Boşanma sürecinde eşlerden biri hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında müşterek konuttan uzaklaştırma kararı verilmesi sık karşılaşılan geçici koruma tedbirlerinden biridir.
Bu durumda en önemli soru şudur:
Evden uzaklaştırılan eş, ev kendi adına kayıtlı olsa bile eve tekrar girebilir mi?
Kural olarak hayır.
Hakkında;
“Müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesine”
karar verilen kişi, tedbir kararı yürürlükte olduğu sürece karara aykırı biçimde eve giremez.
6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim; şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına, konutun korunan kişiye tahsis edilmesine ve gerektiğinde korunan kişinin bulunduğu konuta yaklaşmamasına karar verebilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel bilgilendirmesinde de bu tedbirler açıkça sayılmaktadır.
Dolayısıyla evin tapusunun uzaklaştırılan eş üzerinde olması veya kira sözleşmesinin onun adına bulunması, yürürlükteki tedbir kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bir boşanma avukatı tarafından böyle bir dosya değerlendirilirken öncelikle uzaklaştırma kararının hüküm kısmı, süresi ve yalnızca konuttan uzaklaştırma mı yoksa ayrıca yaklaşmama ve iletişim yasağı gibi tedbirler de içerip içermediği incelenmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Nedir?
Uygulamada “uzaklaştırma kararı” olarak ifade edilen tedbir, çoğunlukla 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen önleyici tedbirlerden biridir.
6284 sayılı Kanun yalnızca fiziksel şiddet durumlarında uygulanmaz.
Kanun kapsamında;
- Fiziksel şiddet,
- Psikolojik şiddet,
- Sözlü şiddet,
- Ekonomik şiddet,
- Tehdit ve baskı,
- Tek taraflı ısrarlı takip
gibi davranışlar da değerlendirmeye alınabilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı şiddet kavramının fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü ve ekonomik davranışları kapsadığını belirtmektedir.
Tedbirin amacı bir tarafı cezalandırmak değil, şiddetin veya şiddet tehlikesinin devam etmesini önlemektir.
Evden Uzaklaştırılan Eş Eve Tekrar Girebilir Mi?
Tedbir kararı yürürlükte olduğu sürece kural olarak hayır.
Özellikle kararda;
- Müşterek konuttan uzaklaştırılma,
- Konutun korunan eşe tahsisi,
- Korunan kişinin bulunduğu konuta yaklaşmama
tedbirleri varsa, kişinin kendi kararıyla konuta geri dönmesi tedbirin ihlali sonucunu doğurabilir.
6284 sayılı Kanun kapsamında hâkimin verebileceği önleyici tedbirler arasında şiddet uygulayanın müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi açıkça bulunmaktadır.
Bu nedenle bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından uzaklaştırma kararı incelenirken yalnızca “uzaklaştırma” kelimesine değil, kararın tam hüküm bölümüne bakılmalıdır.
Ev Benim Üzerime Kayıtlıysa Yine de Eve Giremez Miyim?
Tedbir kararı yürürlükteyse evin tapusunun kimin adına olduğu tek başına sonucu değiştirmez.
6284 kapsamında yapılan işlem mülkiyet devri değildir.
Mahkeme;
“Bu ev artık diğer eşindir.”
şeklinde karar vermemektedir.
Yapılan işlem, koruma amacıyla konutun kullanımının geçici olarak korunan kişiye bırakılmasıdır.
Dolayısıyla ev;
- Uzaklaştırılan eşin tapulu malı,
- Kiraladığı konut,
- Tarafların birlikte malik olduğu konut
olsa dahi tedbir devam ettiği sürece kararın gereklerine uyulması gerekir.
Mülkiyet hakkı devam eder; fakat konuta fiilen girme ve kullanma yetkisi tedbir süresince sınırlandırılmış olabilir.
Evin Tapusu Uzaklaştırılan Eşin Üzerindeyse Korunan Eş Evde Kalabilir Mi?
Evet.
6284 sayılı Kanunun amacı zaten gerektiğinde şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesidir.
Bu nedenle;
“Ev benim, sen çık.”
şeklindeki bir yaklaşım yürürlükteki tedbir kararını ortadan kaldırmaz.
Korunan kişi, tedbir kararı kapsamında evde kalmaya devam edebilir.
Bu durum evin mülkiyetini değiştirmez ve boşanma sonrası mal paylaşımının sonucu hakkında da tek başına karar vermez.
Uzaklaştırma Kararı Evin Mülkiyetini Değiştirir Mi?
Hayır.
Bu konu özellikle karıştırılmaktadır.
Uzaklaştırma kararı;
- Tapu devri değildir,
- Mal paylaşımı değildir,
- Mülkiyet hakkının diğer eşe geçirilmesi değildir.
Tedbirin amacı geçici korumadır.
Örneğin tapuda ev tamamen erkeğin adına kayıtlı olabilir ve 6284 kapsamında erkek evden uzaklaştırılarak konut kadına tahsis edilebilir.
Bu karar sonucunda kadın evin maliki olmaz.
Mal rejiminin tasfiyesi, tapu uyuşmazlıkları ve aile konutuna ilişkin diğer talepler ayrı hukuki konulardır.
Kiracı Olan Eş Uzaklaştırılırsa Eve Girebilir Mi?
Kira sözleşmesinin yalnızca uzaklaştırılan eş adına olması da yürürlükteki 6284 kararını ortadan kaldırmaz.
Tedbir kararının amacı taraflardan hangisinin kiracı veya malik olduğundan bağımsız olarak şiddet riskinin önlenmesidir.
Dolayısıyla;
“Kira kontratı benim adıma, o nedenle istediğim zaman eve girebilirim.”
yaklaşımı doğru değildir.
Tedbir kararı devam ettiği sürece kararın sınırlarına uyulmalıdır.
Uzaklaştırılan Eş Kişisel Eşyalarını Nasıl Alır?
Bu konu uygulamada en fazla sorun yaşanan konulardan biridir.
Uzaklaştırılan kişinin;
- Kıyafetleri,
- İş araçları,
- Kimlik ve kişisel belgeleri,
- İlaçları,
- Diğer kişisel eşyaları
müşterek konutta kalmış olabilir.
Bu durumda en doğru yöntem kendi başına eve gitmek değildir.
6284 sayılı Kanun kapsamında talep hâlinde ilgililerin kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanabilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel bilgilendirmesinde bu husus açıkça belirtilmektedir.
Dolayısıyla uzaklaştırılan eş;
“Sadece gömleklerimi almaya geldim.”
diyerek kendiliğinden eve girmek yerine kolluğa veya ilgili mercie başvurarak kişisel eşyalarının teslimini talep etmelidir.
“Sadece Beş Dakika Girip Eşyalarımı Alacağım” Denilebilir Mi?
Tedbir kararı yürürlükteyken bu son derece risklidir.
Kararda konuta yaklaşmama veya konuttan uzaklaştırma tedbiri bulunuyorsa kısa süreli giriş de kararın ihlali olarak değerlendirilebilir.
Kararın;
“Beş dakikadan fazla girilemez.”
şeklinde bir istisnası yoksa kişi kendi kendine istisna yaratmamalıdır.
Kişisel eşyaların alınması için kolluk marifetiyle teslim imkânı bulunduğundan bu yöntem kullanılmalıdır.
Polis Eşliğinde Eve Girilebilir Mi?
Kişisel eşya ve belgelerin teslimi amacıyla kolluk yardımı talep edilebilir.
Burada amaç uzaklaştırılan eşin tekrar konuta yerleşmesini sağlamak değil, ihtiyaç duyduğu kişisel eşyalarının güvenli ve tartışmasız biçimde teslimini sağlamaktır.
Bu nedenle önceden ilgili kolluk birimiyle iletişime geçilmesi ve işlem sırasında verilen talimatlara uyulması gerekir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından uzaklaştırma kararının uygulanması sırasında kişisel eşya uyuşmazlığı bulunuyorsa kolluk marifetiyle teslim talebinin yazılı olarak yapılması ileride yaşanabilecek tartışmaları da azaltabilir.
Evde Pasaport, Kimlik veya İlaç Kaldıysa Ne Yapılır?
Bunlar kişisel belge ve eşya niteliğindedir.
Uzaklaştırılan eş bu nedenle de kararı ihlal ederek konuta kendiliğinden girmemelidir.
Özellikle;
- Kimlik,
- Pasaport,
- Mesleki belgeler,
- İlaç,
- İş için gerekli cihazlar
gibi acil ihtiyaçlar belirtilerek kolluk marifetiyle teslim talep edilebilir. 6284 uygulamasında kişisel eşya ve belgelerin kolluk aracılığıyla teslim edilmesi açıkça öngörülmektedir.
Evdeki Bütün Eşyalar Uzaklaştırılan Eşe Verilir Mi?
Hayır.
Kişisel eşyaların teslimi ile ev eşyalarının mülkiyetinin paylaşılması aynı şey değildir.
Örneğin;
- Buzdolabı,
- Televizyon,
- Koltuk takımı,
- Beyaz eşya,
- Ortak alınan mobilyalar
üzerindeki mülkiyet tartışması ayrı bir hukuki uyuşmazlıktır.
Kolluk aracılığıyla kişisel eşya teslimi işlemi, boşanma davasında veya eşya alacağı davasında hangi eşyanın kime ait olduğuna ilişkin nihai karar niteliğinde değildir.
Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
6284 sayılı Kanun tedbir kararının ihlal edilmesi halinde zorlama hapsi öngörmektedir.
Kanunun 13. maddesine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı davranırsa, fiili ayrıca suç oluştursa bile, ihlalin niteliği ve ağırlığına göre hâkim tarafından 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulabilir.
Tedbirin tekrar ihlal edilmesi halinde her tekrar için zorlama hapsi 15 günden 30 güne kadar uygulanabilir.
Toplam zorlama hapsi süresi ise 6 ayı geçemez.
Bu nedenle uzaklaştırma kararı;
“Sadece bir uyarıdır.”
şeklinde görülmemelidir.
Eve Girmek Ayrıca Suç Oluşturabilir Mi?
Olayın gerçekleşme biçimine göre tedbir ihlalinin yanında ayrı bir suç iddiası da gündeme gelebilir.
Örneğin eve giriş sırasında;
- Tehdit,
- Hakaret,
- Mala zarar verme,
- Fiziksel şiddet
gerçekleşirse bunlar ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
6284 sayılı Kanun m.13 de tedbir ihlali fiili ayrıca suç oluştursa dahi zorlama hapsinin uygulanabileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla ceza soruşturması ile zorlama hapsi aynı hukuki kurum değildir.
Zorlama Hapsi Adli Para Cezasına Çevrilir Mi?
Zorlama hapsi klasik anlamda bir ceza mahkûmiyeti değildir.
Amacı kişinin tedbir kararına uymasını sağlamaktır.
6284 sayılı Kanun kapsamında ihlalin niteliği ve ağırlığına göre hâkim tarafından uygulanır.
Bu nedenle tedbir kararına uyulması, özellikle uzaklaştırma kararlarının uygulanmasında son derece önemlidir.
Uzaklaştırma Kararı Kaç Ay Verilir?
6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı ilk defasında en fazla altı ay için verilebilir.
Ancak şiddetin veya şiddet tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması halinde;
- Resen,
- Korunan kişinin talebiyle,
- Bakanlığın talebiyle,
- Kolluğun talebiyle
tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir, kaldırılabilir ya da devam ettirilebilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel açıklaması da bu yöndedir.
Dolayısıyla ilk kararın sona ermesi her durumda korumanın bir daha uzatılamayacağı anlamına gelmez.
Uzaklaştırma Kararının Süresi Dolunca Eve Dönülebilir Mi?
Öncelikle başka bir tedbir bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Eğer;
- 6284 tedbirinin süresi gerçekten sona ermiş,
- Tedbir uzatılmamış,
- Yeni bir uzaklaştırma kararı verilmemiş,
- Boşanma dosyasında TMK m.169 kapsamında konutun diğer eşe tahsis edildiğine ilişkin ayrı bir karar bulunmuyor
ise durum yeniden değerlendirilir.
Bu nedenle yalnızca ilk karar üzerindeki sona erme tarihine bakılarak doğrudan eve dönülmesi her zaman sağlıklı değildir.
UYAP ve ilgili dosyalar üzerinden uzatma veya yeni tedbir kararı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Tedbir Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
Evet.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde itiraz edilebilir.
İtiraz mercii kararını bir hafta içerisinde verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel açıklamasında bu süre açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle hakkında haksız veya ölçüsüz tedbir verildiğini düşünen kişinin çözümü;
kararı yok sayarak eve dönmek değil, hukuki yollara başvurmaktır.
Uzaklaştırma Kararının Kaldırılması İstenebilir Mi?
Evet.
Tedbirin devamını gerektiren koşullar ortadan kalkmışsa tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir.
Aynı şekilde şartlar ağırlaşmışsa korunan kişi de tedbirin uzatılmasını veya kapsamının genişletilmesini isteyebilir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin durumuna göre tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, kaldırılmasına ya da aynen devam ettirilmesine karar verilebileceğini açıklamaktadır.
Bu nedenle kararın artık gerekli olmadığı düşünülüyorsa aile mahkemesine uygun talep sunulmalıdır.
Korunan Eş “Eve Gelebilirsin” Derse Uzaklaştırılan Eş Girebilir Mi?
Bu konuda son derece dikkatli hareket edilmelidir.
6284 kapsamında verilmiş bir mahkeme veya tedbir kararı, tarafların kendi aralarındaki sözlü anlaşmayla kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Tedbir kararı hâlen yürürlükteyse en güvenli hukuki yol kararın değiştirilmesi veya kaldırılması için yetkili mercie başvurmaktır.
Özellikle yaklaşmama ve konuttan uzaklaştırma kararı sürerken;
“Eşim beni çağırdı.”
düşüncesiyle hareket etmek yerine kararın hukuken hâlen geçerli olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Taraflar Barışırsa Uzaklaştırma Kararı Kendiliğinden Kalkar Mı?
Kural olarak mahkeme kararı kendi süresi veya kaldırma/değiştirme kararı çerçevesinde hüküm doğurur.
Tarafların yeniden görüşmeye başlaması, uzaklaştırma kararının mahkeme kayıtlarından kendiliğinden silindiği anlamına gelmez.
Taraflar gerçekten barışmış ve tedbir ihtiyacı ortadan kalkmışsa ilgili mahkemeden kararın kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir.
Tedbir yürürlükte olduğu sürece özellikle konuta yaklaşmama hükümlerine dikkat edilmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Varken Telefonla Aranabilir Mi?
Kararın kapsamına bağlıdır.
6284 kapsamında yalnızca müşterek konuttan uzaklaştırma değil, aynı zamanda şiddet uygulayan kişinin korunan kişiyi;
- İletişim araçlarıyla,
- Telefonla,
- Mesajla,
- Sosyal medya üzerinden
rahatsız etmemesine ilişkin tedbirler de verilebilir.
Bu nedenle uzaklaştırma kararının tam metni incelenmelidir.
Kararda iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbiri varsa ısrarlı telefon ve mesajlar ayrıca ihlal oluşturabilir.
Uzaklaştırılan Eş Çocuklarını Görmek İçin Eve Gelebilir Mi?
Kendi başına eve gelmemelidir.
Çocukla kişisel ilişki kurulması ile uzaklaştırma tedbiri birbirinden ayrı konulardır.
6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim, daha önce verilmiş kişisel ilişki kararı varsa;
- Refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına,
- İlişkinin sınırlandırılmasına,
- Gerektiğinde tamamen kaldırılmasına
karar verebilir. Bu düzenleme Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/1399 sayılı kararında da açıklanmıştır.
Dolayısıyla;
“Çocuğumu görmeye geldim.”
gerekçesi yürürlükteki konuta yaklaşmama kararını kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.
Çocuk teslimi mevcut mahkeme kararlarına ve gerektiğinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri sistemi içerisindeki çocuk teslimi usulüne göre gerçekleştirilmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Çocukla Görüşmeyi Otomatik Olarak Kaldırır Mı?
Her durumda hayır.
6284 kapsamındaki eşe yaklaşmama kararı ile çocukla kişisel ilişki düzenlemesi farklıdır.
Ancak şiddet riski çocuk bakımından da bulunuyorsa kişisel ilişki;
- Refakatçi eşliğinde,
- Sınırlı,
- Geçici olarak kaldırılmış
şekilde düzenlenebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 6284 kapsamında şiddet tedbirleri ile çocuğun korunmasına ve kişisel ilişkiye ilişkin kararların birlikte ve dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu nedenle kararların hüküm bölümleri birlikte incelenmelidir.
Boşanma Davası Olmadan da Uzaklaştırma Kararı Verilebilir Mi?
Evet.
6284 sayılı Kanundan yararlanmak için önce boşanma davası açılması şart değildir.
Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan;
- Kadınlar,
- Çocuklar,
- Aile bireyleri,
- Tek taraflı ısrarlı takip mağdurları
için 6284 kapsamında tedbir talep edilebilir.
Dolayısıyla taraflar evli olmaya devam ederken ve herhangi bir boşanma davası bulunmazken de müşterek konuttan uzaklaştırma kararı verilebilir.
Boşanma Davası Varken Ayrıca Uzaklaştırma Kararı Verilebilir Mi?
Evet.
Boşanma davasının devam etmesi 6284 kapsamında koruma talebine engel değildir.
Bunun yanında Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava devam ettiği sürece eşlerin barınmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri de resen alabilir.
Dolayısıyla aynı süreç içerisinde;
6284 kapsamında şiddetten koruma tedbiri
ve
TMK m.169 kapsamında müşterek konutun geçici kullanımına ilişkin ara karar
gündeme gelebilir.
Bunlar hukuki dayanak ve amaç bakımından birbirlerinden ayrılmalıdır.
6284 Uzaklaştırma Kararı ile TMK 169 Konut Tahsisi Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu ayrım önemlidir.
6284 kapsamında konuttan uzaklaştırma
Amaç şiddetin veya şiddet tehlikesinin önlenmesidir.
Şiddet uygulayan konuttan uzaklaştırılabilir ve konut korunan kişiye tahsis edilebilir. Kararın ihlali zorlama hapsi sonucunu doğurabilir.
TMK m.169 kapsamında geçici konut tahsisi
Boşanma davası açıldığında hâkim eşlerin barınmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir. Bunun için mutlaka 6284 anlamında şiddet bulunması gerekmez.
Örneğin müşterek çocukların anneyle kaldığı bir dosyada aile konutunun yargılama süresince anne ve çocuklara tahsis edilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından “evden uzaklaştırıldım” diyen kişinin dosyasında kararın hangi kanun maddesine göre verildiği mutlaka kontrol edilmelidir.
TMK 169 Gereğince Ev Diğer Eşe Tahsis Edildiyse Eve Girilebilir Mi?
Mahkeme aile konutunu yargılama süresince diğer eşin kullanımına tahsis etmişse, bu ara karar yürürlükte olduğu sürece konutu fiilen yeniden kullanmaya çalışmak doğru değildir.
TMK m.169 uyarınca hâkim boşanma davası devam ederken eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakımına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir.
Ancak TMK m.169 kapsamındaki kararın ihlali ile 6284 kapsamındaki tedbir ihlalinin yaptırımları aynı değildir.
Özellikle zorlama hapsi 6284 kapsamındaki tedbir kararının ihlaliyle bağlantılıdır.
Uzaklaştırma Kararı Boşanma Davasında Kusur İspatı Mıdır?
Tek başına kesin kusur belgesi değildir.
6284 sayılı Kanunun temel amacı mağduru hızla korumaktır. Koruyucu tedbirlerin verilmesinde delil veya belge aranmaz; önleyici tedbirler de Kanunun amacını tehlikeye sokacak şekilde geciktirilemez.
Bu nedenle;
“Hakkında uzaklaştırma kararı verildi, demek ki boşanma davasında bütün şiddet iddiaları kesin olarak ispatlandı.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Boşanma mahkemesi kusur iddialarını;
- Tanık,
- Sağlık kayıtları,
- Kolluk evrakı,
- Ceza dosyası,
- Mesajlar,
- Diğer hukuka uygun deliller
üzerinden ayrıca değerlendirir.
Bununla birlikte 6284 dosyası ve bu kapsamda oluşan kolluk evrakı boşanma davasında delil olarak sunulabilir.
Uzaklaştırma Kararı Almak Karşı Tarafı Otomatik Olarak Ağır Kusurlu Yapar Mı?
Hayır.
Tedbir kararı bir koruma kararıdır; boşanma davasındaki nihai kusur kararı değildir.
Mahkeme boşanmaya sebep olan bütün olayları değerlendirerek tarafların;
- Kusursuz,
- Az kusurlu,
- Eşit kusurlu,
- Daha ağır kusurlu
olup olmadığını belirler.
6284 kararının dayandığı olaylar boşanma dosyasında delillerle ispatlanırsa bu olaylar kusur olarak değerlendirilebilir.
Uzaklaştırma Kararına Rağmen Eve Girmek Boşanma Davasında da Etkili Olur Mu?
Evet, somut olayın niteliğine göre etkili olabilir.
Örneğin kişi tedbir kararını bilmesine rağmen;
- Zorla eve girmiş,
- Kapıya dayanmış,
- Eşe yeniden hakaret veya tehdit etmiş
olabilir.
Bu olay tedbir ihlali yanında boşanma davasındaki diğer vakıalar bakımından da ayrıca önem taşıyabilir.
Ancak olay dava açıldıktan sonra gerçekleşmişse, mevcut boşanma davasındaki kusur değerlendirmesine hangi usulle dahil edilebileceği ayrıca incelenmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Bildirilmeden Zorlama Hapsi Verilebilir Mi?
Bu konuda tebligat ve kararın sonuçlarının kişiye bildirilmesi özellikle önemlidir.
Anayasa Mahkemesinin Volkan Umutlu, B. No: 2022/2251, 21.05.2024 kararında, uzaklaştırma tedbirinin ve karara uymama hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı ihtarının başvurucuya usulüne uygun biçimde bildirildiğinin ortaya konulamaması nedeniyle uygulanan zorlama hapsinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle özellikle zorlama hapsi değerlendirmesinde kişinin tedbir kararından ve aykırılığın sonuçlarından usulüne uygun şekilde haberdar edilmesi önem taşır.
Bununla birlikte Bakanlığın açıklamasına göre tedbir kararının henüz tefhim veya tebliğ edilmemiş olması kararın uygulanmasına engel değildir.
Bu iki hususun birbirinden ayrılması gerekir.
Eve Girildiğinde Ne Yapılmalıdır?
Korunan kişi, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan kişinin konuta geldiğini düşünüyorsa kararın uygulanması bakımından kolluğa başvurabilir.
6284 kapsamında şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde yetkili birim kolluktur.
Tedbirin ihlal edildiği kolluk tarafından tespit edilirse buna ilişkin tutanak düzenlenerek gerekli yargısal süreç başlatılabilir.
Uzaklaştırılan Eş Kapıda Bekleyebilir Mi?
Kararın kapsamına bağlıdır.
Kararda yalnızca konuttan uzaklaştırma değil, korunan kişinin bulunduğu konuta yaklaşmama tedbiri de varsa kapının önüne veya konutun yakınına gelmek de kararın ihlali niteliğinde değerlendirilebilir.
Bu nedenle yalnızca;
“İçeri girmedim, kapının önünde bekledim.”
savunması her durumda yeterli değildir.
Kararda belirlenen tedbirlerin tamamına bakılmalıdır.
İşyerine veya Okula Gitmek de Yasaklanabilir Mi?
Evet.
6284 kapsamında şiddet uygulayan kişinin korunan kişiye;
- Konutunda,
- Okulunda,
- İşyerinde
yaklaşmamasına karar verilebilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının güncel 6284 bilgilendirmesinde bu tedbirler açıkça sayılmaktadır.
Dolayısıyla “uzaklaştırma kararı” her zaman yalnızca aile konutuyla sınırlı değildir.
Evden Uzaklaştırılmak Nafaka Ödememe Hakkı Verir Mi?
Hayır.
Uzaklaştırma kararı ile nafaka yükümlülüğü birbirinden farklı konulardır.
Hatta 6284 kapsamında şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya buna katkıda bulunan kişiyse hâkim korunan kişinin yaşam düzeyini dikkate alarak talep olmasa dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.
Dolayısıyla;
“Beni evden çıkardılar, artık hiçbir masraf ödemem.”
şeklinde hareket edilmemelidir.
Uzaklaştırma Kararı Ev Kirasını Kimin Ödeyeceğini Belirler Mi?
Tek başına her zaman değil.
Konutun korunan kişiye tahsis edilmesi esas olarak kullanım ve korunma ile ilgilidir.
Kira, faturalar ve geçim giderleri bakımından;
- Tedbir nafakası,
- Tarafların gelirleri,
- Mevcut sözleşmeler,
- Boşanma dosyasında verilen ara kararlar
ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle evden uzaklaştırılan eşin kira sözleşmesindeki sorumluluğu veya eşler arasındaki ekonomik yükümlülükler ayrıca incelenmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Varken Kilit Değiştirilebilir Mi?
Müşterek konut korunan kişiye tahsis edilmiş ve diğer eşin konuta yaklaşması veya girmesi yasaklanmışsa tedbirin fiilen uygulanması bakımından konut güvenliğinin sağlanması gündeme gelebilir.
Ancak bu durum mülkiyet hakkını değiştirmez.
Tedbir sona erdiğinde veya farklı bir mahkeme kararı verildiğinde konutun kullanımına ilişkin hukuki durum yeniden değerlendirilir.
Özellikle kiralık konutlarda kira ilişkisi ve anahtar teslimi gibi hususların ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Uzaklaştırma Kararı Varken Ortak Konut Satılabilir Mi?
Uzaklaştırma kararı tek başına taşınmaz üzerinde otomatik satış yasağı anlamına gelmez.
Ancak taşınmaz aynı zamanda aile konutu ise TMK m.194 kapsamında diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunun devri veya üzerindeki hakların sınırlandırılması bakımından ayrıca koruma bulunmaktadır.
Boşanma davasında ayrıca malvarlığının kaçırılması riski varsa ihtiyati tedbir talepleri de gündeme gelebilir.
Dolayısıyla;
konuttan uzaklaştırma
ile
konutun satılmasının engellenmesi
aynı hukuki işlem değildir.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Evden Uzaklaştırma Kararı
Evden uzaklaştırma tedbirlerinde kararın kapsamı ve hangi hukuki dayanakla verildiği özellikle önemlidir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından uzaklaştırma kararı incelenirken 6284 kapsamında konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağı tedbirlerinden hangilerinin uygulandığı ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında 6284 kapsamındaki koruma tedbiri ile TMK m.169 kapsamında müşterek konutun geçici tahsisinin birbirine karıştırılmaması gerekir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından uzaklaştırılan eşin konutta kalan kişisel eşyalarının teslimi konusunda işlem yapılacaksa kişinin kararı ihlal ederek kendi başına eve gitmesi yerine kolluk marifetiyle eşya tesliminin talep edilmesi daha uygun olacaktır.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile süreç takip edilirken tedbir kararının ihlalinin 6284 sayılı Kanun m.13 kapsamında zorlama hapsi sonucunu doğurabileceği ve kararın kaldırılması veya değiştirilmesi gerekiyorsa bunun yasal yollarla talep edilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Sonuç
Boşanma davasında veya 6284 sayılı Kanun kapsamında evden uzaklaştırılan eş, tedbir kararı yürürlükte olduğu sürece karara aykırı şekilde eve giremez.
Evin;
- Kendi adına kayıtlı olması,
- Kira sözleşmesinin kendi adına bulunması,
- Eşyalarının içeride kalması
bu sonucu kendiliğinden değiştirmez.
6284 sayılı Kanun kapsamında hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsis edilmesine karar verebilir. Ayrıca korunan kişinin bulunduğu konuta, işyerine veya okula yaklaşmama tedbiri de uygulanabilir.
Evde kişisel eşyalar veya belgeler kalmışsa çözüm, tedbir kararını ihlal ederek konuta girmek değildir. Kanun kapsamında kişisel eşya ve belgelerin kolluk marifetiyle teslimi talep edilebilir.
Tedbir kararının ihlal edilmesi halinde 6284 sayılı Kanun m.13 uyarınca ilk ihlalde 3 günden 10 güne kadar, tekrarlanan ihlallerde ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Toplam süre altı ayı geçemez.
Hakkında uzaklaştırma kararı verilen kişi kararın hatalı, gereksiz veya ölçüsüz olduğunu düşünüyorsa çözüm kararı fiilen ihlal etmek değildir. Karara karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içerisinde itiraz mümkündür; ayrıca koşulların değişmesi hâlinde tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir.
Boşanma davası devam ediyorsa ayrıca TMK m.169 uyarınca aile mahkemesi eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemler alabilir. Bu nedenle 6284 kapsamındaki uzaklaştırma sona erse dahi boşanma dosyasında aile konutunun diğer eşe tahsis edildiğine ilişkin ayrı bir ara karar bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Sonuç olarak, evden uzaklaştırılan kişinin öncelikle şu hususları kontrol etmesi gerekir:
- Karar hangi kanuna dayanıyor?
- Kararın süresi devam ediyor mu?
- Konuta yaklaşmama tedbiri de var mı?
- Tedbir daha sonra uzatılmış mı?
- Boşanma dosyasında ayrıca konut tahsisi kararı var mı?
- Eşyalar için kolluk marifetiyle teslim talep edilmiş mi?
Bu sorular cevaplandırılmadan konuta fiilen dönülmesi önemli hukuki sonuçlara yol açabilir.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında 6284 sayılı Kanun uyarınca uzaklaştırma, müşterek konutun tahsisi, tedbir kararına itiraz, zorlama hapsi, kişisel eşyaların teslimi ve boşanma davasındaki geçici tedbirlere ilişkin uyuşmazlıkların somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma, uzaklaştırma kararları ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51