Boşanma davalarında ekonomik şiddet, eşlerden birinin diğer eş üzerinde para, gelir, malvarlığı veya çalışma hayatı üzerinden baskı kurması şeklinde ortaya çıkabilir.
Ekonomik şiddet yalnızca “eve para vermemek” anlamına gelmez. Eşin maaş kartına el koymak, yaptığı her harcamanın hesabını sormak, çalışmasına engel olmak, gelirini tamamen kontrol etmek, temel ihtiyaçlarını karşılamamak veya eşini bilinçli biçimde ekonomik olarak başkalarına bağımlı hâle getirmek de somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2 Şubat 2026 tarihli, 2025/6113 E. ve 2026/868 K. sayılı kararında, eşinin maaş kartını elinden alan ve onu ekonomik olarak başkalarına muhtaç bırakan erkeğin davranışları ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiş; bu davranışların kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilmiştir.
Ekonomik Şiddet Nedir?
Ekonomik şiddet, eşlerden birinin ekonomik imkânları diğer eş üzerinde baskı ve kontrol aracı olarak kullanmasıdır.
Evlilik içerisinde eşlerin gelirlerinin birbirinden farklı olması tek başına ekonomik şiddet değildir. Aynı şekilde aile bütçesinin birlikte planlanması veya harcamalar konusunda görüşülmesi de tek başına kusur oluşturmaz.
Ancak ekonomik gücün eş üzerinde sistematik bir baskı aracına dönüştürülmesi durumunda değerlendirme değişir.
Örneğin eşin kendi maaşını kullanmasına izin verilmemesi, parasına el konulması, çalışmasına engel olunması veya temel ihtiyaçları için dahi sürekli diğer eşten para istemek zorunda bırakılması ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Eşin Maaş Kartına El Koymak Ekonomik Şiddet Midir?
Evet, somut olayın özelliklerine göre ekonomik şiddet oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında eşinin maaş kartını elinden alan, ekonomik özgürlüğünü sınırlayan ve onu başkalarına muhtaç bırakan eşin davranışının ekonomik şiddet olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay ayrıca bu davranışın kişilik haklarına saldırı oluşturabileceğini ve manevi tazminat bakımından dikkate alınabileceğini belirtmiştir.
Dolayısıyla çalışan eşin kendi gelirine erişiminin engellenmesi, yalnızca aile bütçesinin yönetimi olarak değerlendirilmeyebilir.
Eşin Yaptığı Her Harcamanın Hesabını Sormak Ekonomik Şiddet Sayılır Mı?
Her harcamayı konuşmak ekonomik şiddet değildir.
Ancak eşe sürekli hesap sormak, harçlık vermemek, yaptığı en küçük harcamayı sorgulamak ve onu ekonomik açıdan kontrol altında tutmak farklı değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli bir kararına konu olayda erkeğin kadına yaptığı her harcamanın hesabını sorması ve harçlık vermemesi ekonomik şiddet olarak değerlendirilmiştir.
Bu nedenle ekonomik şiddetin belirlenmesinde davranışın sürekliliği ve eş üzerinde oluşturduğu kontrol önem taşır.
Eşe Hiç Para Vermemek Kusur Sayılır Mı?
Eşin ekonomik gücü bulunmasına rağmen diğer eşin ve ailenin zorunlu ihtiyaçlarını bilinçli şekilde karşılamaması kusur oluşturabilir.
Ancak mahkeme bu konuda tarafların ekonomik durumlarını birlikte değerlendirir.
İşsiz veya geliri bulunmayan bir kişinin objektif olarak karşılayamayacağı giderleri ödeyememesi ile yüksek gelir elde ettiği hâlde eşinin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınması aynı şey değildir.
Bu nedenle gelir durumu, ödeme gücü ve ekonomik davranışın amacı birlikte incelenir.
Eşin Çalışmasına Engel Olmak Ekonomik Şiddet Midir?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Eşin çalışmasına sistematik biçimde engel olunması, işten ayrılmaya zorlanması veya ekonomik bağımsızlık kazanmasının bilinçli şekilde önlenmesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir.
Özellikle eşin çalışmasının yasaklanması veya çalışmak istediğinde tehdit ve baskıyla karşılaşması, yalnızca aile içi bir görüş ayrılığı olarak değerlendirilmeyebilir.
Bununla birlikte tarafların çocuk bakımı, sağlık veya başka ailevi sebepler nedeniyle birlikte aldıkları çalışma kararları ekonomik şiddet olarak kabul edilemez.
Önemli olan baskı ve kontrol unsurunun bulunup bulunmadığıdır.
Eşin Parasını Kendi Ailesine Vermesi Ekonomik Şiddet Sayılır Mı?
Her durumda değil.
Eşin ailesine ekonomik yardımda bulunması tek başına kusur değildir.
Ancak ortak aile bütçesi ciddi biçimde ihmal edilirken bütün gelirin sürekli olarak eşin ailesine aktarılması ve diğer eş ile çocukların zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmaması kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Mahkeme yardımın miktarını, tarafların gelir durumunu ve ortak yaşam üzerindeki etkisini birlikte değerlendirecektir.
Eşin Bilgisi Dışında Borçlanmak Ekonomik Şiddet Olabilir Mi?
Somut olayın koşullarına göre olabilir.
Eşlerden birinin sürekli kredi kullanması, aile bütçesini ağır borç yükü altına sokması veya diğer eşin bilgisi dışında onun ekonomik geleceğini etkileyen işlemler yapması evlilik birliği bakımından kusur oluşturabilir.
Özellikle eşin adına kredi kullanılması, kredi kartlarının izinsiz kullanılması veya diğer eşin ekonomik olarak borçlandırılması daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ancak her borçlanma işleminin ekonomik şiddet sayılması mümkün değildir. Borcun amacı, miktarı ve tarafların bilgisi önemlidir.
Ev Hanımına Para Vermemek Ekonomik Şiddet Sayılır Mı?
Çalışmayan eşin hiçbir ekonomik imkânı olmadığı hâlde temel kişisel ihtiyaçları için dahi sürekli para istemek zorunda bırakılması ve ekonomik olarak kontrol edilmesi somut olayda ekonomik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Ev işleriyle veya çocukların bakımıyla ilgilenen eşin gelir getiren bir işte çalışmaması, onun kişisel ihtiyaçlarının yok sayılabileceği anlamına gelmez.
Mahkeme tarafların gelir düzeyini, aile yaşam standardını ve ekonomik davranışların sürekliliğini birlikte değerlendirir.
Ekonomik Şiddet Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?
Evet.
Ekonomik şiddet boşanmaya sebep olan olaylarda kusur değerlendirmesine dahil edilebilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18 Kasım 2024 tarihli, 2024/79 E. ve 2024/8638 K. sayılı kararında erkeğin kadına hakaret ettiği ve ekonomik şiddet uyguladığı kabul edilerek boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu yönündeki değerlendirme onanmıştır.
Ancak tarafların kusur oranı yalnızca ekonomik şiddete göre değil, evlilik içerisinde gerçekleşen bütün kusurlu davranışlar birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Ekonomik Şiddet Manevi Tazminat Sebebi Olabilir Mi?
Şartları varsa evet.
Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kusursuz veya daha az kusurlu taraf manevi tazminat talep edebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2 Şubat 2026 tarihli kararında eşinin maaş kartına el koyarak ekonomik şiddet uygulayan ve onu başkalarına muhtaç bırakan erkeğin davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle manevi tazminat talebinin reddedilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
Dolayısıyla ekonomik şiddet bazı dosyalarda yalnızca kusur değil, manevi tazminat bakımından da sonuç doğurabilir.
Ekonomik Şiddet Nasıl İspatlanır?
Ekonomik şiddetin ispatı her olayda farklı delillere dayanabilir.
Banka hesap hareketleri, kredi kartı ekstreleri, maaş kayıtları, SGK hizmet dökümleri, gelir belgeleri ve para transferleri ekonomik durumun ortaya konulmasında kullanılabilir.
Taraflar arasındaki WhatsApp ve SMS yazışmaları da önem taşıyabilir. Örneğin eşin “sana para vermeyeceğim”, “çalışamazsın” veya “maaş kartını bana vereceksin” şeklindeki mesajları somut iddiayı destekleyebilir.
Ekonomik baskıya doğrudan şahit olan kişilerin tanık beyanları da delil olabilir.
Banka Kayıtları Mahkemeden İstenebilir Mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli ve ilgili olması hâlinde mahkeme aracılığıyla banka kayıtlarının getirtilmesi talep edilebilir.
Özellikle taraflardan biri gerçek gelirini gizliyorsa veya bütün parayı kendi kontrolünde tuttuğu ileri sürülüyorsa banka hareketleri önem kazanabilir.
Ancak mahkemeden sınırsız ve uyuşmazlıkla ilgisiz bütün finansal kayıtların getirtilmesini istemek yerine hangi banka ve hangi dönem kayıtlarının hangi vakıayı ispatlayacağı mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
SGK ve Maaş Kayıtları Ekonomik Şiddetin İspatında Kullanılabilir Mi?
Evet.
Tarafların SGK kayıtları ve maaş bilgileri özellikle “gelirim yoktu, para veremedim” şeklindeki savunmaların değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin eşin düzenli ve yüksek gelir elde ettiği hâlde aile ihtiyaçlarını bilinçli olarak karşılamadığı iddia ediliyorsa, gerçek gelir düzeyinin tespiti ekonomik şiddet iddiasının değerlendirilmesini etkileyebilir.
Ancak yüksek gelire sahip olmak tek başına ekonomik şiddetin varlığını göstermez. Gelirin nasıl kullanıldığı ve eş üzerinde baskı kurulup kurulmadığı da ortaya konulmalıdır.
WhatsApp Mesajları Ekonomik Şiddeti İspatlar Mı?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar önemli delil olabilir.
Örneğin eşin diğer eşin çalışmasını yasakladığını, maaş kartını istediğini veya temel ihtiyaçları için para vermeyeceğini açıkça belirten yazışmaları ekonomik şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak mesajların gerçekliği, kime ait olduğu ve bağlamı mahkeme tarafından değerlendirilir.
Tek bir mesaj yerine taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin sürekliliğini gösteren delillerin birlikte sunulması daha güçlü olabilir.
Tanıkla Ekonomik Şiddet İspatlanabilir Mi?
Evet.
Özellikle aile bireyleri, komşular veya tarafların ekonomik yaşantısını doğrudan bilen kişiler tanık olarak dinlenebilir.
Ancak tanığın bizzat gördüğü ve duyduğu olaylarla yalnızca eşlerden birinden duyduğu bilgilerin ispat değeri aynı değildir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1681 E., 2024/9079 K. sayılı kararında duyuma dayalı tanık anlatımlarının kusur vakıalarının ispatında yetersiz kalabileceğine dikkat çekilmiştir.
Bu nedenle ekonomik şiddet iddiasında mümkün olduğunca doğrudan görgüye dayalı tanık anlatımları tercih edilmelidir.
“Bütün Parayı Ben Kazanıyorum” Demek Eşe Sınırsız Yetki Verir Mi?
Hayır.
Evlilik birliğinde eşlerden birinin daha fazla gelir elde etmesi, ekonomik gücü diğer eş üzerinde baskı aracı olarak kullanmasına hak vermez.
Türk Medeni Kanunu uyarınca eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar.
Bu nedenle tek gelir sahibi olan eşin, diğer eşin temel ihtiyaçlarını bilinçli olarak karşılamaması veya onu ekonomik yönden bağımlı bırakması kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ekonomik Şiddet Nafakayı Etkiler Mi?
Ekonomik şiddet doğrudan belirli miktarda nafaka sonucunu doğurmaz ancak tarafların kusur ve ekonomik durumlarının değerlendirilmesinde etkili olabilir.
Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası bakımından farklı şartlar bulunmaktadır.
Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, gelirlerini, zorunlu giderlerini ve çocukların ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir.
Ekonomik şiddete uğrayan eşin çalışmaması veya ekonomik olarak bağımlı hâle getirilmiş olması da somut dosyada değerlendirmeye konu olabilir.
Ekonomik Şiddet İçin Ceza Davası Açılır Mı?
Ekonomik şiddet kavramının kendisi her olayda bağımsız bir ceza suçu oluşturmaz.
Ancak ekonomik şiddet sırasında tehdit, şantaj, kişisel belgelerin ele geçirilmesi, banka kartının hukuka aykırı kullanılması veya başka suç teşkil eden davranışlar gerçekleştirilmişse ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Ayrıca aile içi şiddet kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirlerin şartları somut olay bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Ekonomik Şiddet İddiasında Dilekçede Ne Yazılmalıdır?
Yalnızca “eşim bana ekonomik şiddet uyguladı” şeklinde genel bir ifade çoğu zaman yeterli değildir.
Hangi davranışın ekonomik şiddet oluşturduğu somutlaştırılmalıdır.
Örneğin eşin maaş kartını hangi tarihte aldığı, ne kadar süre geri vermediği, temel ihtiyaçlar için para vermediği dönemler, çalışmaya engel olduğu olaylar veya hangi harcamalar nedeniyle sürekli baskı uyguladığı mümkün olduğunca açık şekilde anlatılmalıdır.
Bunun ardından her vakıayı destekleyen banka kaydı, mesaj, tanık veya diğer deliller gösterilmelidir.
Ekonomik Şiddet İddiası Her Zaman Kabul Edilir Mi?
Hayır.
Her ekonomik anlaşmazlık ekonomik şiddet değildir.
Eşlerin gelirlerinin yetersiz olması, aile bütçesini kısmak zorunda kalmaları veya bazı harcamalar konusunda tartışmaları tek başına ekonomik şiddet olarak değerlendirilemez.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında Bölge Adliye Mahkemesinin erkeğe yüklenen “ekonomik şiddet uygulama” kusurunu dosyadaki ispat durumu nedeniyle çıkardığı görülmektedir.
Dolayısıyla ekonomik şiddet iddiasının da diğer boşanma vakıaları gibi somut ve hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.
Sonuç
Boşanma davasında ekonomik şiddet yalnızca eşe para vermemek anlamına gelmez.
Maaş kartına el koymak, eşin kendi gelirini kullanmasını engellemek, yaptığı her harcamanın hesabını sormak, çalışmasına engel olmak, temel ihtiyaçlarını bilinçli biçimde karşılamamak veya eş üzerinde ekonomik bağımlılık yaratmak somut olayın koşullarına göre ekonomik şiddet olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay'ın güncel kararlarında da maaş kartının alınması, eşin başkalarına muhtaç bırakılması, her harcamasının sorgulanması ve harçlık verilmemesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilmiştir.
Ekonomik şiddetin ispatında banka ve maaş kayıtları, SGK kayıtları, mesajlaşmalar ve doğrudan görgüye dayalı tanık beyanları önem taşır.
Ayrıca ekonomik şiddet boşanma davasında yalnızca kusurun belirlenmesini değil, şartları mevcutsa maddi ve manevi tazminat ile diğer boşanma sonuçlarını da etkileyebilir.
Boşanma Davalarında Ekonomik Şiddet Konusunda Hukuki Destek
Ekonomik şiddet, psikolojik şiddet, kusur tespiti, nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve diğer boşanma uyuşmazlıklarında tarafların gelir ve malvarlığı durumlarının somut delillerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.