Borçlunun eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı aile konutunun icra takibi nedeniyle haczedilip haczedilemeyeceği uygulamada sık karşılaşılan konulardan biridir. Özellikle tapu kaydında “aile konutudur” şerhi bulunan taşınmazlara haciz konulamayacağı yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır.
Ancak bir taşınmazın aile konutu olması veya tapuda aile konutu şerhi bulunması, tek başına o taşınmazın haczedilmesini engellemez.
Borçlu adına kayıtlı aile konutu üzerine şartları mevcutsa haciz konulabilir. Bununla birlikte konut aynı zamanda borçlunun ve ailesinin ekonomik ve sosyal durumuna uygun “hâline münasip evi” niteliğindeyse İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikâyeti gündeme gelebilir.
Bu nedenle aile konutu ile hâline münasip mesken kavramları birbirinden ayrılmalıdır.
Aile Konutu Nedir?
Aile konutu, eşlerin aile yaşamlarını birlikte sürdürdükleri ve ortak yaşamlarının merkezi hâline getirdikleri konuttur.
Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi aile konutuna ilişkin özel korumalar getirmiştir.
Buna göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Ancak bu düzenleme esas olarak eşlerden birinin iradi tasarruflarına karşı diğer eşin ve ailenin korunmasını amaçlamaktadır.
Cebri icra yoluyla gerçekleştirilen haciz ve satış işlemleri ise farklı hukuki kurallara tabidir.
Aile Konutu Haczedilebilir Mi?
Evet.
Borçlu adına kayıtlı bir taşınmazın aile konutu olması, o taşınmaza hiçbir şekilde haciz konulamayacağı anlamına gelmez.
Borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunuyorsa alacaklı, şartları mevcutsa borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz konulmasını talep edebilir.
Ancak haczedilen taşınmaz borçlunun hâline münasip meskeni niteliğindeyse borçlu İİK m.82 kapsamında meskeniyet şikâyetinde bulunabilir.
Aile Konutu Şerhi Haczi Engeller Mi?
Kural olarak hayır.
Tapu kaydında aile konutu şerhi bulunması, taşınmazın cebri icra yoluyla haczedilmesini tek başına engellemez.
Aile konutu şerhi, özellikle malik eşin diğer eşin rızası olmaksızın yapacağı hukuki işlemler bakımından önem taşımaktadır.
Haciz ise borçlunun iradesiyle gerçekleştirilen bir satış veya devir işlemi değildir.
Bu nedenle tapuda aile konutu şerhi bulunması ile taşınmazın icra hukuku bakımından haczedilemez olması aynı şey değildir.
Tapuda Aile Konutu Şerhi Varsa İcra Müdürlüğü Haciz Koyabilir Mi?
Şartları mevcutsa evet.
Borçlunun tapuda malik olduğu taşınmaz üzerine icra müdürlüğü aracılığıyla haciz şerhi işlenebilir.
Tapu kaydında aile konutu şerhinin bulunması, tek başına icra müdürlüğünün haciz işlemi yapmasını engellemez.
Ancak taşınmazın İİK m.82 kapsamında haczedilemez olduğu ileri sürülebiliyorsa ayrıca meskeniyet şikâyeti yapılması gerekir.
Aile Konutu ile Hâline Münasip Ev Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu iki kavramın birbirinden ayrılması son derece önemlidir.
Aile konutu, Türk Medeni Kanunu kapsamında eşlerin ortak yaşamlarının merkezi olan konutu ifade eder.
Hâline münasip ev ise İcra ve İflas Kanunu kapsamında borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacının korunmasına ilişkin bir haczedilmezlik kavramıdır.
Bir taşınmaz aile konutu olduğu hâlde İİK bakımından hâline münasip mesken şartlarını taşımayabilir.
Aynı şekilde meskeniyet şikâyetinde asıl mesele tapuda “aile konutu” şerhi bulunup bulunmadığı değil, taşınmazın borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacı bakımından hâline münasip olup olmadığıdır.
Borçlunun Tek Evi Haczedilebilir Mi?
Borçlunun yalnızca bir evinin bulunması, taşınmaza hiçbir şekilde haciz konulamayacağı anlamına gelmez.
Haciz işlemi yapılabilir.
Ancak taşınmaz borçlunun hâline münasip evi niteliğindeyse borçlu haczin kaldırılması amacıyla meskeniyet şikâyetinde bulunabilir.
Dolayısıyla “borçlunun tek evi haczedilemez” şeklindeki genel ifade hukuken eksiktir.
Asıl değerlendirilmesi gereken, taşınmazın İİK m.82 kapsamında korunup korunmadığıdır.
Meskeniyet Şikâyeti Nedir?
Meskeniyet şikâyeti, borçlunun haczedilen taşınmazının kendisi ve ailesi için hâline münasip konut olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmesidir.
İİK m.82 kapsamında borçlunun hâline münasip evi haczedilemeyen mallar arasında düzenlenmiştir.
Borçlu bu nedenle icra hukuk mahkemesine başvurarak taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını isteyebilir.
Meskeniyet Şikâyeti Kaç Gün İçinde Yapılır?
Meskeniyet şikâyeti bakımından süre son derece önemlidir.
İİK m.16 kapsamında şikâyet kural olarak haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde yapılmalıdır.
Bu nedenle borçlunun taşınmaz üzerindeki haczi hangi tarihte öğrendiğinin tespit edilmesi gerekir.
Tapu kaydı, icra dosyasındaki tebligatlar ve borçlunun hacizden haberdar olduğunu gösteren diğer işlemler öğrenme tarihinin belirlenmesinde önem taşıyabilir.
7 Günlük Süre Haciz Tarihinden Mi Başlar?
Her zaman değil.
Meskeniyet şikâyetinde temel olarak haczin öğrenildiği tarih önemlidir.
Borçlu haciz işlemini haczin konulduğu gün öğrenmemiş olabilir.
Bu nedenle haciz tarihi ile haczin öğrenildiği tarih birbirinden farklı olabilir.
Ancak borçlunun hacizden daha önce haberdar olduğunu gösteren bir işlem bulunması hâlinde şikâyet süresinin buna göre hesaplanması gündeme gelebilir.
Hâline Münasip Ev Nasıl Belirlenir?
Borçlunun hâline münasip evi belirlenirken yalnızca evin metrekaresine veya piyasa değerine bakılmaz.
Borçlunun ve ailesinin sosyal ve ekonomik durumu, birlikte yaşayan aile bireylerinin sayısı, barınma ihtiyaçları ve yaşadıkları çevrenin özellikleri birlikte değerlendirilir.
Mahkeme genellikle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırarak hem haczedilen taşınmazın değerini hem de borçlunun hâline münasip daha mütevazı bir konut satın alabilmesi için gerekli bedeli tespit eder.
Lüks Aile Konutu Haczedilebilir Mi?
Bir konutun aile konutu olması, değerinin ne kadar yüksek olduğundan bağımsız olarak mutlak bir haczedilmezlik sağlamaz.
Borçlunun oturduğu konut, sosyal ve ekonomik durumuna göre ihtiyaçlarını önemli ölçüde aşan yüksek değerde bir taşınmaz olabilir.
Bu durumda taşınmazın satılması ve satış bedelinden borçlunun hâline münasip bir konut edinebilmesi için gerekli miktarın kendisine bırakılması gündeme gelebilir.
Dolayısıyla meskeniyet korumasının amacı borçlunun mutlaka mevcut taşınmazında yaşamaya devam etmesini sağlamak değil, borçlu ve ailesinin uygun barınma ihtiyacını korumaktır.
Evin Değeri Borçtan Çok Fazlaysa Haciz Yapılabilir Mi?
Evin değerinin icra borcundan yüksek olması tek başına haczi hukuka aykırı hâle getirmez.
Ancak İİK m.85 kapsamında haczin alacak, faiz ve takip giderlerini karşılayacak miktarla sınırlı olması gerektiğinden aşkın haciz iddiası somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Bunun yanında konut borçlunun hâline münasip evi ise ayrıca meskeniyet şikâyeti değerlendirilebilir.
Aşkın haciz ile meskeniyet şikâyeti birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Meskeniyet Şikâyeti Kabul Edilirse Ev Üzerindeki Haciz Kalkar Mı?
Somut olayın sonucuna göre haczin tamamen kaldırılması mümkün olabilir.
Eğer taşınmazın değeri borçlunun hâline münasip konut ihtiyacını aşmıyorsa haczin kaldırılması gündeme gelebilir.
Ancak taşınmazın değeri borçlunun hâline münasip konut edinebilmesi için gerekli bedelden önemli ölçüde yüksekse taşınmazın satılması ve satış bedelinden borçlunun uygun bir ev satın alabilmesi için gereken miktarın kendisine bırakılması söz konusu olabilir.
Bu nedenle her meskeniyet şikâyetinin sonucu doğrudan “haczin tamamen kaldırılması” değildir.
Meskeniyet Şikâyetinde Evin Değeri Hangi Tarihe Göre Belirlenir?
Yargıtay'ın güncel uygulamasında hem haczedilen taşınmazın değeri hem de borçlunun hâline münasip konut edinebilmesi için gerekli bedelin haciz tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekmektedir.
Bu husus özellikle taşınmaz fiyatlarının hızlı değiştiği dönemlerde önemlidir.
Mahkeme tarafından yapılan bilirkişi incelemesinin de denetime elverişli ve somut emsallere dayalı olması gerekir.
Eş Meskeniyet Şikâyeti Yapabilir Mi?
Meskeniyet şikâyetinde kural olarak haczedilmezlik hakkı takip borçlusuna aittir.
Taşınmazın aile konutu olması, borçlu olmayan eşe otomatik olarak borçlu adına İİK m.82 kapsamında meskeniyet şikâyeti hakkı verildiği anlamına gelmez.
Bu nedenle aile konutu koruması ile icra hukukundaki meskeniyet şikâyetinin taraf sıfatı bakımından da birbirinden ayrılması gerekir.
Ancak eşin taşınmaz üzerinde mülkiyet, pay veya başka bir ayni hak iddiası bulunması hâlinde durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Ev Eşlerden İkisinin Üzerine Kayıtlıysa Ne Olur?
Taşınmaz eşlerin paylı mülkiyetindeyse borçlu eşin borcu nedeniyle kural olarak onun payı bakımından cebri icra işlemleri gündeme gelir.
Borçlu olmayan eşin mülkiyet hakkı, diğer eşin kişisel borcu nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Ancak taşınmazın mülkiyet biçimi, tapu kayıtları ve borcun niteliği ayrıca incelenmelidir.
Eşin Borcu Nedeniyle Diğer Eşin Evi Haczedilebilir Mi?
Kural olarak bir kişinin kişisel borcu nedeniyle başka bir kişiye ait mal haczedilemez.
Dolayısıyla ev tamamen borçlu olmayan eş adına kayıtlıysa yalnızca diğer eşin kişisel borcu bulunduğu gerekçesiyle doğrudan bu taşınmazın haczedilmesi mümkün değildir.
Ancak alacaklı tarafından muvazaalı devir veya mal kaçırma iddiası ileri sürülüyorsa tasarrufun iptali gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Evlilikten Önce Alınan Ev Aile Konutuysa Haczedilebilir Mi?
Evet, haciz bakımından taşınmazın evlilikten önce veya sonra edinilmiş olması tek başına belirleyici değildir.
Evlilikten önce bir eş tarafından satın alınan taşınmaz daha sonra eşlerin ortak yaşam merkezi hâline gelerek aile konutu niteliği kazanabilir.
Ancak aile konutu niteliğinin bulunması, taşınmazı kendiliğinden cebri icra dışında bırakmaz.
Taşınmazın hâline münasip mesken olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile Konutuna İpotek Konulmuşsa Haczedilebilir Mi?
Aile konutu üzerinde geçerli bir ipotek bulunması hâlinde ipotek alacaklısının hakları ayrıca değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu m.194 kapsamında aile konutu üzerindeki bazı tasarruflarda diğer eşin açık rızası önem taşımaktadır.
Bu nedenle aile konutu üzerine konulan ipoteğin geçerliliği konusunda eş rızasının bulunup bulunmadığı ayrıca uyuşmazlık konusu olabilir.
Ancak geçerli bir ipoteğin bulunduğu durumda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip gündeme gelebilir.
Konut Kredisi İpoteğinde Durum Farklı Mıdır?
Konutun satın alınması için kullanılan kredi nedeniyle banka lehine ipotek kurulmuş olabilir.
Bu durumda ipoteğin kuruluş tarihi, aile konutu niteliğinin ne zaman kazanıldığı, eşin rızası ve ipotek işleminin kapsamı birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla “aile konutudur, banka hiçbir şekilde satış isteyemez” şeklindeki genel bir yaklaşım doğru değildir.
İpotek Varsa Meskeniyet Şikâyeti Yapılabilir Mi?
Meskeniyet şikâyeti bakımından ipoteğin niteliği son derece önemlidir.
Yargıtay uygulamasında borçlunun konutu üzerinde zorunlu olmayan bir ipotek kurmuş olması, belirli durumlarda meskeniyet iddiasından önceden feragat ettiği şeklinde değerlendirilebilmektedir.
Buna karşılık mesken kredisi, esnaf kredisi veya zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerin hukuki etkisi farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle tapudaki ipoteğin yalnızca varlığına değil, hangi borç nedeniyle ve hangi amaçla kurulduğuna bakılması gerekir.
Aile Konutuna İhtiyati Haciz Konulabilir Mi?
Şartları oluştuğunda borçluya ait taşınmaz üzerine ihtiyati haciz uygulanması gündeme gelebilir.
Taşınmazın aile konutu niteliğinde olması tek başına ihtiyati haczi mutlak olarak engellemez.
Ancak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi ve satış aşamasına geçilmesi sürecinde borçlunun haczedilmezlik iddiaları ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile Konutuna Kamu Haczi Konulabilir Mi?
Vergi, SGK ve diğer kamu alacakları bakımından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında farklı cebri tahsil hükümleri uygulanabilir.
Bu nedenle özel hukuk alacağı nedeniyle yürütülen İİK takibi ile kamu alacağından kaynaklanan haciz işlemleri aynı kurallara tabi değildir.
Aile konutuna kamu haczi konulmuşsa uygulanacak özel kanun hükümlerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Evde Oturmayan Borçlu Meskeniyet Şikâyeti Yapabilir Mi?
Borçlunun taşınmazda fiilen oturup oturmadığı meskeniyet değerlendirmesinde önemli olmakla birlikte tek başına her durumda kesin sonuç doğurmayabilir.
Yargıtay uygulamasında meskeniyet iddiası değerlendirilirken borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacı, taşınmazla bağlantısı ve somut yaşam koşulları birlikte ele alınır.
Örneğin borçlunun geçici olarak başka yerde bulunması her durumda meskeniyet hakkını ortadan kaldırmayabilir.
Kiraya Verilen Ev İçin Meskeniyet Şikâyeti Yapılabilir Mi?
Taşınmazın kiraya verilmiş olması meskeniyet iddiası bakımından önemli bir değerlendirme unsurudur.
Ancak yalnızca kirada olması nedeniyle her durumda meskeniyet hakkının kesin olarak ortadan kalktığı söylenemez.
Borçlunun başka bir konutunun bulunup bulunmadığı, kiraya verme nedeni, kendi barınma ihtiyacını nasıl karşıladığı ve somut olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Borçlunun Birden Fazla Evi Varsa Meskeniyet Şikâyeti Yapabilir Mi?
Birden fazla taşınmazın bulunması meskeniyet şikâyetini otomatik olarak imkânsız hâle getirmez.
Ancak borçlunun başka bir konutunun bulunması, barınma ihtiyacının başka bir taşınmazla karşılanıp karşılanamayacağı bakımından önem taşır.
Mahkeme borçlunun tüm sosyal ve ekonomik durumunu ve taşınmazlarını birlikte değerlendirebilir.
Meskeniyet Şikâyeti Satışı Durdurur Mu?
Meskeniyet şikâyetinin yapılması, her durumda satış işlemlerini kendiliğinden ve otomatik olarak durdurduğu şeklinde değerlendirilmemelidir.
Satış süreci devam ediyorsa şikâyetle birlikte gerekli hukuki taleplerin zamanında ileri sürülmesi önemlidir.
Özellikle satış tarihi yaklaşmışsa dosyanın hızlı şekilde incelenmesi gerekir.
Ev Satıldıktan Sonra Meskeniyet Şikâyeti Yapılabilir Mi?
Meskeniyet iddiasının haciz ve satış sürecinde zamanında ileri sürülmesi son derece önemlidir.
Taşınmazın ihale ile satılmasından sonra uyuşmazlığın hukuki niteliği değişebilir ve ihalenin feshi gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu nedenle haczin öğrenilmesinden sonra meskeniyet şikâyeti için öngörülen sürenin geçirilmemesi gerekir.
Aile Konutu Haczedildiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle taşınmaz üzerindeki haczin hangi icra dosyasından ve hangi tarihte konulduğu belirlenmelidir.
Ardından borçlunun haczi hangi tarihte öğrendiği tespit edilmelidir.
Tapu kaydı, taşınmazın değeri, borçlunun başka konutlarının bulunup bulunmadığı, aile bireylerinin sayısı ve sosyal-ekonomik durum birlikte değerlendirilmelidir.
Taşınmaz borçlunun hâline münasip meskeni niteliğindeyse süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine başvurulması gündeme gelebilir.
Meskeniyet Şikâyetinde Hangi Belgeler Önemlidir?
Tapu kaydı, haciz bilgileri, nüfus ve aile kayıtları, borçlunun ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin belgeler, başka taşınmaz bulunup bulunmadığını gösteren kayıtlar ve taşınmazın kullanımına ilişkin belgeler önem taşıyabilir.
Mahkeme ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırarak haczedilen taşınmazın değeri ile borçlunun hâline münasip konut edinebilmesi için gereken bedeli belirleyebilir.
Aile Konutu Haczi İçin Avukat Zorunlu Mudur?
Avukatla temsil zorunlu değildir.
Ancak meskeniyet şikâyetinde 7 günlük şikâyet süresi, haczin öğrenildiği tarih, taşınmazın değerinin belirlenmesi, aile konutu ile hâline münasip mesken ayrımı ve varsa ipoteğin hukuki niteliği önemli olduğundan dosyanın ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.
Sürenin geçirilmesi, meskeniyet iddiasının ileri sürülmesini ciddi biçimde etkileyebilir.
Sonuç
Aile konutu haczedilebilir. Aile konutu şerhi, tek başına haczi engellemez.
Türk Medeni Kanunu m.194 kapsamında aile konutuna sağlanan koruma ile İcra ve İflas Kanunu m.82 kapsamında borçlunun hâline münasip meskenine sağlanan haczedilmezlik koruması birbirinden farklıdır.
Borçlu adına kayıtlı aile konutu üzerine icra dosyasından haciz konulabilir. Ancak taşınmaz aynı zamanda borçlunun ve ailesinin hâline münasip evi niteliğindeyse borçlu, haczi öğrendiği tarihten itibaren kural olarak 7 gün içerisinde meskeniyet şikâyetinde bulunabilir.
Meskeniyet şikâyetinde taşınmazın değeri, borçlunun sosyal ve ekonomik durumu, aile bireylerinin barınma ihtiyacı ve hâline münasip başka bir konut için gerekli bedel birlikte değerlendirilir.
Taşınmazın değeri hâline münasip konut bedelini önemli ölçüde aşıyorsa evin satılması ve satış bedelinden borçlunun uygun bir konut satın alabilmesi için gereken miktarın kendisine bırakılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle aile konutuna haciz konulduğunda yalnızca tapuda “aile konutu şerhi” bulunup bulunmadığına değil; haciz tarihi, haczin öğrenildiği tarih, meskeniyet koşulları ve varsa ipoteğin niteliğine birlikte bakılmalıdır.
İcra Takiplerinde Hukuki Destek
Aile konutu haczi, meskeniyet şikâyeti, hâline münasip ev, taşınmaz haczi, ipotekli taşınmazların satışı, haczedilmezlik şikâyeti, aşkın haciz ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarında takip dosyasının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, aile konutu haczi, meskeniyet şikâyeti, haczedilmezlik şikâyeti, taşınmaz haczi, ipotekli taşınmazların satışı, aşkın haciz, borca itiraz, haczin kaldırılması ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.