadeler kişi sonradan rıza gösterse dahi delil olarak değerlendirilemez.

Ayrıca hiç kimse kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunmaya ya da bu yönde delil göstermeye zorlanamaz.

Gözaltındaki Kişi Kendi Lehine Delil Toplanmasını İsteyebilir Mi?

Evet.

CMK m.147 uyarınca şüpheliye, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı bulunduğu hatırlatılmalıdır.

Örneğin şüpheli;

  • Kamera kayıtlarının alınmasını,
  • Belirli bir tanığın dinlenmesini,
  • Telefon veya konum kayıtlarının incelenmesini,
  • Belirli bir belgenin dosyaya getirtilmesini

isteyebilir.

Ceza soruşturmasında yalnızca şüpheli aleyhine değil, lehine olan delillerin de değerlendirilmesi önemlidir.

Gözaltı Süresi Ne Kadardır?

Genel kural olarak CMK m.91 kapsamında gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç olmak üzere yakalama anından itibaren 24 saati geçemez.

Hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu yol süresi ise en fazla 12 saat olabilir.

Ancak toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün daha uzatılmasına yazılı olarak karar verebilir.

Dolayısıyla genel CMK sisteminde toplu suçlarda toplam sürenin dört güne ulaşması mümkündür.

Bununla birlikte bazı suçüstü, toplumsal olay veya özel kanun hükümlerinde farklı düzenlemeler bulunabileceğinden gözaltı süresi somut dosyaya göre ayrıca incelenmelidir.

Gözaltı Süresinin Sonuna Kadar Kişiyi Tutmak Zorunlu Mudur?

Hayır.

Gözaltı süreleri azami sürelerdir.

Soruşturma işlemleri tamamlanmışsa veya gözaltı nedenleri ortadan kalkmışsa kişinin sürenin sonuna kadar nezarethanede tutulması gerektiği şeklinde bir kural yoktur.

Gözaltı tedbirinin soruşturma bakımından zorunlu olması ve somut suç şüphesinin bulunması gerekir.

Gözaltı Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Yakalama, gözaltına alma veya gözaltı süresinin uzatılmasına karşı;

  • Yakalanan kişi,
  • Müdafii,
  • Kanuni temsilcisi,
  • Eşi,
  • Birinci veya ikinci derece kan hısımı

kişinin serbest bırakılması amacıyla sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Sulh ceza hâkiminin başvuruyu derhâl ve en geç 24 saat içerisinde sonuçlandırması öngörülmektedir.

Bu nedenle hukuka aykırı yakalama veya gözaltı iddiası varsa yalnızca gözaltı süresinin dolmasını beklemek zorunlu değildir.

Gözaltından Sonra Ne Olur?

Soruşturmanın durumuna göre kişi;

  • Serbest bırakılabilir,
  • Cumhuriyet savcılığına sevk edilebilir,
  • Adli kontrol talebiyle hâkim karşısına çıkarılabilir,
  • Tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilebilir.

Ancak gözaltına alınmış olmak tutuklanmak anlamına gelmez.

Tutuklama ayrıca CMK m.100 ve devamında düzenlenen şartların bulunmasını ve hâkim kararı verilmesini gerektirir.

Gözaltındaki kişi serbest bırakılmayacaksa kanundaki sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgulanır ve sorguda müdafi de hazır bulunur.

Gözaltına Alınan Kişiye Kelepçe Takılması Zorunlu Mudur?

Hayır.

Yakalanan veya nakledilen kişiye otomatik olarak kelepçe takılması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Yönetmeliğe göre kişinin;

  • Kaçacağına,
  • Kendisine zarar vereceğine,
  • Başkalarının hayat veya beden bütünlüğü bakımından tehlike oluşturacağına

ilişkin belirtiler varsa kelepçe kullanılabilir.

Çocuklar bakımından ise daha özel ve koruyucu hükümler bulunmaktadır. Yönetmelikte çocuklara kelepçe ve benzeri araçların takılamayacağı; ancak kaçmayı veya hayat ve beden bütünlüğüne yönelik tehlikeyi önlemek amacıyla gerekli başka önlemlerin alınabileceği belirtilmektedir.

İfade Tutanağı Okunmadan İmzalanmalı Mıdır?

Hayır.

İfade tutanağının içeriğinin kontrol edilmesi son derece önemlidir.

Yönetmeliğe göre ifade tutanağında;

  • İşlemin yeri ve tarihi,
  • Hazır bulunan kişilerin bilgileri,
  • Hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı,
  • İfade içeriği

yer almalı; tutanak ifade veren kişi ve varsa müdafi tarafından okunup imzalanmalıdır. İmzadan kaçınılması hâlinde bunun nedeni de tutanağa geçirilir.

Bu nedenle kişinin söylemediği veya yanlış yazılmış bir ifadeyi kontrol etmeden imzalaması ilerleyen aşamalarda ciddi sorunlara neden olabilir.

Gözaltındaki Kişinin İlk Yapması Gerekenler Nelerdir?

Gözaltındaki kişi açısından özellikle;

  1. Hangi suç nedeniyle gözaltında bulunduğunu öğrenmek,
  2. Susma hakkı bulunduğunu bilmek,
  3. Avukat talep etmek,
  4. Yakınına haber verilmesini istemek,
  5. Sağlık problemi veya kötü muamele varsa bunu hekime bildirmek,
  6. Tutanakları okumadan imzalamamak,
  7. Lehine olan önemli delilleri avukatına bildirmek

önemlidir.

Özellikle uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık, yağma, cinsel suçlar, örgütlü suçlar veya diğer ağır cezalık soruşturmalarda ilk ifadenin dosyanın ilerleyen aşamalarına önemli etkileri olabilir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Gözaltı ve Ceza Soruşturmaları

Bir Esenyurt ceza avukatı tarafından gözaltı süreci takip edilirken yakalama saati, gözaltı kararı, ifade işlemi ve sağlık raporlarının usulüne uygun olup olmadığı incelenmelidir.

Bir Büyükçekmece ceza avukatı açısından özellikle soruşturmanın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili sulh ceza hâkimlikleri önündeki işlemlerinin başlangıçtan itibaren takip edilmesi önem taşıyabilir.

Bir Beylikdüzü ceza avukatı tarafından şüphelinin ifadesi öncesinde suçlamanın kapsamı, mevcut deliller ve kullanılabilecek savunma hakları değerlendirilmelidir.

Bir Bahçeşehir ceza avukatı veya ağır ceza avukatı tarafından yürütülen soruşturmalarda ise hukuka aykırı yakalama, gözaltı, arama, el koyma veya ifade işlemleri varsa bunlara süresinde itiraz edilmesi gerekebilir.

Sonuç

Gözaltına alınan kişinin hakları gözaltı kapısından sonra ortadan kalkmaz.

Şüpheli;

  • Hangi suçla itham edildiğini öğrenme,
  • Susma,
  • Avukatla görüşme ve ifade sırasında avukat bulundurma,
  • Yakınına haber verilmesini isteme,
  • Sağlık kontrolünden geçirilme,
  • Lehine delillerin toplanmasını isteme,
  • Yakalama ve gözaltı işlemine itiraz etme

haklarına sahiptir.

Gözaltı genel olarak yakalama anından itibaren 24 saatle sınırlıdır; toplu suçlarda kanundaki şartların bulunması hâlinde Cumhuriyet savcısının yazılı emirleriyle süre uzatılabilir.

Ayrıca şüphelinin beyanının özgür iradesine dayanması gerekir. İşkence, tehdit, cebir, yorma veya aldatma gibi yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler hukuken geçerli delil hâline gelmez.

Bu nedenle özellikle gözaltının ilk saatlerinde yapılan işlemler ceza soruşturmasının devamı açısından büyük önem taşır.

Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında gözaltı, ifade, tutuklama, adli kontrol ve ceza soruşturmalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.

İletişim: 0542 547 48 51

Etiketler: gözaltı, gözaltına alınan kişinin hakları, yakalama, ifade verme, susma hakkı, müdafi, ceza avukatı, ağır ceza avukatı, gözaltı süresi, gözaltına itiraz, tutuklama, CMK, Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES