Boşanma Davasında Eşin Aşırı Kıskançlığı ve Baskıcı Davranışları Kusur Sayılır Mı?

Evlilik birliğinde eşler arasında belirli ölçüde kıskançlık yaşanması tek başına boşanma sebebi değildir. Ancak kıskançlığın sürekli kontrol etme, sosyal çevreyi sınırlandırma, dışarı çıkmaya engel olma, telefonu denetleme, çalışma hayatına müdahale etme veya eş üzerinde psikolojik baskı kurma boyutuna ulaşması hâlinde boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da aşırı kıskançlık nedeniyle eş üzerinde psikolojik baskı kurulması kusurlu davranış olarak kabul edilmektedir. Örneğin 18.09.2025 tarihli bir kararda erkeğin kadına aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uygulaması, aşağılayıcı sözler söylemesi ve “çirkinsin” diyerek küçük düşürmesi kusur değerlendirmesine dahil edilmiştir.

Kıskançlık Tek Başına Boşanma Sebebi Midir?

Her kıskançlık davranışı boşanma sebebi değildir.

Evlilik içerisinde eşlerin zaman zaman birbirlerini kıskanmaları olağan kabul edilebilir. Ancak bu davranış sürekli hâle gelir ve diğer eşin yaşamını sınırlandırmaya başlarsa hukuki değerlendirme değişir.

Örneğin eşin kimlerle görüştüğünün sürekli sorgulanması, arkadaşlarıyla görüşmesinin engellenmesi, evden çıkmasına izin verilmemesi veya her telefon görüşmesinin açıklanmasının istenmesi sıradan kıskançlığın ötesine geçebilir.

Önemli olan kıskançlığın eş üzerinde sistematik kontrol ve psikolojik baskı oluşturup oluşturmadığıdır.

Aşırı Kıskançlık Kusur Sayılır Mı?

Evet, ispatlandığı takdirde kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6432 E., 2026/846 K. sayılı kararında “aşırı kıskançlık göstermek suretiyle ruhsal şiddet uygulama” vakıasının kusur oluşturabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiş; ancak somut dosyada bu iddianın yeterince ispatlanamadığı belirtilmiştir.

Bu karar önemli bir noktayı göstermektedir: aşırı kıskançlık kusur olabilir ancak mutlaka ispatlanmalıdır.

Eşin Arkadaşlarıyla Görüşmesine Engel Olmak Kusur Mudur?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Yargıtay kararlarında eşin sosyal çevresini kısıtlaması, arkadaşlarıyla görüşmesini sınırlandırması ve sürekli kontrol altında tutması psikolojik baskı kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında erkeğin aşırı kıskanç davranışlarda bulunduğu, eşinin arkadaşlarıyla görüşmesine sınırlamalar koyduğu ve eşini sürekli kontrol altında tutmaya çalışarak psikolojik baskı uyguladığı kabul edilmiştir.

Dolayısıyla eşin sosyal ilişkilerinin sistematik biçimde engellenmesi boşanma davasında kusur oluşturabilir.

Eşin Dışarı Çıkmasına İzin Vermemek Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Eşlerden birinin diğer eşin dışarı çıkmasını yasaklaması veya sosyal yaşamını kendi iznine bağlaması baskıcı davranış olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2989 E., 2023/6504 K. sayılı kararında erkeğin eşine baskıcı davranarak dışarı çıkmasına izin vermemesi açıkça kusur olarak değerlendirilmiştir.

Evlilik ilişkisi eşlerden birine diğer eş üzerinde sınırsız denetim ve izin verme yetkisi tanımaz.

Eşin Telefonunu Sürekli Kontrol Etmek Kusur Mudur?

Somut olayın yoğunluğuna göre kusur oluşturabilir.

Eşin telefonunu sürekli istemek, mesajlarını denetlemek, kimlerle konuştuğunu sorgulamak veya gizlice takip etmek aşırı kıskançlık ve psikolojik baskının göstergesi olabilir.

Özellikle bu davranışın sürekli yapılması ve diğer eş üzerinde korku veya baskı oluşturması hâlinde kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Ayrıca telefonun şifresinin kırılması, takip programı yüklenmesi veya özel yazışmaların hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi ayrı hukuki sorunlar da doğurabilir.

Eşin Telefon Görüşmelerini Sürekli Sorgulamak Kusur Sayılır Mı?

Her soru kusur değildir.

Ancak eşin yaptığı her telefon görüşmesinin sorgulanması, sürekli sadakatsizlikle suçlanması veya olağan sosyal ilişkilerinin dahi şüphe konusu yapılması psikolojik baskı niteliğine dönüşebilir.

Yargıtay kararlarında eşin sürekli olarak başka kişilerle ilişki yaşadığı yönünde yakıştırmalarda bulunulması ve aşırı kıskançlıkla kontrol edilmesi kusur kapsamında değerlendirilmektedir.

Sürekli Aldatmakla Suçlamak Kusur Mudur?

Somut bir dayanak bulunmaksızın eşin sürekli sadakatsizlikle suçlanması evlilik birliğini ciddi biçimde zedeleyebilir.

Örneğin eşin iş arkadaşlarıyla konuşmasının, sosyal medya kullanımının veya günlük hayatındaki olağan ilişkilerinin sürekli “aldatma” şeklinde yorumlanması ve bu nedenle baskı kurulması kusur oluşturabilir.

Ancak gerçekten güven sarsıcı davranışlar bulunduğu ispatlanmışsa mahkeme tarafların karşılıklı davranışlarını birlikte değerlendirir.

Kıskançlık nedeniyle baskı yapılması ile diğer eşin gerçekten sadakat yükümlülüğüne aykırı davranması birbirinden bağımsız kusur vakıalarıdır.

Giyim Tarzına Sürekli Müdahale Etmek Kusur Olabilir Mi?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin ne giyeceğini sürekli belirlemek, belirli kıyafetleri giymesini yasaklamak veya giyim tercihi nedeniyle aşağılamak psikolojik baskı boyutuna ulaşabilir.

Evlilik içerisinde eşlerin birbirlerine görüş bildirmesi olağan olmakla birlikte bir tarafın diğerinin kişisel tercihlerini sürekli baskı ve tehdit yoluyla kontrol etmesi farklı değerlendirilir.

Bu tür davranışlar başka kontrol edici davranışlarla birlikte gerçekleşiyorsa kusurun ispatı açısından daha anlamlı hâle gelebilir.

Eşin Çalışmasına veya İş Arkadaşlarıyla Görüşmesine Engel Olmak Kusur Mudur?

Evet, şartlarına göre kusur olabilir.

Özellikle aşırı kıskançlık nedeniyle eşin çalışmasının engellenmesi, iş arkadaşlarıyla görüşmesinin yasaklanması veya işyerindeki olağan ilişkilerin sürekli sadakatsizlik olarak yorumlanması psikolojik ve ekonomik baskı oluşturabilir.

Mahkeme, davranışın sürekliliğini ve eşin hayatını ne ölçüde sınırlandırdığını değerlendirecektir.

Konum Göndermeye Zorlamak Kusur Sayılır Mı?

Eşlerin gönüllü olarak birbirlerine konum göndermeleri tek başına sorun değildir.

Ancak sürekli konum istenmesi, gönderilmediğinde tartışma çıkarılması, eşin nerede olduğunun dakika dakika takip edilmesi veya eve dönüş saatinin baskı yoluyla kontrol edilmesi davranışın niteliğini değiştirebilir.

Bu tür uygulamalar sistematik bir kontrol aracına dönüşmüşse psikolojik baskı kapsamında değerlendirilebilir.

Sosyal Medya Şifrelerini İstemek Kusur Mudur?

Eşlerin şifrelerini gönüllü olarak paylaşması kusur değildir.

Ancak diğer eşin sosyal medya şifresini vermeye zorlanması, hesaplarının sürekli kontrol edilmesi veya şifre vermediği için sadakatsizlikle suçlanması baskıcı davranış niteliği taşıyabilir.

Bu değerlendirmede davranışın tek seferlik olup olmadığı ve eş üzerinde ne ölçüde baskı oluşturduğu önemlidir.

Aşırı Kıskançlık Psikolojik Şiddet Sayılabilir Mi?

Evet.

Aşırı kıskançlık, sürekli kontrol, sosyal izolasyon, suçlama ve aşağılama ile birlikte gerçekleşiyorsa psikolojik şiddet niteliğine ulaşabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.09.2025 tarihli kararında da erkeğin aşırı kıskançlıkla eşine psikolojik baskı uyguladığı açıkça kabul edilmiştir.

Aynı şekilde Yargıtay'ın başka bir kararında arkadaşlarla görüşmenin sınırlandırılması ve eşin sürekli kontrol altında tutulması psikolojik baskı kapsamında değerlendirilmiştir.

Aşırı Kıskançlık Nasıl İspatlanır?

Aşırı kıskançlık ve baskıcı davranışların mümkün olduğunca somut olaylarla ortaya konulması gerekir.

WhatsApp mesajları, SMS yazışmaları, sosyal medya mesajları, tanık anlatımları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer kayıtlar delil olarak kullanılabilir.

Örneğin eşin sürekli “neredesin?”, “kiminlesin?”, “o kişiyle görüşmeyeceksin”, “evden çıkamazsın” şeklindeki mesajları iddiayı destekleyebilir.

Ayrıca eşin arkadaşları veya aile bireyleriyle görüşmesine engel olunduğunu bizzat gören kişiler tanık olarak dinlenebilir.

“Eşim Çok Kıskançtı” Demek Yeterli Midir?

Hayır.

Yargıtay'ın 2026 tarihli kararında da aşırı kıskançlıkla ruhsal şiddet uygulandığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle bu vakıanın eşe kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir.

Bu nedenle dava dilekçesinde yalnızca “eşim aşırı kıskançtı” şeklinde soyut bir ifade kullanmak yerine davranışların somutlaştırılması gerekir.

Örneğin hangi arkadaşlarla görüşmeye engel olunduğu, hangi tarihlerde dışarı çıkmanın yasaklandığı veya telefonun nasıl kontrol edildiği açıklanmalıdır.

Tanıkla Aşırı Kıskançlık İspatlanabilir Mi?

Evet.

Tanıklar eşin baskıcı davranışlarını bizzat görmüş veya duymuşlarsa beyanları delil olarak değerlendirilebilir.

Örneğin arkadaşlarıyla görüşmesine izin verilmediğine, eşinin sürekli telefonla arayarak kontrol ettiğine veya toplum içinde kıskançlık nedeniyle tartışma çıkardığına doğrudan şahit olan kişilerin anlatımları önem taşıyabilir.

Buna karşılık yalnızca “bana böyle olduğunu anlattı” şeklindeki duyuma dayalı anlatımların ispat gücü daha sınırlı olabilir.

Aşırı Kıskanç Eş Manevi Tazminat Öder Mi?

Şartları varsa mümkün olabilir.

TMK m.174 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kusursuz veya daha az kusurlu eş manevi tazminat talep edebilir.

Aşırı kıskançlık tek başına her durumda manevi tazminat sonucunu doğurmaz.

Ancak kıskançlık; sürekli psikolojik baskı, aşağılama, sosyal yaşamı engelleme veya kişilik haklarını zedeleyen başka davranışlarla birlikte gerçekleşmişse tazminat değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Yargıtay'ın 2025 tarihli kararında aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı ve aşağılayıcı sözlerin kusur belirlemesinde önemli rol oynadığı görülmektedir.

Kıskançlığa Sebep Olan Davranışlar Varsa Ne Olur?

Mahkeme her iki tarafın davranışlarını birlikte değerlendirir.

Bir eş aşırı kıskançlık nedeniyle baskı uygulamış olabilir; diğer eşin de güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu ispatlanabilir.

Bu durumda yalnızca bir tarafın davranışı değil, boşanmaya neden olan bütün vakıalar birlikte değerlendirilerek kusur derecesi belirlenir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2989 E., 2023/6504 K. sayılı kararında bir tarafın baskıcı davranışları ile diğer tarafın güven sarsıcı davranışları ve başka kusurları birlikte değerlendirilmiştir.

Her Kontrolcü Davranış Boşanma Sebebi Midir?

Hayır.

Eşlerin birbirlerine nerede olduklarını sormaları veya bazı konularda ortak karar almaları olağan aile ilişkisi içerisinde değerlendirilebilir.

Kusur değerlendirmesi için davranışların yoğunluğu, sürekliliği ve eş üzerindeki etkisi önemlidir.

Sürekli telefon kontrolü, sosyal çevreden uzaklaştırma, dışarı çıkmayı yasaklama, giyim ve çalışma hayatını kontrol etme gibi davranışlar birlikte bulunuyorsa sistematik baskı iddiası güçlenebilir.

Sonuç

Boşanma davasında eşin kıskanç olması tek başına kusur sayılmaz. Ancak kıskançlık aşırı ve sistematik hâle gelerek diğer eşin sosyal yaşamını, çalışma hayatını, arkadaşlık ilişkilerini veya özel alanını kontrol etmeye dönüşürse kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay'ın güncel kararlarında aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uygulanması, eşin arkadaşlarıyla görüşmesinin sınırlandırılması, sürekli kontrol altında tutulması ve dışarı çıkmasına izin verilmemesi kusurlu davranışlar arasında değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte aşırı kıskançlık iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında da ispatlanamayan aşırı kıskançlık vakıasının eşe kusur olarak yüklenemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Bu nedenle boşanma davasında yalnızca “eşim beni kıskanıyordu” denilmesi yerine, baskının hangi davranışlarla, ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulması önemlidir.

Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Aşırı kıskançlık, psikolojik baskı, eşin sosyal yaşamının sınırlandırılması, telefon kontrolü, ekonomik ve psikolojik şiddet, kusur tespiti, nafaka, velayet ve maddi-manevi tazminat taleplerinde somut olayın tüm delilleriyle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES