Boşanma davasının açılması, yalnızca davayı ilk açan eşin boşanma sebeplerinin değerlendirileceği anlamına gelmez. Kendisine boşanma davası açılan eş de diğer eşin kusurlu olduğunu düşünüyor ve kendi boşanma sebeplerine dayanarak boşanma kararı verilmesini istiyorsa karşı dava açabilir.
Örneğin kadın tarafından erkeğe karşı fiziksel şiddet ve hakaret sebebiyle boşanma davası açılmış olabilir. Erkek ise bu iddiaları kabul etmeyerek kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını veya evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürebilir. Erkek yalnızca kadının davasının reddini istemekle yetinmeyip kendi adına da boşanma kararı verilmesini talep ediyorsa karşı boşanma davası açması gündeme gelir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 132. maddesine göre karşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve halen görülmekte olması ile asıl dava ve karşı dava arasında kanunun aradığı bağlantının bulunması gerekir. Boşanma davalarında eşlerin birbirlerine karşı ileri sürdükleri boşanma talepleri arasında bu bağlantı doğal olarak bulunmaktadır.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından davalı eş adına savunma hazırlanırken yalnızca cevap verilmesinin yeterli olup olmadığı veya ayrıca karşı dava açılması gerekip gerekmediği baştan değerlendirilmelidir.
Karşı Boşanma Davası Ne Demektir?
Karşı dava, halihazırda açılmış bir davanın davalısının aynı mahkemede asıl davacıya karşı kendi bağımsız talebini ileri sürmesidir.
Boşanma bakımından basit bir örnek vermek gerekirse;
Kadın: Davacı
Erkek: Davalı
Kadın boşanma davası açmıştır.
Erkek yalnızca;
“Kadının açtığı boşanma davası reddedilsin.”
derse bu bir savunmadır.
Ancak erkek;
“Kadının davası reddedilsin, ayrıca kadının kusurlu davranışları nedeniyle benim açtığım karşı davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilsin.”
derse burada karşı boşanma davası bulunmaktadır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Cevap Dilekçesi ile Karşı Dava Aynı Şey Midir?
Hayır.
Cevap dilekçesi, davalının kendisine yöneltilen davaya karşı savunmalarını sunduğu dilekçedir.
Karşı dava ise davalının, davacıya karşı kendi bağımsız dava ve talebini ileri sürmesidir.
Örneğin davalı eş cevap dilekçesinde;
“Ben kusurlu değilim, davacı kusurludur, davanın reddine karar verilsin.”
diyebilir.
Bu ifade tek başına karşı boşanma davası anlamına gelmeyebilir.
Buna karşılık;
“Karşı davamızın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkil lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ediyoruz.”
şeklinde bağımsız talep oluşturulması karşı dava niteliği taşır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15 Ekim 2024 tarihli kararında da cevap dilekçesinde karşı dava taleplerinin açıkça ileri sürüldüğü ve adli yardım talebinin kabul edildiği bir dosyada, dilekçenin karşı dava niteliği göz ardı edilerek “karşı dava açılmamış” kabul edilmesi hatalı bulunmuştur.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından cevap dilekçesi hazırlanırken bu nedenle savunma talepleri ile karşı dava taleplerinin açık biçimde ayrılması önemlidir.
Karşı Boşanma Davası Ne Zaman Açılır?
HMK’nın 133. maddesine göre karşı dava;
- Cevap dilekçesi içerisinde veya
- Esasa cevap süresi içerisinde ayrı bir dilekçeyle
açılabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 127. maddesine göre cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanundaki şartların oluşması halinde bu süre içerisinde talep edilmek suretiyle mahkeme tarafından bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek cevap süresi verilebilir.
Bu nedenle kendisine boşanma dava dilekçesi tebliğ edilen eşin süreyi önemsemesi gerekir.
Karşı Dava Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
Karşı davanın süresinden sonra açılması halinde artık doğrudan;
“Karşı dava reddedilir.”
şeklinde bir sonuç öngörülmemiştir.
HMK m.133/2 uyarınca süresinden sonra karşı dava açılması halinde mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.
Dolayısıyla karşı dava süresinin kaçırılması, boşanma talebinin hiçbir zaman ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez. Ancak dava usulü ve dosyaların birlikte yürütülmesi bakımından önemli sonuçlar ortaya çıkar.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından cevap süresi hesaplanırken özellikle dava dilekçesinin gerçek tebliğ tarihi ve varsa ek süre kararı dikkatle kontrol edilmelidir.
Karşı Dava Açmak İçin Davacının Kusurlu Olması Gerekir Mi?
Karşı boşanma davasının kabul edilebilmesi için karşı davacının dayandığı boşanma sebebinin kanuni koşullarının oluşması gerekir.
Karşı davacı eş;
- Fiziksel şiddet,
- Hakaret,
- Tehdit,
- Sadakat yükümlülüğüne aykırılık,
- Ekonomik veya psikolojik şiddet,
- Evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeme,
- Ortak hayatı çekilmez hale getiren başka davranışlar
gibi vakıalara dayanabilir.
Ancak yalnızca;
“Davacı da kusurludur.”
demek yeterli değildir.
Hangi olayın gerçekleştiği ve hangi delille ispatlanacağı açık şekilde ortaya konulmalıdır.
Asıl Dava ile Karşı Dava Farklı Boşanma Sebeplerine Dayanabilir Mi?
Evet.
Asıl dava ile karşı davanın mutlaka aynı hukuki boşanma sebebine dayanması gerekmez.
Örneğin asıl dava Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanırken karşı dava somut olayda koşulları bulunuyorsa zina gibi özel bir boşanma sebebine dayanabilir.
Ancak özel boşanma sebeplerinin kendilerine özgü şartları bulunmaktadır.
Örneğin zina sebebine dayanılıyorsa TMK m.161’deki hak düşürücü süreler ve af konusu ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından karşı dava hazırlanırken yalnızca vakıaların değil, hangi hukuki boşanma sebebine dayanılacağının da doğru belirlenmesi gerekir.
Karşı Davada Tazminat İstenebilir Mi?
Evet.
Koşulları bulunuyorsa karşı boşanma davasında;
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Yoksulluk nafakası,
- Tedbir nafakası,
- Velayet,
- Çocuk için iştirak nafakası
gibi boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin talepler ileri sürülebilir.
Örneğin davalı-karşı davacı eş;
“Asıl davanın reddine, karşı davamızın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve müvekkil lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini”
talep edebilir.
Yargıtay’ın 2024 tarihli karşılıklı boşanma kararlarında da karşı davacı eşlerin boşanmanın yanı sıra velayet, nafaka ve tazminat taleplerinde bulunduğu görülmektedir.
Ancak her talebin kendi kanuni şartlarının bulunduğu unutulmamalıdır.
Karşı Davada Velayet İstenebilir Mi?
Evet.
Müşterek çocuk bulunuyorsa karşı davacı eş velayetin kendisine bırakılmasını talep edebilir.
Örneğin anne asıl davada çocuğun velayetini kendisi için isterken baba karşı davasında velayetin kendisine verilmesini talep edebilir.
Mahkeme burada davayı ilk kimin açtığına bakarak karar vermez.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Sosyal inceleme raporu, çocuğun mevcut yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi ve yeterli olgunluğa ulaşmışsa çocuğun görüşü birlikte değerlendirilebilir.
Karşı Dava Açılınca İki Ayrı Dosya mı Olur?
Süresinde ve usulüne uygun olarak açılan karşı dava, asıl dava ile birlikte aynı yargılama içerisinde incelenir.
Kararlarda taraflar genellikle;
Davacı-Karşı Davalı
ve;
Davalı-Karşı Davacı
şeklinde gösterilir.
Örneğin kadın ilk davayı açmış, erkek de karşı dava açmışsa;
Kadın: Davacı-Karşı Davalı
Erkek: Davalı-Karşı Davacı
sıfatını taşır.
Mahkeme hem asıl dava hem karşı dava bakımından ayrı ayrı değerlendirme ve hüküm kurar.
Asıl Dava Kabul Edilirse Karşı Dava Otomatik Reddedilir Mi?
Hayır.
Asıl davanın kabul edilmesi, karşı davanın mutlaka reddedileceği anlamına gelmez.
Mahkeme;
- Her iki davayı da kabul edebilir,
- Asıl davayı kabul edip karşı davayı reddedebilir,
- Asıl davayı reddedip karşı davayı kabul edebilir,
- Koşulları varsa her iki davayı da reddedebilir.
Yargıtay'ın 2024 tarihli kararlarında hem asıl hem karşı boşanma davalarının kabul edildiği çok sayıda karşılıklı boşanma dosyası bulunmaktadır.
Dolayısıyla her dava kendi dayandığı vakıalar ve deliller bakımından incelenir.
Asıl Dava Reddedilip Karşı Dava Kabul Edilebilir Mi?
Evet.
Bu, karşı dava açmanın en önemli sonuçlarından biridir.
Örneğin kadın erkek hakkında boşanma davası açmış ancak kendi ileri sürdüğü kusur vakıalarını ispatlayamamış olabilir.
Erkek ise karşı davasında kadının kusurlu davranışlarını ispatlamış olabilir.
Bu durumda kadının asıl boşanma davası reddedilirken erkeğin karşı boşanma davası kabul edilebilir.
Dolayısıyla davalının yalnızca asıl davanın reddini istemesi ile kendi adına karşı boşanma davası açması arasında önemli hukuki fark vardır.
Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından davalı eşin dosyası incelenirken bu nedenle “savunma yapmak yeterli mi, yoksa bağımsız boşanma talebi de bulunmalı mı?” sorusu baştan değerlendirilmelidir.
Davacı Davasından Vazgeçerse Karşı Dava Ne Olur?
Karşı dava açısından en önemli usul kurallarından biri HMK’nın 134. maddesidir.
Bu hükme göre asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel olmaz.
Örneğin kadın boşanma davası açmış, erkek de karşı boşanma davası açmış olabilir.
Kadın daha sonra kendi asıl davasından feragat ederse, bu durum erkeğin karşı davasını otomatik olarak sona erdirmez.
Erkeğin karşı boşanma davası görülmeye devam eder.
Bu nedenle;
“İlk davayı açan eş davadan vazgeçerse bütün dosya kapanır.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Asıl Dava Başka Bir Nedenle Sona Ererse Karşı Dava Devam Eder Mi?
Evet.
HMK m.134, asıl davanın herhangi bir nedenle sona ermesinin karşı davanın görülmesine engel olmayacağını açıkça düzenlemektedir.
Karşı dava bağımsız dava niteliğini korur.
Bu özellik özellikle boşanma davalarında önemlidir. Çünkü davalı eş, kendi boşanma hakkını ilk davayı açan eşin davayı sürdürüp sürdürmemesine bağlı hale getirmemiş olur.
İki Davada da Boşanma Kararı Verilirse Ne Olur?
Asıl ve karşı davanın ikisinin de kabul edilmesi mümkündür.
Mahkeme bu durumda her iki davadaki kusur vakıalarını değerlendirir ve tarafların boşanmalarına karar verir.
Ancak boşanma hükmünün taraflardan birinin kanun yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleşmesi halinde, diğer davadaki boşanma talebinin sonraki aşamada konusuz kalması gibi usulî sonuçlar ortaya çıkabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2551 sayılı kararına konu dosyada da asıl davadaki boşanma hükmünün kesinleşmesi nedeniyle karşı davadaki boşanma talebinin konusuz kaldığı değerlendirilmiştir.
Buna rağmen kusur, tazminat, nafaka, yargılama gideri ve vekâlet ücreti gibi diğer uyuşmazlıkların incelenmesi devam edebilir.
Karşı Dava Açılırsa Kusur Nasıl Belirlenir?
Mahkeme asıl ve karşı davada ileri sürülen bütün usulüne uygun kusur vakıalarını birlikte değerlendirir.
Örneğin;
Davacı kadın:
- Erkeğin fiziksel şiddet uyguladığını,
- Hakaret ettiğini
ileri sürmüş olabilir.
Davalı-karşı davacı erkek ise:
- Kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını,
- Hakaret ettiğini
ileri sürmüş olabilir.
Mahkeme her iki tarafın delillerini değerlendirerek;
- Taraflardan birinin kusursuz,
- Birinin daha az kusurlu,
- Tarafların eşit kusurlu,
- Bir tarafın daha ağır kusurlu veya
- Somut olaya göre tam kusurlu
olduğuna ilişkin değerlendirme yapabilir.
Bu tespit özellikle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası açısından önemlidir.
Karşı Dava Açmayan Eş Diğer Eşin Kusurlarını Savunmasında İleri Sürebilir Mi?
Evet.
Karşı dava açmamak, davalının savunma yapamayacağı anlamına gelmez.
Davalı;
- Davacının iddialarını reddedebilir,
- Davacının kusurlu olduğunu ileri sürebilir,
- Kendi kusursuz veya daha az kusurlu olduğunu savunabilir,
- Asıl davanın reddini talep edebilir.
Ancak davalının kendi adına boşanma kararı verilmesini istemesi farklıdır.
Bu nedenle;
“Davacının kusurlu olduğunu cevap dilekçesinde yazdım.”
ile;
“Davacı eşin kusurları nedeniyle karşı davamın kabulüyle boşanma talep ettim.”
aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
Karşı Davada Yeni Deliller Sunulabilir Mi?
Karşı davacı, kendi karşı davasının dayandığı vakıalara ilişkin delillerini usulüne uygun şekilde bildirebilir.
Somut olaya göre;
- Tanık,
- WhatsApp mesajları,
- SMS kayıtları,
- Hastane raporları,
- Kolluk kayıtları,
- Ceza ve soruşturma dosyaları,
- Sosyal medya kayıtları,
- Fotoğraf ve video,
- Otel veya seyahat kayıtları,
- Diğer hukuka uygun belgeler
kullanılabilir.
Ancak yalnızca delil sunulması yeterli değildir.
İspatlanmak istenen vakıaların karşı dava dilekçesinde usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir.
Bir boşanma avukatı tarafından karşı dava hazırlanırken bu nedenle her olayın karşısına hangi delille ispatlanacağının belirlenmesi faydalıdır.
Karşı Dava Açmak İçin Harç Ödenir Mi?
Karşı dava, yalnızca cevap dilekçesinin bir bölümü değil, bağımsız dava niteliği taşıyan bir hukuki taleptir.
HMK’nın 135. maddesi de dava hakkındaki hükümlerin, aksine özel düzenleme bulunmadıkça karşı dava hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle karşı dava açılırken davanın niteliğine göre gerekli harç ve usul işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
Adli yardım koşullarının bulunması halinde ise harç ve giderler açısından adli yardım talep edilebilir. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında adli yardım talebi kabul edilmiş davalının cevap dilekçesindeki açık karşı dava taleplerinin karşı dava olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Karşı Davada Ziynet Eşyası İstenebilir Mi?
Ziynet alacağı, boşanmanın fer’î sonucu değildir ve ayrı bir malvarlığı talebi niteliğindedir.
Boşanma dosyasında ziynet talebi ileri sürülüyorsa bu talebin hukuki niteliği, harcı ve usulü ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay'ın 2024 tarihli bir karşılıklı boşanma dosyasında da boşanma davaları hakkında hüküm kurulurken ziynet alacağı davasının tefrik edildiği görülmektedir.
Dolayısıyla;
- Boşanma,
- Nafaka,
- Tazminat,
- Velayet
ile ziynet alacağı birbirinden doğru biçimde ayrılmalıdır.
Mal Paylaşımı Karşı Boşanma Davasında Karara Bağlanır Mı?
Mal rejiminin tasfiyesi de boşanmanın fer’î sonucu değildir.
Katılma alacağı ve değer artış payı gibi mal rejiminden doğan talepler ayrı hukuki esaslara tabidir.
Bu nedenle karşı boşanma davası açılması, ev ve araçların aynı karşı dava kapsamında otomatik olarak yarı yarıya paylaşılacağı anlamına gelmez.
Boşanma davasının başında malvarlığının tespit edilmesi ve gerektiğinde mal rejiminden kaynaklanan ayrı taleplerin planlanması önemlidir.
Karşı Davaya Karşı Tekrar Karşı Dava Açılabilir Mi?
Hayır.
HMK m.132/3 açık şekilde;
“Karşı davaya karşı, dava açılamaz.”
hükmünü içermektedir.
Davacı-karşı davalı eş, kendisine yöneltilen karşı davaya karşı elbette cevap verebilir ve savunma yapabilir.
Ancak karşı davaya karşı ikinci bir karşı dava sistemi kurulamaz.
Karşı Davaya Cevap Verilebilir Mi?
Evet.
Karşı dava açıldığında ilk davayı açan eş artık karşı dava bakımından karşı davalı konumundadır.
Karşı davada ileri sürülen;
- Kusur vakıalarına,
- Tazminat taleplerine,
- Nafaka taleplerine,
- Velayet talebine,
- Diğer hukuki iddialara
cevap verebilir ve kendi delillerini sunabilir.
Dolayısıyla karşı dava açılmasıyla birlikte dosyada iki taraf da hem talep hem savunma bakımından aktif hale gelebilir.
Karşı Dava Açmanın Avantajı Nedir?
Karşı dava açılması, davalı eşin yalnızca diğer eşin açtığı davanın sonucuna bağlı kalmamasını sağlar.
Örneğin davacı eş kendi davasından vazgeçebilir.
Karşı dava yoksa davalının yalnızca;
“Davacının davası reddedilsin.”
şeklindeki savunması bulunabilir.
Ancak davalının karşı boşanma davası varsa asıl dava sona erse dahi kendi davası devam eder. HMK m.134 bunun açık hukuki dayanağıdır.
Bu nedenle boşanmak isteyen ancak kendisine ilk önce dava açılmış olan eş açısından karşı dava önemli bir usul aracıdır.
Her Boşanma Dosyasında Karşı Dava Açmak Gerekir Mi?
Hayır.
Karşı dava her dosyada zorunlu değildir.
Örneğin davalı eş de boşanmak istemiyor ve yalnızca kendisine yöneltilen haksız iddialara karşı savunma yapmak istiyorsa karşı boşanma davası açması gerekmeyebilir.
Buna karşılık davalı eş;
“Davacının ileri sürdüğü sebepler doğru değil ancak evlilik davacının kendi kusurları nedeniyle sona ermiştir ve ben de boşanmak istiyorum.”
diyorsa karşı dava gündeme gelir.
Dolayısıyla karşı dava açılıp açılmayacağı stratejik olduğu kadar hukuki bir karardır ve dosyanın somut koşullarına göre belirlenmelidir.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Karşı Boşanma Davaları
Karşı dava, özellikle çekişmeli boşanma dosyalarında süre ve dilekçe içeriği bakımından dikkatli hazırlanması gereken önemli bir usul kurumudur.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından kendisine boşanma davası açılan eşin dosyası değerlendirilirken yalnızca asıl davaya cevap verilmesinin yeterli olup olmadığı veya ayrıca karşı boşanma davası açılmasının gerekip gerekmediği incelenmelidir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen karşılıklı boşanma davasında asıl dava ve karşı davadaki kusur vakıalarının birbirinden ayrılması ve her vakıanın ilgili delillerle ilişkilendirilmesi önemlidir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından karşı dava hazırlanırken cevap süresi, karşı dava talepleri, nafaka, tazminat ve velayet konuları açık şekilde düzenlenmelidir.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile çekişmeli boşanma dosyası yürütülürken asıl davanın feragat veya başka bir nedenle sona ermesinin karşı dava üzerindeki etkisi ile tarafların bağımsız boşanma talepleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
Boşanma davasında karşı dava, kendisine dava açılan eşin yalnızca savunma yapmakla yetinmeyip diğer eşe karşı kendi boşanma talebini ileri sürmesini sağlayan bağımsız bir dava yoludur.
Karşı dava, HMK m.133 uyarınca cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içerisinde ayrı bir dilekçeyle açılabilir. Genel cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; kanuni şartların bulunması halinde ek cevap süresi verilmesi mümkündür.
Karşı davanın en önemli sonuçlarından biri, asıl davadan bağımsızlığını korumasıdır. Asıl davanın herhangi bir nedenle sona ermesi karşı davanın görülmesini engellemez. Bu nedenle ilk davayı açan eşin davasından vazgeçmesi, usulüne uygun açılmış karşı boşanma davasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Karşı boşanma davasında boşanmanın yanı sıra şartları mevcutsa nafaka, maddi ve manevi tazminat ve velayet gibi talepler de ileri sürülebilir. Mahkeme asıl ve karşı davadaki vakıaları ayrı ayrı inceleyerek her iki davayı kabul edebileceği gibi, yalnızca birini kabul edip diğerini reddedebilir.
Bu nedenle kendisine boşanma davası açılan eş bakımından “Sadece davanın reddini mi istemeliyim, yoksa ben de karşı boşanma davası açmalı mıyım?” sorusunun dava dilekçesi tebliğ edilir edilmez değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında çekişmeli boşanma, karşı dava, kusur tespiti, nafaka, tazminat, velayet ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma, karşı boşanma davası ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51