Boşanma Davasında Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Kusur Sayılır Mı?

Evlilik birliği yalnızca ekonomik ve sosyal bir ortaklık değildir. Eşler arasında duygusal ve fiziksel yakınlığın sürdürülmesi de ortak hayatın önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle eşlerden birinin haklı bir sebep bulunmaksızın ve sürekli biçimde cinsel birliktelikten kaçınması, boşanma davasında kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.

Ancak her cinsel birliktelik yaşanmaması kusur anlamına gelmez. Sağlık problemi, psikolojik rahatsızlık, eşin fiziksel veya psikolojik şiddeti, ağır hakaretleri ya da cinsel birlikteliği makul biçimde imkânsızlaştıran başka nedenler varsa değerlendirme değişebilir.

Yargıtay kararlarında da cinsel birliktelikten sürekli kaçınmanın kusur oluşturabileceği kabul edilmekle birlikte, kaçınmanın sebebi ve tarafların karşılıklı davranışları birlikte değerlendirilmektedir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6533 E., 2024/2830 K. sayılı kararına konu olayda kadının cinsel birliktelikten kaçınması kusur olarak kabul edilmiş; ancak erkeğin fiziksel şiddet ve hakaretleri nedeniyle erkeğin daha ağır kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Boşanma Sebebi Midir?

Somut olayın özelliklerine göre evet.

Eşlerden birinin haklı bir nedeni olmaksızın uzun süre cinsel birliktelikten kaçınması, ortak yatağı terk etmesi veya evlilik boyunca cinsel hayatın kurulmasına sürekli engel olması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açabilir.

Ancak mahkeme yalnızca “eşler cinsel ilişki yaşamamış” tespitinden hareket etmez.

Birlikteliğin neden kurulamadığı, hangi eşin davranışlarının bunda etkili olduğu ve tarafların sorunun çözümü için çaba gösterip göstermediği araştırılır.

Cinsel Birliktelikten Sürekli Kaçınmak Kusur Sayılır Mı?

Yargıtay uygulamasında haklı sebep olmadan sürekli kaçınma kusur olarak değerlendirilebilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararına konu olayda mahkeme, eşin cinsel birliktelik yükümlülüğünü yerine getirmemesini boşanmaya neden olan kusurlu davranış olarak kabul etmiştir.

Ancak bu değerlendirme otomatik değildir. Cinsel ilişkinin kurulamamasının yalnızca bir eşten kaynaklandığının ispatlanması gerekir.

Eşler Arasında Hiç Cinsel Birliktelik Olmaması Boşanma Sebebi Olur Mu?

Olabilir.

Evliliğin uzun süre devam etmesine rağmen eşler arasında hiç cinsel birliktelik kurulmamışsa bunun nedenleri araştırılır.

Taraflardan biri hiçbir haklı neden bulunmaksızın birliktelikten kaçınıyorsa kusur gündeme gelebilir.

Buna karşılık cinsel birlikteliğin kurulamaması her iki eşten kaynaklanıyor veya taraflar mevcut sağlık sorunları nedeniyle birlikte tedavi görüyorsa kusurun yalnızca bir eşe yüklenmesi doğru olmayabilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1119 E., 2023/3999 K. sayılı kararına konu olayda tarafların evlilik boyunca cinsel birliktelik kuramamaları nedeniyle tedaviye başladıkları ancak tedaviyi sürdürme konusunda her iki tarafın da yeterli özeni göstermediği değerlendirilmiştir.

Sağlık Problemi Nedeniyle Cinsel İlişkiden Kaçınmak Kusur Mudur?

Kural olarak haklı ve gerçek bir sağlık problemi mevcutsa sırf bu nedenle eşe kusur yüklenmesi doğru değildir.

Fiziksel rahatsızlıklar, ameliyatlar, hormonal sorunlar veya cinsel ilişkiyi engelleyen başka tıbbi nedenler bulunabilir.

Burada önemli olan sağlık sorununun gerçek olup olmadığı ve eşin sorunun çözümü konusunda makul bir çaba gösterip göstermediğidir.

Örneğin tedavi edilebilir bir sağlık sorununa rağmen hiçbir gerekçe göstermeden tedaviyi sürekli reddetmek ile ciddi bir sağlık problemi nedeniyle birliktelik kuramamak aynı şekilde değerlendirilemez.

Psikolojik Nedenlerle Cinsel İlişkiden Kaçınmak Kusur Sayılır Mı?

Psikolojik rahatsızlıklar veya travmalar da haklı neden oluşturabilir.

Ancak mahkeme, psikolojik sorunun niteliğini ve tarafların bu sorunun çözümüne yönelik davranışlarını birlikte değerlendirebilir.

Eşin yaşadığı psikolojik problem nedeniyle birliktelik kuramaması ile hiçbir sebep olmaksızın eşini cezalandırmak veya baskı kurmak amacıyla cinsel birliktelikten kaçınması aynı değildir.

Eş Şiddet Uyguluyorsa Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Kusur Mudur?

Her durumda hayır.

Eşin fiziksel şiddet, tehdit, ağır hakaret veya psikolojik baskı uygulaması nedeniyle diğer eşin cinsel birliktelik kurmak istememesi haklı bir nedene dayanabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6533 E., 2024/2830 K. sayılı kararında kadının cinsel birliktelikten kaçındığı kabul edilmiş olmasına rağmen erkeğin fiziksel şiddet, hakaret ve küfürleri nedeniyle erkeğin ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dolayısıyla cinsel birliktelikten kaçınma vakıası, eşin diğer davranışlarından bağımsız değerlendirilmemelidir.

Ortak Yatağı Ayırmak Kusur Sayılır Mı?

Somut olayın koşullarına göre kusur oluşturabilir.

Eşlerden birinin haklı neden olmaksızın sürekli olarak ayrı yatması ve evlilik içerisindeki fiziksel yakınlığı sona erdirmesi, cinsel birliktelikten kaçınma iddiasını destekleyebilir.

Ancak hastalık, vardiyalı çalışma, çocuk bakımı veya eşler arasındaki ciddi bir olay nedeniyle geçici olarak ayrı yatılması tek başına kusur anlamına gelmez.

Önemli olan davranışın sürekliliği ve sebebidir.

Eşini Cinsel Birlikteliğe Zorlamak Mümkün Müdür?

Hayır.

Evlilik ilişkisi eşlerden hiçbirine diğer eş üzerinde zorla cinsel ilişki kurma hakkı vermez.

Cinsel birliktelik karşılıklı irade ve rızaya dayanmalıdır.

Bu nedenle boşanma hukukunda haklı sebep olmaksızın sürekli birliktelikten kaçınmanın kusur oluşturabilmesi, diğer eşin zor kullanabileceği veya rıza olmadan cinsel ilişki kurabileceği anlamına gelmez.

Zorlama, tehdit veya şiddet farklı ve çok daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınma Nasıl İspatlanır?

Bu tür vakıaların ispatı doğası gereği zordur çünkü eşlerin özel yaşam alanında gerçekleşir.

Bu nedenle mahkeme çoğu zaman tarafların anlatımları, ortak yaşamın özellikleri, ayrı yatma durumu, tedavi kayıtları ve olayı dolaylı veya doğrudan bilen tanıkların anlatımlarını birlikte değerlendirir.

Örneğin eşlerin uzun süredir ayrı odalarda yaşadığını bilen aile bireyleri veya aynı evde yaşayan kişiler tanık olabilir.

Ancak tanıkların doğrudan bilmediği mahrem hususlarda yalnızca taraflardan duydukları bilgilerin ispat gücü ayrıca değerlendirilir.

Doktor Raporu Gerekir Mi?

Her dosyada doktor raporu bulunması zorunlu değildir.

Ancak taraflardan biri cinsel birlikteliğin sağlık sebebiyle gerçekleşmediğini ileri sürüyorsa tıbbi kayıtlar önemli hâle gelebilir.

Tarafların daha önce tedavi başvurularının bulunması veya ilgili sağlık kayıtlarının dosyaya sunulması iddiaların değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.

Tedaviyi Reddetmek Kusur Sayılır Mı?

Her durumda değil.

Kişinin beden bütünlüğü ve sağlık kararları kendisine aittir. Ancak evlilik birliğini ciddi şekilde etkileyen ve tedavisi mümkün bir sorun karşısında hiçbir açıklama yapmadan çözüm yollarının tamamını reddetmek, somut olayın diğer koşullarıyla birlikte kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Yargıtay'ın değerlendirdiği bir dosyada tarafların cinsel birliktelik kurulamaması nedeniyle tedaviye başladıkları ancak tedaviye devam konusunda her iki tarafın da yeterli özeni göstermediği kabul edilmiştir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınan Eş Tam Kusurlu Sayılır Mı?

Her durumda hayır.

Boşanma davalarında kusur, tarafların bütün davranışları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Bir eş cinsel birliktelikten haksız şekilde kaçınmış olabilir ancak diğer eş fiziksel şiddet uygulamış, hakaret etmiş veya başka ağır kusurlu davranışlarda bulunmuş olabilir.

Bu durumda yalnızca cinsel birliktelikten kaçınmaya bakılarak tam kusur belirlemesi yapılamaz.

Yargıtay'ın 2024 tarihli kararında da cinsel birliktelikten kaçınan eş az kusurlu kabul edilirken, fiziksel şiddet ve hakaret uygulayan diğer eş ağır kusurlu kabul edilmiştir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınmak Manevi Tazminat Sebebi Midir?

Cinsel birliktelikten kaçınmanın kusur kabul edilmesi, otomatik olarak manevi tazminat ödeneceği anlamına gelmez.

Manevi tazminat için boşanmaya sebep olan olayların diğer eşin kişilik haklarına saldırı oluşturması ve TMK m.174'teki şartların gerçekleşmesi gerekir.

Bu nedenle kusur tespiti ile manevi tazminat koşulları birbirinden ayrı değerlendirilir.

Cinsel Birliktelikten Kaçınan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Cinsel birliktelikten kaçınma nedeniyle kusurlu bulunmak nafaka hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Yoksulluk nafakası bakımından nafaka isteyen eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi ve kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.

Dolayısıyla bir eş cinsel birliktelikten kaçınmış olsa bile diğer eş daha ağır kusurluysa nafaka talebi koşulları ayrıca değerlendirilebilir.

Evliliğin İlk Gününden İtibaren Cinsel Birliktelik Kurulmaması Önemli Midir?

Evet.

Evliliğin başından itibaren hiçbir cinsel birliktelik yaşanmaması, özellikle uzun süre devam etmişse boşanma davasında önemli bir vakıa olabilir.

Ancak bunun hangi eşten kaynaklandığı belirlenmelidir.

Taraflardan yalnızca birinin kaçındığının ispatlanması ile karşılıklı bir sağlık veya uyum sorununun bulunması farklı hukuki sonuç doğurur.

Eşin Cinsel Yakınlığı Ceza veya Baskı Aracı Olarak Kullanması Kusur Mudur?

Somut olayın koşullarına göre evet.

Eşlerden birinin diğerini cezalandırmak, kontrol etmek veya istediğini yaptırmak amacıyla sürekli biçimde cinsel birliktelikten kaçınması evlilik birliğini zedeleyen kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.

Burada kaçınmanın bilinçli ve sistematik olması önemlidir.

Tek bir tartışma sonrasında kısa süreli yakınlık kurulmaması ile aylarca veya yıllarca hiçbir haklı neden bulunmadan eşin reddedilmesi aynı şekilde değerlendirilmez.

Cinsel Birliktelikten Kaçınma Dilekçede Nasıl Anlatılmalıdır?

Yalnızca “eşim benimle cinsel ilişkiye girmiyordu” şeklinde soyut bir iddia yerine vakıanın mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.

Sorunun ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, tarafların ayrı yatıp yatmadığı, sorunun çözümü için doktor veya danışmana başvurulup başvurulmadığı ve diğer eşin yaklaşımının ne olduğu açıklanmalıdır.

Ancak kişilerin mahremiyetini gereksiz biçimde ihlal edecek ayrıntılara girilmeden, hukuki uyuşmazlığı ortaya koyacak ölçüde anlatım yapılması yeterlidir.

Sonuç

Boşanma davasında haklı bir sebep olmaksızın ve sürekli biçimde cinsel birliktelikten kaçınmak kusur sayılabilir.

Yargıtay kararlarında cinsel birliktelikten kaçınma ve ortak yatağın ayrılması boşanmaya sebep olan kusurlu davranışlar arasında değerlendirilebilmektedir.

Ancak sağlık sorunları, psikolojik nedenler, diğer eşin fiziksel veya psikolojik şiddeti ya da birlikteliği haklı biçimde engelleyen başka sebepler varsa değerlendirme değişir.

Ayrıca cinsel birlikteliğin kurulamamasının hangi eşten kaynaklandığı ispatlanmalıdır. Tarafların her ikisinin de sorunun çözümü konusunda gerekli özeni göstermediği durumlarda her iki tarafın davranışları kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Bu nedenle mahkeme yalnızca “cinsel birliktelik kurulmadı” sonucuna değil, neden kurulamadığına, bunun ne kadar sürdüğüne ve tarafların çözüm için nasıl davrandığına bakacaktır.

Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Cinsel birliktelikten kaçınma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, kusur tespiti, psikolojik ve fiziksel şiddet, nafaka, maddi-manevi tazminat, velayet ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES