Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı veya kovuşturma olanağının mevcut olmadığı kanaatine varılırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, uygulamadaki adıyla takipsizlik kararı verilebilir.
Takipsizlik kararı verilmesi hâlinde suçtan zarar gören kişi bu kararı kabul etmek zorunda değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173. maddesi kapsamında kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
Bu nedenle;
“Savcılık takipsizlik verdi, dosya artık hiçbir şekilde açılamaz.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Takipsizlik Kararı Nedir?
Takipsizlik kararının kanundaki adı **kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)**dır.
CMK m.172'ye göre Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda;
- Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya
- Kovuşturma olanağının bulunmaması
hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Örneğin savcılık;
- Şüphelinin suçu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı,
- Eylemin suç oluşturmadığı,
- Şikâyet süresinin geçtiği,
- Şikâyetten vazgeçildiği,
- Zamanaşımı veya başka bir kovuşturma engeli bulunduğu
gerekçeleriyle dosyanın özelliklerine göre takipsizlik kararı verebilir.
Takipsizlik Kararı Beraat Kararı Mıdır?
Hayır.
Takipsizlik kararı ile beraat kararı aynı şey değildir.
Takipsizlik kararı savcılık tarafından soruşturma aşamasında verilir. Henüz ceza davası açılmamıştır.
Beraat kararı ise ceza mahkemesi tarafından kovuşturma aşamasında verilen bir hükümdür.
Dolayısıyla takipsizlik kararı verilmiş bir dosyada mahkeme tarafından yapılmış bir yargılama ve verilmiş bir beraat hükmü bulunmaz.
Takipsizlik kararı, savcılığın mevcut soruşturma dosyasında kamu davası açılması için yeterli şart görmediğini ifade eder.
Takipsizlik Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
Evet.
CMK m.173'e göre suçtan zarar gören kişi kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
İtiraz dilekçesinde özellikle;
- Savcılığın değerlendirmediği deliller,
- Toplanmayan deliller,
- Dinlenmeyen tanıklar,
- İncelenmeyen kamera kayıtları,
- Eksik bilirkişi incelemesi,
- HTS veya banka kayıtlarının araştırılmaması,
- Hukuki nitelendirme hataları
ortaya konulabilir.
CMK m.173/2 itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini açıkça öngörmektedir.
Bu nedenle yalnızca;
“Savcının kararını kabul etmiyorum.”
şeklinde genel bir itiraz yerine, soruşturmadaki somut eksikliklerin gösterilmesi önemlidir.
Takipsizlik Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Güncel düzenlemeye göre süre iki haftadır.
CMK m.173/1 uyarınca suçtan zarar gören kişi, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde itiraz edebilir.
Burada önemli bir değişiklik bulunmaktadır.
Takipsizlik kararına itiraz süresi daha önce 15 gün idi. 7499 sayılı Kanun ile bu süre iki hafta olarak değiştirilmiş ve değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından yeni süre uygulanmaktadır.
Bu nedenle internette hâlen;
“Takipsizlik kararına 15 gün içinde itiraz edilir.”
şeklinde yer alan eski bilgilerin güncel olmadığına dikkat edilmelidir.
İki Haftalık Süre Ne Zaman Başlar?
Süre kural olarak takipsizlik kararının suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
Dolayısıyla esas alınan tarih her durumda savcının kararı yazdığı tarih değildir.
Örneğin savcılık 1 Eylül tarihinde takipsizlik kararı vermiş ancak karar mağdura 10 Eylül tarihinde tebliğ edilmişse, itiraz süresi bakımından kural olarak tebliğ tarihi dikkate alınır.
CMK m.172'ye göre takipsizlik kararında ayrıca;
- İtiraz hakkının,
- İtiraz süresinin,
- İtiraz merciinin
gösterilmesi gerekir.
Takipsizlik Kararına Nereye İtiraz Edilir?
CMK m.173'e göre itiraz, takipsizlik kararını veren Cumhuriyet savcısının görev yaptığı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
Örneğin soruşturmanın Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bir dosyada yetkili sulh ceza hâkimliği, ilgili yargı çevresi dikkate alınarak belirlenir.
İtiraz dilekçesi uygulamada soruşturma dosyasına sunularak yetkili sulh ceza hâkimliğine gönderilmek üzere de verilebilir.
Önemli olan dilekçenin süresi içerisinde sunulmasıdır.
Takipsizlik İtiraz Dilekçesinde Neler Yazılmalıdır?
İtiraz dilekçesinin dosyaya özgü hazırlanması önemlidir.
Özellikle;
- Olayın kısa özeti,
- Savcılığın takipsizlik gerekçesi,
- Bu gerekçenin neden hatalı olduğu,
- Mevcut deliller,
- Toplanmayan deliller,
- Eksik yapılan soruşturma işlemleri,
- Dinlenmesi gereken tanıklar,
- İstenmesi gereken kamera, HTS veya banka kayıtları,
- Gerekliyse bilirkişi incelemesi
açıklanabilir.
CMK m.173/2'nin aradığı temel husus, kamu davası açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin somutlaştırılmasıdır.
Bu nedenle takipsizliğe itiraz dilekçesi yalnızca hukuki itirazlardan değil, eksik soruşturmanın nasıl tamamlanması gerektiğine ilişkin somut taleplerden de oluşabilir.
Eksik Soruşturma Nedeniyle Takipsizlik Kararına İtiraz Edilebilir Mi?
Evet.
Savcının maddi gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri araştırması gerekir.
Örneğin olay yerinde kamera bulunduğu bilinmesine rağmen görüntüler araştırılmamışsa, önemli bir tanık hiç dinlenmemişse veya dosyanın sonucunu değiştirebilecek belgeler getirtilmemişse eksik soruşturma itiraz konusu yapılabilir.
Sulh ceza hâkimliği, itiraz hakkında karar vermek için soruşturmanın genişletilmesi gerektiği kanaatine varırsa bu hususu açıkça belirterek Cumhuriyet Başsavcılığından gerekli araştırmaların yapılmasını isteyebilir. CMK m.173/3 bu imkânı açıkça düzenlemektedir.
Sulh Ceza Hâkimliği Yeni Delil Toplayabilir Mi?
Sulh ceza hâkimliği doğrudan savcılık gibi bütün soruşturmayı yürütmek yerine, soruşturmanın genişletilmesinin gerekli olduğuna karar verebilir.
Örneğin;
- Kamera kayıtlarının araştırılması,
- Belirli bir tanığın dinlenmesi,
- Bilirkişi raporu alınması,
- Banka kayıtlarının incelenmesi
gerektiği kanaatine varılırsa Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmanın bu yönde genişletilmesi istenebilir.
Bu nedenle itiraz dilekçesinde yalnızca takipsizlik kararının kaldırılması değil, hangi soruşturma işlemlerinin yapılması gerektiğinin açıkça belirtilmesi yararlı olabilir.
Sulh Ceza Hâkimliği İtirazı Kabul Ederse Ne Olur?
CMK m.173/4'e göre sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde görürse Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Başka bir ifadeyle hâkimlik;
“Sanık suçludur.”
şeklinde bir mahkûmiyet kararı vermez.
Hâkimlik, kamu davasının açılması gerektiğine karar verir ve dosya savcılığa döner.
Cumhuriyet savcısı bunun üzerine iddianame düzenler. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle ceza davası başlar.
Takipsizliğe İtiraz Kabul Edilirse Şüpheli Tutuklanır Mı?
Hayır.
Takipsizlik kararının kaldırılması otomatik olarak şüphelinin tutuklanacağı anlamına gelmez.
Tutuklama için CMK m.100 ve devamındaki;
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
- Tutuklama nedeni,
- Ölçülülük
gibi şartların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Dolayısıyla;
“Takipsizlik kaldırıldı, şüpheli doğrudan tutuklanır.”
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
Takipsizliğe İtiraz Reddedilirse Ne Olur?
Sulh ceza hâkimliği kamu davasının açılması için yeterli neden bulunmadığı kanaatine varırsa itirazı gerekçeli olarak reddeder.
CMK m.173/3'e göre bu durumda itiraz eden kişi giderlere mahkûm edilebilir ve dosya Cumhuriyet savcılığına gönderilir.
Ancak itirazın reddedilmesi, hiçbir koşulda dosyanın yeniden ele alınamayacağı anlamına gelmez.
Daha sonra yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil ortaya çıkması hâlinde CMK m.172/2 kapsamında dosyanın yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Takipsizlik Kesinleştikten Sonra Yeni Delil Çıkarsa Ne Olur?
Bu durumda önemli bir istisna bulunmaktadır.
CMK m.172/2'ye göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi için;
- Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmesi ve
- Bu konuda sulh ceza hâkimliği tarafından karar verilmesi
gerekir.
Örneğin sonradan;
- Yeni kamera görüntüsü,
- DNA incelemesi,
- Yeni tanık beyanı,
- Telefon veya dijital kayıt,
- Yeni banka hareketleri,
- Dosyanın sonucunu değiştirebilecek başka bir belge
ortaya çıkabilir.
Ancak yeni delilin yalnızca mevcut dosyadaki eski hususların tekrarından ibaret olmaması, kamu davası açılması bakımından anlamlı nitelikte bulunması gerekir.
“Yeni Delil” Ne Anlama Gelir?
Her yeni sunulan belge otomatik olarak CMK m.172/2 anlamında yeni delil sayılmaz.
Yeni delilin tek başına veya dosyadaki diğer delillerle birlikte suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturabilecek nitelikte olması gerekir. Adalet Dergisi'nde yayımlanan 2025 tarihli çalışmada da bu ölçüt özellikle vurgulanmaktadır.
Yargıtay uygulamasında, takipsizlik kararından önce fiilen değerlendirilmemiş ve sonradan dosyaya giren delillerin şartlarına göre yeni delil sayılabileceği kabul edilmektedir.
Bu nedenle;
“Takipsizlikten sonra herhangi bir belge buldum, dosya kesin yeniden açılır.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Yeni Delil Çıkınca Savcılık Kendiliğinden Dava Açabilir Mi?
Doğrudan aynı fiilden iddianame düzenlenmesi için CMK m.172/2'deki şartların yerine getirilmesi gerekir.
Kanuna göre yalnızca yeni delilin bulunması yeterli değildir; aynı fiilden yeniden kamu davası açılabilmesi için sulh ceza hâkimliği kararı da gerekir.
Yargıtay da yeni delil ortaya çıkması hâlinde CMK m.172/2'deki sürecin işletilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu düzenleme, kesinleşen takipsizlik kararının herhangi bir yeni iddiayla sınırsız biçimde ortadan kaldırılmasını önlemeyi amaçlamaktadır.
Takipsizlik Kararı Adli Sicile İşler Mi?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bir mahkûmiyet kararı değildir.
Kişi hakkında ceza verilmediğinden takipsizlik kararı, mahkûmiyet hükmü gibi adli sicil kaydına işlenen bir ceza değildir.
Ancak soruşturmanın varlığı ve soruşturma kayıtlarının adli sistemlerde tutulması, adli sicil kaydıyla aynı mesele değildir.
Bu nedenle;
“Takipsizlik verildi, sabıka kaydı oluştu.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Takipsizlik Kararı Şüphelinin Suçsuz Olduğunu Kesin Olarak Gösterir Mi?
Takipsizlik kararının gerekçesine göre değerlendirme yapılmalıdır.
Savcılık bazen suçun oluşmadığı kanaatiyle, bazen yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı için, bazen de kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle takipsizlik verebilir.
Dolayısıyla her takipsizlik kararının gerekçesi aynı değildir.
Özellikle;
“Yeterli delil bulunamadığından kovuşturmaya yer olmadığı”
kararı ile;
“Eylemin suç oluşturmadığı”
gerekçesine dayanan karar hukuki değerlendirme açısından aynı değildir.
CMK m.172 de takipsizlik kararının hem yeterli şüphe bulunmaması hem de kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde verilebileceğini düzenlemektedir.
Takipsizlik Kararı Verilmeden Önce Bütün Deliller Toplanmalı Mıdır?
Cumhuriyet savcısının görevi yalnızca şüpheli aleyhine delil toplamak değildir.
CMK m.160 ve devamındaki soruşturma sistemi uyarınca maddi gerçeğin araştırılması amacıyla hem şüphelinin lehine hem de aleyhine olan delillerin toplanması gerekir.
Önemli deliller hiç araştırılmadan verilen takipsizlik kararları itiraz aşamasında eksik veya etkisiz soruşturma gerekçesiyle eleştirilebilir.
Nitekim Adalet Bakanlığı kaynaklarında da takipsizlik kararının soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunmaması veya kovuşturma imkânının olmaması durumunda verileceği belirtilmektedir.
Takipsizlik Kararına İtiraz Ederken Avukat Zorunlu Mudur?
Hayır.
Suçtan zarar gören kişi takipsizlik kararına bizzat da itiraz edebilir.
Ancak itirazın;
- Dosyanın tamamının incelenmesini,
- Savcılığın gerekçesinin değerlendirilmesini,
- Eksik delillerin belirlenmesini,
- İlgili Yargıtay kararlarının incelenmesini,
- Hukuki nitelendirmenin yapılmasını
gerektirmesi nedeniyle özellikle kapsamlı dosyalarda ceza hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından hazırlanması faydalı olabilir.
Çünkü CMK m.173/2 uyarınca itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin açıkça belirtilmesi gerekir.
Sonuç
Savcılığın takipsizlik kararı vermesi, suçtan zarar gören açısından bütün hukuki yolların sona erdiği anlamına gelmez.
CMK m.173 kapsamında takipsizlik kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Bu süre 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren verilen kararlar bakımından uygulanmaktadır.
İtiraz dilekçesinde özellikle;
- Eksik soruşturma işlemleri,
- Toplanmayan deliller,
- Hatalı hukuki değerlendirmeler,
- Dinlenmeyen tanıklar,
- Kamera, HTS, banka veya dijital kayıtlar,
- Bilirkişi incelemesi gerektiren hususlar
somut şekilde ortaya konulmalıdır.
Sulh ceza hâkimliği soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir veya itirazı yerinde görerek takipsizlik kararının kaldırılması sonucunu doğurabilir. İtiraz kabul edildiğinde Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler.
İtiraz reddedilmiş olsa dahi sonradan kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmesi hâlinde CMK m.172/2 kapsamında yeniden soruşturma ve takipsizlik kararının kaldırılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle;
“Savcılık takipsizlik verdi, artık hiçbir şey yapılamaz.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Takipsizlik kararının gerekçesi, soruşturmada toplanan ve toplanmayan deliller, tebliğ tarihi ve yeni delil bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında takipsizlik kararına itiraz, suç duyurusu, eksik soruşturma, savcılık soruşturmaları ve ceza davalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51