Hakaret Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?

Eşlerin evlilik içerisinde zaman zaman tartışması tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak tartışmaların hakaret, küfür, aşağılama, küçük düşürme veya kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşması halinde durum değişebilir.

Eşe yönelik hakaret, somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusurlu davranış olarak kabul edilebilir. Hakaretin sürekli olması şart değildir; kullanılan sözün ağırlığı, söylendiği ortam, tekrar edip etmediği ve evlilik birliği üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca evlilik birliği, ortak hayatın devamı eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa boşanmaya karar verilebilir. Hakaret ve aşağılayıcı sözler de bu temel sarsılmaya yol açan kusurlu davranışlar arasında yer alabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da eşe hakaret edilmesinin kusur belirlemesinde dikkate alındığı çok sayıda örnek bulunmaktadır. Örneğin 25 Nisan 2024 tarihli bir kararda erkeğin eşine hakaret etmesi, diğer kusurlarla birlikte değerlendirilmiş ve tarafların toplam kusur derecesinin belirlenmesinde etkili olmuştur.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından hakarete dayalı boşanma dosyası hazırlanırken yalnızca;

“Eşim bana sürekli hakaret etti.”

şeklinde genel bir ifade kullanılmamalı; hangi sözlerin, yaklaşık hangi tarihlerde, hangi ortamda söylendiği ve bunların hangi delillerle ispatlanacağı mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.

Eşe Hakaret Etmek Boşanmada Kusur Mudur?

Kural olarak evet.

Eşe yönelik aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü sözler boşanmaya sebep olan olaylarda kusur olarak değerlendirilebilir.

Örneğin eşe sürekli olarak;

  • “Şerefsiz”
  • “Beceriksiz”
  • “Senden eş olmaz”
  • “Sen hiçbir işe yaramazsın”
  • “Ailen de senin gibi”
  • Ağır küfür veya sinkaf içeren sözler

söylenmesi kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında kadının erkeğe hakaret etmesi diğer kusurlu davranışlarla birlikte açıkça kusur tespitine dahil edilmiştir.

Ancak mahkeme yalnızca kullanılan kelimeye değil, olayın bütününe bakar.

Bir Kez Hakaret Etmek Boşanma Sebebi Olur Mu?

Tek bir hakaretin her durumda boşanma kararı doğuracağı söylenemez.

Buna karşılık kullanılan söz son derece ağırsa ve eşin kişilik haklarını ciddi biçimde ihlal etmişse tek bir olay da önemli olabilir.

Mahkeme;

  • Hakaretin ağırlığını,
  • Söylendiği ortamı,
  • Öncesinde ve sonrasında yaşanan olayları,
  • Evlilik ilişkisinin genel durumunu

birlikte değerlendirir.

Örneğin sıradan bir tartışma sırasında söylenen kaba bir söz ile eşe sürekli şekilde onur kırıcı küfürler edilmesi aynı ağırlıkta değildir.

Dolayısıyla;

“Bir kez kötü söz söyledi, kesin boşanma sebebidir.”

veya;

“Bir kez söylendiyse hiç önemi yoktur.”

şeklindeki iki yaklaşım da doğru değildir.

Sürekli Küfür Etmek Daha Ağır Kusur Sayılır Mı?

Süreklilik davranışın ağırlığını artırabilir.

Eşin hemen her tartışmada;

  • Küfür etmesi,
  • Aşağılaması,
  • Çocukların veya üçüncü kişilerin yanında küçük düşürmesi

evlilik birliğinin devamını ciddi şekilde etkileyebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3789 Esas sayılı kararında eşine sürekli hakaret eden tarafın davranışı kusur değerlendirmesinde esas alınmış; kararın önceki aşamasında sürekli alkol alıp eşine hakaret eden eşin ağır kusuru tartışılmıştır.

Bu nedenle bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından sistematik hakaret iddiası hazırlanırken davranışın sürekliliğini gösteren tanık ve mesaj gibi deliller önem taşıyabilir.

Eşin Ailesine Hakaret Etmek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Hakaret yalnızca doğrudan eşe yöneltilmiş olmak zorunda değildir.

Eşin;

  • Annesine,
  • Babasına,
  • Kardeşlerine

sistematik biçimde ağır hakaret edilmesi, özellikle bu davranışın eşe yönelik aşağılama amacı taşıması halinde evlilik birliğini etkileyebilir.

Ancak eşlerin aile fertleri arasında yaşanan her tartışma doğrudan eşe kusur olarak yüklenmez.

Örneğin eşin annesi hakaret etmişse, diğer eşin bundan sorumlu tutulabilmesi için bu davranışı desteklemesi veya müdahaleye sistematik şekilde izin vermesi gibi ayrıca değerlendirilmesi gereken olgular bulunabilir.

Eşe “Şerefsiz” Demek Boşanmada Kusur Mudur?

Bu tür ağır aşağılayıcı sözler kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay kararlarına konu boşanma dosyalarında “şerefsiz” gibi kişilik değerlerini doğrudan hedef alan ifadeler sözel ve psikolojik şiddet kapsamında değerlendirmeye alınmaktadır.

Ancak mahkeme yine de sözün gerçekten söylendiğinin ispat edilip edilmediğine bakacaktır.

Yalnızca;

“Bana şerefsiz dedi.”

şeklindeki tartışmalı bir iddia, karşı taraf açıkça inkâr ediyorsa tek başına yeterli olmayabilir.

Eşin Namusuna veya Sadakatine İlişkin Hakaretler Daha Ağır Mıdır?

Eşin sadakatsiz olduğu yönünde dayanaksız, ağır ve küçük düşürücü ithamlarda bulunulması kusur bakımından önemlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25 Nisan 2024 tarihli kararına konu dosyada erkeğin eşini başka erkeklerle ilişki yaşamakla suçlaması, hakaret ve iftira iddialarıyla birlikte değerlendirilmiş; hakaret davranışının ceza dosyasıyla sabit olduğu belirtilmiştir.

Bu nedenle;

“Sen zaten herkese gidiyorsun.”

gibi kişinin cinsel veya ahlaki saygınlığını hedef alan ağır ithamlar, somut olayın koşullarına göre sıradan bir kaba sözden daha ciddi kabul edilebilir.

Hakaret Manevi Tazminat Sebebi Olur Mu?

Koşulları varsa evet.

Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesine göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

Hakaret doğrudan kişinin;

  • Onurunu,
  • Şerefini,
  • Saygınlığını

hedef alabildiğinden manevi tazminat bakımından önemli olabilir.

Ancak hakaret ispatlandı diye otomatik olarak manevi tazminata hükmedilmez.

Tazminat isteyen eşin kusur durumu ve kişilik hakkına yönelik saldırının ağırlığı ayrıca değerlendirilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararlarında kusur derecesindeki hatanın maddi ve manevi tazminat sonucunu doğrudan etkilediği vurgulanmaktadır.

Karşılıklı Hakaret Halinde Ne Olur?

Tarafların birbirlerine karşılıklı olarak hakaret etmesi mümkündür.

Bu durumda yalnızca bir eşin hakareti değerlendirilmez.

Mahkeme her iki tarafın davranışlarını ve diğer kusurlarını birlikte ele alır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2375 Esas, 2024/2870 Karar sayılı dosyasında ceza mahkemesi kararında tarafların karşılıklı hakaret ettikleri tespit edilmiş; boşanma dosyasındaki diğer kusurlarla birlikte değerlendirme sonucunda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Eşit kusurlu eş lehine de manevi tazminat verilemeyeceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla;

“O bana önce küfür etti, ben de ettim; benim hiçbir kusurum olmaz.”

şeklinde genel bir kural yoktur.

Hakarete Karşılık Hakaret Edilirse Kusur Ortadan Kalkar Mı?

Hayır.

Karşı tarafın haksız davranışı, verilen her karşılığı hukuken kusursuz hale getirmez.

Örneğin bir eş hakaret etmiş, diğer eş de daha ağır hakaretlerde bulunmuş olabilir.

Mahkeme davranışları ayrı ayrı değerlendirir.

Ceza hukuku bakımından “karşılıklı hakaret” farklı sonuçlara yol açabilse de boşanma hukukunda mahkeme yine tarafların evlilik birliğinin sarsılmasına hangi davranışlarla katkıda bulunduğunu değerlendirir.

Bu nedenle ceza dosyasında ceza verilmemesi, hakaret vakıasının boşanma dosyasında hiçbir önem taşımadığı anlamına gelmez. Nitekim Yargıtay'ın 2024/2375 Esas sayılı dosyasında karşılıklı hakaret olgusu boşanmadaki kusur değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.

Ceza Davası Açılmadan Hakaret Boşanmada Kusur Sayılabilir Mi?

Evet.

Hakaretin boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilmesi için mutlaka savcılığa şikâyet edilmiş veya ceza mahkemesince mahkûmiyet kararı verilmiş olması şart değildir.

Boşanma mahkemesi önündeki;

  • Tanıklar,
  • Yazışmalar,
  • Diğer hukuka uygun deliller

hakaretin ispatında kullanılabilir.

Ceza soruşturması veya ceza davası bulunması yalnızca ek bir delil niteliği taşıyabilir.

Dolayısıyla;

“Şikâyetçi olmadım, artık boşanma davasında hakareti ileri süremem.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Hakaret Nasıl İspatlanır?

Somut olaya göre çeşitli deliller kullanılabilir.

Örneğin;

  • WhatsApp mesajları,
  • SMS yazışmaları,
  • E-postalar,
  • Hukuka uygun sosyal medya mesajları,
  • Tanık anlatımları,
  • Ceza soruşturması veya ceza dosyası,
  • Kolluk kayıtları

hakaret iddiasını destekleyebilir.

Özellikle yazılı hakaretlerde mesajın;

  • Kim tarafından gönderildiği,
  • Tarihi,
  • Konuşmanın bütünü

mümkün olduğunca korunmalıdır.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından hakaret vakıasına dayalı dava hazırlanırken her hakaret vakıasının mümkünse ilgili delille eşleştirilmesi faydalıdır.

WhatsApp'taki Küfürler Boşanmada Delil Olur Mu?

Hukuka uygun şekilde elde edilmişse olabilir.

Örneğin eş doğrudan diğer eşe WhatsApp üzerinden;

“Sen şerefsizsin.”

şeklinde mesaj göndermişse bu yazışma kusur iddiasını destekleyebilir.

Ancak karşı tarafın telefonuna gizlice girilmesi, hesabının izinsiz açılması veya özel yazışmaların hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi delilin kullanılabilirliği bakımından ayrı sorun doğurabilir.

Bu nedenle yalnızca içeriğin hakaret olması yeterli değildir; delilin nasıl elde edildiği de önemlidir.

Hakaret Tanıkla İspatlanabilir Mi?

Evet.

Özellikle üçüncü kişilerin yanında gerçekleşen hakaretler tanıklarla ispatlanabilir.

Örneğin tanık;

“Davalının davacıya ‘sen hiçbir işe yaramazsın’ dediğini bizzat duydum.”

şeklinde doğrudan görgüsünü anlatabilir.

Buna karşılık;

“Davacı daha sonra bana eşinin kendisine hakaret ettiğini söyledi.”

şeklindeki anlatım duyuma dayalıdır.

Doğrudan olaya şahit olmuş tanığın anlatımı genellikle daha güçlü ispat değeri taşır.

Aile Bireyleri Hakarete Tanık Olabilir Mi?

Evet.

Anne, baba, kardeş veya diğer yakın akrabaların boşanma davasında tanık olmalarını engelleyen genel bir kural bulunmamaktadır.

Tanığın tarafla akraba olması, beyanını kendiliğinden geçersiz hale getirmez.

Ancak mahkeme tanık anlatımının;

  • Tutarlılığını,
  • Doğrudan görgüye dayanıp dayanmadığını,
  • Diğer delillerle desteklenip desteklenmediğini

değerlendirir.

Hakaret Dava Dilekçesinde Yazılmak Zorunda Mıdır?

Kusur vakıalarının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi önemlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23 Mayıs 2024 tarihli kararında bir eşe, annesinin diğer eşe yönelik hakaretine sessiz kaldığı vakıası kusur olarak yüklenmiş; ancak bu olay süresinde dilekçelerde ileri sürülmediği için Yargıtay tarafından kusur değerlendirmesinden çıkarılmıştır.

Dolayısıyla tanığın duruşmada;

“Bir de şöyle hakaret etmişti.”

demesi, olay dava veya cevap dilekçesinde hiç ileri sürülmemişse her durumda yeterli olmayabilir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından dava hazırlanırken bu nedenle önemli hakaret olaylarının başlangıç dilekçelerinde mümkün olduğunca somut şekilde yer alması gerekir.

Hakaret Dilekçede Nasıl Yazılmalıdır?

Yalnızca;

“Davalı müvekkile sürekli hakaret etmektedir.”

ifadesi fazla genel kalabilir.

Bunun yerine örneğin;

“Davalı, Mart 2026 içerisinde müşterek konutta meydana gelen tartışma sırasında müvekkile ‘şerefsiz, senden eş olmaz’ şeklinde hakaret etmiş; bu olaya tarafların komşusu … bizzat tanık olmuştur.”

şeklinde somut bir anlatım tercih edilebilir.

Tam tarih bilinmiyorsa yaklaşık zaman aralığı belirtilmesi mümkündür.

Önemli olan olayın karşı tarafça anlaşılabilecek ve mahkemece incelenebilecek ölçüde somutlaştırılmasıdır.

Çok Eski Hakaretler Boşanma Davasında Kullanılabilir Mi?

Burada af ve hoşgörü konusu gündeme gelebilir.

Eş hakaret olayından sonra uzun süre evlilik birliğini normal biçimde sürdürmüş ve davranışlarıyla olayı affettiğini veya en azından hoşgörüyle karşıladığını göstermiş olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2274 Esas, 2024/2050 Karar sayılı kararına konu dosyada kadının geçmiş yıllarda hakaret ettiği yönündeki tanık anlatımları bulunmasına rağmen tarafların bu olaylardan sonra uzun süre birlikte yaşamaya devam etmeleri nedeniyle söz konusu davranışların affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olduğu kabul edilmiş ve kadına kusur olarak yüklenmemiştir.

2025 tarihli güncel bir Yargıtay kararında da tarafların uzun süre birlikte yaşamayı sürdürdükleri bazı eski olayların affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılması gerektiği vurgulanmıştır.

Hakaretten Sonra Aynı Evde Yaşamaya Devam Etmek Af Sayılır Mı?

Tek başına değil.

Tarafların aynı evde kalmasının;

  • Ekonomik zorunluluk,
  • Çocukların durumu,
  • Yeni ev bulunamaması

gibi farklı nedenleri olabilir.

Bu nedenle yalnızca aynı adreste yaşamaya devam edilmesi otomatik af anlamına gelmez.

Ancak olaydan sonra uzun süre gerçek anlamda normal evlilik hayatına devam edilmesi, somut olayın koşullarına göre af veya hoşgörü değerlendirmesini gündeme getirebilir.

Hakaretten Sonra Barışılırsa Ne Olur?

Gerçek anlamda barışılmış ve hakaret olayı affedilmişse affedilen davranışın daha sonra boşanmada kusur olarak ileri sürülmesi mümkün olmayabilir.

Ancak yalnızca evliliği kurtarmayı denemek veya kısa süre aynı ortamda bulunmak her zaman kesin af anlamına gelmez.

Mahkeme tarafların davranışlarından gerçek bir af iradesi çıkıp çıkmadığını değerlendirir.

Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Hakaret Mevcut Davada Kusur Olur Mu?

Boşanma davasında kural olarak dava tarihine kadar gerçekleşen ve usulüne uygun şekilde ileri sürülen olaylar esas alınır.

Dava açıldıktan sonra eşlerden biri diğerine yeni hakaretlerde bulunmuşsa bu olayın mevcut davadaki kusur belirlemesine doğrudan eklenmesi her durumda mümkün olmayabilir.

Yeni olayın niteliğine göre ayrı bir boşanma davası açılması ve dosyaların birleştirilmesi gibi usul yolları gündeme gelebilir.

Bununla birlikte hakaret aynı zamanda tehdit veya şiddetle birlikteyse 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma talepleri ayrıca değerlendirilebilir.

Çocukların Yanında Eşe Hakaret Etmek Daha Önemli Midir?

Çocukların önünde eşe sistematik biçimde hakaret edilmesi hem evlilik ilişkisi hem de çocuğun psikolojik ortamı bakımından önemlidir.

Örneğin eşlerden biri sürekli olarak çocuğa;

“Senin annen zaten beceriksiz.”

veya;

“Baban şerefsizin teki.”

gibi ifadeler kullanıyorsa bu davranış yalnızca eşe hakaret olarak değil, çocukla diğer ebeveyn arasındaki ilişkinin zarar görmesi bakımından da değerlendirilebilir.

Müşterek çocukların taraflar arasındaki çatışmanın aracı haline getirilmemesi gerekir.

Sosyal Medyada Eşe Hakaret Etmek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Hakaretin yüz yüze yapılması zorunlu değildir.

Eşe yönelik aşağılayıcı ifadelerin;

  • Instagram,
  • Facebook,
  • X,
  • WhatsApp durumu

gibi alanlarda paylaşılması da kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Hakaret üçüncü kişilerin görebileceği şekilde yapılmışsa kişilik hakları üzerindeki etkisi ayrıca önem kazanabilir.

Ancak paylaşımın gerçekten ilgili eş tarafından yapıldığının ve içeriğin kime yönelik olduğunun ispatlanması gerekir.

Başkalarının Yanında Hakaret Etmek Manevi Tazminatı Etkiler Mi?

Hakaretin üçüncü kişilerin önünde yapılması davranışın ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

Örneğin kişinin iş arkadaşlarının veya ailesinin yanında sürekli aşağılanması kişilik haklarına yönelik saldırının etkisini artırabilir.

TMK m.174/2 kapsamında manevi tazminat miktarı belirlenirken kişilik hakkına yapılan saldırının ağırlığı somut olayla birlikte değerlendirilir.

Ancak tazminat miktarı bakımından matematiksel bir tarife bulunmamaktadır.

Hakaret Yoksulluk Nafakasını Etkiler Mi?

Dolaylı olarak etkileyebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.

Hakaret nafaka isteyen eşe kusur olarak yüklenirse, diğer davranışlarla birlikte kusur derecesini etkileyebilir.

Ancak;

“Hakaret eden eş hiçbir şekilde nafaka alamaz.”

şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Önemli olan toplam kusur durumudur.

Karşılıklı Hakaret Varsa Tazminat Alınabilir Mi?

Taraflar boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu kabul edilirse maddi ve manevi tazminata hükmedilemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2375 Esas sayılı kararında tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü nedeniyle erkek lehine verilen manevi tazminat kaldırılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23 Ekim 2025 tarihli başka bir kararında da eşit kusurlu eş lehine TMK m.174 kapsamında maddi veya manevi tazminata hükmedilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.

Bu nedenle hakaret dosyalarında yalnızca karşı tarafın söylediği sözlere değil, müvekkilin kendi davranışlarına da bakılması gerekir.

Hakaret Velayeti Etkiler Mi?

Hakaret boşanma kusuru ile velayeti otomatik olarak aynı şekilde belirlemez.

Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Ancak hakaret;

  • Çocuğa yöneliyorsa,
  • Sürekli çocuğun önünde gerçekleştiriliyorsa,
  • Çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirilmesi amacıyla kullanılıyorsa

velayet bakımından ayrıca önem kazanabilir.

Örneğin çocuğa sürekli diğer ebeveynin değersiz veya kötü biri olduğunun söylenmesi çocuğun psikolojik gelişimi ve ebeveyn ilişkileri açısından değerlendirmeye konu olabilir.

Hakaret Nedeniyle Uzaklaştırma Kararı Alınabilir Mi?

Somut olayın özelliklerine göre 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talep edilebilir.

Özellikle hakaret;

  • Tehdit,
  • Aşağılama,
  • Psikolojik şiddet,
  • Israrlı takip

gibi davranışlarla birlikteyse koruyucu ve önleyici tedbirler gündeme gelebilir.

Ancak her tekil eş tartışması otomatik olarak uzaklaştırma kararı sonucunu doğurmaz.

Olayın niteliği ve koruma ihtiyacı değerlendirilir.

Hakaret Eden Eş Otomatik Olarak Ağır Kusurlu Mudur?

Hayır.

Hakaret bir kusurdur ancak kusurun derecesi diğer eşin davranışlarıyla birlikte belirlenir.

Örneğin;

Eş A: hakaret etmiş olabilir.

Eş B: fiziksel şiddet uygulamış ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olabilir.

Bu durumda yalnızca hakaret eylemine bakılarak A'nın daha ağır kusurlu olduğu söylenemez.

Yargıtay uygulamasında kusur tespiti bütün ispatlanmış davranışların karşılaştırılmasıyla yapılmaktadır. 2025 tarihli kararlarında da kusur derecesindeki değişikliğin tazminat ve nafaka sonuçlarını doğrudan etkilediği görülmektedir.

Hakaret Boşanma Davasında Affedilmişse Yeniden İleri Sürülebilir Mi?

Kural olarak affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların daha sonra kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir.

Yargıtay'ın hem 2024 hem 2025 tarihli kararlarında tarafların eski olaylardan sonra uzun süre evlilik birliğine devam etmeleri halinde bazı vakıaların affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış kabul edildiği görülmektedir.

Ancak yeni hakaretlerin daha sonra tekrar başlaması halinde bu yeni olaylar ayrıca değerlendirilir.

Hakaret İddiasında En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık hata hakaret vakıalarının soyut bırakılmasıdır.

Örneğin;

“Davalı evlilik boyunca müvekkile küfür ve hakaret etmiştir.”

demek yerine mümkün olduğu ölçüde;

  • Söylenen söz,
  • Yaklaşık tarih,
  • Olay yeri,
  • Tanık,
  • Mesaj veya diğer delil

gösterilmelidir.

Bir diğer önemli hata, tanığın anlattığı ancak dava dilekçesinde hiç ileri sürülmemiş olaylara güvenmektir.

Yargıtay'ın 2024/3761 Karar sayılı kararında da usulüne uygun dayanılmayan bir hakaret bağlantılı vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Hakaret Nedeniyle Boşanma

Hakarete dayalı boşanma uyuşmazlıklarında sözlerin gerçekten söylendiğinin ve evlilik üzerindeki etkisinin ortaya konulması önemlidir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından hakaret iddiası hazırlanırken WhatsApp mesajları, tanık anlatımları, ceza dosyaları ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen çekişmeli boşanma davasında hakaretlerin karşılıklı olup olmadığı ve tarafların diğer kusurları toplam kusur derecesi bakımından incelenmelidir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dava hazırlanırken hakaret olaylarının dilekçelerde somutlaştırılması, sonradan yalnızca tanık anlatımına bırakılmaması önem taşır.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma süreci takip edilirken hakaretin maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet ve gerektiğinde 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri üzerindeki etkileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sonuç

Eşe hakaret etmek, somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında kusur sayılır.

Hakaret, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlardan biri olabilir. Özellikle sürekli küfür, aşağılama, kişinin namus veya sadakatine yönelik ağır ithamlar ve üçüncü kişilerin önünde küçük düşürme boşanma dosyasındaki kusur değerlendirmesinde önem taşımaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da hakaret açık biçimde kusurlu davranış olarak kabul edilmekte; hakaretin diğer eşe yüklenebilen kusurlarla birlikte değerlendirilmesi sonucunda tarafların kusur derecesi belirlenmektedir.

Ancak hakaret eden eş otomatik olarak tam veya ağır kusurlu kabul edilmez. Diğer eşin davranışları da birlikte değerlendirilir. Tarafların karşılıklı hakaret ettiği ve toplam kusurlarının eşit olduğu durumlarda eşit kusur sonucu ortaya çıkabilir; eşit kusurlu eş lehine ise TMK m.174 kapsamında maddi veya manevi tazminata hükmedilemez.

Ayrıca çok eski ve sonrasında affedilmiş ya da hoşgörüyle karşılanmış hakaret olaylarının yeniden kusur olarak ileri sürülmesi mümkün olmayabilir. Yargıtay, olaylardan sonra gerçek anlamda evlilik birliğinin uzun süre devam ettiği bazı dosyalarda eski hakaretleri kusur değerlendirmesinin dışında tutmaktadır.

Hakaretin boşanma davasında etkili olabilmesi için en önemli hususlardan biri de somutlaştırma ve ispattır. Dava dilekçesinde yalnızca “hakaret etti” denilmesi yerine hangi sözlerin ne zaman ve ne şekilde söylendiğinin ve hangi delillerle ispatlanacağının gösterilmesi önemlidir.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında hakaret nedeniyle boşanma, kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut olayın özelliklerine ve güncel Yargıtay uygulamasına göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, hakaret ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES