Boşanma Davasında Çocuğun Şehir Dışına Taşınması Mümkün Mü?

Boşanma sonrasında velayeti kendisine verilen anne veya babanın iş, aile desteği, ekonomik koşullar, yeniden evlenme veya başka nedenlerle farklı bir şehre taşınmak istemesi sık karşılaşılan bir durumdur.

Bu noktada;

“Velayet bende, çocuğu istediğim şehre götürebilirim.”

veya;

“Ben izin vermeden çocuk başka şehre götürülemez.”

şeklindeki iki kesin yaklaşım da her olay bakımından doğru değildir.

Velayet tek başına anne veya babadan birine verilmişse, Türk Medeni Kanunu'nda çocuğun Türkiye içerisinde başka bir şehre taşınmasını her durumda diğer ebeveynin önceden yazılı iznine bağlayan genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte velayet hakkı sınırsız bir hak değildir.

Türk Medeni Kanunu'nun 339. maddesine göre velayet hakkını kullanan ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitimiyle ilgili kararları çocuğun menfaatini gözeterek almak zorundadır. TMK m.183 ise velayet sahibi anne veya babanın “başka bir yere gitmesi” gibi yeni durumların gerekli kılması hâlinde hâkimin yeni önlemler alabileceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla şehir değişikliği mümkündür; ancak taşınma çocuğun eğitimini, yaşam düzenini veya diğer ebeveynle kişisel ilişkisini ciddi biçimde etkiliyorsa aile mahkemesinin müdahalesi gündeme gelebilir.

Bir boşanma avukatı tarafından böyle bir uyuşmazlık değerlendirilirken temel ölçüt anne veya babanın taşınmak isteyip istememesi değil, taşınmanın çocuğun üstün yararına etkisidir.

Velayeti Alan Anne Çocuğu Başka Şehre Götürebilir Mi?

Kural olarak velayet anneye verilmişse anne çocuğun günlük yaşamı, eğitimi ve bakımıyla ilgili önemli kararları velayet hakkı kapsamında alır.

Türk Medeni Kanunu'nun 21. maddesine göre anne ve babanın ortak yerleşim yeri bulunmadığında velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, çocuğun kendisine bırakıldığı anne veya babanın yerleşim yeridir.

Ancak bundan;

“Anne istediği zaman çocuğu Türkiye'nin istediği yerine götürür ve babayla görüşmesini fiilen ortadan kaldırabilir.”

sonucu çıkarılamaz.

Çünkü velayeti kullanmayan ebeveynin de çocukla kişisel ilişki kurma hakkı bulunmaktadır.

TMK m.323 uyarınca velayeti altında bulunmayan anne veya baba çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. TMK m.324'e göre de velayet sahibi ebeveyn diğer ebeveyn ile çocuğun kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmak zorundadır.

Bu nedenle şehir değişikliği çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin fiilen kesilmesine araç hâline getirilmemelidir.

Velayeti Alan Baba Çocuğu Başka Şehre Taşıyabilir Mi?

Aynı kurallar baba bakımından da geçerlidir.

Velayetin babaya verilmiş olması hâlinde baba da çocuğun yaşam düzenine ilişkin kararları velayet hakkı kapsamında alabilir.

Ancak;

  • Anneyle kişisel ilişkiyi engellemek,
  • Çocuğun adresini gizlemek,
  • Mahkeme kararındaki görüş günlerini uygulanamaz hâle getirmek

amacıyla gerçekleştirilen taşınma velayet hakkının kullanımı bakımından ciddi sorun oluşturabilir.

Aile hukukunda değerlendirme tarafların cinsiyetine göre değil, çocuğun üstün yararına göre yapılmaktadır.

Çocuğun Başka Şehre Taşınması İçin Diğer Eşin İzni Şart Mıdır?

Türkiye içinde ve tek ebeveyn velayeti söz konusu olduğunda, her şehir değişikliğinde diğer ebeveynden noter muvafakati alınmasını zorunlu kılan genel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Ancak somut dosyada daha önce verilmiş;

  • Özel bir velayet kararı,
  • Tedbir kararı,
  • Çocuğun ikamet yerine ilişkin düzenleme,
  • Kişisel ilişki hükmü

bulunabilir.

Ayrıca şehir değişikliği mevcut mahkeme kararındaki kişisel ilişkinin uygulanmasını önemli ölçüde güçleştiriyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

TMK m.183'ün “başka bir yere gitme” durumunu açık biçimde yeni önlem alınabilecek hâller arasında sayması da bu nedenle önemlidir.

Başka Şehre Taşınmak Velayetin Otomatik Olarak Değişmesine Neden Olur Mu?

Hayır.

Velayet sahibi ebeveynin İstanbul'dan İzmir'e, Ankara'dan Antalya'ya veya başka bir şehre taşınması halinde velayet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez.

TMK m.183;

“Başka yere gitti, velayet mutlaka değişir.”

dememektedir.

Kanun, yeni durumun gerekli kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alacağını düzenlemektedir.

Dolayısıyla taşınmanın çocuğa gerçek etkisi araştırılmalıdır.

Örneğin çocuk;

  • Yeni okuluna uyum sağlamış,
  • Sağlıklı bir ev ortamında yaşıyor,
  • Bakımı düzenli şekilde karşılanıyor,
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkisini sürdürebiliyor

ise sırf şehir değişikliği nedeniyle velayetin değiştirilmesi gerekmeyebilir.

Hangi Durumlarda Taşınma Velayetin Değiştirilmesine Neden Olabilir?

Taşınma çocuğun üstün yararını ciddi biçimde olumsuz etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi talebi gündeme gelebilir.

Örneğin;

  • Çocuğun eğitimi ciddi biçimde aksıyorsa,
  • Sürekli okul değiştiriliyorsa,
  • Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisi fiilen kesiliyorsa,
  • Taşınmanın asıl amacı diğer ebeveynle görüşmeyi engellemekse,
  • Çocuğun yeni yaşam koşulları açık biçimde olumsuzsa

mahkeme yeni velayet düzenlemesine ihtiyaç olup olmadığını değerlendirebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun velayetin değiştirilmesine ilişkin yaklaşımında de velayet sahibi tarafın başka bir yere gitmesi, ancak çocuğun menfaatini etkilediği ölçüde yeni velayet düzenlemesine dayanak olabilecek değişikliklerden biri olarak kabul edilmektedir.

Şehir Değişikliği Tek Başına Velayet Değişikliği İçin Yeterli Midir?

Kural olarak hayır.

Mahkemenin temel sorusu şudur:

Çocuğun mevcut velayet düzeninin devam etmesi artık çocuğun yararına aykırı hâle gelmiş midir?

Sadece;

“Anne İstanbul'dan Ordu'ya taşındı.”

veya;

“Baba Ankara'dan İzmir'e gitti.”

demek velayetin değiştirilmesi için her zaman yeterli değildir.

Çocuğun;

  • Yaşı,
  • Eğitimi,
  • Okul başarısı,
  • Sosyal çevresi,
  • Anne ve babayla ilişkisi,
  • Yeni şehirdeki barınma koşulları,
  • Bakım düzeni

birlikte değerlendirilir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından velayet değişikliği davası hazırlanırken bu nedenle yalnızca kilometre mesafesine değil, taşınmanın çocuk üzerindeki somut sonuçlarına odaklanılmalıdır.

Taşınma Diğer Ebeveynle Görüşmeyi Zorlaştırıyorsa Ne Olur?

Bu durumda öncelikle kişisel ilişkinin yeni şartlara göre yeniden düzenlenmesi gündeme gelebilir.

Örneğin taraflar boşanırken aynı şehirde yaşamaktadır ve mahkeme;

“Her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu”

şeklinde görüş düzenlemiştir.

Daha sonra velayet sahibi ebeveyn çocukla 800 kilometre uzağa taşınmış olabilir.

Bu durumda iki haftada bir kısa hafta sonu görüşmesi;

  • Çocuk açısından yorucu,
  • Ulaşım açısından masraflı,
  • Okul düzeni açısından zor

hâle gelebilir.

Mahkeme bu durumda daha seyrek fakat daha uzun süreli;

  • Yarıyıl tatili,
  • Yaz tatili,
  • Bayram dönemleri

üzerinden kişisel ilişki kurulmasına karar verebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16 Nisan 2024 tarihli, 2024/1306 Esas ve 2024/2480 Karar sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ebeveynlerin farklı şehirlerde yaşamaya başlaması nedeniyle çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi değerlendirilmiş ve yeni koşullara göre daha uzun kişisel ilişki süreleri oluşturulmuştur.

Taşınan Ebeveyn Çocuğu Göstermek Zorunda Mıdır?

Evet.

Şehir değiştirmek mahkeme tarafından kurulmuş kişisel ilişki kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

TMK m.323 diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını güvence altına almakta, TMK m.324 ise velayet sahibi ebeveyni bu ilişkiyi zedelemekten kaçınmakla yükümlü tutmaktadır.

Dolayısıyla;

“Artık başka şehirdeyiz, çocukla görüşmeniz mümkün değil.”

şeklinde tek taraflı davranılması doğru değildir.

Mevcut karar yeni şartlara uygun değilse aile mahkemesinden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilmelidir.

Çocukla Görüşmeyi Engellemek Velayetin Değişmesine Neden Olabilir Mi?

Somut olayın ağırlığına göre evet.

Çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasının sistematik biçimde engellenmesi velayet hakkının kullanımı bakımından önemli bir sorundur.

TMK m.324 açıkça anne ve babanın diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınması gerektiğini düzenlemektedir.

Örneğin velayet sahibi ebeveyn;

  • Sürekli adres değiştiriyor,
  • Adresini gizliyor,
  • Görüş günlerinde çocuğu teslim etmiyor,
  • Şehir değişikliğini kişisel ilişkiyi engellemek için kullanıyor

ise bu durum velayet değişikliği davasında ciddi şekilde değerlendirilebilir.

Ancak yine de velayet değişikliği bir cezalandırma yöntemi değildir.

Kararın çocuğun üstün yararına olması gerekir.

Taşınma Nedeniyle Mahkeme Kişisel İlişkiyi Yeniden Düzenleyebilir Mi?

Evet.

Hatta çoğu dosyada velayetin değiştirilmesinden önce daha ölçülü çözüm kişisel ilişki düzeninin yeni mesafeye göre değiştirilmesi olabilir.

Yargıtay'ın güncel uygulamasında çocuğun yaşı, okul düzeni, ebeveynlerin yaşam koşulları ve aralarındaki mesafe değerlendirilerek kişisel ilişkinin değiştirilebildiği görülmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11 Eylül 2024 tarihli, 2024/2714 Esas ve 2024/5657 Karar sayılı kararına konu olayda velayeti annede olan çocuğun anneyle birlikte Almanya'ya taşınması sonrasında babanın velayet değişikliği talebi reddedilmiş, buna karşılık çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişki daha geniş ve yeni şartlara uygun biçimde düzenlenmiştir.

Bu karar şehir veya ülke değişikliğinin otomatik velayet değişikliği anlamına gelmediğini, ancak kişisel ilişki düzeninin değişen koşullara uyarlanabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Çocuk Hangi Şehirde Teslim Edilir?

Bu konuda öncelikle mevcut mahkeme kararının hüküm bölümüne bakılmalıdır.

Mahkeme kararında;

  • Çocuğun nereden alınacağı,
  • Nerede teslim edileceği,
  • Saatler

belirlenmiş olabilir.

Şehir değişikliği sonrasında eski hüküm fiilen uygulanamaz veya çocuk açısından aşırı külfetli hâle gelmişse kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilmelidir.

Tarafların kendi aralarında sürekli;

“Sen getir.”

“Hayır, sen gelip al.”

tartışması yaşaması yerine açık ve infaz edilebilir bir mahkeme kararı alınması önemlidir.

Ulaşım Masraflarını Kim Öder?

Türk Medeni Kanunu'nda şehirler arası her kişisel ilişkide;

“Otobüs veya uçak masrafını kesin olarak şu taraf öder.”

şeklinde tek ve değişmez bir hüküm bulunmamaktadır.

Somut olayda;

  • Taşınmayı hangi tarafın gerçekleştirdiği,
  • Tarafların ekonomik durumları,
  • Mesafe,
  • Kişisel ilişki düzeni

önem taşıyabilir.

Mahkemeden kişisel ilişki yeniden düzenlenirken teslim şeklinin ve ulaşım yükünün uyuşmazlık yaratmayacak biçimde belirlenmesi talep edilebilir.

Velayet Sahibi Ebeveyn Adresini Diğer Ebeveynden Gizleyebilir Mi?

Her olayda aynı değerlendirme yapılamasa da sırf diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini engellemek amacıyla adresin gizlenmesi velayet yükümlülükleri bakımından sorun oluşturabilir.

Özellikle mahkeme kararı uyarınca çocuğun teslim edilmesi gereken hâllerde çocuğun nerede bulunduğunun sürekli saklanması kişisel ilişkinin fiilen engellenmesine yol açabilir.

Ancak;

  • Şiddet,
  • Uzaklaştırma kararı,
  • Can güvenliği riski

gibi özel durumlarda adres gizliliğine ilişkin ayrı koruma hükümleri bulunabilir.

Bu nedenle şiddet dosyaları ile sıradan kişisel ilişki uyuşmazlıkları aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Çocuğun Okulu Şehir Değişikliği Nedeniyle Değiştirilebilir Mi?

Velayet hakkı çocuğun eğitimine ilişkin kararları da kapsar.

TMK m.339'a göre velayet hakkını kullanan ebeveyn çocuğun bakım ve eğitimi bakımından gerekli kararları çocuğun menfaatini gözeterek alır. TMK m.340 da anne ve babanın çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlamasını ve korumasını öngörmektedir.

Dolayısıyla şehir değişikliği nedeniyle okul değiştirilebilir.

Ancak;

  • Sürekli okul değiştirmek,
  • Çocuğun eğitimini aksatmak,
  • Eğitim koşullarını ciddi biçimde kötüleştirmek

çocuğun üstün yararına aykırıysa velayet uyuşmazlığında önem kazanabilir.

Çocuk Eski Okulunda Kalmak İstiyorsa Ne Olur?

Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşü önem taşır.

TMK m.339, anne ve babanın çocuğa olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenleme imkânı tanımasını ve önemli konularda mümkün olduğunca çocuğun düşüncesini göz önünde tutmasını öngörmektedir.

Ancak çocuğun;

“Taşınmak istemiyorum.”

demesi tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez.

Mahkeme çocuğun görüşünü;

  • Yaşı,
  • Olgunluğu,
  • Eğitim düzeni,
  • Anne ve babayla ilişkisi

ile birlikte değerlendirir.

Çocuğun Görüşü Velayet Değişikliğinde Alınır Mı?

Çocuk yeterli idrak yaşına ve olgunluğa ulaşmışsa görüşünün alınması önemlidir.

Velayete ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme yalnızca anne ve babanın taleplerine göre değil, çocuğun güncel üstün yararına göre karar verir.

Bu nedenle şehir değişikliğinin çocuğun sosyal ve eğitim hayatını ciddi biçimde değiştirdiği dosyalarda sosyal inceleme raporu ve çocuğun görüşü önemli hâle gelebilir.

Sosyal İnceleme Raporu Alınabilir Mi?

Evet.

Mahkeme;

  • Çocuğun yeni ev ortamını,
  • Okul durumunu,
  • Ebeveynlerle ilişkisini,
  • Sosyal çevresini,
  • Yeni şehirdeki bakım koşullarını

değerlendirmek amacıyla sosyal inceleme yapılmasına karar verebilir.

Özellikle velayet değişikliği talep ediliyorsa uzman raporları çocuğun mevcut düzeninin gerçekten zarar görüp görmediğinin tespitinde önemli olabilir.

Türkiye Barolar Birliğinin 2026 tarihli çocuk hakları karar derlemesinde de Yargıtay'ın velayet değişikliğinde çocuğun alıştığı ortamın korunması, okul ve sosyal çevresi ile bedensel ve ruhsal gelişiminin birlikte değerlendirilmesine önem verdiği vurgulanmaktadır.

Yeni Şehirde Ekonomik Koşullar Daha İyiyse Velayet Değişir Mi?

Maddi koşullar önemli olmakla birlikte velayeti tek başına belirlemez.

Örneğin baba;

“Ben İstanbul'da yüksek gelir sahibiyim, anne çocuğu küçük bir şehre götürdü; velayet bana verilmeli.”

diyebilir.

Mahkeme yalnızca;

  • Evin büyüklüğüne,
  • Maaşa,
  • Aracın değerine

bakmaz.

Çocuğun;

  • Duygusal bağları,
  • Bakım düzeni,
  • Eğitim durumu,
  • Psikolojik gelişimi,
  • Mevcut istikrarı

çok daha geniş şekilde değerlendirilir.

Maddi imkanın daha yüksek olması tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez. Yargıtay'ın çocuk haklarına ilişkin güncel derlemesinde de maddi durum üstünlüğünün tek başına velayet değişikliği için yeterli kabul edilmediği belirtilmektedir.

Velayeti Olmayan Ebeveyn Çocuğun Şehir Dışına Çıkmasını Yasaklatabilir Mi?

Sırf diğer ebeveyn taşınıyor diye otomatik ve süresiz bir “şehir dışına çıkış yasağı” bulunduğu söylenemez.

Ancak somut bir risk varsa aile mahkemesinden;

  • Velayete ilişkin geçici önlem,
  • Çocuğun yerleşimine ilişkin düzenleme,
  • Kişisel ilişkinin korunmasına yönelik tedbir

talep edilebilir.

Özellikle boşanma davası henüz devam ediyorsa TMK m.169 uyarınca hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri resen alabilir.

Dolayısıyla riskli bir durumda yalnızca;

“Çocuğu götüremezsin.”

şeklinde sözlü itiraz etmek yerine aile mahkemesinden somut tedbir talep edilmelidir.

Boşanma Davası Devam Ederken Çocuk Başka Şehre Götürülebilir Mi?

Bu konu boşanma sonrasından daha hassastır.

Çünkü evlilik devam ettiği sürece anne ve baba kural olarak velayeti birlikte kullanır. TMK m.336 bunu açıkça düzenlemektedir. Ortak hayat sona ermişse veya ayrılık gerçekleşmişse mahkeme velayeti geçici olarak eşlerden birine verebilir.

Boşanma davası açıldığında ise TMK m.169 uyarınca hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir.

Bu nedenle boşanma davası devam ederken çocuğun fiilen kim yanında kalacağı konusunda uyuşmazlık varsa geçici velayet veya çocukla ilgili ara karar talep edilmesi önemlidir.

Taraflardan birinin çocuğu tek taraflı şekilde başka şehre götürmesi;

  • Çocuğun okulunu,
  • Diğer ebeveynle ilişkisini,
  • Yerleşik düzenini

ciddi şekilde etkiliyorsa mahkeme bunu geçici velayet değerlendirmesinde dikkate alabilir.

Geçici Velayet Verilmişse Çocukla Taşınılabilir Mi?

Geçici velayet kararı bulunan ebeveynin çocuğun günlük bakım ve yaşam düzenini sağlama konusunda daha geniş yetkisi bulunmaktadır.

Ancak geçici velayet de çocuğun üstün yararına uygun kullanılmak zorundadır.

Özellikle başka şehre taşınmanın;

  • Mahkemece kurulmuş kişisel ilişkiyi engellemesi,
  • Eğitimi bozması,
  • Çocuğu riskli yaşam koşullarına götürmesi

hâlinde karşı taraf ara kararın değiştirilmesini veya yeni tedbir alınmasını isteyebilir.

Şehir Değişikliğini Mahkemeye Bildirmek Gerekir Mi?

Her şehir değişikliğinde ayrıca mahkemeden “taşınma izni” alınacağına ilişkin genel bir kural bulunmamakla birlikte, devam eden bir velayet veya boşanma davası varsa çocuğun yaşam koşullarındaki önemli değişikliklerin dosyaya bildirilmesi yararlı ve bazı durumlarda gerekli olabilir.

Çünkü mahkeme velayet kararını çocuğun güncel yaşam koşullarına göre vermelidir.

Örneğin dava başında;

“Çocuk İstanbul'da bu okulda devam ediyor.”

denilmiş ancak yargılama sırasında çocuk Ordu'ya taşınmışsa, mahkemenin bu yeni durumu bilmesi gerekir.

Taşınmadan Önce Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi İstenebilir Mi?

Evet.

Hatta uyuşmazlığın büyümesini önlemek bakımından çoğu zaman daha sağlıklı yol budur.

Örneğin velayet sahibi anne iş nedeniyle üç ay sonra İstanbul'dan Trabzon'a taşınacağını biliyorsa mevcut;

“Her ayın 1. ve 3. hafta sonu”

düzeninin uygulanmasının zorlaşacağı açıktır.

Bu durumda taşınmayla birlikte;

  • Daha uzun yaz tatili,
  • Yarıyıl tatilinin belirli bölümü,
  • Bayramlar,
  • Teslim saatleri

üzerinden yeni kişisel ilişki talep edilebilir.

TMK m.183 zaten değişen koşullar nedeniyle gerekli önlemlerin yeniden alınmasına imkan vermektedir.

Şehir Değişikliği Nafakayı Etkiler Mi?

Taşınma nedeniyle çocuğun giderleri önemli ölçüde değişebilir.

Örneğin;

  • Okul,
  • Servis,
  • Kira,
  • Ulaşım

giderleri artmış veya azalmış olabilir.

Bu durumda iştirak nafakasının artırılması veya koşulları varsa yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca başka şehre taşınmak nafakayı otomatik olarak artırmaz veya azaltmaz.

Çocuğun gerçek ihtiyaçları ve anne-babanın ödeme güçleri esas alınır.

Velayet Değişirse Nafaka da Değişir Mi?

Evet.

Örneğin çocuk başlangıçta anne yanında olduğu için baba iştirak nafakası ödüyor olabilir.

Daha sonra velayet babaya verilirse önceki iştirak nafakası düzeninin aynı şekilde devam etmesi mümkün değildir.

Yeni durumda annenin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ekonomik gücü oranında katılması gündeme gelebilir.

TMK m.182 de velayeti kullanmayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğunu düzenlemektedir.

Şehir Değişikliği Çocuğu Görüş Günlerinde Uçağa Bindirmek Anlamına Gelirse Ne Olur?

Mahkeme kişisel ilişkiyi düzenlerken çocuğun;

  • Yaşını,
  • Sağlığını,
  • Okul durumunu,
  • Yolculuk süresini

dikkate almalıdır.

Örneğin dört yaşındaki çocuğun ayda dört kez uzun uçak veya otobüs yolculuğuna zorlanmasıyla 15 yaşındaki çocuk bakımından yapılacak değerlendirme aynı olmayabilir.

Bu nedenle mesafe arttığında görüşlerin sayısından ziyade nitelikli ve kesintisiz sürelerin artırılması daha uygun görülebilir.

Şehir Dışına Taşınmak Çocuğun Diğer Ebeveynden Koparılması İçin Kullanılabilir Mi?

Hayır.

Velayet hakkının temel amacı çocuğun korunması ve yetiştirilmesidir.

Diğer ebeveynden intikam almak veya çocuğun ilişkisini kesmek için kullanılamaz.

TMK m.324'ün velayet sahibi ebeveyne yüklediği temel yükümlülüklerden biri de diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi zedelememektir.

Bu nedenle şehir değişikliği;

“Artık bizi bulamaz, çocuğu da göremez.”

amacıyla gerçekleştiriliyorsa velayet hakkının kullanımı bakımından ciddi bir sorun oluşabilir.

Şehir Dışına Taşınma Velayet Davasında Nasıl İspatlanır?

Somut olaya göre;

  • Nüfus adres kayıtları,
  • Okul kayıtları,
  • Kira sözleşmesi,
  • İş kayıtları,
  • Sosyal inceleme raporu,
  • Çocuk teslimi kayıtları,
  • Mesajlar

kullanılabilir.

Örneğin velayet sahibi ebeveyn;

“Çocuk hâlen İstanbul'da.”

derken okul kaydı başka şehirde olabilir.

Ya da kişisel ilişkiyi engellemek amacıyla sürekli şehir değiştirdiğine ilişkin mesaj ve teslim tutanakları bulunabilir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Ne Zaman Açılabilir?

Velayet kararları değişen koşullara göre yeniden değerlendirilebilir.

Velayet sahibinin başka yere taşınması da TMK m.183'te açıkça yeni olgu örneği olarak sayılmıştır.

Bu nedenle;

“Velayet kararı daha iki yıl önce verildi, beş yıl beklemek gerekir.”

şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Çocuğun üstün yararını etkileyen ciddi yeni koşullar ortaya çıkmışsa velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Velayetin Değiştirilmesi Yerine Sadece Kişisel İlişki Değiştirilebilir Mi?

Evet ve birçok durumda daha ölçülü çözüm bu olabilir.

Örneğin çocuk velayet sahibi anne yanında mutlu ve düzenli yaşamaktadır; tek sorun şehir değişikliği nedeniyle babanın eski görüş günlerinin uygulanamamasıdır.

Bu durumda çocuğun bütün yaşam düzenini değiştirerek velayeti babaya vermek yerine, baba ile kişisel ilişkinin;

  • Daha uzun tatiller,
  • Yarıyıl dönemi,
  • Yaz ayları

üzerinden yeniden kurulması çocuğun üstün yararına daha uygun olabilir.

Yargıtay'ın 2024/5657 sayılı kararına yansıyan uyuşmazlıkta da velayet değişikliğinin reddedildiği, buna karşılık değişen yaşam koşulları nedeniyle kişisel ilişkinin yeniden ve daha geniş şekilde düzenlendiği görülmektedir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Çocuğun Başka Şehre Taşınması

Çocuğun şehir değiştirmesine ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca velayet kararına bakılması yeterli değildir. Taşınmanın çocuğun günlük yaşamına ve diğer ebeveynle ilişkisine nasıl yansıdığı incelenmelidir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından şehir değişikliği uyuşmazlığı değerlendirilirken çocuğun yeni ev ve okul koşullarının yanında mevcut kişisel ilişki kararının uygulanabilir olup olmadığı araştırılmalıdır.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen velayet değişikliği davasında TMK m.183 kapsamında taşınmanın tek başına değil, çocuk üzerindeki somut sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından velayet sahibi ebeveynin başka şehre taşınması halinde mevcut hafta sonu kişisel ilişki düzeninin mesafe nedeniyle uygulanamaz hâle gelip gelmediği ve yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile süreç takip edilirken taşınmanın kişisel ilişkiyi engellemek amacı taşıdığı ileri sürülüyorsa çocuk teslim kayıtları, yazışmalar, adres ve okul kayıtları gibi delillerin birlikte incelenmesi önemlidir.

Sonuç

Boşanma sonrasında velayet sahibi ebeveynin müşterek çocukla birlikte başka bir şehre taşınması mümkündür; ancak bu hak sınırsız değildir.

Türk Medeni Kanunu'nun 21. maddesine göre velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, anne ve babanın ortak yerleşim yeri bulunmuyorsa çocuğun kendisine bırakıldığı anne veya babanın yerleşim yeridir.

Bununla birlikte TMK m.183, velayet sahibi anne veya babanın başka bir yere gitmesini velayet ve kişisel ilişki bakımından yeniden önlem alınmasını gerektirebilecek değişikliklerden biri olarak açıkça saymaktadır.

Dolayısıyla başka şehre taşınmak;

velayeti otomatik olarak kaybettirmez.

Ancak taşınma;

  • Çocuğun eğitim düzenini bozuyor,
  • Çocuğun yaşam koşullarını olumsuzlaştırıyor,
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi fiilen ortadan kaldırıyor,
  • Çocuğun üstün yararına aykırı sonuç doğuruyorsa

aile mahkemesi kişisel ilişkiyi yeniden düzenleyebilir veya şartların ağırlığına göre velayet değişikliğini değerlendirebilir.

Yargıtay'ın güncel uygulaması da değişen yaşam koşulları karşısında doğrudan velayet değişikliğinin zorunlu olmadığını göstermektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11 Eylül 2024 tarihli, 2024/2714 Esas ve 2024/5657 Karar sayılı kararına konu olayda velayeti annede bulunan çocuğun anne ile yurt dışına taşınmasına rağmen velayetin değiştirilmesi talebi kabul edilmemiş; buna karşılık baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişki değişen şartlara uygun şekilde genişletilmiştir.

Ayrıca TMK m.323 ve 324 gereğince velayeti bulunmayan ebeveyn çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir ve velayet sahibi ebeveyn bu ilişkiyi zedelemekten kaçınmak zorundadır.

Bu nedenle çocuk başka şehre taşınacaksa özellikle şu sorular değerlendirilmelidir:

  • Taşınmanın gerçek nedeni nedir?
  • Çocuğun okul ve yaşam düzeni nasıl etkilenecek?
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişki devam edebilecek mi?
  • Mevcut görüş günleri yeni mesafede uygulanabilir mi?
  • Çocuğun yaşı ve görüşü nedir?
  • Yeni şehirde çocuğun bakım ve barınma koşulları nasıl olacaktır?
  • Taşınma çocuğun yararına mı, yoksa diğer ebeveynle ilişkiyi engellemek amacıyla mı gerçekleştirilmektedir?

Boşanma davası henüz devam ediyorsa durum daha dikkatli değerlendirilmelidir. Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba kural olarak velayeti birlikte kullanır; dava açıldığında ise TMK m.169 kapsamında mahkeme çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin geçici tedbirler alabilir.

Sonuç olarak;

“Velayet bende, istediğim yere giderim.”

yaklaşımı da,

“Çocuk başka şehre taşındı, velayet artık kesin bana verilir.”

yaklaşımı da tek başına hukuken doğru değildir.

Her durumda esas olan çocuğun üstün yararıdır.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında çocuğun başka şehre taşınması, velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, geçici velayet, iştirak nafakası ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut dosyanın koşullarına ve güncel Yargıtay uygulamasına göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, velayet ve çocukla kişisel ilişkiye ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES