Boşanma davalarında en sık karşılaşılan iddialardan biri eşlerden birinin müşterek konutu terk etmesidir.
Dava dilekçelerinde sıklıkla;
“Davalı evi terk etmiştir.”
“Eşini ve çocuklarını bırakıp gitmiştir.”
“Aylarca eve dönmemiştir.”
şeklinde ifadeler kullanılmakta ve yalnızca ortak konuttan ayrılmış olmak kusur olarak ileri sürülmektedir.
Ancak evi terk etmek her durumda kusur değildir.
Eşin ortak konuttan neden ayrıldığı son derece önemlidir.
Şiddete uğrayan eşin evden ayrılması ile hiçbir haklı sebep bulunmaksızın eşini ve ortak yaşamı terk eden kişinin durumu aynı şekilde değerlendirilemez.
Türk Medeni Kanunu m.197, ortak hayat sebebiyle eşlerden birinin kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece eşe ayrı yaşama hakkı tanımaktadır. Anayasa Mahkemesi de TMK m.197'nin bu düzenlemesine açıkça işaret etmektedir.
Diğer taraftan TMK m.164'te belirli koşullar altında terk özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Kanun yalnızca ortak konuttan ayrılmayı değil, evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla terk etmeyi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemeyi esas almaktadır.
Dolayısıyla boşanma davasında asıl soru;
“Evi kim terk etti?”
değil,
“Eş neden evden ayrıldı ve ortak yaşamın sona ermesine hangi davranışlar sebep oldu?”
sorusudur.
Evi Terk Etmek Boşanma Davasında Kusur Mudur?
Her durumda değil.
Ortak konuttan ayrılmak tek başına eşin kusurlu olduğunu göstermez.
Eş;
fiziksel şiddet,
hakaret,
tehdit,
psikolojik şiddet,
evden kovulma,
aile huzurunun ciddi şekilde bozulması
veya başka haklı sebepler nedeniyle ortak konuttan ayrılmış olabilir.
Bu durumda yalnızca;
“Evi terk etti.”
denilerek kusur yüklenmesi doğru değildir.
Haklı Sebeple Evi Terk Etmek Kusur Sayılır Mı?
Kural olarak haklı sebebe dayanan ayrılık ile sebepsiz terk aynı şekilde değerlendirilemez.
TMK m.197 uyarınca ortak hayat nedeniyle eşin kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkı bulunmaktadır.
Dolayısıyla eşin ortak konutta yaşamaya devam etmesinin kendisinden makul olarak beklenemeyeceği bir durum varsa ayrılmanın nedeni değerlendirilmelidir.
Şiddet Nedeniyle Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Kural olarak şiddetten korunmak amacıyla ortak konuttan ayrılan eşe sırf evden çıktığı gerekçesiyle kusur yüklenmemelidir.
Örneğin eş;
darp edilmiş,
tehdit edilmiş,
ev içerisinde güvenliği tehlikeye düşmüş
ve bu nedenle ailesinin yanına gitmiş olabilir.
Burada değerlendirilmesi gereken husus fiziksel olarak konuttan kimin çıktığı değil, ortak yaşamın sona ermesine sebep olan davranıştır.
Hakaret Nedeniyle Evi Terk Etmek Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın özelliklerine göre haklı ayrılık söz konusu olabilir.
Sürekli hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeye maruz kalan eşin ortak konuttan ayrılması ile herhangi bir sorun bulunmaksızın evlilik yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla ayrılması aynı değildir.
Hakaretlerin niteliği, sürekliliği ve tarafların evlilik içerisindeki davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Tehdit Edilen Eşin Evden Ayrılması Kusur Mudur?
Tehdidin ağırlığı ve gerçekliği somut olayda değerlendirilmekle birlikte güvenliğinden endişe eden eşin ortak konuttan ayrılması haklı sebebe dayanabilir.
Özellikle;
“Seni öldüreceğim.”
“Bu evden çıkmazsan seni mahvederim.”
gibi ciddi tehditlerin bulunduğu bir olayda yalnızca evi terk eden eşe odaklanmak doğru değildir.
Mahkeme ayrılığa yol açan olayların tamamını değerlendirmelidir.
Psikolojik Şiddet Nedeniyle Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Psikolojik şiddetin ortak yaşamı sürdürülemez hâle getirdiği durumlarda ayrı yaşama hakkı gündeme gelebilir.
Sürekli;
aşağılama,
hakaret,
baskı,
tehdit,
kontrol
veya benzeri davranışların bulunduğu bir evlilikte eşin ortak konuttan ayrılması otomatik olarak kusur değildir.
Ancak psikolojik şiddet iddiasının somutlaştırılması ve ispatlanması önemlidir.
Eş Evden Kovulmuşsa Terk Eden Kimdir?
Bu nokta TMK m.164 bakımından özellikle önemlidir.
Kanuna göre diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Dolayısıyla;
“Evden fiziksel olarak çıkan kişi kim?”
sorusu tek başına belirleyici değildir.
Örneğin eş diğerine;
“Bu evden defol, seni burada istemiyorum.”
diyerek eşyalarını dışarı çıkarıyor ve eve dönmesini engelliyorsa, evden ayrılmak zorunda kalan kişiyi otomatik olarak terk eden eş kabul etmek doğru değildir.
Eşi Evden Kovan Taraf Kusurlu Sayılabilir Mi?
Evet.
Eşini haklı bir sebep olmaksızın müşterek konuttan çıkaran, eve almayan veya ortak yaşamı sürdürmesini engelleyen kişinin davranışı kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
TMK m.164 de diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eşi terk etmiş saymaktadır.
Kapının Kilidini Değiştirmek Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın koşullarına göre önemli bir kusur vakıası olabilir.
Eş ortak konuttan kısa süreli ayrıldıktan sonra diğer eş kilidi değiştirerek eve dönmesini engelliyorsa;
“Evi kendi isteğiyle terk etti.”
savunması tek başına yeterli olmayabilir.
Burada;
kilidin neden değiştirildiği,
eşin dönmek isteyip istemediği,
dönüşün engellenip engellenmediği
ve tarafların önceki davranışları değerlendirilmelidir.
Eşin Eşyalarını Kapının Önüne Koymak Kusur Mudur?
Eşi ortak konuttan uzaklaştırmak amacıyla kişisel eşyalarının dışarı çıkarılması, somut olayda evden kovma davranışını gösterebilir.
Bu durumda eşyaları dışarı çıkarılan eşin daha sonra ailesinin yanına gitmiş olması;
“Müşterek konutu terk etti.”
şeklinde tek başına yorumlanmamalıdır.
Ayrılığın nasıl başladığı araştırılmalıdır.
Ailesinin Yanına Gitmek Kusur Mudur?
Tek başına değildir.
Eşin anne veya babasının evine gitmesi, neden gittiği bilinmeden kusur olarak değerlendirilemez.
Örneğin eş;
tartışma sonrasında sakinleşmek,
şiddetten korunmak,
geçici süreyle ayrı kalmak
veya başka haklı sebeplerle ailesinin yanına gitmiş olabilir.
Buna karşılık hiçbir haklı neden bulunmaksızın evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak yaşamı terk etmek farklı değerlendirilir.
Tartışma Sonrası Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Her tartışma sonrasında evden ayrılmak otomatik olarak kusur değildir.
Tartışmanın niteliği önemlidir.
Örneğin ağır hakaret veya fiziksel saldırı sonrasında eşin evden çıkması ile sıradan bir tartışma üzerine ortak hayatı tamamen sona erdirmek amacıyla evi terk etmesi aynı değildir.
Mahkeme tartışmanın sebebini ve ayrılığın niteliğini değerlendirmelidir.
Birkaç Günlüğüne Evi Terk Etmek Kusur Sayılır Mı?
Her durumda değil.
Kısa süreli ayrılık ile evlilik birliğini sona erdirme amacı taşıyan kalıcı ayrılık birbirinden ayrılmalıdır.
Eş birkaç gün ailesinin yanında kalıp daha sonra ortak konuta dönmüş olabilir.
Bu nedenle;
“Üç gün eve gelmedi.”
tespiti tek başına kusurun ağırlığını belirlemez.
Sürekli Evi Terk Edip Geri Dönmek Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Eşin her tartışmada hiçbir haklı sebep bulunmaksızın ortak konutu terk etmesi ve bunu diğer eş üzerinde baskı aracı hâline getirmesi evlilik birliğini zedeleyen davranış olarak değerlendirilebilir.
Ancak her ayrılığın nedeni ayrıca önemlidir.
Eğer her ayrılığın öncesinde diğer eşin şiddeti veya ağır hakareti bulunuyorsa değerlendirme değişebilir.
Uzun Süre Eve Dönmemek Kusur Mudur?
Haklı bir sebep bulunmaksızın ortak yaşamdan uzun süre uzak kalmak kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca sürenin uzun olması yeterli değildir.
Eş neden dönmemektedir?
Dönmesi engellenmiş midir?
Şiddet tehlikesi devam etmekte midir?
Taraflar zaten boşanma sürecinde midir?
Ortak konuta dönmek güvenli midir?
Bu soruların cevapları değerlendirilmelidir.
Eşin Hiçbir Sebep Göstermeden Evi Terk Etmesi Kusur Mudur?
Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerden kaçmak amacıyla haklı sebep olmaksızın ortak yaşamın terk edilmesi kusur oluşturabilir.
TMK m.164 de evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla terk etmeyi özel boşanma sebebi olarak düzenlemektedir.
Ancak bu özel boşanma sebebinin oluşması için yalnızca evden ayrılmak yeterli değildir.
Kanunda ayrıca belirli süre ve ihtar koşulları bulunmaktadır.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Terk, TMK m.164'te düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir.
Eşlerden biri;
evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmezse ve kanundaki diğer şartlar gerçekleşirse terk nedeniyle boşanma davası gündeme gelebilir.
Ancak günlük dilde kullanılan;
“Evi terk etti.”
ifadesi ile TMK m.164 anlamındaki terk nedeniyle boşanma aynı şey değildir.
Terk Nedeniyle Boşanma İçin Kaç Ay Geçmesi Gerekir?
TMK m.164'e göre ayrılığın en az altı ay sürmüş olması, bu durumun devam etmesi ve usulüne uygun ihtarın sonuçsuz kalması gerekir.
Kanun ayrıca ihtar konusunda özel süreler öngörmektedir.
Boşanma davası açılması için belirlenen sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
Dolayısıyla eşi bir hafta önce evden ayrılan kişinin hemen ertesi gün TMK m.164 kapsamında terk nedeniyle boşanma davası açması mümkün değildir.
Terk İhtarı Nedir?
Terk nedeniyle boşanma davasının önemli şartlarından biridir.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter tarafından terk eden eşe ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar bildirilir.
Kanunda terk eden eşe dönüş için iki aylık süre öngörülmüştür.
Bu nedenle terk ihtarı yalnızca şekli bir yazı değildir.
Terk nedeniyle boşanma davasının şartları bakımından önemli hukuki sonuç doğurur.
Terk İhtarı Ne Zaman Gönderilebilir?
TMK m.164 uyarınca boşanma davası için öngörülen altı aylık sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar talep edilemez.
İhtardan sonra da iki ay geçmeden terk nedeniyle boşanma davası açılamaz.
Bu sürelerin doğru hesaplanması önemlidir.
Terk İhtarı Göndermek Her Durumda Doğru Mudur?
Hayır.
Terk ihtarı gönderilmeden önce ayrılığın sebebi dikkatle değerlendirilmelidir.
Eğer eşin ortak konuttan ayrılmasına;
şiddet,
hakaret,
tehdit,
evden kovma
veya başka haklı davranışlar sebep olmuşsa terk nedeniyle boşanmanın şartlarının oluşup oluşmadığı ayrıca incelenmelidir.
Sırf eş başka bir evde yaşamaya başladı diye terk ihtarı gönderilmesi her dosyada doğru strateji değildir.
Eş Haklı Sebeple Evden Ayrılmışsa Terk İhtarı Sonuç Doğurur Mu?
Terk nedeniyle boşanma bakımından eşin haklı sebep olmaksızın dönmemesi önemlidir.
Kanun zaten açıkça haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmeme unsurunu aramaktadır.
Dolayısıyla eşin dönmemesini haklı kılan nedenler varsa yalnızca ihtar gönderilmiş olması terk nedeniyle boşanmanın bütün şartlarının oluştuğu anlamına gelmez.
Şiddet Uygulayan Eş Terk İhtarı Gönderebilir Mi?
İhtarın gönderilmiş olması tek başına gönderen tarafın haklı olduğunu göstermez.
Örneğin eş diğerini şiddet uygulayarak evden uzaklaştırmış ve daha sonra;
“Eve dön.”
şeklinde ihtar göndermiş olabilir.
Mahkeme ayrılığa yol açan olayları ve dönmemenin haklı olup olmadığını değerlendirmelidir.
Kanunun, diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eşi de terk etmiş sayması bu nedenle önemlidir.
Terk İhtarı Gönderen Eş Önceki Kusurlarını Affetmiş Sayılır Mı?
Terk ihtarının boşanma davasındaki hukuki etkileri yalnızca süre hesabıyla sınırlı değildir.
İhtar göndermek, ortak hayatın yeniden kurulmasını talep eden bir irade açıklaması olduğundan önceki olayların sonraki kusur değerlendirmesine etkisi bakımından dikkatle ele alınmalıdır.
Bu nedenle şiddet, hakaret, sadakatsizlik veya başka kusur vakıalarının bulunduğu bir dosyada terk ihtarı gönderilmeden önce ihtarın mevcut boşanma stratejisine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Eve Dönmek İsteyen Eşi Eve Almamak Kusur Mudur?
Haklı sebep bulunmaksızın ortak konuta dönmek isteyen eşin eve alınmaması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
TMK m.164 açık biçimde, diğer eşin haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşi terk etmiş saymaktadır.
Dolayısıyla terk olgusunun değerlendirilmesinde yalnızca konuttan kimin çıktığına bakılmaz.
Eşin Eve Dönmesini Engellemek Nasıl İspatlanabilir?
Somut olaya göre;
mesajlar,
WhatsApp yazışmaları,
tanık anlatımları,
kolluk tutanakları,
anahtar veya kilit değişikliğine ilişkin deliller
ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.
Örneğin;
“Bu eve bir daha gelme, seni içeri almayacağım.”
şeklindeki mesaj ayrılığın nedeninin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Evi Terk Eden Eş Daha Sonra Dönmek İsterse Ne Olur?
Dönmek istemesi ayrılığın niteliği bakımından önemlidir.
Eşin ortak hayata dönme iradesi göstermesine rağmen diğer eş tarafından kabul edilmemesi hâlinde artık yalnızca ilk ayrılığa bakılarak değerlendirme yapılması eksik olabilir.
Tarafların sonraki davranışları da incelenmelidir.
Eş Dönmek İstemediğini Açıkça Söylüyorsa Kusur Mudur?
Bu açıklamanın hangi koşullarda yapıldığı önemlidir.
Eş hiçbir haklı sebep bulunmaksızın;
“Seni istemiyorum, eve de dönmeyeceğim.”
diyebilir.
Buna karşılık şiddete uğramış bir eş;
“Bu koşullarda eve dönmeyeceğim.”
diyebilir.
İki durum aynı değildir.
Dönmeme iradesinin arkasındaki neden değerlendirilmelidir.
Evi Terk Eden Eş Boşanma Davası Açabilir Mi?
Evet.
Ortak konuttan ayrılan eşin boşanma davası açmasına engel yoktur.
Hatta eş haklı sebeple ortak konuttan ayrılmış ve boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eş kusurlu olabilir.
Bu nedenle;
“Evi terk eden taraf boşanma davası açamaz.”
şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Evi Terk Eden Eş Nafaka Alabilir Mi?
Sırf ortak konuttan ayrılmış olmak nafaka hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Nafakanın türüne göre tarafların ekonomik durumları, ihtiyaçları ve kusur durumları farklı şekilde değerlendirilir.
Özellikle yoksulluk nafakasında TMK m.175 kapsamında nafaka talep eden eşin boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması önemlidir.
Dolayısıyla;
“Evi terk etti, nafaka alamaz.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Evi Terk Eden Kadın Nafaka Alabilir Mi?
Evi terk eden eşin kadın veya erkek olması hukuki değerlendirmeyi değiştirmez.
Önemli olan ayrılığın nedeni ve nafakanın kanuni şartlarıdır.
Kadın şiddet nedeniyle ortak konuttan ayrılmışsa sırf evden çıktığı için nafaka hakkının ortadan kalktığı söylenemez.
Aynı esas erkek eş bakımından da geçerlidir.
Evi Terk Eden Eş Maddi ve Manevi Tazminat Alabilir Mi?
Alabilir.
TMK m.174 kapsamında belirleyici olan, boşanmaya sebep olan olaylardaki kusur durumudur.
Örneğin ağır şiddet nedeniyle evden ayrılan eş, fiziksel olarak müşterek konutu terk etmiş olsa da boşanmaya sebep olan olaylarda daha az kusurlu veya kusursuz olabilir.
Dolayısıyla tazminat bakımından yalnızca;
“Evden kim çıktı?”
sorusuna bakılmaz.
Evi Terk Etmek Velayeti Kaybettirir Mi?
Hayır.
Velayet, eşlerden birini cezalandırmak amacıyla belirlenmez.
Temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Eşin ortak konuttan ayrılması tek başına velayetin diğer tarafa verilmesini gerektirmez.
Ancak çocuğun uzun süre hiçbir açıklama olmaksızın terk edilmesi, bakımının tamamen diğer eşe bırakılması veya çocukla ilgilenilmemesi gibi durumlar velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Çocukları Bırakıp Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Eşin şiddetten kaçarken çocukları o anda yanında götürememesi ile hiçbir haklı neden olmaksızın çocuklarla aylarca ilgilenmemesi aynı değildir.
Velayet ve kusur değerlendirmelerinde olayın bütün koşulları incelenmelidir.
Çocukları Alıp Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Tek başına çocuklarla birlikte ortak konuttan ayrılmak kusur değildir.
Özellikle şiddet veya güvenlik riski bulunan durumlarda anne veya baba çocuklarla birlikte güvenli bir yere gidebilir.
Ancak çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin sebepsiz şekilde engellenmesi ayrı bir değerlendirme konusu olabilir.
Evi Terk Eden Eşin Çocukla Görüşmesi Engellenebilir Mi?
Eşler arasındaki kusur uyuşmazlığı ile çocukla kişisel ilişki birbirinden ayrılmalıdır.
Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinde esas olan çocuğun üstün yararıdır.
Bir eşin evi terk etmiş olması tek başına çocukla kişisel ilişkisinin engellenmesini haklı kılmaz.
Evi Terk Etmek Mal Paylaşımını Etkiler Mi?
Kural olarak mal rejiminin tasfiyesi ile boşanmaya sebep olan kusur aynı şey değildir.
Eşin müşterek konutu terk etmesi, evlilik içerisinde edinilmiş mallardaki haklarını otomatik olarak kaybetmesine yol açmaz.
Dolayısıyla;
“Evi terk etti, evden ve mallardan hakkı kalmadı.”
şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Mal rejiminin tasfiyesi Türk Medeni Kanunu'ndaki ayrı hükümlere göre değerlendirilir.
Evi Terk Eden Eş Evdeki Hakkını Kaybeder Mi?
Hayır.
Fiziksel olarak taşınmazdan ayrılmak mülkiyet veya mal rejiminden kaynaklanan haklardan vazgeçmek anlamına gelmez.
Ortak konutun kimin adına kayıtlı olduğu, aile konutu niteliği ve mal rejimi ayrı hukuki meselelerdir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Evden Ayrılmak Kusur Mudur?
Boşanma davasının açılmasıyla tarafların barınması ve diğer geçici ihtiyaçları bakımından mahkemenin gerekli önlemleri alması TMK m.169 kapsamında düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi de boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkimin barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alacağına dikkat çekmektedir.
Bu nedenle dava açıldıktan sonra ayrı yaşamaya başlanması ile dava öncesinde evlilik yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla haklı sebep olmaksızın terk aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Boşanma Davası Açmadan Önce Evden Çıkmak Hak Kaybına Neden Olur Mu?
Sırf boşanma davasından önce ortak konuttan ayrılmış olmak otomatik bir hak kaybına yol açmaz.
Ancak ayrılığın sebebi ve ayrılıktan sonraki davranışlar boşanma davasındaki kusur tartışmasında önem taşıyabilir.
Bu nedenle özellikle çekişmeli boşanma öncesinde;
neden ayrılındığının,
ayrılık sırasında neler yaşandığının
ve mevcut delillerin
doğru şekilde korunması önemlidir.
“Evi Terk Edersem Boşanmada Haksız Olur Muyum?”
Hayır, böyle otomatik bir sonuç yoktur.
Eğer ortak yaşam;
şiddet,
tehdit,
ağır hakaret
veya benzeri haklı nedenlerle sürdürülemiyorsa kişinin güvenliğini korumak amacıyla ayrı yaşaması tek başına onu kusurlu hâle getirmez.
TMK m.197 de belirli ciddi tehlikeler altında eşe ayrı yaşama hakkı tanımaktadır.
Evi Terk Eden Eş Otomatik Olarak Ağır Kusurlu Mudur?
Hayır.
Kusur derecesi yalnızca evden ayrılma olgusuna göre belirlenmez.
Örneğin;
bir eş haklı sebep olmaksızın ortak konutu terk etmiş olabilir ancak diğer eşin fiziksel şiddeti veya ağır sadakat ihlali bulunabilir.
Bu durumda bütün kusur vakıaları karşılaştırılmalıdır.
Dolayısıyla;
evi terk etmek = ağır kusur
şeklinde genel bir formül yoktur.
Fiili Ayrılık Tek Başına Kusur Mudur?
Tarafların ayrı yaşıyor olması tek başına kimin kusurlu olduğunu göstermez.
Fiili ayrılık bir sonuçtur.
Mahkemenin değerlendirmesi gereken;
fiili ayrılığa hangi olayların sebep olduğudur.
Ayrılık eşlerin ortak kararıyla gerçekleşmiş olabilir.
Bir eş şiddet nedeniyle ayrılmış olabilir.
Bir eş diğerini evden kovmuş olabilir.
Ya da bir eş hiçbir haklı sebep bulunmaksızın ortak hayatı terk etmiş olabilir.
Bu ihtimallerin hukuki sonuçları aynı değildir.
Tarafların Anlaşarak Ayrı Yaşaması Kusur Mudur?
Eşlerin karşılıklı mutabakatla bir süre ayrı yaşamaları durumunda yalnızca ayrı yaşam olgusundan hareketle taraflardan birine kusur yüklenmesi doğru değildir.
Önemli olan ayrılığın koşulları ve tarafların iradeleridir.
İş Nedeniyle Başka Şehirde Yaşamak Terk Sayılır Mı?
Tek başına sayılmaz.
İş, eğitim, sağlık veya benzeri nedenlerle eşlerden birinin başka şehirde bulunması evlilik birliğini terk etmek amacı taşıdığı anlamına gelmez.
Eşler farklı şehirlerde yaşarken evlilik ilişkisini sürdürüyor olabilir.
Bu nedenle fiziksel ayrılık ile evlilik birliğini terk etme iradesi birbirinden ayrılmalıdır.
Askerlik Nedeniyle Evden Ayrılmak Terk Sayılır Mı?
Hayır.
Askerlik gibi zorunlu nedenlerle ortak konuttan ayrılmak TMK m.164 anlamında evlilik yükümlülüklerinden kaçma amacı taşıyan terk olarak değerlendirilemez.
Benzer şekilde uzun süreli tedavi veya zorunlu çalışma koşulları da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Eşin Başka Şehirdeki Ailesinin Yanında Uzun Süre Kalması Terk Sayılır Mı?
Neden kaldığı önemlidir.
Eğer haklı bir sebep olmaksızın ortak yaşama dönmüyor ve evlilik yükümlülüklerinden kaçınıyorsa durum farklıdır.
Ancak sağlık sorunu, şiddet, ailevi zorunluluk veya başka haklı nedenler bulunabilir.
Süre tek başına yeterli değildir.
Evi Terk Etme Nasıl İspatlanır?
Somut olaya göre;
tanık beyanları,
mesajlaşmalar,
adres kayıtları,
kolluk tutanakları,
ihtar kayıtları
ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.
Ancak yalnızca eşin başka adreste kaldığının ispatlanması yeterli olmayabilir.
Asıl önemli mesele neden ayrıldığıdır.
Haklı Sebeple Ayrıldığımı Nasıl İspatlarım?
Haklı ayrılık sebebine göre deliller değişebilir.
Örneğin şiddet iddiasında;
sağlık raporları,
kolluk kayıtları,
tanıklar,
fotoğraflar,
mesajlar
ve varsa ceza soruşturması önem taşıyabilir.
Hakaret veya tehdit bakımından hukuka uygun mesajlar ve doğrudan görgüye dayalı tanık anlatımları kullanılabilir.
Her dosyada delil stratejisi somut olaya göre kurulmalıdır.
Tanık “Evi Terk Etti” Derse Yeterli Midir?
Tek başına bu ifade yeterince açıklayıcı değildir.
Tanığa;
Ne zaman ayrıldı?
Neden ayrıldı?
Ayrılıktan önce ne oldu?
Tanık bunları bizzat gördü mü?
soruları yöneltilmelidir.
Çünkü;
“Evi terk etti.”
ifadesi çoğu zaman hukuki bir sonuçtur.
Tanığın anlatması gereken esas olarak gözlemlediği somut olaylardır.
Mesajlarda “Bir Daha Eve Dönmeyeceğim” Yazması Kusur Mudur?
Önemli bir delil olabilir ancak mesajın bağlamı incelenmelidir.
Örneğin;
“Beni tekrar döveceksen o eve bir daha dönmeyeceğim.”
mesajı ile;
“Senden sıkıldım, hiçbir sebep yok ama eve dönmeyeceğim.”
mesajının hukuki anlamı aynı değildir.
Bu nedenle dijital deliller bağlamından koparılmamalıdır.
Eş “Git” Dedikten Sonra Evden Çıkmak Terk Sayılır Mı?
Olayın koşullarına göre evden kovma söz konusu olabilir.
TMK m.164, diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eşi de terk etmiş saymaktadır.
Dolayısıyla eşin;
“Defol git, seni bu evde istemiyorum.”
demesi üzerine diğer eşin ayrılması durumunda yalnızca fiziksel ayrılma olgusuna bakılarak sonuç çıkarılmamalıdır.
Eş Sonradan “Ben Kovmadım, Kendisi Gitti” Derse Ne Olur?
Bu durumda ayrılığın koşullarının ispatı önem kazanır.
Mesajlar, tanıklar, kolluk kayıtları ve diğer deliller tarafların iddialarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Boşanma davalarında sık görülen uyuşmazlıklardan biri tam olarak budur:
Bir taraf;
“Beni evden kovdu.”
derken diğer taraf;
“Kendi isteğiyle gitti.”
savunmasında bulunabilir.
Bu nedenle ayrılık anına ilişkin deliller önemlidir.
Evi Terk Eden Eş Sonradan Barışırsa Önceki Terk Kusuru Kullanılabilir Mi?
Tarafların ayrılıktan sonra yeniden gerçek anlamda ortak hayat kurmaları, önceki olayların kusur değerlendirmesine etkisi bakımından önem taşıyabilir.
Özellikle affetme veya hoşgörüyle karşılama tartışması gündeme gelebilir.
Ancak aynı evde kısa süre bulunmak veya barışma girişiminde bulunmak her durumda otomatik olarak affetme anlamına gelmez.
Tarafların davranışları somut olarak değerlendirilmelidir.
Evi Terk Etmek ile Ayrı Yaşama Hakkı Arasındaki Fark Nedir?
Bu ayrım boşanma hukukunda son derece önemlidir.
Terk, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerden kaçınma amacıyla ortak hayatın haklı neden olmaksızın bırakılması anlamına gelebilir.
Ayrı yaşama hakkı ise TMK m.197 kapsamında ortak hayatın kişinin kişiliğini, ekonomik güvenliğini veya aile huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürdüğü durumlarda kanunun tanıdığı bir imkândır.
Bu nedenle her ayrı yaşayan eş “terk eden eş” değildir.
TMK 164 ile Genel Boşanma Davasındaki “Evi Terk Etme Kusuru” Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
TMK m.164 özel bir boşanma sebebi düzenlemektedir ve altı aylık ayrılık ile usulüne uygun ihtar gibi özel şartları bulunmaktadır.
Buna karşılık çekişmeli boşanma davasında eşin haklı neden olmaksızın ortak yaşamı bırakması, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan bir kusur vakıası olarak ileri sürülebilir.
Dolayısıyla;
“TMK 164 şartları oluşmadıysa evi terk etmek hiçbir şekilde kusur sayılamaz.”
sonucu da doğru değildir.
Özel boşanma sebebinin şartları ile genel boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Evi Terk Etmek Boşanma Davasında Nasıl Savunulmalıdır?
Evi terk ettiği ileri sürülen taraf bakımından yalnızca;
“Evet çıktım ama haklıydım.”
denilmesiyle yetinilmemelidir.
Öncelikle ayrılığın tarihi ve ayrılıktan hemen önce yaşanan olaylar açıklanmalıdır.
Ardından;
şiddet,
hakaret,
tehdit,
evden kovma,
kilidin değiştirilmesi
veya diğer haklı nedenler varsa bunlar somutlaştırılmalıdır.
Bu olayların tanık, mesaj, sağlık kaydı, kolluk tutanağı veya diğer hukuka uygun delillerle desteklenmesi önemlidir.
Savunmanın merkezinde;
“Müvekkil müşterek konutu sebepsiz biçimde terk etmemiş, karşı tarafın davranışları nedeniyle ortak yaşam sürdürülemez hâle geldiğinden ayrı yaşamak zorunda kalmıştır.”
olgusu bulunmalıdır.
Evi Terk Etme İddiasına Dayanan Taraf Ne İspatlamalıdır?
Yalnızca eşin başka bir adreste yaşamaya başladığını göstermek çoğu zaman yeterli değildir.
Ayrılığın;
haklı bir sebebe dayanmadığı,
evlilik yükümlülüklerinden kaçma iradesi taşıdığı
ve ileri sürülen kusur vakıasının gerçekten gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.
Karşı tarafın;
şiddet nedeniyle ayrıldım,
evden kovuldum,
eve dönmem engellendi
şeklindeki savunmaları varsa bunlar da değerlendirilmelidir.
Sonuç
Boşanma davasında evi terk etmek her durumda kusur değildir.
Ortak konuttan fiziksel olarak hangi eşin çıktığı tek başına kusurun kimde olduğunu göstermez.
Asıl önemli olan;
eşin neden evden ayrıldığıdır.
Şiddet, tehdit, ağır hakaret, evden kovulma veya ortak hayatın kişinin güvenliğini ve aile huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürmesi nedeniyle ayrılan eş ile hiçbir haklı sebep bulunmaksızın evlilik yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla ortak konutu terk eden eş aynı hukuki durumda değildir.
Türk Medeni Kanunu m.197, belirli ciddi tehlikeler altında eşe ayrı yaşama hakkı tanımaktadır.
Türk Medeni Kanunu m.164 ise evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla terk eden veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyen eş bakımından özel bir boşanma sebebi düzenlemektedir. Aynı madde, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönmesini engelleyen eşi de terk etmiş saymaktadır.
Bu nedenle;
“Evden çıkan kusurludur.”
şeklindeki yaklaşım hukuken doğru değildir.
Boşanma dosyasında cevaplandırılması gereken temel sorular şunlardır:
Eş neden evden ayrıldı?
Ayrılıktan hemen önce ne yaşandı?
Şiddet, hakaret veya tehdit var mıydı?
Eş evden kovuldu mu?
Eve dönmesi engellendi mi?
Ayrılık geçici miydi, kalıcı mıydı?
Eş ortak yaşama dönmek istedi mi?
Ayrılığın haklı sebebe dayandığını veya dayanmadığını gösteren hangi deliller var?
TMK m.164 kapsamında terk nedeniyle boşanma mı ileri sürülüyor, yoksa genel boşanma davasında kusur vakıası mı tartışılıyor?
Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca müşterek konuttan kimin ayrıldığına bakılarak kusur belirlenmesi doğru değildir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi de eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğünü değerlendirirken TMK m.197 uyarınca kişinin kişiliği, ekonomik güvenliği veya aile huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğünde ayrı yaşama hakkının bulunduğunu açıkça belirtmektedir.
Ayrıca TMK m.164'ün açık düzenlemesi gereğince evden çıkan kişi her zaman terk eden kişi değildir; eşini evden çıkmaya zorlayan veya haklı sebep olmaksızın geri dönmesini engelleyen eş de hukuken terk etmiş sayılabilir.
Boşanma Davalarında Evi Terk Etme ve Kusur Hakkında Hukuki Destek
Müşterek konutun terk edilmesi, evden kovulma, ayrı yaşama hakkı, terk ihtarı, şiddet nedeniyle evden ayrılma ve ortak konuta dönüşün engellenmesi boşanma davalarında kusurun belirlenmesi bakımından önemli uyuşmazlık alanlarıdır.
Özellikle TMK m.164 anlamındaki terk nedeniyle boşanma ile genel boşanma davasında haklı sebep olmaksızın evi terk etmenin kusur olarak ileri sürülmesi birbirinden ayrılmalı; ayrılığın gerçek nedeni ve bunu gösteren deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davaları, terk nedeniyle boşanma, kusur tespiti, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacağı ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.