Boşanma Davasında Geçici Velayet Nasıl Alınır?

Boşanma davalarının aylar veya bazı durumlarda daha uzun süre devam edebilmesi nedeniyle müşterek çocuğun dava süresince hangi ebeveyn yanında yaşayacağı önemli bir sorun haline gelebilir. Mahkemenin nihai velayet kararını vermesini beklemek çocuğun günlük yaşamı, eğitimi, sağlık işlemleri ve bakım düzeni bakımından belirsizlik yaratabilir.

Bu nedenle boşanma davası devam ederken müşterek çocuğun velayetinin geçici olarak anne veya babadan birine bırakılması mümkündür. Uygulamada bu karar geçici velayet veya tedbiren velayet olarak ifade edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ettiği sürece eşlerin barınması ve geçiminin yanında çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri re'sen alır. Geçici velayet düzenlemesinin temel hukuki dayanaklarından biri bu hükümdür.

Dolayısıyla geçici velayet için mutlaka boşanma davasının sonuçlanmasını beklemek gerekmez. Bir boşanma avukatı tarafından dava dilekçesinde geçici velayet talep edilebileceği gibi, yargılama devam ederken ortaya çıkan yeni koşullar nedeniyle de mahkemeden tedbiren velayet konusunda karar verilmesi istenebilir.

Geçici Velayet Nedir?

Geçici velayet, boşanma davası devam ederken müşterek çocuğun bakım, gözetim ve günlük yaşam sorumluluğunun geçici olarak anne veya babadan birine bırakılmasıdır.

Bu karar nihai velayet kararı değildir.

Örneğin boşanma davasının başında müşterek çocuğun geçici velayeti anneye verilebilir. Ancak yargılama sırasında alınan sosyal inceleme raporları, ortaya çıkan yeni olaylar ve çocuğun güncel yaşam koşulları sonucunda nihai kararda velayetin babaya verilmesi de mümkündür.

Aynı şekilde geçici velayetin babaya verilmiş olması nihai velayetin mutlaka babada kalacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle geçici velayet ile boşanma kararındaki kesin velayet düzenlemesi birbirinden ayrılmalıdır.

Geçici Velayet Nasıl Talep Edilir?

Geçici velayet boşanma dava dilekçesi içerisinde açıkça talep edilebilir.

Örneğin dava dilekçesinde;

“Müşterek çocuğun dava süresince geçici velayetinin müvekkile verilmesine”

karar verilmesi talep edilebilir.

Ancak yalnızca bu talebin yazılmasıyla yetinilmemesi gerekir.

Çocuğun neden talepte bulunan ebeveyn yanında kalmasının yararına olduğu somut şekilde açıklanmalıdır.

Örneğin;

  • Çocuğun hâlihazırda hangi ebeveynle yaşadığı,
  • Günlük bakımının kim tarafından gerçekleştirildiği,
  • Okula kimin götürdüğü,
  • Sağlık ihtiyaçlarıyla kimin ilgilendiği,
  • Mevcut ev ve yaşam düzeni,
  • Diğer ebeveynin çocukla ilişkisi,
  • Varsa şiddet, ihmal veya güvenlik riski

dilekçede ortaya konulabilir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından geçici velayet talebi hazırlanırken esas amaç diğer ebeveyni kötülemek değil, talep edilen düzenlemenin çocuğun üstün yararına neden daha uygun olduğunu göstermek olmalıdır.

Mahkeme Geçici Velayete Kendiliğinden Karar Verebilir Mi?

Evet.

TMK m.169 uyarınca çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemler hâkim tarafından re'sen, yani taraflardan açık bir talep bulunmasa dahi alınabilir.

Boşanma davasının açılmasının ardından müşterek çocuğun bulunduğunun anlaşılması halinde mahkeme dava süresince çocuğun hangi ebeveyn yanında kalacağına ve diğer ebeveynle nasıl kişisel ilişki kurulacağına ilişkin tedbirler verebilir.

Bununla birlikte uygulamada geçici velayet isteyen tarafın açık bir talepte bulunması ve talebini destekleyen olayları mahkemeye sunması önemlidir.

Geçici Velayet Anneye Mi Verilir?

Geçici velayetin her durumda anneye verileceğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.

Mahkeme anne veya babanın cinsiyetinden ziyade çocuğun üstün yararını değerlendirir.

Çocuk uzun süredir anne yanında yaşıyor ve düzeni sağlıklı biçimde devam ediyorsa bu durum anne lehine önemli olabilir.

Ancak çocuk uzun süredir baba yanında yaşıyorsa, bütün bakım ve eğitim düzeni baba tarafından sağlanıyorsa ve bu ortam çocuğun üstün yararına uygun bulunuyorsa geçici velayetin babaya verilmesi de mümkündür.

Yargıtay uygulamasında velayet düzenlemesinin temel ölçütünün çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimi olduğu vurgulanmaktadır.

Bu nedenle bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından geçici velayet dosyası hazırlanırken “çocuk küçük olduğu için mutlaka anneye verilir” veya “babanın ekonomik durumu iyi olduğu için mutlaka babaya verilir” şeklinde kesin kabullerle hareket edilmemelidir.

Geçici Velayet Babaya Verilebilir Mi?

Evet.

Babanın geçici velayet almasına hukuken engel olan genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Somut olayda;

  • Çocuğun hâlihazırda babayla yaşaması,
  • Günlük ihtiyaçlarının baba tarafından karşılanması,
  • Çocuğun okul düzeninin baba yanında kurulmuş olması,
  • Annenin çocuğun bakımını ciddi şekilde ihmal etmesi,
  • Çocuğun anne yanında güvenliğini etkileyebilecek somut sorunların bulunması

gibi durumlar varsa geçici velayetin babaya verilmesi gündeme gelebilir.

Ancak ekonomik gücün fazla olması tek başına yeterli değildir.

Mahkeme çocuğun bütün yaşam koşullarını değerlendirir.

Çocuğun Hâlihazırda Kimin Yanında Olduğu Önemli Midir?

Evet, önemli olabilir.

Çocuğun uzun süredir istikrarlı biçimde bir ebeveyn yanında yaşaması ve bu düzenin sağlıklı şekilde devam etmesi, geçici velayet bakımından dikkate alınabilecek önemli unsurlardan biridir.

Yargıtay kararlarında da müşterek çocukların uzun zamandır bir ebeveyn yanında yaşamaları, bu ortamın gelişimleri bakımından olumsuz olduğuna ilişkin bir delil bulunmaması ve sosyal inceleme raporundaki tespitler velayet değerlendirmesinde dikkate alınmaktadır.

Ancak yalnızca çocuk o anda bir ebeveyn yanında bulunuyor diye geçici velayetin otomatik olarak o kişiye verilmesi gerekmez.

Çocuğun bulunduğu ortamın neden ve nasıl oluştuğu da önemlidir.

Örneğin ebeveynlerden biri diğer ebeveynden habersiz şekilde çocuğu alarak başka şehre götürmüş olabilir. Bu durumda yalnızca oluşan fiili durum esas alınmaz; olayın bütünü değerlendirilir.

Geçici Velayette Çocuğun Üstün Yararı Ne Demektir?

Velayet hukukunun merkezinde anne veya babanın kişisel menfaati değil, çocuğun üstün yararı bulunmaktadır.

Mahkeme değerlendirmesinde somut olayın özelliklerine göre;

  • Çocuğun yaşı,
  • Fiziksel ve psikolojik gelişimi,
  • Eğitim hayatı,
  • Sağlık durumu,
  • Mevcut yaşam düzeni,
  • Anne ve baba ile kurduğu bağ,
  • Ebeveynlerin bakım imkanları,
  • Barınma koşulları,
  • Şiddet veya ihmal iddiaları,
  • Kardeşlerle ilişkisi

dikkate alınabilir.

Dolayısıyla velayet;

“Anne mi daha haklı, baba mı daha haklı?”

sorusunun cevabı değildir.

Asıl soru;

“Dava devam ederken çocuk hangi düzen içerisinde daha güvenli ve sağlıklı biçimde yaşayacaktır?”

sorusudur.

Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından tedbiren velayet talebi hazırlanırken dosyanın bu bakış açısıyla oluşturulması önemlidir.

Geçici Velayet İçin Sosyal İnceleme Raporu Alınır Mı?

Mahkeme velayet konusunda karar vermeden önce sosyal inceleme raporu alınmasına karar verebilir.

Psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlar;

  • Anneyle,
  • Babayla,
  • Çocukla

görüşebilir ve gerektiğinde tarafların yaşam ortamlarını inceleyebilir.

Ancak acil bir geçici düzenleme yapılması gereken her durumda sosyal inceleme raporunun tamamlanmasını beklemek zorunlu değildir.

TMK m.169 kapsamında mahkemenin amacı dava süresince çocuğun korunması için gerekli tedbiri almaktır. Bu nedenle mevcut deliller ve fiili durum çerçevesinde geçici karar verilip daha sonra sosyal inceleme raporuna göre kararın yeniden değerlendirilmesi mümkündür.

Nihai velayet yönünden ise özellikle ciddi çekişme bulunan dosyalarda yeterli sosyal inceleme yapılması önemlidir. Yargıtay, anne ve babanın yaşam koşullarının incelenmesi ve idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gereken durumlarda eksik araştırmayla velayet kararı verilmesini hukuka aykırı bulabilmektedir.

Çocuğun Görüşü Geçici Velayette Alınır Mı?

Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşü velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Kanunda;

“Çocuk şu yaşa geldiğinde velayeti kendisi seçer.”

şeklinde kesin bir yaş sınırı bulunmamaktadır.

Yeterli idrak düzeyine ulaşan çocuğun;

  • Anneyle ilişkisi,
  • Babayla ilişkisi,
  • Nerede yaşamak istediği,
  • Mevcut yaşam koşulları

konusunda görüşü alınabilir.

Ancak çocuk;

“Babamla kalmak istiyorum.”

veya;

“Annemle yaşamak istiyorum.”

dediğinde mahkeme bu beyanla mutlak şekilde bağlı değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11 Aralık 2024 tarihli kararında idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması gerektiğini belirtmiş; bununla birlikte çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa açıklanan görüşün aksine de karar verilebileceğini vurgulamıştır.

Çocuk Çok Küçükse Anneye Mi Verilir?

Çocuğun küçük yaşta olması önemli bir değerlendirme unsurudur ancak tek başına nihai sonuç doğurmaz.

Özellikle bebeğin bakım ihtiyaçları, tarafların daha önce çocukla ne ölçüde ilgilendiği ve mevcut yaşam koşulları değerlendirilir.

Çocuğun yaşının küçük olması otomatik ve değişmez bir “anne üstünlüğü” yaratmaz.

Babanın çocuğun bakımını fiilen uzun süredir sağlaması veya anne yanında ciddi bir risk bulunması gibi durumlar varsa geçici velayet baba lehine de düzenlenebilir.

Fiziksel Şiddet Varsa Geçici Velayet Nasıl Etkilenir?

Eşlerden birinin müşterek çocuğa fiziksel veya psikolojik şiddet uyguladığına ilişkin somut deliller bulunması geçici velayet bakımından son derece önemlidir.

Aynı şekilde eşe yönelik ağır şiddetin çocuğun güvenliği ve psikolojik gelişimi üzerinde etkisi bulunuyorsa bu durum da değerlendirmeye alınabilir.

Somut olaya göre;

  • Hastane raporları,
  • Kolluk tutanakları,
  • Savcılık dosyaları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan kararlar,
  • Okul veya uzman kayıtları,
  • Tanık anlatımları

önem taşıyabilir.

Çocuğun güvenliği bakımından acil risk söz konusuysa mahkemeden geçici velayet konusunda ivedilikle ara karar verilmesi talep edilebilir.

Anne veya Babanın Uyuşturucu ya da Alkol Sorunu Varsa Ne Olur?

Ebeveynlerden birinin çocuğun bakımını ve güvenliğini etkileyen ciddi alkol veya uyuşturucu madde sorununun bulunduğu iddia ediliyorsa bu durum geçici velayet bakımından değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca soyut;

“Uyuşturucu kullanıyor.”

veya;

“Alkolik.”

şeklindeki iddialar yerine mümkün olduğunca somut deliller sunulması önemlidir.

Mahkeme gerektiğinde;

  • Sağlık kayıtlarını,
  • Ceza ve soruşturma dosyalarını,
  • Adli tıp veya sağlık kurulu değerlendirmelerini,
  • Tanık anlatımlarını

inceleyebilir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından bu tür ciddi iddialar ileri sürülürken iddianın çocuğun üstün yararıyla bağlantısının ve delillerinin açıkça ortaya konulması gerekir.

Çocuğun Okul Düzeni Geçici Velayette Önemli Midir?

Evet.

Özellikle okul çağındaki çocuklarda mevcut eğitim düzeninin korunması önemli olabilir.

Mahkeme;

  • Çocuğun hangi okulda okuduğunu,
  • Okula devam durumunu,
  • Anne veya babanın yaşadığı yerin okula uzaklığını,
  • Çocuğun mevcut sosyal çevresini,
  • Olası taşınmanın eğitim üzerindeki etkisini

değerlendirebilir.

Çocuğun geçici velayet nedeniyle sürekli şehir veya okul değiştirmek zorunda bırakılması çocuğun üstün yararı bakımından olumsuz değerlendirilebilir.

Ancak eğitim düzeni de diğer bütün faktörlerle birlikte ele alınır.

Anne veya Babanın Çalışması Geçici Velayete Engel Midir?

Hayır.

Anne veya babanın çalışıyor olması tek başına velayetin kendisine verilmesine engel değildir.

Günümüzde ebeveynlerin önemli bir bölümü çalışmaktadır.

Asıl önemli olan çalışma saatleri içerisinde çocuğun bakımının nasıl sağlanacağı ve ebeveynin çocuk için düzenli bir yaşam planının bulunup bulunmadığıdır.

Örneğin çocuk okuldayken çalışan ve okul sonrasında çocuğun bakımını sağlayabilen bir ebeveynin çalışması tek başına olumsuz değerlendirilemez.

Aynı şekilde çalışmayan ebeveynin de yalnızca çalışmadığı için velayette otomatik bir üstünlüğü bulunmaz.

Ekonomik Durumu İyi Olan Taraf Geçici Velayeti Alır Mı?

Hayır.

Velayet ekonomik gücü daha yüksek olana verilen bir hak değildir.

Anne veya babanın ekonomik durumu önem taşısa da tek başına belirleyici değildir.

Çocuğun;

  • Duygusal bağı,
  • Bakım ihtiyacı,
  • Güvenliği,
  • Eğitim düzeni,
  • Psikolojik gelişimi

gibi birçok unsur birlikte değerlendirilir.

Diğer ebeveynin çocuğun giderlerine katılması iştirak veya tedbir nafakası yoluyla da sağlanabilir.

Bu nedenle yüksek gelir sahibi olmak tek başına geçici velayet nedeni değildir.

Geçici Velayet Verilmeyen Ebeveyn Çocukla Görüşebilir Mi?

Kural olarak evet.

Geçici velayet anne veya babadan birine verilirken diğer ebeveyn ile çocuk arasında dava süresince tedbiren kişisel ilişki kurulabilir.

Örneğin mahkeme çocukla diğer ebeveyn arasında;

  • Belirli hafta sonları,
  • Yarıyıl tatili,
  • Bayram günleri,
  • Yaz tatilinin belirli bölümleri

için kişisel ilişki düzenleyebilir.

Yargıtay kararlarında geçici velayet ile birlikte dava süresince geçerli olacak kişisel ilişki düzenlemelerinin yapıldığı görülmektedir.

Ancak çocuğun güvenliği bakımından ciddi bir risk bulunuyorsa kişisel ilişkinin biçimi ve kapsamı ayrıca değerlendirilebilir.

Geçici Velayet Kararı Sonradan Değiştirilebilir Mi?

Evet.

Geçici velayet adı üzerinde geçici bir tedbirdir.

Yargılama devam ederken şartlar değişirse mahkeme önceki ara kararını yeniden değerlendirebilir.

Örneğin geçici velayetin anneye verilmesinden sonra;

  • Çocuk fiilen babayla yaşamaya başlamış,
  • Anne başka şehre taşınmış,
  • Yeni bir sosyal inceleme raporu hazırlanmış,
  • Çocuk bakımından ciddi bir risk ortaya çıkmış,
  • Çocuğun görüşü değişmiş

olabilir.

Bu durumda mahkemeden geçici velayet kararının değiştirilmesi talep edilebilir.

Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan Yargıtay da yargılama sırasında ortaya çıkan gelişmelerin dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir.

Geçici Velayet Kararı Nihai Velayeti Belirler Mi?

Hayır.

Geçici velayetin uzun süre bir ebeveynde bulunması fiili yaşam düzeninin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak mahkeme nihai kararda bütün delilleri yeniden değerlendirir.

Bu nedenle;

“Geçici velayet bana verildi, kesin velayet de artık mutlaka benim olur.”

şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.

Nihai velayet aşamasında;

  • Sosyal inceleme raporları,
  • Çocuğun güncel yaşam koşulları,
  • Çocuğun görüşü,
  • Eğitim ve sağlık durumu,
  • Anne ve babanın ebeveynlik yeterliliği

birlikte değerlendirilir.

Geçici Velayet Kararına Karşı Ne Yapılabilir?

Tedbiren velayet kararları, boşanma davası devam ederken verilen geçici nitelikte ara kararlardır.

Yargıtay'ın tedbiren velayet konusunda verdiği kararlarda, bu tür ara kararlarına karşı bağımsız şekilde kanun yoluna başvurulamayacağı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bununla birlikte geçici velayet kararının verilmesinden sonra koşulların değişmesi veya kararın çocuğun üstün yararına aykırı hale gelmesi durumunda aynı mahkemeden ara kararın yeniden değerlendirilmesi ve değiştirilmesi talep edilebilir.

Bu nedenle geçici velayet kararına karşı izlenecek yol somut kararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Geçici Velayet Kararına Uyulmazsa Ne Olur?

Mahkeme müşterek çocuğun geçici velayetini anne veya babadan birine vermişse kararın uygulanması gerekir.

Çocuğun teslim edilmemesi veya mahkemenin kişisel ilişki kararlarının uygulanmasının engellenmesi halinde çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının uygulanmasına ilişkin güncel hukuki yollar gündeme gelebilir.

Bu noktada tarafların kendi imkânlarıyla çocuğu zorla almaya çalışmaları doğru değildir.

Mahkeme kararının ilgili adli birimler aracılığıyla hukuka uygun şekilde uygulanması gerekir.

Geçici Velayet Talebinde Hangi Deliller Sunulabilir?

Somut olaya göre;

  • Çocuğun okul kayıtları,
  • Sağlık belgeleri,
  • Sosyal inceleme raporları,
  • Tanık anlatımları,
  • Kolluk tutanakları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan kararlar,
  • Çocuk teslim tutanakları,
  • Hukuka uygun WhatsApp ve SMS yazışmaları,
  • Çocuğun fiili yaşam düzenini gösteren belgeler

mahkemeye sunulabilir.

Ancak geçici velayet talebinin yalnızca karşı taraf hakkında mümkün olduğunca fazla olumsuz iddia ileri sürmek şeklinde hazırlanması doğru değildir.

Her delilin çocuk bakımından hangi hususu ortaya koyduğu açıklanmalıdır.

Geçici Velayet Talebinde En Önemli Husus Nedir?

Geçici velayet talebinin merkezinde şu sorunun bulunması gerekir:

“Dava devam ederken çocuğun bu ebeveyn yanında yaşaması neden çocuğun üstün yararınadır?”

Örneğin;

  • Çocuk hâlen müvekkil yanında düzenli biçimde yaşamaktadır.
  • Okula bu evden devam etmektedir.
  • Günlük bakım ve sağlık ihtiyaçları müvekkil tarafından karşılanmaktadır.
  • Kendisine ait düzenli ve güvenli yaşam alanı bulunmaktadır.
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulmasına engel olunmamaktadır.

gibi somut hususlar talebin değerlendirilmesinde etkili olabilir.

Bir boşanma avukatı tarafından geçici velayet talebi hazırlanırken çocuğun mevcut ve gelecekteki yaşam düzeninin mümkün olduğunca açık şekilde mahkemeye sunulması önem taşır.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Geçici Velayet Talepleri

Geçici velayet uyuşmazlıklarında her dosyanın kendi koşulları bulunmaktadır.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından tedbiren velayet talebi hazırlanırken çocuğun mevcut yaşam düzeni, okul ve sağlık koşulları ile anne ve babanın fiili bakım imkanları birlikte değerlendirilmelidir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında çocuğun fiilen hangi ebeveyn yanında bulunduğu, sosyal inceleme raporları ve varsa şiddet veya ihmal iddialarına ilişkin somut deliller önem taşıyabilir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından geçici velayet konusunda talepte bulunulurken yalnızca diğer ebeveynin kusurlarına değil, talepte bulunan ebeveyn yanında kurulacak yaşam düzeninin çocuğa sağlayacağı somut yararlara da yer verilmelidir.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile velayet uyuşmazlığı yürütülürken çocuğun yeterli olgunluğa ulaşmış olması halinde görüşünün alınması ve yargılama sürecinde değişen koşulların mahkemeye bildirilmesi önem taşımaktadır.

Sonuç

Boşanma davasında nihai velayet kararı verilinceye kadar müşterek çocuğun yaşamının belirsizlik içerisinde bırakılması gerekmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, boşanma davasının devamı sırasında çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alabilir. Bu kapsamda müşterek çocuğun geçici velayetinin anne veya babadan birine verilmesi mümkündür.

Geçici velayet değerlendirmesinde anne veya babanın cinsiyeti, boşanmada kimin daha kusurlu olduğu veya yalnızca ekonomik güç belirleyici değildir. Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Çocuğun mevcut yaşam düzeni, eğitim ve sağlık koşulları, anne ve baba ile ilişkisi, bakımının fiilen kim tarafından sağlandığı, sosyal inceleme raporları ve yeterli olgunluğa ulaşmışsa çocuğun görüşü birlikte değerlendirilmelidir. Yargıtay'ın güncel yaklaşımında da velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılama sırasında ortaya çıkan yeni gelişmelerin dahi dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Geçici velayet kararı nihai velayet kararı değildir ve koşullar değiştiğinde yargılama devam ederken yeniden değerlendirilmesi mümkündür.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında boşanma, geçici velayet, velayetin değiştirilmesi, sosyal inceleme raporları ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, geçici velayet ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES