Ekonomik şiddet, boşanma davalarında kusur değerlendirmesine konu olabilen önemli davranışlardan biridir.
Ekonomik şiddet yalnızca eşe hiç para vermemek anlamına gelmez.
Eşin gelirine el koymak, maaş kartını kontrol etmek, çalışmasına engel olmak, ekonomik olarak diğer eşe bağımlı hâle getirmek, temel ihtiyaçlarını karşılamamak, sürekli hesap vermeye zorlamak veya aile ekonomisini diğer eş üzerinde baskı aracı olarak kullanmak somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet oluşturabilir.
Adalet Bakanlığının aile içi şiddete ilişkin bilgilendirmesinde de;
çalışmaya veya çalışmamaya zorlamak,
kişinin gelirini kontrol altına almak,
parasına veya banka kartlarına el koymak,
borçlanmaya zorlamak,
hiç para vermemek veya çok az para vermek,
çalışmasını zorlaştırmak
ve aile gelir ve giderleri hakkında bilgi vermemek
ekonomik şiddet örnekleri arasında gösterilmektedir.
Ancak ekonomik şiddet iddiasında önemli bir ayrım bulunmaktadır:
Her ekonomik anlaşmazlık ekonomik şiddet değildir.
Ailenin maddi durumunun kötü olması, eşin gelirinin düşük olması veya tarafların harcama alışkanlıklarının farklı olması tek başına ekonomik şiddet anlamına gelmez.
Ekonomik şiddetten söz edilebilmesi için somut olayın koşullarına göre diğer eş üzerinde ekonomik baskı, kontrol, mahrum bırakma veya bağımlılık oluşturma niteliğinde bir davranışın bulunması gerekir.
Ekonomik Şiddet Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?
Evet.
Ekonomik şiddet oluşturan davranışlar boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.04.2026 tarihli kararında erkeğin kadına sürekli fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği kabul edilmiş; bu davranışlar nedeniyle erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak ekonomik şiddetin varlığı ve bunun kusur derecesine etkisi her dosyada mevcut deliller ve tarafların diğer davranışlarıyla birlikte değerlendirilir.
Ekonomik Şiddet Nedir?
Ekonomik şiddet, eşlerden birinin ekonomik imkânları diğer eş üzerinde baskı ve kontrol aracı hâline getirmesidir.
Örneğin;
maaş kartına el koymak,
eşin kendi kazandığı parayı kullanmasını engellemek,
temel ihtiyaçları için dahi para vermemek,
çalışmasına engel olmak,
eşin bütün harcamalarını kontrol altında tutmak,
borçlanmaya zorlamak
veya ailenin ekonomik durumu hakkında hiçbir bilgi vermemek
somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet oluşturabilir.
Eşin Maaş Kartına El Koymak Ekonomik Şiddet Midir?
Evet, ekonomik şiddetin en açık örneklerinden biri olabilir.
Özellikle eşin çalışarak elde ettiği maaşın diğer eş tarafından tamamen kontrol altına alınması ve kişinin kendi parasını kullanmasına dahi izin verilmemesi ciddi ekonomik baskı oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/6113 E., 2026/868 K. sayılı kararında erkeğin kadının maaş kartına el koyması, cüzi miktarda alışveriş yapmasına dahi engel olması ve kadını ekonomik olarak başkalarına muhtaç bırakması ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay ayrıca somut dosyada bu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ve manevi tazminat gerektirdiğini kabul etmiştir.
Eşin Kendi Maaşını Kullanmasına İzin Vermemek Kusur Mudur?
Somut olayın koşullarına göre evet.
Eşlerin aile ekonomisini birlikte yönetmeleri ile eşlerden birinin diğerinin gelirini tamamen kontrol altına alması aynı şey değildir.
Örneğin eşin maaşının ortak giderler için kullanılması tarafların ortak kararıysa bundan tek başına ekonomik şiddet sonucu çıkarılamaz.
Ancak;
maaş kartına zorla el koymak,
şifreyi kontrol etmek,
kişinin kendi ihtiyaçları için dahi para harcamasına izin vermemek
ve her harcaması nedeniyle hesap sormak
farklı değerlendirilebilir.
Eşe Harçlık Vermemek Ekonomik Şiddet Midir?
Somut olayın özelliklerine göre olabilir.
Özellikle çalışmayan ve ekonomik olarak diğer eşe bağımlı olan kişinin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ekonomik şiddet oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.01.2026 tarihli, 2025/5577 E., 2026/154 K. sayılı kararında erkeğin süregelen biçimde aşırı cimri davranması, evin mutfak dışındaki ihtiyaçlarını yeterince karşılamaması, kışın doğal gazı yeterince açmaması, kadına harçlık vermemesi ve kadının ihtiyaçlarını yeterince karşılamaması ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiştir.
Evin İhtiyaçlarını Karşılamamak Ekonomik Şiddet Midir?
Olabilir.
Burada önemli olan eşin ekonomik gücünün bulunup bulunmadığıdır.
Geliri yeterli olmasına rağmen aile bireylerinin zorunlu ihtiyaçlarını bilinçli ve sürekli biçimde karşılamayan eşin davranışı ekonomik şiddet veya birlik görevlerinin ihlali kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak eşin gerçekten ekonomik gücü yoksa değerlendirme farklıdır.
Ödeyememek ile ödememek aynı şey değildir.
Maddi Durumu Kötü Olan Eş Ekonomik Şiddet Uygulamış Sayılır Mı?
Sırf gelirinin düşük olması nedeniyle hayır.
Ekonomik şiddetin temelinde ekonomik yetersizlikten ziyade ekonomik imkânların diğer eş üzerinde baskı veya kontrol aracı olarak kullanılması bulunmaktadır.
Örneğin işsiz kalan veya geliri ciddi biçimde düşen eşin ailenin eski yaşam standardını sağlayamaması tek başına ekonomik şiddet değildir.
Buna karşılık ekonomik gücü bulunduğu hâlde diğer eşin temel ihtiyaçlarını kasıtlı biçimde karşılamamak farklı değerlendirilebilir.
Eşe Para Vermemek Her Zaman Ekonomik Şiddet Midir?
Hayır.
Tarafların ekonomik durumları, çalışma hayatları, gelirleri ve aile içindeki mali düzen birlikte değerlendirilmelidir.
Kendi düzenli geliri bulunan eşe ayrıca “harçlık” verilmemesi tek başına ekonomik şiddet değildir.
Ancak eşin kendi gelirine ulaşması engelleniyor veya temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak şekilde ekonomik olarak kontrol altında tutuluyorsa değerlendirme değişir.
Aşırı Cimrilik Boşanma Davasında Kusur Mudur?
Somut olayın koşullarına göre evet.
Her tasarruflu davranış kusur değildir.
Ancak cimrilik aile bireylerinin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması boyutuna ulaşırsa ekonomik şiddet oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.01.2026 tarihli kararında erkeğin süregelen şekilde aşırı cimri davranması, evin mutfak dışındaki ihtiyaçlarını karşılamaması, kışın doğal gazı yeterince açmaması ve kadına harçlık vermemesi ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla;
“Tasarruflu olmak”
ile
“eşin ve ailenin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamamak”
birbirinden ayrılmalıdır.
Doğal Gazı Açmamak Ekonomik Şiddet Sayılır Mı?
Somut olayın koşullarına göre evet.
Yargıtayın 13.01.2026 tarihli kararında kışın doğal gazın yeterince açılmaması diğer ekonomik kısıtlamalarla birlikte değerlendirilmiştir.
Burada tek başına faturayı azaltmak amacıyla makul tasarruf yapılması ile aile bireylerini temel ısınma ihtiyacından mahrum bırakacak düzeyde kısıtlama yapılması birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Yaptığı Her Harcamanın Hesabını Sormak Ekonomik Şiddet Midir?
Her durumda değil.
Eşlerin aile bütçesi hakkında birbirleriyle konuşmaları ve büyük harcamalar konusunda hesap vermeleri olağandır.
Ancak kişinin;
çok küçük harcamalarının dahi sürekli sorgulanması,
kendi gelirini kullanmasına izin verilmemesi,
alışveriş yapmasının engellenmesi
veya harcama yaptığı için sürekli baskıya maruz bırakılması
ekonomik kontrol boyutuna ulaşabilir.
“Bu Parayı Nereye Harcadın?” Diye Sormak Kusur Mudur?
Tek başına değildir.
Ekonomik şiddet değerlendirmesi bir cümleden değil, davranış biçiminden yapılmalıdır.
Örneğin ortak hesaptan yüksek miktarda para çekildiğinde diğer eşin bunun nereye harcandığını sorması olağandır.
Ancak eşin kendi kazandığı paranın birkaç lirası için dahi sürekli sorgulanması ve ekonomik özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırılması farklıdır.
Eşin Kredi Kartını Elinden Almak Ekonomik Şiddet Midir?
Somut olayın özelliklerine göre olabilir.
Kartın;
neden alındığı,
kime ait olduğu,
borcun kim tarafından ödendiği,
aile ekonomisinin durumu
ve eşin başka şekilde ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığı
değerlendirilmelidir.
Örneğin kontrolsüz borçlanma nedeniyle ortak kararla kart kullanımının sınırlandırılması ile diğer eşin ekonomik özgürlüğünü ortadan kaldırmak amacıyla kartına el konulması aynı değildir.
Banka Kartına El Koymak Ekonomik Şiddet Midir?
Özellikle kart kişinin kendi maaş hesabına aitse ve kişi kendi gelirine erişemiyorsa ekonomik şiddet oluşturabilir.
Nitekim 2026 tarihli Yargıtay kararlarında maaş kartına el koyma doğrudan ekonomik şiddet tartışmasına konu olmuştur.
Ancak yalnızca “kart eşimdeydi” denilmesi yeterli değildir.
Kartın hangi nedenle eşte bulunduğu ve gelir üzerinde fiilen kimin tasarruf ettiği araştırılmalıdır.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Ekonomik Şiddet Midir?
Evet, somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet oluşturabilir.
Adalet Bakanlığının açıklamasında kişinin çalışmasını zorlaştıracak davranışlarda bulunmak veya çalışmaya ya da çalışmamaya zorlamak ekonomik şiddet örnekleri arasında sayılmaktadır.
Örneğin eşin;
işe gitmesini engellemek,
işyerinde sorun çıkarmak,
çalıştığı için sürekli tehdit etmek
veya işinden ayrılmaya zorlamak
ekonomik özgürlüğüne müdahale niteliğinde olabilir.
“Çalışmanı İstemiyorum” Demek Tek Başına Ekonomik Şiddet Midir?
Her durumda değil.
Tarafların aile düzeni konusunda konuşmaları tek başına şiddet değildir.
Ancak eşin çalışmak istemesine rağmen tehdit, baskı veya zorlamayla iş hayatından uzaklaştırılması farklıdır.
Özellikle ekonomik bağımsızlığın ortadan kaldırılması amacıyla yapılan sistematik baskılar ekonomik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.
Eşi Çalışmaya Zorlamak Ekonomik Şiddet Midir?
Somut olayın koşullarına göre olabilir.
Ekonomik şiddet yalnızca eşin çalışmasına izin vermemek şeklinde gerçekleşmez.
Kişinin iradesine aykırı biçimde çalışmaya zorlanması ve gelirinin elinden alınması da ekonomik şiddet oluşturabilir.
Adalet Bakanlığı da çalışmaya veya çalışmamaya zorlamayı ekonomik şiddet örnekleri arasında göstermektedir.
Eşin Maaşının Tamamını Eve Vermesini İstemek Ekonomik Şiddet Midir?
Her durumda değil.
Ailenin ekonomik koşulları nedeniyle eşlerin gelirlerinin büyük bölümünü ortak giderlere ayırmaları olağan olabilir.
Ancak eşlerden birinin maaşının tamamına el konulması ve kişinin kendi temel ihtiyaçları için dahi parasına ulaşamaması ekonomik şiddet niteliğine ulaşabilir.
Burada tarafların ortak iradesi ve fiilî ekonomik düzen önemlidir.
Eşi Borçlanmaya Zorlamak Ekonomik Şiddet Midir?
Evet, somut olayın koşullarına göre olabilir.
Kişinin istemediği hâlde;
kredi çekmeye,
senet imzalamaya,
kredi kartından nakit avans kullanmaya
veya başkalarından borç almaya
zorlanması ekonomik şiddet oluşturabilir.
Adalet Bakanlığı da kişiyi borçlanmaya zorlamayı ekonomik şiddet örnekleri arasında saymaktadır.
Eşin Adına Kredi Çekmek Ekonomik Şiddet Midir?
Eşin bilgisi ve rızası dışında ekonomik yükümlülük altına sokulması ciddi bir ekonomik baskı oluşturabilir.
Ancak kredinin hangi şekilde çekildiği, eşin onayının bulunup bulunmadığı ve paranın ne amaçla kullanıldığı somut olarak değerlendirilmelidir.
Eşin Parasını Kendi Ailesine Vermesi Ekonomik Şiddet Midir?
Her durumda değil.
Eşin anne veya babasına makul ölçüde ekonomik destek sağlaması tek başına ekonomik şiddet değildir.
Ancak müşterek ailenin zorunlu ihtiyaçları karşılanmazken gelirin tamamına yakınının sistematik biçimde başka kişilere aktarılması ve eşin temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılması kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Aile Gelirini Eşten Gizlemek Ekonomik Şiddet Midir?
Somut olayın özelliklerine göre olabilir.
Adalet Bakanlığının açıklamasında aile gelir ve giderlerine ilişkin bilgilerin diğer eşle paylaşılmaması ekonomik şiddet örnekleri arasında gösterilmektedir.
Özellikle eşin ekonomik kararlardan tamamen dışlanması ve aile ekonomisinin baskı aracı hâline getirilmesi önemlidir.
Banka Hesaplarını Eşten Gizlemek Kusur Mudur?
Her gizli banka hesabı otomatik olarak ekonomik şiddet değildir.
Kişilerin kendi banka hesaplarının bulunması olağandır.
Ancak aile gelirinin sistematik biçimde saklanması, eşin ortak ekonomik düzenden tamamen dışlanması veya mal kaçırma amacıyla işlemler yapılması farklı değerlendirilir.
Mal Kaçırmak Ekonomik Şiddet Sayılabilir Mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında erkeğin bir kısım taşınmaz ve araçlarını dolaylı şekilde devrederek kadından mal kaçırmaya yönelik davranışları ekonomik şiddet olarak kusur değerlendirmesine konu edilmiştir.
Ancak her mal devri otomatik olarak mal kaçırma veya ekonomik şiddet değildir.
Devrin tarihi, gerçek bir satış olup olmadığı, bedelin ödenip ödenmediği ve işlemin amacı incelenmelidir.
Boşanmadan Önce Malları Başkasına Devretmek Ekonomik Şiddet Midir?
Mal kaçırma amacı somut delillerle ortaya konulabiliyorsa kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Özellikle boşanma süreci öncesinde;
yakın akrabalara yapılan şüpheli devirler,
gerçek bedelin çok altında satışlar,
bedelsiz işlemler
ve devirden sonra malın fiilen aynı kişi tarafından kullanılmaya devam edilmesi
gibi hususlar değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bununla birlikte mal rejiminin tasfiyesi bakımından bu işlemlerin sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşin Eve Para Getirmemesi Ekonomik Şiddet Midir?
Her durumda değil.
Çalışabilecek durumda olmasına rağmen hiçbir haklı neden olmaksızın aile ekonomisine katkı sağlamamak birlik görevlerinin ihmali veya somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak;
işsizlik,
hastalık,
gelir kaybı
veya başka objektif nedenler varsa değerlendirme değişir.
Evlilik Birliğinin Giderlerine Katılmamak Kusur Mudur?
Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmaları gerekir.
Bu yükümlülüğün haklı bir neden olmaksızın sürekli şekilde ihlal edilmesi boşanma davasında kusur oluşturabilir.
Ancak Yargıtay bazı olaylarda ekonomik şiddet olarak nitelendirilen davranışların teknik olarak birlik görevlerini ihmal etme kapsamında kaldığını da belirtmektedir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, 2025/1539 E., 2026/481 K. sayılı kararında erkeğe ekonomik şiddet olarak yüklenen davranışların dosya kapsamında “birlik görevlerini ihmal etme” niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla hukuki nitelendirme somut vakıaya göre yapılmalıdır.
Ev Kirasını Ödememek Ekonomik Şiddet Midir?
Tek başına her durumda değildir.
Eşin ödeme gücü olmadığı için kirayı ödeyememesi ile ödeme gücü bulunduğu hâlde aileyi barınma tehdidi altında bırakacak biçimde kasten ödeme yapmaması aynı değildir.
Burada ekonomik güç ve davranışın amacı önemlidir.
Faturaları Ödememek Ekonomik Şiddet Midir?
Aynı şekilde, yalnızca faturanın ödenmemiş olması ekonomik şiddet için yeterli değildir.
Ancak gelir bulunduğu hâlde eş ve çocukların elektrik, su veya ısınma gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılması kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Çocukların İhtiyaçlarını Karşılamamak Ekonomik Şiddet Midir?
Çocukların temel ihtiyaçlarının ekonomik güç bulunmasına rağmen karşılanmaması ebeveynlik yükümlülükleri ve evlilik birliğinin görevleri bakımından ciddi bir kusur oluşturabilir.
Bu davranış ayrıca velayet ve iştirak nafakası değerlendirmelerinde de önem taşıyabilir.
Ancak eşler arasındaki kusur ile çocuğun nafaka hakkı birbirinden ayrılmalıdır.
Eşin Kendi Parasını İstediği Gibi Harcaması Ekonomik Şiddet Midir?
Tek başına değildir.
Ancak müşterek ailenin zorunlu ihtiyaçları karşılanmazken bütün gelirin kişisel lüks harcamalara yönlendirilmesi kusur oluşturabilir.
Burada kişinin ekonomik özgürlüğü ile evlilik birliğine karşı ekonomik yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kumar Oynamak Ekonomik Şiddet Midir?
Kumar nedeniyle aile bütçesinin sürekli tüketilmesi, borçlanılması ve ailenin temel ihtiyaçlarının karşılanamaması boşanma davasında ciddi kusur oluşturabilir.
Somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet veya birlik görevlerinin ihlali kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Sürekli Borç Yapmak Kusur Mudur?
Her borç kusur değildir.
Ticari başarısızlık, beklenmedik gider veya ekonomik kriz nedeniyle borçlanmak ile kontrolsüz biçimde sürekli borçlanarak aile ekonomisini tehlikeye atmak birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle diğer eşten gizlenen yüksek miktarlı borçlar ve aile bütçesini sürekli tehlikeye atan davranışlar kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Eşin Parasına El Koymak Hırsızlık Anlamına Mı Gelir?
Boşanma davasındaki ekonomik şiddet değerlendirmesi ile ceza hukuku bakımından suçun unsurları birbirinden farklıdır.
Bir davranış aile hukuku bakımından ekonomik şiddet ve kusur oluşturabilirken ceza hukuku bakımından ayrıca suç oluşturup oluşturmadığı farklı kurallara göre değerlendirilir.
Bu nedenle boşanma dosyasındaki ekonomik şiddet kavramı doğrudan ceza hukuku nitelendirmesi olarak kullanılmamalıdır.
Ekonomik Şiddet Nasıl İspatlanır?
Ekonomik şiddet;
banka hesap hareketleri,
maaş kayıtları,
kredi kartı ekstreleri,
kredi kayıtları,
tanık anlatımları,
WhatsApp ve SMS mesajları,
e-postalar,
haciz ve icra dosyaları,
SGK ve çalışma kayıtları,
malvarlığı kayıtları
ve somut olaya uygun diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabilir.
Hangi delilin gerekli olduğu ileri sürülen ekonomik şiddet biçimine göre değişir.
Banka Kayıtları Ekonomik Şiddeti İspatlar Mı?
Önemli delillerden biri olabilir.
Örneğin eşin maaşının her ay diğer eşin hesabına aktarıldığı iddia ediliyorsa banka hareketleri bunu gösterebilir.
Ancak para transferinin bulunması tek başına zorla yapıldığını göstermez.
Transferin tarafların ortak ekonomik düzeninin parçası mı yoksa baskı sonucu mu gerçekleştiği diğer delillerle değerlendirilmelidir.
Maaş Bordrosu Ekonomik Şiddetin İspatında Önemli Midir?
Özellikle;
“Geliri yoktu, bu nedenle ihtiyaçları karşılayamıyordu.”
savunmasına karşı gerçek gelir durumunun tespitinde önem taşıyabilir.
Maaş bordrosu ekonomik gücü gösterebilir ancak ekonomik şiddeti tek başına ispatlamaz.
Gelirin nasıl kullanıldığı ve diğer eşe karşı hangi davranışların gerçekleştirildiği ayrıca ortaya konulmalıdır.
SGK Kayıtları İstenebilir Mi?
Tarafların çalışma durumunun ve gelir araştırmasının yapılması bakımından SGK kayıtları önem taşıyabilir.
Özellikle eşin çalışmasının engellendiği veya karşı tarafın gelirini gizlediği iddialarında çalışma kayıtları diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Kredi Kartı Ekstreleri Delil Olabilir Mi?
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olduğu ölçüde kullanılabilir.
Örneğin;
“Ailenin ihtiyaçlarını karşılamıyordu ancak sürekli yüksek tutarlı kişisel harcamalar yapıyordu.”
iddiasında harcama kayıtları önem taşıyabilir.
Ancak kişilerin ekonomik ve özel hayatına ilişkin kayıtların sınırsız biçimde araştırılması yerine ispatlanmak istenen vakıayla bağlantılı, ölçülü ve somut taleplerde bulunulması daha sağlıklı bir delil stratejisidir.
WhatsApp Mesajları Ekonomik Şiddeti İspatlar Mı?
Evet.
Örneğin;
“Maaş kartını bana vereceksin.”
“Benden habersiz para harcayamazsın.”
“Çalışmana izin vermiyorum.”
“Sana para vermeyeceğim.”
şeklindeki mesajlar diğer delillerle birlikte ekonomik şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak mesajların aidiyeti, bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Tanıkla Ekonomik Şiddet İspatlanabilir Mi?
Evet.
Ancak tanık anlatımının somut olması önemlidir.
Tanık;
“Ekonomik şiddet uyguluyordu.”
şeklinde hukuki bir nitelendirme yapmak yerine gördüğü veya duyduğu somut olayları anlatmalıdır.
Örneğin;
“Davalının eşinin maaş kartını aldığını ve alışveriş yapabilmesi için kendisinden para istemek zorunda kaldığını bizzat gördüm.”
şeklindeki anlatım daha somuttur.
“Eşine Para Vermiyordu” Şeklindeki Tanık Beyanı Yeterli Midir?
Her durumda değil.
Tanığın bunu nereden bildiği önemlidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2026 tarihli, 2026/1060 E., 2026/6919 K. sayılı kararı bu konuda özellikle önemlidir.
İlk derece mahkemesi erkeğe;
evin ihtiyaçlarını karşılamama ve kadının maaş kartını alarak ekonomik şiddet uygulama
kusuru yüklemiş, ancak Yargıtay ilgili tanığın beyanlarının soyut ifadelerden oluştuğunu belirterek bu vakıanın ispatlanmadığını kabul etmiştir.
Bu nedenle ekonomik şiddet iddiasında yalnızca genel tanık ifadelerine güvenilmemelidir.
Duyuma Dayalı Tanık Ekonomik Şiddeti İspatlar Mı?
Tanık yalnızca;
“Davacı bana eşinin para vermediğini söyledi.”
diyorsa bu anlatım doğrudan gözleme değil, tarafın beyanının aktarılmasına dayanmaktadır.
Buna karşılık tanık;
“Davacı market alışverişi için para istediğinde davalının vermediğini yanlarında bulunduğum sırada gördüm.”
diyorsa doğrudan gözlem söz konusudur.
Bu ayrım ispat bakımından önemlidir.
Ekonomik Şiddet İddiası Dilekçede Nasıl Yazılmalıdır?
Yalnızca;
“Davalı müvekkile ekonomik şiddet uygulamıştır.”
şeklindeki ifade ile yetinilmemelidir.
Ekonomik şiddetin hangi davranıştan oluştuğu açıklanmalıdır.
Örneğin;
“Davalı, müvekkilin çalışarak elde ettiği maaşın yatırıldığı banka kartını evlilik boyunca kendi uhdesinde tutmuş, müvekkilin kişisel ihtiyaçları için dahi kendi maaşından harcama yapmasına izin vermemiş ve her harcama öncesinde kendisinden izin almasını istemiştir.”
şeklindeki anlatım çok daha somuttur.
“Çok Cimriydi” Demek Yeterli Midir?
Tek başına oldukça soyuttur.
Bunun yerine cimriliğin hangi somut davranışlarla ortaya çıktığı anlatılmalıdır.
Örneğin;
kışın ısınma ihtiyacının karşılanmaması,
sağlık giderlerinin ödenmemesi,
gıda dışındaki temel ihtiyaçların karşılanmaması
veya eşe kişisel ihtiyaçları için hiç para verilmemesi
gibi vakıalar somutlaştırılmalıdır.
Dilekçede Yazılmayan Ekonomik Şiddet Olayını Tanık Anlatırsa Ne Olur?
Burada yine;
vakıa
ile
delil
ayrımı önemlidir.
Tanık bir delildir.
Ekonomik şiddeti oluşturan;
maaş kartına el koyma,
çalışmaya engel olma,
temel ihtiyaçları karşılamama
gibi olaylar ise vakıadır.
Tanığın duruşmada ilk kez anlattığı her ekonomik olay otomatik olarak tarafın ileri sürdüğü kusur vakıası hâline gelmez.
Bu nedenle dava ve cevap dilekçelerinde ekonomik şiddet vakıalarının mümkün olduğunca somut biçimde ileri sürülmesi önemlidir.
Ekonomik Şiddet İspatlanamazsa Kusur Yüklenebilir Mi?
Hayır.
Yalnızca ekonomik şiddet iddiasında bulunulması karşı tarafa kusur yüklenmesi için yeterli değildir.
22.06.2026 tarihli Yargıtay kararında da ekonomik şiddet iddiasının soyut tanık anlatımıyla ispatlanamadığı ve bu nedenle erkeğe söz konusu kusurun yüklenmesinin doğru olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla;
“Ekonomik şiddet uyguladı.”
iddiası ile;
“Ekonomik şiddet uyguladığı ispatlandı.”
tespitleri birbirinden ayrılmalıdır.
Ekonomik Şiddet İspatlanırsa Eş Otomatik Tam Kusurlu Mudur?
Hayır.
Ekonomik şiddet ciddi bir kusur vakıası olabilir ancak kusur belirlemesi tarafların bütün ispatlanmış davranışlarının karşılaştırılmasıyla yapılır.
Diğer eşin de kusurlu davranışları bulunabilir.
Bu nedenle ekonomik şiddetin ispatlanması otomatik olarak diğer tarafın kusursuz ve ekonomik şiddet uygulayan tarafın tam kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Ekonomik Şiddet Manevi Tazminat Sebebi Midir?
Koşulları oluştuğunda evet.
Ancak her ekonomik şiddet davranışı otomatik olarak manevi tazminat sonucunu doğurmaz.
Ekonomik şiddetin ayrıca kişilik haklarına saldırı niteliğine ulaşıp ulaşmadığı değerlendirilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/6113 E., 2026/868 K. sayılı kararında kadının maaş kartına el konulması, küçük miktarlı alışveriş yapmasına dahi engel olunması ve başkalarına muhtaç bırakılması kadının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmiş ve manevi tazminat yönünden bozma kararı verilmiştir.
Bu karar önemli bir ayrımı ortaya koymaktadır:
Ekonomik şiddet kusur oluşturabilir; ancak manevi tazminat için davranışın somut olayda kişilik haklarına saldırı niteliği ayrıca değerlendirilir.
Ekonomik Şiddet Maddi Tazminatı Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
TMK m.174 kapsamında maddi tazminat bakımından tarafların kusur durumları önemlidir.
Ekonomik şiddet kusur olarak kabul edildiğinde tarafların toplam kusur değerlendirmesini etkileyebilir.
Nitekim Yargıtayın 13.04.2026 tarihli kararında sürekli fiziksel ve ekonomik şiddet ile hakaret nedeniyle erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilmiş ve kusur belirlemesinin tazminat talepleri üzerindeki sonucu değerlendirilmiştir.
Ekonomik Şiddet Yoksulluk Nafakasını Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
Yoksulluk nafakası isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
Ekonomik şiddet tarafların kusur derecelerinin belirlenmesinde dikkate alınabileceğinden dolaylı olarak yoksulluk nafakasını da etkileyebilir.
Ancak nafaka için yoksulluğa düşme ve diğer yasal koşullar ayrıca değerlendirilir.
Ekonomik Şiddet İştirak Nafakasını Etkiler Mi?
Eşler arasındaki kusur müşterek çocuğun iştirak nafakası hakkını ortadan kaldırmaz.
İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik güçleri esas alınır.
Dolayısıyla eşlerden birinin ekonomik şiddet uygulaması çocuğun nafaka hakkının doğrudan ölçütü değildir.
Ekonomik Şiddet Velayeti Etkiler Mi?
Somut olayın özelliklerine göre etkileyebilir.
Özellikle çocuğun;
beslenme,
sağlık,
eğitim
ve barınma
gibi temel ihtiyaçlarının bilinçli biçimde karşılanmaması velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak velayet kusurlu eşi cezalandırma aracı değildir.
Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Ekonomik Şiddet Mal Paylaşımını Etkiler Mi?
Kural olarak boşanmadaki kusur ile mal rejiminin tasfiyesi farklı hukuki meselelerdir.
Ekonomik şiddet uygulayan eşin edinilmiş mallara ilişkin haklarını otomatik olarak kaybettiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Ancak ekonomik şiddet olarak ileri sürülen davranış aynı zamanda mal kaçırma veya mal rejiminden doğan hakkı azaltmaya yönelik devirler içeriyorsa, mal rejimi tasfiyesi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle;
boşanma kusuru
ile
mal rejimi tasfiyesi
birbirine karıştırılmamalıdır.
Ekonomik Şiddet Ziynet Alacağını Etkiler Mi?
Kural olarak ekonomik şiddet kusuru ziynet alacağının aidiyetini otomatik olarak belirlemez.
Ancak eşin ziynetlerinin rızası dışında alınması, bozdurulması veya ekonomik baskı altında verilmesi iddiası varsa ziynet alacağı bakımından ayrı bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Bu durumda ziynetlerin kim tarafından, hangi amaçla ve hangi koşullarda kullanıldığı ayrıca ispatlanmalıdır.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Ekonomik şiddetin ortak hayatı çekilmez hâle getirdiği ispatlanıyorsa eşin bu nedenle müşterek konuttan ayrılması haklı bir ayrılık nedeni oluşturabilir.
Burada;
“Evden kim çıktı?”
sorusundan ziyade;
“Ortak yaşamın sona ermesine hangi davranış sebep oldu?”
sorusu önemlidir.
Karşılıklı Ekonomik Baskı Varsa Ne Olur?
Her iki eşin de ekonomik yönden kusurlu davranışları bulunabilir.
Örneğin bir eş diğerinin maaşına el koyarken diğer eş aile bütçesini gizlice ve sürekli şekilde yüksek miktarlı kişisel harcamalarda kullanıyor olabilir.
Bu durumda tarafların bütün davranışları birlikte değerlendirilir.
Kusur belirlemesi matematiksel değildir.
Ekonomik Şiddet İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapılmalıdır?
Ekonomik şiddet iddiasına karşı savunmada öncelikle iddia edilen davranışın somutlaştırılması gerekir.
Yalnızca;
“Ekonomik şiddet uygulamadım.”
şeklinde genel inkârla yetinilmemelidir.
Özellikle;
Karşı tarafın kendi geliri var mıydı?
Maaş kartı gerçekten diğer eşte miydi?
Kart neden diğer eşteydi?
Maaş hesabındaki parayı kim kullanıyordu?
Aile giderlerini kim ödüyordu?
Kira, fatura, market, sağlık ve eğitim giderleri kim tarafından karşılanıyordu?
Banka hareketleri ne gösteriyor?
Karşı tarafa düzenli para transferi yapılmış mı?
Tanık iddia edilen ekonomik baskıyı gerçekten görmüş mü?
Yoksa yalnızca karşı taraftan mı duymuş?
Ekonomik kısıtlamanın haklı ve objektif bir nedeni var mıydı?
soruları incelenmelidir.
Banka Hareketleri Savunmada Kullanılabilir Mi?
Evet.
Örneğin;
“Eşime hiçbir para vermiyordu.”
iddiasına karşı düzenli banka transferleri, ortak giderlerin ödenmesine ilişkin kayıtlar veya eşin ihtiyaçlarının karşılandığını gösteren belgeler kullanılabilir.
Ancak yalnızca para transferinin bulunması da her zaman ekonomik şiddeti çürütmez.
Örneğin maaşın tamamına el koyup eşe yalnızca çok küçük miktarlar aktaran kişinin ekonomik kontrolü devam ediyor olabilir.
Dolayısıyla kayıtların bağlamı önemlidir.
Ekonomik Şiddet İddiasında En Önemli İspat Hatası Nedir?
En önemli hatalardan biri ekonomik şiddeti soyut bir kavram olarak ileri sürmektir.
Örneğin;
“Davalı cimridir.”
“Davalı ekonomik şiddet uygulamıştır.”
“Davalı para vermemiştir.”
ifadeleri tek başına yeterince açıklayıcı olmayabilir.
Bunun yerine;
hangi ihtiyacın karşılanmadığı,
hangi gelir üzerinde kontrol kurulduğu,
hangi banka kartına el konulduğu,
çalışmanın nasıl engellendiği,
hangi dönemde para verilmediği
ve bu olayların hangi delillerle ispatlanacağı
ortaya konulmalıdır.
22.06.2026 tarihli Yargıtay kararı da soyut tanık ifadelerinin ekonomik şiddet vakıasını ispatlamak için yeterli olmayabileceğini açık biçimde göstermektedir.
Güncel Yargıtay Uygulamasında Ekonomik Şiddet Nasıl Değerlendiriliyor?
2026 yılında verilen Yargıtay kararları ekonomik şiddetin farklı görünüm biçimlerini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.01.2026 tarihli, 2025/5577 E., 2026/154 K. sayılı kararında süregelen aşırı cimrilik, evin ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması, kışın doğal gazın yeterince açılmaması ve kadına harçlık verilmemesi ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2025/6113 E., 2026/868 K. sayılı kararında ise kadının maaş kartına el konulması, cüzi alışverişlere dahi engel olunması ve kadının başkalarına muhtaç bırakılması ekonomik şiddet olarak kabul edilmiş; somut olayda bu davranışların kişilik haklarına saldırı oluşturduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.04.2026 tarihli, 2025/8574 E., 2026/4020 K. sayılı kararında sürekli fiziksel ve ekonomik şiddet ile hakaret kusurları birlikte değerlendirilmiş ve erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.06.2026 tarihli, 2026/1060 E., 2026/6919 K. sayılı kararında, evin ihtiyaçlarını karşılamama ve kadının maaş kartını alarak ekonomik şiddet uygulama iddiasına ilişkin tanık anlatımlarının soyut olduğu belirtilmiş ve bu vakıanın ispatlanmadığı kabul edilmiştir.
Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde ekonomik şiddet bakımından iki temel sonuç ortaya çıkmaktadır:
Ekonomik şiddet boşanma davasında ciddi bir kusur vakıasıdır.
Ancak;
ekonomik şiddet iddiasının somut olay ve somut delillerle ispatlanması gerekir.
Sonuç
Boşanma davasında ekonomik şiddet kusur sayılabilir.
Ekonomik şiddet yalnızca eşe para vermemek değildir.
Eşin;
maaş kartına el koymak,
kendi gelirini kullanmasını engellemek,
temel ihtiyaçlarını karşılamamak,
çalışmasına engel olmak,
borçlanmaya zorlamak,
aşırı ekonomik kontrol uygulamak,
aile gelir ve giderlerini gizlemek
veya ekonomik imkânları diğer eş üzerinde baskı aracı hâline getirmek somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet oluşturabilir.
Adalet Bakanlığı da kişinin gelirini kontrol altına alma, banka kartlarına el koyma, hiç veya çok az para verme, borçlanmaya zorlama ve çalışmasını engelleme gibi davranışları ekonomik şiddet kapsamında göstermektedir.
Ancak her maddi sıkıntı ekonomik şiddet değildir.
Geliri olmadığı için ödeme yapamayan eş ile ekonomik gücü bulunduğu hâlde eşini bilinçli olarak temel ihtiyaçlardan mahrum bırakan eş aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Güncel Yargıtay kararlarında maaş kartına el koyma, eşin küçük alışverişlerini dahi engelleme, başkalarına muhtaç bırakma, aşırı cimrilik, harçlık vermeme ve zorunlu aile ihtiyaçlarını yeterince karşılamama ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte ekonomik şiddetin yalnızca iddia edilmesi yeterli değildir.
22.06.2026 tarihli Yargıtay kararında, maaş kartına el koyma ve evin ihtiyaçlarını karşılamama iddiası bakımından tanık ifadelerinin soyut kalması nedeniyle ekonomik şiddet vakıası ispatlanmamış kabul edilmiştir.
Bu nedenle ekonomik şiddet iddiasında şu sorular özellikle cevaplandırılmalıdır:
Ekonomik baskı oluşturan somut davranış nedir?
Eşin kendi geliri bulunmakta mıdır?
Maaş veya banka kartı üzerinde diğer eşin kontrolü var mıdır?
Ailenin temel ihtiyaçları karşılanmakta mıdır?
Karşı tarafın bu ihtiyaçları karşılayabilecek ekonomik gücü var mıdır?
Eşin çalışması engellenmiş midir?
Borçlanmaya zorlanmış mıdır?
Banka kayıtları iddiayı desteklemekte midir?
Tanık ekonomik şiddeti doğrudan gözlemlemiş midir?
WhatsApp veya SMS mesajlarında ekonomik baskıyı gösteren ifadeler bulunmakta mıdır?
Ekonomik şiddet vakıaları dava dilekçesinde yeterince somutlaştırılmış mıdır?
Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca;
“Eşim cimriydi.”
“Bana para vermiyordu.”
veya
“Ekonomik şiddet uyguluyordu.”
şeklindeki genel ifadeler üzerinden sağlıklı bir kusur değerlendirmesi yapılması mümkün olmayabilir.
Ekonomik şiddet iddiasında en önemli nokta, ekonomik anlaşmazlık ile ekonomik baskıyı birbirinden ayırmak ve ekonomik şiddeti oluşturan somut davranışları delilleriyle birlikte ortaya koymaktır.
Boşanma Davalarında Ekonomik Şiddet Hakkında Hukuki Destek
Ekonomik şiddete dayalı boşanma davalarında maaş ve banka hesaplarının kontrolü, aile giderlerinin karşılanmaması, eşin çalışmasının engellenmesi, aşırı ekonomik kısıtlama, borçlandırma ve mal kaçırma gibi davranışların ayrı ayrı somutlaştırılması önemlidir.
Banka kayıtları, maaş ve SGK kayıtları, kredi kartı hareketleri, mesajlaşmalar, tanık anlatımları ve diğer ekonomik kayıtların hangi vakıayı ispatlamak amacıyla sunulduğunun açık biçimde ortaya konulması gerekir.
Ekonomik şiddet ayrıca kusur, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, velayet ve somut olayın özelliklerine göre mal rejimi uyuşmazlıkları bakımından da önem taşıyabilir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde ekonomik şiddete dayalı boşanma davaları, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, mal rejiminin tasfiyesi ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.