Evlilik birliği içerisinde zaman zaman tartışma yaşanması olağandır. Her anlaşmazlık veya iletişim problemi boşanma sebebi değildir. Ancak tartışmaların sürekli hâle gelmesi, eşlerin sağlıklı iletişim kuramaması, ortak yaşamın fiilen sona ermesi ve taraflardan artık birlikte yaşamalarının beklenemeyecek duruma gelmesi hâlinde Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle boşanma davasında yalnızca “sürekli tartışıyorduk” veya “artık konuşmuyorduk” şeklindeki soyut ifadeler yeterli görülmeyebilir. Tartışmaların nedenleri, sıklığı, tarafların davranışları ve ortak hayat üzerindeki etkisi somutlaştırılmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.03.2024 tarihli, 2023/4568 E. ve 2024/1412 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta sürekli tartışma ortamı, hakaret, saygısız davranışlar, taraflar arasında diyalog ve iletişim kurulamaması, aynı sofrada yemek yenmemesi ve eşin sürekli sevmediğini söylemesi gibi vakıalar boşanma davasında birlikte değerlendirilmiştir.
Sürekli Tartışmak Tek Başına Boşanma Sebebi Midir?
Her durumda hayır.
Eşlerin günlük hayat içerisinde zaman zaman anlaşmazlık yaşaması evlilik hayatının olağan akışı içerisinde değerlendirilebilir.
Ancak tartışmalar sürekli hâle gelmiş, ortak yaşamın huzurunu tamamen ortadan kaldırmış ve tarafların birlikte yaşamaları artık kendilerinden beklenemeyecek duruma gelmişse boşanma sebebi oluşabilir.
Burada tartışmanın sayısından çok evlilik birliği üzerindeki etkisi önemlidir.
“Anlaşamıyoruz” Demek Boşanma İçin Yeterli Midir?
Tek başına yeterli olmayabilir.
Çekişmeli boşanma davasında evlilik birliğinin hangi somut olaylar nedeniyle temelinden sarsıldığı açıklanmalıdır.
“Karakterlerimiz uyuşmuyor”, “sürekli tartışıyoruz” veya “aramızda iletişim kalmadı” gibi ifadelerin mümkün olduğunca somut vakıalarla desteklenmesi gerekir.
Örneğin tarafların aylardır konuşmaması, aynı sofraya oturmaması, sürekli ayrı odalarda yaşaması veya her konuşmanın ağır tartışmaya dönüşmesi daha somut vakıalardır.
İletişimsizlik Boşanma Sebebi Olabilir Mi?
Evet, başka vakıalarla birlikte olabilir.
Eşlerden birinin diğer eşle uzun süre iletişim kurmaması, konuşmayı reddetmesi veya ortak kararların hiçbirine katılmaması evlilik birliğini zedeleyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3628 E., 2024/3815 K. sayılı kararına konu dosyada da eşe ilgi göstermeme, iletişim kurmama, hakaret, aile müdahalesi ve başka davranışlar birlikte boşanma uyuşmazlığının konusu olmuştur.
Dolayısıyla iletişimsizlik tek başına değil, evlilik içerisindeki diğer davranışlarla birlikte değerlendirilir.
Eşlerin Hiç Konuşmaması Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın özelliklerine göre kusur oluşturabilir.
Özellikle eşlerden biri bilinçli olarak diğer eşle iletişim kurmayı reddediyor, onu yok sayıyor veya konuşmama davranışını cezalandırma yöntemi olarak kullanıyorsa bu davranış kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak tarafların her ikisinin de karşılıklı biçimde iletişim kuramadığı durumlarda kusurun yalnızca bir eşe yüklenmesi mümkün olmayabilir.
Konuşmamak Psikolojik Şiddet Sayılabilir Mi?
Bazı durumlarda evet.
Uzun süre eşle hiçbir şekilde konuşmamak, onu yok saymak ve sessizliği bilinçli bir cezalandırma yöntemi olarak kullanmak psikolojik baskı niteliğine dönüşebilir.
Ancak her küslük psikolojik şiddet değildir.
Bir tartışma sonrasında kısa süre konuşulmaması ile aylarca diğer eşi tamamen yok saymak aynı şekilde değerlendirilmez.
Her Gün Tartışmak Kusur Mudur?
Tartışmaların kimden kaynaklandığı ve içeriği önemlidir.
Eşlerden biri sürekli olarak tartışma çıkartıyor, bağırıyor veya küçük meseleleri ağır çatışmalara dönüştürüyorsa kusurlu kabul edilebilir.
Buna karşılık tartışmalar karşılıklı davranışlardan kaynaklanıyorsa mahkeme her iki tarafın kusurunu birlikte değerlendirebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4568 E., 2024/1412 K. sayılı kararına konu dosyada da sürekli tartışma ortamı yaratıldığı, çocukların yanında tartışıldığı, taraflar arasında iletişim kurulamadığı ve aynı sofraya oturulmadığı yönündeki vakıalar birlikte tartışılmıştır.
Çocukların Yanında Sürekli Tartışmak Kusur Sayılır Mı?
Evet, kusurun ağırlığını artırabilir.
Çocukların sürekli tartışma ve çatışma ortamına maruz bırakılması onların psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Özellikle taraflardan birinin bilinçli olarak çocukların yanında tartışma çıkarması veya diğer ebeveyni aşağılaması boşanma ve velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Eşlerin Aynı Sofraya Oturmaması Önemli Midir?
Tek başına boşanma sebebi değildir ancak ortak yaşamın fiilen sona erdiğini gösterebilecek bir olgudur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4568 E., 2024/1412 K. sayılı kararında da eşlerin aynı sofrada yemek yemediği ve aralarında iletişim kurulamadığı iddiaları dosyaya yansıyan boşanma vakıaları arasında yer almıştır.
Aynı evde yaşanmasına rağmen bütün ortak aile hayatının sona ermesi evlilik birliğinin durumunu göstermesi bakımından önemlidir.
Aynı Evde Yaşayıp Hiç Konuşmamak Boşanma Sebebi Olur Mu?
Olabilir.
Eşlerin aynı adreste yaşamaları evlilik birliğinin fiilen devam ettiği anlamına gelmez.
Aynı ev içerisinde ayrı odalarda yaşanması, ortak sofranın bulunmaması, hiçbir iletişim kurulmaması ve tarafların tamamen bağımsız hayat sürmesi evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasını destekleyebilir.
Mahkeme yalnızca nüfus veya adres kayıtlarına değil, gerçek aile yaşamına bakar.
Eşin “Seni Sevmiyorum” Demesi Kusur Mudur?
Tek bir olay her durumda kusur sayılmayabilir.
Ancak eşin sürekli olarak diğer eşe onu sevmediğini, istemediğini veya evlilikten kurtulmak istediğini söylemesi ve bunu aşağılayıcı biçimde tekrarlaması ortak hayatı ciddi şekilde etkileyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararına konu dosyada eşin sürekli “soğudum, sevmiyorum” şeklindeki ifadeleri de ileri sürülen kusur vakıaları arasında yer almıştır.
Sürekli Bağırmak ve Tartışma Çıkarmak Kusur Mudur?
Somut olayda evet.
Eşlerden birinin devamlı bağırması, öfke kontrolü göstermemesi ve evde sürekli gerginlik yaratması kusur oluşturabilir.
Bu davranışlara hakaret ve tehdit eşlik ediyorsa kusur daha da ağırlaşabilir.
Karşılıklı Tartışmalarda Kim Kusurlu Sayılır?
Her olay ayrı değerlendirilir.
Mahkeme tartışmayı kimin başlattığına, tarafların hangi söz ve davranışlarda bulunduğuna ve tartışmanın nasıl geliştiğine bakabilir.
Her iki tarafın da hakaret ettiği veya sürekli tartışma çıkardığı ispatlanırsa tarafların karşılıklı kusurları gündeme gelebilir.
Bu nedenle sadece “tartıştık” değil, tarafların hangi davranışlarda bulunduğu önemlidir.
Eşlerden Biri Sürekli Kavga Çıkarıyorsa Tam Kusurlu Sayılır Mı?
Her durumda değil.
Sürekli kavga çıkarmak kusurlu davranış olabilir ancak diğer eşin de boşanmaya sebep olan başka davranışları bulunabilir.
Boşanma davasında kusur bir bütün olarak değerlendirilir.
İletişimsizlik Nedeniyle Ayrı Odalarda Yaşamak Kusur Mudur?
Ayrı odalarda yaşamak tek başına kusur değildir.
Ancak iletişimsizlikle birlikte uzun süre ayrı odalarda yaşanması, cinsel ve duygusal birlikteliğin sona ermesi ortak hayatın fiilen sona erdiğini gösterebilir.
Mahkeme bu davranışın sebebini araştırır.
Tartışmalardan Sonra Sürekli Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Haklı neden bulunmaksızın ve sürekli hâle gelmişse kusur oluşturabilir.
Her tartışmanın ardından günlerce eve dönmemek veya “gidiyorum, bir daha gelmeyeceğim” şeklinde ortak hayatı sürekli tehdit altında bırakmak evlilik birliğini zedeleyebilir.
Ancak şiddet veya tehdit nedeniyle evden ayrılmak farklı değerlendirilir.
İletişimsizlik Cinsel Hayatı da Bitirmişse Ne Olur?
Bu durum evlilik birliğinin fiilen ne ölçüde devam ettiğinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Eşlerin uzun süre konuşmaması, aynı odada yaşamaması ve hiçbir fiziksel yakınlık kurmaması ortak hayatın ciddi şekilde zedelendiğini gösterebilir.
Ancak mahkeme yine bunun nedenlerini araştırır.
Eşin Sürekli Küsmek Suretiyle Ceza Vermesi Kusur Mudur?
Somut olayda kusur olabilir.
Her tartışmadan sonra günlerce veya haftalarca konuşmamak ve eşin iletişim kurma girişimlerini bilinçli olarak reddetmek psikolojik baskı niteliğine ulaşabilir.
Davranışın sürekliliği ve amacı önemlidir.
Sürekli Tartışma Nedeniyle Evin Huzurunun Kalmaması Boşanma İçin Yeterli Midir?
TMK m.166 bakımından temel soru, evlilik birliğinin ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılıp sarsılmadığıdır.
Dolayısıyla sürekli tartışma, iletişimsizlik ve ortak hayatın fiilen yürümemesi bu seviyeye ulaşmışsa boşanma kararı verilebilir.
Ancak bu sonucun somut vakıalar ve delillerle ortaya konulması gerekir.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Ne Demektir?
TMK m.166/1 kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortak yaşamı sürdürmelerini kendilerinden beklenemeyecek derecede ciddi olması gerekir.
Burada yalnızca tek bir olay değil, evliliğin tamamı değerlendirilebilir.
Sürekli tartışmalar, iletişimsizlik, hakaret, ilgisizlik ve ortak yaşamın sona ermesi birlikte bu sonuca yol açabilir.
Tartışma Olmadan Sadece İletişimsizlik Boşanma Sebebi Olabilir Mi?
Olabilir.
Her evlilik krizinde yüksek sesli tartışmalar bulunmak zorunda değildir.
Bazı evliliklerde taraflar yıllarca birbirleriyle konuşmadan, ayrı odalarda ve tamamen ayrı hayatlar yaşayabilirler.
Bu durum da somut koşullarda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterebilir.
Eşlerin Karakterlerinin Uyuşmaması Boşanma İçin Yeterli Midir?
Tek başına “karakter uyuşmazlığı” şeklindeki soyut ifade yeterli olmayabilir.
Karakter farklılığının evlilik hayatında hangi somut problemlere neden olduğu açıklanmalıdır.
Örneğin hiçbir konuda ortak karar alınamaması, sürekli çatışma, iletişimsizlik ve uzun süreli fiilî ayrılık gibi sonuçlar bulunuyorsa bunlar ayrıca ileri sürülebilir.
Sürekli Tartışma Nasıl İspatlanır?
Tanık anlatımları, taraflar arasındaki WhatsApp ve SMS yazışmaları, kolluk tutanakları, uzaklaştırma kararları ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş diğer deliller kullanılabilir.
Ancak yalnızca “çok kavga ederlerdi” şeklindeki soyut tanık ifadeleri yerine tanığın gördüğü somut olayları anlatması önemlidir.
Komşular Tanık Olabilir Mi?
Evet.
Tartışmaları sık sık duyan veya bazı olaylara doğrudan şahit olan komşular tanık olarak dinlenebilir.
Özellikle tartışmaların sıklığını ve ev ortamındaki gerginliği doğrudan gözlemleyen tanıkların anlatımları önem taşıyabilir.
Aile Bireylerinin Tanıklığı Geçerli Midir?
Evet.
Tarafların anne, baba, kardeş veya diğer yakınlarının tanık olması mümkündür.
Akrabalık tek başına tanıklığı geçersiz kılmaz.
Ancak mahkeme tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirir.
WhatsApp Tartışmaları Delil Olur Mu?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar kullanılabilir.
Sürekli hakaret, tartışma, ayrılık tehdidi veya iletişim kurmayı reddetme içeren yazışmalar iddiaları destekleyebilir.
Ancak yazışmaların bağlamı korunmalı ve konuşmanın yalnızca tek bir bölümü yanıltıcı biçimde sunulmamalıdır.
Ses Kaydıyla Sürekli Tartışma İspatlanabilir Mi?
Ses kayıtlarında delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca önemlidir.
Her tartışmayı gizlice ve sistematik biçimde kaydetmek hukuki sorun doğurabilir.
Bu nedenle ses kaydının hangi koşullarda alındığı mutlaka ayrıca değerlendirilmelidir.
“Sürekli Tartışıyorduk” Demek Dilekçede Yeterli Midir?
Hayır.
Dilekçede mümkün olduğunca somut olaylara yer verilmelidir.
Örneğin hangi konularda tartışma çıktığı, eşin hangi sözleri kullandığı, tartışmaların çocukların yanında gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafların ne kadar süredir konuşmadığı ve ortak yaşamın nasıl etkilendiği açıklanmalıdır.
Yargıtay kararlarında da boşanma ve kusur değerlendirmesinin soyut iddialar yerine dosyada ileri sürülen ve ispatlanan somut vakıalar üzerinden yapıldığı görülmektedir.
Her Tartışma Dilekçeye Yazılmalı Mıdır?
Her küçük günlük tartışmanın anlatılmasına gerek yoktur.
Önemli olan evlilik birliğini gerçekten etkileyen kusurlu davranışların açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulmasıdır.
Ancak kusur olarak mahkemeye değerlendirtilecek temel vakıaların dava veya karşı dava dilekçesinde ileri sürülmesi usulen önemlidir.
Uzun Süre Ayrı Yaşamak Sürekli Tartışmayı İspatlar Mı?
Tek başına hayır.
Tarafların ayrı yaşaması evlilikte ciddi bir sorun bulunduğunu gösterebilir ancak tartışmaların içeriğini doğrudan ispatlamaz.
Yargıtay'ın 15.05.2024 tarihli, 2023/4948 E. ve 2024/3453 K. sayılı kararına konu dosyada da sürekli tartışma ve fiilî ayrılık iddiaları başka somut kusur vakıalarıyla birlikte ileri sürülmüştür.
Barıştıktan Sonra Eski Tartışmalar Kullanılabilir Mi?
Taraflar geçmiş olayları açıkça affetmiş veya gerçek anlamda barışarak ortak hayatı sürdürmüşlerse önceki vakıaların kusur değerlendirmesinde kullanılması sınırlanabilir.
Ancak barışmadan sonra yeni tartışma ve kusurlu davranışlar gerçekleşmişse bunlar ayrıca ileri sürülebilir.
Sürekli Tartışma Manevi Tazminat Sebebi Midir?
Tek başına her durumda değil.
TMK m.174 kapsamında manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı bulunması gerekir.
Sadece tarafların sık sık tartışması her durumda kişilik hakkı ihlali oluşturmaz.
Ancak tartışmalar sırasında ağır hakaret, tehdit, aşağılama veya şiddet varsa manevi tazminat şartları ayrıca değerlendirilebilir.
Sürekli Tartışan Eş Nafaka Alabilir Mi?
Sürekli tartışma nafaka hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Yoksulluk nafakası bakımından nafaka talep eden eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi gibi şartlar değerlendirilir.
Tarafların tartışmalardaki davranışları da genel kusur karşılaştırmasına dahil edilir.
Sürekli Tartışma Velayeti Etkiler Mi?
Etkileyebilir ancak velayette esas ölçüt boşanmadaki kusur değil, çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun sürekli kavga ve çatışmaya maruz bırakılması, ebeveynlerden birinin çocuğu diğer ebeveyne karşı kullanması veya aile ortamının çocuğun psikolojisini olumsuz etkilemesi velayet bakımından önem taşıyabilir.
Sonuç
Boşanma davasında sürekli tartışma ve iletişimsizlik, tek başına kullanılan soyut ifadeler olarak her zaman yeterli değildir. Ancak somut olaylarda evlilik birliğini ortak hayatı sürdürülemez hâle getirecek yoğunluğa ulaşmışsa boşanma sebebi olabilir.
Tarafların sürekli çatışması, sağlıklı iletişim kuramaması, aynı sofraya oturmaması, ayrı odalarda yaşaması, birbirini yok sayması ve aile hayatının fiilen sona ermesi TMK m.166 kapsamında birlikte değerlendirilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4568 E., 2024/1412 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da sürekli tartışma ortamı, iletişim kurulamaması, aynı sofrada yemek yenmemesi ve sevgisiz-saygısız davranışlar birlikte boşanma vakıaları olarak ele alınmıştır.
Buna karşılık sıradan evlilik tartışmaları veya geçici iletişim sorunları tek başına boşanma için yeterli olmayabilir.
Bu nedenle dava dilekçesinde “anlaşamıyoruz” denilmesinden ziyade, hangi somut davranışların evlilik birliğini sürdürülemez hâle getirdiği açıkça ortaya konulmalıdır.
Boşanma Davalarında Hukuki Destek
Sürekli tartışma, iletişimsizlik, ilgisizlik, psikolojik şiddet, ayrı odalarda yaşama, fiilî ayrılık, kusur tespiti, nafaka, velayet ve maddi-manevi tazminat taleplerinde somut olayların delillerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.