Ev veya işyerinde arama yapılması, kişinin özel hayatına ve konut dokunulmazlığına doğrudan müdahale eden ciddi bir koruma tedbiridir. Bu nedenle kolluk görevlileri istedikleri zaman ve istedikleri yerde arama yapamaz.
Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre arama yapılabilmesi için kural olarak makul şüphe bulunması ve kanunda belirtilen yetkili merci tarafından usulüne uygun bir arama kararı veya yazılı emir verilmesi gerekir.
CMK m.116 uyarınca şüpheli veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe bulunması hâlinde kişinin;
- Üstü,
- Eşyası,
- Konutu,
- İş yeri,
- Kendisine ait diğer yerler
aranabilir.
Bu nedenle bir ceza avukatı tarafından arama işlemi incelenirken yalnızca aramada ne bulunduğuna değil, aramanın hangi karara dayanılarak ve hangi şartlarda gerçekleştirildiğine de bakılmalıdır.
Ev Araması İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Kural olarak evet.
CMK m.119’a göre arama esas olarak hâkim kararıyla yapılır.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama yapılabilir.
Özellikle konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar bakımından önemli bir kural bulunmaktadır:
Kolluk amiri tek başına konut veya işyeri araması emri veremez.
Bu yerlerde arama için;
- Hâkim kararı,
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısının yazılı emri
gerekir.
Dolayısıyla;
“Polis amiri talimat verdi, eve girdik.”
şeklindeki bir işlem her durumda hukuka uygun kabul edilemez.
Makul Şüphe Nedir?
Arama yapılabilmesi için soyut veya keyfî bir şüphe yeterli değildir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğine göre makul şüphe, somut olayların hayatın olağan akışı içerisinde aranan kişi veya suç delilinin belirli yerde bulunabileceğini düşündürmesi hâlidir.
Özellikle ihbar veya şikâyetin somut emarelerle desteklenmesi gerekir. Aramanın sonunda belirli bir kişinin yakalanacağı veya belirli bir delilin bulunacağı yönünde somut olgular bulunmalıdır.
Bu nedenle yalnızca;
“İhbar geldi.”
denilmesi her durumda sınırsız arama yetkisi vermez.
İşyerinde Arama Yapılması İçin de Karar Gerekir Mi?
Evet.
İşyeri de CMK kapsamında korunan alanlardan biridir.
Bir işyerinin müşterilere açık olması, o işyerinin kapalı bölümlerinde kolluğun istediği şekilde araştırma yapabileceği anlamına gelmez.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.10.2024 tarihli, 2023/577 E., 2024/318 K. sayılı kararında, işyeri ve depo olarak kullanılan kapalı bölümlerin usulüne uygun arama kararı veya savcının yazılı emri bulunmaksızın aranması sonucu bulunan kaçak sigaralar hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmiştir.
Ceza Genel Kurulu ayrıca işyerinin halka açık olmasının, kapalı bölümlerinde arama yapılması için gerekli karar şartını ortadan kaldırmadığını vurgulamıştır.
Arama Kararında Neler Yazmalıdır?
CMK m.119’a göre arama kararında veya yazılı emirde açıkça;
- Aramanın nedenini oluşturan fiil,
- Aranacak kişi,
- Aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da aranacak eşya,
- Kararın veya emrin geçerli olduğu süre
belirtilmelidir.
Bu nedenle arama kararı sınırsız değildir.
Örneğin belirli bir adresteki konut için verilen kararın başka bir depo veya işyerinin aranmasında kullanılabilmesi her durumda mümkün değildir.
Arama Kararının Süresi Önemli Midir?
Evet.
Arama kararında kararın veya emrin hangi zaman diliminde geçerli olduğu belirtilmelidir.
Örneğin karar;
16 Eylül 2026 günü saat 08.00–18.00 arasında
geçerli olacak şekilde verilmişse, bunun dışında yapılan aramanın hukuka uygunluğu tartışılabilir.
Bu nedenle müdafi tarafından arama tutanağındaki saat ile arama kararındaki süre mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Gece Ev veya İş Yeri Aranabilir Mi?
Kural olarak hayır.
CMK m.118’e göre konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılamaz.
Ancak;
- Suçüstü hâli,
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâl,
- Yakalanmış veya gözaltına alınmış kişinin firar etmesi,
- Tutuklu veya hükümlünün yeniden yakalanması
gibi durumlarda gece araması yapılabilir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önce sona eren dönem olarak tanımlanmaktadır.
“Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hâl” Ne Demektir?
Bu kavram sınırsız bir istisna değildir.
Yönetmeliğe göre adli aramalarda gecikmesinde sakınca bulunan hâl;
derhâl işlem yapılmadığında;
- Suçun delillerinin kaybolması,
- Şüphelinin kaçması,
- Şüphelinin kimliğinin belirlenememesi
riskinin ortaya çıkması ve hâkimden karar almak için zaman bulunmaması durumudur.
Dolayısıyla yalnızca;
“İşlem acildi.”
denilmesi yeterli olmayabilir.
Gecikmenin neden gerçekten sakınca yaratacağı somut dosyadan anlaşılmalıdır.
Başka Bir Kişinin Evi Aranabilir Mi?
Evet, ancak şartları daha sıkıdır.
CMK m.117’ye göre şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla üçüncü bir kişinin evi veya işyeri de aranabilir.
Ancak bunun için aranan kişi veya delilin o yerde bulunduğunu düşündüren somut olayların bulunması gerekir.
Örneğin yalnızca şüphelinin bir kişinin akrabası olması, o akrabanın evinin otomatik olarak aranmasını haklı kılmaz.
Arama Sırasında Savcı Bulunmak Zorunda Mıdır?
Hayır.
Ancak Cumhuriyet savcısı aramada hazır değilse, konut, işyeri veya diğer kapalı alanlarda CMK m.119/4 uyarınca ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması gerekir.
Bu kişiler uygulamada sıklıkla arama tanığı olarak adlandırılmaktadır.
Bu şart özellikle ev ve işyeri aramalarında önemli bir hukuki güvence oluşturur.
Arama Tanıkları Olmadan Yapılan Arama Geçerli Midir?
Bu eksiklik ciddi hukuka aykırılık tartışmasına yol açabilir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.06.2026 tarihli, 2023/488 E., 2026/7558 K. sayılı kararında, işyeri aramalarında CMK m.119/4 gereği bulunması gereken iki arama tanığının hazır bulundurulmaması ve usulüne uygun arama şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin aynı tarihte verdiği 2026/7494 K. sayılı kararda da işyeri aramasının iki arama tanığı bulunmaksızın gerçekleştirilmesi sonucu elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle arama tutanağında kimlerin hazır bulunduğu mutlaka kontrol edilmelidir.
Ev Sahibi veya İş Yeri Sahibi Aramada Bulunabilir Mi?
Evet.
CMK m.120 uyarınca aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir.
Kendisi bulunmuyorsa;
- Temsilcisi,
- Ayırt etme gücüne sahip bir yakını,
- Birlikte yaşadığı kişi,
- Komşusu
hazır bulundurulabilir.
Bu düzenleme aramanın şeffaf biçimde yürütülmesi bakımından önemlidir.
Avukat Arama Sırasında Hazır Bulunabilir Mi?
Evet.
Arama yapılan kişinin avukatının işlem sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz.
Ancak avukatın henüz olay yerine ulaşmamış olması her durumda aramanın başlamasını zorunlu olarak durdurmaz.
Özellikle delillerin yok edilmesi riski varsa arama işlemi devam edebilir.
Bununla birlikte bir ağır ceza avukatı arama sırasında;
- Arama kararını inceleyebilir,
- Kararın adres ve süre bakımından kapsamını kontrol edebilir,
- Ele geçirilen eşyaların doğru şekilde tutanağa geçirilmesini takip edebilir,
- Hukuka aykırılıklara ilişkin itirazlarını tutanağa yazdırabilir.
Açıkta Duran Suç Eşyası İçin Arama Kararı Gerekir Mi?
Her durumda aynı değerlendirme yapılmaz.
Örneğin polis işyerine hukuka uygun biçimde girdiğinde masa üzerinde açıkça görünen kaçak eşya veya suç konusu maddeyi görebilir.
Bu durum ile;
- Dolap açmak,
- Çekmece karıştırmak,
- Depoya girmek,
- Kapalı çanta veya kutuyu araştırmak
aynı değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/318 sayılı kararında da masa üzerinde açıkta duran eşya ile işyerinin kapalı depo bölümünde araştırma sonucunda bulunan eşyalar arasında ayrım yapılmıştır.
Dolayısıyla gerçekten bir arama işlemi yapılıp yapılmadığı somut olayda önemlidir.
Polis Suçüstünde Eve Girebilir Mi?
Suçüstü hâli bazı durumlarda arama bakımından istisna oluşturabilir.
Örneğin kolluğun bir kişiyi kesintisiz takip ettiği ve kişinin suç delilleriyle birlikte bir yere girdiği açıkça görülüyorsa farklı değerlendirme yapılabilir.
Ancak her ihbar veya şüpheli davranış otomatik olarak suçüstü hâli değildir.
Bu nedenle;
“Suçüstü vardı.”
şeklindeki tutanak açıklamasının dosyadaki gerçek olaylarla desteklenip desteklenmediği incelenmelidir.
Arama Kararı Sadece Evi Kapsıyorsa Araç da Aranabilir Mi?
Kural olarak arama kararının kapsamına bakılmalıdır.
CMK m.119 uyarınca aranacak yer veya eşyanın kararda açıkça gösterilmesi gerekir.
Dolayısıyla ev için verilen arama kararının otomatik olarak;
- Araç,
- Başka bir işyeri,
- Depo,
- Başka adresteki konut
bakımından da geçerli olduğu söylenemez.
Ancak suçüstü veya kanunda öngörülen başka bir hukuki dayanak varsa durum değişebilir.
Aramada Telefon Bulunursa Telefonun İçine Bakılabilir Mi?
Telefonun fiziksel olarak ele geçirilmesi ile dijital içeriğinin incelenmesi aynı işlem değildir.
Arama sırasında telefon bulunabilir ve şartları varsa elkonulabilir.
Ancak telefon içindeki;
- WhatsApp mesajları,
- Fotoğraflar,
- E-postalar,
- Dijital dosyalar
bakımından ayrıca ceza muhakemesindeki dijital inceleme hükümleri değerlendirilmelidir.
Bu nedenle;
“Evde telefonu bulduk, artık telefonun tamamına sınırsız şekilde bakabiliriz.”
şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Aramada Ele Geçirilen Eşyalar İçin Tutanak Düzenlenir Mi?
Evet.
Arama işlemi tutanağa bağlanmalıdır.
CMK m.119’a göre arama tutanağında işlemi yapan görevlilerin açık kimlikleri bulunur. Elkoyma yapılması hâlinde de elkoymaya ilişkin kanuni hükümler uygulanır.
Arama tutanağı özellikle şu konularda dikkatlice incelenmelidir:
- Arama başlangıç ve bitiş saati,
- Aranan adres,
- Arama kararının tarih ve numarası,
- Hazır bulunan kişiler,
- Arama tanıkları,
- Hangi eşyanın nerede bulunduğu,
- Elkonulan eşyanın miktarı ve niteliği.
Bu bilgiler sonraki ceza yargılamasında son derece önemli olabilir.
Arama Hukuka Aykırıysa Bulunan Deliller Ne Olur?
Hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilen bir arama sonucunda bulunan delillerin hükme esas alınması mümkün olmayabilir.
Anayasa m.38 ve CMK m.206 ile m.217 uyarınca hukuka aykırı elde edilmiş deliller ceza yargılamasında kullanılamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/318 sayılı kararında da usulüne uygun arama kararı bulunmaksızın işyeri ve depo bölümünde ele geçirilen kaçak sigaraların hukuka aykırı delil olduğu kabul edilmiştir.
Bu nedenle aramanın hukuka aykırı olması özellikle aramada bulunan eşyanın dosyanın temel veya tek delili olduğu durumlarda davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Arama Kararı Gösterilmek Zorunda Mıdır?
Arama yapılan kişinin işlemin hangi karara veya emre dayandığını öğrenmesi önemlidir.
Arama sonunda kişi talep ettiğinde aramanın hangi fiille ilgili yapıldığına ve elkonulan eşyalara ilişkin belge verilmesini isteme hakkına sahiptir.
Aramanın başladığı anda tartışma çıkarmak veya fiziksel olarak kolluğa direnmek yerine;
- Kararın tarih ve numarasını öğrenmek,
- Kararın bir örneğini istemek,
- İşleme ilişkin itirazları tutanağa geçirmek
daha doğru bir yöntemdir.
Arama Sırasında Direnmek Doğru Mudur?
Hayır.
Kişi aramanın hukuka aykırı olduğunu düşünse dahi kolluk görevlileriyle fiziksel çatışmaya girmemelidir.
Hukuka aykırılık daha sonra;
- Savcılıkta,
- Sulh ceza hâkimliği önünde,
- Ceza mahkemesinde,
- İstinaf veya temyiz aşamasında
ileri sürülebilir.
Önemli olan arama kararının, tutanağın ve olayın nasıl gerçekleştirildiğinin mümkün olduğunca belgelenmesidir.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Ev ve İş Yeri Araması
Bir Esenyurt ceza avukatı tarafından arama dosyası incelenirken arama kararının kapsamı, tarihi, saati ve işlemin fiilen nasıl yürütüldüğü değerlendirilmelidir.
Bir Büyükçekmece ceza avukatı ile takip edilen uyuşturucu, silah veya kaçakçılık soruşturmasında özellikle ev ve işyeri aramasının hâkim kararı veya şartları varsa Cumhuriyet savcısının yazılı emrine dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
Bir Beylikdüzü ceza avukatı tarafından arama tutanağındaki arama tanıkları, elkonulan eşyalar ve arama kararındaki adres bilgileri karşılaştırılmalıdır.
Bir Bahçeşehir ceza avukatı veya ağır ceza avukatı tarafından ise hukuka aykırı arama iddiası varsa, bu aramada ele geçirilen deliller çıkarıldığında dosyada mahkûmiyet için yeterli başka hukuka uygun delil bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Ev ve işyerinde arama yapılması belirli kanuni şartlara bağlıdır.
CMK m.116 uyarınca öncelikle şüpheli veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunmalıdır.
Ev, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama;
- Hâkim kararıyla,
- Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle
gerçekleştirilebilir.
Bu yerlerde kolluk amirinin tek başına verdiği arama emri yeterli değildir.
Ayrıca;
- Arama kararında adres ve süre açıkça gösterilmeli,
- Gece aramasının istisnai şartları bulunmalı,
- Savcı hazır değilse kural olarak iki arama tanığı bulundurulmalı,
- Arama tutanağı usulüne uygun düzenlenmeli,
- Arama kararının kapsamı aşılmamalıdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.06.2026 tarihli 2026/7558 K. sayılı güncel kararında da işyeri aramasında arama tanıklarının bulunmaması ve usulüne uygun arama şartlarının sağlanmaması sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/577 E., 2024/318 K. sayılı kararında ise usulüne uygun karar olmaksızın işyeri ve depo bölümünde yapılan aramada elde edilen deliller hükme esas alınmamıştır.
Bu nedenle ceza dosyasında yalnızca;
“Aramada suç eşyası bulundu.”
denilmesi yeterli değildir.
Aynı zamanda;
“Arama hukuka uygun şekilde yapıldı mı?”
sorusunun da mutlaka cevaplandırılması gerekir.
Esenyurt ceza avukatı, Büyükçekmece ceza avukatı, Beylikdüzü ceza avukatı, Bahçeşehir ceza avukatı ve İstanbul ağır ceza avukatı kapsamında ev araması, işyeri araması, hukuka aykırı delil, elkoyma, uyuşturucu, silah ve kaçakçılık soruşturmalarına ilişkin hukuki destek alınabilir.
İletişim: 0542 547 48 51