Haksız tahrik, kişinin kendisine yönelik haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli üzüntünün etkisi altında suç işlemesi hâlinde cezasının azaltılmasını sağlayabilen bir ceza hukuku kurumudur.
Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesine göre haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasında indirim yapılabilir. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları bakımından özel süreler öngörülmüş, diğer cezalar bakımından ise dörtte birden dörtte üçe kadar indirim imkânı tanınmıştır.
Ancak kişinin yalnızca;
“Çok sinirlendim.”
demesi haksız tahrik hükümlerinin uygulanması için yeterli değildir.
Haksız Tahrikin Şartları Nelerdir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik değerlendirmelerine göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için temel olarak;
- Haksız bir fiilin bulunması,
- Bu fiilin failde hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi,
- Suçun bu ruhsal durumun etkisiyle işlenmesi,
- Haksız tahriki oluşturan davranışın kural olarak suçun mağdurundan kaynaklanması
gerekir.
Dolayısıyla haksız davranış ile işlenen suç arasında nedensel ve psikolojik bir bağlantının bulunması önemlidir.
Fail önceden suç işlemeye karar vermiş ve daha sonra olaydan bağımsız şekilde hareket etmişse yalnızca geçmişte yaşanan bir tartışmaya dayanılarak otomatik olarak tahrik indirimi uygulanmaz.
Haksız Tahrik Cezayı Ne Kadar İndirir?
TCK m.29'a göre cezanın ne kadar indirileceği verilen cezanın türüne göre değişmektedir.
Kanuna göre;
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası,
- Müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası,
- Diğer cezalarda ise cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim
uygulanabilir.
Bu nedenle haksız tahrikte her dosyada uygulanacak sabit bir indirim oranı bulunmamaktadır.
Haksız Tahrik İndirimi Nasıl Hesaplanır?
Örneğin sanık hakkında diğer indirim ve artırımlardan önce 8 yıl hapis cezası belirlendiğini düşünelim.
Mahkeme haksız tahrik nedeniyle;
- 1/4 indirim yaparsa ceza 6 yıla,
- 1/2 indirim yaparsa ceza 4 yıla,
- 3/4 indirim yaparsa ceza 2 yıla
düşebilir.
Ancak bu yalnızca hesaplamayı göstermek amacıyla verilen bir örnektir.
Somut dosyada temel cezanın belirlenmesi, nitelikli hâller, teşebbüs, iştirak, haksız tahrik ve takdiri indirim gibi hükümler belirli bir sıraya göre uygulanacağından sonuç ceza ayrıca hesaplanmalıdır.
Mahkeme Neden Bazen 1/4 Bazen 3/4 İndirim Yapar?
Haksız tahrik indiriminin oranı, haksız davranışın ağırlığı ve bu davranışın fail üzerindeki etkisine göre belirlenir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda eski kanundaki “hafif tahrik-ağır tahrik” ayrımı bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre hâkim somut olayın özelliklerini değerlendirerek haksız fiilin sanığın iradesi üzerindeki etkisine göre TCK m.29'da belirtilen sınırlar içerisinde makul bir indirim oranı belirlemelidir.
Örneğin;
- Haksız hareketin niteliği,
- Olayın nasıl başladığı,
- Haksız hareketin yoğunluğu,
- Tarafların davranışları,
- Eylemler arasındaki orantı,
- Tahrikin fail üzerindeki etkisi
indirim oranının belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Bu nedenle;
“Haksız tahrik varsa ceza mutlaka yarı yarıya iner.”
şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Kasten Öldürme Suçunda Haksız Tahrik Cezayı Ne Kadar Düşürür?
Kasten öldürme suçunda haksız tahrik özellikle önemli sonuçlar doğurabilir.
Kasten öldürmenin temel hâlinde ceza müebbet hapis olduğundan, şartları oluşmuşsa TCK m.29 kapsamında 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bir durumda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması mümkün görülürse ceza 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir.
Ancak burada mahkemenin öncelikle isnat edilen öldürme suçunun hukuki niteliğini ve ardından haksız tahrik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmesi gerekir.
Kasten Yaralama Suçunda Haksız Tahrik Uygulanabilir Mi?
Evet.
Bir kişinin haksız saldırı, hakaret veya başka bir haksız davranışın meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisiyle karşı tarafa yönelik kasten yaralama fiili gerçekleştirmesi hâlinde TCK m.29'un şartları gündeme gelebilir.
Ancak karşı tarafın haksız davranışının bulunması tek başına yeterli değildir.
Sanığın yaralama eylemini gerçekten bu haksız davranışın oluşturduğu ruhsal durumun etkisi altında gerçekleştirdiğinin dosya kapsamından anlaşılması gerekir.
Şartlar oluşursa kasten yaralama nedeniyle belirlenecek cezada 1/4 ile 3/4 arasında indirim yapılabilir.
Hakaret Haksız Tahrik Sayılabilir Mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Bir kişinin ağır şekilde aşağılanması, hakarete uğraması veya başka bir haksız söz ve davranışa maruz kalması fail üzerinde hiddet veya şiddetli elem meydana getirmişse haksız tahrik hükümlerinin tartışılması mümkün olabilir.
Ancak her kaba söz, tartışma veya hoş olmayan davranış aynı yoğunlukta değerlendirilmez.
Mahkeme;
- Söylenen sözleri,
- Olayın öncesini,
- Tarafların karşılıklı davranışlarını,
- Hakaretin niteliğini,
- Sanığın verdiği tepkiyi
birlikte değerlendirmelidir.
Bu nedenle tek bir mesaj veya söz dosyanın tamamından bağımsız şekilde ele alınmamalıdır.
İlk Haksız Hareketin Kimden Geldiği Önemli Midir?
Evet.
Haksız tahrik davalarında en önemli tartışmalardan biri ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğidir.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre kural olarak mağdura karşı ilk haksız davranışı gerçekleştiren kişi, mağdurun buna verdiği olağan tepki nedeniyle daha sonra haksız tahrik hükümlerinden yararlanamaz.
Ancak mağdurun verdiği tepkinin failin ilk hareketine göre açık şekilde aşırı ve orantısız olması hâlinde bu tepki başlı başına yeni bir haksız fiil oluşturabilir ve fail bakımından haksız tahrik değerlendirmesi yapılabilir.
Örneğin basit bir sözlü tartışmaya karşı çok ağır bir fiziksel saldırıyla karşılık verilmesi hâlinde tarafların eylemlerinin ağırlığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İlk Haksız Hareketin Kimden Geldiği Belli Değilse Ne Olur?
Ceza yargılamasında olayın nasıl başladığının belirlenemediği durumlarla sık karşılaşılmaktadır.
Tarafların birbirlerinden farklı anlatımlarda bulunması, kamera kaydının bulunmaması veya bağımsız tanık olmaması hâlinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tartışmalı olabilir.
Bu durumda;
- Tanık ifadeleri,
- Kamera görüntüleri,
- Mesaj kayıtları,
- Adli raporlar,
- Olayın oluş şekli,
- Tarafların savunmaları
birlikte değerlendirilmelidir.
Ceza yargılamasının genel ilkeleri gereğince sanık aleyhine sonuç doğuracak bir hususun kesin olarak belirlenemediği durumlarda şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gündeme gelebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun haksız tahrik değerlendirmelerinde de olayın başlangıcı ve tarafların karşılıklı davranışlarının birlikte incelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Karşılıklı Kavga Varsa Haksız Tahrik Uygulanır Mı?
Uygulanabilir ancak otomatik değildir.
Karşılıklı kavga veya tartışma bulunan dosyalarda mahkeme yalnızca son hareketi değil olayın tamamını değerlendirmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre tarafların karşılıklı haksız davranışları bulunduğunda;
- Hangi tarafın olayı başlattığı,
- Eylemlerin ağırlığı,
- Etki-tepki ilişkisi,
- Tepkinin orantılı olup olmadığı,
- Haksız hareketlerin ulaştığı boyut
değerlendirilmelidir.
Özellikle karşı tarafın tepkisi başlangıçtaki eyleme göre açık şekilde aşırı hâle gelmişse yeni bir haksız hareketin ortaya çıktığı kabul edilebilir.
Haksız Tahrik İçin Suçun Hemen İşlenmesi Gerekir Mi?
Her durumda suçun haksız hareketten birkaç saniye sonra işlenmesi şart değildir.
Önemli olan haksız hareketin fail üzerinde meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisinin suç işlendiği sırada devam edip etmediğidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabul edilmesi gereken durumlarda belirli bir zaman geçmiş olmasının tek başına tahrik hükümlerini ortadan kaldırmayabileceğini kabul etmektedir.
Ancak aradan uzun süre geçmiş, kişi sakinleşmiş, olay üzerinde düşünmüş ve daha sonra planlı şekilde suç işlemişse haksız tahrik şartlarının bulunup bulunmadığı çok daha farklı değerlendirilir.
Bu nedenle;
“Olayın üzerinden birkaç saat geçti, artık kesinlikle haksız tahrik olmaz.”
şeklinde mutlak bir süre kuralı bulunmamaktadır.
Önceden Planlanan Suçta Haksız Tahrik Olur Mu?
Haksız tahrikin temelinde haksız fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin failin iradesi üzerindeki etkisi bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu haksız tahriki, failin haksız hareketin etkisi nedeniyle kendisini suç işlemekten alıkoyma yeteneğinin azalmasıyla açıklamaktadır.
Bu nedenle failin olaydan bağımsız şekilde önceden suç işlemeye karar verdiğinin anlaşılması haksız tahrik savunmasını zayıflatabilir.
Ancak planlama bulunduğu iddiası da dosyadaki somut deliller üzerinden değerlendirilmelidir.
Kıskançlık Tek Başına Haksız Tahrik Midir?
Hayır.
Bir kişinin yalnızca kıskançlık duyması, öfkelenmesi veya karşı tarafın davranışlarından hoşlanmaması tek başına TCK m.29 anlamında haksız tahrik oluşturmaz.
Kanun açık şekilde “haksız bir fiil” bulunmasını aramaktadır.
Dolayısıyla failin sübjektif olarak kızmış veya kıskanmış olması yeterli değildir.
Somut olayda mağdurdan kaynaklanan hukuken haksız kabul edilebilecek bir davranış bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Haksız Tahrik ile Meşru Müdafaa Aynı Şey Midir?
Hayır.
Haksız tahrik ile meşru savunma birbirinden tamamen farklı kurumlardır.
Meşru savunmada devam eden veya gerçekleşmesi muhakkak haksız bir saldırının o anda ve saldırıyla orantılı şekilde bertaraf edilmesi söz konusudur. Şartları tamamen gerçekleşmişse fiil hukuka uygun kabul edilir ve kişiye ceza verilmez.
Haksız tahrikte ise kişi haksız fiilin oluşturduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle suç işlemektedir. İşlenen fiil hukuka uygun hâle gelmez ancak failin kusurundaki azalma nedeniyle cezasında indirim yapılır.
Bu nedenle;
“Bana önce o vurdu, yaptığım her şey meşru müdafaadır.”
veya
“Karşı taraf haksızdı, ceza almam.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Somut olayın şartlarına göre meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması veya haksız tahrik hükümlerinden hangisinin uygulanabileceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Haksız Tahrik ile Takdiri İndirim Birlikte Uygulanabilir Mi?
Şartları bulunuyorsa evet.
Haksız tahrik TCK m.29'da düzenlenen ve ceza sorumluluğunu azaltan özel bir nedendir.
Takdiri indirim ise TCK m.62 kapsamında ayrı şartlara sahip başka bir indirim kurumudur.
Mahkeme önce suç için temel cezayı ve uygulanması gereken artırma veya indirim nedenlerini kanundaki sıraya göre değerlendirir. Şartları oluşmuşsa haksız tahrik indiriminin yanında ayrıca takdiri indirim hükümlerinin uygulanması da mümkün olabilir.
Ancak TCK m.62'nin uygulanıp uygulanmayacağı da somut dosyada ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Haksız Tahrik İndirimi Otomatik Olarak Uygulanır Mı?
Hayır.
Sanığın haksız tahrik altında hareket ettiğini söylemesi tek başına yeterli değildir.
Mahkeme;
- Olayın başlangıcını,
- Mağdurun davranışlarını,
- Sanığın savunmasını,
- Tanık ifadelerini,
- Kamera ve ses kayıtlarını,
- Mesajları,
- Adli raporları,
- Tarafların olay öncesindeki ilişkisini
birlikte değerlendirmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik yaklaşımında da haksız fiilin varlığı, fail üzerinde oluşturduğu etki ve suçun bu etkinin sonucu olarak işlenmesi birlikte aranmaktadır.
Haksız Tahrik Savunması Nasıl İspatlanabilir?
Haksız tahrik iddiası dosyanın özelliğine göre farklı delillerle ortaya konulabilir.
Örneğin;
- WhatsApp mesajları,
- Kamera kayıtları,
- Ses kayıtları,
- Tanık anlatımları,
- Önceki şikâyetler,
- Hastane ve darp raporları,
- Olay yeri görüntüleri,
- Telefon kayıtları,
- Kolluk tutanakları
olayın nasıl başladığının ve mağdurdan kaynaklanan haksız bir hareket bulunup bulunmadığının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle karşılıklı kavga dosyalarında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin doğru şekilde tespit edilmesi sonuç ceza bakımından ciddi fark yaratabilir.
Sonuç
Haksız tahrik, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasının azaltılmasını sağlayan bir ceza hukuku kurumudur.
TCK m.29 kapsamında;
- Ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl,
- Müebbet hapis yerine 12-18 yıl,
- Diğer cezalarda ise 1/4 ile 3/4 arasında indirim
uygulanabilir.
Ancak indirim oranı otomatik değildir. Mahkeme haksız hareketin niteliğini, olayın gelişimini ve fail üzerindeki etkisini değerlendirerek indirim miktarını belirler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da tarafların karşılıklı eylemlerinin, ilk haksız hareketin ve etki-tepki arasındaki oranın somut olay kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
Bu nedenle;
“Karşı taraf bana hakaret etti, cezam kesin olarak dörtte üç azalır.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Somut olayda ilk haksız hareketin kimden geldiği, hareketin ağırlığı, failin suçu hangi ruhsal durum altında işlediği ve tarafların eylemleri arasındaki ilişki birlikte değerlendirilmelidir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında haksız tahrik, meşru müdafaa, kasten yaralama, kasten öldürme ve ağır ceza davalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51