Boşanma Davasında Aile Konutu Kime Verilir?

Boşanma sürecinde eşler arasında en sık uyuşmazlık yaşanan konulardan biri, evlilik boyunca birlikte yaşanan aile konutunda kimin kalacağıdır. Özellikle müşterek çocukların bulunduğu boşanma davalarında, aile konutunun kullanımı taraflar açısından önemli bir hukuki mesele haline gelebilir.

Boşanma davası açıldığında evin tapusunun hangi eş adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, boşanma davası devam ederken eşlerin barınmasına ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir. Bu kapsamda aile konutunun kullanımının dava süresince eşlerden birine bırakılması mümkündür.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından aile konutuna ilişkin değerlendirme yapılırken taşınmazın mülkiyeti ile boşanma davası süresince konutu kullanma hakkının birbirinden ayrılması gerekir.

Aile Konutu Nedir?

Aile konutu, eşlerin evlilik birliği içerisinde ortak yaşamlarını sürdürdükleri ve aile hayatlarının merkezi haline getirdikleri konuttur.

Aile konutunun eşlerden yalnızca birinin adına kayıtlı olması, diğer eşin aile hukukundan kaynaklanan korumalardan yararlanamayacağı anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez, aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz veya aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini feshedemez. Malik olmayan eş ayrıca tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı ile aile konutu konusunda hukuki değerlendirme yapılırken taşınmazın tapu kaydının yanında gerçekten aile yaşamının merkezi olarak kullanılıp kullanılmadığı da incelenmelidir.

Boşanma Davası Açılınca Evde Kim Kalır?

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte eşlerden birinin otomatik olarak ortak konutu terk etmesi gerektiğine ilişkin bir kural bulunmamaktadır.

Tarafların birlikte yaşamalarının mümkün olmadığı durumlarda mahkemeden aile konutunun geçici olarak eşlerden birinin kullanımına bırakılması talep edilebilir.

Mahkeme bu değerlendirmede somut olayın koşullarına göre;

  • Müşterek çocukların kimle yaşadığını,
  • Çocukların mevcut yaşam ve okul düzenini,
  • Tarafların ekonomik durumlarını,
  • Tarafların başka bir konutta yaşama imkanını,
  • Barınma ihtiyacını,
  • Şiddet veya güvenlik riski bulunup bulunmadığını

dikkate alabilir.

TMK m.169 kapsamında amaç, boşanma davası devam ederken tarafların ve çocukların korunması için gerekli geçici düzenin kurulmasıdır.

Ev Kimin Üzerine Kayıtlıysa O Mu Evde Kalır?

Hayır.

Boşanma davalarında en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri, “tapu benim üzerime kayıtlı, eşim evden çıkmak zorunda” şeklindeki yaklaşımdır.

Tapu mülkiyeti ile aile konutunun geçici kullanımının tahsisi farklı hukuki konulardır.

Örneğin taşınmaz kocanın adına kayıtlı olsa bile müşterek çocukların anne yanında kalması ve çocukların uzun süredir aynı evde yaşamlarını sürdürmesi halinde, somut koşullara göre konutun dava süresince anne ve çocukların kullanımına tahsis edilmesi gündeme gelebilir.

Aynı durum tersine de mümkündür.

Bu nedenle bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından aile konutu talebi hazırlanırken yalnızca tapu kaydına değil, tarafların ve çocukların fiili yaşam koşullarına da bakılması gerekir.

Çocukların Velayeti Kimdeyse Ev de Ona mı Verilir?

Velayetin veya geçici velayetin bir ebeveyne bırakılması, aile konutunun mutlaka aynı ebeveyne tahsis edileceği anlamına gelmez.

Ancak müşterek çocukların yaşam düzeni aile konutuna ilişkin değerlendirmede önemli olabilir.

Çocukların;

  • Aynı evde uzun süredir yaşıyor olması,
  • Okullarının bu bölgede bulunması,
  • Sosyal çevrelerinin burada olması,
  • Konut değişikliğinin çocukların düzenini ciddi şekilde etkileyebilecek olması

mahkeme tarafından dikkate alınabilecek hususlar arasındadır.

Çocukların üstün yararı ile eşlerin barınma koşulları birlikte değerlendirilir.

Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından aile konutunun tahsisi talep edilirken çocukların mevcut yaşam düzeninin neden korunması gerektiğinin somut şekilde açıklanması önemlidir.

Mahkemenin Evi Eşe Tahsis Etmesi Tapuyu Değiştirir Mi?

Hayır.

Mahkemenin boşanma davası süresince aile konutunun eşlerden birinin kullanımına bırakılmasına karar vermesi, taşınmazın mülkiyetinin o eşe geçtiği anlamına gelmez.

Örneğin ev tamamen davalı eşin adına kayıtlı olabilir. Mahkeme buna rağmen dava devam ederken konutun davacı eş ve müşterek çocuklar tarafından kullanılmasına karar verebilir.

Bu durumda tapu yine malik eş üzerinde kalır.

Dolayısıyla;

“Mahkeme aile konutunu bana tahsis etti, artık ev benimdir.”

şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.

Bir boşanma avukatı tarafından aile konutu tahsisi ile mal rejiminin tasfiyesi ve mülkiyet konularının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Aile Konutu Şerhi Nedir?

Aile konutu şerhi, aile yaşamının merkezi olarak kullanılan taşınmazın korunmasına hizmet eden hukuki araçlardan biridir.

Malik olmayan eş, aile konutu olarak kullanılan taşınmaza aile konutu şerhi verilmesini tapu müdürlüğünden talep edebilir. Ayrıca TMK m.194, diğer eşin açık rızası olmaksızın aile konutunun devredilmesi veya konut üzerindeki hakların sınırlandırılması konusunda özel koruma sağlamaktadır.

Ancak aile konutu şerhi de malik olmayan eşe taşınmazın mülkiyetini kazandırmaz.

Bu nedenle Esenyurt boşanma avukatı ile görüşülürken “aile konutu şerhi koydurmak” ile “taşınmazın tapusunu almak” kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir.

Eş Aile Konutunu Habersiz Satabilir Mi?

Türk Medeni Kanunu aile konutunu özel olarak korumaktadır.

TMK m.194 uyarınca eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Bu nedenle aile konutu niteliğinde bulunan bir taşınmazın diğer eşin rızası olmaksızın devredilmeye çalışılması halinde hukuki koruma yollarının değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle boşanma sürecinin başlangıcında taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi yönünde ciddi bir risk bulunuyorsa vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Aile Konutu Kiralıksa Ne Olur?

Aile konutunun taraflara ait olması zorunlu değildir.

Eşlerin kiracı olarak birlikte yaşadıkları ev de aile konutu niteliğinde olabilir.

Türk Medeni Kanunu, aile konutu eşlerden biri tarafından kira yoluyla sağlanmışsa diğer eşe de özel koruma sağlamaktadır. Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiralayana bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı haline gelebilir.

Boşanma davasında kiralık aile konutunun dava süresince hangi eş tarafından kullanılacağı da barınma ihtiyacı ve somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı ile kiralık aile konutuna ilişkin uyuşmazlık değerlendirilirken mevcut kira sözleşmesinin de incelenmesi önem taşır.

Şiddet Varsa Aile Konutunda Kim Kalır?

Eşlerden birinin diğer eşe veya çocuklara yönelik şiddet uygulaması halinde aile konutuna ilişkin değerlendirme farklı bir boyut kazanabilir.

Bu durumda boşanma davasında alınabilecek geçici tedbirlerin yanında 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.

Şiddet uygulayan eşin müşterek konuttan uzaklaştırılması ve konutun diğer eş ile çocukların kullanımına bırakılması mümkün olabilir.

Bu durumda evin şiddet uygulayan eşin adına kayıtlı olması tek başına konutta kalmaya devam edebilmesini sağlamaz.

Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından şiddet içeren boşanma dosyalarında aile konutuna ilişkin talepler ile koruma ve uzaklaştırma tedbirlerinin birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Eş Diğer Eşi Evden Çıkarabilir Mi?

Eşlerden birinin taşınmazın tapu maliki olması, diğer eşi istediği zaman kendi kararıyla aile konutundan çıkarabileceği anlamına gelmez.

Özellikle aile konutu niteliğindeki taşınmazlarda eşler arasındaki kullanım uyuşmazlığının hukuki yollarla çözülmesi gerekir.

Eşin;

  • Kapının kilidini değiştirmesi,
  • Diğer eşin kişisel eşyalarını dışarı çıkarması,
  • Eve girişini zorla engellemesi

boşanma davasındaki olay ve kusur değerlendirmesinde de önem taşıyabilir.

Bu nedenle aile konutuna ilişkin uyuşmazlıkta tarafların kendi aralarında fiili bir çözüm yaratmaya çalışmaları yerine mahkemeden gerekli tedbirlerin talep edilmesi daha uygun olabilir.

Aile Konutu Tahsisi İçin Eşin Kusursuz Olması Gerekir Mi?

Aile konutunun dava süresince geçici olarak tahsis edilmesi ile boşanmada kusur belirlemesi aynı konu değildir.

Davanın başlangıç aşamasında taraflardan hangisinin daha kusurlu olduğu henüz belirlenmemiş olabilir.

Aile konutuna ilişkin geçici tedbirde temel amaç, dava devam ederken tarafların barınma ihtiyacının ve çocukların korunmasının sağlanmasıdır.

Bu nedenle aile konutunun bir eşe tahsis edilmesi o eşin boşanma davasında kusursuz olduğuna ilişkin kesin bir tespit anlamına gelmez.

Aile Konutu Tahsisi Nasıl Talep Edilir?

Aile konutunun dava süresince eşlerden birinin kullanımına bırakılması, boşanma dava dilekçesinde talep edilebileceği gibi yargılama devam ederken de koşullara göre mahkemeden tedbir istenebilir.

Talep hazırlanırken;

  • Taşınmazın aile konutu olduğu,
  • Konutta kimlerin yaşadığı,
  • Müşterek çocukların kimle kaldığı,
  • Tarafların ekonomik durumları,
  • Alternatif barınma imkanlarının bulunup bulunmadığı,
  • Çocukların okul ve yaşam düzeni,
  • Varsa şiddet veya güvenlik riski

açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Bir boşanma avukatı tarafından yalnızca “evin tarafımıza tahsis edilmesini istiyoruz” denilmesi yerine, konut tahsisinin neden gerekli olduğunun somut vakıalarla açıklanması daha sağlıklı olacaktır.

Boşanma Kesinleşince Ev Kime Kalır?

Boşanma davası sırasında aile konutunun kullanımının bir eşe tahsis edilmesi ile boşanma sonrasında taşınmazın mülkiyetinin kimde kalacağı birbirinden farklı meselelerdir.

Boşanma sonrasında taşınmazla ilgili haklar;

  • Tapu kaydı,
  • Taşınmazın ne zaman edinildiği,
  • Edinilmesinde kullanılan maddi kaynak,
  • Eşler arasındaki mal rejimi,
  • Katılma alacağı,
  • Değer artış payı alacağı

gibi hususlara göre ayrıca değerlendirilebilir.

Dolayısıyla boşanma davası sırasında ev kendisine tahsis edilen eşin, boşanma sonunda mutlaka evin sahibi olacağı şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Esenyurt, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Aile Konutu Uyuşmazlıkları

Aile konutuna ilişkin hukuki uyuşmazlıklar yalnızca tapunun kimin adına kayıtlı olduğu üzerinden değerlendirilmemelidir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından aile konutunun tahsisi talep edilirken tarafların barınma koşulları, müşterek çocukların mevcut yaşam düzeni ve varsa şiddet olayları birlikte değerlendirilmelidir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı ile yürütülen boşanma davasında aile konutu şerhi, geçici kullanım tahsisi ve mal paylaşımından kaynaklanan hakların birbirinden ayrılması önem taşımaktadır.

Aynı şekilde Bahçeşehir boşanma avukatı desteği alınan uyuşmazlıklarda aile konutuna ilişkin tedbirlerin velayet, nafaka ve diğer boşanma talepleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Sonuç

Boşanma davasında aile konutunun kullanımının kime bırakılacağı konusunda “ev kimin üzerineyse ona verilir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Mahkeme, boşanma davası devam ederken eşlerin barınma ihtiyaçlarını ve çocukların bakım ve korunmasını dikkate alarak gerekli geçici tedbirleri alabilir.

Bu nedenle aile konutunun dava süresince tapu sahibi olmayan eşe tahsis edilmesi de mümkün olabilir. Ancak bu karar taşınmazın mülkiyetini değiştirmez.

Aile konutunun geçici tahsisi, aile konutu şerhi, taşınmazın mülkiyeti ve boşanma sonrası mal paylaşımı farklı hukuki kurumlar olduğundan her birinin somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Boşanma ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES