Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin veya müşterek çocukların geçiminin sağlanması amacıyla mahkeme tarafından tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası bakımından en çok merak edilen konulardan biri ise nafakanın mahkemenin ara karar verdiği tarihten mi, yoksa boşanma davasının açıldığı tarihten mi itibaren başlayacağıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, dava devam ettiği sürece eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakım ve korunması için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.
Yargıtay’ın güncel uygulamasına göre koşulları mevcutsa tedbir nafakasına boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin tedbir nafakasına ilişkin ara kararı daha sonraki bir tarihte vermesi, nafakanın mutlaka ara karar tarihinden itibaren başlayacağı anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 28 Kasım 2024 tarihli kararında da tedbir nafakasının, hangi eş boşanma davasını açmış olursa olsun, ilk boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından tedbir nafakası talebi hazırlanırken dava tarihi, tarafların ekonomik koşulları ve müşterek çocukların ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir.
Tedbir Nafakası Nedir?
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerden birinin ve müşterek çocukların ekonomik olarak korunmasını amaçlayan geçici bir nafaka türüdür.
Boşanma davasının sonuçlanması uzun sürebilir. Bu süreç içerisinde tarafların;
- Kira,
- Gıda,
- Fatura,
- Sağlık,
- Eğitim,
- Ulaşım,
- Çocuğun okul ve bakım giderleri
devam etmektedir.
Bu nedenle kanun, nihai boşanma kararının verilmesini beklemeden mahkemeye geçici ekonomik tedbirler alma yetkisi vermiştir.
Tedbir nafakasının amacı taraflardan birini cezalandırmak değil, yargılama süresince ekonomik dengenin ve özellikle çocukların bakımının korunmasını sağlamaktır.
Tedbir Nafakası Dava Tarihinden Mi Başlar?
Kural olarak evet.
TMK m.169 kapsamında boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakası, şartları bulunuyorsa boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren başlatılmalıdır.
Örneğin boşanma davası 1 Şubat tarihinde açılmış, mahkeme ekonomik ve sosyal durum araştırmasının tamamlanmasından sonra 15 Mayıs tarihinde tedbir nafakasına karar vermiş olabilir.
Bu durumda mahkeme;
“1 Şubat tarihinden itibaren aylık 15.000 TL tedbir nafakası ödenmesine”
şeklinde karar verebilir.
Dolayısıyla ara kararın 15 Mayıs tarihinde verilmiş olması, nafakanın yalnızca 15 Mayıs’tan itibaren işleyeceği anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 2024 tarihli kararlarında tedbir nafakasının karar tarihinden değil, boşanma dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini vurgulamıştır.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından dosya incelenirken bu nedenle mahkemenin ara kararında nafakanın başlangıç tarihinin nasıl belirlendiğinin ayrıca kontrol edilmesi önemlidir.
Mahkeme Tedbir Nafakasına Aylar Sonra Karar Verirse Geçmiş Aylar da Ödenir Mi?
Mahkeme tedbir nafakasını dava tarihinden itibaren başlatmışsa, kararın verildiği tarihe kadar geçen aylara ilişkin nafaka borcu da doğar.
Örneğin;
- Dava tarihi: 1 Ocak,
- Tedbir nafakası kararı: 1 Nisan,
- Aylık tedbir nafakası: 10.000 TL
ise ve mahkeme nafakayı dava tarihinden itibaren başlatmışsa Ocak, Şubat ve Mart dönemlerine ilişkin nafakalar da hesaplamaya dahil olur.
Bu nedenle tedbir nafakası ara kararının yalnızca aylık miktarı değil, hangi tarihten itibaren geçerli olduğuna ilişkin bölümü de son derece önemlidir.
Tedbir Nafakası Talep Edilmezse Mahkeme Kendiliğinden Karar Verebilir Mi?
Evet.
Boşanma davasındaki tedbir nafakasını diğer bazı parasal taleplerden ayıran önemli özelliklerden biri budur.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi, hâkimin boşanma davası açılınca dava süresince gerekli geçici önlemleri re’sen, yani kendiliğinden almasını öngörmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28 Kasım 2024 tarihli kararında da boşanma veya ayrılık davasını hangi eş açmış olursa olsun hâkimin dava tarihinden itibaren gerekli önlemleri, talep bulunmasa dahi kendiliğinden değerlendirmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte uygulamada nafaka isteyen tarafın açıkça talepte bulunması ve ekonomik koşullarını gösteren belgeleri mahkemeye sunması önemlidir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dava dilekçesi hazırlanırken nafaka ihtiyacının somut şekilde açıklanması, mahkemenin uygun miktarı belirlemesine katkı sağlayabilir.
Boşanma Davasını Nafaka İsteyen Eş Açmamışsa Tedbir Nafakası Alabilir Mi?
Evet.
Tedbir nafakası bakımından boşanma davasını hangi eşin açtığı belirleyici değildir.
Örneğin erkek boşanma davası açmış, davalı kadın ise dava sırasında ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.
Bu durumda koşulları mevcutsa davalı eş lehine de tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1897 Esas, 2024/9218 Karar sayılı kararında da boşanma davasını erkek açmış olmasına rağmen kadın lehine tedbir nafakasının erkeğin açtığı ilk boşanma davasının tarihinden itibaren verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Dolayısıyla;
“Davayı ben açmadım, tedbir nafakası alamam.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Tedbir Nafakası İçin Kusursuz Olmak Gerekir Mi?
Tedbir nafakası, yoksulluk nafakasından farklıdır.
Boşanma davası devam ederken verilen tedbir nafakasının temel amacı dava sonuçlanıncaya kadar eşlerin ve çocukların ekonomik olarak korunmasıdır.
Bu nedenle tedbir nafakasında boşanma davasındaki nihai kusur belirlemesi esas alınmaz.
Örneğin boşanma davasının sonunda eşlerden birinin ağır kusurlu olduğuna karar verilebilir. Ancak dava devam ederken ekonomik koşulları gerektiriyorsa bu eş lehine tedbir nafakasına hükmedilmiş olması mümkündür.
Yoksulluk nafakası bakımından ise boşanmanın kesinleşmesi sonrasındaki şartlar ve nafaka talep eden eşin kusur durumu ayrıca değerlendirilir.
Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından nafaka talepleri hazırlanırken tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının hukuki şartlarının birbirinden ayrılması gerekir.
Çocuk İçin Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar?
Boşanma davasında müşterek çocuk anne veya babadan birinin yanında kalıyorsa diğer ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ekonomik gücü oranında katılması gerekir.
Mahkeme dava devam ederken çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedebilir.
Yargıtay kararlarında müşterek çocuk lehine TMK m.169 kapsamında verilen tedbir nafakasının da kural olarak boşanma dava tarihinden itibaren başlatıldığı görülmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26 Mart 2024 tarihli kararında anne yanında kalan müşterek çocuk lehine dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi kabul edilmiştir.
Çocuk için nafaka miktarı belirlenirken;
- Çocuğun yaşı,
- Eğitim giderleri,
- Sağlık giderleri,
- Beslenme ve giyim ihtiyaçları,
- Servis ve ulaşım giderleri,
- Anne ve babanın ekonomik güçleri
birlikte değerlendirilir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından çocuk için tedbir nafakası talep edilirken mevcut giderlerin mümkün olduğunca belgelenmesi önem taşımaktadır.
Çocuğun Geçici Velayeti Kimdeyse Tedbir Nafakası Ona mı Ödenir?
Genellikle çocuk hangi ebeveyn yanında yaşıyorsa çocuğun bakım giderlerine katkı amacıyla diğer ebeveynden tedbir nafakası alınarak çocuk yararına kullanılmak üzere bakımını sağlayan ebeveyne ödenir.
Burada nafakanın gerçek hak sahibi müşterek çocuktur.
Örneğin müşterek çocuk geçici olarak anne yanında yaşıyorsa baba çocuğun giderlerine ekonomik gücü oranında katılmakla yükümlü tutulabilir.
Aynı durum çocuk baba yanında yaşıyorsa anne bakımından da mümkündür.
Çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü yalnızca babaya ait değildir.
Tedbir Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir?
Kanunda herkes için uygulanabilecek sabit bir tedbir nafakası miktarı bulunmamaktadır.
Mahkeme tarafların;
- Düzenli gelirlerini,
- Çalışma durumlarını,
- Kira giderlerini,
- Malvarlıklarını,
- Yaşam koşullarını,
- Çocukların ihtiyaçlarını,
- Ekonomik ve sosyal durumlarını
birlikte değerlendirir.
Örneğin aylık 40.000 TL geliri olan kişi ile aylık 200.000 TL geliri bulunan kişinin ödeme gücü aynı değildir.
Aynı şekilde müşterek çocuğun devlet okulunda okuması ile yüksek eğitim ve sağlık giderlerinin bulunması da nafaka miktarını etkileyebilir.
Mahkemenin amacı tarafların ekonomik güçleri ile nafaka ihtiyacı arasında hakkaniyete uygun bir denge oluşturmaktır.
Mahkeme Tarafların Gelirini Nasıl Araştırır?
Mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına karar verebilir.
Somut dosyanın özelliklerine göre;
- SGK kayıtları,
- Çalışma ve maaş bilgileri,
- Tapu kayıtları,
- Araç kayıtları,
- Banka veya ekonomik duruma ilişkin diğer belgeler,
- Kolluk tarafından yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması
değerlendirilebilir.
Ancak kişinin resmi maaşının düşük görünmesi her zaman gerçek ekonomik durumunun da aynı olduğu anlamına gelmez.
Özellikle ticaret yapan veya birden fazla gelir kaynağı bulunduğu ileri sürülen taraflar bakımından gerçek ekonomik durumun ayrıntılı araştırılması talep edilebilir.
Çalışan Eş Tedbir Nafakası Alabilir Mi?
Bir eşin çalışıyor olması tedbir nafakasına her durumda engel değildir.
Önemli olan tarafların ekonomik koşullarının ve dava süresince geçim ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesidir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/850 sayılı kararında, kadın lehine dava tarihinden itibaren hükmedilen tedbir nafakasının kadının daha sonra çalışmaya başlaması gerekçe gösterilerek dava devam ederken sona erdirilmesini doğru bulmamış ve TMK m.169 kapsamındaki tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ancak eşin yüksek ve düzenli gelirinin bulunması, nafaka ihtiyacının ve miktarının değerlendirilmesinde elbette dikkate alınabilir.
Dolayısıyla;
“Çalışan eş hiçbir şekilde tedbir nafakası alamaz.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Tedbir Nafakası Ne Zamana Kadar Devam Eder?
TMK m.169 kapsamındaki tedbir nafakası, niteliği gereği boşanma davasının devamı süresince geçerli olan geçici bir önlemdir.
Yargıtay’ın güncel uygulamasına göre eş lehine verilen tedbir nafakası kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder.
Boşanmanın kesinleşmesiyle birlikte eş lehine tedbir nafakası sona erer.
Mahkeme ayrıca yoksulluk nafakasına hükmetmişse, boşanmanın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası devreye girer.
Çocuk bakımından ise dava süresince ödenen tedbir nafakası, boşanmanın kesinleşmesiyle şartları mevcutsa iştirak nafakası olarak devam eder.
Bu nedenle;
- Tedbir nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası
birbirinden ayrı hukuki kavramlardır.
Mahkeme Karar Tarihinden İtibaren Nafaka Verirse Ne Olur?
Mahkemenin TMK m.169 kapsamında eş veya çocuk lehine verilmesi gereken tedbir nafakasını dava tarihinden değil karar tarihinden başlatması kanun yolu incelemesine konu olabilecek bir husustur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2310 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da kadın lehine tedbir nafakasının karar tarihinden başlatılması hatalı bulunmuş ve boşanma dava tarihinden itibaren geçerli olması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu nedenle ara karar ve nihai hükümde nafakanın yalnızca miktarı değil, başlangıç ve bitiş tarihleri de dikkatli şekilde incelenmelidir.
Tedbir Nafakası Sonradan Artırılabilir Mi?
Evet.
Boşanma davası uzun sürerse ekonomik koşullar değişebilir.
Örneğin dava başladığında 5.000 TL olarak belirlenen çocuk nafakası birkaç yıl sonra çocuğun okul giderlerinin artması ve hayat pahalılığı nedeniyle yetersiz kalabilir.
Mahkemeden tedbir nafakasının artırılması talep edilebilir.
Yargıtay kararlarına konu dosyalarda dava sırasında belirlenen tedbir nafakalarının sonraki tarihlerde artırıldığı ve farklı dönemler için farklı nafaka miktarlarının uygulandığı görülmektedir.
Artırımın hangi tarihten itibaren uygulanacağı ise verilen ara kararın ve talebin içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir boşanma avukatı tarafından artırım talebi hazırlanırken ilk nafaka kararından sonra meydana gelen değişikliklerin belgelerle ortaya konulması önem taşır.
Tedbir Nafakası Azaltılabilir veya Kaldırılabilir Mi?
Dava devam ederken tarafların ekonomik veya fiili koşullarında önemli değişiklik meydana gelebilir.
Örneğin;
- Çocuğun fiilen diğer ebeveyn yanında yaşamaya başlaması,
- Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunda ciddi değişiklik meydana gelmesi,
- Nafaka alacaklısının ekonomik koşullarının önemli ölçüde değişmesi
gibi durumlarda mevcut tedbirin yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.
Ancak nafaka borçlusunun kendi kararıyla ödeme miktarını azaltması veya ödemeyi tamamen bırakması doğru değildir.
Mevcut mahkeme kararı değiştirilmediği sürece kararda belirtilen nafaka borcu devam eder.
Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Yapılır?
Mahkeme tarafından tedbir nafakasına hükmedilmiş olmasına rağmen nafaka ödenmiyorsa kararın icraya konulması mümkündür.
Birikmiş nafaka alacaklarının tahsili için icra takibi başlatılabilir.
Somut olayın ve nafakanın niteliğinin gerektirdiği şartların bulunması halinde nafaka borcunun ödenmemesinin ayrıca yaptırım sonuçları gündeme gelebilir.
Bu nedenle nafaka borçlusunun;
“Boşanma davası henüz sonuçlanmadı, nafakayı ödemek zorunda değilim.”
şeklindeki düşüncesi doğru değildir.
Tedbir nafakası boşanma kararı kesinleşmeden önce uygulanmak üzere verilen bir mahkeme tedbiridir.
Tedbir Nafakasına Faiz İşler Mi?
Tedbir nafakası aylık olarak doğan bir alacaktır.
Kararda belirtilen ödeme döneminde ödenmeyen ve muaccel hale gelen nafaka taksitleri bakımından yasal faiz talebi somut icra takibi ve kararın içeriğine göre değerlendirilebilir.
Burada henüz doğmamış gelecek dönem nafakaları ile ödenme tarihi geçmiş nafaka taksitlerinin birbirinden ayrılması gerekir.
Tedbir Nafakası ile Yoksulluk Nafakası Arasındaki Fark Nedir?
Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken uygulanır.
Yoksulluk nafakası ise boşanma kararının kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkindir.
Tedbir nafakasında temel amaç dava süresince geçici ekonomik koruma sağlamakken, yoksulluk nafakasında TMK m.175 kapsamında boşanma yüzünden yoksulluğa düşme ve kusur şartları değerlendirilir.
Bu nedenle dava devam ederken tedbir nafakası alan bir eşin boşanma sonunda mutlaka yoksulluk nafakası alacağı söylenemez.
Aynı şekilde yoksulluk nafakası talebi reddedilecek olsa bile dava süresince tedbir nafakası koşulları oluşmuş olabilir.
Tedbir Nafakası ile İştirak Nafakası Arasındaki Fark Nedir?
Müşterek çocuk bakımından boşanma davası devam ederken verilen nafaka tedbir nafakasıdır.
Boşanma hükmü kesinleştikten sonra velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla hükmedilen nafaka ise iştirak nafakasıdır.
Yargıtay da çocuk lehine hükmedilen nafakanın boşanmanın kesinleşmesine kadar tedbir, kesinleşmeden sonra ise iştirak nafakası niteliğinde olduğunu vurgulamaktadır.
Bu ayrım özellikle nafakanın başlangıç ve sona erme tarihinin belirlenmesinde önemlidir.
Tedbir Nafakası İçin Hangi Belgeler Sunulabilir?
Tedbir nafakasının miktarının belirlenmesinde somut ekonomik durumun ortaya konulması önemlidir.
Örneğin;
- Kira sözleşmesi,
- Kira ödeme dekontları,
- Çocuğun okul giderleri,
- Anaokulu veya kreş faturaları,
- Servis giderleri,
- Sağlık ve ilaç masrafları,
- Düzenli faturalar,
- Gelir ve maaş belgeleri,
- Diğer zorunlu yaşam giderleri
mahkemeye sunulabilir.
Çocuk lehine nafaka talep ediliyorsa çocuğun güncel ihtiyaçlarının ayrıntılı olarak ortaya konulması özellikle önemlidir.
Tedbir Nafakası Talebi İçin Ayrı Dava Açmak Gerekir Mi?
Boşanma davası devam ediyorsa TMK m.169 kapsamındaki tedbir nafakası aynı dosyada değerlendirilir.
Bu nedenle yalnızca boşanma davası süresince tedbir nafakası almak amacıyla ayrıca yeni bir dava açılması kural olarak gerekmez.
Mahkemeden boşanma dosyası içerisinde ara karar verilmesi talep edilebilir.
Dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş olsa dahi daha sonra mahkemeye sunulan dilekçeyle ekonomik koşullar açıklanarak tedbir nafakasının değerlendirilmesi istenebilir. Ayrıca TMK m.169 gereğince hâkimin gerekli tedbirleri re’sen değerlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Mahkeme Uzun Süredir Tedbir Nafakasına Karar Vermiyorsa Ne Yapılabilir?
Boşanma davasının açılmasının üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen eş veya müşterek çocuklar lehine gerekli ekonomik tedbirler konusunda ara karar oluşturulmamış olabilir.
Bu durumda mahkemeye açık bir dilekçe sunularak;
- Mevcut ekonomik ihtiyaçlar,
- Çocuğun giderleri,
- Tarafların ekonomik durumları,
- Dava tarihinden itibaren geçen süre
belirtilerek tedbir nafakası hakkında ara karar kurulması talep edilebilir.
Özellikle çocukların ve ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duyan eşin dava boyunca korunması TMK m.169’un temel amaçlarından biridir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından bu tür bir talep hazırlanırken yalnızca “nafaka talep ediyoruz” denilmesi yerine mevcut mağduriyetin ve aylık giderlerin somutlaştırılması faydalı olacaktır.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Tedbir Nafakası Talepleri
Tedbir nafakası davanın ekonomik açıdan en önemli geçici tedbirlerinden biridir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından tedbir nafakası talebi hazırlanırken dava tarihinin, tarafların güncel gelirlerinin, kira giderlerinin ve müşterek çocukların ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında mahkemenin nafaka konusunda henüz ara karar vermemiş olması halinde TMK m.169 kapsamında gerekli tedbirlerin alınması ve nafakanın dava tarihinden itibaren değerlendirilmesi talep edilebilir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından müşterek çocuklar lehine nafaka talep edilirken okul, servis, sağlık ve günlük bakım giderlerini gösteren belgelerin dosyaya sunulması nafaka miktarının doğru belirlenmesi açısından önemlidir.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasının başlangıç ve sona erme tarihlerinin birbirinden ayrılması gerekir.
Sonuç
Boşanma davasında tedbir nafakası bakımından en önemli hususlardan biri nafakanın başlangıç tarihidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi ve Yargıtay’ın güncel uygulaması uyarınca, koşulları bulunan tedbir nafakasına boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin nafakaya ilişkin ara kararı aylar sonra vermesi, nafakanın yalnızca ara karar tarihinden itibaren başlayacağı anlamına gelmez.
Tedbir nafakası konusunda hâkimin re’sen değerlendirme yapma yükümlülüğü bulunmakta; bu nafaka bakımından nihai boşanma kusurunun belirlenmesi beklenmemektedir.
Eş lehine verilen tedbir nafakası kural olarak boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra şartları varsa yoksulluk nafakası uygulanır. Müşterek çocuk bakımından ise dava süresindeki tedbir nafakası, boşanmanın kesinleşmesinin ardından koşulları varsa iştirak nafakası olarak devam eder.
Bu nedenle nafaka konusunda yalnızca aylık tutarın değil, başlangıç tarihi, artış dönemleri ve sona erme tarihinin de mahkeme kararında doğru şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında boşanma, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve nafaka artırımına ilişkin uyuşmazlıkların somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma, nafaka ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51