Ceza Davasında El Koyma Kararı Nedir ve Nasıl Kaldırılır?

El koyma, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında suçun ispatında kullanılabilecek ya da müsadereye konu olabilecek eşya ve malvarlığı değerleri üzerindeki kişinin tasarruf yetkisinin geçici olarak sınırlandırılmasıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 123. maddesine göre ispat aracı olarak yararlı görülen veya eşya ya da kazanç müsaderesinin konusunu oluşturabilecek malvarlığı değerleri muhafaza altına alınabilir. Kişinin bunları rızasıyla teslim etmemesi hâlinde ise el koyma işlemi uygulanabilir.

Bu nedenle;

“Bir eşyaya el konulduysa artık kesin olarak devletin malı olmuştur.”

şeklinde bir değerlendirme doğru değildir. El koyma geçici bir koruma tedbiridir; müsadere ise ancak gerekli şartların oluşması hâlinde ayrıca kararlaştırılabilir.

El Koyma ile Muhafaza Altına Alma Aynı Şey Midir?

Tam olarak aynı değildir.

CMK m.123 kapsamında suçun ispatında yararlı görülen veya müsadereye konu olabilecek eşya kişinin rızasıyla teslim edilirse muhafaza altına alma, kişinin teslim etmemesi üzerine zorla alınırsa el koyma söz konusu olur.

Örneğin şüpheli telefonunu kolluğa kendi rızasıyla teslim ederse muhafaza altına alma; teslim etmek istememesine rağmen kanuni karar kapsamında telefon alınırsa el koyma gündeme gelebilir.

Ancak her iki durumda da eşyanın ceza dosyasında tutulmasının hukuki bir amaca dayanması gerekir.

Hangi Eşyalara El Konulabilir?

El koymanın konusu öncelikle;

  • Suçun ispatında kullanılabilecek eşya,
  • Suçtan elde edildiği değerlendirilen değerler,
  • Müsadereye konu olabilecek eşya,
  • Suçla bağlantılı belge ve kayıtlar

olabilir.

Örneğin somut dosyanın özelliklerine göre;

  • Silah,
  • Uyuşturucu madde,
  • Telefon,
  • Bilgisayar,
  • Sahte belge,
  • Kamera kayıt cihazı,
  • Para,
  • Araç,
  • Suçla bağlantılı başka maddi deliller

el koyma işleminin konusu olabilir.

Ancak eşyanın yalnızca şüpheliye ait olması el koyma için yeterli değildir. Eşyanın soruşturmayla veya müsadere ihtimaliyle hukuki bağlantısı bulunmalıdır.

El Koyma Kararını Kim Verir?

CMK m.127'ye göre el koyma kararı kural olarak hâkim tarafından verilir.

Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde;

  • Cumhuriyet savcısının,
  • Cumhuriyet savcısına ulaşılamıyorsa kolluk amirinin

yazılı emriyle kolluk görevlileri el koyma işlemi gerçekleştirebilir.

Hâkim kararı olmadan gerçekleştirilen el koyma işleminin ise 24 saat içerisinde görevli hâkimin onayına sunulması gerekir.

Hâkim kararını el koyma işleminden itibaren 48 saat içerisinde açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar.

Dolayısıyla;

“Polis eşyaya el koyduysa hâkim kararına gerek yoktur.”

şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir.

Hâkim Onayı Olmadan El Koyma Devam Edebilir Mi?

Kural olarak hayır.

Hâkim kararı bulunmaksızın gerçekleştirilen genel el koyma işleminin 24 saat içerisinde hâkim onayına sunulması gerekir.

Hâkimin de el koyma tarihinden itibaren 48 saat içerisinde karar vermesi gerekir. Aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

Bu nedenle dosya incelenirken;

  • El koymanın hangi tarihte gerçekleştirildiği,
  • Hangi yazılı emre dayandığı,
  • Hâkim onayına ne zaman sunulduğu,
  • Hâkimin ne zaman karar verdiği

kontrol edilmelidir.

Banka Hesabına El Konulabilir Mi?

Belirli suçlar ve şartlar bakımından evet.

CMK m.128 kapsamında;

  • Taşınmazlara,
  • Araçlara,
  • Banka hesaplarına,
  • Hak ve alacaklara,
  • Kıymetli evraka,
  • Şirket ortaklık paylarına,
  • Kiralık kasa mevcutlarına,
  • Diğer malvarlığı değerlerine

el konulması mümkündür.

Ancak bu el koyma türü sıradan eşya el koymasından daha ağır şartlara bağlanmıştır.

Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığı değerlerinin bu suçtan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması gerekir.

Ayrıca CMK m.128 yalnızca kanunda sayılan belirli suçlar bakımından uygulanabilir.

Her Suçta Banka Hesabına ve Taşınmaza El Konulabilir Mi?

Hayır.

CMK m.128 kapsamında malvarlığına el koyma yalnızca kanunda sayılan suçlar bakımından uygulanabilir.

Bunlar arasında örneğin;

  • Hırsızlık,
  • Yağma,
  • Güveni kötüye kullanma,
  • Dolandırıcılık,
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
  • Tefecilik,
  • Zimmet,
  • İrtikap,
  • Rüşvet,
  • İhaleye fesat karıştırma,
  • Bazı örgüt suçları,
  • Devlet güvenliğine karşı suçlar,
  • Bazı kaçakçılık suçları

bulunmaktadır.

Bu nedenle yalnızca kişinin ceza soruşturması geçirmesi bütün banka hesaplarına veya taşınmazlarına otomatik olarak el konulabileceği anlamına gelmez.

Malvarlığına El Koyma Kararını Savcı Verebilir Mi?

CMK m.128 kapsamındaki taşınmaz, banka hesabı, araç, şirket payı ve diğer malvarlığı değerlerine ilişkin özel el koymada yalnızca hâkim karar verebilir.

CMK m.128/9 bu konuda açık şekilde;

“Bu madde hükümlerine göre elkoymaya ... ancak hâkim karar verebilir.”

düzenlemesini içermektedir.

Dolayısıyla genel el koymada CMK m.127 kapsamında savcıya tanınan gecikmesinde sakınca bulunan hâllerdeki yetki, CMK m.128 kapsamındaki özel malvarlığı el koymasıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Suçtan Elde Edilmeyen Malvarlığına El Konulabilir Mi?

CMK m.128 bakımından temel şartlardan biri malvarlığı değerinin soruşturulan suçtan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunmasıdır.

Örneğin kişinin yıllar önce yasal gelirleriyle satın aldığı bir taşınmaz ile soruşturulan suçtan elde edildiği iddia edilen parayla satın alınmış taşınmaz aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Bu nedenle malvarlığına el koyma kararına karşı;

  • Malın edinim tarihi,
  • Satın alma bedeli,
  • Gelir kaynakları,
  • Banka hareketleri,
  • Faturalar,
  • Vergi kayıtları,
  • Sözleşmeler

gibi belgeler önem taşıyabilir.

Başkasının Üzerindeki Mala El Konulabilir Mi?

Belirli şartlarda evet.

CMK m.128 kapsamındaki malvarlığı değeri şüpheli veya sanığa ait olduğu hâlde başka kişinin zilyetliğinde bulunuyorsa el koyma işlemi uygulanabilir.

Ancak malın gerçekte üçüncü kişiye ait olması hâlinde bu kişinin mülkiyet hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.

Üçüncü kişi;

“Bu mal şüphelinin değil, bana aittir.”

iddiasında bulunarak mülkiyetini gösteren belgeleri sunabilir ve el koymanın kaldırılmasını talep edebilir.

Üçüncü Kişi El Konulan Eşyasını Geri İsteyebilir Mi?

Evet.

CMK m.131 yalnızca şüpheli ve sanığın değil, üçüncü kişilere ait el konulmuş eşyanın da şartları oluştuğunda iade edilebileceğini düzenlemektedir.

Eşyanın soruşturma veya kovuşturma bakımından saklanmasına artık ihtiyaç kalmamışsa veya müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşılmışsa Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından re'sen veya talep üzerine iade kararı verilebilir.

Dolayısıyla üçüncü kişinin davada sanık olmaması el konulan malını geri istemesine engel değildir.

Telefon veya Bilgisayara El Konulabilir Mi?

Somut olayın şartlarına göre evet.

Telefon veya bilgisayar;

  • Suç delili taşıdığı,
  • Suçta kullanıldığı,
  • İçerisindeki dijital verilerin soruşturma bakımından önemli olduğu

iddiasıyla el koyma işlemine konu olabilir.

Ancak cihazın fiziksel olarak alınması ile cihaz içerisindeki dijital verilerin aranması, kopyalanması ve incelenmesi aynı hukuki işlem değildir.

Bilgisayarlar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerindeki arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134'te ayrıca düzenlenmiştir.

Bu nedenle;

“Telefona el konuldu, içerisindeki bütün veriler sınırsız şekilde incelenebilir.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Avukat ile Müvekkil Arasındaki Belgelere El Konulabilir Mi?

Bu konuda özel korumalar bulunmaktadır.

CMK m.126'ya göre şüpheli veya sanık ile kanunda tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasındaki belirli mektup ve belgelere, bunlar söz konusu kişilerin elindeyken kural olarak el konulamaz.

Avukat bürolarında arama ve el koyma bakımından ise CMK m.130 özel bir usul öngörmektedir.

Avukat veya baro temsilcisi, el konulmak istenen belgenin avukat ile müvekkil arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu ileri sürerse belge mühürlenir ve bu konuda hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir.

Belgenin mesleki ilişki kapsamında olduğu tespit edilirse derhâl avukata iade edilir.

El Koyma Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

Evet.

Hâkim tarafından verilen el koyma ve el koymanın devamı kararlarına karşı CMK'daki itiraz kanun yolu kullanılabilir.

CMK m.268 kapsamında, kanunda farklı bir süre öngörülmemişse hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz süresi ilgilinin kararı öğrendiği tarihten itibaren iki haftadır.

İtiraz dilekçesinde örneğin;

  • El koymanın kanuni şartlarının oluşmadığı,
  • Eşyanın suçla bağlantısının bulunmadığı,
  • Delil olarak artık ihtiyaç kalmadığı,
  • Müsadere ihtimalinin bulunmadığı,
  • Malın üçüncü kişiye ait olduğu,
  • Tedbirin ölçüsüz hâle geldiği,
  • Hâkim onay sürelerine uyulmadığı

ileri sürülebilir.

El Koyma Kararı Nasıl Kaldırılır?

El koymanın sona erdirilmesi açısından iki temel yol gündeme gelebilir.

İlk olarak el koyma kararının kendisine karşı kanuni süresi içerisinde itiraz edilebilir.

İkinci olarak el koymanın başlangıçta hukuka uygun olduğu kabul edilse bile sonradan eşyanın dosyada tutulmasına ihtiyaç kalmadığında CMK m.131 kapsamında iade ve el koymanın kaldırılması talep edilebilir.

CMK m.131'e göre el konulan eşyanın;

  • Soruşturma veya kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya
  • Müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması

hâlinde eşyanın geri verilmesine karar verilmesi gerekir.

Bu nedenle el koyma kararının kaldırılması yalnızca ilk karar verildiğinde istenebilen bir hak değildir.

El Konulan Eşyanın İadesi Ne Zaman İstenebilir?

El koyma tedbirinin amacı ortadan kalktığında iade talebinde bulunulabilir.

Örneğin;

  • Telefonun bilirkişi incelemesi tamamlanmışsa,
  • Gerekli dijital kopyalar alınmışsa,
  • Aracın delil niteliği kalmamışsa,
  • Eşyanın müsadereye tabi olmayacağı anlaşılmışsa,
  • Soruşturma eşya bakımından tamamlanmışsa,
  • Eşyanın suçla bağlantısı bulunmadığı ortaya çıkmışsa

iade talebi gündeme gelebilir.

CMK m.131 iadenin re'sen veya istem üzerine yapılabileceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla savcılığın her durumda kişinin ayrıca dava açmasını beklemesi gerekmez; şartlar oluşmuşsa re'sen iade de mümkündür.

İade Talebi Nereye Yapılır?

Dosyanın bulunduğu aşamaya göre yetkili merci değişebilir.

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığına, gerekli durumlarda hâkimliğe; kovuşturma aşamasında ise davaya bakan mahkemeye iade ve el koymanın kaldırılması talebi sunulabilir.

CMK m.131, el konulan eşyanın geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilebileceğini düzenlemektedir.

Talepte eşyanın neden artık dosyada tutulmasına gerek olmadığı somut şekilde açıklanmalıdır.

İade Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?

CMK m.131 açık şekilde iade isteminin reddi kararlarına itiraz edilebileceğini düzenlemektedir.

Hâkim veya mahkeme kararları bakımından genel itiraz süresi, kanunda ayrıca farklı bir süre belirtilmediği hâllerde kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır.

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının iade talebini kabul etmemesi hâlinde de el konulan eşyanın iadesi konusunda sulh ceza hâkimliğinden yargısal değerlendirme talep edilmesi mümkündür. Doktrinde bu başvuru, savcılık işlemine karşı tali bir ceza uyuşmazlığının hâkim tarafından çözülmesi şeklinde açıklanmaktadır.

El Koyma Ne Kadar Sürebilir?

Genel el koyma bakımından bütün dosyalara uygulanacak;

“En fazla 3 ay”

veya

“En fazla 1 yıl”

şeklinde tek bir genel süre bulunmamaktadır.

Ancak bu durum eşyanın soruşturma veya dava sonuna kadar hiçbir gerekçe olmadan tutulabileceği anlamına gelmez.

El koyma bir koruma tedbiri olduğundan gereklilik ve ölçülülük devam ettiği sürece uygulanabilir.

Eşyaya delil olarak ihtiyaç kalmamış ve müsadere ihtimali de bulunmuyorsa CMK m.131 kapsamında iade edilmesi gerekir.

Bu nedenle;

“Dava devam ettiği için eşyaya dava kesinleşene kadar mutlaka el konulur.”

şeklinde otomatik bir kural yoktur.

Telefon İncelendikten Sonra İade Edilmeli Midir?

Somut olayın özelliklerine göre iade edilmesi gerekebilir.

Örneğin telefon içerisindeki gerekli dijital veriler usulüne uygun biçimde kopyalanmış ve cihazın kendisinin artık delil olarak saklanması gerekmiyorsa cihazın uzun süre elde tutulmasının gerekliliği tartışılabilir.

CMK m.131 bakımından temel soru;

“Bu eşyanın fiziksel olarak soruşturma veya kovuşturma dosyasında tutulmasına hâlen ihtiyaç var mı?”

sorusudur.

Cevap hayırsa ve eşyanın müsaderesi de söz konusu olmayacaksa iade talep edilebilir.

Araç Üzerindeki El Koyma Kaldırılabilir Mi?

Evet.

Araç suç delili, suçta kullanılan eşya veya suçtan elde edilen malvarlığı olduğu iddiasıyla el koyma işlemine konu olmuş olabilir.

Ancak daha sonra;

  • Aracın suçla bağlantısının bulunmadığı,
  • Üçüncü kişiye ait olduğu,
  • Yasal gelirle edinildiği,
  • Delil olarak artık ihtiyaç kalmadığı,
  • Müsadere şartlarının oluşmayacağı

ortaya konulursa el koymanın kaldırılması talep edilebilir.

CMK m.128 kapsamında araçlara ilişkin el koyma kararı sicile şerh verilmek suretiyle uygulanmaktadır.

El koymanın kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde ilgili sicildeki tedbirin de kaldırılması gerekir.

Banka Hesabındaki Blokenin Kaldırılması İstenebilir Mi?

Evet.

CMK m.128 kapsamında banka hesabına el konulmuşsa el koyma şartlarının ortadan kalkması hâlinde tedbirin kaldırılması talep edilebilir.

Özellikle;

  • Hesaptaki paranın suçtan elde edilmediği,
  • Paranın kaynağının belgelenebildiği,
  • Maaş veya yasal ticari gelirlerden oluştuğu,
  • Suç ile hesap arasındaki bağlantının ortaya konulamadığı,
  • Kuvvetli şüphe şartının bulunmadığı

ileri sürülebilir.

CMK m.128 bakımından suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranması nedeniyle paranın kaynağını gösteren banka ve mali kayıtlar önem taşır.

El Konulan Eşya Zarar Görürse Ne Olur?

Devlet el konulan eşyanın değerinin korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

CMK m.132, el konulan eşyanın değerinin korunması ve zarar görmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını öngörmektedir. Eşyanın değerinde ciddi kayıp ihtimali varsa belirli şartlarla hüküm kesinleşmeden önce elden çıkarılması da mümkün olabilir.

Örneğin uzun süre açık alanda bırakılan bir aracın ciddi şekilde değer kaybetmesi veya muhafaza koşulları nedeniyle eşyanın kullanılamaz hâle gelmesi tazminat tartışması doğurabilir.

Haksız El Koyma Nedeniyle Tazminat İstenebilir Mi?

Şartları varsa evet.

CMK m.141/1-j kapsamında;

  • Şartları oluşmadığı hâlde malvarlığına el konulan,
  • Eşyasının korunması için gerekli tedbirler alınmayan,
  • Eşyası amaç dışı kullanılan,
  • Eşyası zamanında geri verilmeyen

kişiler uğradıkları maddi ve manevi zararların Devletten tazminini talep edebilirler.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 6 Ocak 2026 tarihli kararında da malvarlığı ve banka hesaplarına ilişkin el koyma nedeniyle ileri sürülen tazminat talebinin CMK m.141/1-j kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla el koymanın kaldırılması ile haksız el koyma nedeniyle tazminat talebi birbirinden ayrı hukuki meselelerdir.

El Koyma Kaldırılırsa Eşya Hemen İade Edilir Mi?

Kural olarak iade kararının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.

CMK m.131 kapsamında eşyanın saklanmasına ihtiyaç kalmadığı veya müsadereye konu olmayacağı anlaşıldığında eşyanın geri verilmesine karar verilebilir.

Ancak eşya üzerinde birden fazla kişinin mülkiyet iddiası bulunması hâlinde ceza makamlarının kime teslim yapılacağı konusunda ayrıca değerlendirme yapması gerekebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasında, eşyanın aidiyeti konusunda gerçek bir özel hukuk uyuşmazlığı bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

El Koyma ile Müsadere Aynı Şey Midir?

Hayır.

Bu iki kurum arasındaki fark oldukça önemlidir.

El koyma, ceza soruşturması veya davası devam ederken uygulanan geçici koruma tedbiridir.

Müsadere ise suçla bağlantılı eşya veya kazancın şartları oluştuğunda mülkiyetinin kesin olarak Devlete geçirilmesine ilişkin yaptırımdır.

Dolayısıyla;

“Aracıma el konuldu, artık araç devletin oldu.”

şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.

Müsadere için Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ayrıca şartların oluşması ve mahkeme tarafından karar verilmesi gerekir.

Sonuç

El koyma, suçun ispatında yararlı olabilecek veya müsadereye konu olabilecek eşya ve malvarlığı değerleri üzerinde uygulanan geçici bir koruma tedbiridir.

Genel el koyma kural olarak hâkim kararıyla gerçekleştirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı ve şartları bulunuyorsa kolluk amiri yazılı emir verebilir; ancak hâkim kararı olmadan gerçekleştirilen el koymanın 24 saat içinde hâkim onayına sunulması ve hâkimin el koymadan itibaren 48 saat içinde karar vermesi gerekir. Aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

Banka hesabı, taşınmaz, araç, şirket payı ve hak ve alacaklara yönelik CMK m.128 kapsamındaki özel el koymada ise daha ağır şartlar bulunmakta ve kararı yalnızca hâkim verebilmektedir.

El konulan eşyanın;

  • Delil olarak saklanmasına ihtiyaç kalmaması,
  • Müsadereye konu olmayacağının anlaşılması,
  • Suçla bağlantısının bulunmadığının ortaya çıkması,
  • Üçüncü kişiye ait olduğunun anlaşılması,
  • Tedbirin ölçüsüz hâle gelmesi

hâllerinde CMK m.131 kapsamında el koymanın kaldırılması ve eşyanın iadesi talep edilebilir. İade isteminin reddine karşı da kanun yolu bulunmaktadır.

Bu nedenle;

“Ceza dosyası devam ediyor, el konulan mal dava bitene kadar kesinlikle geri alınamaz.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Somut dosyada el koyma kararının dayanağı, kararın kim tarafından verildiği, hâkim onay sürelerine uyulup uyulmadığı, eşyanın suçla bağlantısı, delil niteliğinin devam edip etmediği ve müsadere ihtimali birlikte değerlendirilmelidir.

Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında el koyma kararına itiraz, eşyanın iadesi, banka hesabı ve araç üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, hukuka aykırı arama ve el koyma ile ceza davalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES