Eşlerden birinin tartışmalar sırasında veya belirli aralıklarla ortak konuttan ayrılması, boşanma davalarında sık karşılaşılan kusur iddialarından biridir. Ancak eşin evden ayrılmış olması tek başına ve her durumda kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Mahkeme öncelikle eşin neden evden ayrıldığını, ayrılığın ne kadar sürdüğünü, bu davranışın tekrar edip etmediğini ve ortak yaşamı sona erdirme amacı taşıyıp taşımadığını değerlendirir.
Örneğin hiçbir haklı neden bulunmadığı hâlde her tartışmada ortak konutu terk eden, günlerce veya haftalarca dönmeyen ve evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülüklerden sürekli kaçınan eşin davranışı kusur olarak değerlendirilebilir.
Buna karşılık fiziksel şiddet, tehdit, hakaret veya ağır psikolojik baskı nedeniyle ortak konuttan ayrılan eşin yalnızca evden çıkmış olması kusur kabul edilmesi için yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan kişinin hukuken “terk eden” eş durumunda olabileceğini kabul etmektedir.
Evi Sürekli Terk Etmek Boşanma Davasında Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Eşlerden birinin evlilik birliğini sürdürme iradesine aykırı biçimde sürekli olarak ortak konuttan ayrılması, her tartışmanın ardından babaevine veya başka bir yere gitmesi ve evlilik yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınması kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak burada önemli olan yalnızca fiziksel olarak evden ayrılmış olmak değildir.
Yargıtay kararlarında da evden ayrılan eşe otomatik biçimde “terk etti” kusuru yüklenmediği görülmektedir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararında, diğer eşin sürekli alkol alıp hakaret etmesi üzerine boşanma davası açmak amacıyla evden ayrılan erkeğe “evi terk etme” kusurunun yüklenmesi doğru bulunmamıştır.
Dolayısıyla evden ayrılmanın sebebi son derece önemlidir.
Her Tartışmada Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Eşlerden birinin hemen her tartışmada ortak konutu terk etmesi ve bu davranışı evlilik içinde bir baskı veya cezalandırma yöntemi hâline getirmesi kusur oluşturabilir.
Örneğin küçük tartışmalar sonrasında günlerce eve dönmemek, eşle iletişimi tamamen kesmek veya sürekli “babaevine giderim” tehdidinde bulunmak evlilik birliğini zedeleyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararında da eşine sürekli “baba evine gideceğini” söyleyen tarafın bu davranışı kusur değerlendirmesine dahil edilmiştir.
Ancak bir tartışmanın ardından birkaç saatliğine sakinleşmek amacıyla evden çıkmak ile evlilik birliğini sürekli terk etmek aynı şey değildir.
Bir Defa Evi Terk Etmek Kusur Sayılır Mı?
Her durumda hayır.
Tek bir olayda ortak konuttan ayrılması, eşin otomatik olarak kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Mahkeme ayrılığın sebebine, süresine ve tarafların davranışlarına bakar.
Örneğin eş fiziksel şiddete uğradığı için gece ortak konuttan ayrılmışsa bu davranış haklı olabilir.
Buna karşılık hiçbir sorun bulunmadığı hâlde eşini ve çocuklarını bırakarak uzun süre eve dönmemek farklı değerlendirilir.
Şiddet Nedeniyle Evi Terk Etmek Kusur Mudur?
Kural olarak hayır.
Fiziksel şiddet, tehdit, ağır hakaret veya güvenliğin tehlikeye girmesi nedeniyle ortak konuttan ayrılmak haklı sebebe dayanabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli kararında da ortak konutu terk etmeye zorlanan eşin “terk eden” değil, aksine hukuken “terk edilen” eş konumunda olduğu kabul edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesinde de diğer eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın onun eve dönmesini engelleyen eşin terk etmiş sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle “evden kim çıktı?” sorusu tek başına yeterli değildir.
Asıl önemli olan o kişiyi evden çıkmaya hangi olayların zorladığıdır.
Eşini Evden Kovan Taraf Terk Eden Sayılır Mı?
Evet.
Türk Medeni Kanunu m.164 uyarınca diğer eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş de hukuken terk etmiş sayılabilir.
Örneğin eşine “bu evden git”, “seni burada istemiyorum” diyerek evden çıkaran, kapının kilidini değiştiren veya eve dönüşünü engelleyen tarafın sonradan “eşim beni terk etti” şeklinde iddiada bulunması her durumda kabul edilmeyebilir.
Yargıtay uygulamasında da eşini terke zorlayan kişinin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkının bulunmadığı kabul edilmektedir.
Evi Terk Etmek ile Terk Nedeniyle Boşanma Aynı Şey Midir?
Hayır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Boşanma davasında “eşim sürekli evi terk ediyordu” şeklindeki iddia, TMK m.166 kapsamında genel kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Buna karşılık TMK m.164'te düzenlenen terk nedeniyle boşanma, özel şartlara bağlı ayrı bir boşanma sebebidir.
Terk nedeniyle boşanma için eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmesi veya haklı sebep olmaksızın dönmemesi gerekir.
Ayrılığın en az altı ay sürmesi, durumun devam etmesi ve kanunda öngörülen ihtar prosedürünün yerine getirilmiş olması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da terk nedeniyle boşanmanın sıkı maddi ve usul şartlarına tabi olduğunu vurgulamaktadır.
Terk Nedeniyle Boşanma İçin Kaç Ay Ayrı Yaşamak Gerekir?
Kanuna göre terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için ayrılığın en az altı ay sürmüş olması gerekir.
Ancak yalnızca altı ay ayrı yaşamak yeterli değildir.
İhtar talebi, ayrılığın dördüncü ayı tamamlanmadan yapılamaz. İhtarın ardından da iki ay geçmeden terk nedeniyle boşanma davası açılamaz.
Dolayısıyla terk nedeniyle boşanma, “altı aydır ayrı yaşıyoruz, dava açarım” şeklinde basit bir süreç değildir.
Eş Eve Dönmesi İçin İhtar Edilmeden Terk Davası Açılabilir Mi?
TMK m.164'e dayanan terk nedeniyle boşanma bakımından usulüne uygun ihtar temel şartlardan biridir.
Davaya hakkı olan eşin talebi üzerine terk eden eşe ortak konuta dönmesi için ihtar yapılır.
İhtarda eşin iki ay içerisinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar bildirilir.
İhtarın geçerli olabilmesi için ortak konutun da diğer eşin dönebileceği şekilde uygun ve hazır olması gerekir.
Eş Başlangıçta Haklı Olarak Evden Ayrılmışsa Hiç Dönmek Zorunda Değil Midir?
Hayır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, başlangıçta ortak konuttan ayrılmakta haklı olan eşin bu haklılığının ona süresiz şekilde eve dönmeme hakkı vermediğini kabul etmektedir.
Ancak haklı sebebin devam edip etmediği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin şiddet devam ediyor veya ortak konuta dönüş hâlinde eşin güvenliği hâlen tehlikedeyse durum farklıdır.
Babaevine Sürekli Gitmek Kusur Sayılır Mı?
Somut olayın özelliklerine göre sayılabilir.
Eşlerden birinin küçük anlaşmazlıklarda sürekli olarak babaevine gitmesi, ortak yaşamı kesmesi ve her defasında uzun süre dönmemesi evlilik birliğine ilişkin yükümlülüklerle bağdaşmayabilir.
Yargıtay kararlarında da sürekli babaevine gitmekle tehdit etme veya evlilik birliğini sürdürme iradesiyle bağdaşmayan davranışların kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.
Ancak eşin babaevine şiddetten korunmak veya ciddi bir aile krizinden uzaklaşmak amacıyla gitmesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Evi Terk Eden Eş Çocukları da Yanına Alırsa Ne Olur?
Çocukların ortak konuttan götürülmesi tek başına kusurun veya velayetin hangi tarafa verileceğini belirlemez.
Mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.
Ancak diğer ebeveynin çocuklarla ilişkisinin sistematik şekilde engellenmesi, çocuğun saklanması veya diğer ebeveyne karşı kullanılması ayrıca kusur ve velayet değerlendirmesine konu olabilir.
Bu nedenle evden ayrılma ile çocukların geçici olarak güvenli bir yere götürülmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Eş Evi Terk Edip Aylar Sonra Dönerse Ne Olur?
Eşin daha sonra ortak konuta dönmesi, geçmişte yaşanan bütün olayların kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Ancak tarafların gerçek anlamda barışması ve ortak hayatı yeniden kurması hâlinde geçmiş olayların affedilip affedilmediği boşanma davasında ayrıca değerlendirilebilir.
Kısa süreli bir eve dönüş ile evlilik birliğinin gerçek anlamda yeniden kurulması aynı şey değildir.
Sürekli Evi Terk Etmek Psikolojik Şiddet Sayılabilir Mi?
Somut olayın özelliklerine göre evlilik içerisinde psikolojik baskı aracı hâline gelebilir.
Örneğin eşin her tartışmada “gidiyorum, bir daha dönmeyeceğim” diyerek ortak konutu terk etmesi, diğer eşi sürekli terk edilme tehdidi altında bırakması ve bunu bir cezalandırma yöntemi olarak kullanması evlilik birliğini ciddi şekilde etkileyebilir.
Ancak her evden çıkma davranışını psikolojik şiddet olarak nitelendirmek doğru değildir.
Davranışın sürekliliği, amacı ve diğer eş üzerindeki etkisi önemlidir.
Evi Terk Eden Eş Nafaka Alabilir Mi?
Evi terk etmiş olmak tek başına nafaka hakkını ortadan kaldırmaz.
Özellikle yoksulluk nafakası bakımından tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumları ve ekonomik şartları birlikte değerlendirilir.
Eş haklı nedenle ortak konuttan ayrılmışsa sırf evden ayrıldığı için daha ağır kusurlu sayılamaz.
Buna karşılık hiçbir haklı sebep olmadan ortak hayatı sürekli terk eden eşin kusuru nafaka değerlendirmesinde etkili olabilir.
Sürekli Evi Terk Eden Eş Manevi Tazminat Öder Mi?
Her durumda değil.
Bir davranışın boşanmada kusur oluşturması ile manevi tazminat şartlarının oluşması aynı şey değildir.
TMK m.174 kapsamında manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı niteliğinde davranışların bulunması gerekir.
Sürekli evi terk etmeye hakaret, tehdit, aşağılama veya başka kişilik hakkı ihlalleri de eşlik ediyorsa tazminat değerlendirmesi farklılaşabilir.
Evi Terk Etme Nasıl İspatlanır?
Boşanma davasında evden ayrılma vakıasının mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.
Tanık anlatımları, WhatsApp ve SMS mesajları, adres kayıtları, otel veya seyahat belgeleri, tarafların birbirlerine gönderdikleri mesajlar ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.
Örneğin eşin “bir daha eve dönmeyeceğim”, “seni bırakıyorum” veya “babaevime gidiyorum” şeklindeki mesajları iddiayı destekleyebilir.
Ancak asıl tartışma çoğu zaman eşin evden ayrılıp ayrılmadığından çok, neden ayrıldığı üzerinde yoğunlaşır.
Tanık Beyanı ile Evi Terk Etme İspatlanabilir Mi?
Evet.
Komşular, aile bireyleri veya eşlerin yaşam düzenini doğrudan bilen kişiler tanık olarak dinlenebilir.
Örneğin eşin uzun süre eve dönmediğini veya sürekli valizini toplayarak ortak konuttan ayrıldığını doğrudan gören tanığın anlatımı dikkate alınabilir.
Bununla birlikte yalnızca taraflardan birinin anlattıklarını tekrar eden duyuma dayalı beyanların ispat gücü daha sınırlı olabilir.
Evi Terk Etme Kusuru Dilekçede Nasıl Anlatılmalıdır?
Dilekçede yalnızca “davalı sürekli evi terk ediyordu” şeklinde genel bir anlatımla yetinilmemelidir.
Mümkünse olayların tarihleri, ayrılığın ne kadar sürdüğü, eşin nereye gittiği, hangi nedenle ayrıldığı ve ortak konuta nasıl döndüğü açıklanmalıdır.
Örneğin “her tartışmada evi terk ediyordu” deniliyorsa bunun birkaç somut örnekle desteklenmesi ispat açısından önemlidir.
Ayrıca evden ayrılmanın evlilik birliği üzerinde yarattığı sonuçların da açıklanması gerekir.
Eş Boşanma Davası Açmak İçin Evden Ayrılırsa Kusurlu Sayılır Mı?
Her durumda hayır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, eşinin sürekli alkol kullanması ve hakaretleri karşısında boşanma davası açmak amacıyla evden ayrılan erkeğe evi terk etme kusurunun yüklenmesi doğru bulunmamıştır.
Bu nedenle boşanma iradesinin ortaya çıkmasının ardından ortak konuttan ayrılma da olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Sonuç
Boşanma davasında eşin sürekli evi terk etmesi somut olayın özelliklerine göre kusur sayılabilir. Ancak yalnızca ortak konuttan fiziksel olarak ayrılmış olmak tek başına kusur için yeterli değildir.
Mahkemenin esas olarak değerlendireceği husus, eşin neden ayrıldığı, ayrılığın sürekli olup olmadığı, ortak hayatı sona erdirme amacı taşıyıp taşımadığı ve diğer eşin davranışlarının ayrılığa sebep olup olmadığıdır.
Haklı neden bulunmadan sürekli ortak konutu terk eden ve evlilik yükümlülüklerinden kaçınan eş kusurlu kabul edilebilir.
Buna karşılık şiddet, tehdit, hakaret veya başka haklı sebepler nedeniyle ortak konuttan ayrılan eşin sırf evi terk etmiş olması nedeniyle kusurlu kabul edilmesi doğru değildir. Nitekim TMK m.164 uyarınca diğer eşini terke zorlayan veya haklı sebep olmaksızın eve dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Ayrıca günlük kullanımda “evi terk etmek” olarak ifade edilen kusurlu davranış ile TMK m.164'te düzenlenen terk nedeniyle boşanma davası birbirinden farklıdır. Terk nedeniyle boşanma için en az altı aylık ayrılık ve usulüne uygun ihtar gibi özel şartların gerçekleşmesi gerekir.
Boşanma Davalarında Hukuki Destek
Evi terk etme, terk nedeniyle boşanma, fiilî ayrılık, eşin ortak konuttan ayrılması, kusur tespiti, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması önemlidir.
Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA
Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51
Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul
Web: avukatumutsarikaya.com
Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.