Boşanma Davasında Telefon Kayıtları İstenebilir Mi?

Boşanma davalarında özellikle aldatma, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, güven sarsıcı davranış veya tarafların belirli tarihlerde nerede bulunduğuna ilişkin uyuşmazlıklarda telefon kayıtları önemli bir delil olabilir.

Ancak “telefon kayıtları” denildiğinde iki farklı şey birbirine karıştırılmaktadır:

Telefon görüşme ve mesaj içerikleri ile telefon trafik kayıtları (HTS kayıtları) aynı şey değildir.

Boşanma davasında mahkeme, somut uyuşmazlıkla bağlantılı olması halinde GSM operatöründen belirli bir telefon numarasına ilişkin geçmiş iletişim trafik kayıtlarının getirtilmesine karar verebilir. Bu kayıtlardan;

  • Hangi numarayla iletişim kurulduğu,
  • Aramanın tarihi ve saati,
  • Görüşme süresi,
  • SMS trafiğinin gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Mevcut ve gerekli olduğu ölçüde bağlantılı baz istasyonu bilgileri

gibi veriler anlaşılabilir.

Ancak bu kayıtlar genellikle telefon görüşmesinde ne konuşulduğunu veya SMS içerisinde ne yazıldığını göstermez. Elektronik haberleşmenin ve trafik verilerinin gizliliği esastır; BTK da trafik ve konum verilerini elektronik haberleşme kapsamında korunan kişisel veriler olarak açıklamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da boşanma davalarında HTS kayıtlarının getirtilmesi gerektiği ve özellikle zina veya sadakat iddiaları bakımından ilgili telefon numaralarının kime ait olduğunun araştırılmasının önem taşıyabileceği kabul edilmektedir.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından telefon kayıtları talep edilirken yalnızca;

“Davalının bütün telefon kayıtları getirtilsin.”

şeklinde belirsiz bir talep yerine, hangi telefon numarasının hangi tarih aralığında ve hangi vakıanın ispatı amacıyla incelenmesinin istendiği mümkün olduğunca açıklanmalıdır.

HTS Kaydı Nedir?

Uygulamada “HTS kaydı” olarak ifade edilen telefon trafik kayıtları, telefon hattının geçmişte gerçekleştirdiği iletişim hareketlerine ilişkin teknik verilerdir.

Bu kayıtlar örneğin;

  • Arayan numara,
  • Aranan numara,
  • Görüşmenin tarihi,
  • Görüşmenin saati,
  • Görüşme süresi,
  • SMS trafik bilgisi

gibi veriler içerebilir.

Dosyanın niteliğine ve operatörün elindeki veri kapsamında baz istasyonu gibi bağlantı kayıtları da ayrıca gündeme gelebilir.

HTS kaydının en önemli özelliği içeriği değil, iletişim trafiğini göstermesidir.

Örneğin kayıttan;

“Davalı 15 Mayıs gecesi saat 02.15'te X numarasıyla 48 dakika görüşmüş.”

sonucuna ulaşılabilir.

Ancak yalnızca HTS dökümünden;

“Bu görüşmede taraflar romantik bir konuşma yapmıştır.”

sonucu çıkarılamaz.

Boşanma Davasında Eşin Telefon Kayıtları Mahkemeden İstenebilir Mi?

Evet.

Telefon trafik kayıtlarının uyuşmazlığın çözümünde önemli olması ve usulüne uygun şekilde delil olarak gösterilmesi halinde mahkemeden ilgili GSM operatörüne müzekkere yazılması talep edilebilir.

HMK m.187'ye göre delilin, tarafların üzerinde anlaşamadığı ve uyuşmazlığın çözümünde etkili bir vakıaya ilişkin olması gerekir. HMK m.221 ise mahkemeye, üçüncü kişi veya kurumun elindeki belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna kanaat getirirse ibrazını emretme yetkisi tanımaktadır.

Dolayısıyla GSM operatörüne yazılacak müzekkere yoluyla dosyayla ilgili kayıtların celbi mümkündür.

Ancak mahkemenin her telefon kaydı talebini otomatik olarak kabul etmek zorunda olduğu söylenemez.

Talep edilen kayıtların uyuşmazlıkla ilgisi bulunmalıdır.

Telefon Kaydı Talebi Nasıl Yapılır?

Dava veya cevap/karşı dava dilekçesinde telefon kayıtlarına delil olarak dayanılması ve mümkün olduğunca;

  • Telefon numarasının,
  • Hattı kullanan kişinin,
  • İstenen tarih aralığının,
  • Kayıtlarla ispatlanmak istenen olayın

belirtilmesi önemlidir.

Örneğin;

“Davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının ispatı bakımından davalının kullanımında bulunan 05… numaralı hattın 01.01.2026-30.06.2026 tarihleri arasındaki arama ve SMS trafik kayıtlarının ilgili GSM operatöründen celbine”

şeklinde somut bir talep oluşturulabilir.

Mahkemenin davayla ilgisi bulunmayan yıllarca süren tüm telefon trafiğini sırf “belki bir şey çıkar” düşüncesiyle araştırması beklenmemelidir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından HTS talebi hazırlanırken bu nedenle delilin hangi vakıayla bağlantılı olduğunun kurulması önemlidir.

Telefon Kayıtlarında Konuşulanlar Dinlenebilir Mi?

Hayır.

Boşanma davasında geçmişe dönük HTS kayıtları istenmesi ile telefon görüşmelerinin dinlenmesi tamamen farklı konulardır.

GSM operatöründen geçmişe dönük trafik kaydı getirtildiğinde kişinin yaptığı telefon görüşmelerinin ses kaydı elde edilmez.

Anayasa’nın 22. maddesine göre haberleşmenin gizliliği esastır. BTK da elektronik haberleşmenin ve ilgili trafik verisinin gizliliğinin temel kural olduğunu açıkça belirtmektedir.

Bu nedenle;

“Mahkeme operatöre yazı yazar ve eşimin altı ay önce yaptığı telefon görüşmesini dinler.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Boşanma davasındaki HTS incelemesinde genellikle;

kim + kimi + ne zaman + ne kadar süre

şeklindeki trafik verisi incelenir.

Konuşmanın ne hakkında olduğu HTS kaydından anlaşılmaz.

Boşanma Mahkemesi Eşin Telefonunu Dinlemeye Alabilir Mi?

Bir aile mahkemesinin sıradan bir boşanma davasında ileride yapılacak telefon konuşmalarının dinlenmesini bir delil toplama yöntemi olarak kullanması söz konusu değildir.

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve izlenmesi haberleşme özgürlüğüne ağır müdahale oluşturur ve özel kanuni şartlara bağlıdır.

Boşanma davasında geçmiş HTS kayıtlarının celbi ile ceza muhakemesinde belirli şartlarla uygulanan iletişimin denetlenmesi tedbirleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Dolayısıyla;

HTS kaydı istemek ≠ telefon dinlemek.

SMS Mesajlarının İçeriği Operatörden İstenebilir Mi?

Kural olarak hayır.

Operatörden gelen HTS kayıtlarında SMS'in belirli numaralar arasında gönderildiğine ilişkin trafik bilgisi bulunabilir ancak SMS içerisinde yazılan metnin geriye dönük olarak HTS dökümünden elde edilmesi mümkün değildir.

Güncel uygulamaya ilişkin kaynaklarda da mahkeme aracılığıyla alınabilen telefon kayıtlarının mesaj veya konuşma içeriğini değil trafik bilgisini gösterdiği açıklanmaktadır.

Örneğin kayıt;

15.04.2026 – 01.48 – 05XX XXX XX XX – SMS

şeklinde bir trafik bilgisini gösterebilir.

Ancak mesajda;

“Seni seviyorum.”

veya;

“Yarın toplantı saat 10.00.”

yazdığını HTS kaydından öğrenmek mümkün değildir.

WhatsApp Mesajları Operatörden İstenebilir Mi?

Hayır.

WhatsApp görüşmeleri ve mesajları klasik GSM arama veya SMS trafik kayıtlarıyla aynı şey değildir.

GSM operatörü internet bağlantısını sağlar ancak WhatsApp mesajının karşı tarafını ve mesaj içeriğini klasik HTS dökümünde göstermez.

Bu nedenle;

“Turkcell'e, Vodafone'a veya Türk Telekom'a yazı yazılsın, eşimin bütün WhatsApp konuşmaları gelsin.”

şeklindeki bir talebin klasik GSM operatöründen karşılanması mümkün değildir. Güncel uygulamaya ilişkin kaynaklar da operatör HTS kayıtlarının WhatsApp mesaj veya arama içeriklerini kapsamadığını belirtmektedir.

Ancak kişinin doğrudan tarafı olduğu ve hukuka uygun biçimde elde ettiği WhatsApp mesajları ayrı bir delil tartışmasının konusudur.

WhatsApp Ekran Görüntüsü Boşanma Davasında Kullanılabilir Mi?

Somut olayın özelliklerine ve elde edilme yöntemine göre kullanılabilir.

Örneğin eşin doğrudan diğer eşe gönderdiği bir WhatsApp mesajı söz konusuysa bu mesajın dava dosyasına sunulması gündeme gelebilir.

Ancak;

  • Eşin telefon şifresini kırmak,
  • Gizlice WhatsApp Web bağlantısı kurmak,
  • Casus yazılım yüklemek,
  • Özel hesabı izinsiz ele geçirmek

gibi yöntemlerle elde edilen kayıtlar ciddi hukuka aykırılık sorunları doğurabilir.

HMK m.189/2 açık biçimde hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenlemektedir.

Anayasa Mahkemesi de eşin telefonuna yüklenen casus yazılım aracılığıyla elde edilen kişisel verilerin boşanma davasında kullanılmasına ilişkin bir başvuruda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu nedenle bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dijital delil değerlendirilirken yalnızca kaydın içeriğine değil, nasıl elde edildiğine de bakılması gerekir.

Telefon Kayıtları Aldatmayı İspatlar Mı?

Telefon kayıtları aldatma veya sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiasında önemli olabilir ancak her telefon görüşmesi aldatma anlamına gelmez.

Örneğin eşin belirli bir kişiyle;

  • Çok sık,
  • Gece saatlerinde,
  • Uzun süreli

telefon görüşmeleri yapması başka delillerle birlikte değerlendirmeye alınabilir.

Ancak kişinin bir telefon numarasıyla çok konuşması tek başına cinsel ilişkinin gerçekleştiğini göstermez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/536 Karar sayılı dosyasında gece geç saatlerde telefonla görüşme ve mesajlaşmaların zinayı ispata tek başına elverişli olmadığı, somut olayda bu davranışların güven sarsıcı nitelikte değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla;

Telefon görüşmesi = zina

şeklinde otomatik bir denklem kurulamaz.

HTS Kayıtları Zina Davasında Önemli Midir?

Evet.

Zina gibi doğrudan ispatı çoğu zaman zor olan uyuşmazlıklarda telefon trafik kayıtları başka delillerle birlikte oldukça önemli hale gelebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 6 Mart 2024 tarihli, 2024/1096 Esas ve 2024/1519 Karar sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, yalnızca iki aylık HTS dökümünün zina iddiasının değerlendirilmesi için yeterli görülmediği; dava tarihinden geriye doğru iki yıllık telefon kayıtlarının incelenmesi ve özellikle olağan dışı görüşmelerin bulunduğu telefon numarasının kime ait olduğunun araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu karar telefon kayıtlarının boşanma davalarında önemini açıkça göstermektedir.

Ancak önemli nokta şudur:

Yargıtay “HTS varsa zina vardır” dememiştir.

Telefon kayıtlarının diğer bütün delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Telefon Kayıtları Getirilmezse Karar Bozulabilir Mi?

Somut dosyada kayıtlar usulüne uygun şekilde delil olarak gösterilmiş ve uyuşmazlığın çözümü bakımından önemliyse evet.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8100 Esas sayılı kararına konu süreçte davalı erkeğin eşinin başka erkeklerle telefon görüşmeleri yaptığını ileri sürdüğü, HTS kayıtlarına süresinde delil olarak dayandığı ve mahkemenin bu talep hakkında işlem yapmadan karar verdiği görülmüştür.

Yargıtay, dayanılan HTS delilinin toplanmadan karar verilmesini eksik inceleme ve hukuki dinlenilme hakkı bakımından hatalı bulmuştur.

Dolayısıyla bir delile süresinde dayanılmış ve delil davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteyse mahkemenin talep hakkında değerlendirme yapması gerekir.

Telefon Kayıtlarının Kime Ait Olduğu Araştırılabilir Mi?

Evet.

Özellikle belirli bir telefon numarasıyla sürekli veya olağan dışı iletişim tespit edildiğinde, bu numaranın abonelik bilgilerinin araştırılması uyuşmazlığın çözümü açısından önem taşıyabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1519 sayılı kararına ilişkin süreçte de sık görüşülen belirli telefon numarasının kime ait olduğunun araştırılması gerektiği özellikle belirtilmiştir.

Ancak hat sahibinin kim olduğu ile hattı fiilen kullanan kişinin her zaman aynı kişi olmayabileceği unutulmamalıdır.

Örneğin hat;

  • Eşin annesinin,
  • Kardeşinin,
  • İşverenin,
  • Şirketin

üzerine kayıtlı olabilir ancak başka biri tarafından kullanılabilir.

Mahkeme gerektiğinde bu hususu diğer delillerle değerlendirmelidir.

Çok Fazla Telefon Görüşmesi Sadakatsizlik İspatı Mıdır?

Tek başına değil.

Yargıtay kararlarında HTS kayıtlarındaki yoğun görüşmelerin önem taşıdığı görülmekle birlikte görüşülen numaraların kimlere ait olduğunun da araştırılması gerekebilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/4106 sayılı kararına konu dosyada HTS kayıtlarında kadının yoğun telefon görüşme ve mesajlaşmaları bulunduğu ileri sürülmüş, kadın ise sık görüşülen numaraların büyük bölümünün erkeğin annesi ve kız kardeşlerine ait olduğunu savunmuştur.

Bu örnek, telefon kaydının bağlamdan koparılarak yorumlanmaması gerektiğini göstermektedir.

Günde yirmi kez aynı numarayla görüşmek, numaranın kim olduğu bilinmeden sadakat ihlalini ispatlamaz.

Baz İstasyonu Kayıtları İstenebilir Mi?

Somut olayda gerekli ve mevcut olması halinde bağlantılı baz istasyonu veya konum verilerinin araştırılması da gündeme gelebilir.

BTK, konum verisini elektronik haberleşme ekipmanının fiziksel konumuna ilişkin işlenen veri olarak açıklamakta ve trafik ile konum verilerini özel koruma altında tutmaktadır.

Baz istasyonu verileri örneğin kişinin belirli bir tarihte hangi bölgedeki baz istasyonundan hizmet aldığını gösterebilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Baz istasyonu kaydı GPS kaydı değildir.

Bu veri her zaman kişinin belirli bir apartmanın veya otelin içerisinde bulunduğunu kesin biçimde göstermez. Telefonun bağlandığı hücre/baz bölgesi üzerinden yaklaşık bir konumsal değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilir.

Bu nedenle baz istasyonu kayıtları da başka delillerle birlikte yorumlanmalıdır.

Baz Kaydıyla Otelde Olduğu İspatlanabilir Mi?

Tek başına çoğu zaman kesin sonuç çıkarılamaz.

Örneğin telefon bir otelin bulunduğu bölgedeki baz istasyonuna bağlanmış olabilir.

Bu durum kişinin o bölgede bulunduğuna ilişkin teknik bir veri sağlayabilir ancak tek başına;

“Kesinlikle şu otelin şu odasındaydı.”

anlamına gelmez.

Otel kaydı, kamera görüntüsü, tanık veya başka deliller varsa bunların HTS/baz verileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Telefon Kayıtları Kaç Yıl Geriye Dönük İstenebilir?

Bu konuda herkese uygulanabilecek;

“Kesin olarak 5 yıl alınır.”

veya;

“Yalnızca 1 yıl alınabilir.”

şeklinde bir kural üzerinden hareket edilmemelidir.

Hangi verinin ne kadar süreyle fiilen mevcut olduğu;

  • Veri türüne,
  • Operatörün tabi olduğu saklama yükümlülüklerine,
  • Talep tarihine,
  • İstenen teknik kayda

göre farklılık gösterebilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8100 Esas sayılı kararına konu dosyada operatörlerden eski HTS kayıtları istenmiş, operatör cevaplarında ilgili kayıtların geçmişe dönük artık temin edilemediği bildirilmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesi başka bir uyuşmazlıkta zina iddiası bakımından dava tarihinden geriye doğru iki yıllık kayıtların araştırılmasını gerekli görmüştür.

Dolayısıyla telefon kayıtlarına ihtiyaç bulunan davalarda talebin gereksiz şekilde geciktirilmemesi önemlidir.

Telefon Kayıtları İçin Mahkemeye Numara Bildirilmesi Gerekir Mi?

Mümkün olduğunca evet.

Mahkemenin operatöre;

“Davalının bütün telefonlarını araştırın.”

şeklinde sınırsız bir araştırma yaptırması yerine hangi numaranın inceleneceğinin belirlenmesi gerekir.

Tarafın telefon numarası biliniyorsa dilekçede açıkça belirtilmelidir.

Birden fazla hat kullanıldığı ileri sürülüyorsa bunların da somut biçimde açıklanması yararlı olacaktır.

Yargıtay'ın 2024/1493 sayılı kararına konu dosyada da tarafın kullandığı ileri sürülen çeşitli telefon numaraları ve bu numaraların istenilen dönemde kimin adına kayıtlı olduğu konusu delillerin değerlendirilmesinde önem taşımıştır.

Başkasının Adına Kayıtlı Telefon Hattı İstenebilir Mi?

Hat başka kişinin adına kayıtlıysa mesele daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Örneğin eş;

“Kendi adına olmayan ancak sürekli kullandığı ikinci hat vardır.”

şeklinde iddiada bulunabilir.

Bu durumda hattın gerçekten tarafça kullanıldığının ortaya konulması gerekebilir.

Çünkü üçüncü kişilerin kişisel verileri ve haberleşme gizliliği de korunmaktadır.

Telefon numarasının davayla ilgisi somutlaştırılmadan üçüncü kişilerin bütün haberleşme kayıtlarının araştırılması hukuki sorun yaratabilir.

Telefon Kayıtları Kendiliğinden Mahkemeye Gelir Mi?

Hayır.

Mahkeme boşanma davası açıldığı için tarafların telefon geçmişlerini kendiliğinden otomatik olarak araştırmaz.

Tarafların genel olarak vakıalarını ve delillerini usulüne uygun şekilde ileri sürmesi gerekir.

HMK m.189 tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğunu düzenlemektedir.

Bu nedenle telefon kayıtlarına dayanılacaksa bunun delil bildirme sürecinde açıkça belirtilmesi önemlidir.

Dilekçede Telefon Kayıtlarından Bahsedilmemişse Sonradan İstenebilir Mi?

Boşanma yargılamasında delillerin süresinde bildirilmesi önemlidir.

Telefon kayıtlarının ilk kez yargılamanın çok ileri aşamasında talep edilmesi halinde usulî sorunlarla karşılaşılabilir.

Özellikle telefon kayıtlarıyla ispat edilmek istenen vakıanın da dilekçede ileri sürülmüş olması gerekir.

Örneğin dava dilekçesinde hiçbir sadakat ihlali iddiası bulunmuyorsa, sonradan HTS kayıtlarında sık görüşülen bir numara çıktığı gerekçesiyle dilekçede hiç yer almayan yeni bir kusur vakıasının dosyaya sokulması mümkün olmayabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/536 sayılı kararında da telefonla geç saatlerde konuşma ve mesajlaşmanın güven sarsıcı davranış olabileceği belirtilmesine rağmen bu vakıaya süresinde dayanılmadığı için kusur olarak yüklenemediği görülmektedir.

Bu nedenle delil ile vakıa birbirinden ayrılmamalıdır.

Telefon Kayıtları Tek Başına Boşanma İçin Yeterli Midir?

Her zaman değil.

HTS kayıtları çoğu zaman tamamlayıcı delil niteliğindedir.

Örneğin kayıtlar;

  • Belirli kişiyle olağan dışı görüşme yoğunluğu,
  • Gece geç saatlerde sürekli iletişim,
  • Beyanlarla çelişen iletişim hareketleri

gösterebilir.

Ancak bu verilerin;

  • Tanık,
  • Otel kayıtları,
  • Hukuka uygun mesajlar,
  • Fotoğraf ve görüntüler,
  • Seyahat kayıtları

gibi başka delillerle birleşmesi halinde ispat gücü artabilir.

Özellikle zina bakımından yalnızca telefon trafiğine dayanılarak cinsel ilişkinin kesin biçimde gerçekleştiği sonucuna varılması doğru değildir.

Eşin Telefonunu Gizlice İncelemek Yasal Mıdır?

Bu konuda son derece dikkatli olunmalıdır.

Evlilik ilişkisi eşlerden birine diğer eşin;

  • Telefon şifresini kırma,
  • Hesabını ele geçirme,
  • Gizli takip programı yükleme,
  • Haberleşmesini sürekli izleme

hakkı vermez.

Anayasa’nın 22. maddesi haberleşmenin gizliliğini güvence altına almaktadır.

HMK m.189/2 ise hukuka aykırı elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından dikkate alınamayacağını düzenlemektedir.

Anayasa Mahkemesi de cep telefonuna casus yazılım yüklenerek elde edilen bilgilerin boşanma davasına sunulmasıyla ilgili kararında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bakımından ihlal tespit etmiştir.

Dolayısıyla;

“Boşanma davasında kullanacağım için istediğim yöntemle delil toplayabilirim.”

şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Operatörden Alınan HTS Kaydı Hukuka Aykırı Delil Midir?

Mahkemenin usulüne uygun kararı ve müzekkeresiyle ilgili operatörden getirtilen, davayla bağlantılı telefon trafik kayıtları ile eşin telefonuna casus yazılım yükleyerek gizlice elde edilen veriler aynı değildir.

Mahkeme tarafından gerekli görülerek resmi kurum veya operatörden getirtilen kayıtlar yargısal delil toplama sürecinin parçasıdır.

Yargıtay'ın boşanma dosyalarında HTS kayıtlarının eksik toplanmasını bozma sebebi yapması da bu kayıtların uygun koşullarda kullanılabilen deliller olduğunu göstermektedir.

Telefon Kayıtları Kusur Tespitini Etkiler Mi?

Evet.

Telefon kayıtlarından elde edilen bilgiler başka delillerle birlikte;

  • Sadakat yükümlülüğüne aykırılık,
  • Güven sarsıcı davranış,
  • Zina iddiası

bakımından kusur değerlendirmesini etkileyebilir.

Kusur belirlemesinin değişmesi ise;

  • Maddi tazminat,
  • Manevi tazminat,
  • Yoksulluk nafakası

bakımından da önemli sonuç doğurabilir.

Ancak HTS kaydının kendi başına bir “kusur etiketi” olmadığı unutulmamalıdır.

Önce kayıtların ne anlama geldiği ve hangi vakıayı desteklediği belirlenmelidir.

Telefon Kayıtları Velayet Davasında İstenebilir Mi?

Telefon kayıtları yalnızca aldatma için kullanılmaz.

Velayet uyuşmazlığında gerçekten çocuğun üstün yararıyla bağlantılı somut bir olayın ispatı için gerekli ise telefon veya iletişim kayıtları tartışma konusu olabilir.

Ancak eşin özel hayatına ilişkin, çocuğun üstün yararıyla ilgisi bulunmayan bütün telefon trafiğinin sırf velayet davası var diye araştırılması doğru değildir.

Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Delil talebinin de bu uyuşmazlıkla bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.

Telefon Kayıtlarının Celbi Ne Kadar Sürer?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Mahkeme öncelikle talebi kabul etmeli, ardından ilgili operatöre müzekkere yazmalıdır.

Operatör;

  • Kayıtları gönderebilir,
  • Belirli verilerin bulunmadığını bildirebilir,
  • Numara veya tarih konusunda ek bilgi isteyebilir.

Gelen kayıtların kapsamı genişse mahkeme veya taraflar tarafından ayrıntılı inceleme yapılması gerekebilir.

Bazı dosyalarda sık görüşülen telefon numaralarının abonelik bilgilerinin ayrıca araştırılması da gerekebilir.

HTS Kaydı Talebi Neden Reddedilebilir?

Mahkeme örneğin;

  • Talebin uyuşmazlıkla ilgisiz olması,
  • Aşırı geniş ve belirsiz olması,
  • İspatlanmak istenen olayın dilekçelerde bulunmaması,
  • Delile süresinde dayanılmamış olması,
  • İstenen verinin artık mevcut olmaması

gibi nedenlerle telefon kayıtlarının getirilmemesine karar verebilir veya operatörden olumsuz cevap gelebilir.

Bu nedenle telefon kaydı talebi, davanın bütününden bağımsız bir “delil avcılığı” biçiminde hazırlanmamalıdır.

Telefon Kayıtları Talebinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

En sık karşılaşılan sorunlardan biri yalnızca;

“Telefon kayıtlarının celbini talep ediyoruz.”

denilerek hiçbir numara, tarih veya ispat amacı belirtilmemesidir.

Bir diğer hata, HTS kaydından mesaj ve konuşma içeriklerinin çıkacağının düşünülmesidir.

Ayrıca telefon kayıtlarının tek başına zina ispatlayacağı düşüncesi de doğru değildir.

Daha sağlıklı bir talepte;

  • Hangi hat,
  • Hangi tarih,
  • Hangi vakıa,
  • Gerekirse hangi numarayla iletişim

incelenmek istendiği açıkça gösterilmelidir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Boşanma Davasında Telefon Kayıtları

Telefon kayıtları özellikle çekişmeli boşanma ve sadakat uyuşmazlıklarında doğru kullanılması gereken teknik delillerdendir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından telefon kayıtlarına dayalı boşanma davası hazırlanırken HTS kayıtlarıyla hangi vakıanın ispatlanacağı ve hangi tarih aralığının gerçekten gerekli olduğu belirlenmelidir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen zina veya sadakat uyuşmazlığında sık görüşülen numaraların kime ait olduğunun araştırılması ve HTS kayıtlarının diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Yargıtay'ın güncel kararlarında da eksik telefon kaydı araştırması bozma sebebi yapılabilmektedir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dijital deliller değerlendirilirken operatörden getirtilen trafik kayıtları ile eşin telefonuna izinsiz girilerek elde edilen mesajlar birbirinden ayrılmalıdır. Hukuka aykırı deliller HMK m.189/2 gereğince dikkate alınamaz.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma süreci takip edilirken WhatsApp içeriklerinin GSM operatöründen alınamayacağı, telefon konuşmalarının geriye dönük dinlenemeyeceği ve HTS kayıtlarının esas olarak iletişim trafiğini gösterdiği dikkate alınmalıdır.

Sonuç

Boşanma davasında telefon kayıtlarının istenmesi mümkündür. Özellikle zina, sadakat yükümlülüğüne aykırılık ve güven sarsıcı davranış iddialarında HTS kayıtları önemli bir delil olabilir.

Mahkeme, somut uyuşmazlık bakımından gerekli görürse ilgili GSM operatörüne müzekkere yazarak telefon trafik kayıtlarının dosyaya gönderilmesini isteyebilir. HMK m.221 de uyuşmazlığın ispatı için zorunlu olan ve üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan belgelerin mahkemece ibrazının istenebilmesine imkân vermektedir.

Ancak telefon trafik kayıtlarının sınırları doğru bilinmelidir.

HTS kaydı;

  • Kimin kiminle iletişim kurduğunu,
  • Tarih ve saati,
  • Görüşme süresini,
  • SMS trafiğini,
  • Uygun durumlarda bazı bağlantı/baz bilgilerini

gösterebilir.

HTS kaydı ise;

  • Telefon görüşmesinin ses içeriğini,
  • SMS'in metnini,
  • WhatsApp konuşmalarının içeriğini

göstermez. Elektronik haberleşmenin ve haberleşme içeriğinin gizliliği Anayasa ve elektronik haberleşme mevzuatıyla korunmaktadır.

Telefon kayıtları ayrıca tek başına zina anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi gece geç saatlerde görüşme ve mesaj trafiğinin tek başına zinayı ispata yeterli olmadığını kabul etmektedir. Buna karşılık başka bir güncel kararında zina iddiasının gereği gibi incelenebilmesi için iki yıllık telefon kayıtlarının getirtilmesini ve olağan dışı görüşülen numaranın kime ait olduğunun araştırılmasını gerekli görmüştür.

Bu nedenle telefon kayıtları tek başına değil, tanık, otel kaydı, hukuka uygun mesajlar ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan eşin telefonuna gizlice casus program yüklemek, şifresini kırmak veya özel haberleşmesini izinsiz ele geçirmek hukuka aykırı delil sorunu doğurabilir. HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz; Anayasa Mahkemesi de casus yazılımla elde edilen kişisel verilerin boşanma davasında kullanılmasına ilişkin olayda hak ihlali kararı vermiştir.

Bu nedenle telefon kayıtlarının kullanılacağı boşanma davalarında hangi kaydın isteneceği, hangi dönemin araştırılacağı, hangi vakıayı ispatlayacağı ve delilin hukuka uygunluğu birlikte değerlendirilmelidir.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında HTS kayıtları, telefon delilleri, zina, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, kusur tespiti, nafaka, tazminat ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut dosyanın özelliklerine ve güncel Yargıtay uygulamasına göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, telefon kayıtları ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES