İcra Takibinde Kısmi Ödeme Yapılırsa Takip Nasıl Devam Eder?

İcra takibi başladıktan sonra borçlu, dosya borcunun tamamını tek seferde ödemek yerine borcun yalnızca bir kısmını ödeyebilir. Kısmi ödeme yapılması mümkündür; ancak borcun bir bölümünün ödenmesi icra takibini kendiliğinden sona erdirmez.

Yapılan ödeme dosya hesabına mahsup edilir ve takip, ödeme sonrasında kalan ana para, faiz, vekâlet ücreti, harç ve takip giderleri bakımından devam edebilir.

Bununla birlikte kısmi ödemenin hangi borç kalemine mahsup edileceği son derece önemlidir. Özellikle faiz ve takip giderlerinin bulunduğu dosyalarda borçlunun ödediği miktarın tamamının doğrudan ana paradan düşüleceği düşünülmemelidir.

İcra Dosyasına Kısmi Ödeme Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu icra dosyasındaki borcun tamamını ödemek zorunda olmaksızın kısmi ödeme yapabilir.

Örneğin güncel dosya borcu 300.000 TL olan bir takipte borçlu 100.000 TL ödeme yapabilir.

Ancak bu ödeme sonucunda icra dosyası kapanmaz. Yapılan ödeme kanuni mahsup kurallarına göre dosya hesabına işlenir ve kalan borç yönünden takip devam eder.

Kısmi Ödeme Yapılması İcra Takibini Durdurur Mu?

Hayır.

Kısmi ödeme yapılması, tek başına icra takibini durdurmaz.

Borç tamamen ödenmediği sürece alacaklı kalan alacağın tahsili amacıyla kanuni şartlar çerçevesinde haciz ve diğer cebri icra işlemlerine devam edebilir.

Dolayısıyla borçlunun;

“Borcun bir kısmını ödedim, artık haciz yapılamaz.”

şeklindeki düşüncesi kural olarak doğru değildir.

Kısmi Ödeme Yapılınca Kalan Borç Nasıl Hesaplanır?

Kalan borcun hesabında yalnızca takipteki ana paradan yapılan ödemenin çıkarılması yeterli olmayabilir.

Dosyada;

ana para, işlemiş faiz, takip tarihinden sonraki faiz, vekâlet ücreti, takip giderleri, harçlar ve diğer fer'iler

bulunabilir.

Yapılan ödeme kanundaki mahsup kurallarına göre bu kalemlere uygulanır ve ödeme tarihinden sonra kalan ana para üzerinden ilgili şartlara göre faiz işlemeye devam edebilir.

Bu nedenle kısmi ödeme sonrasında güncel dosya hesabının yeniden alınması önemlidir.

Kısmi Ödeme Önce Ana Paradan Mı Düşülür?

Her zaman değil.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi kısmi ödemenin hangi kalemlere mahsup edileceği konusunda önemli bir düzenleme içermektedir.

Borçlu faiz ve giderleri ödemede gecikmişse yapılan kısmi ödeme kural olarak öncelikle işlemiş faiz ve giderlere, kalan bölüm bulunması hâlinde ana paraya mahsup edilir.

Bu nedenle faiz ve giderlerin bulunduğu bir icra dosyasına 50.000 TL ödeme yapılması, ana para borcunun mutlaka 50.000 TL azalacağı anlamına gelmez.

Neden Kısmi Ödeme Önce Faiz ve Masraflara Mahsup Edilir?

TBK m.100'deki mahsup sistemi, faiz ve giderleri ödemede gecikilmiş olması hâlinde borçlunun kısmi ödeme yaparak yalnızca ana parayı azaltmasını ve birikmiş faiz ile giderleri geride bırakmasını önlemektedir.

Bu nedenle borçlu faiz ve giderlerde gecikmiş durumdaysa ödeme öncelikle bu kalemlere mahsup edilir.

Yargıtay uygulamasında da bu kuralın ayrıca alacaklı tarafından talep edilmesine gerek bulunmaksızın hesaplamada dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Borçlu Faiz ve Masraflarda Gecikmemişse Ne Olur?

TBK m.100'e göre borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse yaptığı kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.

Dolayısıyla “her kısmi ödeme mutlaka önce faize gider” şeklinde mutlak bir kural bulunmamaktadır.

Borçlunun faiz ve giderler bakımından temerrüt durumu ve dosyanın özellikleri değerlendirilmelidir.

Örnek Kısmi Ödeme Hesabı Nasıl Yapılır?

Örneğin bir icra dosyasında ödeme tarihinde;

200.000 TL ana para,

20.000 TL işlemiş faiz ve

10.000 TL gider

bulunduğunu varsayalım.

Borçlunun faiz ve giderleri ödemede gecikmiş olduğu bir durumda 50.000 TL ödeme yapılırsa ödeme doğrudan 200.000 TL ana paradan düşülmez.

Öncelikle 20.000 TL işlemiş faiz ve 10.000 TL gider karşılanabilir. Kalan 20.000 TL ana paraya mahsup edildiğinde ana para 180.000 TL'ye düşer.

Takip bundan sonra kalan borç üzerinden devam eder.

Gerçek icra dosyalarında ise faiz tarihleri, harçlar ve diğer kalemler nedeniyle hesap daha ayrıntılı olabilir.

Kısmi Ödeme Sonrasında Faiz İşlemeye Devam Eder Mi?

Evet.

Kısmi ödeme borcun tamamını sona erdirmediği için kalan ana para bakımından şartları mevcutsa faiz işlemeye devam eder.

Ancak ödeme tarihinden sonra faiz hesabının artık ödenmiş kısım üzerinden devam ettirilmemesi gerekir.

Kısmi ödeme doğru tarihte dosya hesabına işlenmeli ve bakiye ana para buna göre belirlenmelidir.

Bu nedenle ödemenin tarihi faiz hesabı açısından önem taşır.

Ödeme Tarihi Neden Önemlidir?

Çünkü faiz hesabı ödeme tarihine kadar devam eder.

Ödeme yapıldığı tarihte birikmiş faiz ve giderler belirlendikten sonra mahsup işlemi gerçekleştirilir.

Mahsup sonucunda kalan ana para üzerinden sonraki dönem faizi hesaplanır.

Bu nedenle aynı miktardaki ödeme farklı tarihlerde yapıldığında kalan dosya borcu farklı olabilir.

Kısmi Ödeme Doğrudan İcra Dosyasına Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu icra müdürlüğünün belirlediği ödeme yöntemleri üzerinden dosyaya kısmi ödeme yapabilir.

Ödemenin doğru icra dosyasına yapıldığının kontrol edilmesi önemlidir.

Ödeme sonrasında dosyadaki tahsilat kaydı ve güncel bakiye kontrol edilmelidir.

Kısmi Ödeme Doğrudan Alacaklıya Yapılırsa Ne Olur?

Borçlu, icra dosyasına değil doğrudan alacaklıya veya alacaklı vekiline kısmi ödeme yapabilir.

Bu durumda yapılan ödemenin icra dosyasında dikkate alınabilmesi için ödemenin takip konusu borca ilişkin olduğunun açıkça belirlenmesi önemlidir.

Banka dekontunda icra dosyası numarasının veya borcun açıklamasının bulunması ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltabilir.

Alacaklı tarafından tahsil edilen tutarın icra dosyasına bildirilmesi ve dosya hesabında dikkate alınması gerekir.

Haricen Yapılan Kısmi Ödeme Dosya Borcundan Düşülür Mü?

Takip konusu borca ilişkin olduğu tespit edilen ödeme dosya hesabında dikkate alınmalıdır.

Ancak haricen yapılan ödemelerde tahsil harcı ve dosyanın bulunduğu aşamaya göre ortaya çıkabilecek diğer mali sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle borçlunun alacaklıya doğrudan ödeme yaptıktan sonra yalnızca banka dekontunu saklaması değil, ödemenin icra dosyasına yansıtılıp yansıtılmadığını da kontrol etmesi önemlidir.

Alacaklı Kısmi Ödemeyi Dosyaya Bildirmezse Ne Olur?

Alacaklıya yapılan ödeme dosyaya bildirilmezse icra dosyasında gerçek borçtan daha yüksek bakiye görünebilir.

Bu durumda borçlu ödeme dekontu, makbuz veya diğer belgelerle ödemenin yapıldığını ortaya koyabilir.

Ödemenin takip konusu borca ilişkin olduğu konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde uygulanacak hukuki yol somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Aynı borcun yapılan ödeme dikkate alınmadan yeniden tahsil edilmesi hâlinde fazla veya mükerrer tahsilat da gündeme gelebilir.

Birden Fazla Borç Varsa Ödeme Hangisine Sayılır?

Borçlunun aynı alacaklıya birden fazla borcu bulunabilir.

TBK m.101 uyarınca birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme sırasında ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu alacaklıya bildirebilir.

Borçlu böyle bir bildirimde bulunmazsa ve alacaklı makbuzda ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu belirtirse, borçlu buna derhâl itiraz etmediği sürece ödeme makbuzda gösterilen borca mahsup edilebilir.

Bu nedenle özellikle birden fazla icra dosyası bulunan borçluların ödeme açıklamasını açık şekilde yazmaları önemlidir.

Banka Havalesinin Açıklamasına İcra Dosyası Yazılmalı Mıdır?

Ödemenin doğrudan alacaklıya veya vekiline yapılması hâlinde hangi borca ilişkin olduğunun açıkça belirtilmesi yararlıdır.

Örneğin banka açıklamasına ilgili icra dosyasının esas numarası ve “kısmi ödeme” açıklamasının yazılması, ödemenin başka bir borca mahsup edildiği yönündeki uyuşmazlıkları önleyebilir.

Özellikle aynı taraflar arasında birden fazla borç ilişkisi varsa bu husus daha da önemlidir.

Kısmi Ödeme Hacizleri Kaldırır Mı?

Kural olarak hayır.

Borç tamamen sona ermediği için dosyada bulunan hacizler yalnızca kısmi ödeme yapılması nedeniyle kendiliğinden kalkmaz.

Araç, taşınmaz, banka hesabı veya maaş üzerindeki hacizler kalan borcun tahsili amacıyla devam edebilir.

Ancak alacaklı belirli bir haczin kaldırılmasına muvafakat edebilir veya mevcut hacizlerin kalan borca göre açık biçimde ölçüsüz hâle gelmesi durumunda farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Kısmi Ödeme Sonrasında Aşkın Haciz İtirazı Yapılabilir Mi?

Kısmi ödeme nedeniyle dosya borcu önemli ölçüde azalmış ancak borçlunun çok yüksek değerli birden fazla malı üzerindeki hacizler devam ediyor olabilir.

İİK m.85 uyarınca borçlunun mallarından alacak, faiz ve takip giderlerini karşılamaya yetecek miktarın haczedilmesi esastır.

Bu nedenle kısmi ödeme sonrasında mevcut hacizlerin bakiye borca göre açık biçimde ölçüsüz kalması hâlinde aşkın haciz iddiası gündeme gelebilir.

Ancak kısmi ödeme yapılması tek başına bütün hacizlerin kaldırılmasını gerektirmez.

Araç Haczi Kısmi Ödemeyle Kalkar Mı?

Otomatik olarak kalkmaz.

Araç üzerinde haciz veya yakalama kaydı bulunuyorsa borcun yalnızca bir bölümünün ödenmesi bu kayıtları kendiliğinden sona erdirmez.

Alacaklının muvafakatiyle araç haczinin kaldırılması mümkün olabilir.

Ayrıca araç haczinin bakiye borç bakımından ölçüsüz olup olmadığı somut olayın şartlarına göre değerlendirilebilir.

Banka Hesabı Haczi Kısmi Ödeme Sonrasında Devam Eder Mi?

Kalan borç bulunduğu sürece banka hesaplarına yönelik haciz işlemleri devam edebilir.

Ancak bankadan icra dosyasına para gönderilmişse bu tutarın dosya hesabında dikkate alınması gerekir.

Aynı anda birden fazla bankadan tahsilat yapılması sonucunda toplam tahsilatın dosya borcunu aşması hâlinde fazla tahsil edilen kısmın borçluya iadesi gündeme gelir.

Maaş Haczi Kısmi Ödeme Yapılırsa Devam Eder Mi?

Evet.

Borçlu ayrıca kısmi ödeme yapmış olsa bile dosyada bakiye borç bulunduğu sürece maaş haczi kural olarak devam eder.

Ancak yapılan kısmi ödeme dosya hesabına işlendikten sonra kalan borç yeniden hesaplanmalıdır.

Maaştan yapılan kesintilerle birlikte toplam tahsilatın dosya borcunu aşmamasına dikkat edilmelidir.

Kısmi Ödeme Yapılması Satışı Durdurur Mu?

Kural olarak hayır.

Haczedilmiş araç veya taşınmaz bakımından satış süreci başlamışsa borcun yalnızca bir kısmının ödenmesi satış işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.

Kalan borç devam ettiği sürece şartları varsa cebri icra işlemleri sürdürülebilir.

Satışın durdurulması için borcun tamamen ödenmesi, alacaklının talebi veya kanunda öngörülen başka bir hukuki sebebin bulunması gerekebilir.

Borcun Büyük Bir Kısmının Ödenmesi Satışı Engeller Mi?

Tek başına engellemez.

Örneğin 500.000 TL'lik dosya borcunun 450.000 TL'sinin ödenmiş olması ve 50.000 TL bakiye kalması hâlinde takip tamamen sona ermiş olmaz.

Ancak yüksek değerli bir malın 50.000 TL'lik bakiye için satış sürecinde tutulması durumunda haczin ölçülülüğü ve İİK m.85 kapsamında aşkın haciz iddiası somut olay bakımından değerlendirilebilir.

Kısmi Ödeme Yapılırken Haczin Kaldırılması İçin Anlaşma Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu ile alacaklı, kısmi ödeme karşılığında belirli bir haczin kaldırılması konusunda anlaşabilir.

Örneğin borçlu belirli bir miktar ödeme yaparak araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep edebilir ve alacaklı bunu kabul edebilir.

Ancak böyle bir anlaşmanın açık ve yazılı olması önemlidir.

Kısmi ödeme yapılması tek başına alacaklının haczi kaldırmayı kabul ettiği anlamına gelmez.

Taksitlendirme ile Kısmi Ödeme Aynı Şey Midir?

Hayır.

Kısmi ödeme, borcun yalnızca bir bölümünün ödenmesidir.

Taksitlendirme ise borcun belirli tarihlerde ve belirli tutarlarda ödenmesi konusunda taraflar arasında bir ödeme düzeni oluşturulmasıdır.

Her kısmi ödeme taksit anlaşması anlamına gelmez.

İcra dosyasında yapılan taksit anlaşmalarının hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kısmi Ödeme Yapmak Borcu Kabul Etmek Anlamına Gelir Mi?

Kısmi ödeme, somut olayın özelliklerine göre borcun varlığına ilişkin önemli bir delil oluşturabilir.

Ancak her kısmi ödemenin borcun tamamının kayıtsız ve şartsız kabulü anlamına geldiği söylenemez.

Ödemenin hangi açıklamayla yapıldığı, taraflar arasındaki yazışmalar ve borçlunun ödeme sırasında çekince ileri sürüp sürmediği önem taşıyabilir.

Bu nedenle borcun bir bölümü tartışmalıysa ödeme yapılırken hukuki durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Borçlu Borcun Bir Kısmını Kabul Edip Kalanına İtiraz Edebilir Mi?

Evet.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz edebilir.

Ancak İİK m.62 kapsamında kısmi itirazın açık şekilde yapılması ve itiraz edilen miktarın belirtilmesi önemlidir.

Borçlunun kabul ettiği bölüm bakımından takip durmaz.

Alacaklı itiraz edilmeyen bölüm yönünden takibe devam edebilir.

Bu durum kısmi ödeme ile kısmi itirazın farklı hukuki işlemler olduğunu göstermektedir.

Kısmi İtiraz Edilen Borç Sonradan Ödenebilir Mi?

Evet.

Borçlu itiraz etmediği bölümü ödeyebilir ve itiraz ettiği bölüm bakımından uyuşmazlığı sürdürebilir.

Örneğin 300.000 TL'lik takipte borçlu 100.000 TL'yi kabul edip 200.000 TL'ye itiraz etmişse kabul edilen bölüm bakımından ödeme yapılabilir.

Alacaklı ise itiraz edilen kısım yönünden şartları varsa itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir.

Kısmi Ödeme İtiraz Hakkını Ortadan Kaldırır Mı?

Kısmi ödemenin itiraz hakkına etkisi, ödemenin ne zaman ve hangi açıklamayla yapıldığına göre değerlendirilmelidir.

Ödeme emrine ilişkin kanuni itiraz süresi ayrıca işlemeye devam eder.

Borçlu borcun bir bölümünü öderken diğer bölümüne itiraz etmek istiyorsa itirazını kanuni süresi içerisinde açık biçimde yapmalıdır.

Yalnızca kısmi ödeme yapılmış olması, itiraz süresini durdurmaz veya uzatmaz.

Ödeme Emrine İtiraz Ettikten Sonra Kısmi Ödeme Yapılabilir Mi?

Evet.

Borçlu takibe itiraz ettikten sonra borcun kabul ettiği bölümünü ödeyebilir.

Ancak ödemenin kapsamının açık olması önemlidir.

Özellikle itirazın tamamından vazgeçildiği şeklinde yorumlanabilecek belirsiz işlemlerden kaçınılmalıdır.

Borçlunun hangi kısmı kabul ettiği ve hangi kısmı uyuşmazlık konusu yaptığı açıkça belirlenmelidir.

Takipten Önce Yapılan Kısmi Ödeme Dikkate Alınmalı Mıdır?

Evet.

Borçlu takip başlatılmadan önce alacağın bir kısmını ödemişse alacaklı takip talebinde bu ödemeyi dikkate almalıdır.

Daha önce ödenmiş tutarın yeniden takip konusu yapılması hâlinde borçlu ödeme belgelerine dayanarak itiraz edebilir.

Alacaklının daha önce tahsil ettiği miktarı bilmesine rağmen yeniden talep etmesi somut olayın özelliklerine göre kötü niyet tazminatı bakımından da değerlendirme konusu olabilir.

Takipten Sonra Yapılan Kısmi Ödeme Davada Nasıl Dikkate Alınır?

Takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemeler takip ve dava hesabında dikkate alınmalıdır.

Özellikle itirazın iptali davası devam ederken yapılan ödemelerin hangi tarihte gerçekleştiği önemlidir.

Dava tarihinden sonraki ödemeler, uyuşmazlığın niteliğine göre infaz aşamasında dikkate alınabilir.

Bu nedenle dava devam ederken yapılan bütün ödemelerin belgelenmesi gerekir.

İtirazın İptali Davası Açıldıktan Sonra Kısmi Ödeme Yapılırsa Ne Olur?

Borçlu dava sırasında takip konusu borcun bir kısmını ödeyebilir.

Bu ödeme davanın tamamını kendiliğinden sona erdirmez.

Ödemenin dava tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, hangi alacak kalemine ilişkin olduğu ve dava konusu miktarı ne ölçüde etkilediği ayrıca değerlendirilir.

Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve icra inkâr tazminatı bakımından da ödeme tarihi önem taşıyabilir.

Kısmi Ödeme İcra İnkar Tazminatını Engeller Mi?

Her zaman değil.

Borçlu takibe haksız şekilde itiraz etmiş ve alacak likit nitelikteyse sonradan yapılan kısmi ödeme icra inkâr tazminatı sorununu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Özellikle ödeme dava açıldıktan sonra yapılmışsa dava tarihindeki haklılık durumu ayrıca değerlendirilir.

Tazminata esas alınacak miktarın belirlenmesinde ise yapılan ödemelerin tarihi ve kapsamı dikkate alınmalıdır.

Kısmi Ödeme Yapıldığında Dosya Borcu Neden Beklenenden Az Düşebilir?

Bunun en önemli nedenlerinden biri TBK m.100 kapsamındaki mahsup kuralıdır.

Borçlu örneğin 50.000 TL ödeme yaptığında bu paranın tamamının ana paradan düşmesini bekleyebilir.

Ancak dosyada 20.000 TL işlemiş faiz ve 10.000 TL gider bulunuyorsa ödeme önce bu kalemlere mahsup edilebilir.

Bu durumda ana para yalnızca kalan miktar kadar azalır.

Bu nedenle ödeme öncesinde ve sonrasında dosya hesabının kontrol edilmesi önemlidir.

Kısmi Ödeme Sonrasında Dosya Hesabında Hata Varsa Ne Yapılabilir?

İcra müdürlüğünün kısmi ödemeyi yanlış tarihte hesaba katması, ödemeyi hiç mahsup etmemesi veya yanlış faiz hesabı yapması hâlinde dosya borcu gerçekte olması gerekenden yüksek çıkabilir.

Bu durumda öncelikle icra müdürlüğünden hesabın düzeltilmesi talep edilebilir.

İcra müdürlüğünün kanuna aykırı işlemi bakımından şartları varsa İİK m.16 kapsamında icra hukuk mahkemesine şikâyet gündeme gelebilir.

Yapılan Kısmi Ödeme İki Kez Tahsil Edilirse Ne Olur?

Borçlu kısmi ödeme yapmış ancak bu ödeme dosya hesabında dikkate alınmamış ve aynı tutar haciz yoluyla yeniden tahsil edilmiş olabilir.

Bu durumda mükerrer veya fazla tahsilat ortaya çıkabilir.

Fazla para hâlen icra dosyasındaysa reddiyat yoluyla iade; alacaklıya aktarılmışsa olayın niteliğine göre İİK m.361 kapsamında geri alma veya diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.

Kısmi Ödeme Sonrasında Borç Tamamen Ödenirse Ne Yapılmalıdır?

Son ödeme yapılmadan önce güncel dosya hesabı alınması yararlıdır.

Ana para, faiz, vekâlet ücreti, harç ve giderlerin tamamı karşılandıktan sonra dosyanın infaz edilmesi ve mevcut hacizlerin kaldırılması için gerekli işlemler yapılmalıdır.

Araç haczi, yakalama kaydı, banka blokesi, taşınmaz haczi ve maaş haczi gibi kayıtların fiilen kaldırılıp kaldırılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Kısmi Ödeme Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Öncelikle ödemenin hangi icra dosyasına ve hangi borca ilişkin olduğu açık olmalıdır.

Doğrudan alacaklıya ödeme yapılıyorsa banka açıklamasına dosya numarasının yazılması ve dekontun saklanması önemlidir.

Ödeme sonrasında güncel dosya hesabı kontrol edilmeli ve ödemenin hangi kalemlere mahsup edildiği incelenmelidir.

Borçlu ayrıca kısmi ödeme karşılığında belirli bir haczin kaldırılmasını istiyorsa bu husus alacaklıyla açıkça kararlaştırılmalıdır.

Kısmi Ödeme İçin Avukat Zorunlu Mudur?

Avukatla temsil zorunlu değildir.

Ancak özellikle yüksek miktarlı dosyalarda kısmi ödemenin ana para, faiz ve giderlere nasıl mahsup edildiği, takipte hangi faiz oranının uygulandığı ve mevcut hacizlerin bakiye borca göre ölçülü olup olmadığı önemli olabilir.

Birden fazla ödeme, farklı tarihlerde tahsilat ve hacizlerden gelen paraların bulunduğu dosyalarda güncel borç hesabının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekebilir.

Sonuç

İcra takibinde kısmi ödeme yapılması mümkündür; ancak kısmi ödeme takibi kendiliğinden sona erdirmez veya durdurmaz.

Ödeme sonrasında takip, kalan ana para, faiz, takip giderleri ve diğer fer'iler yönünden devam edebilir.

TBK m.100 kapsamında borçlu faiz ve giderleri ödemede gecikmişse yapılan kısmi ödeme öncelikle işlemiş faiz ve giderlere, kalan miktar ise ana paraya mahsup edilir. Bu nedenle yapılan ödemenin tamamının doğrudan ana paradan düşeceği varsayılmamalıdır.

Kısmi ödeme sonrasında kalan ana para bakımından şartları mevcutsa faiz işlemeye devam eder.

Ayrıca kısmi ödeme yapılması araç, banka, taşınmaz veya maaş üzerindeki hacizleri kendiliğinden kaldırmaz. Bununla birlikte ödeme nedeniyle bakiye borç önemli ölçüde azalmış ve hacizler kalan borca göre ölçüsüz hâle gelmişse aşkın haciz hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.

Özellikle birden fazla icra dosyası veya borç bulunduğunda ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun açıkça belirtilmesi ve her ödeme sonrasında güncel dosya hesabının kontrol edilmesi önemlidir.

İcra Takiplerinde Hukuki Destek

Kısmi ödeme, dosya hesabı, ödemenin ana para ve faize mahsubu, yanlış faiz hesabı, aşkın haciz, haricen ödeme, mükerrer tahsilat, hacizlerin kaldırılması ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarında takip dosyasının güncel tahsilat kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul**

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde icra takibi, kısmi ödeme, dosya hesabı, borca ve faize itiraz, haricen tahsil, aşkın haciz, hacizlerin kaldırılması, menfi tespit, istirdat ve diğer icra hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES