İcra takibine maruz kalan borçlu, takip konusu borcun tamamına itiraz etmek zorunda değildir. Borcun bir bölümünü kabul edip yalnızca belirli bir kısmına itiraz edilmesi mümkündür. Bu durum kısmi itiraz olarak adlandırılır.
Ancak kısmi itirazın hukuki sonuç doğurabilmesi için borçlunun hangi miktara itiraz ettiğini açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtmesi gerekir. Aksi hâlde yapılan itirazın geçerliliği konusunda sorun yaşanabilir.
Kısmi İtiraz Nedir?
Kısmi itiraz, borçlunun icra takibinde talep edilen alacağın bir bölümünü kabul ederken kalan bölümüne karşı çıkmasıdır.
Örneğin alacaklı 500.000 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış olabilir. Borçlu 300.000 TL borcu bulunduğunu kabul ediyor ancak kalan 200.000 TL'nin mevcut olmadığını düşünüyorsa yalnızca 200.000 TL yönünden itirazda bulunabilir.
Bu durumda takip tamamen değil, itiraz edilen bölüm bakımından durur.
Borcun Bir Kısmına İtiraz Etmek Mümkün Müdür?
Evet.
İcra ve İflas Kanunu m.62 kapsamında borçlu, borcun tamamına veya bir kısmına itiraz edebilir.
Ancak borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa, itiraz edilen borç miktarının açıkça belirtilmesi gerekir.
Bu nedenle “borcun bir kısmına itiraz ediyorum” şeklindeki belirsiz bir ifade yerine itiraz edilen miktarın rakamsal olarak gösterilmesi daha doğru olacaktır.
Kısmi İtiraz Nasıl Yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte kısmi itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirilmelidir.
Örneğin;
“Takip konusu 500.000 TL asıl alacağın 200.000 TL'lik kısmına itiraz ediyorum. 300.000 TL'lik kısım yönünden borca itirazım bulunmamaktadır.”
şeklinde itirazın kapsamı açıkça ortaya konulabilir.
İtiraz dilekçesinin somut dosyanın özelliklerine göre hazırlanması önemlidir.
İtiraz Edilen Miktarın Açıkça Yazılması Gerekir Mi?
Evet. Kısmi itiraz bakımından en önemli hususlardan biri budur.
İİK m.62 uyarınca borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun, itiraz ettiği kısmı ayrıca ve açıkça belirtmesi gerekir.
Örneğin 750.000 TL'lik takipte yalnızca;
“Borcun tamamını kabul etmiyorum, bir kısmına itiraz ediyorum.”
şeklinde bir ifade kullanılması kısmi itiraz bakımından ciddi sorunlara yol açabilir.
Bunun yerine hangi miktarın kabul edildiği ve hangi miktara itiraz edildiği mümkün olduğunca açık yazılmalıdır.
Kısmi İtiraz Takibin Tamamını Durdurur Mu?
Hayır.
Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilmişse, kural olarak takip itiraz edilen bölüm bakımından durur.
Borçlunun itiraz etmediği bölüm ise kesinleşebilir ve alacaklı bu miktar yönünden icra takibine devam edebilir.
Örneğin 500.000 TL'lik takipte 200.000 TL'ye itiraz edilmişse, diğer şartların da mevcut olması hâlinde 300.000 TL yönünden takip devam edebilir.
Bu nedenle kısmi itiraz yapılırken kabul edilen miktarın hukuki sonuçları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
İtiraz Edilmeyen Kısım İçin Haciz Yapılabilir Mi?
Kural olarak evet.
Borçlunun itiraz etmediği ve bu nedenle kesinleşen alacak bölümü yönünden alacaklı takip işlemlerine devam edebilir ve şartları oluştuğunda haciz talebinde bulunabilir.
Borçlunun 500.000 TL'lik takibin 200.000 TL'sine itiraz etmesi, kalan 300.000 TL yönünden takibin otomatik olarak durması anlamına gelmez.
Hem Asıl Alacağa Hem Faize Kısmi İtiraz Yapılabilir Mi?
Evet.
Borçlu asıl alacağın belirli bir bölümüne, işlemiş faize veya talep edilen faiz oranına ayrı ayrı itiraz edebilir.
Örneğin borçlu asıl alacağın 300.000 TL olduğunu kabul ederken alacaklının talep ettiği 100.000 TL işlemiş faizin tamamına itiraz edebilir.
Bu durumda itiraz dilekçesinde;
asıl alacak, işlemiş faiz, işleyecek faiz ve faiz oranı
bakımından hangi kalemlere itiraz edildiğinin açıkça belirtilmesi önemlidir.
Sadece Faize İtiraz Edilebilir Mi?
Evet.
Borçlu asıl alacağın tamamını kabul edip yalnızca işlemiş faize veya uygulanan faiz oranına itiraz edebilir.
Örneğin;
“250.000 TL asıl alacağa itirazımız bulunmamakla birlikte 60.000 TL işlemiş faiz alacağına ve takip sonrası talep edilen faiz oranına itiraz ediyoruz.”
şeklinde bir itiraz yapılabilir.
Böyle bir durumda asıl alacak yönünden takip kesinleşebileceğinden, itirazın kapsamı belirlenirken dikkatli olunmalıdır.
Borcun Bir Kısmı Daha Önce Ödenmişse Ne Yapılmalıdır?
İcra takibinden önce borcun bir kısmı ödenmiş olmasına rağmen alacaklı borcun tamamı üzerinden takip başlatmış olabilir.
Örneğin toplam borç 400.000 TL iken borçlu daha önce 150.000 TL ödeme yapmışsa ancak takip 400.000 TL üzerinden başlatılmışsa, yapılan ödeme kısmi itiraza konu edilebilir.
Bu durumda banka dekontları, makbuzlar, açıklamalı havaleler ve diğer ödeme belgeleri önem kazanır.
Ödemenin hangi borca ilişkin olduğu da ayrıca incelenmelidir.
Birden Fazla Faturadan Yalnızca Birine İtiraz Edilebilir Mi?
Evet.
İcra takibinin birden fazla fatura veya alacak kalemine dayanması hâlinde borçlu bazı faturaları kabul edip diğerlerine itiraz edebilir.
Örneğin takip;
100.000 TL A faturası,
150.000 TL B faturası ve
200.000 TL C faturası
olmak üzere toplam 450.000 TL üzerinden başlatılmış olabilir.
Borçlu yalnızca C faturasındaki 200.000 TL'lik alacağa itiraz ediyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerekir.
Bu tür takiplerde itirazın yalnızca toplam rakam üzerinden değil, mümkünse hangi fatura veya alacak kalemine ilişkin olduğunun da belirtilmesi ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından yararlıdır.
Borcun Bir Kısmı Kabul Edilirse Bu İkrar Sayılır Mı?
Kısmi itiraz hazırlanırken bu konu özellikle dikkate alınmalıdır.
Borçlunun açık biçimde belirli bir miktarı kabul ettiğini bildirmesi, takip hukuku bakımından kabul edilen bölümün kesinleşmesine yol açabilir. Ayrıca kullanılan ifadeler daha sonra taraflar arasındaki uyuşmazlıkta delil ve beyanların değerlendirilmesi bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle gerçek borç miktarı belirlenmeden gelişigüzel şekilde “şu kadarını kabul ediyorum” şeklinde beyanda bulunulmaması gerekir.
Kısmi İtirazdan Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?
Alacaklı, borçlunun itiraz etmediği bölüm yönünden takibe devam edebilir.
İtiraz edilen bölüm yönünden ise takip durur.
Alacaklı bu kısım bakımından somut olayın özelliklerine göre itirazın iptali davası açabilir veya elindeki belgelerin İİK m.68 ve devamındaki şartları karşılaması hâlinde itirazın kaldırılmasını talep edebilir.
Dolayısıyla kısmi itiraz alacağın tamamını ortadan kaldırmaz; yalnızca itiraz edilen miktar bakımından alacaklının takip hukukunda ayrıca işlem yapmasını gerektirir.
İtirazın İptali Davası Yalnızca İtiraz Edilen Kısım İçin Mi Açılır?
Kural olarak uyuşmazlık borçlunun itiraz ettiği ve bu nedenle takibin durduğu bölüm üzerinde yoğunlaşır.
Örneğin 600.000 TL'lik takipte borçlu 150.000 TL'ye itiraz etmiş ve kalan miktar yönünden takip kesinleşmişse, alacaklının itirazı hükümden düşürme ihtiyacı 150.000 TL'lik bölüm bakımından ortaya çıkar.
Bu nedenle icra takibindeki itirazın kapsamı, daha sonra açılacak itirazın iptali davasının kapsamı bakımından da önemlidir.
Kısmi İtirazda İcra İnkâr Tazminatı İstenebilir Mi?
Şartları mevcutsa evet.
Alacaklı itiraz edilen kısım yönünden itirazın iptali davası açabilir ve İİK m.67'deki şartların gerçekleşmesi hâlinde icra inkâr tazminatı talep edebilir.
Ancak tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği; alacağın niteliği, likit olup olmadığı, tarafların talepleri ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Kısmi itiraz yapılmış olması tek başına borçlunun tazminata mahkûm edileceği anlamına gelmez.
Kısmi İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte kısmi itiraz da diğer borca itirazlar gibi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde yapılmalıdır.
Süre geçirildiğinde itiraz edilmeyen veya süresinde itiraz edilemeyen alacak bakımından takip kesinleşebilir.
Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.
Usulsüz Tebligat Varsa Kısmi İtiraz Yapılabilir Mi?
Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği düşünülüyorsa öncelikle tebligat işleminin hukuka uygun olup olmadığı incelenmelidir.
Usulsüz tebligat hâlinde öğrenme tarihi ve tebliğ tarihinin düzeltilmesi gündeme gelebilir. Bu durum 7 günlük itiraz süresinin hesabını doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle tebligat mazbatası görülmeden itiraz süresinin kesin olarak geçtiği sonucuna varılmamalıdır.
Kambiyo Takibinde Kısmi İtiraz Yapılabilir Mi?
Çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takiplerde de borcun tamamına veya bir bölümüne yönelik itirazlar gündeme gelebilir.
Ancak kambiyo takibindeki itiraz süresi, başvuru mercii ve hukuki sonuçlar genel haciz yoluyla ilamsız takipten farklıdır.
Bu nedenle ödeme emri alındığında ilk olarak takibin türü belirlenmelidir.
Kısmi İtirazda En Sık Yapılan Hata Nedir?
En önemli hata, itiraz edilen miktarın açıkça belirtilmemesidir.
“Borcun bir kısmına itiraz ediyorum”, “fazlaya itiraz ediyorum” veya “borcun tamamını kabul etmiyorum” gibi belirsiz ifadeler kısmi itirazın kapsamı konusunda uyuşmazlık yaratabilir.
İkinci önemli hata ise asıl alacağa itiraz edilirken faiz, feriler ve takip masraflarının hiç değerlendirilmemesidir.
İtiraz dilekçesi hazırlanırken asıl alacak, işlemiş faiz, faiz oranı ve diğer feriler ayrı ayrı incelenmelidir.
Borcun Tamamına mı Yoksa Bir Kısmına mı İtiraz Edileceği Nasıl Belirlenir?
Bu karar ödeme emri tek başına incelenerek verilmemelidir.
Takip dayanağı sözleşme, faturalar, banka hareketleri, ödeme dekontları, cari hesap kayıtları, senetler ve taraflar arasındaki diğer belgeler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle ticari ilişkilerde taraflar arasında çok sayıda ödeme ve fatura bulunabileceğinden gerçek bakiye ile takipte talep edilen bakiye farklı olabilir.
Bu nedenle kısmi itirazdan önce gerçek borç miktarının mümkün olduğunca net biçimde belirlenmesi önemlidir.
Sonuç
İcra takibinde borcun bir kısmına itiraz edilebilir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borcun tamamına veya yalnızca belirli bir kısmına itiraz edebilir.
Ancak kısmi itiraz yapılacaksa itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.
Borcun yalnızca bir bölümüne itiraz edildiğinde takip kural olarak itiraz edilen kısım bakımından durur; itiraz edilmeyen bölüm yönünden ise takip devam edebilir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Bu nedenle ödeme emri alındığında yalnızca “borç var mı yok mu?” sorusuna değil; gerçek borç miktarı, yapılan ödemeler, faiz hesabı, takipte talep edilen feriler ve hangi bölümün itiraz konusu yapılacağına birlikte bakılmalıdır.
İcra Takiplerinde Hukuki Destek
Kısmi itiraz, borca itiraz, faize itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, usulsüz tebligat, haciz, ihtiyati haciz, menfi tespit ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarında takip dosyasının dayanak belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, borca itiraz, kısmi itiraz, faize itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, haciz, ihtiyati haciz, menfi tespit, istirdat, ihalenin feshi ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.