Boşanma Davasında Eşin Sürekli Yalan Söylemesi Kusur Sayılır Mı?

Evlilik birliği karşılıklı güven, sadakat ve dürüstlük üzerine kuruludur. Bu nedenle eşlerden birinin sürekli yalan söylemesi, önemli bilgileri gizlemesi veya diğer eşin güvenini sistematik biçimde sarsan davranışlarda bulunması boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Ancak günlük hayatta söylenen her küçük veya önemsiz yalan boşanma sebebi değildir. Mahkeme, söylenen yalanın konusuna, sıklığına, evlilik birliğine etkisine ve güven ilişkisini ne ölçüde zedelediğine bakar.

Yargıtay uygulamasında özellikle evlilik sonrası önemli konularda yalan söylemek, ekonomik gerçekleri gizlemek ve eşin güvenini sarsan davranışlarda bulunmak kusur değerlendirmesine konu olabilmektedir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/731 E., 2023/3543 K. sayılı kararına konu olayda, eşine evlilik sonrası yalan söyleyerek güven sarsıcı davranan ve ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmeyen erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Eşe Sürekli Yalan Söylemek Boşanma Sebebi Midir?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin sürekli ve bilinçli şekilde gerçeğe aykırı bilgiler vermesi, nerede olduğunu gizlemesi, para ve borçlarını saklaması veya başka kişilerle ilişkilerine dair yanıltıcı açıklamalarda bulunması evlilik içindeki güven ilişkisini zedeleyebilir.

Özellikle bu davranışlar süreklilik kazanmışsa ve diğer eşin ortak hayatı sürdürmesi kendisinden beklenemeyecek bir noktaya ulaşmışsa TMK m.166 kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir.

Her Yalan Kusur Sayılır Mı?

Hayır.

Evlilik içerisinde söylenen her gerçek dışı söz hukuki kusur olarak değerlendirilmez.

Örneğin önemsiz günlük bir konu hakkında yanlış bilgi vermek ile eşten ciddi miktarda borcu, başka biriyle görüşmeyi veya nerede olduğunu sürekli gizlemek aynı değildir.

Mahkeme yalanın evlilik birliğine etkisini değerlendirir.

Eşin Nerede Olduğu Konusunda Yalan Söylemesi Kusur Mudur?

Sürekli ve açıklamasız şekilde yapılıyorsa kusur olabilir.

Örneğin eş evde olduğunu söylüyor ancak başka bir yerde olduğu ortaya çıkıyor veya sürekli olarak bulunduğu yer konusunda yanlış bilgi veriyorsa güven ilişkisi zedelenebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11470 E., 2024/4277 K. sayılı kararına konu olayda, eşin nerede olduğu konusunda doğru bilgi vermediği vakıası ve üçüncü kişiyle güven sarsıcı davranış iddiaları kusur değerlendirmesinde birlikte ele alınmıştır.

Ancak tek bir yanlış açıklamadan otomatik olarak sadakatsizlik veya ağır kusur sonucu çıkarılamaz.

Eşin Borçları Konusunda Yalan Söylemesi Kusur Mudur?

Evet, somut olayda kusur oluşturabilir.

Kredi, kredi kartı veya icra borçlarının eşten gizlenmesi ve bu konuda sürekli yalan söylenmesi hem güven ilişkisini hem de aile ekonomisini etkileyebilir.

Özellikle eş, borcu olmadığını söylüyor ancak daha sonra çok sayıda kredi veya icra dosyası ortaya çıkıyorsa bu durum boşanma davasında önem taşır.

Yargıtay uygulamasında yalan söylemenin ekonomik şiddet ve aile giderlerini karşılamama gibi başka kusurlarla birlikte değerlendirilmesi mümkündür.

Gelirini Gizlemek veya Maaşı Hakkında Yalan Söylemek Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşin gerçek gelirini sürekli gizlemesi, aile giderlerine katkı sağlamamak amacıyla gelirinin daha düşük olduğunu söylemesi veya malvarlığını bilinçli şekilde saklaması ekonomik güveni zedeleyebilir.

Ancak her gelir farklılığı veya ekonomik bilginin paylaşılmaması otomatik olarak ağır kusur sayılmaz.

Davranışın bilinçli, sürekli ve aile bütçesini etkileyen nitelikte olması önemlidir.

Eşin Başka Biriyle Görüştüğünü Gizlemesi Kusur Mudur?

Evet, olayın niteliğine göre güven sarsıcı davranış veya daha ağır bir sadakat ihlali gündeme gelebilir.

Ancak üçüncü kişiyle görüşmenin niteliğinin ispatlanması gerekir.

Sırf telefon rehberinde bir kişinin bulunması veya mesajlaşmanın varlığı tek başına sadakatsizlik anlamına gelmez.

Yargıtay uygulamasında sadakatsizlik ispatlanamamış olsa dahi bazı üçüncü kişi ilişkilerinin “güven sarsıcı davranış” olarak değerlendirilebildiği görülmektedir.

Aldatmadığı Halde Sürekli Şüpheli Açıklamalar Yapmak Kusur Mudur?

Somut olayda olabilir.

Sadakatsizlik ispatlanmamış olsa bile eşin sürekli gerçek dışı açıklamalar yapması, bulunduğu yer veya görüştüğü kişiler hakkında yanıltıcı bilgi vermesi güven sarsıcı davranış oluşturabilir.

Ancak mahkeme bu sonuca yalnızca varsayımla ulaşmaz.

Somut delillerin bulunması gerekir.

Eşin Ailesine Karşı Yalan Söylemesi Boşanmayı Etkiler Mi?

Her durumda değil.

Ancak yalanlar doğrudan eşin kişilik haklarını, aile ilişkilerini veya ortak hayatı etkiliyorsa kusur gündeme gelebilir.

Örneğin eş hakkında ailesine gerçeğe aykırı ağır ithamlarda bulunmak, eşin itibarını zedelemek veya evlilik içindeki özel olayları çarpıtarak anlatmak kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Sürekli “İşteyim” Deyip Başka Yerde Olmak Kusur Mudur?

Bu davranış sürekli hâle gelmişse ve eşin güvenini zedeliyorsa kusur oluşturabilir.

Özellikle kişinin işte olduğunu söyleyerek gece hayatına katılması, başka kişilerle görüşmesi veya ortak aile sorumluluklarından kaçması durumunda yalan ile diğer kusurlu davranışlar birlikte değerlendirilir.

Ancak tek bir olay üzerinden ağır sonuç çıkarılmamalıdır.

Eşin Telefonuyla İlgili Yalan Söylemesi Kusur Sayılır Mı?

Telefon kullanımına ilişkin her yanlış açıklama kusur değildir.

Ancak eş sürekli olarak mesajlaştığı kişileri gizliyor, telefonunu saklıyor ve bu konuda sürekli çelişkili açıklamalar yapıyorsa bu davranışlar güven sarsıcı vakıalarla birlikte değerlendirilebilir.

Burada da asıl önemli olan yalanın sıklığı ve amacı ile evlilik üzerindeki etkisidir.

Çelişkili Açıklamalar Kusur İçin Yeterli Midir?

Tek başına her zaman yeterli değildir.

Bir eşin farklı zamanlarda çelişkili açıklamalarda bulunması şüphe doğurabilir; ancak kusur tespiti için somut delille desteklenmesi önemlidir.

Yargıtay'ın 2026 tarihli bir kararında güven sarsıcı davranış iddiasının yalnızca tek bir tanık anlatımına dayanması ve bu tanık hakkında yalan tanıklık soruşturması bulunması nedeniyle soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, güven sarsıcı davranış ve yalan iddialarında ispatın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Yalan Söylemek Güven Sarsıcı Davranış Sayılır Mı?

Sistematik ve önemli konularda gerçekleşiyorsa evet.

Yalanın kendisi kadar hangi konuda söylendiği önemlidir.

Borçlar, üçüncü kişilerle ilişkiler, gelir, çalışma durumu veya nerede bulunulduğu gibi evlilik birliğini doğrudan ilgilendiren konularda sürekli yalan söylemek güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/731 E., 2023/3543 K. sayılı kararına konu olayda da evlilik sonrası yalan söyleyerek güven sarsıcı davranışta bulunmak kusur olarak kabul edilmiştir.

Eşin Mesleği veya Geliri Hakkında Evlilikten Önce Yalan Söylemesi Ne Olur?

Bu tür yalanların hukuki değerlendirmesi daha farklı olabilir.

Evlilikten önce eşin mesleği, ekonomik durumu veya önemli kişisel özellikleri konusunda yanlış bilgi verilmesi bazı durumlarda evlenmenin iptali hükümleriyle de bağlantılı tartışılabilir.

Ancak her yanlış bilginin evliliğin iptalini gerektirdiği söylenemez.

Yalanın niteliği, evlilik kararına etkisi ve ilgili yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Sürekli Yalan Söyleyen Eş Tam Kusurlu Sayılır Mı?

Her durumda hayır.

Boşanma davasında tarafların bütün davranışları birlikte değerlendirilir.

Bir eş sürekli yalan söylemiş olabilir ancak diğer eşin de fiziksel şiddet, hakaret veya başka ciddi kusurları bulunabilir.

Bu nedenle yalnızca yalan söyleme davranışına bakılarak otomatik olarak tam kusur belirlemesi yapılamaz.

Bununla birlikte yalanların yanında ekonomik şiddet, aile giderlerini karşılamama veya yersiz isnatlar gibi davranışların da bulunması hâlinde kusurun ağırlığı artabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/731 E., 2023/3543 K. sayılı kararında da bu tür davranışların birlikte değerlendirilmesi sonucunda erkek tam kusurlu kabul edilmiştir.

Yalan Söylemek Manevi Tazminat Sebebi Olur Mu?

Her durumda hayır.

Bir davranışın boşanmada kusur sayılması ile manevi tazminat koşullarının oluşması farklı değerlendirmelerdir.

TMK m.174 kapsamında manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı niteliğinde davranışların bulunması gerekir.

Ancak yalan söylemenin yanında eşin itibarıyla ilgili ağır isnatlar, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davranışlar veya başka kişilik hakkı saldırıları bulunuyorsa manevi tazminat gündeme gelebilir.

Eşin Sürekli Yalan Söylemesi Nafakayı Etkiler Mi?

Kusur durumu yoksulluk nafakası bakımından önem taşır.

Nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.

Bu nedenle sürekli ve ciddi yalanların boşanmada kusur olarak tespit edilmesi nafaka değerlendirmesine etki edebilir.

Ancak tarafların tüm kusurları birlikte değerlendirilir.

Yalan Söyleme Velayeti Etkiler Mi?

Tek başına eşe yalan söylemiş olmak velayetin kaybedilmesine neden olmaz.

Velayette esas olan çocuğun üstün yararıdır.

Ancak yalan davranışları doğrudan çocuğu etkiliyor, çocuk diğer ebeveyne karşı manipüle ediliyor veya çocuğun bakım ve güvenliği bakımından sorun yaratıyorsa bu durum velayet incelemesinde ayrıca önem taşıyabilir.

Sürekli Yalan Söylemek Nasıl İspatlanır?

Yalan iddiasının yalnızca soyut ifadelerle değil, somut vakıalarla ortaya konulması gerekir.

WhatsApp ve SMS mesajları, banka kayıtları, çalışma kayıtları, seyahat belgeleri, tanık anlatımları ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş diğer belgeler kullanılabilir.

Örneğin eşin “işteyim” şeklindeki mesajına karşılık o tarihte başka bir yerde olduğunu gösteren hukuka uygun somut bir kayıt bulunması iddiayı destekleyebilir.

WhatsApp Mesajları Yalan Söylediğini İspatlar Mı?

Hukuka uygun şekilde elde edilmişse evet.

Eşin bir konuda farklı tarihlerde çelişkili açıklamalar yaptığı mesajlardan açıkça anlaşılıyorsa bunlar delil olabilir.

Ancak mesajların bağlamından koparılmaması gerekir.

Tek bir cümle yerine konuşmanın tamamının değerlendirilmesi daha sağlıklıdır.

Tanıkla Yalan Söyleme İspatlanabilir Mi?

Evet, fakat tanığın neyi doğrudan bildiği önemlidir.

Tanık bizzat eşin başka bir yerde olduğunu biliyor ve eşin diğer tarafa farklı bilgi verdiğine doğrudan şahit olmuşsa anlatımı önemli olabilir.

Buna karşılık “bana sürekli yalan söylediğini anlatıyordu” şeklindeki duyuma dayalı beyan daha sınırlı ispat gücüne sahip olabilir.

Yargıtay'ın 2026 tarihli bir kararında da güven sarsıcı davranışın ispatında tek tanığın güvenilirliğine ilişkin ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Eşin Yalan Söylediğini Gizlice Telefonunu Karıştırarak Öğrenmek Delil Olur Mu?

Bu durumda ayrı bir sorun ortaya çıkar.

Bir vakıanın gerçek olması, onu ispatlamak için her yöntemin kullanılabileceği anlamına gelmez.

Eşin telefonunun şifresinin kırılması, casus yazılım yüklenmesi veya özel yazışmalarının sistematik biçimde ele geçirilmesi özel hayat ve kişisel veriler bakımından hukuki sorun yaratabilir.

Nitekim Yargıtay uygulamasında eşin telefonuna habersiz casus yazılım yüklenmesi ayrıca kusur olarak değerlendirilmiştir.

Bu nedenle delilin yalnızca içeriği değil, elde edilme yöntemi de önemlidir.

“Eşim Yalancıydı” Demek Dilekçede Yeterli Midir?

Hayır.

Dilekçede yalnızca “davalı sürekli yalan söylüyordu” şeklindeki genel bir ifade yerine somut olaylar açıklanmalıdır.

Hangi konuda yalan söylendiği, bunun ne zaman ortaya çıktığı ve evlilik ilişkisini nasıl etkilediği anlatılmalıdır.

Örneğin “eşinin işe gittiğini söylemesine rağmen belirli tarihlerde başka yerde bulunduğunun ortaya çıkması” veya “borcu olmadığını söylemesine rağmen çok sayıda icra takibinin ortaya çıkması” gibi somut vakıalar belirtilmelidir.

Tek Bir Yalan Boşanma İçin Yeterli Olabilir Mi?

Çoğu durumda tek ve önemsiz bir yalan yeterli olmayabilir.

Ancak yalanın konusu son derece ağırsa değerlendirme farklı olabilir.

Örneğin başka biriyle kurulan ilişkinin sistematik biçimde gizlenmesi veya aileyi ciddi miktarda borç altına sokan bir mali işlemin saklanması tek bir olay gibi görünse dahi evlilik birliği üzerinde ciddi etki doğurabilir.

Dolayısıyla sayıdan çok yalanın niteliği önemlidir.

Daha Önce Söylenen Yalan Affedilmişse Ne Olur?

Eş, olayları öğrendikten sonra açıkça affetmiş veya taraflar gerçek anlamda barışarak uzun süre ortak hayatı sürdürmüşse önceki olayların hukuki değeri ayrıca değerlendirilir.

Ancak barışmadan sonra yeni yalanlar ortaya çıkmışsa bunlar yeni kusur vakıaları olarak ileri sürülebilir.

Yalan Söylemek ile Sadakatsizlik Aynı Şey Midir?

Hayır.

Sürekli yalan söylemek güven sarsıcı davranış olabilir ancak her yalan sadakatsizlik anlamına gelmez.

Zina veya başka bir sadakat ihlali için o davranışın ayrıca ispatlanması gerekir.

Yargıtay kararlarında sadakatsizlik düzeyinde ispatlanamayan bazı davranışların yine de güven sarsıcı davranış olarak kabul edilebildiği görülmektedir.

Sonuç

Boşanma davasında eşin sürekli yalan söylemesi, özellikle evlilik birliğini ilgilendiren önemli konularda ve sistematik biçimde gerçekleşiyorsa kusur sayılabilir.

Borçların, gelirin, nerede bulunulduğunun, üçüncü kişilerle ilişkilerin veya aile hayatını etkileyen başka önemli olayların sürekli olarak gizlenmesi, eşler arasındaki güven ilişkisini ciddi biçimde zedeleyebilir.

Yargıtay uygulamasında da evlilik sonrasında yalan söyleyerek güven sarsıcı davranışlarda bulunan tarafın kusurlu kabul edildiği kararlar bulunmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/731 E., 2023/3543 K. sayılı kararında yalan söyleme, ekonomik yükümlülükleri yerine getirmeme ve diğer davranışlarla birlikte değerlendirilmiş ve erkek eş tam kusurlu kabul edilmiştir.

Ancak “eşim sürekli yalan söylüyordu” şeklindeki soyut bir iddia tek başına yeterli değildir. Yalanın hangi konuda söylendiği, ne kadar tekrar ettiği, nasıl ortaya çıktığı ve evlilik birliği üzerindeki etkisinin ne olduğu somut delillerle gösterilmelidir.

Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Sürekli yalan söyleme, güven sarsıcı davranışlar, ekonomik bilgilerin gizlenmesi, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, kusur tespiti, nafaka, velayet ve maddi-manevi tazminat taleplerinde olayların somut delillerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES