Boşanma Davasında Gizli Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Boşanma davalarında eşler arasında yaşanan hakaret, tehdit, sadakatsizlik, psikolojik şiddet veya başka kusurlu davranışların çoğu zaman üçüncü kişilerin bulunmadığı ortamlarda gerçekleşmesi, gizli ses kayıtlarının delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorusunu gündeme getirmektedir.

Ancak bu konuda;

“Eşler arasında alınan her ses kaydı delildir.”

veya;

“Karşı tarafın haberi olmadan alınan hiçbir kayıt kullanılamaz.”

şeklinde iki kesin genelleme de doğru değildir.

Temel kural şudur:

Hukuka aykırı şekilde elde edilen ses kayıtları boşanma davasında delil olarak kullanılamaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2. maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Ayrıca Anayasa'nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi ise haberleşme hürriyetini ve haberleşmenin gizliliğini korumaktadır.

Buna karşılık Yargıtay içtihatlarında, kişinin kendisine yönelen ve ani şekilde gelişen bir saldırı sırasında, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı çok istisnai durumlarda aldığı kaydın hukuka uygun kabul edilebildiği örnekler bulunmaktadır. Ancak bu istisnanın her eş tartışmasına uygulanması mümkün değildir.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından gizli ses kaydı incelenirken kaydın yalnızca içeriğine değil, hangi koşullarda, ne amaçla ve hangi yöntemle elde edildiğine bakılması gerekir.

Gizli Ses Kaydı Boşanma Davasında Delil Olur Mu?

Kural olarak karşı tarafın bilgisi ve rızası olmadan planlı şekilde gerçekleştirilen gizli ses kaydı hukuka aykırılık sorunu doğurur.

Özellikle eşin;

  • Telefonunu sürekli kayda almak,
  • Eve gizli kayıt cihazı yerleştirmek,
  • Günlerce veya haftalarca ortam dinlemesi yapmak,
  • Bir kişiyi özellikle konuşturup delil üretmek

amacıyla yapılan kayıtların hukuka uygun delil olarak kabul edilmesi oldukça güçtür.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12 Kasım 2024 tarihli, 2024/1071 Esas ve 2024/8584 Karar sayılı kararında, eşin rızası dışında ortam dinlemesi yapılmak suretiyle alınan ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınmadığı yönündeki değerlendirme onanmıştır.

Dolayısıyla bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından ses kaydına dayalı dava hazırlanırken ilk sorulması gereken soru;

“Kaydın içinde ne var?”

değil;

“Bu kayıt nasıl elde edildi?”

olmalıdır.

Hukuka Aykırı Ses Kaydı Neden Delil Olamaz?

Çünkü medeni yargılamada amaç gerçeğe her yöntemle ulaşmak değildir.

Anayasa’nın 38. maddesindeki hukuka aykırı bulguların delil olarak kullanılamaması ilkesi ile HMK m.189/2’deki açık düzenleme, özel hukuk yargılamasında da kişilerin temel hakları ihlal edilerek delil elde edilmesini sınırlandırmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2022 tarihli kararında hukuka aykırı delil yasağının yalnızca ceza yargılamasına özgü olmadığını, medeni yargılamada da uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamıştır.

Bu nedenle;

“İçerik doğruysa nasıl elde edildiğinin önemi yoktur.”

yaklaşımı Türk hukukunda kabul edilmemektedir.

Ani Gelişen Olayda Ses Kaydı Alınabilir Mi?

Yargıtay içtihatlarında çok sınırlı bir istisna kabul edilmektedir.

Kişi kendisine karşı;

  • Hakaret,
  • Tehdit,
  • Şantaj,
  • Cinsel saldırı,
  • Benzeri ani bir hukuka aykırı saldırı

ile karşılaşmış ve olayın bir daha ispatlanma imkânı bulunmuyorsa, o anda kaybolacak delili korumak amacıyla aldığı ses veya görüntü kaydı bazı durumlarda hukuka uygun kabul edilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, önceki Yargıtay içtihatlarına atıfla bu istisnanın ancak kişinin bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarla sınırlı olabileceğini belirtmiştir.

Bu nedenle istisna son derece dar yorumlanmalıdır.

Her Hakaret Tartışmasında Telefonu Kayda Açmak Hukuka Uygun Mudur?

Hayır.

Örneğin eş;

“Bu akşam tartışma çıkaracağını biliyorum, telefonu önceden kayıt moduna alayım ve onu konuşturayım.”

şeklinde plan yapıyorsa burada “ani gelişen olay” şartı tartışmalı hale gelir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu planlanmış veya kurgulanmış şekilde kişinin belirli davranışı gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla kayıt oluşturulması ile gerçekten ani gelişen olay sırasında delilin korunmasını birbirinden ayırmaktadır. Planlı biçimde delil üretme hukuka uygun kabul edilmemektedir.

Dolayısıyla istisnanın amacı kişiye sürekli kayıt yapma hakkı vermek değildir.

Delil Elde Etmek İçin Eşi Özellikle Konuşturmak Geçerli Midir?

Çoğu durumda ciddi hukuka aykırılık riski doğurur.

Örneğin eşin bir arkadaşına;

“Eşimi ara, ben yanında olayım; onu konuşturup kayda alalım.”

demesi ve konuşmanın baştan itibaren delil oluşturmak amacıyla kurgulanması hukuken sorunludur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25 Aralık 2024 tarihli, 2024/1772 Esas ve 2024/10484 Karar sayılı dosyasında üçüncü kişinin, erkeğin yanında kadını arayarak konuşmayı kaydettiği anlaşılmıştır. Yargıtay bu şekilde oluşturulan ses kaydını hukuka aykırı delil olarak kabul etmiş ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.

Bu kayıt dışlandığında kadına yüklenen güven sarsıcı davranışın başka hukuka uygun delille ispatlanamadığı kabul edilmiş ve kusur derecesi değiştirilmiştir.

Bu karar gizli ses kaydının boşanma davasındaki kusur ve tazminat sonuçlarını doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir.

Eve Gizli Ses Kayıt Cihazı Yerleştirmek Delil Olur Mu?

Kural olarak hukuka aykırılık riski son derece yüksektir.

Evin içerisinde eşten habersiz biçimde;

  • Ses kayıt cihazı,
  • Gizli mikrofon,
  • Dinleme cihazı

yerleştirilerek sürekli ortam dinlemesi yapılması kişinin özel hayatına ciddi müdahale oluşturur.

Yargıtay'ın 2024/8584 Karar sayılı dosyasında da rıza dışında yapılan ortam dinlemesi sonucu elde edilen kayıtlar hukuka aykırı kabul edilerek hükme esas alınmamıştır.

Bu nedenle;

“Ev ortak evimiz, istediğim yere kayıt cihazı koyabilirim.”

şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Evlilik, eşlerin özel hayat ve kişisel veri haklarını ortadan kaldırmaz.

Eşin Telefonuna Dinleme Programı Yüklemek Delil Olur Mu?

Kural olarak hayır.

Eşin telefonuna;

  • Casus yazılım,
  • Gizli dinleme uygulaması,
  • Uzaktan kayıt programı

yüklemek özel hayat ve kişisel verilerin korunması bakımından çok ciddi sorunlar doğurabilir.

Anayasa Mahkemesi, bir boşanma uyuşmazlığında eşin telefonuna casus yazılım yüklenerek elde edilen kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin başvuruda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dolayısıyla boşanma davasında delil ihtiyacı, eşin telefonuna gizlice takip veya dinleme yazılımı kurulmasını hukuka uygun hale getirmez.

Telefon Görüşmesini Gizlice Kaydetmek Delil Olur Mu?

Her olayda aynı cevap verilemez.

Telefon görüşmesinin taraflarından biri tarafından kaydedilmesi ile üçüncü kişinin başka iki kişinin konuşmasını gizlice dinlemesi ceza hukuku bakımından da farklı hukuki değerlendirmelere konu olabilir.

Yargıtay Ceza Dairelerinin kararlarında, iki kişi arasındaki bir konuşmanın taraflarından birinin konuşmayı kaydetmesinin TCK m.133 kapsamındaki bazı suç tiplerinden ayrıldığı; ancak koşulları varsa özel hayatın gizliliği bakımından TCK m.134 kapsamında ayrıca değerlendirme yapılabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle;

“Ben konuşmanın tarafıyım, istediğim her telefon görüşmesini gizlice kaydedebilirim.”

sonucu çıkarılmamalıdır.

Kayıt biçimi, konuşmanın içeriği, özel hayatla bağlantısı ve kaydın ne amaçla yapıldığı birlikte değerlendirilir.

Üçüncü Kişinin Eşlerin Konuşmasını Kaydetmesi Delil Olur Mu?

Çoğu durumda daha ciddi bir hukuka aykırılık problemi doğurur.

TCK m.133, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesini ve kayda alınmasını ayrıca düzenlemektedir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25 Aralık 2024 tarihli kararında üçüncü kişinin eşlerden birini arayarak konuşmayı kaydetmesi suretiyle oluşturulan delil açıkça hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Dolayısıyla bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından üçüncü kişi eliyle elde edilmiş ses kaydı incelenirken ayrıca dikkatli olunması gerekir.

Gizli Ses Kaydı Almak Suç Mudur?

Somut olayın özelliklerine göre cezai sorumluluk doğurabilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, 134. maddesinde ise özel hayatın gizliliğinin ihlali suçları düzenlenmektedir.

TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydı suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza artırılmaktadır. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi de ayrıca yaptırıma bağlanmıştır.

Bu nedenle ses kaydı konusunda iki ayrı soru bulunmaktadır:

1. Kayıt boşanma davasında delil olarak kullanılabilir mi?

2. Kaydı alma veya paylaşma eylemi ceza hukuku bakımından suç oluşturur mu?

Bu iki sorunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Ses Kaydını Sadece Mahkemeye Vermek Suç Riskini Ortadan Kaldırır Mı?

Her durumda hayır.

Bir kaydın sosyal medyada paylaşılmaması elbette farklı bir durumdur ancak;

“Sadece mahkemeye vereceğim için kaydı nasıl aldığımın önemi yok.”

denilemez.

Kayıt aşamasındaki özel hayat veya konuşmanın gizliliği ihlali ayrıca değerlendirilebilir.

Aynı şekilde kayıt içeriğinin üçüncü kişilerle paylaşılması veya sosyal medyada yayımlanması ek cezai ve hukuki sonuçlar doğurabilir.

TCK m.133 ve 134'te kayıt ile hukuka aykırı ifşa bakımından ayrı düzenlemeler bulunmaktadır.

Ses Kaydını WhatsApp Grubunda Paylaşmak Riskli Midir?

Evet.

Kayıt başka bir amaçla hukuka uygun şekilde alınmış olsa dahi sesin;

  • Aile grubuna,
  • Arkadaşlara,
  • Sosyal medyaya,
  • İş çevresine

yayılması ayrıca hukuka aykırı ifşa tartışması doğurabilir.

TCK m.133/3 kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydıyla elde edilen verilerin hukuka aykırı ifşasını; TCK m.134/2 ise özel hayata ilişkin ses veya görüntülerin hukuka aykırı ifşasını yaptırıma bağlamaktadır.

Bu nedenle delilin yargılamada kullanılabilecek olmasıyla kamuya veya üçüncü kişilere yayılabilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.

Ses Kaydı Hakareti İspatlar Mı?

Hukuka uygun biçimde elde edilmişse evet.

Örneğin ani şekilde gelişen bir olayda kişi kendisine yönelik ağır hakaret veya tehditle karşı karşıya kalmış ve başka şekilde delil elde etme imkânı bulunmamış olabilir.

Yargıtay'ın ceza hukuku uygulamasında bu tür ani gelişen ve kaybolma ihtimali bulunan deliller bakımından istisnai olarak gizli kaydın hukuka uygun kabul edilebileceği kararlar bulunmaktadır.

Ancak;

“Eşim zaman zaman hakaret ediyor, ben de bundan sonra bütün ev hayatımızı kayda alayım.”

yaklaşımı aynı istisna kapsamında değildir.

Ses Kaydı Tehdidi İspatlar Mı?

Aynı değerlendirme burada da geçerlidir.

Kişinin ani şekilde;

“Seni öldüreceğim.”

şeklinde bir tehditle karşılaşması ve o anda başka delil elde etme imkânının bulunmaması ile kişiyi günler öncesinden plan yaparak konuşturmak aynı değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yaklaşımında, yetkili mercilere başvurma imkânının olmadığı ve bir daha elde edilmesi mümkün olmayan ani deliller istisnai olarak farklı değerlendirilmektedir.

Ses Kaydı Zina İddiasında Delil Olabilir Mi?

Evet, hukuka uygunluk şartlarını taşıması halinde olabilir.

Örneğin eşin başka biriyle ilişkisini ortaya koyduğu ileri sürülen ses kaydı, zina veya sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiasında gündeme gelebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6 Kasım 2024 tarihli, 2023/9870 Esas ve 2024/8427 Karar sayılı kararında erkek, kadının zina yaptığını ispatlamak amacıyla içinde ses kayıtları bulunan USB belleğe dayanmıştır. Mahkeme kayıtları bilirkişiye inceletmeden karar vermiş; Yargıtay kayıtların bilirkişi marifetiyle çözümlenmemesini eksik delil incelemesi olarak kabul ederek kararı bozmuştur.

Ancak bu karar;

“Her gizli ses kaydı hukuka uygundur.”

anlamına gelmez.

Karar, dosyaya süresinde sunulan ses kaydı delilinin içeriğinin ve niteliğinin incelenmeden tamamen göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir. Kaydın hukuka uygun olup olmadığı ise ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme Ses Kaydını Bilirkişiye Gönderir Mi?

Gerekli görülmesi halinde evet.

Özellikle ses kaydının;

  • Ne söylediğinin çözülmesi,
  • Seslerin kimlere ait olduğunun tartışılması,
  • Kesinti veya montaj iddiasının bulunması

durumlarında bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/8427 sayılı kararında, dosyaya süresinde sunulan USB içerisindeki ses kayıtlarının bilirkişi marifetiyle çözümlenmeden karar verilmesi eksik inceleme olarak kabul edilmiştir.

Bununla birlikte bilirkişinin kaydın içeriğini çözmesi, hukuka aykırı elde edilmiş bir kaydı kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

Teknik gerçeklik ile hukuki geçerlilik farklı meselelerdir.

Montaj Yapılmış Ses Kaydı Delil Olur Mu?

Kayıt üzerinde kesme, ekleme veya içerik değişikliği yapılmışsa delilin güvenilirliği ciddi biçimde zedelenebilir.

Karşı taraf;

“Ses bana ait değil.”

“Kayıt kesilip birleştirilmiş.”

“Cümlelerin öncesi ve sonrası çıkarılmış.”

şeklinde itiraz edebilir.

Bu durumda teknik bilirkişi incelemesi gerekebilir.

Bu nedenle ses kaydı sunulacaksa mümkün olduğunca;

  • Orijinal dosyanın,
  • Tam kaydın,
  • Dosya bilgilerinin

korunması önemlidir.

Ses Kaydının Yazılı Çözümünü Sunmak Yeterli Midir?

Tek başına yazılı çözüm her durumda yeterli olmayabilir.

Tarafın kendi hazırladığı;

“Ses kaydında şu konuşmalar geçmektedir.”

şeklindeki metin sonuçta taraf beyanıdır.

Asıl dijital kayıt da dosyaya sunulmalı ve gerektiğinde bilirkişi tarafından çözümlenmelidir.

Yargıtay'ın 6 Kasım 2024 tarihli kararında da kayıtların doğrudan bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğinin vurgulanması bu açıdan önemlidir.

Karşı Taraf Ses Kaydını Kabul Ederse Ne Olur?

Karşı taraf kayıtta geçen olayların varlığını açıkça kabul edebilir.

Bu durumda maddi vakıanın ayrıca hangi ölçüde ispatlanması gerektiği farklılaşabilir.

Ancak boşanma davalarında hâkim tarafların hukuki nitelendirmeleriyle bağlı değildir; gerçekleştiği kabul edilen davranışın boşanma ve kusur bakımından hangi sonucu doğuracağı yine mahkemece değerlendirilir.

Yargıtay'ın dijital delillere ilişkin güncel uygulamasında da bir maddi olayın tarafça kabulü ile delilin hukuki niteliğinin birbirinden ayrıldığı görülmektedir.

Ses Kaydı Dilekçede Delil Olarak Gösterilmeli Midir?

Evet.

Ses kaydı hangi olayı ispatlamak amacıyla kullanılacaksa o maddi vakıanın da usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir.

Örneğin;

“Davalı 14.05.2026 tarihinde müşterek konutta müvekkili öldürmekle tehdit etmiş olup söz konusu olay sırasında oluşan ses kaydı delil olarak sunulmaktadır.”

şeklinde olay ve delil bağlantısı kurulabilir.

Yalnızca;

“USB içerisindeki ses kayıtlarına dayanıyoruz.”

denilmesi, kaydın hangi vakıanın delili olduğunu her zaman yeterince açıklamayabilir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dijital deliller sunulurken bu nedenle delil ile maddi vakıanın ilişkilendirilmesi önemlidir.

Dava Açıldıktan Sonraki Ses Kaydı Mevcut Davada Kullanılabilir Mi?

Boşanma davasında kusur değerlendirmesinde kural olarak dava tarihine kadar gerçekleşmiş olaylar esas alınır.

Dava açıldıktan sonra meydana gelen yeni hakaret, tehdit veya sadakat ihlali bakımından olayın mevcut davaya nasıl taşınabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/8584 sayılı kararına konu dosyada dava tarihinden sonraki bazı olayların hükme esas alınamayacağı ayrıca belirtilmiştir.

Yeni olayın ağırlığına göre ayrı dava veya birleştirme gibi usul yolları gündeme gelebilir.

Eşim Beni Kaydettiğini Söylüyorsa Ben Ne Yapabilirim?

Öncelikle kaydın hangi yöntemle alındığının belirlenmesi gerekir.

Örneğin;

  • Ortama gizli cihaz mı yerleştirildi?
  • Telefonunuza program mı kuruldu?
  • Yüz yüze konuşmanın tarafı olarak mı kaydetti?
  • Üçüncü kişiye mi kayıt yaptırdı?
  • Kaydı başkalarıyla paylaştı mı?

sorularının cevapları hukuki sonucu değiştirebilir.

Somut olaya göre ses kaydının boşanma dosyasında hukuka aykırı delil olduğuna ilişkin itirazın yanı sıra ceza hukuku bakımından şikâyet imkânları da ayrıca değerlendirilebilir.

Gizli Kayıt Nedeniyle Ceza Şikâyeti Yapılabilir Mi?

Koşulları varsa evet.

TCK m.133 ve m.134 hükümleri kapsamında olayın niteliğine göre;

  • Konuşmaların hukuka aykırı kaydedilmesi,
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlali,
  • Kayıtların hukuka aykırı ifşa edilmesi

gündeme gelebilir.

Ancak her ses kaydı otomatik biçimde aynı suç tipini oluşturmaz. Kayıt yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı, konuşmanın niteliği ve kayıtların içeriği gibi unsurlar önemlidir.

Bu nedenle ceza hukuku değerlendirmesi somut olay özelinde yapılmalıdır.

Eşimle Yüz Yüze Konuşmamı Ben Kaydettiysem Her Zaman Suç Mudur?

Hayır; bu konuda da mutlak bir cümle kurmak doğru olmaz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bir kararında eşlerin iki kişi olarak yaptığı yüz yüze konuşmanın taraflardan biri tarafından kaydedilmesinin TCK m.133/1 kapsamında olmadığı, ayrıca konuşma içeriğinin somut olayda özel hayat niteliğinde bulunmaması nedeniyle TCK m.134 bakımından da suç oluşmadığı kabul edilmiştir.

Ancak bundan;

“Kendi katıldığım bütün konuşmaları gizlice kaydedebilirim.”

sonucu çıkmaz.

Özellikle özel hayata ilişkin içerik, sürekli kayıt, planlama ve kayıtların ifşası gibi hususlar farklı hukuki sonuç doğurabilir.

Ses Kaydını Kesin Delil Olarak Görmek Doğru Mudur?

Hayır.

Ses kaydı hukuka uygun olsa bile mahkeme;

  • Kaydın bütünlüğünü,
  • Seslerin kime ait olduğunu,
  • Konuşmanın bağlamını,
  • Başka delillerle uyumunu

değerlendirir.

Örneğin tartışmanın yalnızca son otuz saniyesinin kaydedilmiş olması olayın nasıl başladığını göstermeyebilir.

Bu nedenle ses kaydının varlığı;

“Dava kesin kazanılır.”

anlamına gelmez.

Gizli Ses Kaydı Kusur ve Tazminatı Etkiler Mi?

Evet.

Ses kaydının hukuka uygun veya hukuka aykırı kabul edilmesi, kaydın ispatladığı düşünülen kusurun dosyaya dahil edilip edilmemesini etkileyebilir.

Bu da sonuç olarak;

  • Tarafların kusur derecesini,
  • Maddi tazminatı,
  • Manevi tazminatı,
  • Yoksulluk nafakasını

etkileyebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25 Aralık 2024 tarihli kararında hukuka aykırı ses kaydı dışlandığında kadına yüklenen güven sarsıcı davranış ispatlanmamış kabul edilmiş; tarafların kusur derecesi değişmiş ve maddi-manevi tazminat hükümleri de buna bağlı olarak bozulmuştur.

Bu nedenle delilin hukuka uygunluğu doğrudan davanın maddi sonuçlarına etki edebilir.

Ses Kaydı Velayeti Etkileyebilir Mi?

Kayıt hukuka uygun ve müşterek çocuğun üstün yararıyla bağlantılı bir olayı ortaya koyuyorsa değerlendirmeye alınabilir.

Örneğin kayıt ebeveynin;

  • Çocuğu ağır biçimde tehdit ettiğini,
  • Çocuğa sistematik hakaret ettiğini,
  • Çocuğa yönelik şiddet uyguladığını

ortaya koyabilir.

Ancak velayet boşanma kusuruyla aynı şekilde belirlenmez.

Velayette temel ölçüt her zaman çocuğun üstün yararıdır.

Bu nedenle eşe yönelik bir hakareti içeren ses kaydı tek başına velayetin diğer ebeveyne verilmesini gerektirmez.

Ses Kaydı Yerine Hangi Deliller Kullanılabilir?

Gizli ses kaydı hukuka aykırılık riski taşıyorsa somut olayın niteliğine göre;

  • Tanık,
  • WhatsApp ve SMS mesajları,
  • Kolluk tutanakları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamındaki kararlar,
  • Ceza soruşturması,
  • Sağlık kayıtları,
  • HTS kayıtları,
  • Otel kayıtları,
  • Banka hareketleri

gibi hukuka uygun diğer deliller kullanılabilir.

Boşanma dosyasında delil stratejisinin yalnızca gizli kayıt üzerine kurulması bu nedenle çoğu zaman risklidir.

Gizli Ses Kaydında En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık hata;

“Boşanma davasında her şey serbest delildir.”

düşüncesidir.

Boşanma davalarında ispat kolaylığı bulunması hukuka aykırı delil yasağını ortadan kaldırmaz.

Bir diğer hata, delil elde etmek amacıyla karşı tarafın özellikle tahrik edilmesi veya üçüncü kişiler aracılığıyla konuşturulmasıdır.

Yargıtay'ın 25 Aralık 2024 tarihli kararında üçüncü kişi eliyle eşin aranması ve konuşmanın kaydedilmesiyle delil oluşturulması, hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından kayıt incelenirken delilin “elde edilmiş” mi yoksa “üretilmiş” mi olduğu özellikle değerlendirilmelidir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Gizli Ses Kaydı ve Boşanma Davası

Gizli ses kayıtları boşanma davalarında en dikkatli değerlendirilmesi gereken dijital deliller arasındadır.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından ses kaydına dayalı boşanma davası hazırlanırken kaydın ani gelişen bir olay sırasında mı yoksa planlı biçimde mi oluşturulduğu öncelikle incelenmelidir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen çekişmeli boşanma davasında ortam dinlemesi, üçüncü kişinin kayıt yapması veya eşin sürekli takip edilmesi yoluyla elde edilen kayıtların HMK m.189/2 kapsamında hukuka aykırı delil oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmelidir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından USB veya dijital dosya şeklinde sunulan ses kayıtları değerlendirilirken kayıtların teknik incelemeye ihtiyaç duyup duymadığı, seslerin aidiyeti ve kayıtların bütünlüğü ayrıca ele alınmalıdır.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma süreci takip edilirken ses kaydının yalnızca boşanma davasındaki delil niteliği değil, TCK m.133 ve m.134 kapsamında ceza hukuku bakımından yaratabileceği sonuçlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç

Boşanma davasında gizli ses kaydı her durumda geçerli bir delil değildir.

Temel kural HMK m.189/2 gereğince açıktır:

Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Anayasa'nın özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetine ilişkin güvenceleri de bu değerlendirmenin temelini oluşturmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, planlı biçimde ve özellikle delil üretmek amacıyla yapılan kayıtlar ile başka şekilde ispat imkânı bulunmayan ani gelişen olaylar arasında ayrım yapmaktadır. İstisnai olarak kişinin kendisine karşı işlenmekte olan saldırıyı o anda kayıt altına alması hukuka uygun kabul edilebilir; ancak bu istisna sürekli ve sistematik gizli kayıt yapma hakkı vermez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12 Kasım 2024 tarihli kararında rıza dışında ortam dinlemesi suretiyle alınan kayıtların hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25 Aralık 2024 tarihli kararında üçüncü kişinin eşlerden birini özellikle arayıp konuşmayı kaydetmesi suretiyle delil oluşturulması hukuka aykırı bulunmuş; söz konusu kayıt kusur tespitinde kullanılmamıştır. Kaydın dışlanması tarafların kusur derecesini ve tazminat sonucunu dahi değiştirmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6 Kasım 2024 tarihli kararında zina iddiasının ispatı için süresinde sunulan USB içerisindeki ses kayıtlarının mahkemece hiç incelenmemesi doğru bulunmamış; kayıtların bilirkişi marifetiyle çözümlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar, ses kaydının varlığının otomatik olarak kabul veya ret sonucuna götürmediğini; kaydın içeriği, teknik durumu ve hukuka uygunluğunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Bu nedenle gizli ses kaydı bulunan bir boşanma dosyasında özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:

  • Kaydı kim aldı?
  • Kayıt planlı mıydı, ani gelişen olayda mı alındı?
  • Başka şekilde delil elde etme imkânı var mıydı?
  • Ortam sürekli dinlendi mi?
  • Üçüncü kişi kullanılarak delil üretildi mi?
  • Kayıt değiştirilmiş veya kesilmiş olabilir mi?
  • Kayıt daha sonra üçüncü kişilere yayıldı mı?
  • Kayıt hangi boşanma vakıasını ispatlamak için kullanılacak?

Ayrıca gizli ses kaydı yalnızca usul hukuku bakımından değil, TCK m.133 ve m.134 kapsamındaki cezai riskler bakımından da ayrıca değerlendirilmelidir.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında gizli ses kayıtları, hukuka aykırı deliller, hakaret, tehdit, zina, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, kusur tespiti, nafaka ve maddi-manevi tazminat uyuşmazlıklarının somut dosyanın özelliklerine ve güncel Yargıtay uygulamasına göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, gizli ses kaydı ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES