Arama, ceza soruşturmasında şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla kişinin üstüne, eşyasına, aracına, konutuna, işyerine veya diğer alanlarına müdahale edilmesini sağlayan önemli bir koruma tedbiridir.
Ancak arama işlemi kişinin özel hayatına, konut dokunulmazlığına ve kişisel alanına doğrudan müdahale niteliği taşıdığından kolluğun istediği yerde ve istediği şekilde arama yapması mümkün değildir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116 ve devamı maddelerinde adli aramanın hangi şartlarda gerçekleştirilebileceği düzenlenmiştir. Kural olarak arama hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise kanunun izin verdiği makamların yazılı emriyle gerçekleştirilebilir. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda ise daha sıkı şartlar uygulanmaktadır.
Bu nedenle ceza yargılamasında temel soru yalnızca;
“Aramada suç unsuru bulundu mu?”
değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken;
“Bu delile hukuka uygun bir arama sonucunda mı ulaşıldı?”
sorusudur.
Çünkü Anayasa m.38/6 uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m.206 ve m.217 de hukuka aykırı delillerin hükme esas alınmasını engellemektedir.
Adli Arama Nedir?
Adli arama, işlenmiş veya işlendiğinden şüphe edilen bir suçla ilgili olarak şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla gerçekleştirilen aramadır.
CMK m.116 uyarınca yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde şüpheli veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.
Dolayısıyla adli aramanın temelinde belirli bir suç soruşturması bulunmaktadır.
Arama İçin Mutlaka Hâkim Kararı Gerekir Mi?
Kural olarak arama hâkim kararı üzerine gerçekleştirilir.
Ancak CMK m.119 bazı istisnalar öngörmektedir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı durumlarda ise kanunun izin verdiği alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilir.
Dolayısıyla;
“Hâkim kararı yoksa yapılan her arama hukuka aykırıdır.”
şeklinde mutlak bir kural bulunmamaktadır.
Önemli olan hâkim kararı bulunmadığında kanunun öngördüğü istisnai şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Konutta Arama İçin Hâkim Kararı Gerekir Mi?
Konut bakımından daha sıkı kurallar bulunmaktadır.
CMK m.119 uyarınca konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama; hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir.
Bu alanlarda kolluk amirinin yazılı emri yeterli değildir.
Dolayısıyla konut aramalarında karar veya yazılı emrin bulunup bulunmadığı özellikle incelenmelidir.
Savcının Sözlü Talimatıyla Konutta Arama Yapılabilir Mi?
CMK m.119 konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emrini aramaktadır.
Bu nedenle yalnızca;
“Savcıya telefonla bilgi verildi.”
veya;
“Savcı sözlü olarak arama yapılmasını söyledi.”
şeklindeki bir işlemle kanunda öngörülen yazılı emir şartının karşılanıp karşılanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle aramada elde edilen materyal mahkûmiyetin temel deliliyse arama emrinin dosyada bulunup bulunmadığı mutlaka incelenmelidir.
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl Nedir?
Gecikmesinde sakınca bulunan hâl, hâkimden karar alınması için geçecek sürenin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği istisnai durumları ifade eder.
Örneğin suç delillerinin kısa süre içerisinde yok edilmesi, taşınması veya ortadan kaldırılması konusunda somut bir tehlike bulunabilir.
Ancak yalnızca;
“Gecikmesinde sakınca vardı.”
şeklindeki soyut bir ifadeyle hâkim kararından vazgeçilmesi yeterli değildir.
Somut olayda gerçekten hâkim kararı alınmasını beklemeye imkân bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da hâkimden karar alınmasına olanak sağlayan zaman bulunmasına rağmen gerekli adli arama kararı veya yazılı arama emri alınmadan yapılan aramaları hukuka aykırı değerlendirebilmektedir.
Kolluk Kendi Kararıyla Arama Yapabilir Mi?
Her durumda hayır.
Kolluk görevlilerinin adli arama yapabilmesi için CMK m.119'da öngörülen karar veya yazılı emir sistemine uyulması gerekir.
Kanunun kolluğa açıkça verdiği yetkiler ile gerçek anlamda adli arama birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle belirli bir suç işlendiğine ilişkin makul şüphe oluşmuş ve gizlenmiş delillerin bulunması amacıyla araştırma yapılacaksa CMK'nın adli aramaya ilişkin hükümleri gündeme gelir.
Polis Bir Kişiyi Durdurduğunda Üstünü Arayabilir Mi?
Durdurma ile adli arama aynı şey değildir.
PVSK m.4/A kapsamında kolluğun durdurduğu kişinin üzerinde silah veya tehlike oluşturan başka bir eşya bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde gerekli tedbirleri alma yetkisi bulunmaktadır.
Ancak kişinin kıyafetlerinin çıkarılması veya aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması suretiyle yapılan işlemler sıradan durdurma ve kontrol yetkisinin ötesine geçebilir.
Bu nedenle uygulamada “yoklama biçiminde kontrol” ile “adli arama” arasındaki ayrım önemlidir.
Kaba Üst Araması ile Adli Arama Aynı Şey Midir?
Hayır.
Kolluğun kişinin kendisine veya başkasına zarar vermesini önlemek amacıyla yaptığı güvenlik kontrolü ile suç delili bulmak amacıyla kişinin üstünü ayrıntılı şekilde araştırması aynı işlem değildir.
İşlemin adı değil gerçek niteliği önemlidir.
Tutanakta;
“kaba üst araması”
yazılması yapılan işlemi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Fiilen kişinin cebine, çantasına veya gizli bölmelerine suç delili bulmak amacıyla müdahale edilmişse işlemin adli arama niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Kişinin Cebine Bakılması Arama Sayılır Mı?
Somut olayın koşullarına göre adli arama niteliği taşıyabilir.
Kişinin cebinin içerisindeki görünmeyen materyalleri ortaya çıkarmak amacıyla cebin kontrol edilmesi, yalnızca dışarıdan yapılan güvenlik kontrolünden farklıdır.
Bu nedenle kolluğun cebin içerisindeki eşyaları çıkarmasının hangi hukuki yetkiye dayandığı araştırılmalıdır.
Çanta Araması İçin Karar Gerekir Mi?
Çantanın içerisindeki gizlenmiş eşyaların bulunması amacıyla araştırma yapılması adli arama niteliğinde olabilir.
Özellikle belirli bir suç şüphesi üzerine çantanın açılarak içerisindeki bölmelerin incelenmesi hâlinde CMK m.116 ve devamındaki şartlar gündeme gelebilir.
Dolayısıyla yalnızca çantanın kişinin yanında bulunması kolluğa sınırsız şekilde çantayı arama yetkisi vermez.
Araç Araması İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Bir suçun delillerini bulmak amacıyla aracın gizli veya kapalı bölümlerinin araştırılması adli arama niteliğinde olabilir.
CMK m.116 ve m.119 hükümleri araçlarda gerçekleştirilen adli aramalar bakımından da önemlidir.
Yargıtay uygulamasında belirli bir araçla uyuşturucu taşındığı yönünde somutlaşmış bilgi bulunmasına rağmen CMK'ya uygun adli arama kararı veya yazılı emir alınmadan aracın kapalı bölümlerinde yapılan arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil sayılabildiği görülmektedir.
Önleme Araması Kararıyla Araçta Suç Delili Aranabilir Mi?
Önleme araması ile adli arama birbirinden farklıdır.
Önleme araması suç işlenmesini veya tehlikeyi önlemeye yönelikken adli arama işlenmiş veya işlenmekte olduğu konusunda şüphe bulunan belirli bir suçun delillerini elde etmeye yöneliktir.
Kolluk belirli bir kişinin veya aracın belirli bir suçu işlediğine ilişkin yeterince somut bilgiye ulaşmışsa artık adli soruşturma aşamasına geçilmiş olabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aktarılan yaklaşımına göre adli arama kararı gerektiren bir durumda önleme araması kararına dayanılarak gerçekleştirilen arama hukuka aykırı olabilir ve elde edilen deliller hükme esas alınamayabilir.
Önleme Araması ile Adli Arama Arasındaki Fark Nedir?
Önleme aramasının amacı suç işlenmesini veya kamu düzenini tehdit eden bir tehlikeyi önlemektir.
Adli aramanın amacı ise belirli bir suç soruşturması kapsamında şüpheliyi yakalamak veya suç delillerini elde etmektir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Kolluk artık belirli bir kişinin belirli bir suç işlediği konusunda makul şüpheye ulaşmışsa soruşturma işlemlerinin CMK hükümlerine göre yürütülmesi gerekebilir.
Önleme araması kararı adli arama için gereken hukuki güvencelerin aşılması amacıyla kullanılamaz.
İhbar Üzerine Doğrudan Arama Yapılabilir Mi?
Her ihbar kolluğa otomatik olarak arama yetkisi vermez.
İhbarın içeriği, ayrıntısı, güvenilirliği ve somut olayla doğrulanıp doğrulanmadığı değerlendirilmelidir.
Örneğin belirli bir kişinin belirli araçla uyuşturucu taşıdığı yönünde ayrıntılı bir ihbar alınmış ve kolluk tarafından bu bilgi doğrulanmışsa makul şüphe oluşabilir.
Ancak makul şüphenin oluşması;
“Artık karar almadan arama yapılabilir.”
anlamına gelmez.
Aksine makul şüphenin oluşması CMK m.116 kapsamında adli arama kararı talep edilmesinin şartlarını oluşturabilir.
İstihbari Bilgi Arama Kararı Olmadan Arama Yapmaya Yeterli Midir?
Tek başına her istihbari bilgi aynı sonucu doğurmaz.
Bilginin ne kadar somutlaştığı önemlidir.
Yargıtay uygulamasında yalnızca soyut istihbari bilgi bulunan ve kolluğun dışarıdan görülebilen suç unsuruyla suçüstü hâlinde karşılaştığı olaylarla; belirli kişi, araç ve suçun önceden somut biçimde bilindiği olaylar birbirinden ayrılmaktadır.
Dolayısıyla istihbaratın içeriği ve kolluğun aramadan önce hangi bilgilere sahip olduğu dosyada mutlaka incelenmelidir.
Suçüstü Hâlinde Arama Kararı Gerekir Mi?
Suçüstü hâlleri bakımından istisnai kurallar bulunmaktadır.
Örneğin kolluk görevlisinin dışarıdan açıkça görebildiği bir suç unsuruyla karşılaşması her durumda “gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma” anlamında arama değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2019 tarihli, E.2016/273, K.2019/224 sayılı kararına konu olayda kolluk görevlilerinin aracın dışarıdan görülebilen kısmında açıkta duran ve kokusuyla da algılanan uyuşturucu maddeyi fark etmeleri üzerine gerçekleştirilen işlem suçüstü kapsamında değerlendirilmiş ve ayrıca arama kararı gerekmediği kabul edilmiştir.
Ancak suçüstü istisnası her olayda karar alınmadan arama yapılabileceği anlamına gelmez.
Açıkta Görülen Suç Eşyasının Alınması Arama Sayılır Mı?
Her zaman değil.
Bir suç unsurunun kolluk tarafından dışarıdan bakıldığında açıkça görülmesi ile kapalı veya gizlenmiş alanların araştırılarak bulunması birbirinden farklıdır.
Örneğin aracın koltuğunun üzerinde açıkta duran uyuşturucu maddeyle aracın yakıt deposunun sökülmesi sonucunda bulunan uyuşturucu madde aynı şekilde değerlendirilemez.
İkinci durumda gizlenmiş bir şeyi bulmaya yönelik araştırma bulunduğundan adli arama hükümleri gündeme gelebilir. Yargıtay uygulamasında bu ayrım önem taşımaktadır.
Sanık Aramaya Rıza Gösterirse Arama Hukuka Uygun Olur Mu?
Kişinin rızası her durumda kanunun öngördüğü arama kararı veya yazılı emir şartının yerine geçmez.
Ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinin kanuni şartlara bağlı olması nedeniyle;
“Sanık izin verdi.”
denilerek kanunda öngörülen usul güvencelerinin tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Anayasa Yargısı Dergisi'nde yayımlanan güncel akademik incelemede de karar veya yazılı emir gerektiren bir aramanın kişinin rızasıyla hukuka uygun hâle gelmeyeceği belirtilmektedir.
“Kendi Rızasıyla Teslim Etti” Denilirse Ne Olur?
Bu husus uygulamada özellikle uyuşturucu ve silah dosyalarında önemlidir.
Gerçekten kişinin kendi iradesiyle bir eşyayı kolluğa teslim etmesi ile kolluğun hukuki dayanak olmadan kişinin cebini, çantasını veya aracını araştırarak eşyayı bulması aynı şey değildir.
Bu nedenle tutanakta;
“şahıs kendi rızasıyla teslim etti”
yazması tek başına yeterli olmayabilir.
Olayın gerçek gerçekleşme biçimi, kamera kayıtları, tutanak düzenleyicilerinin beyanları ve diğer delillerle birlikte incelenmelidir.
Gece Konutta Arama Yapılabilir Mi?
CMK'da gece vakti konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama bakımından ayrıca sınırlamalar bulunmaktadır.
Bu nedenle konutta gerçekleştirilen aramada yalnızca kararın bulunup bulunmadığı değil, aramanın zamanı ve kanunda gece aramasına izin veren istisnalardan birinin bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.
Konut Aramasında Arama Tanığı Bulunması Gerekir Mi?
CMK m.119/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılması durumunda o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması öngörülmektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.06.2023 tarihli, 2021/3448 E., 2023/5427 K. sayılı kararında bu kurala aykırı yapılan arama sonucu elde edilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyete esas alınamayacağı belirtilmiştir.
Arama Tanıkları Aramanın Tamamında Bulunmalı Mıdır?
Yargıtay uygulamasında iki arama tanığının yalnızca tutanağı imzalaması yeterli görülmemekte; aramanın başından sonuna kadar hazır bulunmaları gerektiği belirtilmektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.07.2023 tarihli, 2021/17174 E., 2023/6139 K. sayılı kararında da bu husus açıkça vurgulanmış ve arama tanıkları bulunmaksızın gerçekleştirilen konut aramasında elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilmiştir.
Arama Kararında Nelerin Yazması Gerekir?
CMK m.119 uyarınca arama karar veya emrinde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi veya aranılacak yer ya da eşya ile karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Dolayısıyla sınırsız, belirsiz ve hangi suç nedeniyle verildiği anlaşılmayan arama kararlarının hukuka uygunluğu ayrıca tartışılabilir.
Başka Adres İçin Verilen Arama Kararı Kullanılabilir Mi?
Arama kararı belirli kişi, eşya veya yer bakımından verilir.
CMK m.119 arama kararında aranılacak konut veya diğer yerin adresinin ya da eşyanın açıkça gösterilmesini aramaktadır.
Bu nedenle kararın kapsamı dışında kalan başka bir konutta veya yerde arama yapılmasının ayrıca hukuki dayanağı bulunmalıdır.
Süresi Geçmiş Arama Kararıyla Arama Yapılabilir Mi?
Arama karar veya emrinde kararın geçerli olacağı zaman süresinin gösterilmesi gerekir.
Dolayısıyla arama işleminin kararın geçerli olduğu süre içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği kontrol edilmelidir.
Süresi sona ermiş bir kararın daha sonra gerçekleştirilen arama için hukuki dayanak oluşturup oluşturamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Arama Kararı Sonradan Alınarak Önceki Arama Hukuka Uygun Hâle Getirilebilir Mi?
Kural olarak aramanın hukuka uygunluğu işlemin gerçekleştirildiği andaki şartlara göre değerlendirilir.
Önce karar olmaksızın arama yapılıp suç deliline ulaşıldıktan sonra arama kararı alınması, önceki işlemin hukuka aykırılığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle dosyada arama kararının tarihi ve saati ile fiilî aramanın başladığı saat mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Arama Kararı Olmadan Uyuşturucu Bulunursa Delil Sayılır Mı?
Bu sorunun cevabı uyuşturucunun nasıl bulunduğuna bağlıdır.
Uyuşturucu hukuka uygun suçüstü işlemi sırasında açıkta görülmüş olabilir.
Buna karşılık kolluk önceden belirli bir uyuşturucu suçu şüphesine sahip olmasına rağmen gerekli adli arama kararını veya yazılı emri almadan aracın, konutun veya kişinin kapalı alanlarını araştırmış olabilir.
İkinci durumda elde edilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliği gündeme gelebilir.
Yargıtay uygulamasında CMK m.116, 117 ve 119'a uygun karar veya yazılı emir olmadan yapılan araç aramasında ele geçirilen uyuşturucunun hükme esas alınamayacağı yönünde kararlar bulunmaktadır.
Arama Kararı Olmadan Silah Bulunursa Ne Olur?
Silahın bulunmuş olması aramanın hukuka uygunluğu sorununu ortadan kaldırmaz.
Öncelikle silahın açıkta mı bulunduğu, kişinin kendiliğinden mi teslim ettiği yoksa kolluğun hukuki dayanak olmaksızın gerçekleştirdiği arama sonucunda mı ele geçirildiği belirlenmelidir.
Arama hukuka aykırıysa silahın suçun maddi konusu olması tek başına hukuka aykırılığı gidermeyebilir.
Hukuka Aykırı Aramada Bulunan Delil Kullanılabilir Mi?
Kural olarak hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
Anayasa m.38/6 kanuna aykırı elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenlemektedir.
CMK m.206/2-a kanuna aykırı elde edilen delilin reddedilmesini, CMK m.217/2 ise yüklenen suçun yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini öngörmektedir.
CMK m.289/1-i kapsamında hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması da hukuka kesin aykırılık hâllerinden biridir.
Anayasa Mahkemesi de kanuni temeli bulunmayan veya elde ediliş biçiminin hukuka aykırı olduğu açık olan delillerin özellikle tek veya belirleyici delil olarak kullanılmasının adil yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabileceğini belirtmektedir.
Delil Suçun Maddi Konusuysa Yine de Hukuka Aykırı Sayılabilir Mi?
Evet.
Örneğin uyuşturucu madde veya ruhsatsız silah aynı zamanda suçun maddi konusu olabilir.
Ancak suçun maddi konusu olması, bu materyalin hangi yöntemle elde edildiğinin önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Yargıtay kararlarında hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen uyuşturucu maddenin hem suçun maddi konusu hem de delili olmasına rağmen hükme esas alınamayabileceği açıkça kabul edilmektedir.
Sanık Uyuşturucunun Kendisine Ait Olduğunu Kabul Ederse Hukuka Aykırılık Düzelir Mi?
Her durumda hayır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.06.2023 tarihli, 2021/3448 E., 2023/5427 K. sayılı kararında sanıkların hukuka aykırı konut aramasında bulunan uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmelerinin, delillerin hukuka aykırı elde edilmiş olması sorununu ortadan kaldırmadığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanığın sonradan yaptığı açıklama ile arama işleminin hukuka uygunluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Hukuka Aykırı Arama Tek Delilse Ne Olur?
Bu durum ceza davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delil dosyadan çıkarıldığında sanığın suçunu ortaya koyan başka yeterli ve hukuka uygun delil kalmıyorsa mahkûmiyet için gerekli ispat seviyesi oluşmayabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Anayasa Mahkemesi kararında aktarılan içtihadında, hukuka aykırı aramada ele geçirilen uyuşturucu dışında mahkûmiyete yeterli başka delil bulunmayan sanık bakımından beraat gerektiği belirtilmiştir.
Hukuka Aykırı Arama Varken Başka Deliller Varsa Ne Olur?
Diğer delillerin hukuka uygun şekilde ve hukuka aykırı aramadan bağımsız olarak elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuka aykırı aramanın bulunması dosyadaki her delili otomatik olarak geçersiz hâle getirmez.
Anayasa Mahkemesi de hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir delilin mahkûmiyet bakımından tek veya belirleyici olup olmadığına ve kullanımının yargılamanın bütününün hakkaniyetini etkileyip etkilemediğine bakmaktadır.
Hukuka Aykırı Arama Nedeniyle Beraat Kararı Verilebilir Mi?
Evet.
Hukuka aykırı aramada elde edilen deliller değerlendirme dışı bırakıldığında sanığın suçu işlediğini her türlü makul şüpheden uzak şekilde ortaya koyan başka hukuka uygun delil kalmıyorsa beraat kararı gündeme gelebilir.
Ancak;
“Aramada bir usulsüzlük var, o hâlde her durumda beraat gerekir.”
şeklinde otomatik bir sonuç da çıkarılmamalıdır.
Dosyada hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer delillerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuka Aykırı Arama Mahkûmiyet Kararının Bozulmasına Neden Olabilir Mi?
Evet.
Özellikle mahkûmiyet hükmü hukuka aykırı aramada elde edilen delile dayanıyorsa kanun yolu incelemesinde bozma gündeme gelebilir.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay kararlarında, CMK m.119'daki arama usulüne aykırı biçimde elde edilen uyuşturucu maddelerin mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağı kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesi Hukuka Aykırı Aramayı Nasıl Değerlendiriyor?
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini vurgulamaktadır.
Mahkemenin bir kararında kolluğun konutta arama yapması için hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunmadığı ve aramanın kanuna aykırı olduğu tespit edilmiştir. Mahkûmiyetin belirleyici şekilde bu aramada elde edilen delillere dayanması da adil yargılanma hakkı bakımından değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla arama usulü yalnızca şekli bir prosedür değil, temel hakların ve ceza yargılamasının güvencelerinden biridir.
Arama Dosyalarında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Arama işlemine karşı savunma yalnızca;
“Arama kararı yoktur.”
şeklinde kurulmak zorunda değildir.
Öncelikle aramadan önce kolluğun hangi bilgiye sahip olduğu belirlenmelidir.
İhbar veya istihbaratın ne zaman alındığı, Cumhuriyet savcısına ne zaman haber verildiği, arama kararının veya yazılı emrin bulunup bulunmadığı, kararın tarihi ve saati, aramanın fiilen başladığı saat, kararın hangi kişi ve adresi kapsadığı ve süresinin geçerli olup olmadığı incelenmelidir.
Konut aramalarında Cumhuriyet savcısının hazır olup olmadığı ve gerekli hâllerde iki arama tanığının aramanın başından sonuna kadar bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca ele geçirilen materyalin gerçekten arama sonucunda mı bulunduğu yoksa açıkta görülmesi veya kişinin kendiliğinden teslim etmesi gibi farklı bir durumun mu söz konusu olduğu belirlenmelidir.
Son olarak hukuka aykırı olduğu ileri sürülen delil çıkarıldığında sanığın mahkûmiyetine yeterli başka hukuka uygun delil bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Arama Tutanaklarında Nelere Bakılmalıdır?
Arama dosyalarında yalnızca arama kararının bulunup bulunmadığına bakmak yeterli değildir.
Arama kararının tarihi ve saati,
arama tutanağının düzenlendiği saat,
arama yapılan adres,
kararda yazılı adres,
arama kararının geçerlilik süresi,
aramaya katılan görevliler,
Cumhuriyet savcısının hazır olup olmadığı,
arama tanıklarının bulunup bulunmadığı,
ele geçirilen materyalin tam olarak nerede bulunduğu
ve aramanın hangi hukuki yetkiye dayanılarak gerçekleştirildiği karşılaştırılmalıdır.
Bu unsurlar arasındaki çelişkiler aramanın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Arama Delillerinde Uygulanır Mı?
Evet.
Hukuka aykırı delil yasağı ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi farklı kavramlar olmakla birlikte aynı dosyada birlikte önem kazanabilir.
Öncelikle hukuka aykırı elde edilen delilin hükümde kullanılıp kullanılamayacağı belirlenmelidir.
Bu delil değerlendirme dışı bırakıldıktan sonra kalan hukuka uygun delillerin sanığın suçunu her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı şekilde ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmelidir.
Yeterli hukuka uygun delil bulunmuyorsa mahkûmiyet kurulamaz.
Sonuç
Arama kararı bulunmadan yapılan her arama otomatik olarak hukuka aykırı değildir. Ancak adli arama yapılmasını gerektiren bir durumda CMK'nın öngördüğü hâkim kararı veya geçerli yazılı emir bulunmadan gerçekleştirilen arama hukuka aykırı olabilir ve bu aramada elde edilen deliller hükme esas alınamayabilir.
CMK m.119 uyarınca kural hâkim kararıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunda belirtilen makamların yazılı emriyle arama yapılabilir. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda ise hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.
Bununla birlikte suçüstü hâli, açıkta görülen suç eşyası ve kolluğun güvenlik amacıyla gerçekleştirebildiği sınırlı kontroller gibi durumların gerçek anlamda adli aramadan ayrılması gerekir.
Özellikle kolluğun belirli bir kişi veya araç hakkında suç şüphesini aramadan önce somutlaştırdığı durumlarda gerekli adli arama kararını veya yazılı emri almadan gizlenmiş delilleri araştırması hukuka aykırılık doğurabilir. Önleme araması kararı da adli arama yapılması gereken bir olayda her zaman yeterli değildir.
Hukuka aykırı aramada ele geçirilen uyuşturucu, silah veya başka bir materyalin suçun maddi konusu olması da hukuka aykırılığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Anayasa m.38/6, CMK m.206 ve CMK m.217 kapsamında hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
Bu nedenle arama bulunan ceza dosyalarında yalnızca;
“Aramada ne bulundu?”
sorusuna bakılması yeterli değildir.
Asıl cevaplandırılması gereken sorular şunlardır:
“Aramadan önce kolluğun elinde hangi bilgiler vardı?”
“Arama için gerekli hâkim kararı veya yazılı emir mevcut muydu?”
“İleri sürülen suçüstü veya gecikmesinde sakınca hâli gerçekten mevcut muydu?”
ve en önemlisi;
“Hukuka aykırı elde edilen delil değerlendirme dışı bırakıldığında sanığın mahkûmiyetine yeterli başka hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil kalıyor mu?”
Ceza Davalarında Hukuki Destek
Adli arama, konut ve araç araması, üst araması, arama kararları, savcının yazılı arama emri, önleme araması, suçüstü hâli, hukuka aykırı arama, uyuşturucu ve silahların ele geçirilmesi, arama tutanakları, arama tanıkları ve hukuka aykırı deliller kapsamında ceza dosyasındaki bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde ceza soruşturması, ceza davası, hukuka aykırı arama işlemlerinin değerlendirilmesi, arama ve elkoyma tedbirlerine itiraz, hukuka aykırı delil itirazları, uyuşturucu ve silah suçları, tutukluluğa itiraz, savunma ve diğer ceza hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.