İcra takibinde faiz hesabı yapılırken yalnızca alacak miktarına belirli bir yüzde eklenmez. Öncelikle alacağın türü, uygulanacak faiz çeşidi, faiz başlangıç tarihi, dönem içerisinde faiz oranının değişip değişmediği ve varsa sözleşmedeki faiz hükümleri belirlenmelidir.
İcra dosyasında yanlış faiz oranının veya yanlış başlangıç tarihinin kullanılması, borçlu açısından faize itiraz sebebi oluşturabileceği gibi alacaklının gerçekte hak kazandığından fazla miktarda takip başlatmasına da neden olabilir.
Özellikle 2026 yılında kanuni faiz sisteminde önemli bir değişiklik yapılmıştır. 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi 7589 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren kanuni faiz sabit oran olmaktan çıkarılarak TCMB reeskont oranına bağlanmıştır.
İcra Takibinde Hangi Faiz Uygulanır?
Her icra dosyasında aynı faiz uygulanmaz.
Takip konusu alacağa göre;
- Kanuni faiz,
- Temerrüt faizi,
- Akdî faiz,
- Ticari temerrüt faizi,
- Kambiyo senedinden kaynaklanan faiz,
- Yabancı para faizi,
- Özel kanunlarda düzenlenen faiz türleri
gündeme gelebilir.
Bu nedenle;
“Her icra dosyasına güncel yasal faiz oranı uygulanır.”
şeklindeki değerlendirme doğru değildir.
Öncelikle borcun hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı tespit edilmelidir.
2026 Yılında Kanuni Faiz Oranı Ne Kadardır?
3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden düzenlenmiştir.
Yeni sisteme göre sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse kanuni faiz, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden belirlenmektedir. 30 Haziran itibarıyla reeskont oranında en az beş puanlık değişiklik bulunursa yılın ikinci yarısında oran yeniden belirlenebilmektedir.
TCMB'nin 20 Aralık 2025 tarihinden itibaren uyguladığı reeskont oranı yıllık %38,75 olduğundan, yeni düzenleme uyarınca 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren kanuni faiz oranı yıllık %31 olarak hesaplanmaktadır.
Dolayısıyla kanuni faiz bakımından önemli dönemler şöyledir:
- 1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026: yıllık %24,
- 31 Temmuz 2026'dan itibaren: mevcut verilere göre yıllık %31.
Uzun süreli icra takiplerinde bütün döneme tek faiz oranı uygulanması bu nedenle hatalı olabilir.
Faiz Oranı Değişirse Eski Borca Yeni Oran Uygulanır Mı?
Faiz birden fazla faiz dönemine yayılıyorsa hesap dönemlere ayrılmalıdır.
Örneğin faiz 2026 yılının başından itibaren işliyorsa;
31 Temmuz 2026 tarihinden önceki dönem eski oran, bu tarihten sonraki dönem ise yeni kanuni faiz oranı esas alınarak ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
Başka bir ifadeyle;
“Bugünkü kanuni faiz %31 olduğu için geçmiş üç yılın tamamını %31 üzerinden hesaplarım.”
şeklinde bir yöntem doğru değildir.
Her dönem için o tarihte yürürlükte bulunan faiz rejimi dikkate alınmalıdır.
Faiz Hesaplama Formülü Nedir?
Basit faiz hesabında genel olarak;
Ana Para × Yıllık Faiz Oranı × Gün Sayısı / 36.500
formülü kullanılabilir.
Örneğin 100.000 TL asıl alacağa yıllık %31 faiz uygulanacaksa faiz, ilgili gün sayısı esas alınarak;
100.000 × 31 × gün sayısı / 36.500
şeklinde hesaplanabilir.
Ancak icra dosyasında hesap yalnızca matematiksel işlemden ibaret değildir. Asıl sorun çoğu zaman hangi oranın ve hangi başlangıç tarihinin uygulanacağıdır.
Faiz Hangi Tarihten İtibaren Başlar?
Faizin başlangıç tarihi alacağın niteliğine göre değişir.
Türk Borçlar Kanunu m.117'ye göre muaccel bir borçta borçlu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Ancak ödeme günü taraflarca önceden kesin biçimde belirlenmişse, bu tarihin geçmesiyle ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüt gerçekleşebilir.
Dolayısıyla faiz başlangıcı;
- Vade tarihi,
- İhtar tarihi,
- Temerrüt tarihi,
- Dava tarihi,
- İcra takip tarihi
olabilir.
Hangisinin esas alınacağı alacağın hukuki niteliğine bağlıdır.
Vade Tarihi Varsa Faiz Vade Tarihinden Mi Başlar?
Borcun ödeneceği gün taraflarca açıkça belirlenmişse kural olarak bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşebilir.
Örneğin sözleşmede;
“Borcun 1 Ağustos 2026 tarihinde ödeneceği”
açıkça kararlaştırılmışsa ayrıca ihtar gerekip gerekmediği TBK m.117 kapsamında değerlendirilir.
Buna karşılık ödeme zamanı belirlenmemiş bir borçta yalnızca faturanın düzenlenmiş olması her durumda faiz başlangıcının fatura tarihi olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle;
“Fatura hangi gün kesildiyse faiz de o gün başlar.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
İhtar Gönderilmemişse Faiz Takip Tarihinden Başlatılabilir Mi?
Somut olayda daha önce temerrüt gerçekleşmemişse icra takibi borçluyu temerrüde düşüren işlem niteliğinde olabilir ve faiz takip tarihinden itibaren talep edilebilir.
Ancak takip öncesinde;
- Vadesi belirli bir borç,
- Noter ihtarnamesi,
- Ödeme talebi,
- Sözleşmedeki özel temerrüt hükmü
bulunuyorsa faiz daha önceki bir tarihten başlayabilir.
Dolayısıyla icra takip talebi hazırlanırken temerrüt tarihi ispatlanabilir şekilde belirlenmelidir.
Kanuni Faiz ile Temerrüt Faizi Aynı Şey Midir?
Tam olarak aynı kavram değildir.
Kanuni faiz, sözleşmede faiz miktarının belirlenmediği ve kanun gereğince faiz ödenmesi gereken durumlarda uygulanacak oranı ifade eder.
Temerrüt faizi ise borçlunun para borcunu zamanında ödememesi nedeniyle gecikilen dönem için ödemesi gereken faizdir.
3095 sayılı Kanun m.2'ye göre para borcunda temerrüde düşen borçlu, taraflar farklı bir oran kararlaştırmamışsa kural olarak m.1'deki kanuni faiz oranına göre temerrüt faizi öder.
Sözleşmede Faiz Oranı Varsa Hangisi Uygulanır?
Taraflar sözleşmede geçerli bir faiz oranı belirlemiş olabilir.
Bu durumda öncelikle;
- Sözleşmenin niteliği,
- Tarafların tacir olup olmadığı,
- Tüketici işlemi bulunup bulunmadığı,
- Belirlenen oranın emredici hükümlere uygun olup olmadığı
incelenmelidir.
Adi borç ilişkilerinde TBK m.120, sözleşmeyle kararlaştırılabilecek temerrüt faizine ilişkin sınırlar öngörmektedir.
Ticari işlerde ise Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve ticari faize ilişkin özel düzenlemeler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle;
“Sözleşmede hangi faiz yazıyorsa hiçbir sınırlama olmadan icrada talep edilir.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Ticari Alacaklarda Faiz Nasıl Hesaplanır?
Ticari işlerde özel bir düzenleme bulunmaktadır.
3095 sayılı Kanun m.2'ye göre TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı faiz oranı kanuni faizden yüksekse, ticari işlerde sözleşme bulunmasa dahi avans faiz oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebilir.
TCMB verilerine göre kısa vadeli avans faiz oranı 20 Aralık 2025 tarihinden itibaren yıllık %39,75 seviyesindedir.
Dolayısıyla 2026 yılında şartları oluşan ticari alacaklarda kanuni faiz olan %31 yerine ticari temerrüt faizi kapsamında %39,75 oranının talep edilmesi mümkün olabilir.
Ancak alacağın gerçekten ticari iş niteliğinde olup olmadığı ayrıca belirlenmelidir.
Her Şirket Alacağına Ticari Faiz Uygulanır Mı?
Hayır.
Taraflardan birinin şirket olması tek başına her uyuşmazlıkta ticari temerrüt faizinin uygulanacağı anlamına gelmez.
Ticari işin niteliği, tarafların tacir sıfatı ve borcun ticari işletmeleriyle bağlantısı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle;
“Borçlu şirket olduğu için otomatik olarak en yüksek ticari faiz uygulanır.”
şeklinde genel bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Ticari Mal ve Hizmet Tedarikinde Faiz Oranı Farklı Mıdır?
Evet.
Türk Ticaret Kanunu m.1530 kapsamındaki ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeler bakımından TCMB tarafından ayrıca yıllık temerrüt faiz oranı ilan edilmektedir.
TCMB tarafından 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren bu kapsamdaki geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı %43 olarak açıklanmıştır.
Ancak bu oran her ticari icra takibine otomatik olarak uygulanmaz.
Uyuşmazlığın TTK m.1530 kapsamında mal veya hizmet tedarikinden doğması gerekir.
İşlemiş Faiz Nedir?
İcra takibi başlatılmadan önce doğmuş bulunan faiz işlemiş faiz olarak takip talebinde ayrıca gösterilebilir.
Örneğin;
- Ana para: 300.000 TL,
- Temerrüt tarihi: 1 Mart,
- Takip tarihi: 1 Haziran
ise 1 Mart ile takip tarihi arasındaki faiz hesaplanarak işlemiş faiz olarak talep edilebilir.
Takip tarihinden sonra ise ana para üzerinden talep edilen oran doğrultusunda faiz işlemeye devam eder.
Takip talebinde ana para ile işlemiş faizin birbirinden açık şekilde ayrılması önemlidir.
İşlemiş Faize Tekrar Faiz İşletilebilir Mi?
Kural olarak hayır.
3095 sayılı Kanun m.3 uyarınca kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz, yani faize faiz yürütülemez.
Türk Ticaret Kanunu'ndaki özel istisnalar saklıdır.
Dolayısıyla kural olarak;
100.000 TL ana para + 20.000 TL işlemiş faiz
bulunan bir dosyada takip sonrası faiz 120.000 TL'nin tamamına otomatik olarak işletilemez.
Faizin hangi kaleme uygulanabileceği ayrıca belirlenmelidir.
İcra Takibinde Faiz Oranı Açıkça Yazılmalı Mıdır?
Takip talebinde faiz talep ediliyorsa;
- Faiz türünün,
- Faiz oranının,
- Faiz başlangıç tarihinin,
- Takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının
açık ve denetlenebilir şekilde gösterilmesi önemlidir.
Özellikle;
“Değişen oranlarda yasal faiz”
veya şartları varsa;
“Değişen oranlarda avans faizi”
şeklindeki talepler, uzun süre devam eden takiplerde oran değişikliklerinin dikkate alınmasına imkân sağlayabilir.
Faiz oranının yanlış veya belirsiz gösterilmesi ise icra uyuşmazlığına yol açabilir.
Yanlış Faiz Oranıyla İcra Takibi Başlatılırsa Ne Olur?
Alacaklının hak kazandığından daha yüksek faiz oranıyla takip başlatması hâlinde borçlu süresi içerisinde faize ve borcun ilgili bölümüne itiraz edebilir.
Örneğin adi bir borç ilişkisine şartları bulunmadan ticari avans faizi uygulanmışsa fazla faiz talebi uyuşmazlık konusu olabilir.
Aynı şekilde;
- Yanlış faiz başlangıç tarihi,
- Yanlış faiz türü,
- Geçmiş döneme yeni faiz oranının uygulanması,
- Faize yeniden faiz işletilmesi
itiraz veya şikâyet konusu olabilir.
Faiz Oranı Sonradan Değişirse İcra Dosyasında Ne Olur?
Takipte değişen oranlarda kanuni faiz talep edilmişse kanuni faiz oranındaki değişiklikler sonraki dönemler bakımından hesaba yansıtılabilir.
Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 22 Ekim 2025 tarihli kararında, takip talebinde değişen oranlarda kanuni faiz istenmiş olması hâlinde faiz oranının eski %9 oranıyla sınırlandırılamayacağını değerlendirmiştir.
2026 yılındaki değişiklik nedeniyle bu konu daha da önem kazanmıştır.
Kanuni faiz artık sabit bir oran değildir ve 3095 sayılı Kanun'un güncel m.1 hükmü oranı TCMB reeskont oranına bağlamaktadır.
Sözleşme Dışından Doğan Alacaklarda 2026 Değişikliği Neden Önemlidir?
Anayasa Mahkemesi, 22 Temmuz 2025 tarihli E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla 3095 sayılı Kanun'un önceki 1. maddesini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş ve iptal kararının 1 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmesini öngörmüştür.
Ancak iptal hükmü yürürlüğe girmeden önce 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi, 7589 sayılı Kanun ile 31 Temmuz 2026 tarihinde tamamen yeniden düzenlenmiştir. Güncel konsolide mevzuat kaynakları da bu duruma ayrıca işaret etmektedir.
Bu nedenle özellikle haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve diğer sözleşme dışı alacaklarda 1 Eylül 2026 sonrası faiz hesabı yapılırken güncel mevzuat ve içtihat ayrıca incelenmelidir.
Yabancı Para Alacaklarında Aynı Faiz Mi Uygulanır?
Hayır.
3095 sayılı Kanun m.4/A uyarınca yabancı para borçlarında, sözleşmede daha yüksek bir akdî veya gecikme faizi belirlenmemişse devlet bankalarının ilgili yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı gündeme gelebilir.
Dolayısıyla Euro veya Amerikan Doları üzerinden bir alacağın icra takibinde doğrudan TL için geçerli kanuni faiz oranının uygulanması doğru olmayabilir.
İcra Takibinde En Sık Yapılan Faiz Hataları Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar;
- Faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi,
- Adi alacağa ticari faiz uygulanması,
- Ticari alacakta yanlış faiz türünün seçilmesi,
- Yeni faiz oranının geçmiş dönemin tamamına uygulanması,
- İşlemiş faiz miktarının hatalı hesaplanması,
- Faize faiz yürütülmesi,
- Sözleşmedeki faiz hükmünün kanuni sınırlamalara uygunluğunun incelenmemesi
şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Faiz küçük oran farklılıklarında dahi uzun süreli ve yüksek miktarlı icra dosyalarında ciddi rakamlara ulaşabileceğinden takip öncesinde hesap dikkatle yapılmalıdır.
Sonuç
İcra takibinde faiz hesabı, alacak miktarına rastgele bir faiz oranı uygulanarak yapılamaz.
Öncelikle alacağın adi veya ticari nitelikte olup olmadığı, sözleşmede faiz bulunup bulunmadığı, temerrüt tarihi ve varsa özel kanun hükümleri belirlenmelidir.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun sonrasında kanuni faiz oranı TCMB reeskont oranının yüzde 80'ine bağlanmıştır. Mevcut TCMB oranları dikkate alındığında 31 Temmuz 2026'dan itibaren kanuni faiz yıllık %31 seviyesindedir.
Şartları bulunan ticari işlerde ise 2026 yılı bakımından TCMB avans faiz oranı %39,75, TTK m.1530 kapsamındaki ticari mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme faizi ise %43 seviyesindedir.
Faiz oranı takip süresi içerisinde değişmişse hesap dönemlere ayrılmalı ve her dönem için geçerli oran ayrı uygulanmalıdır. Kanuni ve temerrüt faizinde ise kural olarak faize faiz yürütülemez.
Bu nedenle;
“İcra takibinde tek bir faiz oranı vardır ve bütün borçlara aynı şekilde uygulanır.”
şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Esenyurt icra avukatı, Büyükçekmece icra avukatı, Beylikdüzü icra avukatı, Bahçeşehir icra avukatı ve İstanbul icra avukatı kapsamında icra faiz hesabı, faize itiraz, ticari faiz, kapak hesabı ve fazla faiz talep edilen icra takiplerine ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51