Savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade veren kişinin yanında her durumda avukat bulunması zorunlu değildir. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bazı hâllerde müdafi bulunması zorunlu tutulmuştur.
Bunun dışında şüpheli, avukatla ifade vermek istiyorsa bu hakkını kullanabilir. CMK m.149 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. Soruşturma aşamasındaki ifade işleminde en fazla üç avukat hazır bulunabilir ve müdafiin ifade sırasında şüphelinin yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez.
Dolayısıyla;
“Savcılıkta ifade veriyorsan mutlaka avukat olmak zorunda.”
şeklindeki genel ifade doğru olmadığı gibi;
“Savcı karşısında avukata ihtiyaç yoktur.”
yaklaşımı da doğru değildir.
Özellikle ciddi suç isnatlarında ifade verilmeden önce bir ceza avukatı tarafından dosyanın değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
Hangi Durumlarda Avukat Bulundurmak Zorunludur?
CMK m.150 uyarınca bazı durumlarda şüphelinin talebi olup olmadığına bakılmaksızın müdafi görevlendirilir.
Şüpheli veya sanığın müdafii bulunmuyorsa;
- Çocuk olması,
- Kendisini savunamayacak derecede malul olması,
- Sağır ve dilsiz olması,
- Hakkındaki suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi
hâllerinde müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Adalet Bakanlığının 2026 yılına ilişkin açıklamalarında da bu zorunlu müdafilik koşulları aynı şekilde belirtilmektedir.
Örneğin isnat edilen suçun cezası;
5 yıldan 10 yıla kadar
ise alt sınır beş yıl olduğundan yalnız bu nedenle CMK m.150/3 kapsamındaki şart oluşmayabilir.
Buna karşılık suçun alt sınırı;
6 yıl hapis
ise müdafi zorunluluğu gündeme gelir.
Kanundaki ölçüt cezanın üst sınırı değil, alt sınırının beş yıldan fazla olmasıdır.
Avukat Tutacak Maddi İmkânım Yoksa Ne Olur?
Şüpheli özel avukat tutmak zorunda değildir.
CMK m.150/1 uyarınca şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını bildirir ve avukat yardımından yararlanmak isterse kendisine baro tarafından müdafi görevlendirilir.
Dolayısıyla kişi;
“Avukatım yok ama avukatla ifade vermek istiyorum.”
diyebilir.
Zorunlu müdafilik hâllerinde ise kişinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.
Savcı “Avukata Gerek Yok” Diyebilir Mi?
Şüphelinin avukat yardımından yararlanma hakkı engellenemez.
CMK m.149/3 açık biçimde müdafiin soruşturmanın her aşamasında şüpheliyle görüşme, ifade sırasında yanında bulunma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle şüpheli;
“Avukatımla birlikte ifade vermek istiyorum.”
dediğinde, kanuni hakkını kullanmaktadır.
Savcılık İfadesinden Önce Avukat Dosyayı İnceleyebilir Mi?
Kural olarak müdafiin soruşturma dosyasını inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisi bulunmaktadır.
Ancak soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimali bulunan bazı suçlarda, kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde sulh ceza hâkimliği kararıyla dosyaya erişim belirli ölçüde kısıtlanabilir.
Bu nedenle avukat her soruşturmada dosyanın tüm içeriğini sınırsız biçimde görebilecek diye kesin bir kural bulunmamaktadır.
Buna rağmen ifade öncesinde;
- Suçlamanın ne olduğu,
- Şüpheliye hangi fiilin isnat edildiği,
- Ulaşılabilen temel deliller,
- Şüphelinin lehine olan deliller
mümkün olduğunca değerlendirilmelidir.
Savcılıkta Avukatsız Verilen İfade Geçerli Midir?
Zorunlu müdafilik gerektiren bir durum bulunmuyorsa ve şüpheliye hakları usulüne uygun şekilde hatırlatılmışsa, kişinin Cumhuriyet savcısına avukatsız ifade vermesi sırf avukat bulunmadığı için kendiliğinden geçersiz değildir.
Burada kolluk ifadesiyle savcılık ifadesinin birbirine karıştırılmaması gerekir.
CMK m.148/4 uyarınca;
müdafi hazır bulunmadan kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından daha sonra hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Bu özel düzenleme doğrudan kollukça alınan ifade hakkındadır.
Dolayısıyla;
“Avukatsız verilen her ifade geçersizdir.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Polis İfadesi ile Savcılık İfadesi Arasında Ne Fark Vardır?
Polis veya jandarma tarafından alınan ifade kolluk ifadesidir.
Cumhuriyet savcısının bizzat aldığı ifade ise savcılık ifadesidir.
Bu ayrım özellikle CMK m.148/4 bakımından önemlidir. Kanun, müdafi olmadan kollukça alınan ifadenin hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmaması hâlinde hükme esas alınamayacağını açıkça düzenlemektedir.
Ayrıca aynı olay hakkında şüphelinin yeniden ifadesinin alınması gerektiğinde, CMK m.148/5 gereğince bu yeni ifade işlemi yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Şüphelinin Susma Hakkı Var Mıdır?
Evet.
Şüpheli savcılıkta da kendisine yöneltilen suçlama hakkında açıklama yapmama, yani susma hakkına sahiptir.
Susma hakkının kullanılması;
suçun kabul edildiği anlamına gelmez.
Ancak her dosyada susma hakkını kullanmak en doğru savunma yöntemi değildir.
Örneğin şüphelinin elinde;
- Suç tarihinde başka yerde olduğunu gösteren kayıt,
- Kamera görüntüsü,
- Banka dekontu,
- Mesaj,
- Sözleşme,
- Tanık
bulunuyorsa bunların zamanında ileri sürülmesi soruşturmanın yönünü değiştirebilir.
Bu nedenle;
“Her durumda sus.”
veya
“Her şeyi anlat.”
şeklinde dosyadan bağımsız tavsiyeler yerine somut soruşturmanın değerlendirilmesi gerekir.
Avukat İfade Sırasında Şüphelinin Yerine Konuşabilir Mi?
Avukat şüphelinin yerine ifade veren kişi değildir.
İfade şüphelinin kendi beyanıdır.
Ancak müdafi;
- Hukuki yardım sunabilir,
- Hak ihlali varsa müdahale edebilir,
- Sorunun hukuki niteliğini açıklayabilir,
- Beyanın yanlış tutanağa geçirilmesine karşı çıkabilir,
- İfade sonrasında hukuki açıklamalarını tutanağa geçirtmek isteyebilir.
Avukatın görevi şüphelinin yerine olay uydurmak veya cevap vermek değil, savunma hakkının etkin şekilde kullanılmasını sağlamaktır.
Savcılık İfadesinden Sonra Tutuklamaya Sevk Edilirsem Avukat Zorunlu Mudur?
Tutuklama talebi söz konusu olduğunda durum değişir.
CMK m.101/3 uyarınca tutuklama istendiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
Örneğin savcı;
- Şüphelinin ifadesini alır,
- Şüpheliyi tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk eder,
- Sulh ceza hâkimliği sorgu yapar.
Bu tutuklama sorgusu aşamasında müdafi bulunması gerekir.
Dolayısıyla savcılık ifadesinde müdafi zorunlu olmadığı bir dosyada dahi tutuklamaya sevk aşamasında müdafi zorunluluğu ortaya çıkabilir.
Avukat İstemeden İfade Vermek Sonradan Sorun Olur Mu?
Somut dosyaya göre olabilir.
Şüphelinin ilk ifadesinde söylediği hususlar soruşturmanın ilerleyen aşamalarında;
- Kamera görüntüleri,
- HTS kayıtları,
- Telefon incelemeleri,
- Banka hareketleri,
- Tanık beyanları
ile karşılaştırılabilir.
İlk ifade ile sonraki savunmalar arasında ciddi çelişkiler oluşması hâlinde bu durum yargılama sırasında tartışılabilir.
Bu nedenle;
“Şimdilik bir şeyler söyleyeyim, sonra avukatla değiştiririz.”
yaklaşımı sağlıklı değildir.
Özellikle ağır ceza dosyalarında ilk ifadenin dosya stratejisi bakımından önemi büyüktür.
Avukat İfade Tutanağını Kontrol Edebilir Mi?
Evet.
Şüphelinin gerçek beyanının tutanağa doğru geçirilmesi önemlidir.
Örneğin şüpheli;
“Parayı ticari ilişki nedeniyle aldım.”
demişken tutanağa yalnızca;
“Parayı aldım.”
yazılması savunmanın hukuki anlamını tamamen değiştirebilir.
Bu nedenle ifade sonunda tutanak dikkatlice okunmalı ve;
- Eksik,
- Yanlış,
- Şüphelinin söylemediği
bir ifade varsa düzeltilmesi istenmelidir.
İfade Sırasında Baskı veya Tehdit Yapılabilir Mi?
Hayır.
CMK m.148 uyarınca şüphelinin beyanının özgür iradesine dayanması gerekir.
Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi kişinin iradesini etkileyen yöntemlerle ifade alınamaz. Bu yöntemlerle elde edilen ifadeler kişi sonradan rıza gösterse dahi delil olarak değerlendirilemez.
Savcılıkta İfade Verirken Avukat Bulundurmanın Önemi Nedir?
Avukatın ifade sırasında bulunması özellikle;
- Suçlamanın hukuki niteliğinin anlaşılması,
- Şüphelinin haklarının korunması,
- Lehine olan delillerin zamanında bildirilmesi,
- İfade tutanağının doğru tutulması,
- Tutuklama veya adli kontrol riskinin değerlendirilmesi
bakımından önem taşır.
Örneğin dolandırıcılık dosyasında olay aslında bir ticari veya hukuki uyuşmazlık olabilir.
Uyuşturucu dosyasında ele geçirilen maddenin;
kullanma mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğu
tartışma konusu olabilir.
Kasten yaralama dosyasında ise;
- Meşru savunma,
- İlk haksız hareket,
- Karşılıklı yaralama
gibi hususlar önem taşıyabilir.
Dolayısıyla ifade yalnızca “olayı anlatmak” değildir; aynı zamanda soruşturmanın hukuki çerçevesinin oluştuğu önemli bir aşamadır.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Savcılık İfadesi
Bir Esenyurt ceza avukatı tarafından savcılık ifadesi öncesinde kişinin dosyadaki sıfatı, isnat edilen suç ve mevcut deliller değerlendirilmelidir.
Bir Büyükçekmece ceza avukatı ile Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen bir soruşturmada ifade verilecekse, özellikle ifade sonrasında adli kontrol veya tutuklama talebi bulunup bulunmadığı dosyanın niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Bir Beylikdüzü ceza avukatı tarafından ifade öncesinde dijital deliller, HTS, banka hareketleri veya tanık anlatımlarıyla savunmanın çelişip çelişmediği incelenebilir.
Bir Bahçeşehir ceza avukatı veya ağır ceza avukatı ile yürütülen ciddi ceza soruşturmalarında ise müdafi yardımından soruşturmanın mümkün olan en erken aşamasında yararlanılması savunma hakkının etkin kullanılması açısından önem taşır.
Sonuç
Savcılıkta ifade verirken her durumda avukat bulundurmak zorunlu değildir.
Ancak CMK m.150 gereğince;
- Çocuk,
- Kendisini savunamayacak derecede malul,
- Sağır ve dilsiz şüpheliler ile
- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların şüphelileri
bakımından müdafi bulunması zorunludur.
Bunun dışında şüpheli de avukat yardımından yararlanmak istediğini bildirebilir. Müdafi seçebilecek durumda değilse istemi üzerine baro tarafından avukat görevlendirilir.
Ayrıca önemli bir ayrım olarak;
müdafisiz kolluk ifadesi, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu kural, her avukatsız savcılık ifadesinin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Savcılık ifadesinden sonra şüphelinin tutuklamaya sevk edilmesi hâlinde ise CMK m.101/3 gereğince müdafi yardımından yararlanması gerekir.
Sonuç olarak, avukatın zorunlu olmadığı dosyalarda dahi özellikle hapis cezası riski yüksek olan soruşturmalarda ifade vermeden önce hukuki durumun değerlendirilmesi önemlidir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında savcılık ifadesi, gözaltı, adli kontrol, tutuklama ve ceza soruşturmalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51