Boşanma davalarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri nafakadır.
Ancak halk arasında genellikle tek bir “nafaka” kavramından söz edilse de boşanma hukukunda farklı amaçlara hizmet eden nafaka türleri bulunmaktadır.
Boşanma davası devam ederken eş veya müşterek çocuk lehine tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra şartları varsa eski eş lehine yoksulluk nafakası, müşterek çocuk lehine ise iştirak nafakası gündeme gelebilir.
Bu nafaka türlerinin bağlanma şartları birbirinden farklıdır.
Özellikle;
“Çalışan eş nafaka alabilir mi?”
“Kusurlu eşe nafaka verilir mi?”
“Ağır kusurlu eş nafaka alabilir mi?”
“Çocuk için nafaka bağlanması kusura bağlı mıdır?”
“Nafaka miktarı nasıl belirlenir?”
“Erkek nafaka alabilir mi?”
“Boşanma davası devam ederken nafaka alınabilir mi?”
sorularının cevabı hangi nafaka türünden söz edildiğine göre değişmektedir.
Bu nedenle öncelikle nafaka türlerinin birbirinden ayrılması gerekir.
Boşanma Davasında Hangi Nafaka Türleri Vardır?
Boşanma sürecinde temel olarak üç nafaka türü gündeme gelir:
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının devam ettiği dönemde eşin geçiminin ve müşterek çocuğun bakımının sağlanması amacıyla verilen geçici nafakadır.
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmayan eş lehine boşanmanın kesinleşmesinden sonraki dönem için hükmedilen nafakadır.
İştirak nafakası ise velayeti kendisine bırakılmayan anne veya babanın müşterek çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarına ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır.
Bu üç nafakanın şartları aynı değildir.
Tedbir Nafakası Nedir?
Tedbir nafakası boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik olarak korunmasını amaçlayan geçici bir önlemdir.
TMK m.169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ettiği sürece eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.
Yargıtay uygulamasında da boşanma davasının açılmasıyla hâkimin tarafların gelirlerini, malvarlıklarını, giderlerini ve çocukların durumunu araştırarak gerekli tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Tedbir Nafakası İçin Kusur Şart Mıdır?
Kural olarak hayır.
Tedbir nafakası bakımından yoksulluk nafakasındaki gibi;
“Nafaka isteyen eş diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır.”
şeklinde bir şart bulunmamaktadır.
Çünkü tedbir nafakasının amacı boşanma davasının sonunda kimin kusurlu olduğunu cezalandırmak veya ödüllendirmek değildir.
Amaç, evlilik hukuken devam ederken eşlerin ve çocukların dava süresince geçimlerinin korunmasıdır.
Boşanma davasının açılması eşlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı ekonomik yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay da TMK m.169 kapsamındaki geçici önlemlerin dava süresince tarafların ekonomik güçleri ve ihtiyaçları değerlendirilerek alınacağını belirtmektedir.
Ağır Kusurlu Eş Tedbir Nafakası Alabilir Mi?
Somut olayın koşullarına göre evet.
Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının en önemli farklarından biri budur.
Yoksulluk nafakasında kusur önemliyken tedbir nafakasında aynı kusur şartı aranmaz.
Dolayısıyla boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğu ileri sürülen eşin sırf bu nedenle dava süresindeki tedbir nafakası talebinin otomatik olarak reddedilmesi doğru değildir.
Tedbir Nafakası İçin Talep Şart Mıdır?
TMK m.169 kapsamında hâkim boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.
Yargıtay uygulamasında bu düzenleme, eşlerin ve çocukların dava süresince korunmasına yönelik geçici önlemler bakımından hâkimin re'sen hareket etmesi gerektiği şeklinde açıklanmaktadır.
Bununla birlikte uygulamada dava veya cevap dilekçesinde nafaka talebinin açıkça belirtilmesi ve tarafların ekonomik durumlarına ilişkin delillerin sunulması önem taşımaktadır.
Tedbir Nafakası Ne Zamana Kadar Devam Eder?
Boşanma davası içerisinde eş lehine verilen tedbir nafakası kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder.
Boşanma kesinleştiğinde eş lehine tedbir nafakasının hukuki dayanağı sona erer.
Şartları bulunuyorsa bundan sonraki dönem için yoksulluk nafakası gündeme gelir.
Çocuk bakımından ise şartları oluştuğunda tedbir nafakası kesinleşmeden sonraki dönem için iştirak nafakası niteliğine dönüşebilir.
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Yoksulluk nafakası boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçiminin belirli ölçüde desteklenmesini amaçlayan nafakadır.
TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla, diğer tarafın mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün boşanmada kusurlu olması ise şart değildir.
Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?
Yoksulluk nafakasında temel olarak boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme, nafaka isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması, diğer eşin ödeme gücünün bulunması ve yoksulluk nafakası talebinin bulunması değerlendirilir.
Bu şartların her biri somut olayın özelliklerine göre incelenir.
Özellikle yoksulluk kavramı yalnızca kişinin hiçbir gelirinin bulunmaması şeklinde anlaşılmamalıdır.
Yoksulluk Ne Demektir?
Yoksulluk değerlendirmesinde kişinin yalnızca maaşının bulunup bulunmadığına bakılmaz.
Yargıtay kararlarında kişinin;
yeme,
giyinme,
barınma,
sağlık,
ulaşım
ve eğitim/kültür
gibi temel yaşam giderlerini karşılayabilecek yeterli gelirinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla;
“Maaşı var, nafaka alamaz.”
şeklinde otomatik bir değerlendirme doğru değildir.
Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Çalışıyor olmak tek başına yoksulluk nafakasına kesin engel değildir.
Önemli olan kişinin elde ettiği gelirin boşanma sonrasında kendisini yoksulluktan kurtarmaya yeterli olup olmadığıdır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmanın tek başına yoksulluk nafakasını imkânsız hâle getirmediği; gelirin miktarının nafaka koşulları ve nafaka miktarı değerlendirilirken dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Ancak kişinin düzenli geliri, malvarlığı ve ekonomik imkânları asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yeterliyse yoksulluk nafakası koşulları oluşmayabilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bir kararında devlet hastanesinde çalışan, düzenli geliri ile araç ve taşınmazları bulunan kadının asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli gelirinin bulunduğu değerlendirilerek yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Asgari Ücretle Çalışan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Sırf asgari ücret seviyesinde geliri bulunması nedeniyle yoksulluk nafakası talebi otomatik olarak reddedilmez.
Kişinin;
gerçek geliri,
barınma giderleri,
malvarlığı,
düzenli başka gelirleri,
yaşam koşulları
ve tarafların ekonomik durumları birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay içtihatlarında asgari ücret seviyesindeki gelirin tek başına yoksulluk nafakasını engellemediği açıkça belirtilmektedir.
Yüksek Maaş Alan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Gelir kişinin asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeydeyse yoksulluk nafakası koşulları oluşmayabilir.
Bu nedenle yalnızca;
“Çalışıyor.”
veya
“Çalışmıyor.”
tespitleri yeterli değildir.
Gerçek ekonomik durum araştırılmalıdır.
İşsiz Olan Eşe Otomatik Nafaka Bağlanır Mı?
Hayır.
İşsiz olmak yoksulluk nafakası bakımından önemli bir unsur olmakla birlikte tek başına nafaka bağlanması için yeterli değildir.
Kişinin;
malvarlığı,
kira veya başka gelirleri,
kusur durumu
ve diğer ekonomik imkânları da değerlendirilmelidir.
Örneğin çalışmayan ancak önemli miktarda düzenli kira geliri bulunan bir kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceği ayrıca araştırılır.
Evi Olan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Taşınmaz sahibi olmak tek başına nafaka talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Taşınmazın;
kişinin oturduğu tek konut olup olmadığı,
kira getirip getirmediği,
ekonomik değeri
ve kişinin diğer gelirleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Ancak önemli malvarlığı ve düzenli gelir kişinin yoksulluğa düşmediğinin kabul edilmesine neden olabilir.
Arabası Olan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Araç sahibi olmak da tek başına kesin engel değildir.
Aracın ekonomik değeri, kullanım amacı ve kişinin genel ekonomik durumu birlikte değerlendirilir.
Yoksulluk nafakasında bütün ekonomik tablo dikkate alınır.
Ailesi Zengin Olan Eş Nafaka Alamaz Mı?
Eşin anne veya babasının ekonomik durumunun iyi olması tek başına kişinin yoksulluk nafakası hakkını ortadan kaldırmaz.
Değerlendirme öncelikle nafaka talep eden kişinin kendi ekonomik durumuna göre yapılır.
Ancak kişinin fiilen elde ettiği düzenli gelir veya ekonomik destekler somut olayın özelliklerine göre ekonomik durum araştırmasında önem taşıyabilir.
Kadına Her Boşanmada Nafaka Bağlanır Mı?
Hayır.
Kadın olmak tek başına nafaka hakkı doğurmaz.
Yoksulluk nafakasının şartları kadın ve erkek bakımından aynıdır.
Nafaka isteyen tarafın;
boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi,
diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması
ve diğer yasal koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Erkek Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Evet.
Kanunda yoksulluk nafakasını yalnızca kadınların talep edebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Şartları gerçekleştiğinde erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Belirleyici olan cinsiyet değil, ekonomik durum ve kanundaki koşullardır.
Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Evet, belirli şartlarla.
Yoksulluk nafakası alabilmek için kişinin tamamen kusursuz olması gerekmez.
TMK m.175 bakımından önemli olan nafaka isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmamasıdır.
Dolayısıyla az kusurlu veya eşit kusurlu eş, diğer koşullar da bulunuyorsa yoksulluk nafakası alabilir.
Eşit Kusurlu Eş Nafaka Alabilir Mi?
Evet.
Eşit kusurlu olmak tek başına yoksulluk nafakasına engel değildir.
Nitekim 2026 yılında yayımlanan bir Yargıtay kararında tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları, kadının çalışmadığı ve gelirinin bulunmadığı tespit edilerek boşanmakla yoksulluğa düşeceği kabul edilmiş ve yoksulluk nafakası koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir.
Ağır Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Hayır.
Nafaka talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olması hâlinde TMK m.175'teki yoksulluk nafakası koşulu gerçekleşmez.
Burada önemli olan kişinin kusurlu olup olmaması değil, kusurunun karşı taraftan daha ağır olup olmadığıdır.
Tam Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Diğer eş kusursuz ise tam kusurlu eşin yoksulluk nafakası talebinin kabul edilmesi mümkün değildir.
Çünkü bu durumda nafaka isteyen eş açıkça diğer taraftan daha ağır kusurludur.
Ancak dava devam ederken verilen tedbir nafakası bakımından aynı kusur şartı uygulanmaz.
Nafaka Ödeyecek Eşin Kusurlu Olması Şart Mıdır?
Hayır.
TMK m.175 açıkça nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle yoksulluk nafakası;
“Boşanmada kusurlu olan eşin diğer eşe ödediği ceza”
değildir.
Nafakanın temel amacı boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kanundaki kusur şartını taşıyan eşin geçimine katkı sağlamaktır.
Aldatan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Bu sorunun cevabı otomatik değildir.
Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışın somut dosyadaki kusur derecesine etkisi değerlendirilmelidir.
Eğer nafaka isteyen eş boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu kabul edilirse yoksulluk nafakası alamaz.
Ancak dava devam ederken tedbir nafakası bakımından farklı kurallar uygulanır.
Dolayısıyla;
“Aldattıysa hiçbir şekilde nafaka alamaz.”
şeklinde bütün nafaka türleri bakımından geçerli bir kural yoktur.
Fiziksel Şiddet Uygulayan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Yoksulluk nafakası bakımından tarafların toplam kusur durumu değerlendirilir.
Fiziksel şiddet önemli bir kusur olmakla birlikte mahkeme tarafların tüm ispatlanmış davranışlarını karşılaştırır.
Nafaka isteyen eş diğer eşten daha ağır kusurlu bulunursa yoksulluk nafakası alamaz.
Tedbir nafakasında ise yoksulluk nafakasındaki kusur şartı uygulanmaz.
Psikolojik veya Ekonomik Şiddet Nafakayı Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
Psikolojik veya ekonomik şiddet boşanmadaki kusur belirlemesine etki edebilir.
Bu nedenle yoksulluk nafakası isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olup olmadığının belirlenmesinde bu davranışlar dikkate alınabilir.
Ancak nafaka miktarı yalnızca kusurun ağırlığına göre belirlenmez.
Tarafların ekonomik koşulları da esas alınır.
Yoksulluk Nafakası İçin Talep Gerekir Mi?
Evet.
Yoksulluk nafakası talebe bağlıdır.
Tedbir nafakasının aksine mahkeme boşanmanın kesinleşmesinden sonraki dönem için kendiliğinden yoksulluk nafakası veremez.
Bu nedenle talebin usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi önemlidir.
Dava Dilekçesinde Nafaka İstenmezse Sonradan İstenebilir Mi?
Yoksulluk nafakası boşanmanın fer'î sonuçlarından biridir ve boşanma davası içerisinde usulüne uygun şekilde talep edilebilir.
Boşanma davasında istenmemiş olması hâlinde TMK m.178'deki boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin zamanaşımı düzenlemesi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan açık biçimde vazgeçmeleri veya bu konuda kesin hüküm oluşması hâlinde durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle;
“Boşanmada nafaka istemedim, istediğim zaman sonradan açarım.”
şeklinde genel bir kabul doğru değildir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Alınabilir Mi?
Evet.
Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk ve iştirak nafakasına ilişkin düzenleme yapabilir.
Nafakanın miktarı, ödeme zamanı ve şartları protokolde açıkça gösterilebilir.
Ancak özellikle çocuklara ilişkin hükümler yalnızca anne ve babanın ekonomik anlaşmasına bırakılmış değildir; hâkim çocuğun menfaatini gözetir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafakadan Vazgeçilebilir Mi?
Eşler kendi aralarındaki yoksulluk nafakası bakımından protokolde düzenleme yapabilir ve nafaka talep etmeyebilir.
Ancak eşin kendi yoksulluk nafakasından vazgeçmesi ile çocuğun iştirak nafakasının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.
Çocuğun bakım hakkı ve üstün yararı ayrıca korunur.
Yargıtayın güncel kararlarında da iştirak nafakasının çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin ekonomik gücü oranında katılımını sağlayan bir yükümlülük olduğu vurgulanmaktadır.
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen anne veya babanın müşterek çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılması amacıyla ödenen nafakadır.
TMK m.182/2 kapsamında velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyn çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Çocuk İçin Nafaka Bağlanmasının Şartları Nelerdir?
Çocuk nafakasında temel ölçüt;
çocuğun ihtiyaçları
ile
anne ve babanın ekonomik güçleridir.
TMK m.330 kapsamında nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır.
Yargıtay uygulamasında da çocuğun yaşı, eğitimi, ihtiyaçları ve tarafların sosyal-ekonomik durumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Çocuk Nafakasında Kusur Önemli Midir?
Hayır.
İştirak nafakası anne veya babanın boşanmadaki kusurunu cezalandırmak amacıyla verilmez.
Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünden kaynaklanır.
Bu nedenle;
“Boşanmada kusursuzum, çocuk nafakası ödemem.”
şeklindeki savunma hukuken geçerli değildir.
Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyn, ekonomik gücü oranında çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür.
Velayeti Alamayan Baba Mutlaka Nafaka Öder Mi?
Çocuğun ihtiyaçları ve babanın ekonomik gücü bulunuyorsa iştirak nafakası gündeme gelir.
Ancak kanun yalnızca babaya yükümlülük yüklememektedir.
Velayet babaya verilmişse ekonomik koşulları bulunan anne de çocuk için iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.
Anne Çocuk İçin Nafaka Öder Mi?
Evet.
İştirak nafakası bakımından kadın-erkek ayrımı bulunmamaktadır.
Velayet babaya verilmişse anne de ekonomik gücü oranında müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak zorundadır.
Çocuğun Nafakası Neleri Kapsar?
İştirak nafakası yalnızca yemek masrafından ibaret değildir.
Yargıtayın güncel kararında iştirak nafakasının;
yiyecek,
giyecek,
barınma,
sağlık,
eğitim ve öğretim,
ulaşım,
harçlık,
dinlenme,
sosyal ve kültürel ihtiyaçlar
ile çocuğun yaşı ve gelişimine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderleri kapsadığı belirtilmektedir.
Özel Okul Ücreti Nafakaya Dahil Edilir Mi?
Çocuğun eğitim giderleri iştirak nafakasının belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Ancak özel okul giderinin hangi ölçüde dikkate alınacağı;
tarafların ekonomik güçleri,
çocuğun önceki eğitim düzeni,
okulun niteliği,
tarafların bu konudaki önceki tutumları
ve somut olayın diğer koşullarına göre değerlendirilir.
Her özel okul ücreti otomatik olarak diğer ebeveyne yüklenmez.
Çocuğun Sağlık ve Rehabilitasyon Giderleri Nafakayı Etkiler Mi?
Evet.
Özellikle özel sağlık ihtiyacı, engellilik, özel eğitim, rehabilitasyon veya sürekli tedavi gerektiren durumlarda çocuğun gerçek ve zorunlu giderleri iştirak nafakası belirlenirken önem taşır.
Çocuğun olağanüstü bakım ihtiyacının bulunması nafaka miktarını doğrudan etkileyebilir.
Ancak ileri sürülen giderlerin gerçekliği, sürekliliği ve zorunluluğu gerektiğinde belge ve kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
Çocuk İçin Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kanunda;
“Bir çocuk için maaşın yüzde şu kadarı nafaka olur.”
şeklinde sabit bir oran bulunmamaktadır.
Mahkeme;
çocuğun yaşını,
eğitim durumunu,
sağlık ihtiyaçlarını,
yaşam standardını,
anne ve babanın gelirlerini,
malvarlıklarını,
zorunlu giderlerini
ve somut olayın diğer ekonomik koşullarını değerlendirir.
TMK m.330 ve Yargıtay uygulaması da miktarın çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenmesini öngörmektedir.
Nafaka Maaşın Yüzde Kaçı Olur?
Sabit bir yüzde yoktur.
Mahkemeler;
%10, %20, %25 veya %50
şeklinde kanunen belirlenmiş bir formül kullanmaz.
Nafaka miktarı her dosyanın koşullarına göre takdir edilir.
Bu nedenle yalnızca nafaka yükümlüsünün maaşına bakılarak hesap yapılması eksik olur.
Nafaka Miktarında Tarafların Gelir Farkı Önemli Midir?
Evet.
Özellikle yoksulluk nafakasında tarafların gerçek ekonomik durumları ve ödeme gücü önemlidir.
Ancak;
“Diğer eş benden çok daha fazla kazanıyor.”
tespiti tek başına nafaka hakkı doğurmaz.
Öncelikle nafaka türünün kanuni şartlarının oluşması gerekir.
Nafaka Ödeyecek Kişinin Çok Yüksek Geliri Varsa İstenen Her Miktar Verilir Mi?
Hayır.
Yüksek gelir nafaka miktarının belirlenmesinde önemli olmakla birlikte talep edilen miktarın otomatik olarak kabulünü gerektirmez.
Nafakanın niteliği, ihtiyaç, tarafların ekonomik durumları ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.
Yargıtay da nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün ekonomik koşullarını dikkate almaktadır.
Nafaka Ödeyecek Eşin Geliri Yoksa Ne Olur?
Gerçek ödeme gücü nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Ancak kişinin yalnızca;
“Çalışmıyorum.”
demesi her zaman ekonomik gücünün bulunmadığını göstermez.
Malvarlığı, kira gelirleri, banka hareketleri, mesleği, fiilî çalışma durumu ve diğer ekonomik imkânları araştırılabilir.
Kayıt Dışı Çalışan Eşin Geliri Nasıl Belirlenir?
SGK kaydının bulunmaması kişinin hiçbir gelirinin bulunmadığını kesin olarak göstermez.
Somut olayın özelliklerine göre;
mesleği,
yaşam standardı,
banka hareketleri,
taşınmaz ve araçları,
ticari faaliyetleri
ve diğer ekonomik göstergeler değerlendirilebilir.
Bu nedenle sosyal ve ekonomik durum araştırmasının gerçek fiilî durumu yansıtması önemlidir.
Şirket Sahibi Eşin Nafakası Nasıl Belirlenir?
Yalnızca bordrodaki veya şirketten görünen maaşa bakılması her zaman gerçek ekonomik gücü göstermeyebilir.
Şirket ortaklığı, kâr payları, banka hareketleri, taşınmazlar, araçlar ve diğer malvarlığı unsurları somut olayın koşullarına göre önem taşıyabilir.
Amaç nafaka yükümlüsünün gerçek ödeme gücünün belirlenmesidir.
Lüks Yaşam Tarzı Nafaka Miktarını Etkiler Mi?
Yaşam standardı ekonomik durum araştırmasında yardımcı bir gösterge olabilir.
Ancak sosyal medya fotoğrafları, lüks araç kullanımı veya tatil görüntüleri tek başına kesin gelir tespiti değildir.
Bu verilerin mümkün olduğunca banka, şirket, tapu, araç ve diğer objektif kayıtlarla desteklenmesi gerekir.
Nafaka İçin Banka Kayıtları İstenebilir Mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli ve ölçülü olduğu ölçüde ekonomik durumun belirlenmesinde banka kayıtları önem taşıyabilir.
Özellikle beyan edilen gelir ile fiilî ekonomik hareketlilik arasında ciddi fark bulunduğu ileri sürülüyorsa objektif ekonomik kayıtlar önem kazanır.
Ancak sınırsız ve belirsiz bir ekonomik araştırma yerine nafaka uyuşmazlığıyla bağlantılı taleplerin somutlaştırılması daha sağlıklı olacaktır.
SGK Kayıtları Nafaka İçin Önemli Midir?
Evet.
Tarafların çalışıp çalışmadığı, işveren bilgileri ve sigortalılık durumları ekonomik araştırmada önemlidir.
Ancak SGK kaydı tek başına gerçek ekonomik gücü her zaman göstermez.
Kayıt dışı çalışma veya başka gelir kaynakları bulunabilir.
Tapu ve Araç Kayıtları Nafaka Miktarını Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
Tarafların taşınmaz ve araçlarının bulunması genel ekonomik durum değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Ancak her malvarlığı aynı gelir üretme kapasitesine sahip değildir.
Örneğin kişinin oturduğu tek konut ile yüksek kira getirisi sağlayan çok sayıda taşınmaz aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Nafaka Miktarında Borçlar Dikkate Alınır Mı?
Gerçek ve zorunlu borçlar ödeme gücünün belirlenmesinde değerlendirilebilir.
Ancak nafaka yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla oluşturulan veya hayatın olağan akışına aykırı borçlanmalar farklı değerlendirilmelidir.
Mahkeme bütün ekonomik tabloyu dikkate alır.
Kredi Ödemesi Nafakayı Azaltır Mı?
Otomatik olarak hayır.
Kredinin;
hangi amaçla çekildiği,
ne zaman kullanıldığı,
zorunlu olup olmadığı
ve kişinin toplam ekonomik gücü değerlendirilmelidir.
Kişinin kendi tercihiyle yüksek miktarda kredi borcu altına girmesi çocukların bakım yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kira Ödeyen Eşin Durumu Dikkate Alınır Mı?
Evet.
Barınma gideri kişinin zorunlu yaşam giderlerinden biridir.
Tarafların kira, konut ve diğer zorunlu giderleri nafaka miktarı belirlenirken ekonomik tablo içerisinde değerlendirilebilir.
Yeniden Evlenen Nafaka Alabilir Mi?
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden sona erer.
TMK m.176 ayrıca taraflardan birinin ölümü hâlinde de irat biçimindeki nafakanın kendiliğinden kalkmasını düzenlemektedir.
Başka Biriyle Birlikte Yaşayan Kişinin Nafakası Kesilir Mi?
TMK m.176 uyarınca nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde nafaka kendiliğinden değil, mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
Dolayısıyla yalnızca sevgilisinin bulunması ile fiilen evliymiş gibi ortak hayat sürdürmek aynı şey değildir.
Somut yaşam düzeninin ortaya konulması gerekir.
Nafaka Alan Kişi İşe Girerse Nafaka Otomatik Kesilir Mi?
Hayır.
İşe girmek nafakayı kendiliğinden sona erdirmez.
Yeni gelir kişinin yoksulluğunu tamamen ortadan kaldırıyorsa nafakanın kaldırılması; ekonomik dengede önemli değişiklik meydana gelmişse azaltılması gündeme gelebilir.
Bunun için koşullarına göre mahkemeye başvurulması gerekir.
Nafaka Alan Kişinin Geliri Artarsa Ne Olur?
Ekonomik koşullardaki değişiklik nafakanın azaltılması veya kaldırılması talebine konu olabilir.
TMK m.176 kapsamında yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.
Nafaka Ödeyen Kişinin Geliri Düşerse Ne Olur?
Ödeme gücünde sonradan önemli ve gerçek bir azalma meydana gelirse nafakanın azaltılması talep edilebilir.
Ancak geçici veya muvazaalı gelir düşüşleri ile kalıcı ekonomik değişiklikler birbirinden ayrılmalıdır.
İşten Ayrılmak Nafakayı Otomatik Olarak Kaldırır Mı?
Hayır.
İşten ayrılmak mevcut nafaka kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Nafaka yükümlüsü ekonomik durumunun esaslı biçimde değiştiğini ileri sürüyorsa koşullarına göre nafakanın azaltılması veya kaldırılması için dava açmalıdır.
Nafaka Sonradan Artırılabilir Mi?
Evet.
Özellikle çocuğun büyümesi, eğitim ve sağlık giderlerinin artması, ekonomik koşulların değişmesi ve tarafların gelirlerinde önemli değişiklik meydana gelmesi hâlinde nafaka miktarının yeniden belirlenmesi istenebilir.
Çocuk nafakası bakımından TMK m.331 durumun değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafakayı yeniden belirleyebileceğini düzenlemektedir.
Nafaka Sonradan Azaltılabilir Mi?
Evet.
Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün ciddi biçimde azalması veya nafaka alacaklısının ekonomik durumunun önemli ölçüde iyileşmesi gibi değişiklikler nafakanın azaltılmasını gündeme getirebilir.
Her değişiklik otomatik indirim sebebi değildir.
Yeni koşulların nafaka dengesini esaslı biçimde değiştirmesi gerekir.
Nafaka Her Yıl Otomatik Artar Mı?
Hayır.
Kararda gelecek yıllara ilişkin artış oranı belirlenmişse bu hüküm uygulanır.
TMK m.330 kapsamında hâkim istem hâlinde çocuk nafakasının gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Yoksulluk nafakası bakımından da gelecek yıllardaki artışa ilişkin talepte bulunulabilir.
Nafaka Kaç Yıl Ödenir?
Nafaka türüne göre cevap değişir.
Tedbir nafakası kural olarak dava sürecindeki geçici dönem içindir.
İştirak nafakası bakımından ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun erginliğine kadar devam eder.
Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa TMK m.328 kapsamında anne ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlü olabilir.
Yoksulluk nafakası bakımından ise TMK m.175'te hâlen “süresiz olarak” ibaresi bulunmaktadır. Bununla birlikte bu ifade nafakanın her koşulda ömür boyu ve hiçbir şekilde kaldırılamayacağı anlamına gelmez. TMK m.176'daki sona erme ve kaldırılma nedenleri uygulanır.
Süresiz Nafaka Hâlâ Geçerli Mi?
Evet.
30 Eylül 2026 itibarıyla TMK m.175'teki “süresiz olarak” ibaresi yürürlüktedir.
Anayasa Mahkemesi, E.2025/91, K.2025/82 sayılı ve 27.03.2025 tarihli kararında bu ibarenin iptali talebini incelemiştir.
Ancak “süresiz” ifadesi nafakanın şartlar değişse dahi mutlaka ömür boyu ödeneceği anlamına gelmez.
Yoksulluk Nafakası Hangi Hâllerde Sona Erer?
TMK m.176 uyarınca irat biçimindeki yoksulluk nafakası;
nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer.
Nafaka alacaklısının;
evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması,
yoksulluğunun ortadan kalkması
veya haysiyetsiz hayat sürmesi
hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
Çocuk 18 Yaşına Gelince İştirak Nafakası Ne Olur?
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun erginliğine kadar devam eder.
Bu nedenle iştirak nafakası da kural olarak erginlikle sona erer.
Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa TMK m.328/2 kapsamında anne ve babanın eğitim sona erinceye kadar bakım yükümlülüğü devam edebilir.
Bu aşamadaki talebin hukuki niteliği artık ergin olmayan çocuk için ödenen klasik iştirak nafakasından farklı değerlendirilir.
Üniversite Okuyan 18 Yaşından Büyük Çocuk Nafaka Alabilir Mi?
Koşulları varsa evet.
Çocuğun eğitimi devam ediyorsa anne ve babanın ekonomik durumlarına göre eğitim sona erinceye kadar bakım yükümlülüğü devam edebilir.
Ancak ergin çocuk bakımından talebin kim tarafından ve hangi hukuki sebebe dayanılarak ileri sürüleceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Nafaka Kararı Verilirken Kusur Mu Gelir Mi Daha Önemlidir?
Nafaka türüne göre değişir.
Tedbir nafakasında ihtiyaç ve tarafların ekonomik koşulları ön plandadır; yoksulluk nafakasındaki kusur şartı aranmaz.
Yoksulluk nafakasında hem yoksulluğa düşme hem de nafaka isteyen tarafın diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
İştirak nafakasında ise çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik güçleri esastır; boşanmadaki eş kusuru belirleyici değildir.
Bu ayrım yapılmadan nafaka konusunda doğru değerlendirme yapılamaz.
Nafaka Talebine Karşı Nasıl Savunma Yapılmalıdır?
Nafaka talebine karşı savunma yapılırken yalnızca;
“Talep edilen nafaka çok yüksek.”
denilmesi çoğu zaman yeterli değildir.
Öncelikle hangi nafaka türünün talep edildiği belirlenmelidir.
Yoksulluk nafakası söz konusuysa;
Talep eden eş boşanmayla gerçekten yoksulluğa düşecek mi?
Düzenli geliri var mı?
Taşınmaz veya kira geliri bulunuyor mu?
Diğer eşten daha ağır kusurlu mu?
Gerçek aylık zorunlu giderleri ne kadar?
soruları değerlendirilmelidir.
Çocuk nafakasında ise;
Çocuğun gerçek ve zorunlu giderleri nelerdir?
İleri sürülen giderler belgeli midir?
Özel okul, kurs, sağlık veya rehabilitasyon giderleri düzenli midir?
Anne ve babanın gerçek gelirleri nedir?
Giderlerin hangi bölümü diğer ebeveyn tarafından zaten karşılanmaktadır?
hususları incelenmelidir.
Fahiş Nafaka Talebine Nasıl İtiraz Edilir?
Talebin fahiş olduğu yalnızca soyut biçimde ileri sürülmemelidir.
Talep edilen miktarın;
gerçek ihtiyaçlarla,
tarafların gelirleriyle,
zorunlu giderlerle
ve ödeme gücüyle
neden bağdaşmadığı somut olarak açıklanmalıdır.
Özellikle çocuk giderleri bakımından ileri sürülen her harcamanın zorunlu ve sürekli olup olmadığı incelenmelidir.
Buna karşılık çocukların gerçek eğitim, sağlık ve bakım ihtiyaçları da küçümsenmemelidir.
Amaç mümkün olan en düşük veya en yüksek nafakayı belirlemek değil, somut ekonomik koşullara uygun ve hakkaniyetli miktarı tespit etmektir.
Nafaka Talep Eden Tarafın Gerçek Geliri Nasıl Araştırılır?
Somut olayın özelliklerine göre;
SGK kayıtları,
maaş kayıtları,
banka hesapları,
tapu kayıtları,
araç kayıtları,
şirket ortaklıkları,
vergi kayıtları
ve diğer ekonomik veriler araştırılabilir.
Aynı araştırma nafaka yükümlüsü bakımından da yapılabilir.
Tarafların yalnızca mahkemeye bildirdikleri gelirlerle yetinilmesi her zaman gerçek ekonomik durumu ortaya çıkarmayabilir.
Nafaka İçin Yaşam Standardı Önemli Midir?
Evet.
Özellikle çocuğun boşanma öncesindeki yaşam koşulları ve tarafların gerçek ekonomik seviyeleri nafaka miktarının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ancak nafaka, boşanma öncesindeki bütün lüks harcamaların diğer tarafa aynen yüklenmesi anlamına gelmez.
İhtiyaç ile ödeme gücü arasında makul bir denge kurulmalıdır.
Nafaka Talebinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
En sık karşılaşılan hatalardan biri bütün nafaka türlerinin aynı kurallara tabi olduğunun düşünülmesidir.
Örneğin;
“Kusurlu olduğu için tedbir nafakası alamaz.”
“Çalıştığı için yoksulluk nafakası alamaz.”
“Boşanmada kusursuz olduğum için çocuğa nafaka ödemem.”
“Maaşımın en fazla yüzde 25'i nafaka olabilir.”
“Yoksulluk nafakası her durumda ömür boyudur.”
şeklindeki genellemeler hukuken doğru değildir.
Her nafaka türünün şartları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Güncel Yargıtay Uygulamasında Nafaka Nasıl Değerlendiriliyor?
Yargıtay uygulamasında nafaka konusunda temel ayrım nafakanın türüne göre yapılmaktadır.
Tedbir nafakası bakımından TMK m.169 gereğince hâkimin boşanma davası devam ederken eşlerin ekonomik durumlarını ve çocukların ihtiyaçlarını değerlendirerek gerekli geçici önlemleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Yoksulluk nafakasında ise TMK m.175 gereğince nafaka isteyen eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması aranmaktadır. Güncel Yargıtay kararında eşit kusurlu, çalışmayan ve geliri bulunmayan kadının yoksulluk nafakası koşullarını taşıdığı kabul edilmiştir.
Buna karşılık düzenli geliri ve malvarlığı bulunan kişinin asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılayabildiği somut olaylarda yoksulluk nafakası reddedilebilmektedir.
İştirak nafakasında ise çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderleri ile anne ve babanın ekonomik güçleri esas alınmaktadır. Yargıtayın güncel kararlarında iştirak nafakasının yalnızca temel gıda giderlerinden ibaret olmadığı; sağlık, eğitim, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçları da kapsadığı vurgulanmaktadır.
Sonuç
Boşanma davasında nafaka bağlanıp bağlanmayacağı öncelikle hangi nafaka türünün söz konusu olduğuna göre belirlenir.
Dava devam ederken eş ve çocukların korunması amacıyla tedbir nafakası gündeme gelir.
Tedbir nafakasında yoksulluk nafakasındaki gibi diğer eşten daha ağır kusurlu olmama şartı aranmaz.
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki dönem için eş lehine yoksulluk nafakası bağlanabilmesi için nafaka isteyen tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise şart değildir.
Müşterek çocuk lehine iştirak nafakası belirlenirken anne ve babanın boşanmadaki kusurundan ziyade çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin ekonomik güçleri esas alınır.
Çalışıyor olmak da yoksulluk nafakasına tek başına engel değildir.
Asıl soru;
“Kişinin geliri var mı?”
değil,
“Kişinin mevcut gelir ve malvarlığı boşanma sonrasında onu yoksulluktan kurtarmaya yeterli mi?”
sorusudur.
Bu nedenle nafaka değerlendirmesinde;
tarafların gerçek gelirleri,
malvarlıkları,
düzenli giderleri,
yaşam koşulları,
nafakanın türü,
yoksulluk durumu,
kusur dereceleri
ve çocuk söz konusuysa çocuğun gerçek ihtiyaçları
birlikte değerlendirilmelidir.
Kanunda maaşın belirli bir yüzdesinin nafaka olarak bağlanacağına ilişkin sabit bir formül bulunmamaktadır.
Aynı şekilde;
“Kadına mutlaka nafaka verilir.”
“Erkek nafaka alamaz.”
“Çalışan eş nafaka alamaz.”
“Kusurlu eş hiçbir nafaka alamaz.”
“Çocuk nafakası boşanmadaki kusura göre belirlenir.”
şeklindeki genellemeler doğru değildir.
Nafaka uyuşmazlığında doğru değerlendirme ancak nafaka türü, gerçek ekonomik durum, ihtiyaç, ödeme gücü ve ilgili nafaka bakımından kanunun aradığı özel şartlar ayrı ayrı incelenerek yapılabilir.
Boşanma Davasında Nafaka Hakkında Hukuki Destek
Boşanma davalarında tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası taleplerinin birbirinden ayrılarak ileri sürülmesi; tarafların gerçek gelir ve malvarlıklarının araştırılması ve özellikle çocukların zorunlu eğitim, sağlık, bakım ve gelişim giderlerinin somutlaştırılması önemlidir.
Nafaka talebinin kabulü kadar talep edilen miktarın gerçek ekonomik koşullarla uyumlu olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, nafaka artırımı ve azaltılması, nafakanın kaldırılması, velayet, maddi ve manevi tazminat ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.