İstihkak davası, icra takibi sırasında haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğunun veya üçüncü kişinin mal üzerinde mülkiyet ya da başka bir ayni hakkının bulunduğunun ileri sürülmesi üzerine açılan davadır.
Örneğin borçluya ait bir işyerinde haciz yapılırken başka bir şirkete ait makinenin haczedilmesi veya borçlunun bulunduğu evde eşine ya da başka bir kişiye ait eşyanın haczedilmesi hâlinde istihkak iddiası gündeme gelebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve devamı maddelerinde düzenlenen istihkak prosedüründe uygulanacak yöntem, haczedilen malın borçlunun mu yoksa üçüncü kişinin mi elinde bulunduğuna göre değişmektedir.
İstihkak Davasının Amacı Nedir?
İstihkak davasının amacı, borçluya ait olmayan bir mal üzerinde icra takibinin devam etmesini önlemektir.
İcra takibinin borçlunun malvarlığı üzerinde yürütülmesi gerekir. Ancak haciz sırasında malın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık çıkabilir.
Üçüncü kişi;
“Haczedilen bu mal borçluya değil bana aittir.”
şeklinde istihkak iddiasında bulunarak mal üzerindeki haczin kaldırılmasını isteyebilir.
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü de istihkak davasını, taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddiasını konu alan dava olarak tanımlamaktadır.
İstihkak İddiasında Kim Bulunabilir?
Haczedilen mal üzerinde hak sahibi olduğunu ileri süren üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunabilir.
Örneğin;
- Haczedilen aracın gerçek sahibi,
- İşyerindeki makinelerin sahibi olan başka bir şirket,
- Borçluya kullanım için verilen eşyanın sahibi,
- Haczedilen mal üzerinde rehin veya başka bir ayni hakkı bulunan kişi
şartlarına göre istihkak iddiasında bulunabilir.
Burada önemli olan, üçüncü kişinin haczedilen mal üzerinde hukuken korunabilir bir hakkının bulunmasıdır.
İstihkak İddiası Nasıl Yapılır?
Haciz sırasında üçüncü kişi hazırsa malın kendisine ait olduğunu haciz tutanağına yazdırmalıdır.
Üçüncü kişi haciz sırasında hazır değilse, haczi öğrendikten sonra ilgili icra müdürlüğüne başvurarak istihkak iddiasında bulunabilir.
İİK m.96 uyarınca malın haczedildiğini öğrenen üçüncü kişinin kural olarak öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir. Bu süre geçirilirse üçüncü kişi aynı icra takibinde istihkak iddiasını ileri sürme hakkını kaybedebilir.
Bu nedenle üçüncü kişiye ait bir mal haczedildiğinde işlemlerin geciktirilmemesi önemlidir.
Borçlunun Elindeki Mal Haczedilmişse Ne Olur?
Haczedilen mal borçlunun elinde bulunuyorsa İİK m.96 ve m.97 hükümleri uygulanır.
Üçüncü kişinin istihkak iddiası icra dosyasına bildirildikten sonra alacaklı ve borçluya bu iddiaya karşı itirazları olup olmadığı sorulur.
İstihkak iddiasına itiraz edilirse icra müdürü dosyayı icra hukuk mahkemesine gönderir.
İcra mahkemesi bu aşamada takibin haczedilen mal yönünden devamına veya ertelenmesine karar verir.
İstihkak Davası Açma Süresi Kaç Gündür?
İİK m.97 kapsamında icra mahkemesinin takibin devamı veya ertelenmesine ilişkin kararından sonra üçüncü kişinin dava açması için 7 günlük süre bulunmaktadır.
Üçüncü kişi, icra mahkemesi kararının kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesinde istihkak davası açmalıdır.
Bu süre içerisinde dava açılmazsa üçüncü kişi, ilgili icra takibi bakımından alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Ayrıca üçüncü kişiye istihkak iddiasında bulunma imkânı hiç verilmemişse, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde doğrudan istihkak davası açması mümkündür.
Mal Üçüncü Kişinin Elindeyse İstihkak Davasını Kim Açar?
Haczedilen mal doğrudan üçüncü kişinin elindeyse farklı bir prosedür uygulanır.
İİK m.99 kapsamında üçüncü kişi malın kendisine ait olduğunu ileri sürer ve yedieminliği kabul ederse mal kural olarak muhafaza altına alınmaz.
Bu durumda icra müdürlüğü, üçüncü kişiye karşı istihkak davası açması için alacaklıya 7 günlük süre verir.
Alacaklı süresi içerisinde dava açmazsa üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Alacaklı süresinde dava açarsa dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı gerçekleştirilemez.
Dolayısıyla istihkak davasında malın haciz sırasında kimin elinde bulunduğu, davayı kimin açacağını belirleyen en önemli konulardan biridir.
İstihkak Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Hacizden kaynaklanan istihkak davalarında görevli mahkeme icra hukuk mahkemesidir.
İstihkak uyuşmazlığının bulunduğu icra dosyası, haciz tutanağı ve tarafların sunduğu mülkiyet belgeleri mahkeme tarafından birlikte değerlendirilir.
İstihkak davası, genel mahkemelerde görülen klasik bir mülkiyet davasından farklı olarak belirli bir icra takibi bakımından haczedilen mal üzerinde cebri icranın devam edip edemeyeceğini belirlemeye yöneliktir.
İstihkak Davasında Malın Kime Ait Olduğu Nasıl İspatlanır?
İstihkak davalarında en önemli konulardan biri ispat yüküdür.
İİK m.97/a uyarınca bir taşınır malı elinde bulunduran kişi kural olarak malın maliki sayılır.
Borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte ellerinde bulundurması hâlinde ise mal kural olarak borçlunun elinde bulunuyormuş gibi değerlendirilir.
Bu durumda üçüncü kişinin mülkiyet karinesinin aksini güçlü delillerle ortaya koyması gerekebilir.
İstihkak Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğunu göstermek amacıyla özellikle;
- Faturalar,
- Satış sözleşmeleri,
- Banka havale ve ödeme kayıtları,
- Araç ruhsatı ve trafik sicil kayıtları,
- Ticari defter ve kayıtlar,
- Demirbaş kayıtları,
- Kira ve kullanım sözleşmeleri,
- Vergi kayıtları,
- Teslim belgeleri,
- Tanık anlatımları
dosyaya sunulabilir.
Ancak yalnızca bir faturanın bulunması her olayda mülkiyetin kesin olarak üçüncü kişiye ait olduğunu göstermeyebilir.
Yargıtay uygulamasında özellikle malın borçlunun elinde bulunduğu durumlarda fatura ve adi yazılı belgelerin somut olayın diğer özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Bir Yargıtay kararında, haciz adresindeki fiilî durum nedeniyle borçlu lehine oluşan mülkiyet karinesinin yalnızca sunulan fatura ve adi yazılı sözleşmelerle çürütülemediği kabul edilmiştir.
Aynı Adreste Faaliyet Gösteren Şirketlerde İstihkak Nasıl Değerlendirilir?
Uygulamada en fazla uyuşmazlık, borçlu şirket ile üçüncü kişinin aynı işyerinde veya aynı adreste faaliyet göstermesi hâlinde ortaya çıkmaktadır.
Mahkeme;
- İşyerinin kime ait olduğunu,
- Kira sözleşmelerini,
- Vergi kayıtlarını,
- Haciz sırasında kimin faaliyette bulunduğunu,
- Malların faturalarını,
- Şirketlerin ortaklık ve yönetim yapılarını,
- Malların ne zaman ve kim tarafından satın alındığını
birlikte değerlendirebilir.
Özellikle borçlu ile üçüncü kişi arasında organik veya ekonomik bağlantı bulunduğunun ileri sürüldüğü durumlarda yalnızca fatura ibraz edilmesi her zaman yeterli olmayabilir.
İstihkak Davası Açılması Haczi Otomatik Olarak Durdurur Mu?
Her durumda otomatik olarak durdurmaz.
Mal borçlunun elinde haczedilmişse İİK m.97 kapsamında icra mahkemesi, dosyanın özelliklerine göre takibin devamına veya ertelenmesine karar verir.
Takibin ertelenmesine karar verilmesi hâlinde üçüncü kişiden, ileride haksız çıkması durumunda alacaklının uğrayabileceği zararlara karşı teminat göstermesi istenebilir.
Mal üçüncü kişinin elinde haczedilmiş ve İİK m.99 uygulanmışsa alacaklının süresinde açtığı istihkak davası sonuçlanıncaya kadar haczedilen mal satılamaz.
Haczedilen Mal Dava Sürerken Satılırsa Ne Olur?
İİK m.97 kapsamında istihkak davası sonuçlanmadan haczedilen malın satılmış olması ihtimali de düzenlenmiştir.
Bu durumda icra mahkemesi, satıştan elde edilen bedelin dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesine veya somut olayın şartlarına göre teminat karşılığında ödenmesine karar verebilir.
Dolayısıyla malın fiilen satılmış olması her durumda istihkak uyuşmazlığının sona erdiği anlamına gelmez.
Araç Haczinde İstihkak Davası Açılabilir Mi?
Evet.
Borçluya ait olduğu düşünülerek haczedilen bir aracın gerçekte üçüncü kişiye ait olduğu ileri sürülüyorsa istihkak uyuşmazlığı gündeme gelebilir.
Araçlarda trafik sicil kaydı önemli bir delildir. Bunun yanında aracın devir tarihi, ödeme belgeleri ve haczin hangi tarihte konulduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle araç hacizden önce üçüncü kişiye usulüne uygun şekilde devredilmişse durumun sicil kayıtları üzerinden ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.
İstihkak Davası Kabul Edilirse Ne Olur?
Mahkeme haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu sonucuna ulaşırsa istihkak iddiasının kabulüne ve ilgili mal üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilebilir.
Böylece alacaklı, borçlunun borcu nedeniyle üçüncü kişiye ait o mal üzerinden cebri icra işlemlerine devam edemez.
Ancak karar yalnızca istihkak konusu mala ilişkin olup borçlu hakkındaki icra takibinin tamamını ortadan kaldırmaz.
Alacaklı, şartlarının bulunması hâlinde borçlunun diğer mal ve haklarını haczettirebilir.
İstihkak Davası Reddedilirse Ne Olur?
Üçüncü kişinin istihkak davası reddedilirse haczedilen mal üzerindeki icra işlemlerine devam edilebilir.
Şartları mevcutsa malın satışı yapılarak satış bedelinden takip borcunun tahsil edilmesi mümkün hâle gelir.
Bu nedenle özellikle yüksek değerli araç, makine, ticari emtia ve diğer mallarda dava açılmadan önce mülkiyeti gösteren belgelerin ayrıntılı şekilde incelenmesi önemlidir.
Sonuç
İstihkak davası, borçluya ait olmadığı ileri sürülen hacizli malın üçüncü kişiye ait olduğunun belirlenmesi ve o mal üzerindeki haczin kaldırılması amacıyla başvurulan önemli bir hukuki yoldur.
Malın borçlunun elinde haczedilmesi hâlinde İİK m.96-97, üçüncü kişinin elinde haczedilmesi hâlinde ise İİK m.99 kapsamında farklı prosedürler uygulanır.
İstihkak iddiasında ve istihkak davasında 7 günlük hak düşürücü nitelikte süreler bulunduğundan haczin öğrenilmesinden itibaren işlemlerin gecikmeden yürütülmesi önemlidir.
Ayrıca fatura, banka ödeme kayıtları, ticari defterler, ruhsat ve diğer mülkiyet belgeleri istihkak davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Esenyurt icra avukatı, Büyükçekmece icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve İstanbul icra avukatı kapsamında istihkak iddiası, üçüncü kişinin malına haciz konulması, istihkak davası, araç ve işyeri hacizleri ile haczin kaldırılması süreçlerine ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51