Ceza Davasında Tutukluluk Süresi Ne Kadardır?

Ceza soruşturması veya ceza davası kapsamında verilen tutuklama kararı süresiz olarak devam edemez. Tutuklama, kişinin özgürlüğünü doğrudan sınırlayan geçici bir koruma tedbiri olduğundan hem tutuklama nedenlerinin devam etmesi hem de kanunda öngörülen azami sürelerin aşılmaması gerekir.

Tutukluluk süreleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Süre; suçun ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmemesine ve soruşturmanın hangi aşamada bulunduğuna göre değişmektedir.

Asliye Ceza Davalarında Tutukluluk Süresi Ne Kadardır?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda tutukluluk süresi kural olarak en fazla 1 yıldır.

Ancak zorunlu hâllerde ve gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle bu süre 6 ay daha uzatılabilir.

Dolayısıyla ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dosyalarda kanunda öngörülen azami tutukluluk süresi uzatmayla birlikte 1 yıl 6 aya kadar çıkabilir.

Örneğin asliye ceza mahkemesinde görülmesi gereken bir suç bakımından kişinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yıllarca tutuklu bırakılması mümkün değildir.

Ağır Ceza Davalarında Tutukluluk Süresi Ne Kadardır?

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda tutukluluk süresi kural olarak en fazla 2 yıldır.

Ancak zorunlu hâllerde ve gerekçesi gösterilerek bu süre uzatılabilir.

CMK m.102'ye göre genel olarak uzatma süresi toplam 3 yılı geçemez. Böylece ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda toplam tutukluluk süresi kural olarak 5 yıla kadar çıkabilir.

Ancak bazı özel suçlar bakımından daha uzun süreler öngörülmüştür.

Tutukluluk Süresi 7 Yıla Kadar Çıkabilir Mi?

Bazı suçlar bakımından evet.

CMK m.102/2 kapsamında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili bölümlerinde düzenlenen;

  • Devletin güvenliğine karşı suçlar,
  • Anayasal düzene karşı suçlar,
  • Millî savunmaya karşı suçlar,
  • Devlet sırlarına karşı suçlar

ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda uzatma süresi 5 yıla kadar çıkabilir.

Bu durumda 2 yıllık temel süreye 5 yıllık uzatma süresinin eklenmesiyle kanuni azami tutukluluk süresi 7 yıla kadar ulaşabilir.

Ancak kanunda azami sürenin bulunması, kişinin otomatik olarak bu sürenin tamamı boyunca tutuklu kalabileceği anlamına gelmez.

Savcılık Soruşturmasında Tutukluluk Süresi Ne Kadardır?

Soruşturma aşaması bakımından ayrıca daha kısa azami süreler bulunmaktadır.

CMK m.102/4'e göre soruşturma evresinde;

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda tutukluluk 6 ayı,
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda tutukluluk 1 yılı

geçemez.

Ancak kanunda belirtilen bazı suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve toplu olarak işlenen suçlarda soruşturma aşamasındaki tutukluluk süresi 1 yıl 6 aya kadar devam edebilir ve gerekçesi gösterilerek 6 ay daha uzatılabilir.

Bu nedenle bu suçlar açısından soruşturma aşamasındaki azami süre 2 yıla kadar çıkabilir.

Azami Tutukluluk Süresi Dolmadan Tahliye Olunabilir Mi?

Evet.

Kanunda belirtilen süreler kişinin mutlaka bu süre boyunca cezaevinde kalacağı anlamına gelmez.

Örneğin ağır ceza dosyasında azami tutukluluk süresinin 5 yıl olması;

“Sanık 5 yıl boyunca tutuklu kalabilir ve başka bir değerlendirme yapılmasına gerek yoktur.”

anlamına gelmez.

Tutuklama tedbirinin devam edebilmesi için;

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması,
  • Kaçma şüphesinin bulunması,
  • Delillerin karartılması ihtimali,
  • Tanık veya mağdurlar üzerinde baskı kurulması ihtimali,
  • Adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalması,
  • Tutuklamanın ölçülü olması

gibi hususların somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi de tutukluluğun makul olup olmadığının her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini ve özellikle süre uzadıkça tutukluluğun devamına ilişkin gerekçelerin somutlaştırılması gerektiğini kabul etmektedir.

Suçun Cezası Yüksekse Tutukluluk Otomatik Devam Eder Mi?

Hayır.

Suç için öngörülen cezanın yüksek olması tutuklama değerlendirmesinde dikkate alınabilecek bir unsur olmakla birlikte tek başına sınırsız şekilde tutukluluğun devamını haklı göstermez.

Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir.

Bu nedenle kişi hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan yalnızca isnat edilen suçun ağırlığı gerekçe gösterilerek otomatik biçimde tutukluluğun devam ettirilmesi doğru değildir.

Anayasa Mahkemesi kararlarında da tutuklama nedenlerinin belirli bir süre geçtikten sonra kişiselleştirilmesi ve devam eden tutukluluğun somut gerekçelerle açıklanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Tutukluluk Ne Sıklıkla İncelenir?

Tutuklama kararı verildikten sonra kişinin durumu bir daha hiç değerlendirilmeden tutukluluk devam ettirilemez.

Soruşturma aşamasında şüphelinin tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmediği belirli aralıklarla hâkim tarafından incelenir.

Kovuşturma yani ceza davası aşamasında ise mahkeme, sanığın tutuklu kalmasının gerekip gerekmediğini duruşmalarda ve kanunun öngördüğü şekilde değerlendirir.

Tutuklu kişi veya müdafii ayrıca tahliye talebinde bulunabilir ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlara karşı kanunda öngörülen şekilde itiraz edebilir.

Anayasa Mahkemesi de tutukluluğun devam edip etmeyeceğine ilişkin incelemelerin makul aralıklarla ve etkili bir yargısal denetim sağlayacak şekilde yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Tutukluluğa İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Tutuklama kararına ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

İtiraz kapsamında özellikle;

  • Kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı,
  • Delillerin büyük ölçüde toplandığı,
  • Kaçma şüphesinin bulunmadığı,
  • Şüpheli veya sanığın sabit ikametgâh sahibi olduğu,
  • Delil karartma ihtimalinin kalmadığı,
  • Tutuklama tedbirinin ölçüsüz hâle geldiği,
  • Adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı

ileri sürülebilir.

Tahliye değerlendirmesinin her dosyanın kendi delil durumuna ve tutuklama gerekçelerine göre yapılması gerekir.

Adli Kontrol Tutuklamaya Alternatif Olabilir Mi?

Evet.

Mahkeme veya hâkim, tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı kanaatine varırsa kişinin tahliyesine ve hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verebilir.

Örneğin;

  • Yurt dışına çıkış yasağı,
  • Belirli aralıklarla imza verme,
  • Konutu terk etmeme,
  • Belirli yerlere gitmeme,
  • Belirli kişi veya kurumlarla ilişki kurmama

gibi tedbirler somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir.

Bu nedenle tahliye değerlendirmesinde yalnızca “tutukluluk devam etsin veya kişi tamamen serbest bırakılsın” şeklinde iki seçenek bulunmamaktadır. Adli kontrol de değerlendirilmesi gereken alternatif bir koruma tedbiridir.

Çocuklarda Tutukluluk Süresi Aynı Mıdır?

Hayır.

CMK m.102/5 uyarınca kanunda öngörülen tutukluluk süreleri;

  • Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında,
  • 18 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında

uygulanır.

Dolayısıyla çocuklar bakımından yetişkinlere uygulanan azami tutukluluk süreleri aynen uygulanmaz.

Uzun Süredir Tutuklu Olan Sanık Tahliye Edilir Mi?

Yalnızca belirli bir sürenin geçmiş olması her durumda otomatik tahliye sonucu doğurmaz. Ancak tutukluluk süresi uzadıkça tutuklama tedbirinin devamının daha güçlü ve somut gerekçelerle açıklanması gerekir.

Mahkeme;

  • Dosyanın geldiği aşamayı,
  • Delillerin toplanıp toplanmadığını,
  • Sanığın tutuklu kaldığı süreyi,
  • İsnat edilen suçun niteliğini,
  • Kaçma veya delil karartma ihtimalini,
  • Adli kontrolün yeterli olup olmayacağını

birlikte değerlendirmelidir.

Anayasa Mahkemesine göre tutukluluk süresinin makul olup olmadığı için herkes bakımından uygulanabilecek tek bir zaman sınırı bulunmamaktadır; somut dosyanın özellikleri ve tutukluluğun devamına ilişkin gerekçeler birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

Ceza davasında tutukluluk süresi suçun niteliğine ve mahkemenin görev alanına göre değişmektedir.

Genel olarak;

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda 1 yıl, zorunlu hâlde 6 ay daha uzatma,
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda 2 yıl, genel olarak 3 yıla kadar uzatma,
  • Kanunda belirtilen bazı özel suçlar ve terör suçlarında 5 yıla kadar uzatma

öngörülmüştür.

Ancak;

“Azami tutukluluk süresi 5 yıldır, sanık 5 yıl boyunca tutuklu tutulabilir.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Tutukluluğun devam ettiği her aşamada kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri, ölçülülük, delillerin durumu ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı değerlendirilmelidir.

Özellikle uzun süredir devam eden tutukluluklarda dosyanın mevcut delil durumu incelenerek tahliye talebi ve gerektiğinde tutukluluğa itiraz yoluna başvurulabilir.

Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında tutuklamaya itiraz, tahliye talepleri, savcılık soruşturmaları ve ceza davalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES