Boşanma Davasında Eşin Sürekli Hakaret Etmesi ve Küçümsemesi Kusur Sayılır Mı?

Evlilik birliğinde eşlerin birbirlerinin kişilik haklarına, onuruna ve saygınlığına özen göstermesi gerekir. Eşlerden birinin diğerine sürekli hakaret etmesi, aşağılayıcı ifadeler kullanması, başkalarının yanında küçük düşürmesi veya değersizleştirici davranışlarda bulunması boşanma davalarında kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında eşe hakaret etmek, onu aşağılamak ve üçüncü kişilerin yanında küçük düşürmek evlilik birliğini zedeleyen kusurlu davranışlar arasında kabul edilmektedir. Bununla birlikte mahkeme, yalnızca tek bir söz veya tartışmaya değil, olayların bütünü ile tarafların karşılıklı davranışlarına bakarak kusur değerlendirmesi yapar.

Eşe Hakaret Etmek Boşanma Sebebi Midir?

Evet.

Eşe yönelik ağır hakaret ve aşağılayıcı sözler, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan kusurlu davranışlar arasında değerlendirilebilir.

Örneğin eşe yönelik sürekli küfür edilmesi, “sen adam değilsin”, “senden bir şey olmaz” gibi kişiliğini hedef alan ifadeler kullanılması veya eşin ailesi ve çevresi önünde aşağılanması boşanma davasında dikkate alınabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli bir kararına konu olayda, eşe ve ailesine yönelik ağır hakaret içeren sözler kusur değerlendirmesine dahil edilmiş; hakaretlerin TMK m.166 kapsamında kusur oluşturabileceği kabul edilmiştir.

Sürekli Küçümsemek Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Küçümseme yalnızca küfür etmek şeklinde ortaya çıkmaz.

Eşin zekâsını, mesleğini, gelirini, ailesini, fiziksel özelliklerini veya sosyal çevresini sürekli aşağılamak da evlilik birliğini zedeleyebilir.

Örneğin eşe sürekli olarak başarısız olduğunu söylemek, yaptığı işi değersiz göstermek, gelirini küçümsemek veya başkalarının önünde alay etmek psikolojik baskı oluşturabilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun değerlendirdiği bir uyuşmazlıkta da eşe hakaret edilmesi, aşağılanması ve başkalarının yanında sürekli küçük düşürücü davranışlarda bulunulması kusur kapsamında değerlendirilmiştir.

Başkalarının Yanında Eşi Küçük Düşürmek Daha Ağır Kusur Sayılır Mı?

Eşin üçüncü kişilerin yanında küçük düşürülmesi kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Aile bireyleri, arkadaşlar, komşular veya iş çevresi önünde eşin aşağılanması, evlilik birliğindeki saygı ilişkisini ciddi biçimde zedeleyebilir.

Yargıtay kararlarında eşin başkalarının yanında sürekli küçük düşürülmesi açıkça kusurlu davranışlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Ancak kusurun ağırlığı belirlenirken diğer eşin davranışları da dikkate alınır. Bu nedenle yalnızca tek bir vakıadan hareketle eşin ağır veya tam kusurlu olduğu sonucuna varılmaz.

Eşin Ailesine Hakaret Etmek de Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Hakaretin doğrudan eşe yönelmesi şart değildir. Eşin anne, baba, kardeş veya diğer yakınlarına yönelik ağır hakaretler de evlilik birliğini olumsuz etkileyebilir.

Yargıtay kararlarında eşin ailesine yönelik hakaret içeren ifadelerin de kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.

Bu nedenle “eşime hakaret etmedim, ailesine söyledim” şeklindeki bir savunma her durumda kusuru ortadan kaldırmaz.

Eşe “Adam Değilsin” Demek Kusur Sayılır Mı?

Bu tür ifadeler olayın bağlamına göre aşağılayıcı ve küçük düşürücü davranış olarak değerlendirilebilir.

Özellikle sürekli tekrarlanması, başka kişilerin yanında söylenmesi veya daha ağır küfürlerle birlikte kullanılması kusurun ağırlığını artırabilir.

Yargıtay kararlarına konu uyuşmazlıklarda eşin “adam olmamakla” suçlanması, ağır küfürlere maruz bırakılması ve aşağılanması boşanma iddiaları kapsamında değerlendirilmiştir.

Mahkeme yalnızca kullanılan kelimeyi değil, sözün hangi koşullarda söylendiğini ve evlilik üzerindeki etkisini birlikte değerlendirir.

Sosyal Medyada Eşi Küçük Düşürmek Kusur Mudur?

Eşin Instagram, Facebook, X veya başka sosyal medya platformlarında aşağılanması da kusur oluşturabilir.

Eşe yönelik hakaret içerikli paylaşım yapılması, özel hayatına ilişkin bilgilerin küçük düşürücü biçimde açıklanması veya eşin çevresine yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanılması boşanma davasında delil olarak ileri sürülebilir.

Bu tür içeriklerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi şartıyla ekran görüntüleri veya diğer dijital kayıtlar dosyaya sunulabilir.

Ancak paylaşımın gerçekten eşe ait olup olmadığı ve hangi tarihte yapıldığı da önemlidir.

WhatsApp'tan Hakaret Etmek Boşanmada Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Hakaretin yüz yüze yapılması ile mesaj yoluyla yapılması arasında kusur değerlendirmesi bakımından temel bir fark yoktur.

WhatsApp, SMS veya sosyal medya mesajları üzerinden eşe ağır hakaretler gönderilmesi boşanma davasında kusur delili olabilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararına konu olayda telefon mesajlarıyla eşe ve ailesine yönelik ağır hakaretlerde bulunulması kusur değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.

Ancak yazışmaların gerçekliği ve hukuka uygun şekilde elde edilmesi ayrıca önem taşır.

Eşler Birbirine Karşılıklı Hakaret Ediyorsa Ne Olur?

Bu durumda mahkeme her iki tarafın davranışlarını birlikte değerlendirir.

Bir eşin hakaretine karşı diğer eşin de sürekli hakaretle karşılık vermesi hâlinde yalnızca bir tarafın kusurlu olduğu sonucuna varılmayabilir.

Yargıtay'ın çeşitli kararlarında karşılıklı hakaretler ve küçük düşürücü davranışlar tarafların kusur oranlarının belirlenmesinde birlikte dikkate alınmaktadır.

Dolayısıyla “önce o hakaret etti” şeklindeki savunma her durumda diğer eşin hakaretlerini hukuka uygun hâle getirmez.

Tek Bir Hakaret Boşanma İçin Yeterli Midir?

Her olayda değil.

Mahkeme hakaretin ağırlığını, hangi koşullarda söylendiğini, tekrar edip etmediğini ve evlilik birliğine etkisini değerlendirir.

Bir defaya mahsus, hafif nitelikte bir tartışma sözü ile yıllarca devam eden ağır küfürler ve aşağılamalar aynı şekilde değerlendirilmez.

Buna karşılık tek bir olayda kullanılan söz son derece ağır ve onur kırıcı nitelikteyse hukuki değerlendirme farklı olabilir.

Ağır Hakaret Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Sebebi Olabilir Mi?

Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.

Ancak her hakaret TMK m.162 kapsamında değerlendirilmez.

Bu özel boşanma sebebinin uygulanabilmesi için davranışın belirli bir ağırlığa ulaşması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararına konu uyuşmazlıkta ağır hakaretler bulunmasına rağmen olayın özellikleri itibarıyla TMK m.162 şartlarının gerçekleşmediği, buna karşılık hakaretlerin TMK m.166 kapsamında kusur olarak değerlendirilebileceği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla ağır hakaret hem kusur hem de bazı durumlarda özel boşanma sebebi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Sürekli Hakaret Psikolojik Şiddet Sayılır Mı?

Sürekli hakaret, aşağılama, değersizleştirme ve küçük düşürme davranışları psikolojik şiddet niteliğinde değerlendirilebilir.

Özellikle eşin sürekli olarak kişiliğinin hedef alınması, değersiz hissettirilmesi, toplum içinde aşağılanması veya tehditlerle birlikte hakaret edilmesi evlilik birliği üzerinde ciddi psikolojik baskı yaratabilir.

Yargıtay uygulamasında da hakaret, aşağılama ve başkalarının önünde küçük düşürücü davranışların kusur olarak değerlendirilmesi bu yaklaşımın bir sonucudur.

Hakaret Ceza Davasına da Konu Olabilir Mi?

Somut ifadeye ve olayın özelliklerine göre hakaret fiili ceza hukuku bakımından da ayrıca değerlendirilebilir.

Boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi ile ceza davası birbirinden farklıdır.

Aile mahkemesi, hakaret fiilini evlilik birliğindeki kusurun belirlenmesinde dikkate alırken ceza mahkemesi fiilin Türk Ceza Kanunu bakımından suç oluşturup oluşturmadığını inceler.

Nitekim Yargıtay'ın boşanma kararlarında ceza dosyalarında tespit edilen hakaret ve tehdit eylemlerinin aile mahkemesindeki kusur değerlendirmesinde dikkate alındığı örnekler bulunmaktadır.

Hakaret Nasıl İspatlanır?

Boşanma davasında hakaret iddiasının mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.

Tanık anlatımları, WhatsApp ve SMS yazışmaları, sosyal medya paylaşımları, ceza soruşturması veya ceza davası dosyaları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş ses veya görüntü kayıtları kullanılabilecek deliller arasında yer alabilir.

Özellikle hakaretlerin üçüncü kişilerin yanında gerçekleştirilmesi hâlinde olayı bizzat duyan tanıkların anlatımları önem kazanabilir.

Dilekçede yalnızca “bana sürekli hakaret ediyordu” demek yerine mümkünse hakaretlerin yaklaşık tarihleri, gerçekleştiği ortam ve kullanılan sözlerin niteliği açıklanmalıdır.

Tanıkla Hakaret İspatlanabilir Mi?

Evet.

Tanık, eşlerin tartışmasına doğrudan şahit olmuşsa veya hakaret içeren sözleri bizzat duymuşsa beyanı delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca taraflardan birinden duyduğu olayları aktaran tanığın beyanının ispat gücü doğrudan görgüye dayalı tanık anlatımından farklı olabilir.

Mahkeme tanığın olayları hangi şekilde öğrendiğini ve anlatımının diğer delillerle uyumunu değerlendirir.

Hakaret Eden Eş Tazminat Ödemek Zorunda Kalabilir Mi?

Şartları varsa evet.

Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kusursuz veya daha az kusurlu eş manevi tazminat talep edebilir.

Sürekli hakaret, ağır aşağılama ve toplum içinde küçük düşürme davranışları kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek nitelikte olabilir.

Ancak manevi tazminat otomatik değildir. Tarafların kusur durumları ve eylemlerin ağırlığı ayrıca değerlendirilir.

Yargıtay kararlarında da hakaret ve küçük düşürücü davranışların kusur tespitiyle birlikte tazminat taleplerini etkilediği görülmektedir.

Hakaret Eden Eş Nafaka Alamaz Mı?

Hakaret nedeniyle kusurlu bulunmak, eşin her durumda nafaka alamayacağı anlamına gelmez.

Yoksulluk nafakası bakımından diğer koşulların yanı sıra nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması önemlidir.

Dolayısıyla eşin hakaret ettiği tespit edilse dahi tarafların bütün kusurları birlikte değerlendirilir.

Bir taraf ağır kusurlu, diğer taraf az kusurlu olabilir veya tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verilebilir. Bu nedenle nafaka sonucu tek bir davranış üzerinden belirlenmez.

Eşin Sürekli Eleştirmesi de Kusur Sayılır Mı?

Evlilik içerisinde her eleştiri kusur değildir.

Eşlerin birbirleriyle görüş ayrılığı yaşaması veya zaman zaman birbirlerini eleştirmeleri hayatın olağan akışı içerisinde mümkündür.

Ancak eleştiri sistematik biçimde aşağılamaya, kişiliği hedef almaya ve eşin değersizleştirilmesine dönüşüyorsa kusur değerlendirmesi farklılaşır.

Örneğin sürekli olarak eşin mesleğini, ailesini, dış görünüşünü veya gelirini aşağılamak sıradan bir eleştiriden farklıdır.

Hakaretten Sonra Barışılmışsa Eski Olaylar Kusur Olarak Kullanılabilir Mi?

Bu konuda affetme ve hoşgörüyle karşılama önemli olabilir.

Eşler yaşanan olaylardan sonra gerçek anlamda barışmış ve evlilik birliğini yeniden kurmuşsa, önceki davranışların daha sonraki boşanma davasında kusur olarak ileri sürülmesi bazı durumlarda mümkün olmayabilir.

Yargıtay'ın 2024 tarihli bir kararında önceki boşanma davasından feragat edilerek eşlerin yeniden bir araya gelmesi, önceki olayların karşılıklı olarak affedildiğinin kabulünde etkili olmuştur. Mahkeme sonraki dönemde yaşanan yeni hakaretleri ise ayrıca değerlendirmiştir.

Bu nedenle hakaret vakıalarının hangi tarihte gerçekleştiği ve sonrasında tarafların yeniden bir araya gelip gelmediği önem taşır.

Hakaret Eden Eş Her Zaman Ağır Kusurlu Mudur?

Hayır.

Hakaret etmek kusurlu bir davranıştır ancak kusurun derecesi yalnızca bu olaya göre belirlenmez.

Örneğin bir eş hakaret etmiş olabilir; diğer eş ise fiziksel şiddet uygulamış, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş veya başka ağır kusurlu davranışlarda bulunmuş olabilir.

Mahkeme bütün olayları karşılaştırarak tarafların kusur durumlarını belirler.

Yargıtay kararlarında da tarafların karşılıklı hakaret, ekonomik şiddet, ilgisizlik ve küçük düşürücü davranışları birlikte değerlendirilerek eşit kusur veya farklı kusur derecelerine ulaşılabildiği görülmektedir.

Sonuç

Eşin sürekli hakaret etmesi, aşağılaması ve küçük düşürmesi boşanma davasında kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.

Özellikle hakaretlerin süreklilik kazanması, eşin ailesinin veya üçüncü kişilerin yanında gerçekleştirilmesi ve eşin kişiliğini hedef alan ağır ifadeler içermesi kusurun değerlendirilmesinde önemlidir.

Yargıtay uygulamasında eşe hakaret etme, eşini aşağılama ve başkalarının yanında küçük düşürme açık biçimde kusur değerlendirmesine konu edilmektedir.

Bununla birlikte boşanma davalarında kusur tek bir olaya göre değil, tarafların evlilik birliği içerisindeki bütün davranışları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Hakaret iddiasının somutlaştırılması, olayların tarih ve koşullarının açıklanması ve tanık, mesaj, ceza dosyası veya diğer hukuka uygun delillerle desteklenmesi davanın ispatı bakımından önem taşır.

Boşanma Davalarında Hukuki Destek

Hakaret, aşağılama, psikolojik şiddet, küçük düşürücü davranışlar, kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet ve diğer boşanma uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar ve İstanbul genelinde boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES