Instagram, Facebook, X, TikTok ve benzeri sosyal medya platformları günümüzde boşanma davalarında sıkça delil olarak gündeme gelmektedir. Eşlerden birinin yaptığı fotoğraf veya video paylaşımı, başka kişilerle mesajlaşması, canlı yayınları, yorumları ya da sosyal medya profilindeki beyanları; somut olayın özelliklerine göre sadakat yükümlülüğüne aykırılık, güven sarsıcı davranış, hakaret, tehdit veya diğer boşanma vakıalarının ispatında kullanılabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi elektronik ortamdaki verileri açıkça “belge” kapsamında kabul etmektedir. Dolayısıyla sosyal medya ekran görüntüleri, elektronik mesajlar, fotoğraflar ve videolar hukuken delil niteliği taşıyabilecek elektronik veriler arasında yer alabilir.
Ancak sosyal medyada bulunan her içerik otomatik olarak boşanmada geçerli delil değildir.
Özellikle üç konu önem taşır:
- Paylaşımın gerçekten eşe ait olup olmadığı,
- İçeriğin boşanma davasındaki somut bir vakıayı ispatlayıp ispatlamadığı,
- Delilin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği.
HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından sosyal medya delilleri değerlendirilirken yalnızca ekran görüntüsünün içeriğine değil, kaydın nasıl elde edildiğine ve hangi vakıayı ispatlamak için kullanılacağına da bakılması gerekir.
Sosyal Medya Paylaşımları Hukuken Delil Sayılır Mı?
Evet.
HMK m.199;
- Fotoğraf,
- Film,
- Görüntü,
- Ses kaydı,
- Elektronik ortamdaki veriler
gibi uyuşmazlık konusu vakıayı ispata elverişli verileri “belge” olarak kabul etmektedir.
Dolayısıyla örneğin eşin Instagram hesabında yaptığı bir paylaşım veya TikTok canlı yayınındaki beyanı boşanma dosyasına sunulabilir.
Ancak “belge” niteliğinde olması, içeriğin tek başına kesin olarak doğru kabul edileceği anlamına gelmez.
Karşı taraf;
- Hesabın kendisine ait olmadığını,
- Görüntünün değiştirildiğini,
- Paylaşımın bağlamından koparıldığını,
- Ekran görüntüsünün manipüle edildiğini
ileri sürebilir.
Mahkeme bu durumda delili diğer delillerle birlikte değerlendirecektir.
Instagram Paylaşımları Boşanmada Delil Olur Mu?
Evet.
Instagram üzerindeki;
- Fotoğraflar,
- Videolar,
- Story paylaşımları,
- Reels içerikleri,
- Yorumlar,
- Profil açıklamaları
somut olayın niteliğine göre delil olabilir.
Örneğin evli bir kişinin başka bir kişiyle açık şekilde romantik ilişkiyi ortaya koyan paylaşımları sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiasında önem taşıyabilir.
Ancak eşin karşı cinsten biriyle yalnızca fotoğraf çektirmesi otomatik olarak zina veya sadakatsizlik anlamına gelmez.
Fotoğrafın;
- Nerede çekildiği,
- İlişkinin niteliği,
- Altındaki açıklamalar,
- Diğer mesaj ve kayıtlar
birlikte değerlendirilmelidir.
Facebook Paylaşımları Delil Olur Mu?
Evet.
Facebook'ta yapılan;
- Gönderiler,
- Fotoğraf paylaşımları,
- Yorumlar,
- Profil bilgileri,
- Mesajlaşmalar
somut olaya göre delil olabilir.
Ancak içeriğin gerçekten ilgili kişi tarafından oluşturulup oluşturulmadığı önemlidir.
Geçmiş Yargıtay uygulamasında bir kişinin başka bir kişiymiş gibi Facebook üzerinden sahte bir yazışma görüntüsü oluşturduğu durumda bu elektronik verinin hukuka uygun ve güvenilir delil kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Sosyal medya delillerinde gerçeklik ve kaynağın doğrulanması bu nedenle önem taşır.
TikTok Videoları Boşanma Davasında Kullanılabilir Mi?
Evet.
TikTok videoları ve canlı yayınları da diğer sosyal medya içerikleri gibi değerlendirilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23 Aralık 2024 tarihli, 2024/2846 Esas ve 2024/10345 Karar sayılı kararında kadının sosyal medyada yaptığı canlı yayınlarda kendisini bekâr olarak tanıtması kusur olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay bu davranışın da kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiş ve tarafların toplam kusurlarını yeniden değerlendirerek eşit kusurlu oldukları sonucuna ulaşmıştır. Kusur değişikliği nedeniyle kadın lehine verilen maddi ve manevi tazminat da bozulmuştur.
Bu karar sosyal medya kullanımının boşanma davalarında doğrudan kusur tespitini etkileyebileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Evli Olduğu Halde Sosyal Medyada “Bekâr” Yazmak Kusur Mudur?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23 Aralık 2024 tarihli güncel kararında sosyal medya canlı yayınlarında kendisini bekâr olarak tanıtan evli eşin bu davranışı kusur olarak değerlendirilmiştir.
Ancak her profil ayarı aynı sonucu doğurmaz.
Örneğin kişinin sosyal medya hesabında medeni durum bilgisini hiç belirtmemesi ile bilinçli biçimde insanlara;
“Ben bekârım.”
demesi aynı şey değildir.
Yine yalnızca evlilikten önce kullanılan kızlık soyadının sosyal medyada kullanılmaya devam edilmesi tek başına güven sarsıcı davranış değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli kararında kadının sosyal medya hesabında kızlık soyadını kullanmaya devam etmesinin kusur sayılamayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla sosyal medya davranışları kendi bağlamında değerlendirilmelidir.
Sosyal Medya Kullanmak Tek Başına Boşanmada Kusur Mudur?
Hayır.
Instagram, TikTok, Facebook veya X kullanmak tek başına boşanma sebebi değildir.
Kusur oluşturabilecek olan şey sosyal medya platformunun kullanılması değil, bu platform üzerinden gerçekleştirilen somut davranıştır.
Örneğin;
- Başka kişilerle güven sarsıcı yakınlık,
- Eşe yönelik hakaret,
- Evliliği gizleme,
- Tehdit,
- Özel hayatı ifşa etme
kusur oluşturabilir.
Buna karşılık yalnızca;
“Eşim sosyal medyada çok zaman geçiriyor.”
iddiası her durumda sadakat ihlali veya ağır kusur anlamına gelmez.
Yargıtay'ın 2023 tarihli uygulamasında da salt sosyal medya kullanımının güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Story Paylaşımı Delil Olur Mu?
Evet.
Instagram veya diğer uygulamalardaki süreli hikâye paylaşımları da ekran görüntüsü veya video kaydı şeklinde dosyaya sunulabilir.
Ancak Story 24 saat sonra silinebileceği için;
- Kullanıcı adı,
- Paylaşım tarihi,
- Paylaşımın tamamı,
- Mümkünse ekranın bütünü
korunmalıdır.
Sadece fotoğrafın kırpılmış biçimde sunulması halinde karşı taraf görüntünün başka bir hesaba veya tarihe ait olduğunu ileri sürebilir.
Bu nedenle özellikle önemli Story paylaşımlarında delilin kaynağının ve bütünlüğünün korunması önemlidir.
Silinen Sosyal Medya Paylaşımı Delil Olur Mu?
Paylaşım sonradan silinmiş olsa bile daha önce hukuka uygun biçimde alınmış ekran görüntüsü veya kayıt varsa bu veri mahkemeye sunulabilir.
Ancak karşı taraf delilin gerçekliğine itiraz edebilir.
Bu durumda ekran görüntüsünün;
- Tarihi,
- Hesap sahibi,
- Orijinal görünümü,
- Başka delillerle doğrulanabilirliği
önem kazanır.
Bir paylaşımın sonradan silinmiş olması onun hiç yapılmadığını otomatik olarak göstermez.
Aynı şekilde yalnızca bir ekran görüntüsünün bulunması da paylaşımın tartışmasız gerçek olduğu anlamına gelmez.
Ekran Görüntüsü Tek Başına Delil Olur Mu?
Ekran görüntüsü delil olabilir ancak her zaman tek başına yeterli olmayabilir.
Örneğin bir Instagram ekran görüntüsünün kolaylıkla;
- Düzenlenmesi,
- Kullanıcı adının değiştirilmesi,
- Tarihin kırpılması,
- Sahte hesap üzerinden oluşturulması
teknik olarak mümkündür.
Bu nedenle sosyal medya delilinin güvenilirliği tartışmalıysa başka delillerle desteklenmesi yararlı olabilir.
Örneğin;
- Tanık,
- Başka ekran görüntüleri,
- Karşı tarafın ikrarı,
- İlgili sosyal medya hesabındaki başka içerikler,
- Teknik inceleme
gündeme gelebilir.
HMK m.199 elektronik verileri belge kabul etmekte ancak her elektronik veriye mutlak ve kesin ispat gücü vermemektedir.
Ekran Görüntüsünü Noterden Tespit Ettirmek Zorunlu Mudur?
Hayır.
Sosyal medya paylaşımının kullanılabilmesi için her durumda noter tespiti yaptırılmış olması zorunlu değildir.
Ekran görüntüsü de mahkemeye sunulabilir.
Ancak paylaşımın sonradan silinme ihtimali veya içeriğin gerçekliğine yönelik ciddi uyuşmazlık bekleniyorsa noter veya başka güvenilir tespit yöntemleri delilin doğrulanması bakımından yararlı olabilir.
Noter tespiti de paylaşımın hukuki anlamını otomatik olarak belirlemez; esas olarak belirli tarihte belirli içeriğin mevcut olduğunun tespitini güçlendirir.
Herkese Açık Sosyal Medya Paylaşımı Kullanılabilir Mi?
Kamuya açık şekilde yapılan sosyal medya paylaşımının görülmesi ve ekran görüntüsünün alınması ile karşı tarafın kapalı hesabının şifresinin kırılması aynı hukuki durumda değildir.
Herkese açık içeriklerde hukuka aykırı elde etme riski genellikle daha düşüktür.
Ancak içeriğin;
- Davayla ilgili olması,
- Gereksiz kişisel veriler içermemesi,
- Manipüle edilmemesi
yine önemlidir.
Mahkemenin görevi yalnızca içeriğin internette bulunup bulunmadığına değil, uyuşmazlık konusu vakıayı ispatlamaya elverişli olup olmadığına da bakmaktır.
Gizli Hesaptaki Paylaşımlar Delil Olur Mu?
Burada delilin nasıl elde edildiği özellikle önemlidir.
Kişi gizli hesaptaki içeriği zaten hesabın takipçisi olduğu için normal şekilde görebiliyorsa durum ile hesabın şifresini kırarak veya sahte yöntemlerle hesabı ele geçirmek aynı değildir.
HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz.
Dolayısıyla;
“Boşanma davasında kullanacağım, istediğim hesaba girebilirim.”
şeklinde bir düşünce doğru değildir.
Eşin Şifresini Kırarak Alınan Instagram Mesajları Delil Olur Mu?
Kural olarak ciddi hukuka aykırılık sorunu doğurur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/101 Esas, 2024/7537 Karar sayılı kararında eşin telefonunun şifresinin kırılması veya zorla ele geçirilmesiyle elde edilen mesaj kayıtlarının özel hayatın gizliliğini ihlal eden hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ve hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.
Aynı ilke Instagram, Facebook veya diğer özel sosyal medya hesaplarına izinsiz erişim bakımından da önemlidir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından sosyal medya kayıtları incelenirken bu nedenle yalnızca içeriğin güçlü olup olmadığı değil, elde ediliş şekli de mutlaka değerlendirilmelidir.
Sahte Hesap Açarak Eşi Konuşturmak Delil Olur Mu?
Bu yöntem ciddi sorunlar doğurabilir.
Örneğin eşini başka biriymiş gibi kandırarak veya üçüncü bir kişinin kimliğine bürünerek konuşma üretmek, delilin güvenilirliği ve hukuka uygunluğu bakımından sorun yaratır.
Yargıtay uygulamasında sosyal medya üzerinde başka biri adına konuşma görüntüsü oluşturulduğu ve bunu yapan tarafın da bu durumu kabul ettiği bir olayda söz konusu kayıtların hükme esas alınamayacağı değerlendirilmiştir. (
Bu nedenle boşanma davası için yapay delil üretmekten veya kişiyi tuzağa düşürmeye yönelik sahte hesap yöntemlerinden kaçınılmalıdır.
Sosyal Medya Mesajları Delil Olur Mu?
Evet, ancak yine elde edilme yöntemi önemlidir.
Örneğin kişinin doğrudan tarafı olduğu Instagram DM konuşması söz konusuysa bu mesajların kullanılabilirliği ile eşin hesabına gizlice girilerek üçüncü kişilerle yaptığı konuşmaların alınması aynı değildir.
Mahkeme;
- Mesajın kaynağını,
- Taraflarını,
- İçeriğini,
- Elde edilme şeklini
değerlendirir.
Karşı taraf mesajların kendisine ait olmadığını ileri sürüyorsa aidiyet tartışması da gündeme gelebilir.
Instagram DM Mesajları Zina İspatlar Mı?
Her mesaj zina ispatlamaz.
Zina için TMK m.161 kapsamında cinsel ilişkinin gerçekleşmesi veya bu sonuca güçlü biçimde götüren koşulların bulunması gerekir.
Flörtöz mesajlaşmalar;
- Güven sarsıcı davranış,
- Sadakat yükümlülüğüne aykırılık
olarak değerlendirilebilir ancak her durumda zina anlamına gelmez.
Bununla birlikte mesaj içerikleri, fotoğraflar ve diğer deliller cinsel ilişkinin gerçekleşmesini çok güçlü şekilde ortaya koyuyorsa zina değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Yargıtay'ın sosyal medya görüntüleriyle ilgili uygulamasında da sosyal medya içeriklerinin ancak somut içeriğine göre zina veya daha genel sadakat ihlali bakımından değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
Başka Bir Kadın veya Erkekle Fotoğraf Paylaşmak Zina Mıdır?
Tek başına hayır.
İki kişinin birlikte fotoğrafının bulunması onların cinsel ilişkiye girdiğini göstermez.
Örneğin;
- İş arkadaşı,
- Akraba,
- Arkadaş,
- Grup seyahati
olabilir.
Ancak fotoğrafların içeriği, paylaşım açıklaması, diğer mesajlar ve olayın bütünü sadakat ihlalini ortaya koyabilir.
Dolayısıyla;
“Karşı cinsten biriyle fotoğrafı var, zina kesin.”
şeklinde bir değerlendirme hukuken doğru değildir.
Sosyal Medyadaki Romantik Paylaşımlar Kusur Olur Mu?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Evli kişinin başka biriyle ilişkisini açıkça ortaya koyan;
- Romantik fotoğraflar,
- “Sevgilim” şeklindeki ifadeler,
- Duygusal yakınlığı açıkça gösteren paylaşımlar
sadakat yükümlülüğünün ihlali bakımından önemli olabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/10345 sayılı kararında sosyal medya canlı yayınlarında kişinin kendisini bekâr olarak tanıtması dahi somut dosyada kusur olarak kabul edilmiştir.
Dolayısıyla sosyal medya üzerindeki davranışların evlilik statüsüyle çelişmesi kusur değerlendirmesine yansıyabilir.
Sosyal Medyada Eşe Hakaret Etmek Kusur Mudur?
Evet.
Hakaretin yüz yüze yapılması zorunlu değildir.
Eş hakkında Instagram, Facebook, X veya TikTok'ta;
- Küfür,
- Aşağılayıcı söz,
- Küçük düşürücü paylaşım,
- Ağır itham
yayınlanması boşanmada kusur oluşturabilir.
Paylaşım herkese açık şekilde yapılmışsa davranışın üçüncü kişiler önünde gerçekleşmiş olması kişilik haklarına etkisi bakımından ayrıca önem kazanabilir.
Bu tür paylaşımlar şartları mevcutsa manevi tazminat değerlendirmesinde de dikkate alınabilir.
Sosyal Medyada Eşi İfşa Etmek Kusur Mudur?
Eşin özel hayatına ait bilgilerin, görüntülerin veya yazışmaların üçüncü kişilerle paylaşılması ciddi bir kusur oluşturabilir.
Özellikle eşin özel veya mahrem görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıyabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22 Kasım 2023 tarihli kararına konu bir dosyada özel cinsel görüntülerin kaydedilip üçüncü kişilerle paylaşılması ağır kusur kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu tür davranışlar boşanma hukukunun yanında ceza hukuku ve kişisel verilerin korunması açısından da sonuç doğurabilir.
Sosyal Medyada Tehdit Delil Olur Mu?
Evet.
Örneğin eş;
“Seni yaşatmayacağım.”
“Çocukları bir daha göremeyeceksin.”
şeklinde sosyal medya mesajı göndermiş olabilir.
Bu kayıt boşanma dosyasında psikolojik şiddet ve tehdit iddiasını destekleyebilir.
Olayın niteliğine göre ayrıca;
- Savcılık soruşturması,
- 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri
gündeme gelebilir.
Sosyal Medya Beğenileri Boşanma Sebebi Midir?
Her beğeni boşanma sebebi değildir.
Bir kişinin başka birinin fotoğrafını beğenmesi tek başına sadakatsizlik veya zina anlamına gelmez.
Aynı durum;
- Takip etme,
- Arkadaş ekleme,
- Emoji gönderme
bakımından da geçerlidir.
Ancak bunlar daha kapsamlı bir gizli ilişkinin diğer delilleriyle birlikte ortaya çıkıyorsa destekleyici veri olarak değerlendirilebilir.
Mahkeme sosyal medya hareketlerini bağlamından kopararak yorumlamamalıdır.
Eşin Eski Sevgilisini Takip Etmesi Kusur Mudur?
Tek başına kesin bir kusur sonucuna varılamaz.
Önemli olan;
- Aktif mesajlaşma olup olmadığı,
- Görüşmeler,
- Paylaşım içerikleri,
- İlişkinin devam edip etmediği
gibi olgulardır.
Sadece bir hesabın takip edilmesiyle sadakat ihlalinin ispatlandığını söylemek mümkün değildir.
Sosyal Medyada Bekâr Gibi Davranmak Kusur Mudur?
Yargıtay'ın güncel uygulaması bakımından özellikle dikkat çekici bir konudur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23 Aralık 2024 tarihli kararında kadının sosyal medya canlı yayınlarında kendisini bekâr olarak tanıtmasını kusur olarak kabul etmiş ve bu davranışın tarafların kusur derecesine eklenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ancak bu karar;
“Sosyal medya profilinde evli yazmayan herkes kusurludur.”
anlamına gelmez.
Somut davranışın evlilik statüsünü bilinçli biçimde gizleme veya farklı tanıtma niteliğinde olup olmadığı önemlidir.
Sosyal Medyada Yapılan Paylaşım Velayeti Etkiler Mi?
Sosyal medya paylaşımları velayet bakımından da gündeme gelebilir ancak velayet boşanma kusurundan farklı değerlendirilir.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Örneğin sosyal medya içerikleri;
- Çocuğun uygunsuz ortamlarda bırakıldığını,
- Çocuğun mahremiyetinin ağır biçimde ihlal edildiğini,
- Ebeveynin çocuğun yanında ciddi risk oluşturan davranışlarda bulunduğunu
somut biçimde gösteriyorsa velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak ebeveynin yalnızca sosyal medya kullanması veya eğlence ortamında fotoğraf paylaşması velayetin otomatik olarak diğer ebeveyne verilmesine neden olmaz.
Çocuğun Fotoğraflarını Sosyal Medyada Paylaşmak Velayet Kaybına Neden Olur Mu?
Tek başına hayır.
Günümüzde birçok ebeveyn çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaktadır.
Ancak paylaşım;
- Çocuğun mahremiyetini ciddi biçimde ihlal ediyor,
- Çocuğu tehlikeye atıyor,
- Diğer ebeveyni küçük düşürmek amacıyla kullanılıyor
ise durum farklı değerlendirilebilir.
Yine de velayet bakımından her zaman çocuğun üstün yararına bakılır.
Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Sosyal Medya Paylaşımları Kullanılabilir Mi?
Burada dikkatli olunmalıdır.
Boşanma davasındaki kusur tespitinde kural olarak dava tarihine kadar gerçekleşmiş ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş vakıalar esas alınır.
Dava açıldıktan sonra yeni bir sadakat ihlali, hakaret veya başka kusurlu davranış ortaya çıkmışsa bunun mevcut davaya nasıl taşınabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bazı durumlarda;
- Yeni boşanma davası,
- Birleşen dava
gibi usul yolları gündeme gelebilir.
Ancak dava sonrasında yapılan bir paylaşım daha önceki bir olayın varlığını ortaya koyan bir delil niteliğindeyse ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle paylaşımın yapıldığı tarih ile ispatladığı olayın tarihi birbirinden ayrılmalıdır.
Ekran Görüntüsünün Değiştirildiği İddia Edilirse Ne Olur?
Karşı taraf;
“Bu ekran görüntüsü montajdır.”
veya;
“Bu hesap bana ait değildir.”
şeklinde itiraz edebilir.
Mahkeme;
- Hesabın kullanıcı bilgilerini,
- Görüntünün tamamını,
- Diğer kayıtları,
- Tarafların beyanlarını
değerlendirebilir.
Gerekli görülmesi halinde teknik inceleme de gündeme gelebilir.
Bu nedenle ekran görüntüsü alınırken mümkün olduğunca;
kullanıcı adı + tarih + paylaşımın bütünü
birlikte korunmalıdır.
Sahte Sosyal Medya Hesabı Nasıl Değerlendirilir?
Sosyal medya hesabında kişinin adı ve fotoğrafının bulunması hesabın kesinlikle o kişiye ait olduğunu tek başına kanıtlamayabilir.
Sahte hesap açılması mümkündür.
Bu nedenle hesap aidiyeti tartışılıyorsa;
- Kullanıcının hesabı kabul edip etmediği,
- Hesaptaki eski paylaşımlar,
- Tanıklar,
- Diğer dijital veriler
birlikte değerlendirilir.
Eşin adına başkası tarafından oluşturulan sahte bir profil üzerinden yapılan paylaşımların ona kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir.
Sosyal Medya Delilleri Gizlice Ele Geçirilebilir Mi?
Hayır.
Boşanma davası kişiye sınırsız delil toplama hakkı tanımaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7537 sayılı kararında telefon şifresinin kırılması veya telefonun zorla ele geçirilmesi suretiyle elde edilen dijital mesajların hukuka aykırı olduğu açıkça kabul edilmiştir.
Bu nedenle;
- Şifre kırma,
- Hesap ele geçirme,
- Casus yazılım,
- Gizli takip uygulaması
kullanılarak sosyal medya kayıtlarının toplanması ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Casus Yazılımla Elde Edilen Sosyal Medya Mesajları Kullanılabilir Mi?
Kural olarak hayır.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay uygulaması kişinin telefonuna veya hesabına casus yazılım yüklenerek özel haberleşmelerinin ele geçirilmesi konusunda oldukça açıktır.
Bu tür yöntemler;
- Özel hayatın gizliliği,
- Haberleşmenin gizliliği,
- Kişisel verilerin korunması
bakımından ciddi ihlal oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7537 sayılı kararında da hukuka aykırı elde edilen dijital verilerin boşanma davasında hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir.
Sosyal Medya Paylaşımları Tazminatı Etkiler Mi?
Etkileyebilir.
Sosyal medya içeriği eşe kusur olarak yüklenirse tarafların toplam kusur derecesinin değişmesine neden olabilir.
Bu değişiklik de;
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat
bakımından doğrudan önem taşıyabilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/10345 sayılı kararında kadının sosyal medya canlı yayınlarında kendisini bekâr olarak tanıtması kadına ek kusur olarak yüklenmiş; taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş ve bunun sonucunda kadın lehine verilen maddi ve manevi tazminat hükümleri bozulmuştur.
Bu örnek sosyal medya delilinin yalnızca boşanma sonucunu değil tazminat sonuçlarını da etkileyebileceğini göstermektedir.
Sosyal Medya Paylaşımı Yoksulluk Nafakasını Etkiler Mi?
Dolaylı olarak etkileyebilir.
Yoksulluk nafakası isteyen eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
Sosyal medya üzerinden gerçekleşen bir sadakat ihlali veya başka kusurlu davranış ispatlanırsa bu vakıa toplam kusur derecesine dahil edilir.
Ancak;
“Sosyal medyada uygunsuz paylaşımı var, nafaka alamaz.”
şeklinde otomatik bir kural bulunmamaktadır.
Tarafların bütün kusurları birlikte değerlendirilir.
Sosyal Medya Delili Dilekçede Gösterilmeli Midir?
Evet.
Sosyal medya içeriğinin ispatlaması amaçlanan vakıanın dava, cevap veya karşı dava dilekçesinde usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi önemlidir.
Örneğin dava dilekçesinde hiçbir sadakat ihlali vakıası bulunmazken yargılamanın ilerleyen aşamalarında eski bir Instagram fotoğrafının bulunması halinde bunun doğrudan kusur olarak dosyaya dahil edilmesi usul bakımından sorun yaratabilir.
Delil ile ispatlanmak istenen maddi vakıa birbirinden ayrılmamalıdır.
Sosyal Medya Delilleri Ne Zaman Sunulmalıdır?
Deliller kural olarak HMK'daki dilekçeler ve delil bildirme sürelerine uygun biçimde sunulmalıdır.
Adalet Bakanlığı Adalet Dergisi'nde yayımlanan sosyal medya delillerine ilişkin incelemede de HMK sisteminde tarafların belgelerini ve başka yerden getirilecek delillere ilişkin açıklamalarını süresinde sunması gerektiği; HMK m.145'te ise belirli istisnai koşullarda sonradan delil sunulabilmesine imkân tanındığı belirtilmektedir.
Bu nedenle önemli bir sosyal medya delilinin son ana bırakılması uygun değildir.
Sosyal Medya Paylaşımını Silmek Delili Yok Eder Mi?
Her zaman değil.
Paylaşım daha önce;
- Ekran görüntüsüne alınmış,
- Başka kişilerce görülmüş,
- Güvenilir biçimde tespit edilmiş
olabilir.
Dolayısıyla paylaşımın sonradan silinmesi geçmişte hiç var olmadığı anlamına gelmez.
Bununla birlikte içeriğin gerçekliği yine ispat konusu olabilir.
Sosyal Medya Delillerinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri ekran görüntüsünü aşırı derecede kırpmaktır.
Örneğin yalnızca mesaj metninin gösterilip;
- Kullanıcı adının,
- Tarihin,
- Hesabın,
- Konuşmanın devamının
gizlenmesi delilin güvenilirliğini azaltabilir.
Bir diğer hata karşı tarafın hesabına hukuka aykırı biçimde girerek “delil toplamak”tır.
Ayrıca her sosyal medya hareketinin;
“zina”
olarak nitelendirilmesi de doğru değildir.
Örneğin bir fotoğraf veya flört içerikli mesaj zina seviyesine ulaşmayabilir fakat güven sarsıcı davranış olarak önem taşıyabilir.
Sosyal Medya Paylaşımı Dilekçede Nasıl Anlatılmalıdır?
Yalnızca;
“Davalının sosyal medya paylaşımları bulunmaktadır.”
demek yerine somut vakıa ortaya konulmalıdır.
Örneğin;
“Davalı, evlilik birliği devam ederken 12.06.2026 tarihinde kendisine ait Instagram hesabında X isimli kişiyle romantik birlikteliği ortaya koyan fotoğraflar paylaşmış ve paylaşımında X isimli kişiyi ‘sevgilim’ olarak ifade etmiştir. İlgili paylaşımın ekran görüntüsü dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.”
şeklindeki anlatım çok daha işlevseldir.
Mahkeme “sosyal medya delili” kavramına değil, onunla ispatlanmak istenen somut davranışa bakacaktır.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Sosyal Medya Delilleriyle Boşanma
Sosyal medya delilleri çekişmeli boşanma davalarında giderek daha sık kullanılmakla birlikte bu delillerin hukuka uygunluk ve gerçeklik denetiminden geçirilmesi önemlidir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından Instagram, Facebook veya TikTok paylaşımlarına dayalı boşanma davası hazırlanırken ekran görüntülerinin hangi somut kusurlu davranışı ispatladığı açıkça belirtilmelidir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen sadakat veya güven sarsıcı davranış uyuşmazlığında sosyal medya paylaşımlarının HTS kayıtları, otel kayıtları, tanık anlatımları ve diğer hukuka uygun delillerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dijital deliller incelenirken kamuya açık sosyal medya paylaşımı ile şifre kırılarak veya casus yazılımla ele geçirilen özel mesajlar arasındaki hukuki fark özellikle dikkate alınmalıdır.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma süreci takip edilirken sosyal medya üzerinden gerçekleşen hakaret, tehdit, sadakat ihlali veya diğer davranışların kusur, tazminat, nafaka ve varsa velayet üzerindeki etkileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Sonuç
Sosyal medya paylaşımları boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir.
HMK m.199 uyarınca elektronik ortamdaki veriler belge niteliğindedir. Instagram fotoğrafları, TikTok videoları, Facebook paylaşımları, sosyal medya mesajları ve benzeri dijital içerikler bu nedenle somut bir boşanma vakıasını ispatlamaya elverişli olabilir.
Yargıtay'ın güncel uygulaması sosyal medya davranışlarının kusur tespitinde doğrudan etkili olabileceğini göstermektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23 Aralık 2024 tarihli kararında evli kişinin sosyal medya canlı yayınlarında kendisini bekâr olarak tanıtması, boşanmaya sebep olan olaylarda kusur olarak değerlendirilmiş ve tarafların kusur derecesinin değiştirilmesine neden olmuştur.
Bununla birlikte sosyal medya kullanmak tek başına kusur değildir. Paylaşımın somut içeriği önemlidir. Aynı şekilde bir eşin sosyal medya hesabında kızlık soyadını kullanması gibi davranışların tek başına güven sarsıcı davranış sayılamayacağına ilişkin Yargıtay kararları da bulunmaktadır.
Sosyal medya delilinde en önemli sınırlardan biri ise hukuka uygun elde edilme şartıdır. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7537 sayılı kararında şifresi kırılan veya zorla ele geçirilen telefondan alınan mesaj kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu açıkça kabul edilmiştir.
Bu nedenle sosyal medya delili kullanılacak bir boşanma davasında;
- Paylaşımın kime ait olduğu,
- İçeriğin hangi vakıayı ispatladığı,
- Ekran görüntüsünün gerçekliği ve bütünlüğü,
- Delilin hangi yöntemle elde edildiği
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle zina iddiasında sosyal medya fotoğrafı veya mesajı her zaman tek başına cinsel ilişkiyi ispatlamayabilir. Buna karşılık ilgili içerik başka delillerle birlikte sadakat yükümlülüğüne aykırılık veya güven sarsıcı davranışın ispatında son derece önemli olabilir.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında Instagram, TikTok, Facebook ve diğer sosyal medya delilleri, zina, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet uyuşmazlıklarının somut dosyanın özelliklerine ve güncel Yargıtay uygulamasına göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma, sosyal medya delilleri ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51