Üst araması ve araç araması ceza soruşturmalarında özellikle uyuşturucu madde, ruhsatsız silah, hırsızlık, yağma ve kaçakçılık suçlarında sık karşılaşılan arama işlemleridir.
Her iki işlem de suç delillerinin elde edilmesine yönelik olabilir. Ancak kişinin üzerinde gerçekleştirilen kontrol ile aracın kapalı bölmelerinin araştırılması aynı hukuki işlem değildir.
Özellikle kolluğun durdurma ve yoklama biçiminde kontrol yetkisi ile CMK kapsamında gerçekleştirilen adli arama birbirinden ayrılmalıdır.
Polisin kişiyi durdurduktan sonra güvenlik amacıyla gerçekleştirdiği sınırlı kontrol ile kişinin cebinin içerisinin araştırılması; aynı şekilde aracın dışarıdan görülebilen bölümlerinin kontrol edilmesi ile bagaj, torpido, yakıt deposu veya diğer kapalı bölümlerin suç delili bulmak amacıyla araştırılması aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabilir.
Bu nedenle temel soru yalnızca;
“Polis üstümü veya aracımı arayabilir mi?”
değildir.
Asıl belirlenmesi gereken;
“Yapılan işlem basit bir güvenlik kontrolü müydü, yoksa arama kararı veya yazılı emir gerektiren bir adli arama mıydı?”
sorusudur.
CMK m.116 şüphelinin veya sanığın üstünün, eşyasının, konutunun, işyerinin veya ona ait diğer yerlerin suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde aranabileceğini düzenlemektedir. CMK m.119 ise adli aramanın kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunda belirtilen makamların yazılı emriyle yapılmasını öngörmektedir.
Üst Araması Nedir?
Üst araması kişinin üzerinde suç delili, suç eşyası, silah veya başka bir materyalin bulunup bulunmadığının araştırılmasına yönelik işlemdir.
Aramanın kapsamına göre kişinin kıyafetleri, cepleri ve yanında bulunan eşyalar incelenebilir.
Ancak her fiziksel kontrol hukuki anlamda adli üst araması değildir.
Kolluğun güvenlik amacıyla gerçekleştirdiği sınırlı yoklama biçiminde kontrol ile suç delili bulmak amacıyla gerçekleştirilen ayrıntılı üst aramasının birbirinden ayrılması gerekir.
Araç Araması Nedir?
Araç araması otomobil, kamyonet, motosiklet veya başka bir araç içerisinde suç delili veya suç eşyası bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır.
Aracın;
bagajı,
torpido gözü,
koltuk altları,
kapalı bölmeleri,
motor bölümü,
yakıt deposu
veya sonradan oluşturulmuş gizli bölmeleri araştırılabilir.
Ancak araştırmanın kapsamı genişledikçe işlemin basit bir kontrol değil gerçek anlamda arama niteliği taşıması daha belirgin hâle gelir.
Üst Araması ile Araç Araması Arasındaki Temel Fark Nedir?
Temel fark aramanın gerçekleştirildiği alandır.
Üst aramasında müdahale doğrudan kişinin bedeni ve kıyafetleri üzerinde gerçekleşir.
Araç aramasında ise kişinin kullandığı veya zilyetliğinde bulunan aracın içerisindeki alanlar araştırılır.
Bununla birlikte ceza muhakemesi bakımından her iki işlemde de temel sorun aynıdır:
Kolluğun yaptığı işlemin hukuki dayanağı var mıdır?
CMK m.116 ve m.119 kapsamında suç delili elde etmek amacıyla gerçekleştirilen adli aramalarda kanunun öngördüğü karar veya yazılı emir sistemine uyulması gerekir.
Polis Bir Kişiyi Durdurabilir Mi?
Evet.
PVSK m.4/A kapsamında polis, kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde kişileri ve araçları durdurabilir.
Ancak durdurma yetkisi ile arama yetkisi aynı şey değildir.
Bir aracın durdurulmuş olması kolluğa aracın bütün kapalı bölmelerini sınırsız biçimde araştırma yetkisi vermez.
Aynı şekilde kişinin durdurulmuş olması da ceplerinin veya çantasının suç delili bulmak amacıyla sınırsız biçimde aranabileceği anlamına gelmez.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı mevzuat ve Yargıtay uygulamasında da PVSK m.4/A kapsamındaki yoklama biçimindeki kontrol ile CMK m.116 ve devamındaki adli arama birbirinden ayrılmaktadır.
Yoklama Biçiminde Kontrol Nedir?
Yoklama biçiminde kontrol, kolluğun özellikle kişinin kendisine veya başkalarına zarar verebilecek silah veya tehlikeli bir eşya bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirebildiği sınırlı güvenlik kontrolüdür.
Bu işlem gerçek anlamda ayrıntılı bir adli aramaya dönüştürülmemelidir.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay yaklaşımında PVSK m.4/A kapsamındaki yoklama biçiminde kontrolün arama kararı veya yazılı emir gerektiren adli aramadan farklı olduğu kabul edilmektedir.
Kaba Üst Araması ile Adli Üst Araması Aynı Şey Midir?
Hayır.
Uygulamada “kaba üst araması” olarak ifade edilen işlem çoğunlukla kişinin üzerinde silah veya tehlikeli bir eşya bulunup bulunmadığını belirlemeye yönelik yüzeysel kontrolü ifade etmektedir.
Adli üst aramasında ise amaç suç delilinin bulunmasıdır.
Örneğin kişinin kıyafetlerinin dışından yapılan sınırlı kontrol ile cebinin içine el sokularak paketlerin çıkarılması aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.
İşlemin tutanakta nasıl adlandırıldığından çok fiilen nasıl gerçekleştirildiği önemlidir.
Tutanakta “Kaba Üst Araması” Yazması Yeterli Midir?
Hayır.
Kolluk tutanağında;
“Şahsın kaba üst araması yapıldı.”
yazılması yapılan işlemi otomatik olarak yoklama biçiminde kontrol hâline getirmez.
Mahkeme işlemin gerçekte nasıl gerçekleştirildiğini değerlendirmelidir.
Kişinin cebinin içine girilmiş, çantası açılmış veya gizlenmiş suç delilleri araştırılmışsa işlemin adli arama niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılmalıdır.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay kararında sanığa ait poşetin içerisinin araştırılması PVSK m.4/A kapsamında bir yoklama biçiminde kontrol olarak kabul edilmemiştir.
Kişinin Cebine El Sokulması Üst Araması Mıdır?
Somut olayın özelliklerine göre adli arama niteliğinde olabilir.
Kişinin kıyafetlerinin dışından yapılan güvenlik kontrolü ile cebinin içerisindeki görünmeyen nesnelerin çıkarılması birbirinden farklıdır.
Özellikle kolluğun amacı silah veya tehlikeli bir eşyanın oluşturduğu mevcut riski bertaraf etmekten çıkarak suç delili bulmaya dönüşmüşse CMK m.116 ve devamındaki adli arama hükümleri gündeme gelebilir.
Kişinin Çantası Üst Aramasına Dahil Midir?
Kişinin beraberindeki eşya da arama işlemine konu olabilir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde üst araması sırasında kişinin beraberinde bulunan eşyanın da aranabileceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Ancak kişinin yanında çanta bulunması, kolluğa her durumda ve herhangi bir hukuki dayanak olmaksızın çantanın bütün bölmelerini araştırma yetkisi vermez.
İşlemin hangi hukuki yetkiye dayanılarak yapıldığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Üst Aramasını Kim Yapmalıdır?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde üst aramasının kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılacağı belirtilmektedir.
Özellikle giysilerin çıkarılmasını gerektiren daha ayrıntılı aramalarda kişinin mahremiyetinin korunmasına yönelik daha sıkı güvenceler bulunmaktadır.
Arama kişinin onurunu gereksiz biçimde zedeleyecek şekilde gerçekleştirilemez.
Üst Aramasında Kıyafetler Çıkarılabilir Mi?
Her üst aramasında kişinin kıyafetlerinin çıkarılması mümkün değildir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde kişinin kanunen izin verilmeyecek bir şeyi taşıdığı konusunda makul şüphe bulunması ve aramanın amacına başka şekilde ulaşılamaması hâlinde giysilerin çıkarılmasına ilişkin özel kurallar öngörülmüştür.
Bu işlemin aynı cinsiyetten görevliler tarafından ve kişinin mahremiyetini koruyacak şekilde yapılması gerekir.
İç Beden Araması ile Üst Araması Aynı Şey Midir?
Hayır.
Üst araması kişinin bedeninin dış yüzeyi, kıyafetleri ve eşyasıyla ilgilidir.
Vücudun iç kısmına yönelik müdahaleler ise farklı ve daha ağır bir temel hak müdahalesi oluşturabilir.
Dolayısıyla kolluğun üst araması yetkisi sınırsız bir beden incelemesi yetkisi olarak yorumlanamaz.
Araç Durdurulunca Polis Aracın İçine Bakabilir Mi?
Aracın durdurulması ile aracın aranması aynı işlem değildir.
Kolluğun aracın dışarıdan görülebilen bölümlerini gözlemlemesi ile bagajı, torpidoyu veya başka kapalı bölmeleri açarak araştırması farklıdır.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay uygulamasında aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen kısımları ile yakıt deposu gibi kapalı bölümleri açıkça birbirinden ayrılmaktadır.
Araç İçinde Açıkta Bulunan Suç Eşyası İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Her durumda gerekmez.
Kolluk görevlisi aracın dışarıdan görülebilen bölümünde açıkta duran suç unsurunu fark etmiş olabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2019 tarihli, 2016/273 E., 2019/224 K. sayılı kararına konu olayda aracın dışarıdan görülebilen bölümünde açıkta bulunan ve kokusuyla da algılanabilen uyuşturucu maddenin fark edilmesi “gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma” niteliğinde arama olarak değerlendirilmemiştir.
Buradaki temel ayrım açıkta görülen şeyi muhafaza altına almak ile gizlenmiş bir şeyi araştırarak bulmak arasındadır.
Araçtaki Paspas Üzerinde Uyuşturucu Görülürse Ne Olur?
Somut olayın koşullarına göre suçüstü hükümleri gündeme gelebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda belirtilen kararında aracın sağ ön koltuğunun önündeki paspas üzerinde açıkta ve görünür şekilde bulunan uyuşturucu maddenin kolluk tarafından fark edilmesi, ayrıca koku ile de algılanabilmesi dikkate alınmıştır.
Bu durumda kolluğun gizli bir bölmeyi araştırarak suç deliline ulaşmadığı kabul edilmiştir.
Araçta Torpido Açılması Arama Mıdır?
Torpido dışarıdan bakıldığında içerisinin görülemediği kapalı bir alandır.
Suç delili bulmak amacıyla torpidonun açılıp içerisinin araştırılması, yalnızca aracın dışarıdan gözlemlenmesinden farklıdır.
Bu nedenle somut olayda adli arama için gerekli karar veya yazılı emrin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Bagajın Açılması Araç Araması Mıdır?
Suç delili elde etmek amacıyla bagajın açılması gerçek anlamda araç araması niteliğinde olabilir.
Aracın trafikte durdurulmuş olması tek başına bagajın suç delili bulmak amacıyla araştırılmasına sınırsız yetki vermez.
İşlemin adli arama niteliğinde olması hâlinde CMK m.116 ve m.119 hükümleri önem kazanır.
Yakıt Deposunun Açılması Araç Araması Mıdır?
Evet, suç delili bulmak amacıyla yakıt deposunun araştırılması tipik biçimde aracın kapalı bölümünün aranması niteliğindedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli, 2016/10-33 E., 2018/374 K. sayılı kararında uyuşturucu maddenin aracın yakıt deposuna gizlendiği olay değerlendirilmiştir.
Yargıtay, yakıt deposunun PVSK m.4/A kapsamında aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen kısımlarından olmadığını vurgulamış ve somut olayda CMK hükümlerine göre adli arama kararı veya yazılı arama emri alınması gerektiğini belirtmiştir.
Araçta Gizli Bölme Açılması İçin Karar Gerekir Mi?
Suç delili bulmak amacıyla aracın özel olarak oluşturulmuş gizli bölmelerinin açılması basit bir kontrol olarak değerlendirilemez.
Bu tür işlem açıkça gizlenmiş bir şeyi bulmaya yönelik araştırma niteliğindedir.
Dolayısıyla adli arama şartlarının bulunup bulunmadığı ve gerekli karar veya yazılı emrin alınıp alınmadığı incelenmelidir.
Araç Aramasında Makul Şüphe Gerekir Mi?
CMK m.116 kapsamında suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması gerekir.
Ancak makul şüphenin bulunması, kolluğa otomatik olarak karar almadan arama yapma yetkisi vermez.
Makul şüphe aramanın maddi şartlarından biridir.
Aramanın hangi karar veya yazılı emir üzerine yapılacağı ise CMK m.119 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Üst Aramasında Makul Şüphe Gerekir Mi?
Suç delili bulmak amacıyla CMK kapsamında gerçekleştirilen adli üst aramasında CMK m.116'daki makul şüphe şartı önemlidir.
Buna karşılık PVSK m.4/A kapsamındaki durdurma sonrasında gerçekleştirilen sınırlı yoklama biçimindeki kontrol farklı bir hukuki yetkiye dayanmaktadır.
Bu nedenle dosyada öncelikle yapılan işlemin hangi kategoriye girdiği belirlenmelidir.
Üst Araması İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Gerçek anlamda adli üst aramasında CMK m.119 hükümleri uygulanır.
Kural olarak hâkim kararı üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının; Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı durumlarda ise kanundaki şartlarla kolluk amirinin yazılı emriyle arama gerçekleştirilebilir.
Ancak PVSK m.4/A kapsamındaki sınırlı yoklama biçiminde kontrol gerçek anlamda adli aramayla aynı değildir.
Araç Araması İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Suç delili elde etmek amacıyla gerçekleştirilen adli araç aramasında CMK m.116 ve m.119 hükümleri gündeme gelir.
Hâkim kararı veya kanunun izin verdiği istisnai hâllerde yetkili makamın yazılı emri gerekir.
Özellikle kolluğun aramadan önce belirli araçta suç delili bulunduğuna ilişkin somutlaşmış bilgiye sahip olması hâlinde gerekli adli arama kararının alınması önem kazanır.
Önleme Araması Kararıyla Üst Araması Yapılabilir Mi?
PVSK m.9 kapsamında tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne uygun önleme araması kararı kapsamında kişilerin üstleri, araçları, özel kâğıtları ve eşyası aranabilir.
Ancak önleme araması ile adli arama birbirinden ayrılmalıdır.
Kolluğun artık belirli bir kişinin belirli bir suç işlediğine ilişkin somut şüpheye ulaştığı durumda adli soruşturma hükümlerinin uygulanması gerekebilir.
Önleme Araması Kararıyla Araç Aranabilir Mi?
Usulüne uygun ve olay yerini kapsayan bir önleme araması kararı kapsamında araç araması gerçekleştirilebilir.
Ancak kolluk belirli bir araç ve kişiler hakkında belirli bir suçun işlendiği yönünde somutlaşmış bilgiye aramadan önce ulaşmışsa artık işlemin adli arama niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli kararında belirli araç, kişiler ve uyuşturucu nakline ilişkin bilginin somutlaşmış olması nedeniyle işlemlerin CMK hükümlerine göre yürütülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
İhbar Üzerine Kişinin Üstü Aranabilir Mi?
İhbarın bulunması tek başına her durumda sınırsız arama yetkisi oluşturmaz.
İhbarın içeriği, somutluğu ve kolluğun yaptığı araştırmalar sonucunda ulaşılan şüphe seviyesi değerlendirilmelidir.
Makul suç şüphesi oluşmuşsa bu durum adli arama kararı talep edilmesinin şartlarını oluşturabilir.
Ancak makul şüphe ile karar veya yazılı emir şartı birbirinden farklıdır.
İhbar Üzerine Araç Aranabilir Mi?
Aynı esas araç aramasında da geçerlidir.
Örneğin;
“34 XX 0000 plakalı araçta uyuşturucu taşınıyor.”
şeklindeki ayrıntılı ihbar kolluk tarafından yapılan çalışmalarla doğrulanmış ve belirli araç suç şüphesi bakımından somutlaştırılmış olabilir.
Bu aşamadan sonra CMK m.116 ve devamı kapsamında adli arama kararı veya yazılı emir alınması gerekebilir.
Makul şüphenin oluşması, karar alınması zorunluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Suçüstü Hâlinde Üst Araması Yapılabilir Mi?
Suçüstü hâllerinde yakalama ve güvenlik tedbirleri kapsamında özel hükümler uygulanabilir.
Ancak “suçüstü” kavramının her olayda karar alınmadan sınırsız arama yapılmasını sağlayan genel bir istisna gibi kullanılması mümkün değildir.
Somut olayda gerçekten suçüstü hâlinin oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.
Suçüstü Hâlinde Araç Aranabilir Mi?
Suçüstü hâlinin varlığı araçta gerçekleştirilecek işlemler bakımından önemlidir.
Özellikle suç unsuru aracın dışarıdan görülebilen kısmında açıkta bulunuyorsa bunun muhafaza altına alınması ile aracın bagaj, torpido veya yakıt deposunun araştırılması aynı şey değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu açıkta görülen suç eşyası ile gizlenmiş delilin araştırılarak bulunmasını birbirinden ayırmaktadır.
Uyuşturucu Kişinin Cebinde Bulunursa Ne Olur?
Öncelikle uyuşturucunun nasıl bulunduğu belirlenmelidir.
Kişi maddeyi kendiliğinden teslim etmiş olabilir.
Uyuşturucu dışarıdan görülebilir hâlde olabilir.
Ya da kolluk kişinin cebine el sokarak paketi çıkarmış olabilir.
Üç durumda hukuki değerlendirme aynı değildir.
Özellikle cebin içerisindeki gizlenmiş materyalin suç delili bulmak amacıyla araştırılması söz konusuysa adli aramanın hukuki dayanağı incelenmelidir.
Uyuşturucu Araçta Bulunursa Ne Olur?
Yine uyuşturucunun aracın neresinde ve nasıl bulunduğu önemlidir.
Paspas üzerinde açıkta duran uyuşturucu ile yakıt deposuna gizlenmiş uyuşturucu aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasında bu ayrım açık biçimde yapılmaktadır.
Kişi Uyuşturucuyu Kendi Rızasıyla Teslim Ederse Arama Var Mıdır?
Gerçekten kişinin kendi iradesiyle maddeyi çıkarıp kolluğa teslim etmesi ile kolluğun kişinin cebini araştırarak maddeyi bulması aynı şey değildir.
Bu nedenle özellikle uyuşturucu dosyalarında tutanakta geçen;
“Şahıs kendi rızasıyla teslim etti.”
ifadesinin olayın gerçek gerçekleşme biçimiyle örtüşüp örtüşmediği değerlendirilmelidir.
Varsa kamera görüntüleri ve tutanak düzenleyicilerinin beyanları bu noktada önem kazanabilir.
Araç Sahibi Bagajı Kendisi Açarsa Arama Hukuka Uygun Olur Mu?
Kişinin bagajı açmış olması tek başına her durumda arama için kanunda öngörülen karar veya emir sistemini ortadan kaldırmaz.
Özellikle kolluk belirli bir suç şüphesi kapsamında bagajın açılmasını istiyor ve içeride suç delili araştırıyorsa işlemin hukuki niteliği değerlendirilmelidir.
Kişinin “rıza göstermesi” ile kanunda düzenlenen adli arama yetkisi aynı şey değildir.
Üst Araması ile Araç Aramasında Ele Geçirilen Deliller Kullanılabilir Mi?
Aramanın hukuka uygun olması hâlinde elde edilen suç delilleri ceza yargılamasında kullanılabilir.
Ancak işlem hukuka aykırıysa Anayasa m.38/6 ile CMK m.206 ve m.217 kapsamında hukuka aykırı delil yasağı gündeme gelebilir.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay içtihatlarında, hukuki dayanağı bulunmayan aramada ele geçirilen uyuşturucunun hükme esas alınamayacağı açıkça belirtilmektedir.
Hukuka Aykırı Üst Aramasında Bulunan Uyuşturucu Delil Olur Mu?
Aramanın hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi hâlinde elde edilen materyalin hükme esas alınması sorunu doğar.
Uyuşturucunun suçun maddi konusu olması, delilin elde edilme yöntemini önemsiz hâle getirmez.
Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrası kanuna aykırı şekilde elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenlemektedir.
Hukuka Aykırı Araç Aramasında Bulunan Uyuşturucu Delil Olur Mu?
Aynı esas araç araması bakımından da geçerlidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli, 2016/10-33 E., 2018/374 K. sayılı kararında gerekli adli arama kararı veya yazılı emir alınmaksızın aracın yakıt deposunda gerçekleştirilecek aramanın ve bunun sonucunda elde edilecek uyuşturucu maddenin hukuka aykırı olacağı değerlendirilmiştir.
Bu nedenle araçta uyuşturucu bulunmuş olması tek başına aramanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Üst Araması ile Araç Aramasında Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Uygulanır Mı?
Evet.
Öncelikle delilin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği belirlenmelidir.
Hukuka aykırı elde edilen delil değerlendirme dışı bırakıldıktan sonra geriye kalan hukuka uygun delillerin sanığın suçunu her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı şekilde ispatlayıp ispatlamadığı değerlendirilmelidir.
Hukuka uygun yeterli delil kalmıyorsa mahkûmiyet kurulamaz.
Üst ve Araç Araması Dosyalarında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?
Savunma yalnızca;
“Arama kararı yoktu.”
şeklinde kurulmak zorunda değildir.
Öncelikle kolluğun kişiyi veya aracı neden durdurduğu, durdurmadan önce hangi bilgiye sahip olduğu ve suç şüphesinin hangi aşamada oluştuğu belirlenmelidir.
Ardından yapılan işlemin gerçekten yoklama biçiminde kontrol mü yoksa gizlenmiş suç delilini bulmaya yönelik adli arama mı olduğu araştırılmalıdır.
Üst aramasında suç unsurunun kişinin neresinden ve nasıl çıkarıldığı; araç aramasında ise delilin dışarıdan görülebilen bir yerde mi yoksa bagaj, torpido, yakıt deposu veya başka kapalı bir bölümde mi bulunduğu belirlenmelidir.
Varsa adli arama kararı, yazılı arama emri veya önleme araması kararının tarih, saat, yer ve kapsamı kontrol edilmelidir.
Son olarak hukuka aykırı olduğu ileri sürülen delil değerlendirme dışı bırakıldığında sanığın mahkûmiyetine yeterli başka hukuka uygun delil bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Arama Tutanaklarında Nelere Bakılmalıdır?
Üst ve araç araması dosyalarında tutanakların içeriği son derece önemlidir.
Kişinin veya aracın hangi nedenle durdurulduğu, ilk şüphenin ne zaman oluştuğu, savcıya hangi saatte haber verildiği, arama kararının ne zaman alındığı, aramanın ne zaman başladığı ve suç unsurunun tam olarak nerede bulunduğu karşılaştırılmalıdır.
Özellikle;
“kaba üst aramasında bulundu”,
“şahıs kendi rızasıyla teslim etti”,
“araç kontrol edildi”,
“görünür vaziyette bulundu”
gibi ifadelerin somut olayla gerçekten örtüşüp örtüşmediği incelenmelidir.
Çünkü bir işlemin tutanakta “kontrol” olarak adlandırılması onun gerçekte arama olmadığı anlamına gelmez.
Sonuç
Üst araması ile araç araması arasındaki temel fark aramanın yöneldiği alandır. Ancak ceza yargılamasında asıl önemli ayrım, “üst araması–araç araması” ayrımından çok “yoklama biçiminde kontrol–adli arama” ayrımıdır.
Kolluk PVSK m.4/A kapsamında belirli şartlarla kişiyi veya aracı durdurabilir ve güvenlik amacıyla sınırlı kontroller gerçekleştirebilir. Ancak bu yetki suç delili bulmak amacıyla kişinin ceplerinin, çantasının veya aracın kapalı bölümlerinin sınırsız şekilde araştırılmasına dönüştürülemez.
Kişinin cebinin içerisine müdahale edilmesi veya aracın bagaj, torpido, yakıt deposu ya da gizli bölmelerinin suç delili bulmak amacıyla araştırılması hâlinde adli arama hükümleri gündeme gelebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu uygulamasında da aracın dışarıdan görülebilen bölümünde açıkta bulunan suç eşyasının fark edilmesi ile yakıt deposuna gizlenmiş suç eşyasının araştırılarak bulunması birbirinden ayrılmaktadır.
Bu nedenle üst veya araç araması bulunan bir ceza dosyasında yalnızca;
“Uyuşturucu veya silah nerede bulundu?”
sorusunun cevaplandırılması yeterli değildir.
Asıl cevaplandırılması gereken sorular şunlardır:
“Kolluk suç unsurunu açıkta mı gördü, yoksa araştırarak mı buldu?”
“Yapılan işlem güvenlik amacıyla sınırlı bir kontrol müydü, yoksa adli arama mıydı?”
“Adli arama ise gerekli karar veya yazılı emir mevcut muydu?”
ve en önemlisi;
“Hukuka aykırı elde edilen delil değerlendirme dışı bırakıldığında sanığın mahkûmiyetine yeterli başka hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil kalıyor mu?”
Ceza Davalarında Hukuki Destek
Üst araması, araç araması, kaba üst araması, yoklama biçiminde kontrol, adli arama, önleme araması, bagaj ve torpido araması, araçtaki gizli bölmelerin aranması, uyuşturucu ve silahların ele geçirilmesi, hukuka aykırı deliller ve arama tutanaklarının değerlendirilmesi ceza dosyalarında önemli savunma konuları arasındadır.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde ceza soruşturması, ceza davası, üst ve araç aramalarının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi, hukuka aykırı arama ve delil itirazları, uyuşturucu ve silah suçları, tutukluluğa itiraz, savunma ve diğer ceza hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.