Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Boşanma davalarında en fazla tartışılan konulardan biri eşlerden hangisinin kusurlu olduğudur.

Fiziksel şiddet, hakaret, tehdit, sadakatsizlik, güven sarsıcı davranışlar, ekonomik şiddet, ilgisizlik, aile birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeme ve eşin ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalma gibi birçok davranış boşanma davasında kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak boşanma davasında;

“İlk davayı kim açtı?”

“Evi kim terk etti?”

“Boşanmayı kim istedi?”

veya

“Taraflardan hangisi daha fazla tanık gösterdi?”

soruları tek başına kusurun kimde olduğunu belirlemez.

Mahkeme, tarafların usulüne uygun şekilde ileri sürdükleri ve hukuka uygun delillerle ispatlanan vakıaları değerlendirerek kusur belirlemesi yapar.

Bu nedenle boşanma davasında kusur değerlendirmesi yapılırken temel soru;

“Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına hangi eşin hangi davranışları sebep oldu?”

sorusudur.

Kusur belirlemesi yalnızca boşanma bakımından değil; özellikle maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası bakımından da önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Boşanma Davasında Kusur Nedir?

Boşanma hukukunda kusur, eşlerden birinin evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranması ve bu davranışın boşanmaya neden olan olaylar içerisinde hukuken kendisine yüklenebilmesidir.

Her olumsuz davranış aynı ağırlıkta kusur oluşturmaz.

Mahkeme tarafların davranışlarını ayrı ayrı değerlendirerek boşanmaya sebep olan olaylarda hangi eşin ne ölçüde kusurlu olduğunu belirler.

Bu değerlendirme sonucunda taraflardan biri kusursuz, diğeri kusurlu bulunabileceği gibi tarafların her ikisi de farklı veya eşit derecede kusurlu kabul edilebilir.

Boşanma Davasında Kusuru Kim Belirler?

Kusur belirlemesini mahkeme yapar.

Taraflardan birinin;

“Ben kusursuzum, eşim tamamen kusurlu.”

demesi tek başına hukuki sonuç doğurmaz.

Mahkeme tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri vakıaları, tanık anlatımlarını, mesajları, sağlık raporlarını, kolluk kayıtlarını, ceza dosyalarını ve hukuka uygun diğer delilleri birlikte değerlendirir.

Sonuçta hangi davranışların sabit olduğunu ve bu davranışların tarafların kusur derecesini nasıl etkilediğini belirler.

Boşanma Davasında Kusur Dereceleri Nelerdir?

Uygulamada tarafların kusur durumları karşılaştırmalı olarak değerlendirilir.

Bir eş tamamen kusurlu, diğer eş kusursuz olabilir.

Bir eş diğerinden daha ağır kusurlu olabilir.

Taraflar eşit kusurlu bulunabilir.

Taraflardan biri az kusurlu, diğeri ağır kusurlu kabul edilebilir.

Bu ayrım özellikle boşanmanın mali sonuçlarının belirlenmesinde önem taşır.

Ağır Kusur Ne Demektir?

Ağır kusur, boşanmaya neden olan olaylarda bir eşin diğer eşe göre daha ağır nitelikte kusurlu davranışlarının bulunmasını ifade eder.

Burada yalnızca kusurlu davranışların sayısı dikkate alınmaz.

Davranışların niteliği ve evlilik üzerindeki etkisi de değerlendirilir.

Örneğin bir eşin birden fazla hafif nitelikte kusurlu davranışının bulunması, diğer eşin çok daha ağır nitelikte tek bir davranışından mutlaka daha ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Kusur matematiksel bir toplama işlemi değildir.

Eşit Kusur Ne Demektir?

Tarafların boşanmaya sebep olan olaylardaki kusurlu davranışlarının ağırlığının birbirine denk kabul edilmesi hâlinde eşit kusur gündeme gelir.

Eşit kusur özellikle maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından önemlidir.

Türk Medeni Kanunu m.174 kapsamında boşanma nedeniyle maddi tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekir.

Bu nedenle eşit kusurlu eş lehine TMK m.174 kapsamında maddi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.

Manevi tazminat bakımından da kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusur durumunun kanundaki şartlara uygun olması gerekir.

Az Kusurlu Eş Ne Demektir?

Az kusurlu eş, boşanmaya neden olan olaylarda kusuru bulunmasına rağmen diğer eşe göre daha düşük derecede kusurlu kabul edilen taraftır.

Boşanma davasında tazminat talep edebilmek için kişinin mutlaka tamamen kusursuz olması gerekmez.

TMK m.174 kapsamında kusursuz veya daha az kusurlu taraf şartları bulunuyorsa maddi tazminat talep edebilir.

Dolayısıyla;

“Benim de küçük bir kusurum var, hiçbir şekilde tazminat alamam.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Boşanma Davasını Açan Taraf Kusursuz Mudur?

Hayır.

Davayı ilk açan kişinin otomatik olarak haklı veya kusursuz kabul edilmesi söz konusu değildir.

Davacı eş ağır kusurlu olabilir.

Davalı eş daha az kusurlu veya kusursuz olabilir.

Mahkeme kimin önce dava açtığına değil, boşanmaya neden olan olaylara ve bu olayların hangi tarafça gerçekleştirildiğine bakar.

Boşanmayı İsteyen Taraf Kusurlu Sayılır Mı?

Hayır.

Bir eşin boşanmak istemesi tek başına kusur değildir.

Evlilik birliğinin devamını istememek ile evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranışlarda bulunmak birbirinden farklıdır.

Kusur, boşanma talebinin kendisine değil evlilik içerisinde gerçekleşen davranışlara göre belirlenir.

Evi Terk Eden Eş Her Zaman Kusurlu Mudur?

Hayır.

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması tek başına onun kusurlu olduğunu göstermez.

Neden ayrıldığı araştırılmalıdır.

Fiziksel şiddet, tehdit, ağır hakaret veya ortak yaşamı çekilmez hâle getiren başka davranışlar nedeniyle evden ayrılan eşin sırf ortak konuttan ayrılmış olması nedeniyle kusurlu kabul edilmesi doğru olmayabilir.

Buna karşılık haklı bir sebep olmaksızın ortak yaşamı terk etmek somut olayın özelliklerine göre kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Bu nedenle önemli olan;

“Evden kim çıktı?”

değil,

“Neden çıktı?”

sorusudur.

Ayrı Yaşamak Kusur Sayılır Mı?

Her ayrı yaşama durumu kusur değildir.

Eşin ayrı yaşamakta haklı bir nedeni bulunabilir.

Örneğin şiddet veya ciddi tehdit altında bulunan eşin güvenliği nedeniyle ayrı yaşaması kusur olarak değerlendirilemez.

Buna karşılık evlilik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla haklı neden olmaksızın ortak yaşamın terk edilmesi kusur teşkil edebilir.

Somut olayın nedenleri araştırılmadan yalnızca ayrı yaşama olgusundan kusur sonucu çıkarılmamalıdır.

Fiziksel Şiddet Boşanma Davasında Kusur Mudur?

Evet.

Eşe yönelik fiziksel şiddet boşanma davalarında önemli kusurlu davranışlardan biridir.

Darp raporu, hastane kayıtları, kolluk tutanakları, ceza soruşturması, uzaklaştırma kararları, fotoğraflar ve tanık anlatımları somut olayın özelliklerine göre fiziksel şiddetin ispatında kullanılabilir.

Ancak her delil kendi ispat değeri içerisinde değerlendirilir.

Örneğin yalnızca uzaklaştırma kararı verilmiş olması her durumda ileri sürülen bütün şiddet olaylarının kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.

Hakaret Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Eşe yönelik aşağılayıcı, onur kırıcı ve küçük düşürücü sözler kusur teşkil edebilir.

Hakaretin yüz yüze, mesaj yoluyla veya başka bir iletişim aracıyla gerçekleştirilmesi mümkündür.

Ancak hangi sözlerin söylendiği ve bunların nasıl ispatlandığı önemlidir.

Soyut biçimde;

“Eşim sürekli bana hakaret ederdi.”

demek yerine mümkün olduğunca somut olayların ortaya konulması gerekir.

Küfür Etmek Boşanmada Ağır Kusur Mudur?

Küfür ve ağır hakaret kusur değerlendirmesinde önemli olabilir.

Ancak tek bir davranışa bakılarak tarafların toplam kusur derecesi her zaman belirlenemez.

Mahkeme evlilik içerisinde ispatlanan bütün kusurlu davranışları birlikte değerlendirir.

Dolayısıyla bir eşin hakaret etmiş olması diğer eşin fiziksel şiddet, sadakatsizlik veya başka ağır kusurlu davranışlarının değerlendirme dışı bırakılacağı anlamına gelmez.

Tehdit Boşanma Davasında Kusur Mudur?

Evet.

Eşe yönelik tehditler evlilik birliğini ciddi şekilde zedeleyen kusurlu davranışlardan biri olabilir.

Tehdit mesajları, ses kayıtlarının hukuka uygun olanları, tanık anlatımları, kolluk kayıtları ve ceza dosyaları somut olayda delil olarak gündeme gelebilir.

Tehdidin niteliği kusur ağırlığının belirlenmesinde de önem taşıyabilir.

Aldatma Boşanma Davasında Kusur Mudur?

Evet.

Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar boşanma hukukunda önemli kusur nedenleri arasındadır.

Zina şartlarının gerçekleşmesi hâlinde TMK m.161 kapsamında özel boşanma sebebi gündeme gelebilir.

Zina seviyesine ulaşmayan ancak eşin güvenini ciddi şekilde sarsan bazı davranışlar ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusur olarak değerlendirilebilir.

Bu nedenle zina ile güven sarsıcı davranış birbirinden ayrılmalıdır.

Zina Yapan Eş Her Zaman Tam Kusurlu Mudur?

Zina son derece ağır bir sadakat yükümlülüğü ihlalidir.

Ancak boşanma davasında tarafların bütün kusurlu davranışları değerlendirilir.

Bu nedenle dosyadaki diğer vakıalar incelenmeden yalnızca tek bir davranış üzerinden her olay için geçerli otomatik kusur derecesi oluşturmak doğru değildir.

Ayrıca zina iddiasının hukuken geçerli delillerle ispatlanması gerekir.

Mesajlaşmak Aldatma Sayılır Mı?

Her mesajlaşma zina değildir.

Zinanın hukuki anlamı ile sadakat yükümlülüğünü ihlal eden güven sarsıcı davranışlar birbirinden farklıdır.

Karşı cinsle veya üçüncü kişiyle mesajlaşmanın içeriği, niteliği ve yoğunluğu somut olayda değerlendirilir.

Cinsel ilişkiyi ispatlamayan bir mesajlaşma zina olarak kabul edilmese dahi içeriğine göre güven sarsıcı davranış oluşturabilir.

Flört Uygulaması Kullanmak Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Evlilik devam ederken flört veya partner bulma amacı taşıyan uygulamalarda aktif hesap kullanılması, üçüncü kişilerle romantik veya cinsel içerikli iletişim kurulması sadakat yükümlülüğü kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak hesabın varlığı, kullanım zamanı ve içeriği somut delillerle belirlenmelidir.

Sosyal Medyada Başkalarıyla Uygunsuz Yazışmalar Kusur Mudur?

Somut olayın içeriğine göre kusur oluşturabilir.

Mahkeme mesajların niteliğini, sürekliliğini ve evlilik birliği üzerindeki etkisini değerlendirir.

Ancak mesajların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması da önemlidir.

Bir eşin diğerinin hesabına hukuka aykırı şekilde girerek elde ettiği içerikler ayrıca delil hukuku açısından sorun oluşturabilir.

Psikolojik Şiddet Boşanma Davasında Kusur Mudur?

Evet.

Sürekli aşağılama, küçümseme, baskı kurma, korkutma, sosyal çevreden soyutlama ve benzeri davranışlar somut olayın özelliklerine göre psikolojik şiddet olarak değerlendirilebilir.

Psikolojik şiddetin fiziksel iz bırakmaması onun hukuken önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Ancak bu davranışların mümkün olduğunca somutlaştırılması ve delillerle desteklenmesi gerekir.

Ekonomik Şiddet Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Eşin ekonomik kaynaklara erişimini keyfî biçimde engellemek, geçim ihtiyaçlarını karşılamamak, para üzerinden baskı kurmak veya ekonomik bağımlılığı eş üzerinde kontrol aracı olarak kullanmak somut olayda kusur teşkil edebilir.

Ancak eşler arasındaki her ekonomik anlaşmazlık ekonomik şiddet değildir.

Tarafların gerçek gelirleri, aile düzeni ve olayın koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Evin Masraflarını Karşılamamak Kusur Mudur?

Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülükleri bulunmaktadır.

Ekonomik imkânı bulunduğu hâlde ortak yaşamın zorunlu giderlerine sürekli olarak katılmamak kusur oluşturabilir.

Ancak işsiz kalmak veya ekonomik imkânsızlık nedeniyle ödeme yapamamak ile ödeme gücü olduğu hâlde aileyi ekonomik olarak yalnız bırakmak aynı şekilde değerlendirilmez.

Eşine Para Vermemek Kusur Mudur?

Her durumda değildir.

Tarafların gelirleri ve aile içerisindeki ekonomik düzen incelenmelidir.

Ancak eşin temel ihtiyaçlarını karşılamayacak şekilde ekonomik kaynakları kontrol altında tutmak ve bunu baskı aracı hâline getirmek ekonomik şiddet niteliği taşıyabilir.

Aileyle İlgilenmemek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Evlilik birliğinin eşlere yüklediği yükümlülüklerden biri de ortak yaşamın devamına katkı sağlamaktır.

Eşi ve çocukları sürekli ihmal etmek, aile yaşamından bilinçli şekilde uzak durmak ve ortak sorumlulukları yerine getirmemek kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak “ilgisizlik” iddiasının soyut bırakılmaması gerekir.

Eşle Konuşmamak Kusur Mudur?

Uzun süreli ve sistematik iletişimsizlik somut olayın koşullarına göre kusur oluşturabilir.

Özellikle eşini cezalandırmak amacıyla sürekli iletişimi kesmek, ortak yaşamı ve aile içi iletişimi bilinçli şekilde ortadan kaldırmak evlilik yükümlülükleri kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak kısa süreli tartışma veya geçici küslük her zaman boşanmaya esas kusur oluşturmaz.

Eşi Küçümsemek veya Aşağılamak Kusur Mudur?

Evet.

Eşin kişiliğini, ailesini, mesleğini, gelirini, fiziksel özelliklerini veya başka özelliklerini sürekli küçümseyen davranışlar kusur teşkil edebilir.

Bu davranışların başkalarının yanında yapılması somut olayda kişilik hakkına saldırının ağırlığı bakımından ayrıca değerlendirilebilir.

Eşin Ailesine Hakaret Etmek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin anne, baba veya yakınlarına yönelik ağır hakaret ve aşağılayıcı davranışlar evlilik birliğini zedeleyebilir.

Ancak her aile içi tartışmanın otomatik olarak boşanma kusuru oluşturacağı söylenemez.

Sözlerin içeriği, olayın ağırlığı ve evlilik üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir.

Eşinin Ailesinin Evliliğe Müdahalesine Sessiz Kalmak Kusur Mudur?

Somut olayda kusur oluşturabilir.

Eşlerden birinin kendi ailesinin evlilik birliğine sürekli ve ciddi müdahalesine karşı eşini korumaması veya müdahaleyi desteklemesi kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Burada yalnızca kayınvalide veya kayınpederin davranışı değil, eşin bu davranışlar karşısındaki tutumu önemlidir.

Çünkü boşanma davasında esas olarak eşlerin birbirlerine karşı davranışları değerlendirilir.

Eşini Ailesiyle Birlikte Yaşamaya Zorlamak Kusur Mudur?

Somut olayın koşullarına göre olabilir.

Eşlerin bağımsız ortak yaşam kurma konusundaki yükümlülükleri ve evliliğin fiilî koşulları değerlendirilir.

Eşlerden birinin haklı bir neden olmaksızın diğerini sürekli kendi ailesiyle birlikte yaşamaya zorlaması ve bağımsız konut talebini karşılamaması kusur tartışmasına konu olabilir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Kusur Mudur?

Haklı bir neden bulunmaksızın sürekli olarak evlilik içerisindeki cinsel birliktelikten kaçınmak somut olayda kusur olarak değerlendirilebilir.

Ancak sağlık sorunları, psikolojik durum veya başka haklı nedenlerin bulunması hâlinde değerlendirme değişebilir.

Bu nedenle mahrem konular hakkında otomatik kusur sonucu çıkarılmamalıdır.

Ayrı Yataklarda Uyumak Kusur Mudur?

Tek başına her zaman kusur değildir.

Ayrı yatmanın nedeni ve süresi önemlidir.

Eşler arasındaki fiilî ayrılığın bir sonucu olabilir veya eşlerden birinin evlilik yükümlülüklerinden bilinçli biçimde kaçınmasının göstergesi olabilir.

Mahkeme bunu diğer vakıalarla birlikte değerlendirir.

Eşini Evden Kovmak Kusur Mudur?

Haklı bir sebep olmaksızın eşin ortak konuttan çıkarılması veya eve alınmaması kusur oluşturabilir.

Özellikle tehdit, şiddet veya aşağılayıcı davranışlarla eşin evden uzaklaştırılması kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak şiddetten korunmak amacıyla alınmış bir tedbir kararı ile eşin keyfî biçimde evden kovulması birbirinden farklıdır.

Evin Kilidini Değiştirmek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin ortak konuta girmesini haklı bir neden olmaksızın engellemek evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin ihlali olarak değerlendirilebilir.

Ancak güvenlik veya şiddetten korunma amacıyla ve hukuki tedbirler kapsamında gerçekleştirilen davranışlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Aşırı Kıskançlık Kusur Mudur?

Kıskançlık tek başına boşanma kusuru değildir.

Ancak kıskançlığın eş üzerinde sürekli baskıya, hakarete, tehditlere, telefon kontrolüne, sosyal çevreden uzaklaştırmaya veya özgürlüğün ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına dönüşmesi kusur oluşturabilir.

Burada kıskançlığın kendisinden çok dışa yansıyan davranışlar önemlidir.

Eşin Telefonunu Sürekli Kontrol Etmek Kusur Mudur?

Somut olayda kusur oluşturabilir.

Eşin özel alanını sistematik şekilde ihlal etmek, şifrelerini zorla istemek, sürekli telefon kontrolü yapmak veya bu davranışları baskı aracına dönüştürmek evlilik içerisindeki güven ilişkisini zedeleyebilir.

Ayrıca telefondaki verilere hukuka aykırı erişim ayrı hukuki ve cezai sorunlara da neden olabilir.

Alkol Kullanmak Tek Başına Kusur Mudur?

Salt alkol kullanımı her durumda boşanma kusuru değildir.

Ancak alkol kullanımının aile yaşamını ciddi biçimde bozması, şiddete, hakarete, ekonomik ihmale veya ortak yaşamın sürdürülememesine neden olması durumunda ortaya çıkan davranışlar kusur olarak değerlendirilebilir.

Dolayısıyla davranışın evlilik üzerindeki somut etkisi önemlidir.

Kumar Oynamak Kusur Sayılır Mı?

Kumarın aile ekonomisini bozması, ortak malvarlığının kaybedilmesine yol açması, borçlanmaya sebep olması veya aile yükümlülüklerinin ihmal edilmesine neden olması hâlinde kusur gündeme gelebilir.

Yine burada yalnızca davranışın adı değil, evlilik birliği üzerindeki etkisi değerlendirilir.

Eşin Borçlarını Gizlemesi Kusur Mudur?

Somut olayda olabilir.

Aile ekonomisini ciddi biçimde etkileyen borçların eşten bilinçli şekilde gizlenmesi, ortak birikimlerin habersiz harcanması veya ekonomik güvenin kötüye kullanılması kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Eşini Çalıştırmamak Kusur Mudur?

Eşin çalışma özgürlüğünü baskı veya tehdit yoluyla engellemek somut olayda ekonomik ve psikolojik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.

Ancak tarafların aile yaşamına ilişkin ortak kararları ile bir eşin diğer eş üzerinde tek taraflı baskı kurması birbirinden ayrılmalıdır.

Eşini Çalışmaya Zorlamak Kusur Mudur?

Her durumda değildir.

Ailenin ekonomik koşulları ve tarafların yaşam düzeni önemlidir.

Ancak eşin iradesini yok sayan, aşağılayıcı veya baskıcı davranışlarla çalışma konusunda zorlanması somut olayda kusur teşkil edebilir.

Eşin Hastalığı Kusur Sayılır Mı?

Hayır.

Bir kişinin hasta olması tek başına kusur değildir.

Fiziksel veya psikiyatrik bir rahatsızlığın bulunması otomatik olarak kişiye kusur yüklenmesini sağlamaz.

Boşanma davasında hastalığın kendisi ile kişinin iradi ve kusurlu davranışları birbirinden ayrılmalıdır.

Psikiyatrik Rahatsızlık Boşanmada Kusur Mudur?

Psikiyatrik rahatsızlık tek başına kusur değildir.

Kusur değerlendirmesinde kişinin davranışlarının iradi olup olmadığı ve somut olayın koşulları önemlidir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nda akıl hastalığı belirli şartlarla özel boşanma sebebi olarak ayrıca düzenlenmiştir.

Bu nedenle psikiyatrik tanı ile kusur kavramının birbirine karıştırılmaması gerekir.

Çocuğa Karşı İlgisizlik Eşe Karşı Kusur Sayılabilir Mi?

Müşterek çocukların bakım ve yetiştirilmesine ilişkin yükümlülüklerin sürekli şekilde ihmal edilmesi evlilik birliği içerisindeki kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Ancak bu konu aynı zamanda velayet bakımından da önem taşıyabilir.

Velayet değerlendirmesi yapılırken eşlerin birbirlerine karşı kusurlarından ziyade çocuğun üstün yararı esas alınır.

Çocuğu Diğer Eşe Göstermemek Kusur Mudur?

Somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini haklı neden olmaksızın engellemeye yönelik davranışlar hem aile ilişkileri hem de velayet bakımından önem taşıyabilir.

Ancak şiddet, istismar veya çocuğun güvenliğine ilişkin ciddi risklerin bulunduğu durumlar farklı değerlendirilmelidir.

Boşanma Davasında Kusur Nasıl İspatlanır?

Kusur hukuka uygun her türlü delille ispatlanabilir.

Somut olayın niteliğine göre;

tanık anlatımları,

WhatsApp ve SMS yazışmaları,

sosyal medya içerikleri,

fotoğraf ve görüntüler,

sağlık raporları,

kolluk tutanakları,

savcılık ve ceza dosyaları,

banka kayıtları,

otel kayıtları

ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.

Ancak hangi delilin hangi kusurlu davranışı ispatladığının ortaya konulması gerekir.

Tanık Beyanı Kusuru İspatlamak İçin Yeterli Midir?

Tanık beyanı boşanma davalarında önemli delillerden biridir.

Ancak mahkeme tanığın olay hakkında doğrudan bilgi sahibi olup olmadığını, anlatımının tutarlı olup olmadığını ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.

Tanığın yalnızca;

“Davacı bana eşinin kendisine kötü davrandığını söyledi.”

şeklindeki duyuma dayalı anlatımı ile olaya bizzat şahit olması aynı ispat gücüne sahip değildir.

Akraba Tanıkların Beyanı Geçerli Midir?

Evet.

Tanığın taraflardan birinin annesi, babası, kardeşi veya başka yakını olması beyanını otomatik olarak geçersiz hâle getirmez.

Mahkeme tanığın taraflarla yakınlığını ve anlatımının güvenilirliğini diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Önemli olan tanığın olayı gerçekten görmüş veya işitmiş olması ve somut bilgi vermesidir.

WhatsApp Mesajları Kusur İspatında Kullanılabilir Mi?

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp mesajları somut olayda delil olarak kullanılabilir.

Mesajlar hakaret, tehdit, sadakatsizlik veya başka kusurlu davranışları ortaya koyabilir.

Ancak mesajların kim tarafından gönderildiği, bütünlüğü ve elde edilme yöntemi önemlidir.

Delilin içeriği kadar hukuka uygun elde edilip edilmediği de değerlendirilmelidir.

Gizlice Alınan Ses Kaydı Kusur İspatında Kullanılabilir Mi?

Her gizli ses kaydı hukuka uygun delil değildir.

Kaydın hangi şartlarda gerçekleştirildiği somut olayda değerlendirilmelidir.

Özellikle planlı ve sistematik şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal ederek oluşturulan kayıtlar hukuka aykırı delil sorunu doğurabilir.

Bu nedenle yalnızca;

“Gerçeği ispatlıyor.”

denilmesi delilin mutlaka kullanılabileceği anlamına gelmez.

Sosyal Medya Paylaşımları Kusur Delili Olabilir Mi?

Evet.

Paylaşımın içeriği ve elde edilme biçimine göre sosyal medya kayıtları boşanma davasında delil olabilir.

Örneğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları veya eşe yönelik aşağılayıcı ifadeleri gösteren paylaşımlar somut olayda değerlendirilebilir.

Ancak sahte hesap, manipüle edilmiş görüntü veya bağlamından koparılmış içerik iddiaları bulunuyorsa delilin güvenilirliği ayrıca incelenmelidir.

Ceza Mahkemesi Kararı Boşanma Davasında Kusuru Belirler Mi?

Ceza dosyasındaki karar ve deliller boşanma davası bakımından önemli olabilir.

Ancak ceza yargılamasındaki sorumluluk ile boşanma hukukundaki kusur değerlendirmesi tamamen aynı kavram değildir.

Aile Mahkemesi boşanma davasındaki vakıaları kendi hukuki ölçütleri içerisinde değerlendirir.

Bu nedenle ceza dosyasının sonucu her durumda boşanma davasındaki bütün kusur tartışmasını tek başına çözmez.

Uzaklaştırma Kararı Eşin Kusurlu Olduğunu Kesin Olarak Gösterir Mi?

Hayır.

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu veya önleyici tedbirlerin amacı hızlı koruma sağlamaktır.

Tedbir kararının verilmiş olması boşanma davasında ileri sürülen bütün şiddet vakıalarının kesin hükümle sabit olduğu anlamına gelmez.

Ancak tedbir dosyası ve dayanak belgeler somut olayın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilebilir.

Takipsizlik Kararı Şiddet İddiasını Ortadan Kaldırır Mı?

Her zaman değil.

Ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ile boşanma hukukundaki kusur değerlendirmesinin ölçütleri farklı olabilir.

Aile Mahkemesi önündeki diğer deliller çerçevesinde olay ayrıca değerlendirilebilir.

Aynı şekilde ceza davasında beraat kararı bulunması da beraatin gerekçesine ve somut vakıaya göre değerlendirilmelidir.

İspatlanmayan Olay Kusur Olarak Yüklenebilir Mi?

Hayır.

Bir eş hakkında ileri sürülen kusurlu davranışın hukuken dikkate alınabilmesi için yargılamada ispatlanması gerekir.

Sadece iddia edilmiş olması yeterli değildir.

Mahkeme;

“Böyle bir şey olmuş olabilir.”

şeklindeki ihtimale dayanarak eşe kusur yüklememelidir.

Kusur belirlemesi dosyadaki ispatlanmış vakıalara dayanmalıdır.

Dilekçede Yazılmayan Olay Kusur Olarak Dikkate Alınabilir Mi?

Boşanma davalarında tarafların dayandıkları vakıaları usulüne uygun şekilde ileri sürmeleri gerekir.

Mahkeme kusur değerlendirmesini tarafların usulüne uygun biçimde yargılamaya taşıdığı vakıalar üzerinden yapar.

Bu nedenle tanığın dilekçelerde ileri sürülmeyen tamamen yeni bir olayı anlatması, o olayın otomatik olarak kusur belirlemesine esas alınabileceği anlamına gelmez.

Bu nokta boşanma dilekçesinin hazırlanmasının neden önemli olduğunu da göstermektedir.

Tanık Dilekçede Olmayan Bir Olayı Anlatırsa Ne Olur?

Tanık delili, tarafların ileri sürdüğü vakıaların ispat aracıdır.

Tanığın görevi taraf adına yeni vakıa üretmek değildir.

Bu nedenle dilekçelerde dayanılmayan bir olayın yalnızca tanık tarafından anlatılmış olması hâlinde bu vakıanın kusur belirlemesine esas alınması usul hukuku bakımından sorun doğurabilir.

Dava Açıldıktan Sonraki Olaylar Kusur Olarak Dikkate Alınır Mı?

Kusur değerlendirmesinde dava tarihinden önce meydana gelen ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu ileri sürülen vakıalar esas önem taşır.

Dava açıldıktan sonra gerçekleşen yeni olayların mevcut davada kusur belirlemesine doğrudan esas alınması usul hukuku bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Yeni olayların şartlarına göre yeni dava veya başka hukuki yolların konusu olması mümkündür.

Bu nedenle olayın dava tarihinden önce mi sonra mı gerçekleştiği mutlaka belirlenmelidir.

Affedilen Olay Kusur Sayılır Mı?

Affedilen veya en azından hoşgörüyle karşılanan davranışların daha sonra boşanma davasında kusur olarak ileri sürülmesi önemli bir hukuki tartışmadır.

Eşin kusurlu davranışı öğrenmesine rağmen açık biçimde affetmesi veya davranışı hoşgörüyle karşılayarak evlilik birliğini devam ettirmesi hâlinde söz konusu olay boşanma sebebi olarak değerlendirilemeyebilir.

Ancak affetmenin varlığı da somut olaydan anlaşılmalıdır.

Birlikte Yaşamaya Devam Etmek Her Zaman Affetme Sayılır Mı?

Hayır.

Tarafların aynı evde yaşamaya devam etmesi tek başına her durumda affetme anlamına gelmez.

Özellikle ekonomik zorunluluk, çocuklar veya başka nedenlerle aynı konutta yaşamaya devam edilmiş olabilir.

Affetme veya hoşgörü değerlendirmesinde tarafların olay sonrasındaki davranışları bir bütün olarak incelenmelidir.

Barışmak Önceki Kusurları Ortadan Kaldırır Mı?

Gerçek bir barışma ve affetme bulunması hâlinde affedilen olayların daha sonra boşanma sebebi yapılması mümkün olmayabilir.

Ancak tarafların kısa süreli görüşmesi veya evliliği kurtarmak amacıyla geçici bir deneme yapması her durumda affetme anlamına gelmez.

Somut olayın özellikleri değerlendirilmelidir.

Affetmeden Sonra Aynı Davranış Tekrar Edilirse Ne Olur?

Affedilen geçmiş olay ile daha sonra gerçekleşen yeni kusurlu davranış birbirinden ayrılmalıdır.

Yeni davranış bağımsız bir boşanma vakıası olabilir.

Ayrıca bazı durumlarda geçmiş olaylar yeni olayların değerlendirilmesinde olayların gelişimini açıklayan arka plan niteliği taşıyabilir.

Ancak affedilmiş davranışın tek başına yeniden kusur olarak yüklenmesi ile yeni davranışın değerlendirilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.

Eşlerin İkisi de Kusurluysa Boşanma Olur Mu?

Evet.

Boşanma için eşlerden birinin mutlaka tamamen kusursuz olması gerekmez.

Her iki eş de kusurlu olabilir.

Mahkeme tarafların kusur durumlarını karşılaştırarak evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını ve davanın diğer şartlarını değerlendirir.

Kusur dereceleri özellikle tazminat ve yoksulluk nafakası bakımından ayrıca önem taşır.

Daha Ağır Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir Mi?

Boşanma davasını kimin açabileceği ile kusur derecesi aynı konu değildir.

Daha ağır kusurlu eş de dava açabilir.

Ancak TMK m.166/2 kapsamında davacının kusuru daha ağır ise davalının davaya itiraz hakkı gündeme gelir.

Bununla birlikte kanun, bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer yarar kalmaması hâlinde boşanmaya karar verilebilmesine imkân tanımaktadır.

Bu nedenle;

“Ağır kusurlu olan eş hiçbir şekilde boşanma davası açamaz.”

şeklindeki ifade doğru değildir.

Tam Kusurlu Eş Tazminat Alabilir Mi?

TMK m.174 kapsamında maddi tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekir.

Bu nedenle boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen veya daha ağır kusurlu olan taraf lehine bu hüküm kapsamında maddi tazminata karar verilmesi mümkün değildir.

Manevi tazminat bakımından da kanuni koşulların ayrıca gerçekleşmesi gerekir.

Eşit Kusurlu Eş Tazminat Alabilir Mi?

Kural olarak TMK m.174 kapsamında eşit kusurlu taraf lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilmez.

Çünkü tazminat talep eden tarafın karşı tarafa göre daha az kusurlu olması gerekir.

Bu nedenle mahkemenin tarafları eşit kusurlu veya bir tarafı daha ağır kusurlu kabul etmesi tazminat sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Az Kusurlu Eş Tazminat Alabilir Mi?

Şartları varsa evet.

Tazminat talep eden eşin tamamen kusursuz olması zorunlu değildir.

Diğer eşten daha az kusurlu olması ve TMK m.174'teki diğer şartların gerçekleşmesi yeterli olabilir.

Bu nedenle kusur derecesinin doğru belirlenmesi tazminat bakımından büyük önem taşır.

Kusur Yoksulluk Nafakasını Etkiler Mi?

Evet.

TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Dolayısıyla yoksulluk nafakasında tazminattan farklı bir kusur ölçütü bulunmaktadır.

Nafaka isteyen tarafın mutlaka tamamen kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekmez.

Eşit kusurlu eş de diğer şartlar bulunuyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir.

Ancak karşı taraftan daha ağır kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz.

Ağır Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?

Nafaka talep eden eşin kusuru diğer eşten daha ağır ise TMK m.175'in kusur şartı gerçekleşmez.

Bu nedenle daha ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkün değildir.

Ancak iştirak nafakası bundan farklıdır.

Çünkü iştirak nafakası çocuğun hakkı ve ihtiyaçlarıyla ilgilidir.

Kusur İştirak Nafakasını Etkiler Mi?

Kural olarak hayır.

İştirak nafakası müşterek çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçlarına katkı amacı taşır.

Anne veya babanın boşanmadaki kusuru çocuğun bakım hakkını ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle eşler arasındaki kusur tartışması ile çocuk lehine iştirak nafakası birbirinden ayrılmalıdır.

Kusurlu Eş Velayeti Alamaz Mı?

Bu doğru değildir.

Boşanmadaki kusur ile velayet aynı hukuki ölçüte göre belirlenmez.

Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Bir eş boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olabilir ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayet o ebeveyne verilebilir.

Bununla birlikte kusurlu davranış çocuğun güvenliği, gelişimi veya bakımını doğrudan etkiliyorsa elbette velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.

Aldatan Eşe Velayet Verilebilir Mi?

Salt sadakatsizlik velayeti otomatik olarak engellemez.

Velayet bakımından asıl soru ebeveynin eşine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediğinden ziyade çocuğun bakımını, güvenliğini ve gelişimini sağlayıp sağlayamayacağıdır.

Ancak sadakatsizlikle bağlantılı yaşam koşullarının çocuğun üstün yararını etkileyen somut sonuçları varsa bunlar ayrıca değerlendirilir.

Kusur Mal Paylaşımını Etkiler Mi?

Kural olarak boşanmadaki kusur mal rejiminin tasfiyesini doğrudan belirleyen genel ölçüt değildir.

Bu nedenle;

“Aldatan eş maldan hiçbir şey alamaz.”

veya

“Boşanmada kusurlu olan eş malların tamamını kaybeder.”

şeklindeki ifadeler doğru değildir.

Ancak Türk Medeni Kanunu bazı özel durumlarda mal rejimi bakımından farklı sonuçlar öngörebilir.

Özellikle zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde TMK m.236/2 kapsamında hâkimin kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun şekilde azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilmesi mümkündür.

Dolayısıyla kusurun mal paylaşımına etkisi boşanma sebebi ve mal rejimi hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Kusur Ziynet Alacağını Etkiler Mi?

Ziynet alacağı kural olarak boşanmadaki kusur derecesine göre belirlenmez.

Ziynetlerin kime ait olduğu, kimde kaldığı, bozdurulup bozdurulmadığı ve iade yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı kendi hukuki ve ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle ağır kusurlu olmak kişinin varsa ziynet alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Mahkeme Kusuru Kendiliğinden Araştırır Mı?

Boşanma yargılamasında tarafların ileri sürdüğü vakıalar büyük önem taşır.

Mahkeme tarafların yerine yeni kusur vakıaları oluşturamaz.

Taraflar hangi olaylara dayanıyorsa bunların usulüne uygun şekilde yargılamaya taşınması ve ispatlanması gerekir.

Bu nedenle dava dilekçesi ve cevap dilekçesindeki vakıa anlatımı kusur belirlemesinin temelini oluşturur.

Hâkim Tanıkların Söylediği Her Şeyi Kusur Kabul Eder Mi?

Hayır.

Tanık beyanı hâkim tarafından değerlendirilir.

Tanığın olayı görüp görmediği, anlatımının duyuma dayanıp dayanmadığı, beyanın diğer delillerle uyumlu olup olmadığı ve anlatılan olayın tarafların dilekçelerinde ileri sürülüp sürülmediği önemlidir.

Tanıkların sayısı değil, beyanlarının niteliği önem taşır.

Daha Fazla Tanığı Olan Taraf Daha Az Kusurlu Mu Sayılır?

Hayır.

Boşanma davasında tanık sayısı üzerinden kusur hesabı yapılmaz.

Bir tarafın beş tanığı, diğer tarafın iki tanığı bulunması ilk tarafın haklı olduğu anlamına gelmez.

Bir olayı bizzat gören ve somut anlatımda bulunan tek tanığın beyanı, aynı olayı yalnızca taraflardan duyan çok sayıda tanığın beyanından daha önemli olabilir.

Kusur Belirlemesinde Hâkim Hangi Delillere Bakar?

Mahkeme somut olayda hukuka uygun şekilde dosyaya kazandırılmış bütün delilleri birlikte değerlendirir.

Tanıklar, mesajlar, sağlık raporları, kolluk kayıtları, ceza dosyaları, sosyal medya içerikleri, fotoğraflar, banka kayıtları ve diğer belgeler değerlendirmeye alınabilir.

Önemli olan her delilin hangi vakıayı ispatladığının açıkça belirlenmesidir.

Kusur Belirlemesinde Olayların Sırası Önemli Midir?

Evet.

Olayların kronolojisi tarafların davranışlarının neden ve sonuç ilişkisini anlamak bakımından önemlidir.

Örneğin bir eşin ortak konuttan ayrılmış olması tek başına kusur gibi görünebilir.

Ancak ayrılmadan hemen önce diğer eşin fiziksel şiddet uyguladığı ispatlanırsa değerlendirme tamamen değişebilir.

Bu nedenle boşanma dosyalarında olayların tarih sırasına göre ortaya konulması önemlidir.

İlk Haksız Davranışı Kimin Yaptığı Önemli Midir?

Somut olayda önemli olabilir.

Tarafların birbirlerine karşılıklı davranışları değerlendirilirken olayların hangi sırayla gerçekleştiği ve bir davranışın diğerinin ardından ortaya çıkıp çıkmadığı incelenebilir.

Ancak boşanma hukukunda her olay yalnızca;

“İlk kim başladı?”

sorusuyla çözülemez.

Her eşin davranışı kendi niteliği ve ağırlığı içerisinde değerlendirilir.

Karşılıklı Hakaret Varsa Kim Kusurludur?

Her iki eşin de hakaret ettiği ispatlanmışsa iki taraf da kusurlu olabilir.

Ancak sözlerin niteliği, sürekliliği, olayların gelişimi ve tarafların diğer davranışları birlikte değerlendirilir.

Karşılıklı hakaret bulunması tarafların mutlaka eşit kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Kusur bütün evlilik olayları üzerinden karşılaştırılır.

Karşılıklı Şiddet Varsa Eşit Kusur Mu Olur?

Otomatik olarak hayır.

Tarafların her ikisinin fiziksel davranışının bulunması doğrudan eşit kusur sonucu doğurmaz.

Şiddetin niteliği, olayın nasıl başladığı, davranışların ağırlığı ve diğer kusurlu vakıalar birlikte değerlendirilmelidir.

Kusur belirlemesi yalnızca;

“İkisi de birbirine vurmuş.”

tespitiyle tamamlanamaz.

Kusur Belirlemesi Neden Bu Kadar Önemlidir?

Çünkü kusur boşanma davasının birçok sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Özellikle maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin değerlendirilmesinde kusur derecesi önem taşır.

Ayrıca tarafların hangi davranışlarının mahkemece sabit kabul edildiği kararın istinaf ve temyiz incelemesinde de tartışılabilir.

Bu nedenle kusur belirlemesi yalnızca mahkeme kararında kullanılan teorik bir ifade değildir.

Maddi sonuçları vardır.

Kusur Belirlemesine Karşı İstinafa Gidilebilir Mi?

Evet.

İlk derece mahkemesinin kusur belirlemesinin dosyadaki delillerle uyuşmadığı düşünülüyorsa istinaf başvurusunda bu husus ileri sürülebilir.

Örneğin;

ispatlanmayan olayın kusur sayılması,

dilekçede ileri sürülmeyen vakıanın kusur yüklenmesinde kullanılması,

affedilmiş olayın yeniden kusur kabul edilmesi,

önemli bir kusurlu davranışın değerlendirilmemesi

veya tarafların kusur derecelerinin yanlış karşılaştırılması

istinaf incelemesine konu olabilir.

Kusur Belirlemesi Yargıtay Tarafından İncelenir Mi?

Temyize tabi bir uyuşmazlık bulunması hâlinde kusur belirlemesi Yargıtay incelemesine konu olabilir.

Yargıtay özellikle mahkemenin taraflara yüklediği kusurlu davranışların dosya kapsamına uygun olup olmadığını ve buna bağlı tazminat ile nafaka sonuçlarının doğru belirlenip belirlenmediğini inceleyebilir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesinin;

“Davacı ağır kusurludur.”

veya

“Taraflar eşit kusurludur.”

şeklindeki değerlendirmesi her durumda kesin ve değişmez değildir.

Boşanma Davasında Kusur Savunması Nasıl Yapılmalıdır?

Kusur savunması yapılırken yalnızca karşı tarafın kötü bir eş olduğu söylenmemelidir.

Her kusur vakıası somutlaştırılmalıdır.

Olayın mümkünse tarihi, yeri, gerçekleşme biçimi ve tanıkları belirlenmelidir.

Ardından hangi delilin hangi olayı ispatladığı açıklanmalıdır.

Örneğin;

02.05.2026 tarihli hakaret olayı – tanık A,

10.05.2026 tarihli fiziksel şiddet – hastane raporu ve tanık B,

15.05.2026 tarihli tehdit – WhatsApp yazışmaları

şeklinde vakıa ile delil arasındaki bağlantının kurulması savunmanın anlaşılmasını kolaylaştırır.

Mahkemeye yalnızca çok sayıda belge sunmak yeterli değildir.

Önemli olan belgelerin hangi kusurlu davranışı ispatladığını ortaya koymaktır.

Kusur İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapılır?

Karşı tarafın ileri sürdüğü her kusur iddiası ayrı ayrı incelenmelidir.

Öncelikle olayın dava dilekçesinde usulüne uygun biçimde ileri sürülüp sürülmediğine bakılmalıdır.

Ardından olayın ispatlanıp ispatlanmadığı değerlendirilmelidir.

İspatlanmış olsa dahi olayın affedilip affedilmediği veya hoşgörüyle karşılanıp karşılanmadığı incelenebilir.

Olayın dava tarihinden sonra meydana gelip gelmediği de önemlidir.

Son olarak karşı tarafın ispatlanan kusurlu davranışlarıyla karşılaştırma yapılarak kusur derecesi tartışılmalıdır.

Bu nedenle etkili bir kusur savunması yalnızca;

“İddiaları kabul etmiyoruz.”

demekten ibaret olmamalıdır.

Sonuç

Boşanma davasında kusur, tarafların iddialarına göre değil; usulüne uygun şekilde ileri sürülen ve hukuka uygun delillerle ispatlanan somut vakıalara göre belirlenir.

Davayı ilk açan taraf otomatik olarak kusursuz değildir.

Boşanmayı isteyen eş kusurlu sayılmaz.

Ortak konuttan ayrılan eş de yalnızca evden ayrıldığı için otomatik olarak kusurlu kabul edilemez.

Mahkeme;

fiziksel şiddet,

hakaret,

tehdit,

sadakatsizlik,

güven sarsıcı davranış,

psikolojik şiddet,

ekonomik şiddet,

aile yükümlülüklerinin ihlali

ve diğer ispatlanmış davranışları birlikte değerlendirir.

Ancak kusur belirlemesi matematiksel değildir.

Bir tarafın daha fazla sayıda kusurlu davranışının bulunması onun mutlaka daha ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Davranışların niteliği, ağırlığı ve evlilik birliğine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Kusur belirlemesinde özellikle üç konu önemlidir:

İleri sürülen olay gerçekten ispatlandı mı?

Bu olay usulüne uygun şekilde davaya taşındı mı?

İspatlanan davranış diğer eşin davranışlarıyla karşılaştırıldığında tarafların kusur derecesini nasıl etkiliyor?

Ayrıca affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların, dava tarihinden sonraki davranışların ve yalnızca tanık tarafından dile getirilen ancak tarafın dilekçelerinde ileri sürülmeyen vakıaların kusur değerlendirmesinde kullanılması ayrıca incelenmelidir.

Kusur derecesi boşanmanın mali sonuçları bakımından da önemlidir.

TMK m.174 kapsamında maddi tazminat bakımından kusursuz veya daha az kusurlu olma, yoksulluk nafakası bakımından ise TMK m.175 gereğince kusurun diğer eşten daha ağır olmaması önem taşır.

Bu nedenle eşit kusurlu eş tazminat alamayabilirken, diğer şartların bulunması hâlinde yoksulluk nafakası alabilir.

Velayet ise farklıdır.

Velayet bakımından temel ölçüt eşlerin birbirlerine karşı kusur derecesi değil, çocuğun üstün yararıdır.

Mal paylaşımında da kusur genel olarak doğrudan paylaşım oranını belirlemez. Bununla birlikte zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde TMK m.236/2'deki özel düzenleme ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla boşanma davasında;

“Kim daha kusurlu?”

sorusunun cevabı yalnızca boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini değil;

tazminat,

yoksulluk nafakası

ve boşanmanın diğer mali sonuçlarını da doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle kusur değerlendirmesinde olayların kronolojik biçimde ortaya konulması, her olayın ayrı ayrı ispatlanması ve her delilin hangi vakıayla bağlantılı olduğunun açıkça gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.

Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Boşanma davalarında kusurun belirlenmesi; boşanma sebebi, deliller, tanık anlatımları, fiziksel ve psikolojik şiddet iddiaları, sadakatsizlik, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve kanun yolu süreçleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde çekişmeli boşanma, kusur belirlemesi, zina ve sadakatsizlik iddiaları, fiziksel ve psikolojik şiddet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet, istinaf ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES