Fiziksel şiddet, çekişmeli boşanma davalarında en önemli kusur vakıalarından biridir.
Eşlerden birinin diğerine;
tokat atması,
yumruk veya tekme atması,
itmesi,
boğazını sıkması,
saçını çekmesi,
bir cisimle vurması,
yaralaması
veya başka şekilde fiziksel müdahalede bulunması boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak uygulamada asıl sorun çoğu zaman fiziksel şiddetin hukuki niteliğinden değil, nasıl ispatlanacağından kaynaklanmaktadır.
Çünkü aile içi şiddet çoğu zaman ev içerisinde ve üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda gerçekleşmektedir.
Bu nedenle;
“Darp raporum yoksa şiddeti ispatlayabilir miyim?”
“Şiddeti gören tanık yoksa ne olur?”
“Polise gitmedim, yine de boşanma davasında şiddete dayanabilir miyim?”
“6284 kapsamında uzaklaştırma kararı şiddeti ispatlar mı?”
“Fotoğraf ve WhatsApp mesajları delil olur mu?”
“Ceza davasında beraat edilirse aile mahkemesi fiziksel şiddeti dikkate alamaz mı?”
soruları sıklıkla gündeme gelmektedir.
Öncelikle temel kuralı belirtmek gerekir:
Fiziksel şiddetin yalnızca darp raporuyla ispatlanması gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Sağlık raporu son derece önemli bir delil olmakla birlikte fiziksel şiddet;
tanık anlatımları,
fotoğraf ve görüntüler,
kolluk kayıtları,
savcılık ve ceza dosyaları,
mesajlaşmalar,
olay sonrasındaki ikrar veya özür mesajları
ve somut olaya uygun diğer hukuka uygun delillerle de ispatlanabilir.
Nitekim Yargıtayın 24.03.2026 tarihli güncel bir kararında dosyadaki savcılık soruşturması ve adli rapor birlikte değerlendirilerek erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı ispatlanmış kabul edilmiş; bu davranış erkeğe kusur olarak yüklenmiş ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde görülmüştür.
Dolayısıyla fiziksel şiddet dosyalarında temel mesele;
“Darp raporu var mı?”
sorusundan ibaret değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken, dosyadaki delillerin fiziksel şiddet vakıasını bir bütün olarak ortaya koyup koymadığıdır.
Fiziksel Şiddet Boşanma Sebebi Midir?
Evet.
Eşe yönelik fiziksel şiddet evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan ciddi kusurlu davranışlardan biridir.
Fiziksel şiddetin sürekli uygulanması zorunlu değildir.
Somut olayın ağırlığına göre tek bir fiziksel şiddet olayı dahi boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle;
“Sadece bir kere vurdu.”
şeklindeki yaklaşım fiziksel şiddeti kendiliğinden önemsiz hâle getirmez.
Bir Kez Tokat Atmak Boşanma Davasında Kusur Mudur?
Evet, kusur olarak değerlendirilebilir.
Fiziksel şiddetin kusur oluşturabilmesi için mutlaka uzun yıllar boyunca tekrarlanması gerektiğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.
Tek bir tokat, yumruk veya başka fiziksel müdahale de olayın koşullarına göre boşanma davasında dikkate alınabilir.
Ancak kusurun derecesi belirlenirken tarafların bütün davranışları birlikte değerlendirilir.
Sürekli Fiziksel Şiddet Ağır Kusur Sayılır Mı?
Sürekli ve tekrarlanan fiziksel şiddet kusurun ağırlığının belirlenmesinde son derece önemlidir.
Özellikle fiziksel şiddete;
hakaret,
tehdit,
psikolojik baskı
veya başka şiddet türleri de eşlik ediyorsa olayların tamamı birlikte değerlendirilir.
Kusur belirlemesi tek bir davranışın soyut biçimde sınıflandırılmasıyla değil, boşanmaya sebep olan ispatlanmış olayların karşılaştırılmasıyla yapılır.
Boşanma Davasında Fiziksel Şiddet Nasıl İspatlanır?
Fiziksel şiddetin ispatında kullanılabilecek deliller olayın özelliklerine göre değişmektedir.
En sık karşılaşılan deliller;
adli muayene ve darp raporları,
hastane kayıtları,
tanık anlatımları,
polis ve jandarma tutanakları,
savcılık soruşturma dosyaları,
ceza mahkemesi dosyaları,
6284 sayılı Kanun kapsamındaki başvurular,
yaralanmayı gösteren fotoğraf veya görüntüler,
kamera kayıtları,
WhatsApp ve SMS mesajları
ve diğer hukuka uygun delillerdir.
Ancak hiçbir delil türü tek başına bütün dosyalarda zorunlu değildir.
Darp Raporu Fiziksel Şiddetin İspatında Önemli Midir?
Evet.
Özellikle olaydan kısa süre sonra alınan sağlık raporu fiziksel şiddet iddiası bakımından son derece önemli objektif delillerden biridir.
Raporda;
ekimoz,
şişlik,
kızarıklık,
kesik,
kırık
veya başka yaralanmaların tespit edilmesi şiddet iddiasını destekleyebilir.
Anayasa Mahkemesi de olaydan hemen sonra ve gözleme dayalı şekilde hazırlanan sağlık raporlarının maddi gerçeğe ulaşmada önemli araçlardan olduğunu vurgulamaktadır.
Darp Raporu Fiziksel Şiddeti Kesin Olarak İspatlar Mı?
Her durumda tek başına değil.
Darp raporu vücuttaki yaralanmayı gösterebilir.
Ancak ayrıca;
yaralanmanın ne zaman meydana geldiği,
nasıl meydana geldiği
ve failin kim olduğu
konuları gündeme gelebilir.
Örneğin rapor kişinin kolunda morluk bulunduğunu gösterebilir ancak morluğun mutlaka eşi tarafından oluşturulduğunu tek başına göstermeyebilir.
Bu nedenle sağlık raporunun;
tanık,
mesaj,
şikâyet kaydı,
kamera görüntüsü
veya diğer delillerle desteklenmesi ispatı güçlendirebilir.
Darp Raporu Olmadan Fiziksel Şiddet İspatlanabilir Mi?
Evet.
Bu, uygulamada en önemli konulardan biridir.
Darp raporunun bulunmaması fiziksel şiddetin gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Şiddet mağduru kişi;
korku,
baskı,
ekonomik bağımlılık,
çocuklar,
eşin tehdidi
veya başka nedenlerle olay sonrasında hastaneye ya da kolluğa başvurmamış olabilir.
Anayasa Mahkemesinin fiziksel ve cinsel şiddet iddialarını konu alan bir kararında da başvurucu, eşinden korktuğu için geçmişte rapor almaktan veya kolluğa başvurmaktan çekindiğini ifade etmiştir.
Dolayısıyla;
“Rapor yoksa şiddet de yoktur.”
şeklinde mutlak bir yaklaşım doğru değildir.
Hastaneye Gitmediysem Şiddeti İspatlayabilir Miyim?
Evet.
Hastaneye başvurmamış olmak ispatı zorlaştırabilir ancak fiziksel şiddetin başka delillerle ortaya konulmasına engel değildir.
Örneğin olaydan hemen sonra mağduru gören tanık;
“Yüzünde şişlik ve kızarıklık vardı.”
şeklinde doğrudan gözlemlediği durumu anlatabilir.
Ayrıca olay sonrasında gönderilen mesajlar, fotoğraflar veya failin özür içerikli yazışmaları da değerlendirilebilir.
Şiddeti Gören Tanık Varsa Yeterli Olabilir Mi?
Olabilir.
Fiziksel şiddeti doğrudan gören tanığın anlatımı önemli bir delildir.
Örneğin;
“Davalının davacıya tokat attığını kendi gözümle gördüm.”
şeklindeki anlatım doğrudan görgüye dayanmaktadır.
Tanığın aile üyesi veya yakın arkadaş olması da tek başına beyanını geçersiz hâle getirmez.
Önemli olan tanığın olayı gerçekten görüp görmediği ve anlatımının güvenilirliğidir.
Şiddeti Kimse Görmediyse İspatlanamaz Mı?
Hayır.
Aile içi fiziksel şiddetin önemli bir bölümü üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda gerçekleşmektedir.
Bu nedenle doğrudan saldırı anını gören bir tanığın bulunmaması olağandır.
Olay sonrasında mağduru gören kişiler;
yaralanmayı,
kıyafetlerin durumunu,
mağdurun psikolojik hâlini
ve olaydan hemen sonraki koşulları anlatabilir.
Bunlar doğrudan saldırı anının tanıklığıyla aynı şey değildir ancak diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Olaydan Sonra Beni Gören Tanık Delil Olabilir Mi?
Evet.
Örneğin tanık;
“Olaydan on dakika sonra yanımıza geldi. Dudağı kanıyordu ve yüzünde kızarıklık vardı.”
şeklinde bir anlatımda bulunabilir.
Tanık saldırıyı görmemiştir ancak saldırı sonrasındaki fiziksel durumu doğrudan gözlemlemiştir.
Bu ayrım tanık anlatımının değerlendirilmesinde önemlidir.
“Eşim Beni Dövdü Dedi” Şeklindeki Tanık Beyanı Yeterli Midir?
Bu anlatım duyuma dayalıdır.
Tanık fiziksel şiddeti veya olay sonrasındaki fiziksel bulguları görmemiş, yalnızca tarafın kendisine anlattıklarını aktarmaktadır.
Bu nedenle;
“Davalının davacıya vurduğunu gördüm.”
beyanı ile;
“Davacı bana eşinin kendisini dövdüğünü söyledi.”
beyanı aynı ispat gücüne sahip değildir.
Anne, Baba veya Kardeş Şiddete Tanık Olabilir Mi?
Evet.
Akrabalık tanıklığa engel değildir.
Anne, baba veya kardeş saldırıyı doğrudan görmüşse ya da mağduru olayın hemen sonrasında yaralı biçimde görmüşse bunları anlatabilir.
Ancak;
“Kızım bana kocasının kendisini dövdüğünü söyledi.”
şeklindeki duyuma dayalı anlatımla doğrudan gözlem birbirinden ayrılmalıdır.
Komşuların Tanıklığı Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Somut olaya göre önemli olabilir.
Komşu;
bağırma seslerini,
yardım çağrılarını,
darp seslerini,
olay sonrasında mağdurun durumunu
veya evden çıkışını doğrudan gözlemlemiş olabilir.
Örneğin;
“Çığlık sesleri üzerine kapıya çıktım, birkaç dakika sonra davacının yüzü kanlı şekilde evden çıktığını gördüm.”
şeklindeki anlatım olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Çocuklar Fiziksel Şiddete Tanık Olmuşsa Ne Olur?
Bu konu son derece hassas değerlendirilmelidir.
Çocukların anne ve baba arasındaki uyuşmazlığın içerisine çekilmemesi ve üstün yararlarının korunması gerekir.
Özellikle küçük çocukların sırf ebeveynlerden birinin kusurunu ispatlamak amacıyla çatışmanın merkezine yerleştirilmesi doğru değildir.
Ancak şiddetin çocukların yanında gerçekleşmesi, velayet ve çocuğun güvenliği bakımından ayrıca önemli olabilir.
Polis Çağırmak Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Polis veya jandarmaya yapılan başvuru önemli delillerden biri olabilir.
Kolluk olay yerine geldiğinde;
tarafların beyanlarını,
evdeki durumu,
gözle görülür yaralanmaları
ve olayla ilgili başka hususları tutanağa bağlayabilir.
Ancak yalnızca polisin aranmış olması fiziksel şiddetin kesin biçimde gerçekleştiği anlamına gelmez.
Tutanak içeriği ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Olay Yeri Tutanağı Önemli Midir?
Evet.
Özellikle olaydan hemen sonra düzenlenen tutanaklarda;
kırılmış eşyalar,
kan izleri,
yaralanmalar,
tarafların ilk beyanları
veya başka maddi bulgular yer alabilir.
Olayın üzerinden zaman geçtikten sonra ileri sürülen anlatımlara kıyasla olay anına yakın objektif kayıtlar önemli ispat değeri taşıyabilir.
Savcılığa Şikâyet Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Şikâyetin kendisi tek başına fiziksel şiddetin gerçekleştiğini kesin olarak göstermez.
Çünkü şikâyet esas itibarıyla mağdurun iddiasıdır.
Ancak soruşturma sırasında;
adli rapor,
tanık ifadeleri,
kamera görüntüleri,
şüpheli beyanları
ve diğer deliller toplanmış olabilir.
Bu nedenle boşanma davasında yalnızca şikâyet dilekçesinin değil, mümkün olduğunca soruşturma dosyasının tamamının değerlendirilmesi önemlidir.
Nitekim Yargıtayın 24.03.2026 tarihli kararında savcılık soruşturma dosyası ve adli rapor birlikte değerlendirilerek fiziksel şiddet vakıası ispatlanmış kabul edilmiştir.
Ceza Davası Açılmışsa Boşanma Davasında Delil Olur Mu?
Evet.
Eşe karşı kasten yaralama veya başka suçlardan yürütülen ceza dosyası boşanma davası açısından önemli olabilir.
Ceza dosyasındaki;
adli raporlar,
tanık anlatımları,
kamera kayıtları,
sanık savunmaları
ve diğer deliller aile mahkemesi tarafından değerlendirilebilir.
Ancak ceza yargılaması ile boşanma yargılamasının hukuki değerlendirmesi aynı değildir.
Ceza Mahkemesinde Mahkûmiyet Varsa Fiziksel Şiddet İspatlanmış Sayılır Mı?
Kesinleşmiş ceza kararının niteliği ve hangi maddi olgulara dayandığı önemlidir.
Özellikle eşe yönelik kasten yaralama eyleminin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararıyla sabit olması boşanma dosyasında son derece güçlü bir veridir.
Ancak aile mahkemesi kusur değerlendirmesinde tarafların bütün davranışlarını ayrıca değerlendirir.
Ceza Davasında Beraat Edilirse Şiddet İddiası Boşanmada Kullanılamaz Mı?
Her durumda böyle bir sonuç çıkarılamaz.
Öncelikle beraat kararının hangi gerekçeyle verildiğine bakılmalıdır.
Eylemin hiç gerçekleşmediğinin belirlenmesi ile ceza mahkûmiyeti için gerekli ispat seviyesine ulaşılamaması aynı şey değildir.
Bu nedenle ceza dosyasındaki kararın gerekçesi ve boşanma dosyasındaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Savcılık Takipsizlik Verirse Fiziksel Şiddet Kusur Sayılamaz Mı?
Her durumda hayır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın gerekçesi incelenmelidir.
Soruşturmadaki delillerin yetersiz bulunması, olayın aile hukuku bakımından hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına otomatik olarak gelmez.
Ancak takipsizlik kararı elbette dosyada dikkate alınacak önemli bir unsurdur.
6284 Kapsamında Uzaklaştırma Kararı Delil Midir?
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu veya önleyici tedbir kararları dosyada değerlendirilebilir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında da aile içi şiddet iddiaları üzerine verilen uzaklaştırma ve koruma tedbirlerinin örnekleri görülmektedir.
Ancak uzaklaştırma kararının varlığı ile boşanma davasında fiziksel şiddetin kesin olarak ispatlanması aynı şey değildir.
Tedbir kararlarının amacı öncelikle koruma sağlamaktır.
Bu nedenle kusur değerlendirmesinde şiddet vakıası ve buna ilişkin diğer deliller ayrıca incelenmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Yoksa Şiddet İspatlanamaz Mı?
Hayır.
Şiddete maruz kalan herkes 6284 sayılı Kanun kapsamında başvuruda bulunmuş olmak zorunda değildir.
Uzaklaştırma kararı bulunmaması fiziksel şiddetin hiç yaşanmadığını tek başına göstermez.
Diğer delillerle şiddet vakıası ispatlanabilir.
Fotoğraf Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Fotoğraflar önemli destekleyici delil olabilir.
Özellikle olaydan hemen sonra çekilmiş;
morluk,
şişlik,
kanama,
kesik
veya başka yaralanmaları gösteren fotoğraflar şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak fotoğrafın;
ne zaman çekildiği,
kime ait olduğu
ve yaralanmanın hangi olaydan kaynaklandığı
tartışma konusu olabilir.
Bu nedenle fotoğrafın diğer delillerle birlikte sunulması daha güçlü bir ispat sağlayabilir.
Telefonla Çekilen Darp Fotoğrafı Delil Olur Mu?
Olabilir.
Fotoğrafın orijinal dosyasının korunması önemlidir.
Yalnızca WhatsApp üzerinden tekrar tekrar gönderilmiş veya ekran görüntüsü alınmış kopyalar yerine mümkünse orijinal görüntünün saklanması tarih ve bütünlük tartışmaları bakımından faydalıdır.
Fotoğrafın tek başına neyi ispatladığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamera Kaydı Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Evet, hukuka uygun şekilde elde edilmiş kamera görüntüsü son derece önemli bir delil olabilir.
Örneğin;
apartman,
site,
işyeri,
restoran
veya kamusal alandaki kamera kayıtları saldırının kendisini ya da olayın hemen öncesi ve sonrasını gösterebilir.
Ancak kamera kayıtlarının saklama süreleri sınırlı olabileceğinden delilin kaybolmadan talep edilmesi önemlidir.
Ev İçindeki Kamera Kaydı Delil Olur Mu?
Ev içerisindeki gizli kayıtlar bakımından özel hayat ve hukuka uygun delil tartışmaları daha hassastır.
Eşin diğer eşin özel yaşam alanlarını sürekli ve gizlice kayıt altına alması sırf boşanma davasında delil toplama amacıyla otomatik olarak hukuka uygun hâle gelmez.
Bu nedenle kayıt yönteminin somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
WhatsApp Mesajları Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Doğrudan veya destekleyici delil olabilir.
Örneğin olay sonrasında şiddet uygulayan eş;
“Sana vurduğum için özür dilerim.”
“Bir daha sana el kaldırmayacağım.”
gibi mesajlar göndermiş olabilir.
Bu tür mesajlar olayın ispatında son derece önemli hâle gelebilir.
Ancak mesajların aidiyeti, bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
“Bir Daha Sana Vurmayacağım” Mesajı İkrar Sayılır Mı?
Mesajın içeriğine ve konuşmanın bütününe göre fiziksel şiddet iddiasını güçlü biçimde destekleyebilir.
Ancak tek cümle bağlamından koparılmamalıdır.
Öncesi ve sonrasındaki mesajlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle karşı taraf mesajın kendisine ait olmadığını veya konuşmanın değiştirildiğini iddia ediyorsa aidiyet ve bütünlük konusu önem kazanır.
Özür Mesajları Delil Olur Mu?
Evet.
Olay sonrasında gönderilen;
özür,
pişmanlık,
bir daha tekrarlanmayacağına ilişkin vaatler
ve benzeri mesajlar fiziksel şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak;
“Dün için özür dilerim.”
şeklindeki belirsiz bir mesajın mutlaka fiziksel şiddet ikrarı olduğu söylenemez.
Mesajın neye ilişkin olduğu konuşmanın bütününden anlaşılmalıdır.
Ses Kaydı Fiziksel Şiddetin İspatında Kullanılabilir Mi?
Ses kaydı;
bağırma,
yardım çağrısı,
darp sesleri,
tehdit
veya olay sonrasındaki ikrarı içerebilir.
Ancak ses kaydının içeriğinden önce hukuka uygun elde edilip edilmediği değerlendirilmelidir.
Delilin gerçek olması, elde edilme yöntemindeki hukuka aykırılığı otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Fiziksel Şiddet Sonrasında Mesaj Atmak Önemli Midir?
Olay sonrasında taraflar arasındaki mesajlaşmalar önemli olabilir.
Örneğin mağdur;
“Bana neden vurdun?”
diye yazmış ve karşı taraf;
“Sinirlendim, özür dilerim.”
şeklinde cevap vermiş olabilir.
Bu tür karşılıklı yazışmalar tek taraflı bir iddiadan daha farklı bir ispat değeri taşıyabilir.
Ancak konuşmanın tamamının korunması önemlidir.
Acil Servis Kaydı Delil Olur Mu?
Evet.
Olay sonrasında acil servise başvurulmuşsa hastane kayıtları, muayene bulguları ve düzenlenen raporlar önemli delillerdir.
Başvurunun olay tarihine yakın olması da değerlendirmede önem taşıyabilir.
Aile Hekimi Kaydı Delil Olur Mu?
Somut olayın niteliğine göre kullanılabilir.
Aile hekimi veya başka bir sağlık kuruluşunun fiziksel bulguları kaydetmiş olması şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak kaydın içeriği önemlidir.
Yalnızca hastanın;
“Eşim beni dövdü.”
şeklindeki beyanının kayda geçirilmesi ile hekimin objektif yaralanma bulguları tespit etmesi aynı şey değildir.
Psikolog veya Psikiyatri Kaydı Fiziksel Şiddeti İspatlar Mı?
Bu kayıtlar olayın psikolojik sonuçlarını gösterebilir.
Ancak fiziksel saldırının kendisini her durumda doğrudan ispatlamaz.
Örneğin şiddet sonrasında travma belirtileri nedeniyle psikolojik destek alınmış olması diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir veri olabilir.
Şiddetin Üzerinden Günler Geçtikten Sonra Rapor Alınabilir Mi?
Alınabilir ancak zaman geçtikçe bazı fiziksel bulgular kaybolabilir.
Bu nedenle mümkün olduğunca olaydan kısa süre sonra muayene olunması delilin niteliği bakımından önemlidir.
Bununla birlikte geç başvuru, şiddetin kesinlikle gerçekleşmediğini göstermez.
Gecikmenin nedeni somut olayda ayrıca değerlendirilebilir.
Aylar Sonra Fiziksel Şiddet İddiasında Bulunulabilir Mi?
Bulunulabilir.
Ancak zaman geçtikçe objektif delillerin toplanması zorlaşabilir.
Bu nedenle olayın;
tanıkları,
eski mesajları,
fotoğrafları,
sağlık kayıtları
ve varsa kolluk veya savcılık kayıtları önem kazanır.
Gecikmenin nedeni de değerlendirmeye konu olabilir.
Yıllar Önceki Fiziksel Şiddet Boşanma Davasında Kullanılabilir Mi?
Kullanılabilir ancak tarafların sonraki davranışları önemlidir.
Özellikle olaydan sonra gerçek anlamda barışma, affetme veya uzun süre olağan evlilik hayatının devam edip etmediği değerlendirilmelidir.
Yalnızca olayın eski olması otomatik olarak yok sayılması anlamına gelmez.
Ancak affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların kusur değerlendirmesine etkisi farklı olabilir.
Şiddetten Sonra Aynı Evde Yaşamaya Devam Etmek Affetme Sayılır Mı?
Her durumda değil.
Şiddete maruz kalan kişi;
ekonomik bağımlılık,
çocuklar,
barınma sorunu,
korku
veya başka nedenlerle aynı evde yaşamaya devam etmiş olabilir.
Bu nedenle yalnızca aynı konutta kalmaya devam edilmesi otomatik olarak;
“Şiddeti affetti.”
sonucunu doğurmamalıdır.
Gerçek bir barışma ve affetme iradesinin bulunup bulunmadığı somut olaydan anlaşılmalıdır.
Şiddetten Sonra Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Kural olarak şiddetten korunmak amacıyla müşterek konuttan ayrılan eşe sırf evden çıktığı için kusur yüklenmemelidir.
Burada fiziksel olarak konuttan kimin ayrıldığı değil, ortak yaşamın sona ermesine hangi davranışın sebep olduğu önemlidir.
Şiddet nedeniyle güvenli bir yere giden eşin durumu, hiçbir haklı sebep olmaksızın evlilik yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla evi terk eden eşle aynı değildir.
Şiddet Nedeniyle Ailemin Yanına Gitmem Kusur Mudur?
Tek başına değildir.
Fiziksel şiddetten korunmak amacıyla anne, baba veya başka güvenli bir yere gitmek haklı ayrılık sebebi oluşturabilir.
Bu nedenle karşı tarafın;
“Kendisi evi terk etti.”
savunmasına karşı ayrılığın gerçek nedeni ortaya konulmalıdır.
Karşılıklı Fiziksel Şiddet Varsa Ne Olur?
Her iki eşin de fiziksel şiddet uyguladığı ispatlanırsa her iki davranış da kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak;
“İkisi de birbirine vurmuş, kesin eşit kusurludurlar.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Olayın başlangıcı, saldırının niteliği, sürekliliği ve tarafların diğer kusurları değerlendirilmelidir.
Ayrıca meşru savunma niteliğindeki bir hareket ile saldırı amacı taşıyan fiziksel şiddet birbirinden ayrılmalıdır.
Kendini Savunmak İçin Eşi İtmek Fiziksel Şiddet Kusuru Mudur?
Somut olayın koşulları belirleyicidir.
Örneğin kendisine saldıran eşten kurtulmak için onu iterek uzaklaştıran kişinin davranışı ile ilk saldırıyı gerçekleştiren kişinin davranışı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Bu nedenle yalnızca;
“İki taraf da birbirine fiziksel müdahalede bulundu.”
tespitinden hareket edilmemeli, olayın nasıl başladığı ve hareketlerin niteliği araştırılmalıdır.
Eşin Üzerine Yürümek Fiziksel Şiddet Sayılır Mı?
Fiilî temasın bulunup bulunmadığı önemlidir.
Üzerine yürüme, tehditkâr davranış veya korkutma somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet ya da tehdit kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak fiziksel temas içeren saldırı ile aynı kavram değildir.
Her vakıa doğru hukuki nitelendirmeyle ileri sürülmelidir.
Eşi İtmek Fiziksel Şiddet Midir?
Evet, fiziksel müdahale niteliğinde olabilir.
İtme sonucunda yaralanma meydana gelmemiş olması davranışın hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmez.
Fiziksel şiddetin varlığı için mutlaka kırık, kanama veya kalıcı yaralanma meydana gelmesi gerekmez.
Saç Çekmek Fiziksel Şiddet Midir?
Evet.
Eşin saçını çekmek, kolunu sıkmak, tokat atmak, itmek veya başka biçimde bedenine saldırıda bulunmak fiziksel şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Yaralanmanın hafif olması davranışı kendiliğinden kusursuz hâle getirmez.
Boğaz Sıkmak Fiziksel Şiddet Midir?
Evet.
Boğaz sıkma ciddi fiziksel şiddet davranışlarından biridir.
Bu tür bir iddiada özellikle;
boyun bölgesindeki fiziksel bulgular,
sağlık raporları,
fotoğraflar,
olay sonrası tanıklar
ve varsa diğer kayıtlar önem taşıyabilir.
Eşya Fırlatmak Fiziksel Şiddet Midir?
Eşyanın eşe yöneltilmesi, yaralanmaya neden olması veya korkutma amacıyla gerçekleştirilmesi somut olayın özelliklerine göre fiziksel veya psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin eşe tabak veya başka sert bir cisim fırlatılması ciddi bir kusur vakıası oluşturabilir.
Eşyaları Kırmak Fiziksel Şiddet Sayılır Mı?
Doğrudan eşin bedenine yönelik fiziksel saldırıdan farklıdır.
Ancak tartışma sırasında eşyaları kırmak, duvarlara vurmak veya korkutucu davranışlarda bulunmak psikolojik şiddet ve tehditkâr davranışlar kapsamında değerlendirilebilir.
Bu olayların da dava dilekçesinde doğru şekilde somutlaştırılması gerekir.
Fiziksel Şiddet Çocukların Yanında Gerçekleşmişse Ne Olur?
Bu durum ayrıca önemlidir.
Çocuğun ebeveynler arasındaki şiddete tanık olması çocuğun psikolojik ve fiziksel güvenliğini etkileyebilir.
Bu nedenle olay yalnızca eşler arasındaki kusur bakımından değil, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi bakımından da değerlendirmeye konu olabilir.
Anayasa Mahkemesinin aile içi şiddet bağlamındaki kararlarında da şiddet riskinin çocukla kişisel ilişki değerlendirmesinde dikkate alınmasının önemine vurgu yapılmaktadır.
Fiziksel Şiddet Velayeti Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
Ancak;
“Şiddet uygulayan eş velayeti kesinlikle alamaz.”
şeklinde her dosyaya uygulanabilecek otomatik bir kural yoktur.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Şiddetin çocuğa yönelip yönelmediği, çocuğun şiddete tanık olup olmadığı, şiddetin ağırlığı ve ebeveynlerin bakım koşulları birlikte değerlendirilir.
Fiziksel Şiddet Nedeniyle Manevi Tazminat Alınabilir Mi?
Koşulları oluştuğunda evet.
Fiziksel şiddet kişinin beden bütünlüğüne ve kişilik haklarına yönelik ciddi bir müdahaledir.
TMK m.174 kapsamında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf diğer koşulların da bulunması hâlinde manevi tazminat talep edebilir.
Yargıtayın 24.03.2026 tarihli kararında da erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulaması kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmiş ve kadın lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Fiziksel Şiddet Maddi Tazminatı Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
TMK m.174 kapsamındaki maddi tazminatın koşulları ayrıca değerlendirilir.
Fiziksel şiddet kusur belirlemesinde dikkate alınacağından tarafların tazminat taleplerini de etkileyebilir.
Ancak fiziksel şiddetin varlığı tek başına her durumda belirli miktarda maddi tazminat verilmesini zorunlu kılmaz.
Fiziksel Şiddet Nafakayı Etkiler Mi?
Kusur durumu özellikle yoksulluk nafakası bakımından önem taşıyabilir.
Yoksulluk nafakası isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
Dolayısıyla fiziksel şiddet tarafların toplam kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Ancak iştirak nafakası müşterek çocuğun hakkı olduğundan eşler arasındaki kusur nedeniyle ortadan kalkmaz.
Fiziksel Şiddet Mal Paylaşımını Etkiler Mi?
Kural olarak boşanmadaki kusur ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı meselelerdir.
Fiziksel şiddet uygulayan eşin edinilmiş mallara ilişkin bütün haklarını otomatik olarak kaybettiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Mal rejiminin tasfiyesi kendi hükümlerine göre değerlendirilir.
Fiziksel Şiddet Ziynet Alacağını Etkiler Mi?
Kural olarak fiziksel şiddet kusuru ile ziynet alacağı birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Şiddet uygulamış olmak veya şiddete uğramış olmak ziynet eşyasının aidiyetini ve iade koşullarını tek başına belirlemez.
Ancak şiddet nedeniyle evden ani şekilde ayrılmak zorunda kalındığı iddiası, ziynetlerin evde bırakılıp bırakılmadığı gibi somut vakıaların değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Fiziksel Şiddet İddiası Dava Dilekçesinde Nasıl Yazılmalıdır?
Yalnızca;
“Davalı müvekkile sürekli şiddet uygulamıştır.”
şeklindeki genel ifadeyle yetinilmemelidir.
Mümkün olduğunca;
olayın yaklaşık tarihi,
nerede gerçekleştiği,
şiddetin ne şekilde uygulandığı,
yaralanma meydana gelip gelmediği,
olayı gören kişiler,
olay sonrasında hangi kuruma başvurulduğu
ve hangi delillerin bulunduğu
açıklanmalıdır.
Örneğin;
“Davalı 12 Mayıs 2026 tarihinde müşterek konutta çıkan tartışma sırasında müvekkilin yüzüne tokat atmış, ardından kolundan tutarak duvara doğru itmiştir. Müvekkil olayın hemen ardından hastaneye başvurmuş ve adli muayene raporu düzenlenmiştir.”
şeklindeki anlatım çok daha somuttur.
“Evlilik Boyunca Sürekli Dövdü” Demek Yeterli Midir?
Tek başına oldukça genel kalabilir.
Özellikle karşı tarafın savunma hakkını kullanabilmesi ve mahkemenin hangi vakıayı değerlendirdiğinin anlaşılabilmesi için olayların mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.
Her olayın gün ve saatinin hatırlanması zorunlu değildir.
Ancak;
“2025 yılı Kurban Bayramı sırasında”,
“çocuğun doğumundan yaklaşık bir ay sonra”,
“2026 yılı Mayıs ayında”
gibi belirlenebilir dönemler kullanılabilir.
Dilekçede Yazılmayan Şiddet Olayını Tanık Anlatırsa Ne Olur?
Bu nokta usul hukuku bakımından son derece önemlidir.
Tanık delildir; fiziksel şiddet olayı ise vakıadır.
Tanığın duruşmada ilk kez anlattığı her olay otomatik olarak davanın kusur vakıası hâline gelmez.
Öncelikle söz konusu fiziksel şiddet olayının tarafça usulüne uygun şekilde ileri sürülüp sürülmediği değerlendirilmelidir.
Tanık, taraf adına yeni kusur vakıası üretmenin aracı değildir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Fiziksel Şiddet Olursa Ne Olur?
Evlilik boşanma kararının kesinleşmesine kadar hukuken devam eder.
Ancak dava açıldıktan sonra meydana gelen yeni olayların mevcut davadaki kusur belirlemesine hangi usulle dâhil edileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava tarihinden sonraki fiziksel şiddet olayının;
koruma tedbirleri,
ceza soruşturması
ve gerekirse aile hukuku bakımından doğuracağı sonuçlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yeni olayın mevcut davada otomatik olarak kusur vakıası hâline geldiği varsayılmamalıdır.
Fiziksel Şiddet İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapılmalıdır?
Fiziksel şiddet iddiasına karşı savunma yalnızca;
“Ben vurmadım.”
şeklinde bırakılmamalıdır.
Öncelikle iddia edilen olayın;
tarihi,
yeri,
gerçekleşme biçimi
ve delilleri
tespit edilmelidir.
Ardından;
Darp raporu hangi tarihte alınmış?
Rapordaki yaralanma iddia edilen olayla uyumlu mu?
Tanık saldırıyı gerçekten gördü mü?
Yoksa yalnızca karşı taraftan mı duydu?
Fotoğrafın tarihi belli mi?
Savcılık dosyasında ne var?
Kamera kaydı mevcut mu?
Tarafların olay sonrasındaki mesajları ne söylüyor?
İddia dava dilekçesinde usulüne uygun ileri sürülmüş mü?
soruları değerlendirilmelidir.
Darp Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Darp raporuna karşı yalnızca;
“Bu raporu kabul etmiyoruz.”
denilmesi yeterli bir savunma değildir.
Raporda;
hangi yaralanmaların tespit edildiği,
yaralanmanın niteliği,
raporun olaydan ne kadar sonra düzenlendiği,
iddia edilen saldırı biçimiyle tıbbi bulguların uyumlu olup olmadığı
incelenmelidir.
Gerekirse sağlık kayıtlarının tamamının getirtilmesi veya teknik/tıbbi değerlendirme yapılması talep edilebilir.
Rapordaki Yaralanma Başka Sebepten Oluşmuş Olabilir Mi?
Bu yönde somut bir savunma varsa değerlendirilmelidir.
Ancak yalnızca;
“Morluk başka yerden olmuştur.”
şeklindeki soyut ihtimal her durumda yeterli değildir.
Alternatif açıklamanın dosyadaki maddi verilerle uyumlu olup olmadığı önemlidir.
Şiddet İddiası Sonradan Ortaya Atılmışsa Ne Yapılmalıdır?
İddianın ne zaman ileri sürüldüğü önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir.
Şiddet mağdurlarının korku veya başka nedenlerle geç başvurabileceği unutulmamalıdır.
Bununla birlikte savunma bakımından;
olay tarihinde herhangi bir şikâyet bulunup bulunmadığı,
sağlık kaydı olup olmadığı,
tanıkların olayı nasıl öğrendiği,
iddianın ilk kez ne zaman ortaya çıktığı
ve objektif delillerle uyumu
incelenebilir.
Fiziksel Şiddet İspatlanamazsa Kusur Yüklenebilir Mi?
İspatlanmayan bir fiziksel şiddet vakıasının yalnızca iddia edilmiş olması nedeniyle karşı tarafa kusur yüklenmemesi gerekir.
Boşanma davasında kusur, tarafların ileri sürdüğü ve ispatlanan vakıalar üzerinden belirlenmelidir.
Bu nedenle;
iddia
ile
ispatlanmış vakıa
birbirinden ayrılmalıdır.
Fiziksel Şiddet İspatlanırsa Eş Otomatik Olarak Tam Kusurlu Mudur?
Her durumda değil.
Fiziksel şiddet ciddi bir kusur vakıasıdır.
Ancak kusur derecesi belirlenirken diğer eşin ispatlanan davranışları da değerlendirilir.
Örneğin diğer eşin de başka ağır kusurlu davranışları bulunabilir.
Dolayısıyla;
“Fiziksel şiddet var = otomatik tam kusur”
şeklinde her dosyaya uygulanabilecek matematiksel bir kural bulunmamaktadır.
Bununla birlikte fiziksel şiddetin kusur karşılaştırmasında ciddi ağırlığı bulunan bir davranış olduğu açıktır.
Güncel Yargıtay Uygulamasında Fiziksel Şiddet Nasıl Değerlendiriliyor?
24 Mart 2026 tarihli güncel Yargıtay kararında, dosyada bulunan savcılık soruşturma dosyası ve adli rapor dikkate alınarak erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı ispatlanmış kabul edilmiştir.
Yargıtay, bu fiziksel şiddet vakıasının erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiş; erkeği dosyadaki diğer kusuruyla birlikte tam kusurlu kabul etmiş ve fiziksel şiddetin kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat yönünden kararı bozmuştur.
Bu karar fiziksel şiddet dosyalarında önemli bir noktayı göstermektedir:
Şiddet vakıası yalnızca soyut iddia üzerinden değil, savcılık dosyası, adli rapor ve dosyanın diğer delilleri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmalıdır.
Fiziksel Şiddet Dosyasında En Güçlü İspat Nasıl Oluşturulur?
Fiziksel şiddet iddiasında mümkünse olaydan hemen sonra objektif delillerin korunması önemlidir.
Örneğin;
olay günü alınan sağlık raporu,
olay yerine gelen kolluğun tutanağı,
yaralanmayı gören tanığın anlatımı,
aynı gün çekilmiş fotoğraf,
olay sonrasında gönderilmiş özür veya ikrar mesajı
birlikte bulunduğunda birbirini doğrulayan güçlü bir delil zinciri oluşabilir.
Ancak bunların tamamının bulunması zorunlu değildir.
Her dosya mevcut delilleriyle ayrı değerlendirilmelidir.
Sonuç
Boşanma davasında fiziksel şiddet yalnızca darp raporuyla ispatlanmaz.
Darp ve adli muayene raporları fiziksel şiddetin ispatında son derece önemli objektif deliller olmakla birlikte bunların bulunmaması şiddetin hiç yaşanmadığı anlamına gelmez.
Fiziksel şiddet;
sağlık kayıtları,
tanık anlatımları,
kolluk tutanakları,
savcılık ve ceza dosyaları,
fotoğraf ve kamera görüntüleri,
WhatsApp ve SMS mesajları,
olay sonrasındaki özür veya ikrarlar
ve diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabilir.
Özellikle olaydan hemen sonra düzenlenen objektif sağlık kayıtlarının önemi büyüktür. Anayasa Mahkemesi de olaydan hemen sonra gözleme dayalı biçimde hazırlanan raporların maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında önemli araçlardan olduğunu belirtmektedir.
Bununla birlikte sağlık raporunun bulunmaması tek başına şiddet iddiasını ortadan kaldırmaz.
Fiziksel şiddet dosyasında temel sorular şunlardır:
Şiddet olayı ne zaman ve nerede gerçekleşti?
Fiziksel müdahale tam olarak nasıl gerçekleşti?
Olaydan sonra sağlık kuruluşuna başvuruldu mu?
Darp raporundaki bulgular iddia edilen olayla uyumlu mu?
Saldırıyı doğrudan gören tanık var mı?
Olaydan hemen sonra mağdurun yaralanmalarını gören kişi var mı?
Polis veya jandarma tutanağı bulunuyor mu?
Savcılık veya ceza dosyasında hangi deliller mevcut?
Fotoğraf veya kamera görüntüsü var mı?
Olay sonrasında şiddeti kabul eden veya özür içeren mesajlar gönderilmiş mi?
6284 kapsamında tedbir kararı alınmış mı?
Şiddet vakıası dava dilekçesinde usulüne uygun biçimde ileri sürülmüş mü?
Karşı tarafın iddiaya ilişkin somut savunması nedir?
Bu sorular birlikte cevaplandırılmadan yalnızca;
“Darp raporu yok.”
veya
“Uzaklaştırma kararı var.”
tespitinden hareketle fiziksel şiddetin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kesin sonuca ulaşmak doğru değildir.
Nitekim 24.03.2026 tarihli güncel Yargıtay kararında da savcılık soruşturması ile adli rapor birlikte değerlendirilerek fiziksel şiddet ispatlanmış; şiddet kusur olarak yüklenmiş ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilmiştir.
Boşanma Davalarında Fiziksel Şiddetin İspatı Hakkında Hukuki Destek
Fiziksel şiddete dayalı boşanma davalarında olayın dava dilekçesinde doğru şekilde somutlaştırılması, sağlık ve kolluk kayıtlarının celbi, savcılık ve ceza dosyalarının incelenmesi, tanıkların hangi vakıalar bakımından dinletileceğinin belirlenmesi ve dijital delillerin hukuka uygun biçimde dosyaya sunulması önemlidir.
Fiziksel şiddet aynı zamanda kusur, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet, kişisel ilişki ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri bakımından da sonuç doğurabilir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde fiziksel şiddete dayalı boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma tedbirleri, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.