Boşanma Davasında Adli Yardım Nasıl Alınır?

Boşanma davası açmak isteyen ancak dava harçlarını, gider avansını veya avukatlık ücretini karşılamakta güçlük yaşayan kişiler için hukuk sisteminde adli yardım imkânı bulunmaktadır.

Adli yardım sayesinde ekonomik durumu yargılama giderlerini karşılamaya elverişli olmayan kişiler, belirli şartlarla dava harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulabilir. Ayrıca avukat tutabilecek ekonomik gücü bulunmayan kişiler baroların adli yardım bürolarına başvurarak avukat görevlendirilmesini talep edebilir.

Ancak uygulamada en çok karıştırılan konu şudur:

Mahkemeden talep edilen adli yardım ile barodan talep edilen ücretsiz avukat hizmeti aynı işlem değildir.

Mahkemeden alınan adli yardım esas olarak yargılama harç ve giderlerine ilişkin sonuç doğururken, baroya yapılan adli yardım başvurusu avukatlık hizmetinden yararlanmayı amaçlar. Adalet Bakanlığı da dava açıldıktan sonra yalnızca baroya yapılan başvurunun avukatlık hizmetini sağladığını; yargılama giderleri bakımından ayrıca mahkemeden adli yardım talep edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından adli yardım koşulları değerlendirilirken kişinin hem mahkeme giderlerini hem de avukatlık hizmetini karşılayıp karşılayamayacağı ayrı ayrı incelenmelidir.

Boşanma Davasında Adli Yardım Nedir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenen adli yardım, ekonomik nedenlerle hak arama özgürlüğünün fiilen kullanılamamasını önlemeyi amaçlayan bir sistemdir.

Adli yardımdan yararlanabilmek için kişinin yargılama veya takip giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini ciddi biçimde zorlaştırmadan karşılayamayacak durumda olması ve ileri sürdüğü talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekir. Adli yardım hukuk davalarında hem davacı hem de davalı tarafından istenebilir.

Dolayısıyla yalnızca hiç geliri olmayan kişiler adli yardımdan yararlanabilir şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Düzenli geliri bulunan bir kişinin dahi kira, çocuk giderleri, borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve diğer zorunlu yaşam giderleri dikkate alındığında dava masraflarını karşılamasının kendisini veya ailesini ciddi ekonomik sıkıntıya düşüreceği ortaya konulabilir.

Adli Yardım Boşanma Davası Açarken Talep Edilebilir Mi?

Evet.

Adli yardım boşanma dava dilekçesiyle birlikte talep edilebilir.

Örneğin dava dilekçesinde öncelikle;

“Müvekkilin ekonomik durumu gözetilerek HMK m.334 ve devamı hükümleri uyarınca adli yardım talebimizin kabulüne”

karar verilmesi istenebilir.

Mahkeme adli yardım talebini değerlendirerek kabul veya reddeder.

Adalet Bakanlığının güncel bilgilendirmesine göre adli yardım dava açılmadan önce de yargılamanın yapılacağı mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından dava hazırlanırken adli yardım talebi bulunuyorsa ekonomik durumu gösteren belgelerin dava dilekçesine eklenmesi önemlidir.

Dava Açıldıktan Sonra Adli Yardım İstenebilir Mi?

Evet.

Boşanma davası açılırken adli yardım talep edilmemiş olması daha sonra talepte bulunulmasına engel değildir.

Örneğin dava başladıktan sonra kişinin işini kaybetmesi, gelirinin önemli ölçüde azalması veya ekonomik durumunun bozulması söz konusu olabilir.

Bu durumda yargılama devam ederken mahkemeye adli yardım talebi sunulabilir.

Ancak önemli bir ayrıntı bulunmaktadır:

Sonradan verilen adli yardım kararı, daha önce yapılmış yargılama giderlerini geriye dönük olarak kapsamaz.

HMK m.337/3 ve Adalet Bakanlığının bilgilendirmesi bu hususu açıkça belirtmektedir.

Bu nedenle adli yardım ihtiyacı dava başında mevcutsa talebin mümkün olduğunca erken ileri sürülmesi önemlidir.

Adli Yardım İçin Fakirlik Belgesi Şart Mıdır?

Adli yardımın kabulü yalnızca eski uygulamada sık kullanılan “fakirlik belgesi” adı verilen tek bir belgeye bağlı değildir.

Mahkeme kişinin gerçek ekonomik durumunu değerlendirebilmek için farklı bilgi ve belgeleri inceleyebilir.

Önemli olan, başvurucunun yargılama giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini ciddi biçimde zorlaştırmadan karşılayamayacak durumda olduğunu ortaya koyabilmesidir.

Adalet Bakanlığı, başvuruda kişinin taşınır ve taşınmaz malvarlığı, aylık kazancı, ailevi durumu ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler gibi mali durumunu gösteren bilgilerin sunulabileceğini belirtmektedir.

Adli Yardım Talebinde Hangi Belgeler Sunulabilir?

Somut olaya göre ekonomik durumu gösteren belgeler değişebilir. Uygulamada özellikle şu belgeler yararlı olabilir:

  • SGK hizmet ve çalışma kayıtları,
  • Maaş veya gelir belgeleri,
  • İşsizlik durumunu gösteren kayıtlar,
  • Tapu ve araç kayıtları,
  • Banka veya ekonomik durum kayıtları,
  • Kira sözleşmesi ve kira ödeme belgeleri,
  • Çocukların eğitim ve bakım giderlerini gösteren belgeler,
  • Bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin kayıtlar,
  • Düzenli sağlık veya zorunlu yaşam giderlerini gösteren belgeler.

Mahkeme yalnızca kişinin gelirine değil, gelir karşısındaki zorunlu giderlerine ve ailevi yükümlülüklerine de bakabilir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından adli yardım talebi hazırlanırken yalnızca;

“Müvekkilin maddi durumu kötüdür.”

şeklinde genel bir ifade yerine ekonomik durumun belgelerle somutlaştırılması daha sağlıklı olacaktır.

Üzerine Ev veya Araç Kayıtlı Olan Kişi Adli Yardım Alamaz Mı?

Mutlak olarak böyle bir kural bulunmamaktadır.

Kişinin üzerine kayıtlı ev, araç veya başka bir malvarlığının bulunması mahkemenin değerlendirmesinde dikkate alınır. Ancak adli yardım şartı yalnızca kişinin adına hiçbir mal bulunmaması değildir.

Örneğin kişinin yaşadığı tek konut üzerine kayıtlı olabilir ancak düzenli geliri bulunmayabilir veya ailesinin geçimini sağlayacak ekonomik imkânları son derece sınırlı olabilir.

Mahkeme bütün mali tabloyu birlikte değerlendirir.

Bununla birlikte yüksek ekonomik değerde malvarlığı bulunan bir kişinin yargılama masraflarını karşılayamayacağını ileri sürmesi halinde mahkemenin bunun nedenlerini ayrıca incelemesi doğaldır.

Çalışan Kişi Adli Yardım Alabilir Mi?

Evet.

Bir işte çalışıyor olmak adli yardım talebinin otomatik olarak reddedilmesini gerektirmez.

Önemli olan kişinin elde ettiği gelirle kendisinin ve ailesinin geçimini sağladıktan sonra yargılama giderlerini karşılayabilecek ekonomik gücünün bulunup bulunmadığıdır.

Örneğin asgari veya düşük ücretle çalışan, yüksek kira ödeyen ve müşterek çocukların bakımını tek başına üstlenen bir kişinin gelir sahibi olması tek başına adli yardım talebini ortadan kaldırmaz.

Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından bu nedenle yalnızca aylık ücret değil, kişinin toplam ekonomik yükümlülükleri de değerlendirilmelidir.

Eşin Geliri Varsa Adli Yardım Talebi Reddedilir Mi?

Boşanma davalarında tarafların ekonomik ilişkilerinin fiilen sona ermiş olması mümkündür.

Örneğin davalı eş yüksek gelir elde ediyor olabilir ancak davacıya hiçbir ekonomik katkıda bulunmuyor olabilir.

Adli yardım talebinde kişinin gerçek anlamda kullanabildiği ekonomik imkanların değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle;

“Eşim zengin, o halde ben adli yardım alamam.”

şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Bununla birlikte başvurucunun aile ve ekonomik koşulları mahkemece bütün olarak araştırılabilir.

Adli Yardım Kabul Edilirse Hangi Masraflar Ödenmez?

HMK m.335 uyarınca mahkemece verilen adli yardım kararı kapsamına göre başvurucuya yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet ve yapılması gereken giderlerin Devlet tarafından avans olarak karşılanması imkanlarını sağlayabilir.

Mahkeme adli yardımın tamamına veya yalnızca belirli bölümlerine karar verebilir. Adli yardım kural olarak hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Dolayısıyla adli yardım;

“Davada hiçbir masraf hiçbir zaman ödenmeyecek.”

anlamına gelmez.

Kanunda özellikle geçici muafiyet sistemi öngörülmüştür.

Adli Yardım Harçtan Tamamen Muafiyet Sağlar Mı?

Dava sırasında adli yardım kararı verilen kişi, kararın kapsamına göre harç ve yargılama giderlerini baştan yatırmak zorunda kalmayabilir.

Ancak bunun kesin ve nihai bir harç affı olduğu düşünülmemelidir.

HMK m.339’a göre adli yardım nedeniyle ertelenen ve Devlet tarafından karşılanan giderler dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edilebilir. Bununla birlikte tahsilatın adli yardımdan yararlanan kişiyi mağdur edeceği açıkça anlaşılıyorsa mahkeme kişinin tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına da karar verebilir.

Bu nedenle adli yardımın hukuki niteliği bakımından “ücretsiz dava” ifadesi her durumda tam olarak doğru değildir.

Ziynet ve Malvarlığı Taleplerinde Adli Yardım Alınabilir Mi?

Boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak parasal değeri bulunan bazı talepler ileri sürülebilir.

Örneğin;

  • Ziynet alacağı,
  • Mal rejiminden kaynaklanan alacaklar,
  • Diğer malvarlığı talepleri

bakımından dava değeri üzerinden harç ve çeşitli yargılama giderleri gündeme gelebilir.

Adli yardım şartlarını taşıyan kişi bu talepler bakımından da adli yardım isteyebilir.

Mahkeme kişinin mali durumunu ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olup olmadığını değerlendirir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı ziynet veya malvarlığı taleplerinde ekonomik durumu dava masraflarını karşılamaya elverişli olmayan kişinin adli yardım konusunu dava açılmadan önce değerlendirmesi önemlidir.

Adli Yardım İçin Mahkeme Duruşma Yapar Mı?

Her durumda duruşma yapılması zorunlu değildir.

HMK m.337’ye göre mahkeme adli yardım talebi hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Ancak talep edilirse adli yardım incelemesinin duruşmalı yapılması mümkündür.

Bu nedenle mahkeme çoğu dosyada ekonomik durum belgelerini inceleyerek ara karar oluşturabilir.

Adli Yardım Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?

Mahkeme tarafından verilen adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz mümkündür.

HMK m.337 uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde, kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir.

İtiraz başka bir mahkeme tarafından incelenir ve itiraz sonucunda verilen karar kesindir.

Mahkeme adli yardım talebini reddederken sunulan bilgi ve belgeleri neden yeterli görmediğini kararında açıklamalıdır.

Bu nedenle bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından ret kararına itiraz hazırlanırken mahkemenin hangi ekonomik veriyi neden yanlış değerlendirdiği somut biçimde ortaya konulmalıdır.

Adli Yardım Talebi Bir Kez Reddedilirse Tekrar İstenebilir Mi?

Evet, ancak aynı koşullarla sürekli tekrar talepte bulunulması söz konusu değildir.

Adli yardım talebi reddedildikten sonra kişinin ödeme gücünde sonradan ciddi bir azalma meydana gelirse yeniden talepte bulunulabilir.

Örneğin kişi;

  • İşten çıkarılmış,
  • Düzenli gelirini kaybetmiş,
  • Ciddi ve zorunlu yeni giderlerle karşılaşmış

olabilir.

HMK m.337 ve Adalet Bakanlığının güncel açıklamaları bu durumda yeniden adli yardım talebinde bulunulabileceğini belirtmektedir.

Adli Yardım Kararı Sonradan Kaldırılabilir Mi?

Evet.

Adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumuyla ilgili kasten veya ağır kusurla yanlış bilgi verdiği ortaya çıkarsa ya da kişinin ekonomik durumu daha sonra yeterli ölçüde iyileşirse adli yardım kararı kaldırılabilir.

Bu husus HMK m.338’de açıkça düzenlenmiştir.

Dolayısıyla başvuruda gelir ve malvarlığı bilgilerinin gerçeğe uygun şekilde sunulması gerekir.

Barodan Adli Yardım Avukatı Nasıl Alınır?

Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumda bulunan kişiler, hizmetin görüleceği yerdeki baronun adli yardım bürosuna veya temsilciliğine başvurabilir.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin 2024 yılında değiştirilen güncel 5. maddesine göre başvuruda adli yardım başvuru formu ve taahhütname alınmakta, gerekli belgeler incelenmekte ve başvurucunun durumu araştırılarak karar verilmektedir.

Talep kabul edilirse baro tarafından gerekli hukuki işlemleri yürütmek üzere bir veya gerektiğinde birden fazla avukat görevlendirilebilir.

Barodan Avukat Almak Mahkeme Harçlarını da Otomatik Olarak Kaldırır Mı?

Hayır.

Bu husus özellikle önemlidir.

Baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilmesi, mahkeme harçları ve diğer yargılama giderlerinden otomatik olarak muafiyet sağlamaz.

Adalet Bakanlığı açık şekilde, baroya yapılan başvurunun avukatlık hizmeti bakımından sonuç doğurduğunu; yargılama giderlerinden muafiyet isteniyorsa ayrıca mahkemeden HMK kapsamında adli yardım talep edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği de yargılama giderlerini karşılayamayacak başvurucular bakımından HMK m.334-340 kapsamında mahkemeden adli yardım talebinde bulunulmasını öngörmektedir.

Dolayısıyla;

“Baro bana avukat verdi, artık mahkemeye hiçbir harç veya masraf ödemem.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Mahkemeden Adli Yardım Alınca Otomatik Olarak Avukat Atanır Mı?

Her adli yardım kararında otomatik olarak avukat atanması gerekmez.

HMK m.335 mahkemeye, davanın avukatla takip edilmesinin gerekli olduğu durumda avukat temini imkanını da düzenlemektedir. Mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti yargılama gideri olarak Hazineden karşılanabilir.

Bununla birlikte uygulamada avukatlık hizmeti ihtiyacı bulunan kişiler doğrudan baronun adli yardım bürosuna da başvurabilmektedir.

Bu nedenle mahkeme adli yardımı ile baro adli yardımının fonksiyonlarının birbirinden ayrılması önemlidir.

Baro Adli Yardım Başvurusunu Reddederse Ne Yapılabilir?

Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin güncel düzenlemesine göre adli yardım bürosunun talebi reddetmesi halinde başvurucu, ret kararının bildirilmesinden itibaren on gün içerisinde yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurabilir.

Baro başkanı yedi gün içerisinde karar verir ve bu karar kesindir. Süresinde karar verilmezse talep reddedilmiş sayılır.

Bu süre, mahkemenin adli yardım talebini reddetmesi halinde uygulanacak bir haftalık itiraz süresiyle karıştırılmamalıdır.

Mahkeme adli yardımı ile baro adli yardımının itiraz usulleri farklıdır.

Baro Adli Yardımında Herhangi Bir Yükümlülük Var Mıdır?

Evet.

Barodan adli yardım hizmeti alan kişinin ilgili yönetmelikte düzenlenen taahhütlere uyması gerekir.

Güncel TBB Adli Yardım Yönetmeliğinde başvurucunun görevlendirilen avukata süresinde ulaşması, gerekli bilgi ve belgeler ile vekâletnameyi sağlaması ve ekonomik durumundaki değişiklikleri bildirmesi gibi yükümlülükler bulunmaktadır. Ayrıca yönetmelikte, nafaka alacakları hariç olmak üzere iş sonunda maddi bir yarar elde edilmesi halinde belirli ödeme yükümlülükleri de taahhütname kapsamında düzenlenmiştir.

Dolayısıyla baro adli yardım sistemi yalnızca “avukat ücretsiz verilir ve sonrasında hiçbir işlem yapılmaz” şeklinde anlaşılmamalıdır.

Başvuru sırasında imzalanan taahhütnamenin dikkatle okunması gerekir.

Boşanma Davasında Karşı Tarafın Avukatı Varsa Adli Yardım Alınabilir Mi?

Evet.

Karşı tarafın avukatla temsil edilmesi adli yardım koşullarını ortadan kaldırmaz.

Değerlendirilen husus, adli yardım isteyen kişinin kendi ekonomik durumu ve talebinin hukuki niteliğidir.

Örneğin davalı taraf yüksek gelirli olup özel avukatla temsil edilirken ekonomik imkanı bulunmayan davacı eş mahkemeden ve barodan adli yardım talep edebilir.

Nafaka Alan Kişi Adli Yardımdan Yararlanabilir Mi?

Nafaka almak tek başına adli yardıma engel değildir.

Örneğin aylık tedbir nafakası alan kişinin;

  • Kira,
  • Çocukların eğitimi,
  • Gıda,
  • Sağlık,
  • Diğer zorunlu giderleri

nedeniyle ekonomik durumu yine de yargılama giderlerini karşılamaya elverişli olmayabilir.

Mahkeme nafakanın miktarı ile kişinin bütün gelir ve giderlerini birlikte değerlendirebilir.

Çocuklu Boşanma Davalarında Adli Yardım Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Müşterek çocukların fiilen bir ebeveyn yanında bulunması halinde çocukların günlük bakım giderleri ekonomik durum değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Özellikle;

  • Kreş veya okul ücretleri,
  • Servis,
  • Sağlık giderleri,
  • Barınma,
  • Beslenme

gibi zorunlu masraflar kişinin gelirinin önemli bölümünü oluşturabilir.

Bu nedenle yalnızca kişinin maaşına bakılarak ekonomik durum hakkında sonuç çıkarılması her dosyada yeterli olmayabilir.

Adli Yardım Boşanma Davasının Sonuna Kadar Devam Eder Mi?

HMK m.335’e göre mahkemece verilen adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Bu nedenle ilk derece mahkemesinde kabul edilen adli yardım kural olarak yargılamanın devamında etkisini sürdürür.

Ancak ekonomik durumun önemli ölçüde iyileşmesi veya yanlış bilgi verildiğinin ortaya çıkması halinde kararın kaldırılması mümkündür.

İstinaf ve Yargıtay Aşamasında Adli Yardım Talep Edilebilir Mi?

Evet.

İlk derece mahkemesinde adli yardım alınmamış olsa bile kanun yolu aşamasında ekonomik koşullar adli yardımı gerektiriyorsa talepte bulunulabilir.

HMK m.336 ve Adalet Bakanlığının açıklamalarına göre kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay’a yapılabilir.

Bu durum özellikle istinaf veya temyiz giderlerini karşılamakta güçlük yaşayan kişiler bakımından önemlidir.

Adli Yardım Davanın Kazanılacağı Anlamına Gelir Mi?

Hayır.

Mahkemenin adli yardım talebini kabul etmesi, boşanma davasının veya diğer taleplerin kesin olarak kabul edileceğine karar verdiği anlamına gelmez.

Adli yardım aşamasında mahkeme davanın esasını nihai olarak çözmez.

Amaç kişinin ekonomik durumunun hak aramasını engellememesidir.

Boşanma davasının sonunda;

  • Kusur,
  • Nafaka,
  • Tazminat,
  • Velayet,
  • Ziynet

gibi konular ayrıca deliller üzerinden değerlendirilir.

Adli Yardım Alan Taraf Davayı Kaybederse Ne Olur?

Adli yardım almak, dava sonunda yargılama giderlerinden kesin olarak kurtulmak anlamına gelmez.

HMK m.339’a göre adli yardım nedeniyle ertelenen yargılama giderleri ve Devletçe karşılanan avanslar, dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edilebilir.

Mahkeme uygun görürse bu giderlerin en fazla bir yıl içerisinde eşit taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Tahsilatın kişi bakımından ciddi mağduriyet yaratacağı açıkça anlaşılıyorsa tamamen veya kısmen muafiyet de mümkündür.

Bu nedenle adli yardım sisteminin temel amacı masrafları davanın başında hak aramaya engel olmaktan çıkarmaktır.

Adli Yardım Talebinde En Sık Yapılan Hata Nedir?

En sık yapılan hata hiçbir belge sunmadan yalnızca;

“Maddi durumum iyi değildir, adli yardım talep ediyorum.”

şeklinde talepte bulunulmasıdır.

Oysa başvurucunun;

gelirini + zorunlu giderlerini + malvarlığını + ailevi yükümlülüklerini

birlikte göstermesi gerekir.

Örneğin düzenli geliri bulunan ancak iki çocuğun bakımını üstlenen, yüksek kira ödeyen ve başka bir ekonomik desteği bulunmayan kişinin bu koşullarının açıkça belirtilmesi gerekir.

Bir boşanma avukatı tarafından adli yardım talebinin birkaç cümlelik standart bir paragraf şeklinde değil, kişinin gerçek ekonomik durumunu ortaya koyacak şekilde hazırlanması talebin sağlıklı değerlendirilmesine yardımcı olur.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Boşanma Davasında Adli Yardım

Adli yardım taleplerinde mahkemeye sunulan ekonomik durum belgeleri ve talebin hukuki gerekçesi önem taşımaktadır.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından adli yardımlı boşanma davası hazırlanırken kişinin gelir, kira, çocuk giderleri, malvarlığı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin belgeler birlikte değerlendirilmelidir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında adli yardım talebi dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülebileceği gibi, yargılama sırasında ekonomik koşulların değişmesi halinde daha sonra da talep edilebilir. Ancak sonradan verilen adli yardım kararının önceki yargılama giderlerini kapsamadığı unutulmamalıdır.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından adli yardım süreci değerlendirilirken mahkemeden talep edilen harç ve gider muafiyeti ile baronun adli yardım bürosundan talep edilen avukat görevlendirmesinin birbirinden ayrı süreçler olduğu dikkate alınmalıdır.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma, ziynet veya diğer malvarlığı talepleri takip edilirken dava değerine bağlı giderlerin kişinin hak arama özgürlüğünü fiilen engelleyip engellemediği değerlendirilerek gerekli adli yardım talepleri oluşturulabilir.

Sonuç

Boşanma davasında ekonomik imkânsızlık nedeniyle hak aramaktan vazgeçilmesi gerekmez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yargılama giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini ciddi ölçüde zorlaştırmadan karşılayamayacak durumda bulunan ve talebi açıkça dayanaktan yoksun olmayan kişiler mahkemeden adli yardım talep edebilir.

Mahkeme adli yardım talebini kabul ettiğinde başvurucuyu kararın kapsamına göre yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muaf tutabilir ve giderlerin Devlet tarafından avans olarak karşılanmasına karar verebilir. Adli yardım kural olarak hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Avukatlık ücretini karşılayamayacak kişilerin ayrıca hizmetin görüleceği yerdeki baro adli yardım bürosuna başvurarak avukat görevlendirilmesini istemesi mümkündür. Güncel Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca başvurular adli yardım bürosu veya temsilciliklerine yapılmakta ve başvurucunun ekonomik durumu ile talebinin niteliği değerlendirilmektedir.

Ancak barodan avukat görevlendirilmesi, mahkeme harç ve giderlerinden otomatik muafiyet sağlamaz. Bu giderlerin karşılanması için ayrıca mahkemeden HMK kapsamında adli yardım istenmesi gerekir.

Mahkemenin adli yardım talebini reddetmesi halinde kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde itiraz, baro adli yardım bürosunun talebi reddetmesi halinde ise bildirimin ardından on gün içerisinde baro başkanına başvuru imkânı bulunmaktadır.

Son olarak adli yardımın dava masraflarının her koşulda tamamen silinmesi anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Dava sonunda ertelenen giderlerin tahsili gündeme gelebilir; ancak tahsilatın kişiyi mağdur edeceği açıkça anlaşılıyorsa mahkeme tamamen veya kısmen muafiyet kararı verebilir.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında adli yardımlı boşanma davası, nafaka, velayet, ziynet, maddi ve manevi tazminat ile diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma, adli yardım ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES