Gizli ses kaydı ceza davasında her durumda geçerli delil değildir. Kaydın hangi koşullarda, kim tarafından ve ne amaçla alındığı önemlidir.
CMK m.217/2’ye göre suç yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilir. Bu nedenle hukuka aykırı şekilde oluşturulan ses kayıtlarının mahkûmiyete esas alınması mümkün olmayabilir.
Kendi Konuşmasını Gizlice Kaydetmek Delil Olur Mu?
Somut olayın özelliklerine göre olabilir.
Yargıtay uygulamasında özellikle kişinin;
- Kendisine karşı işlenmekte olan tehdit, hakaret, şantaj gibi bir suçla karşılaşması,
- Olayın ani gelişmesi,
- Başka şekilde delil elde etme imkânının bulunmaması,
- Yetkili makamlara başvurarak delili koruma imkânının o anda bulunmaması,
- Kaydı yalnızca delili muhafaza ederek adli makamlara sunmak amacıyla yapması
hâllerinde gizli ses kaydının hukuka uygun kabul edilebildiği görülmektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin AYM kararına da aktarılan 27.04.2015 tarihli, 2014/23371 E., 2015/6859 K. sayılı kararında, bir daha kanıt elde etme imkânı bulunmayan ani gelişen durumlarda suçun delilini korumak amacıyla yapılan kaydın hukuka aykırı kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Önceden Planlayarak Ses Kaydı Almak Delil Olur Mu?
Burada hukuka aykırılık riski çok daha yüksektir.
Örneğin kişi karşı tarafı özellikle konuşturmak amacıyla görüşme ayarlıyor, telefonu önceden kayıt moduna alıyor ve konuşmayı gizlice kaydediyorsa “ani gelişen olay” istisnasından söz etmek her zaman mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, Alper Erarslan kararında planlı biçimde ve kişinin rızası dışında kaydedilen aleni olmayan konuşmanın korunması gereken kişisel alan kapsamında olduğunu vurgulamış; kayıt işleminin hukuka uygunluğunun yeterli gerekçeyle ortaya konulmamasını hak ihlali olarak değerlendirmiştir.
Bu nedenle;
“Konuşmanın tarafıysam istediğim her görüşmeyi gizlice kaydedebilirim.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Başkalarının Konuşmasını Gizlice Kaydetmek Suç Mudur?
Kişinin tarafı olmadığı, başkaları arasındaki aleni olmayan konuşmayı gizlice dinlemesi veya kaydetmesi TCK m.133 kapsamında ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir.
Örneğin bir odaya gizlice ses kayıt cihazı bırakıp iki kişinin konuşmasını kaydetmek ile kişinin kendisine yöneltilen ani bir tehdidi telefonuyla kaydetmesi aynı hukuki durumda değildir.
Tehdit veya Hakaret Anında Ses Kaydı Delil Olur Mu?
Şartları varsa olabilir.
Örneğin kişi karşı tarafla konuşurken aniden;
“Seni öldüreceğim.”
şeklinde tehdit ediliyor ve yanında tanık bulunmuyorsa, o anda başlayan ses kaydının kaybolabilecek bir delilin korunması amacı taşıdığı ileri sürülebilir.
Benzer değerlendirme;
- Tehdit,
- Hakaret,
- Şantaj,
- Cinsel saldırı veya taciz iddiası
gibi başka şekilde delillendirilmesi güç, ani gelişen olaylarda da gündeme gelebilir. Yargıtayın kabul ettiği istisna özellikle başka türlü delil elde etme olanağının bulunmamasına dayanmaktadır.
Gizli Ses Kaydı Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli Midir?
Her dosyada değil.
Mahkeme ayrıca;
- Kaydın kesilip kesilmediğini,
- Konuşmanın tamamını,
- Seslerin kime ait olduğunu,
- Kaydın manipüle edilip edilmediğini,
- Nasıl elde edildiğini,
- Başka delillerle desteklenip desteklenmediğini
değerlendirebilir.
Gerekirse kayıt üzerinde bilirkişi veya kriminal inceleme yapılması istenebilir.
Hukuka Aykırı Ses Kaydı Dosyaya Sunulursa Ne Olur?
CMK m.217/2 uyarınca suç ancak hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispatlanabilir.
Dolayısıyla savunma tarafından;
“Bu kayıt hukuka aykırı elde edilmiştir ve hükme esas alınamaz.”
itirazı ileri sürülebilir.
Ayrıca gizli kaydın alınması veya üçüncü kişilerle paylaşılması, olayın özelliklerine göre TCK m.133 veya özel hayatın gizliliğine ilişkin başka suçlar yönünden de değerlendirme konusu olabilir.
Sonuç
Gizli ses kaydı ceza davasında bazı durumlarda delil olabilir; ancak her gizli kayıt hukuka uygun değildir.
Özellikle;
- Olayın ani gelişmesi,
- Kişinin konuşmanın tarafı olması,
- Başka türlü delil elde etmenin mümkün olmaması,
- Kaydın suç delilini korumak amacıyla alınması
hukuka uygunluk değerlendirmesinde önemlidir.
Buna karşılık önceden planlanarak, karşı tarafın özel konuşmalarını sistematik şekilde kaydetmek ciddi bir hukuka aykırılık sorunu doğurabilir. Anayasa Mahkemesi de rıza dışı, planlı kayıtların kişisel verilerin ve özel alanın korunması bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu nedenle bir ceza avukatı tarafından kaydın yalnızca içeriği değil, nasıl ve neden elde edildiği de incelenmelidir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında gizli ses kaydı, hukuka aykırı delil ve ceza davalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51