Yakalama kararı, uygulamadaki adıyla yakalama emri, şüpheli veya sanığın yakalanarak yetkili adli merci önüne çıkarılmasını sağlayan bir ceza muhakemesi tedbiridir.
Yakalama kararı kişinin suçlu olduğu anlamına gelmediği gibi, tutuklama kararıyla da aynı şey değildir. Amaç çoğu zaman kişinin ifadesinin veya savunmasının alınmasını ve yargılamada hazır bulunmasını sağlamaktır.
Yakalama emri esas olarak CMK m.98’de düzenlenmiştir.
Yakalama Kararı Hangi Hallerde Çıkar?
Soruşturma aşamasında çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir.
Ayrıca;
- Tutuklama isteminin reddine yapılan itiraz üzerine,
- Yakalandıktan sonra kolluğun elinden kaçılması hâlinde,
- Ceza infaz kurumundan kaçılması hâlinde,
- Kovuşturma aşamasında kaçak sanık hakkında
yakalama emri çıkarılması mümkündür.
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla çıkarılan yakalama emri ise farklıdır. 5275 sayılı Kanun m.19'a göre hükümlünün çağrıya rağmen süresinde gelmemesi, kaçması veya kanunda belirtilen bazı ceza miktarlarının bulunması hâlinde infaz savcılığı tarafından yakalama emri çıkarılabilir.
Yakalama Kararı ile Tutuklama Aynı Şey Midir?
Hayır.
Yakalama, kişinin geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanıp adli merci önüne çıkarılmasını sağlar.
Tutuklama ise CMK m.100 ve devamındaki şartlara bağlı ayrı bir koruma tedbiridir.
Dolayısıyla hakkında yakalama kararı bulunan kişi yakalandığında;
“Hakkımda yakalama var, kesin tutuklanacağım.”
sonucuna ulaşmak doğru değildir.
Kişinin ifadesi veya sorgusu alındıktan sonra serbest bırakılması da mümkündür.
Yakalanan Kişi Ne Kadar Sürede Hâkim Önüne Çıkarılır?
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi, CMK m.94 uyarınca en geç 24 saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır.
Kişinin bu süre içerisinde yetkili mahkemeye fiziken götürülmesi mümkün değilse, aynı süre içerisinde bulunduğu adliyeden SEGBİS aracılığıyla ifadesinin veya sorgusunun alınması mümkündür.
Bu düzenleme özellikle kişi başka bir şehirde yakalandığında önem taşır.
Yakalama Kararı Nasıl Kaldırılır?
Yakalama kararının kaldırılma yöntemi, neden çıkarıldığına göre değişir.
Eğer yakalama yalnızca kişinin ifadesinin veya savunmasının alınması amacıyla çıkarılmışsa, gerekli işlem tamamlandığında yakalama emrinin amacı ortadan kalkar.
CMK m.90/6 kapsamında kişi yakalandığında veya yakalama emrine konu işlem gerçekleştirildiğinde ilgili merci yakalama emrinin kolluktan geri alınmasını sağlar. Adalet Bakanlığı uygulama materyallerinde de işlem tamamlandıktan sonra emrin geri alınması gerektiği belirtilmektedir.
Bunun dışında yakalama emri henüz infaz edilmemişken de kararı veren hâkim veya mahkemeden yakalama emrinin kaldırılması/geri alınması talep edilebilir.
Yakalama Kararının Kaldırılması İçin Hangi Gerekçeler İleri Sürülebilir?
Somut dosyaya göre;
- Kişinin adresinin belli olması,
- Tebligatın usulsüz yapılmış olması,
- Geçerli bir mazeret nedeniyle duruşmaya katılamaması,
- İfade veya savunma vermeye hazır olması,
- Yakalama kararının dayanağının ortadan kalkması,
- Emre konu işlemin zaten yapılmış olması,
- Dosyanın veya soruşturmanın sona ermiş olması,
- Kararın yanlış kişi hakkında düzenlenmiş olması
yakalama emrinin kaldırılması talebinde ileri sürülebilir.
Özellikle yalnızca savunmanın alınması amacıyla çıkarılmış yakalama kararlarında, kişinin müdafii aracılığıyla savunmasını vermeye hazır olduğunu bildirmesi ve yakalama emrinin geri alınmasını talep etmesi uygulamada önem taşır.
Yakalama Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
Kararın hangi merci tarafından ve hangi kanuni dayanakla verildiğine bakılmalıdır.
Soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimliği tarafından verilen yakalama emri, hâkim kararı niteliğinde olduğundan CMK m.267 ve devamı kapsamında itiraz konusu yapılabilir. Türkiye Barolar Birliğinin CMK uygulama kaynağında da CMK m.98 kapsamında verilen bu tür yakalama emirlerine itiraz edilebileceği belirtilmektedir.
Güncel CMK m.268 kapsamında genel itiraz süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Bu süre 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.
Ancak kovuşturma aşamasında doğrudan mahkeme tarafından verilen bazı yakalama emirlerinde kanun yolu, kararın dayandığı maddeye göre farklılaşabilir. Bu nedenle her yakalama emrine karşı aynı şekilde itiraz edildiğini söylemek doğru değildir; kararın CMK m.98, m.199 veya başka bir hükme mi dayandığı incelenmelidir.
Her hâlükârda kararı veren merciden yakalama emrinin geri alınması talep edilebilir.
Yakalama Kararı Varken Avukat İfadeyi Verebilir Mi?
Avukat, şüpheli veya sanığın yerine ifade ya da savunma veremez.
Ceza yargılamasında kişinin savunmasının alınması gerekiyorsa sanığın bizzat dinlenmesi gerekebilir.
Ancak bir ceza avukatı;
- Dosyayı inceleyebilir,
- Yakalama kararının nedenini tespit edebilir,
- Yakalamanın kaldırılmasını talep edebilir,
- İfade veya sorgunun SEGBİS üzerinden yapılmasını isteyebilir,
- Yakalama sonrasında kişinin serbest bırakılmasını talep edebilir.
Bu nedenle kişinin doğrudan kolluk kontrolünde yakalanmasını beklemek yerine dosyanın önceden incelenmesi daha sağlıklı olabilir.
Yakalama Kararı Kendiliğinden Kalkar Mı?
Her durumda hayır.
Yakalama emrinin amacı ortadan kalkmış olsa dahi kararın UYAP ve kolluk sistemlerinden geri alınması önemlidir.
Adalet Bakanlığı uygulamasında mahkeme yakalama emrini kaldırdığında UYAP ve KİHBİ sistemindeki “aranıyor” kaydının da kaldırılmasına yönelik işlem yapılmaktadır.
Bu nedenle ifade veya savunma alındıktan sonra yakalama kaydının gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığı kontrol edilmelidir.
Yakalama Kararı Varsa Evde Arama Yapılabilir Mi?
Yakalama emri ile arama kararı aynı şey değildir.
Hakkında yakalama kararı bulunan kişinin evinin, işyerinin veya aracının aranabilmesi bakımından ayrıca aramaya ilişkin CMK hükümlerinin şartları değerlendirilmelidir.
Yakalama emri tek başına kolluğa kişinin konutunda sınırsız şekilde arama yapma yetkisi vermez. Anayasa Mahkemesi yayınlarında da CMK m.98 yakalama emri ile konut ve araç aramasının farklı koruma tedbirleri olduğu vurgulanmaktadır.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Yakalama Kararı
Bir Esenyurt ceza avukatı tarafından yakalama dosyası incelenirken öncelikle kararın hangi dosyada ve hangi nedenle çıkarıldığı tespit edilmelidir.
Bir Büyükçekmece ceza avukatı tarafından ifade veya savunma amacıyla çıkarılan yakalama emrinde kararın geri alınması ve kişinin kontrollü şekilde adli merci önüne çıkarılması değerlendirilebilir.
Bir Beylikdüzü ceza avukatı veya Bahçeşehir ceza avukatı tarafından ise yakalama kararının hukuka uygunluğu, itiraz imkânı ve kararın UYAP sisteminden kaldırılıp kaldırılmadığı ayrıca takip edilmelidir.
Sonuç
Yakalama kararı, kişinin yakalanarak yetkili adli merci önüne çıkarılmasını sağlayan bir koruma tedbiridir ve tek başına tutuklama anlamına gelmez.
Yakalama emrinin kaldırılması için somut duruma göre;
- Kararı veren merciden yakalama emrinin geri alınması,
- Emre konu ifade veya savunmanın verilmesi,
- Hâkim kararına karşı şartları varsa itiraz edilmesi,
- Kararın verilme nedenlerinin ortadan kalktığının gösterilmesi
mümkündür.
Yakalama emri üzerine yakalanan kişinin de kural olarak en geç 24 saat içerisinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılması veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerekir.
Özellikle yakalama emri kaldırıldıktan sonra kararın kolluk ve UYAP kayıtlarından da geri alındığının kontrol edilmesi önemlidir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ceza avukatı kapsamında yakalama kararı, yakalama emrine itiraz, ifade işlemleri ve ceza soruşturmalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51