Boşanma Davasında Psikolojik Şiddet Nedir ve Nasıl İspatlanır?

Psikolojik şiddet, çekişmeli boşanma davalarında en sık ileri sürülen ancak ispatı fiziksel şiddete göre daha güç olabilen kusur vakıalarından biridir.

Çünkü psikolojik şiddet her zaman darp, yaralanma veya gözle görülebilir fiziksel bir iz bırakmaz.

Eşlerden birinin diğerini sürekli aşağılaması, küçük düşürmesi, değersiz hissettirmesi, tehdit etmesi, korkutması, sosyal çevresinden uzaklaştırması, aşırı kıskançlık ve kontrol altında tutması, evlilik içerisinde sistematik biçimde yok sayması veya baskı altında tutması psikolojik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.

Adalet Bakanlığı da sözlü-duygusal-psikolojik şiddeti; hakaret, aşağılama, küçük düşürme, aşırı kıskançlık, tehdit, kişiyi yetersiz hissettiren davranışlar, hareket özgürlüğünü kısıtlama ve aile veya arkadaşlarıyla görüşmesini engelleme gibi fiziksel baskı içermeksizin ruh sağlığını etkileyen söz ve davranışlar kapsamında açıklamaktadır.

Bu nedenle boşanma davalarında;

“Eşim bana hiç vurmadı ama sürekli psikolojik baskı uyguluyordu, bu kusur mudur?”

“Sürekli aşağılanmak psikolojik şiddet sayılır mı?”

“Aşırı kıskançlık boşanma sebebi midir?”

“Eşimin ailemle görüşmemi engellemesi kusur mudur?”

“Sürekli kontrol edilmek psikolojik şiddet midir?”

“Psikolojik şiddeti tanıkla ispatlayabilir miyim?”

“Mesajlar ve ses kayıtları delil olabilir mi?”

soruları sıklıkla gündeme gelmektedir.

Temel olarak belirtmek gerekir ki;

psikolojik şiddetin ispatlanabilmesi için mutlaka psikiyatri raporu, psikolog kaydı veya sağlık raporu bulunması gerekmez.

Psikolojik şiddet;

tanık anlatımları,

WhatsApp ve SMS mesajları,

sosyal medya paylaşımları,

hukuka uygun ses veya görüntü kayıtları,

6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular,

kolluk ve savcılık kayıtları

ve somut olayın özelliklerine göre diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabilir.

Psikolojik Şiddet Nedir?

Psikolojik şiddet, kişinin bedensel bütünlüğünden ziyade ruhsal bütünlüğünü, özgüvenini, sosyal ilişkilerini ve yaşam özgürlüğünü hedef alan davranışlar bütünüdür.

Örneğin eşin sürekli;

“Sen hiçbir işe yaramazsın.”

“Senden eş olmaz.”

“Sen beceriksizsin.”

“Kimse seni istemez.”

gibi ifadeler kullanması, diğer eşi sürekli küçümsemesi ve değersizleştirmesi psikolojik şiddetin görünüm biçimlerinden biri olabilir.

Ancak psikolojik şiddet yalnızca hakaretten ibaret değildir.

Korkutma, sindirme, sosyal izolasyon, aşırı kontrol, tehdit ve sistematik ilgisizlik gibi davranışlar da somut olayın koşullarına göre psikolojik şiddet oluşturabilir.

Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi Midir?

Evet.

Psikolojik şiddet evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranışlardan biri olarak değerlendirilebilir.

Fiziksel şiddetin bulunmaması psikolojik şiddeti önemsiz hâle getirmez.

Evlilik birliği içerisinde kişinin sürekli olarak baskı altında tutulması ve ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi ortak hayatın sürdürülmesini çekilmez hâle getirebilir.

Psikolojik Şiddet Kusur Sayılır Mı?

Evet.

İspatlanan psikolojik şiddet davranışları boşanma davasındaki kusur belirlemesinde dikkate alınabilir.

Ancak;

“Eşim bana psikolojik şiddet uyguladı.”

şeklindeki soyut iddia tek başına yeterli değildir.

Psikolojik şiddet olarak ileri sürülen davranışların mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.

Mahkemenin;

hangi davranışın,

ne zaman,

ne şekilde

gerçekleştiğini değerlendirebilmesi gerekir.

Psikolojik Şiddet Sadece Kadına Karşı Mı Olur?

Hayır.

Aile hukuku bakımından psikolojik şiddet kadın veya erkek tarafından gerçekleştirilebilir.

Eşlerden herhangi birinin diğerine yönelik psikolojik şiddet niteliğindeki davranışları kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Kusur belirlenirken cinsiyetten ziyade somut olayda ileri sürülen ve ispatlanan davranışlar esas alınır.

Psikolojik Şiddet İçin Süreklilik Şart Mıdır?

Her davranış bakımından mutlak bir süreklilik şartından söz edilemez.

Tek bir olay son derece ağır nitelikte olabilir.

Ancak psikolojik şiddetin birçok görünüm biçimi niteliği gereği süreklilik ve sistematiklik içerisinde ortaya çıkar.

Örneğin yıllarca;

küçümsemek,

aşağılamak,

kontrol etmek,

ailesiyle görüştürmemek

veya sürekli tehdit etmek

tek bir tartışmadaki kırıcı sözden farklı değerlendirilir.

Hakaret Psikolojik Şiddet Sayılır Mı?

Evet.

Sürekli hakaret, küfür ve aşağılayıcı ifadeler psikolojik şiddetin önemli görünüm biçimlerindendir.

Adalet Bakanlığının aile içi şiddete ilişkin bilgilendirmesinde de hakaret etmek, aşağılayıcı söz söylemek, küçük düşürmek ve küfretmek sözlü-duygusal-psikolojik şiddet kapsamında sayılmaktadır.

Ancak her tartışmada kullanılan kaba söz otomatik olarak sistematik psikolojik şiddet anlamına gelmez.

Olayın niteliği ve sürekliliği değerlendirilmelidir.

Eşi Sürekli Aşağılamak Psikolojik Şiddet Midir?

Evet.

Eşin zekâsını, görünüşünü, mesleğini, ailesini, eğitimini veya kişiliğini sürekli küçümsemek psikolojik şiddet oluşturabilir.

Örneğin eşe sürekli;

“Sen cahilsin.”

“Sen beceriksizsin.”

“Senden hiçbir şey olmaz.”

şeklinde davranılması kişinin özgüvenini hedef alan sistematik bir davranış hâline gelebilir.

Yargıtay kararlarında da eşe yönelik aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadelerin psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında kusur değerlendirmesine konu edildiği görülmektedir.

Eşi Başkalarının Yanında Küçük Düşürmek Psikolojik Şiddet Midir?

Olabilir.

Eşin;

ailesinin,

arkadaşlarının,

çocukların

veya iş çevresinin

yanında aşağılanması psikolojik şiddetin ağırlığını artırabilir.

Özellikle sistematik biçimde eşin toplum içerisindeki saygınlığını zedelemeye yönelik davranışlar kusur değerlendirmesinde önemlidir.

Aşırı Kıskançlık Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın koşullarına göre evet.

Kıskançlığın;

telefon kontrolü,

sürekli hesap sorma,

eşin nereye gittiğini takip etme,

arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklama,

iş arkadaşlarıyla iletişimini sorgulama

ve sürekli sadakatsizlikle suçlama

boyutuna ulaşması psikolojik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.

Adalet Bakanlığı da aşırı kıskançlığı psikolojik şiddet örnekleri arasında göstermektedir.

Sürekli Aldatmayla Suçlamak Psikolojik Şiddet Midir?

Dayanaksız ve sürekli sadakatsizlik suçlamaları psikolojik baskı hâline gelebilir.

Örneğin hiçbir somut neden olmaksızın eşin sürekli;

“Beni aldatıyorsun.”

“Kesin biriyle görüşüyorsun.”

şeklinde sorgulanması ve bunun kontrol davranışlarıyla birleşmesi kusur oluşturabilir.

Ancak somut olaylardan kaynaklanan makul bir şüphenin konuşulması ile sistematik ve dayanaksız suçlamalar birbirinden ayrılmalıdır.

Eşin Telefonunu Sürekli Kontrol Etmek Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Eşin telefonunu sürekli denetlemek, kimlerle konuştuğunu sorgulamak, mesajlarını göstermeye zorlamak veya sosyal medya hesaplarını kontrol altında tutmak psikolojik baskı niteliğine ulaşabilir.

Ayrıca eşin telefonuna gizlice erişmek veya casus yazılım yüklemek psikolojik şiddet tartışmasının ötesinde özel hayat ve kişisel verilerin korunması bakımından da ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.

Telefon Şifresini İstemek Tek Başına Psikolojik Şiddet Midir?

Her durumda değil.

Tek bir olay veya talep bağlamından koparılarak değerlendirilmemelidir.

Ancak telefon şifresini vermediği için eşe sürekli baskı yapılması, tehdit edilmesi, hakaret edilmesi veya sistematik biçimde özel hayatının denetlenmesi farklı değerlendirilebilir.

Mahkeme olayın bütününe bakar.

Eşin Nereye Gittiğini Sürekli Sormak Psikolojik Şiddet Midir?

Her soru psikolojik şiddet değildir.

Evlilik içerisinde eşlerin birbirlerinin günlük yaşamından haberdar olması olağandır.

Ancak bu durum;

sürekli konum isteme,

dakika dakika hesap sorma,

takip etme,

izinsiz dışarı çıkmasını engelleme

ve sosyal ilişkilerini kısıtlama

boyutuna ulaşırsa psikolojik şiddet ve kontrol davranışı olarak değerlendirilebilir.

Konum Paylaşmaya Zorlamak Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın koşullarına göre olabilir.

Eşin sürekli canlı konum paylaşmaya zorlanması ve konum paylaşmadığında kavga, tehdit veya hakarete maruz bırakılması kontrolcü davranış niteliğinde değerlendirilebilir.

Ancak tarafların karşılıklı ve özgür iradeleriyle konum paylaşmaları tek başına psikolojik şiddet değildir.

Eşin Ailesiyle Görüşmesini Engellemek Psikolojik Şiddet Midir?

Evet, somut olayın koşullarına göre önemli bir psikolojik şiddet vakıası olabilir.

Adalet Bakanlığının bilgilendirmesinde de kişinin aile üyeleri ve arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek psikolojik şiddet örnekleri arasında sayılmaktadır.

Eşi sosyal çevresinden tamamen koparmaya yönelik sistematik davranışlar kusur değerlendirmesinde önemlidir.

Eşin Arkadaşlarıyla Görüşmesini Yasaklamak Kusur Mudur?

Olabilir.

Özellikle eşin sosyal çevresini kontrol etmek, arkadaşlarını seçmeye çalışmak ve hiçbir haklı neden olmaksızın sosyal ilişkilerini tamamen engellemek psikolojik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.

Burada tek bir tartışmadan ziyade davranışın kapsamı ve sürekliliği önemlidir.

Eşin Dışarı Çıkmasını Engellemek Psikolojik Şiddet Midir?

Evet, hareket özgürlüğünü sistematik biçimde kısıtlayan davranışlar psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Adalet Bakanlığı da kişinin hareket özgürlüğünün kısıtlanmasını psikolojik şiddet örnekleri arasında göstermektedir.

Fiziksel olarak kapıyı kilitlemek gibi davranışlar ise somut olayın niteliğine göre daha farklı hukuki sonuçlar da doğurabilir.

Eşin Giyimine Sürekli Müdahale Etmek Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Eşin nasıl giyineceğine baskı yoluyla karar vermek, belirli kıyafetleri giymesini yasaklamak veya bu nedenle sürekli hakaret ve baskı uygulamak psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Adalet Bakanlığının bilgilendirmesinde kişinin istediği gibi giyinme özgürlüğünün engellenmesi de psikolojik şiddet örnekleri arasında yer almaktadır.

Eşi Sürekli Tehdit Etmek Psikolojik Şiddet Midir?

Evet.

Örneğin;

“Seni çocuklarından ayırırım.”

“Seni mahvederim.”

“Boşanırsan sana hiçbir şey vermem.”

“Seni öldürürüm.”

gibi ifadeler somut olayın özelliklerine göre tehdit ve psikolojik şiddet niteliğinde olabilir.

Yargıtay dosyalarında da boşanma hâlinde öldürme tehdidi ve ekonomik baskı içeren ifadelerin psikolojik şiddet kapsamında kusur değerlendirmesine konu edildiği görülmektedir.

“Boşanırsan Çocukları Göstermem” Demek Psikolojik Şiddet Midir?

Bu ifade olayın bağlamına göre psikolojik baskı oluşturabilir.

Özellikle eşin boşanma hakkını kullanmasını engellemek veya onu evlilikte kalmaya zorlamak amacıyla müşterek çocukların tehdit unsuru hâline getirilmesi kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak tek bir cümle konuşmanın bütününden koparılarak değerlendirilmemelidir.

“Seni Evden Atarım” Demek Psikolojik Şiddet Midir?

Sürekli biçimde eşin barınma güvenliği üzerinden tehdit edilmesi psikolojik şiddet oluşturabilir.

Özellikle;

“Defol git.”

“Bu ev benim, seni istediğim zaman atarım.”

gibi ifadelerin sürekli tekrarlanması ve fiilen eşin evden çıkarılmaya çalışılması kusur değerlendirmesinde önemlidir.

Yargıtay kararlarında eşe “seni istemiyorum, evden git, defol” şeklindeki söylemlerin diğer davranışlarla birlikte psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Eşi Evden Kovmak Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin hiçbir haklı neden olmaksızın müşterek konuttan kovulması veya sürekli olarak evden gönderilmekle tehdit edilmesi kusur oluşturabilir.

Bu durumda;

evi fiziksel olarak kimin terk ettiği

ile

ayrılığa kimin kusurlu davranışının sebep olduğu

birbirinden ayrılmalıdır.

Eşe İlgi Göstermemek Psikolojik Şiddet Sayılır Mı?

Her ilgisizlik otomatik olarak psikolojik şiddet değildir.

Ancak sistematik ve ağır ilgisizlik, evlilik içerisinde eşin tamamen yok sayılması ve ortak yaşamın fiilen “ev arkadaşlığı” seviyesine indirgenmesi somut olayın özelliklerine göre psikolojik ve duygusal şiddet olarak değerlendirilebilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.02.2026 tarihli, 2025/7361 E., 2026/1811 K. sayılı kararında; kadına ve müşterek çocuğa ilgisiz davranma, aynı ev içinde adeta ev arkadaşlığı şeklinde yaşama, kadının aile terapistine gitme talebini olumsuz karşılama ve çocukla ilgilenmeme davranışları psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında kusur olarak değerlendirilmiştir.

Eşle Konuşmamak Psikolojik Şiddet Midir?

Tek bir tartışma sonrasında kısa süre konuşmamak ile eşe sistematik biçimde “sessizlik cezası” uygulamak aynı değildir.

Eşin uzun süre yok sayılması, iletişim kurulmaması ve bunun cezalandırma veya kontrol yöntemi hâline getirilmesi somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet olarak ileri sürülebilir.

Ancak iddianın somutlaştırılması gerekir.

Eşini Yok Saymak Kusur Mudur?

Somut olayın ağırlığına göre olabilir.

Eşin ihtiyaçlarıyla, sağlığıyla, sorunlarıyla ve ortak hayatla sürekli ilgilenmemek evlilik yükümlülüklerinin ihlali ve psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak geçici iletişim sorunları ile sistematik ilgisizlik birbirinden ayrılmalıdır.

Aile Terapisine Gitmeyi Reddetmek Tek Başına Kusur Mudur?

Her durumda tek başına kusur olduğu söylenemez.

Hiç kimsenin her evlilik sorununda terapiye gitmek zorunda olduğuna ilişkin genel bir kural yoktur.

Ancak Yargıtayın 17.02.2026 tarihli kararında aile terapisi talebinin olumsuz karşılanması tek başına değil; eşe ve çocuğa ilgisizlik, ev arkadaşlığı şeklindeki yaşam ve diğer davranışlarla birlikte psikolojik ve duygusal şiddet tablosu içerisinde değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla bir davranışın bağlamından koparılmaması gerekir.

Sürekli Eşyaları Kırıp Dökmek Psikolojik Şiddet Midir?

Evet, somut olayın özelliklerine göre korkutma ve sindirme niteliğinde psikolojik şiddet oluşturabilir.

Yargıtayın değerlendirdiği bir dosyada sinirlendiğinde evde nevresimleri yırtan, eşyaları kırıp döken ve yemeği beğenmediğinde başkalarının yanında tabakları masaya vuran erkeğin davranışları psikolojik şiddet kapsamında kusur olarak kabul edilmiştir.

Bu tür davranışlarda fiziksel saldırının doğrudan eşin bedenine yönelmemiş olması psikolojik baskının bulunmadığı anlamına gelmez.

Duvara Yumruk Atmak Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Tartışma sırasında eşin korkutulması amacıyla duvara yumruk atılması, kapıların tekmelenmesi veya eşyaların kırılması korkutma ve sindirme davranışı niteliğinde değerlendirilebilir.

Bu tür olaylarda davranışın hangi ortamda ve ne amaçla gerçekleştiği önemlidir.

Eşin Sürekli Bağırması Psikolojik Şiddet Midir?

Sistematik biçimde bağırma, korkutma ve sindirme psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak her evlilik tartışmasında sesin yükselmesi otomatik olarak psikolojik şiddet değildir.

Davranışın;

sürekliliği,

ağırlığı

ve diğer davranışlarla ilişkisi

değerlendirilmelidir.

Eşin Sürekli Kusur Bulması Psikolojik Şiddet Midir?

Sürekli eleştirme, küçümseme ve hiçbir davranışı beğenmeme eşin özgüvenini hedef alan sistematik bir davranış hâline gelmişse psikolojik şiddet olarak değerlendirilebilir.

Ancak evlilik içerisinde belirli konularda eleştiride bulunmak tek başına psikolojik şiddet değildir.

Eleştiri ile aşağılama arasındaki sınır somut olayın bağlamına göre belirlenmelidir.

Eşin Mesleğini Küçümsemek Kusur Mudur?

Sürekli ve aşağılayıcı biçimde yapılması hâlinde kusur oluşturabilir.

Eşin;

mesleği,

geliri,

eğitimi,

ailesi

veya sosyal statüsü üzerinden sürekli aşağılanması psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.

Eşi Başka İnsanlarla Kıyaslamak Psikolojik Şiddet Midir?

Tek başına her kıyaslama psikolojik şiddet değildir.

Ancak eşin sürekli başka kadın veya erkeklerle kıyaslanması ve;

“Sen onun kadar güzel değilsin.”

“Sen onun kadar başarılı değilsin.”

şeklinde değersizleştirilmesi sistematik hâle gelirse psikolojik şiddet iddiasına konu olabilir.

Eşin Görünüşüyle Dalga Geçmek Psikolojik Şiddet Midir?

Sürekli biçimde eşin kilosu, fiziksel görünümü veya başka kişisel özellikleri üzerinden aşağılanması psikolojik şiddet oluşturabilir.

Burada da tek bir şaka ile sistematik aşağılama birbirinden ayrılmalıdır.

Eşi Cinsel Olarak Aşağılamak Psikolojik Şiddet Midir?

Evet.

Eşin cinsel yeterliliğini küçümseyen, aşağılayan veya mahremiyetini üçüncü kişilere açıklayan davranışlar psikolojik şiddet ve kişilik haklarına saldırı niteliğine ulaşabilir.

Somut olayın özelliklerine göre cinsel şiddet tartışması da ayrıca gündeme gelebilir.

Eşin Yatağını Ayırması Psikolojik Şiddet Midir?

Her durumda değil.

Yatağın ayrılmasının;

sağlık,

çocuk bakımı,

çalışma düzeni

veya taraflar arasındaki ciddi sorunlar

gibi meşru nedenleri olabilir.

Bununla birlikte Yargıtay kararlarında, somut olayın özelliklerine göre yatağın ayrılmasının eşe yönelik psikolojik şiddet olarak kusura esas alındığı örnekler de bulunmaktadır.

Dolayısıyla yalnızca “yataklar ayrı” olgusundan otomatik kusur sonucu çıkarılmamalıdır.

Eşi Sürekli Boşanmakla Tehdit Etmek Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Boşanma hakkının kullanılması elbette başlı başına kusur değildir.

Ancak;

“Dediğimi yapmazsan boşarım.”

şeklinde sürekli tehdit ve baskı aracı olarak kullanılması psikolojik şiddet iddiasına konu olabilir.

İntiharla Tehdit Etmek Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre diğer eş üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturabilir.

Yargıtayın değerlendirdiği bir boşanma dosyasında kocanın boşanmak istediğini söylemesi üzerine gerçekleştirilen intihar teşebbüsü, diğer eşe yönelik psikolojik şiddet olarak kusur değerlendirmesine konu edilmiştir.

Ancak ruhsal kriz veya hastalık içeren olaylarda kişinin iradesi, sağlık durumu ve olayın özellikleri ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir.

Psikolojik Rahatsızlığı Bulunmak Psikolojik Şiddet Sayılır Mı?

Hayır.

Bir kişinin psikiyatrik veya psikolojik rahatsızlığının bulunması tek başına kusur değildir.

Kusur değerlendirmesi kişinin teşhisinden değil, evlilik içerisinde gerçekleştirdiği somut davranışlardan hareketle yapılmalıdır.

Bu nedenle;

“Bipolar olduğu için kusurludur.”

veya

“Depresyon hastası olduğu için psikolojik şiddet uygulamıştır.”

şeklinde otomatik bir değerlendirme yapılamaz.

Hastalık ile kusurlu davranış birbirinden ayrılmalıdır.

Eşin Psikolojik Tedavi Görmesi Aleyhine Delil Midir?

Tek başına hayır.

Psikolojik veya psikiyatrik tedavi görmek kişinin kusurlu olduğunu göstermez.

Aksine kişinin tedavi araması sağlık sorunuyla ilgilenmesi anlamına gelebilir.

Mahkemenin değerlendirmesi teşhis üzerinden değil, boşanmaya sebep olduğu ileri sürülen somut davranışlar üzerinden yapılmalıdır.

Psikolojik Şiddet Nasıl İspatlanır?

Psikolojik şiddetin ispatında tek bir zorunlu delil bulunmamaktadır.

Somut olaya göre;

tanık anlatımları,

WhatsApp mesajları,

SMS kayıtları,

e-postalar,

sosyal medya paylaşımları,

hukuka uygun ses ve görüntü kayıtları,

kolluk ve savcılık kayıtları,

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir dosyaları

ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.

Psikolojik şiddet çoğu zaman tek bir olaydan ziyade davranışlar zinciri olduğundan, olayların kronolojik biçimde ortaya konulması önemlidir.

Psikolojik Şiddet Tanıkla İspatlanabilir Mi?

Evet.

Tanık;

hakaretleri,

tehditleri,

aşağılamaları,

eşin sosyal çevresinin kısıtlanmasını

veya diğer davranışları bizzat gözlemlemiş olabilir.

Örneğin;

“Davalının her aile toplantısında eşini küçümsediğini ve ona ağır şekilde bağırdığını bizzat gördüm.”

şeklindeki anlatım doğrudan gözleme dayalıdır.

Tanığın “Bana Psikolojik Şiddet Uyguladığını Söyledi” Demesi Yeterli Midir?

Bu anlatım duyuma dayalıdır.

Tanık davranışları bizzat görmemiş, yalnızca taraflardan birinin kendisine anlattıklarını aktarmıştır.

Bu nedenle;

“Davalının davacıya hakaret ettiğini duydum.”

ile;

“Davacı bana eşinin kendisine hakaret ettiğini söyledi.”

aynı ispat gücüne sahip değildir.

Tanığın bilgi kaynağı mutlaka değerlendirilmelidir.

Anne ve Baba Psikolojik Şiddete Tanık Olabilir Mi?

Evet.

Akrabalık tek başına tanıklığa engel değildir.

Anne, baba veya kardeş;

hakaretleri,

tehditleri,

aşağılamaları,

sosyal izolasyonu

veya diğer davranışları bizzat gözlemlemiş olabilir.

Ancak yalnızca tarafın kendilerine anlattıklarını aktarmaları hâlinde bunun duyuma dayalı olduğu dikkate alınmalıdır.

Psikolojik Şiddet WhatsApp Mesajlarıyla İspatlanabilir Mi?

Evet.

Özellikle;

hakaret,

tehdit,

aşağılama,

kontrol,

kıskançlık

ve baskı

içeren mesajlar önemli deliller olabilir.

Örneğin;

“Nereye gittiğini bana söylemeden evden çıkamazsın.”

“Ailenle görüşmeni istemiyorum.”

“Konumunu hemen gönder.”

gibi mesajlar diğer delillerle birlikte psikolojik şiddet iddiasını destekleyebilir.

Mesajların aidiyeti, bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.

Ekran Görüntüleri Psikolojik Şiddeti İspatlar Mı?

Olabilir.

Ancak ekran görüntülerinin;

kim tarafından gönderildiği,

tarihi,

konuşmanın tamamını gösterip göstermediği,

değiştirilip değiştirilmediği

ve hukuka uygun elde edilip edilmediği

önemlidir.

Tek bir mesajın konuşmanın geri kalanından kesilerek sunulması hâlinde bağlam tartışması ortaya çıkabilir.

Ses Kaydı Psikolojik Şiddeti İspatlar Mı?

Somut olayın özelliklerine göre önemli bir delil olabilir.

Ses kaydında;

hakaret,

tehdit,

bağırma,

aşağılama

veya başka psikolojik baskı davranışları bulunabilir.

Ancak kaydın içeriğinin gerçek olması tek başına yeterli değildir.

Kaydın hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Gizlice Ses Kaydı Almak Her Zaman Delil Olur Mu?

Hayır.

Gizli ses kaydı bakımından olayın gerçekleşme şekli, kaydın planlı olup olmadığı, kişinin konuşmaya taraf olup olmadığı ve özel hayata müdahalenin niteliği önemlidir.

Boşanma davasında delil toplamak amacı diğer eşin özel hayatını sınırsız biçimde kayıt altına alma yetkisi vermez.

Bu nedenle her kayıt somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

Sosyal Medya Paylaşımları Psikolojik Şiddeti İspatlar Mı?

Olabilir.

Eşin sosyal medya üzerinden;

aşağılanması,

küçük düşürülmesi,

özel hayatının ifşa edilmesi

veya hakarete maruz bırakılması

psikolojik şiddet iddiasını destekleyebilir.

Paylaşımın gerçekten karşı tarafa ait olduğunun ve eşe yönelik olduğunun ortaya konulması önemlidir.

Psikolog Raporu Psikolojik Şiddeti İspatlar Mı?

Psikolog veya psikiyatri kayıtları psikolojik etkileri ortaya koyabilir ancak her durumda şiddet failini ve olayın nasıl gerçekleştiğini tek başına ispatlamaz.

Örneğin rapor kişinin yoğun kaygı ve travma belirtileri yaşadığını gösterebilir.

Ancak bu belirtilerin mutlaka eşin belirli davranışından kaynaklandığının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Dolayısıyla psikolojik değerlendirme raporları çoğu zaman diğer delillerle birlikte önem kazanır.

Psikolog Raporu Olmadan Psikolojik Şiddet İspatlanabilir Mi?

Evet.

Bu en sık yapılan yanlışlardan biridir.

Psikolojik şiddetin ispatı için;

psikoloğa gitmiş olmak,

psikiyatri tedavisi görmek

veya ilaç kullanmak

zorunlu değildir.

Tanık, mesaj, sosyal medya, kolluk kaydı ve diğer delillerle psikolojik şiddet ispatlanabilir.

6284 Kapsamında Psikolojik Şiddet Nedeniyle Tedbir Alınabilir Mi?

Somut olayın koşullarına göre evet.

6284 sayılı Kanun yalnızca fiziksel şiddete ilişkin değildir.

Psikolojik, sözlü ve ekonomik şiddet içeren davranışlar da koruyucu ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesine konu olabilir.

Ancak 6284 kapsamında tedbir kararı verilmesi ile boşanma davasında psikolojik şiddetin kesin biçimde ispatlanması aynı hukuki mesele değildir.

Uzaklaştırma Kararı Psikolojik Şiddeti Kesin İspatlar Mı?

Hayır.

Tedbir kararlarının temel amacı koruma sağlamaktır.

Bu nedenle uzaklaştırma veya başka tedbir kararının bulunması boşanma dosyasında değerlendirilebilir ancak tek başına bütün kusur iddialarının kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.

Psikolojik şiddet vakıaları boşanma dosyasındaki delillerle ayrıca değerlendirilmelidir.

Psikolojik Şiddetin Tarihi Önemli Midir?

Evet.

Hangi davranışın hangi dönemde gerçekleştiğinin mümkün olduğunca ortaya konulması gerekir.

Özellikle;

dava öncesi veya sonrası olması,

tarafların sonrasında barışıp barışmadığı,

olayın affedilip affedilmediği

ve vakıanın dilekçelerde ileri sürülüp sürülmediği

önemlidir.

Yıllar Önceki Psikolojik Şiddet Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir.

Ancak tarafların olaydan sonraki davranışları önemlidir.

Gerçek anlamda affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış eski olayların kusur değerlendirmesine etkisi farklı olabilir.

Bununla birlikte yalnızca olayın üzerinden zaman geçmiş olması otomatik olarak affetme anlamına gelmez.

Psikolojik Şiddetten Sonra Aynı Evde Yaşamak Affetme Sayılır Mı?

Her durumda değil.

Eş;

çocuklar,

ekonomik nedenler,

barınma sorunu,

toplumsal baskı

veya başka sebeplerle aynı evde yaşamaya devam etmiş olabilir.

Dolayısıyla aynı konutta kalmaya devam edilmesi tek başına kesin affetme anlamına gelmez.

Dava Açıldıktan Sonra Psikolojik Şiddet Devam Ederse Ne Olur?

Boşanma kararı kesinleşinceye kadar evlilik hukuken devam eder.

Ancak dava açıldıktan sonra gerçekleşen yeni olayların mevcut boşanma davasındaki kusur değerlendirmesine hangi usulle dâhil edileceği ayrıca incelenmelidir.

Yeni olayın meydana gelmesi onun mevcut davada otomatik biçimde kusur vakıası hâline geldiği anlamına gelmez.

Dava Dilekçesinde Yazılmayan Psikolojik Şiddeti Tanık Anlatırsa Ne Olur?

Burada önemli ayrım şudur:

Tanık delildir; psikolojik şiddet oluşturan davranış ise vakıadır.

Tanığın duruşmada ilk kez;

“Davalı eşinin ailesiyle görüşmesini de yasaklıyordu.”

demesi hâlinde öncelikle bu vakıanın tarafça usulüne uygun şekilde ileri sürülüp sürülmediğine bakılmalıdır.

Tanık anlatımı taraf adına yeni kusur vakıası oluşturmanın aracı değildir.

“Bana Sürekli Psikolojik Şiddet Uyguluyordu” Demek Yeterli Midir?

Tek başına yeterince somut olmayabilir.

Psikolojik şiddet hukuki bir nitelendirmedir.

Dilekçede mümkün olduğunca davranışın kendisi anlatılmalıdır.

Örneğin;

“Davalı psikolojik şiddet uyguluyordu.”

yerine;

“Davalı, müvekkilin ailesiyle görüşmesini sürekli engellemiş, ailesini ziyaret ettiği zaman günlerce konuşmayarak cezalandırmış, telefonunu kontrol etmiş ve her dışarı çıktığında konum göndermesini istemiştir.”

şeklindeki anlatım çok daha somuttur.

Psikolojik Şiddet İddiası Dilekçede Nasıl Yazılmalıdır?

Olaylar mümkün olduğunca kronolojik ve somut biçimde açıklanmalıdır.

Özellikle;

hangi davranışın yapıldığı,

yaklaşık ne zaman başladığı,

ne sıklıkla tekrarlandığı,

kimlerin olaya tanık olduğu

ve hangi delille ispatlanacağı

ortaya konulmalıdır.

Psikolojik şiddet iddiasında en büyük hata, davranışları anlatmadan yalnızca hukuki kavramların kullanılmasıdır.

Her Tartışma Psikolojik Şiddet Midir?

Hayır.

Evlilik içerisinde tarafların anlaşmazlık yaşamaları veya zaman zaman tartışmaları tek başına psikolojik şiddet değildir.

Psikolojik şiddetin varlığı değerlendirilirken;

davranışın ağırlığı,

sürekliliği,

amacı,

kişinin özgürlüğüne ve ruhsal bütünlüğüne etkisi

ve olayın genel bağlamı

incelenmelidir.

Her Eleştiri Psikolojik Şiddet Midir?

Hayır.

Eşlerin birbirlerini belirli konularda eleştirmeleri olağandır.

Ancak eleştirinin;

aşağılama,

küçümseme,

hakaret

veya sistematik değersizleştirme

boyutuna ulaşması hâlinde değerlendirme değişebilir.

Eşin İlgisiz Olması Her Zaman Psikolojik Şiddet Midir?

Hayır.

İş yoğunluğu, sağlık sorunları veya geçici yaşam koşullarından kaynaklanan ilgisizlik ile eşin sistematik biçimde yok sayılması birbirinden ayrılmalıdır.

Yargıtayın 17.02.2026 tarihli kararında da ilgisizlik tek başına değil; aynı ev içerisinde ev arkadaşlığı şeklinde yaşama, aile terapisi talebinin olumsuz karşılanması ve çocukla ilgilenmeme gibi davranışlarla birlikte değerlendirilmiştir.

Psikolojik Şiddet Manevi Tazminat Getirir Mi?

Her durumda değil.

Bu ayrım önemlidir.

Psikolojik şiddetin boşanma bakımından kusur oluşturması ile TMK m.174 kapsamında kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşması aynı mesele değildir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.02.2026 tarihli, 2025/7361 E., 2026/1811 K. sayılı kararında erkeğin ilgisizlik ve diğer davranışları psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında kusur kabul edilmiş; ancak bu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı belirtilerek manevi tazminat yönünden bozma yapılmıştır.

Dolayısıyla;

“Psikolojik şiddet ispatlandı = mutlaka manevi tazminat verilir.”

şeklinde otomatik bir sonuç yoktur.

Psikolojik Şiddet Maddi Tazminatı Etkiler Mi?

Etkileyebilir.

TMK m.174 kapsamında maddi tazminatın koşulları ve tarafların kusur durumları ayrıca değerlendirilir.

Psikolojik şiddet kusur olarak kabul edildiğinde tarafların toplam kusur karşılaştırmasına etki edebilir.

Ancak tazminat koşulları ayrıca incelenmelidir.

Psikolojik Şiddet Yoksulluk Nafakasını Etkiler Mi?

Etkileyebilir.

TMK m.175 bakımından yoksulluk nafakası isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.

Bu nedenle psikolojik şiddet oluşturan davranışlar tarafların kusur derecelerinin belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Ancak tek bir psikolojik şiddet vakıasından hareketle nafaka konusunda otomatik sonuca ulaşılamaz.

Psikolojik Şiddet İştirak Nafakasını Etkiler Mi?

Eşler arasındaki kusur müşterek çocuğun iştirak nafakası hakkını ortadan kaldırmaz.

İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik durumları esas alınır.

Dolayısıyla eşlerden birinin diğerine psikolojik şiddet uygulaması nedeniyle çocuğun nafaka hakkı ortadan kalkmaz.

Psikolojik Şiddet Velayeti Etkiler Mi?

Somut olayın özelliklerine göre etkileyebilir.

Özellikle;

çocuğun yanında diğer ebeveyni sürekli aşağılamak,

çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmek,

çocuğu taraflar arasındaki çatışmanın aracı hâline getirmek

veya çocuğa doğrudan psikolojik baskı uygulamak

velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak velayet kusurlu eşi cezalandırma aracı değildir.

Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Doldurmak Psikolojik Şiddet Midir?

Somut olayın özelliklerine göre hem eşler arasındaki kusur hem de çocuğun psikolojik iyilik hâli bakımından önem taşıyabilir.

Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini bozmak amacıyla sürekli olumsuz telkinde bulunulması velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde özellikle değerlendirilmelidir.

Yargıtayın değerlendirdiği dosyalarda çocukların diğer ebeveyne yabancılaşmasında ebeveyn yönlendirmesinin rolü uzman raporları üzerinden ayrıca incelenmektedir.

Psikolojik Şiddet Mal Paylaşımını Etkiler Mi?

Kural olarak hayır.

Boşanmaya sebep olan kusur ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Eşin psikolojik şiddet uygulamış olması nedeniyle edinilmiş mallardaki bütün haklarını kaybettiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.

Psikolojik Şiddet Ziynet Alacağını Etkiler Mi?

Kural olarak hayır.

Ziynet alacağı kendi maddi vakıaları ve ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Eşin psikolojik şiddet uygulamış olması ziynet eşyalarının aidiyetini otomatik olarak değiştirmez.

Ancak psikolojik şiddet nedeniyle evden ayrılma gibi olaylar ziynetlerin kimde kaldığına ilişkin vakıaların değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Karşılıklı Psikolojik Şiddet Varsa Ne Olur?

Her iki eşin de psikolojik şiddet niteliğinde kusurlu davranışları ispatlanabilir.

Ancak bu durumda;

“İkisi de psikolojik şiddet uyguladı, kesin eşit kusurludurlar.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Davranışların;

ağırlığı,

sürekliliği

ve tarafların diğer kusurları

birlikte değerlendirilmelidir.

Kusur belirlemesi matematiksel değildir.

Psikolojik Şiddet İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapılmalıdır?

Psikolojik şiddet iddiasına karşı yalnızca;

“Psikolojik şiddet uygulamadım.”

şeklindeki genel inkâr çoğu zaman yeterli bir savunma stratejisi değildir.

Öncelikle karşı tarafın psikolojik şiddet olarak nitelendirdiği somut davranışın ne olduğu belirlenmelidir.

Ardından;

Olayın tarihi belirtilmiş mi?

Davranış gerçekten psikolojik şiddet niteliğinde mi?

Tanık olayı bizzat görmüş mü?

Yoksa yalnızca karşı taraftan mı duymuş?

Mesajların tamamı dosyada mı?

Konuşmanın öncesi ve sonrası kesilmiş mi?

Mesaj gerçekten müvekkile mi ait?

Davranışın makul veya haklı bir açıklaması var mı?

Olaydan sonra gerçek bir barışma veya affetme gerçekleşmiş mi?

Vakıa dava veya cevap dilekçesinde usulüne uygun ileri sürülmüş mü?

soruları değerlendirilmelidir.

Soyut Tanık Beyanlarıyla Psikolojik Şiddet İspatlanabilir Mi?

Tanık anlatımlarının mümkün olduğunca somut olaylara dayanması önemlidir.

Bu konuda 2026 tarihli güncel Yargıtay kararı dikkat çekicidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.02.2026 tarihli kararında erkeğe yüklenen bir kusur bakımından tanık beyanlarının yer ve zaman unsuru içermeyen soyut anlatımlardan ibaret olduğu ve iddiayı ispata elverişli olmadığı belirtilmiştir.

Bu yaklaşım psikolojik şiddet iddiaları bakımından da önemli bir ispat prensibini göstermektedir:

“Bana kötü davranıyordu.”

“Sürekli psikolojik şiddet uyguluyordu.”

“Çok baskıcıydı.”

gibi genel ifadeler yerine tanığın gördüğü somut davranışların açıklanması gerekir.

Psikolojik Şiddet İspatlanamazsa Kusur Yüklenebilir Mi?

İspatlanmayan bir vakıanın yalnızca iddia edilmiş olması nedeniyle karşı tarafa kusur yüklenmemesi gerekir.

Bu nedenle;

iddia edilen psikolojik şiddet

ile

delillerle ortaya konulan psikolojik şiddet

birbirinden ayrılmalıdır.

Özellikle çekişmeli boşanma davalarında tarafların birbirlerini genel ifadelerle “narsist”, “baskıcı”, “psikolojik sorunlu” veya benzeri sıfatlarla nitelendirmesi tek başına kusur ispatı değildir.

Mahkemenin değerlendirmesi somut davranışlar üzerinden yapılmalıdır.

Yargıtay Uygulamasında Psikolojik Şiddet Nasıl Değerlendiriliyor?

Yargıtay uygulamasında psikolojik şiddet tek bir davranış kalıbına indirgenmemektedir.

17.02.2026 tarihli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında; eşe ve müşterek çocuğa ilgisiz davranmak, aynı ev içerisinde ev arkadaşlığı şeklinde yaşamak, aile terapisi talebini olumsuz karşılamak ve çocukla ilgilenmemek psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında kusur olarak değerlendirilmiştir.

Başka bir Yargıtay dosyasında sinirlendiğinde evde eşyaları kırıp döken, nevresimleri yırtan ve başkalarının yanında tabakları masaya vuran eşin davranışları psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilmiştir.

Yine Yargıtay kararlarında hakaret, aşağılayıcı ifadeler ve eşe “evden git, defol” şeklindeki söylemlerin diğer olaylarla birlikte psikolojik ve duygusal şiddet kapsamında kusura esas alındığı örnekler bulunmaktadır.

Dolayısıyla psikolojik şiddet yalnızca hakaret değildir.

İlgisizlik, sistematik aşağılama, korkutma, sosyal izolasyon, kontrol, tehdit ve sindirme davranışları da somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet oluşturabilir.

Psikolojik Şiddet Dosyasında En Güçlü İspat Nasıl Oluşturulur?

Psikolojik şiddet çoğu zaman tek bir delilden ziyade birbirini tamamlayan delillerle daha güçlü şekilde ortaya konulur.

Örneğin eşin;

ailesiyle görüşmesini yasaklayan WhatsApp mesajları,

aynı davranışları bizzat gözlemleyen tanık,

tehdit içeren başka mesajlar,

6284 kapsamında yapılmış başvuru

ve olayların kronolojisi

birlikte değerlendirildiğinde davranış biçiminin sistematik niteliği daha açık biçimde ortaya konulabilir.

En önemli nokta, delilleri rastgele dosyaya sunmak değil, her delili ispatlanmak istenen somut vakıayla ilişkilendirmektir.

Sonuç

Psikolojik şiddet boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir ve fiziksel şiddet kadar ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Psikolojik şiddet yalnızca hakaret veya küfürden ibaret değildir.

Eşin;

sürekli aşağılanması,

küçük düşürülmesi,

tehdit edilmesi,

korkutulması,

ailesi ve arkadaşlarından uzaklaştırılması,

aşırı biçimde kontrol edilmesi,

hareket özgürlüğünün kısıtlanması,

sistematik biçimde yok sayılması

veya başka şekilde psikolojik baskı altında tutulması somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet oluşturabilir.

Adalet Bakanlığının aile içi şiddete ilişkin açıklamasında da hakaret, aşağılama, küçük düşürme, aşırı kıskançlık, tehdit, hareket özgürlüğünü kısıtlama ve aile veya arkadaşlarla görüşmeyi engelleme psikolojik şiddetin örnekleri arasında gösterilmektedir.

Psikolojik şiddetin ispatı için mutlaka psikolog veya psikiyatri raporu bulunması gerekmez.

Tanık anlatımları, WhatsApp ve SMS mesajları, sosyal medya paylaşımları, hukuka uygun ses ve görüntü kayıtları, 6284 kapsamındaki başvurular ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.

Ancak psikolojik şiddet iddiasında en önemli husus somutlaştırmadır.

Yargıtayın 17.02.2026 tarihli kararında da yer ve zaman unsuru içermeyen soyut tanık anlatımlarının belirli bir kusur vakıasını ispata elverişli olmadığı açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle psikolojik şiddet iddiasında şu sorular cevaplandırılmalıdır:

Psikolojik şiddet olarak ileri sürülen somut davranış nedir?

Davranış ne zaman ve hangi ortamda gerçekleşmiştir?

Tek bir olay mı yoksa sistematik bir davranış mı söz konusudur?

Tanık olayı bizzat görmüş veya duymuş mudur?

Mesaj, sosyal medya paylaşımı veya başka dijital delil var mıdır?

Deliller hukuka uygun şekilde elde edilmiş midir?

Olaylar dava veya cevap dilekçesinde yeterince somutlaştırılmış mıdır?

Taraflar olaylardan sonra barışmış veya olayları affetmiş midir?

Psikolojik şiddet dışında tarafların hangi kusurları ispatlanmıştır?

Bu sorular değerlendirilmeden yalnızca;

“Eşim narsistti.”

“Çok baskıcıydı.”

“Bana psikolojik şiddet uyguluyordu.”

şeklindeki soyut nitelendirmeler üzerinden sağlıklı bir kusur belirlemesi yapılamaz.

Boşanma davasında önemli olan kişiye bir sıfat yüklemek değil, evlilik içerisinde gerçekleştirdiği somut davranışları ortaya koymak ve bunları hukuka uygun delillerle ispatlamaktır.

Boşanma Davalarında Psikolojik Şiddetin İspatı Hakkında Hukuki Destek

Psikolojik şiddete dayalı boşanma davalarında hakaret, tehdit, aşırı kıskançlık, kontrol, sosyal izolasyon, ilgisizlik ve sistematik aşağılama gibi davranışların ayrı ayrı somutlaştırılması; tanık anlatımlarının doğrudan görgüye dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi ve dijital delillerin hukuka uygun biçimde dosyaya sunulması önemlidir.

Psikolojik şiddet ayrıca kusur, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, kişisel ilişki ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler bakımından da hukuki sonuç doğurabilir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde psikolojik şiddete dayalı boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES