Boşanma sonrasında hükmedilen nafaka miktarı, zaman içerisinde ekonomik koşulların değişmesi, yaşam giderlerinin artması veya müşterek çocuğun ihtiyaçlarının farklılaşması nedeniyle yetersiz kalabilir.
Özellikle kira, eğitim, sağlık, ulaşım ve temel yaşam giderlerinde meydana gelen artışlar karşısında yıllar önce belirlenen nafaka miktarının mevcut ihtiyaçları karşılamaması mümkündür. Bu durumda şartları oluşmuşsa nafaka artırım davası açılabilir.
Türk Medeni Kanunu, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda yoksulluk nafakasının artırılmasına imkân tanımaktadır. Çocuk nafakası bakımından da durumun değişmesi halinde hâkim, talep üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.
Bu nedenle nafaka artırım talebi hazırlanırken yalnızca hayat pahalılığının arttığının belirtilmesi yerine, nafakanın neden yetersiz kaldığının somut belgelerle ortaya konulması önemlidir. Bir boşanma avukatı tarafından yapılacak değerlendirmede mevcut nafaka kararı, tarafların güncel ekonomik durumları ve nafaka alacaklısının ihtiyaçları birlikte incelenmelidir.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme kararıyla veya mahkeme tarafından onaylanan bir anlaşma kapsamında belirlenmiş nafaka miktarının, sonradan değişen koşullar nedeniyle artırılmasının talep edildiği davadır.
Artırım talebi özellikle;
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası
bakımından gündeme gelebilir.
Örneğin boşanma tarihinde müşterek çocuk için aylık 5.000 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş olabilir. Aradan geçen sürede çocuğun okula başlaması, eğitim giderlerinin artması, servis veya kurs masraflarının ortaya çıkması ve genel yaşam maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle bu miktar artık yetersiz hale gelebilir.
Bu durumda velayet sahibi ebeveyn müşterek çocuk lehine iştirak nafakasının artırılmasını talep edebilir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı ile nafaka artırım davası değerlendirilirken önceki karar tarihindeki koşullar ile dava tarihindeki güncel koşulların karşılaştırılması önemlidir.
Hangi Durumlarda Nafaka Artırılabilir?
Nafakanın artırılması için her dosyada geçerli tek bir sebep bulunmamaktadır.
Mahkeme somut olayın özelliklerine göre tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında veya nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklikleri değerlendirir.
Örneğin;
- Enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün azalması,
- Kira giderlerinin ciddi şekilde artması,
- Çocuğun eğitim hayatına başlaması,
- Özel okul, kurs veya servis giderlerinin ortaya çıkması,
- Sağlık giderlerinin artması,
- Çocuğun yaşının ilerlemesiyle ihtiyaçlarının çoğalması,
- Nafaka borçlusunun gelirinin önemli ölçüde artması,
- Nafaka alacaklısının yaşam giderlerinin yükselmesi
nafaka artırım talebinde önem taşıyabilir.
Yargıtay kararlarında da tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, çocuğun yaşı ve eğitim durumu, nafakanın belirlendiği tarihten itibaren geçen süre, ekonomik koşullar ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirilmektedir.
Çocuk İçin Nafaka Artırımı Nasıl Yapılır?
Müşterek çocuk için ödenen iştirak nafakasının miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın yaşam koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır.
Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesine göre nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri gözetilerek belirlenmektedir. Durumun değişmesi halinde ise hâkim talep üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir.
Örneğin çocuk boşanma tarihinde 3 yaşında iken birkaç yıl sonra ilkokula başlamış olabilir.
Bu süreçte;
- Okul ücreti,
- Servis,
- Yemek,
- Kırtasiye,
- Kurs,
- Spor faaliyetleri,
- Sağlık,
- Giyim
gibi giderlerin önemli ölçüde artması mümkündür.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından iştirak nafakası artırım davası hazırlanırken çocuğun güncel giderlerinin mümkün olduğunca fatura, makbuz ve diğer belgelerle ortaya konulması talebi güçlendirebilir.
Yoksulluk Nafakası Artırılabilir Mi?
Evet.
Boşanma sonucunda hükmedilmiş yoksulluk nafakasının miktarı da şartların değişmesi halinde artırılabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat şeklindeki nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına imkân vermektedir.
Mahkeme değerlendirmesinde;
- Nafaka alacaklısının güncel geliri,
- Kira gideri,
- Düzenli yaşam giderleri,
- Nafaka borçlusunun ekonomik gücü,
- Önceki nafaka miktarı,
- Aradan geçen süre,
- Günün ekonomik koşulları
gibi hususlar önem taşıyabilir.
Yargıtay da yoksulluk nafakası belirlenirken tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesinin birlikte dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından yoksulluk nafakası artırım talebi hazırlanırken önceki nafaka miktarının mevcut ekonomik koşullar içerisinde neden yetersiz kaldığı somutlaştırılmalıdır.
Nafaka Artırımı İçin Kaç Yıl Geçmesi Gerekir?
Nafaka artırım davası açılması için kanunda;
“En az iki yıl geçmelidir” veya “Her yıl dava açılabilir”
şeklinde belirlenmiş sabit bir süre bulunmamaktadır.
Önemli olan nafakanın belirlendiği tarihten sonra koşullarda nafakanın yeniden belirlenmesini gerektiren bir değişiklik meydana gelmesidir.
Aradan uzun süre geçmiş olması, paranın alım gücünün azalması ve ihtiyaçların artması artırım talebini destekleyebilir.
Buna karşılık nafakanın belirlenmesinden çok kısa bir süre sonra hiçbir önemli değişiklik meydana gelmeden açılan bir artırım davasında değişen koşulların ayrıca ispatlanması gerekebilir.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından dava açılmadan önce önceki karar tarihi ile güncel koşullar arasındaki farkların değerlendirilmesi önem taşır.
Enflasyon Tek Başına Nafaka Artırım Sebebi Olur Mu?
Paranın satın alma gücünün azalması nafaka artırım davalarında önemli unsurlardan biridir.
Ancak mahkeme yalnızca açıklanan enflasyon oranına bakarak matematiksel bir işlem yapmak zorunda değildir.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, çocuğun ihtiyaçları ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.
Yargıtay'ın iştirak nafakasına ilişkin kararlarında da önceki nafaka tarihinden itibaren geçen süre, çocuğun artan ihtiyaçları, ekonomik koşullar ve hakkaniyetin birlikte dikkate alındığı görülmektedir.
Dolayısıyla nafaka artırım davası yalnızca;
“Enflasyon yükseldi, nafaka da aynı oranda yükseltilsin.”
şeklinde değerlendirilmemelidir.
Nafaka Artırımında Çocuğun Okul Giderleri Önemli Midir?
Evet.
İştirak nafakası artırım davalarında çocuğun eğitim giderleri önemli unsurlar arasındadır.
Çocuğun;
- Kreş veya anaokulu,
- Özel okul,
- Servis,
- Yemek,
- Dershane veya kurs,
- Kitap ve kırtasiye,
- Yabancı dil eğitimi,
- Spor ve sosyal faaliyet
giderleri somut olayın koşullarına göre değerlendirmeye konu olabilir.
Özellikle boşanma tarihinde henüz okul çağında olmayan çocuğun daha sonra eğitim hayatına başlamış olması ihtiyaçlarda önemli bir değişiklik oluşturabilir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından nafaka artırımı talep edilirken eğitim masraflarına ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulması, çocuğun gerçek ihtiyaçlarının mahkeme tarafından görülmesi bakımından önemlidir.
Kira Giderinin Artması Nafaka Artırımını Etkiler Mi?
Yoksulluk nafakası bakımından nafaka alacaklısının barınma giderleri ekonomik değerlendirmede önem taşıyabilir.
Örneğin boşanma tarihinde 8.000 TL olan kira bedelinin birkaç yıl içerisinde 25.000 TL veya daha yüksek bir seviyeye çıkması, kişinin aylık yaşam giderlerini önemli ölçüde değiştirebilir.
Ancak mahkeme yalnızca kira artışına bakmaz.
Tarafların tüm gelir ve giderleri birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle kira sözleşmeleri, ödeme kayıtları ve güncel yaşam giderlerini gösteren belgeler nafaka artırım davasında önem taşıyabilir.
Nafaka Borçlusunun Maaşının Artması Önemli Midir?
Evet.
Nafaka borçlusunun ödeme gücü nafaka miktarının belirlenmesinde önemli kriterlerden biridir.
Boşanma tarihinde asgari ücret veya düşük ücretle çalışan kişinin daha sonra çok daha yüksek gelir elde etmeye başlaması, iş kurması, düzenli kira geliri elde etmesi veya malvarlığının ciddi şekilde artması nafaka değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Ancak nafaka borçlusunun yalnızca malvarlığı değil;
- Düzenli geliri,
- Bakmakla yükümlü olduğu kişiler,
- Güncel giderleri,
- Sosyal ve ekonomik yaşam standardı
da araştırılabilir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı aracılığıyla nafaka artırımı talep edilirken gerektiğinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması, çalışma ve gelir bilgilerinin ilgili kurumlardan istenmesi talep edilebilir.
Nafaka Artırım Davasında Hangi Belgeler Kullanılabilir?
Nafaka artırım davasında artan ihtiyaçları gösteren belgelerin sunulması önemlidir.
Somut dosyaya göre;
- Kira sözleşmesi,
- Okul faturaları,
- Servis ücretleri,
- Kurs faturaları,
- Sağlık ve ilaç giderleri,
- Kırtasiye masrafları,
- Çocuğun özel ihtiyaçlarına ilişkin belgeler,
- Banka ödeme kayıtları,
- Gelir ve maaş belgeleri
dosyada değerlendirilebilir.
Mahkeme ayrıca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin araştırma yaptırabilir.
Burada amaç mümkün olduğunca gerçek yaşam koşullarının ortaya konulmasıdır.
Nafaka Artırım Davasında Ne Kadar Nafaka İstenebilir?
Kanunda nafakanın belirli bir yüzde oranında artırılacağına ilişkin sabit bir formül bulunmamaktadır.
Örneğin mevcut nafakanın;
“Mutlaka iki katına çıkarılması gerekir”
veya;
“Yalnızca TÜFE oranında artırılabilir”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Talep edilecek miktarın nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçları ve borçlunun ödeme gücü dikkate alınarak makul şekilde belirlenmesi gerekir.
Mahkeme talep edilen miktarı aynen kabul etmek zorunda değildir. Delilleri ve ekonomik koşulları değerlendirerek uygun gördüğü miktara karar verebilir.
Bu nedenle bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından nafaka miktarı belirlenirken yalnızca yüksek bir rakam yazılması yerine talep edilen tutarın hangi giderlere dayandığının açıklanması daha sağlıklı olacaktır.
Mahkeme Her Yıl Otomatik Artışa Karar Verebilir Mi?
Evet, talep edilmesi halinde mahkemenin gelecek yıllara ilişkin nafaka artışını da düzenlemesi mümkündür.
Türk Medeni Kanunu hem yoksulluk nafakası hem de çocuk nafakası bakımından hâkimin, istem halinde gelecek yıllarda ödenecek miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirleyebileceğini düzenlemektedir.
Uygulamada nafakanın gelecek yıllarda TÜİK tarafından açıklanan belirli endekslere göre artırılması yönünde taleplerle karşılaşılmaktadır.
Yargıtay kararlarında da nafakalara gelecek yıllarda artış uygulanmasına ilişkin talepler hakkında mahkeme tarafından olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu tür bir düzenleme, koşullar uygun olduğu sürece her yıl yeniden dava açılması ihtiyacını azaltabilir.
Anlaşmalı Boşanmada Belirlenen Nafaka Artırılabilir Mi?
Anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen nafaka miktarının mahkeme tarafından onaylanmış olması, hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına gelmez.
Tarafların ekonomik durumlarının veya nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının sonradan önemli şekilde değişmesi halinde kanuni koşullar çerçevesinde nafakanın yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Yargıtay da anlaşmalı boşanmada protokolle kararlaştırılmış nafakanın değişen koşullar karşısında yeniden düzenlenmesinin hukuken mümkün olduğunu kabul etmektedir.
Ancak protokolün içeriği ve tarafların hangi koşullarda anlaştığı somut dava bakımından önem taşıyabilir.
Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Nafaka uyuşmazlıklarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 177. maddesinde boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Somut dosyada görev ve yetki konusu dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
Nafaka Artırım Davasında Avukat Zorunlu Mudur?
Nafaka artırım davasının avukat aracılığıyla açılması zorunlu değildir.
Ancak nafakanın artırılması yalnızca mevcut nafaka miktarının değiştirilmesinden ibaret değildir. Tarafların ekonomik durumlarının araştırılması, giderlerin belgelenmesi, önceki mahkeme kararının incelenmesi ve talep miktarının hukuken gerekçelendirilmesi gerekir.
Bir boşanma avukatı tarafından dosyanın değerlendirilmesi, özellikle hangi delillerin sunulması gerektiğinin ve mahkemeden hangi ekonomik araştırmaların talep edilebileceğinin belirlenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Nafaka Artırılırsa Ne Zamandan İtibaren Ödenir?
Nafaka artırım davalarında hükmedilecek artışın hangi tarihten itibaren geçerli olacağı dava ve kararın niteliğine göre değerlendirilir.
Bu nedenle dava dilekçesinde talebin başlangıç tarihinin açık şekilde belirtilmesi önemlidir.
Uygulamada artırım taleplerinde dava tarihinin önemli olduğu görülmektedir. Nitekim Yargıtay incelemesine konu olan iştirak nafakası artırım dosyalarında artırılan miktara dava tarihinden itibaren hükmedildiği örnekler bulunmaktadır.
Nafaka Artırım Davasında Karşı Taraf “Ödeyemiyorum” Derse Ne Olur?
Nafaka borçlusunun ekonomik durumunun da mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Karşı taraf;
- Gelirinin düştüğünü,
- İşsiz kaldığını,
- Sağlık sorunları nedeniyle çalışamadığını,
- Yeni bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bulunduğunu
ileri sürebilir.
Bu iddialar belgelerle birlikte değerlendirilir.
Mahkeme nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka borçlusunun ödeme gücü arasında hakkaniyete uygun bir denge kurmaya çalışır.
Bu nedenle nafaka artırım davasının sonucu yalnızca alacaklının giderlerine göre değil, her iki tarafın ekonomik durumu dikkate alınarak belirlenir.
Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Nafaka Artırım Davaları
Nafaka artırım davalarında en önemli konulardan biri önceki nafaka kararından sonra meydana gelen değişikliklerin somutlaştırılmasıdır.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından iştirak nafakası artırım talebi hazırlanırken özellikle müşterek çocuğun güncel eğitim, sağlık ve yaşam giderleri ile nafaka borçlusunun ödeme gücü birlikte değerlendirilebilir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı ile yoksulluk nafakası artırım davası yürütülürken kira ve diğer temel yaşam giderlerinde meydana gelen değişiklikler ile tarafların güncel sosyal ve ekonomik durumlarının ortaya konulması önem taşıyabilir.
Aynı şekilde Bahçeşehir boşanma avukatı desteği alınan nafaka uyuşmazlıklarında mevcut nafaka kararının tarihi, geçen süre, artan yaşam maliyetleri ve tarafların güncel ekonomik koşulları bir bütün halinde değerlendirilmelidir.
Sonuç
Nafaka miktarı, bir kez mahkeme tarafından belirlendikten sonra hiçbir zaman değişmeyecek sabit bir tutar değildir.
Yoksulluk nafakasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde; iştirak nafakasında ise çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın ekonomik koşullarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle nafakanın yeniden belirlenmesi mümkündür.
Nafaka artırım davasında özellikle;
- Önceki nafaka kararının tarihi,
- Aradan geçen süre,
- Güncel ekonomik koşullar,
- Çocuğun artan ihtiyaçları,
- Eğitim ve sağlık giderleri,
- Tarafların gelir ve yaşam koşulları
birlikte değerlendirilmelidir.
Nafaka artırım talebinin yalnızca genel ekonomik koşullara değil, somut ve belgelenebilir ihtiyaçlara dayandırılması davanın sağlıklı şekilde yürütülmesi açısından önem taşımaktadır.
Nafaka, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51