Boşanma davasında aile mahkemesinin karar vermesi her zaman uyuşmazlığın tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Taraflardan biri mahkemenin boşanma, kusur, velayet, nafaka veya tazminat konusundaki kararının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa şartları bulunması halinde istinaf kanun yoluna başvurabilir.
İstinaf incelemesi, ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hem hukuki hem de belirli ölçüde maddi vakıa ve delil değerlendirmesi yönünden incelenmesini sağlar.
Boşanma davalarında istinaf özellikle önemlidir. Çünkü kararın yalnızca;
- Boşanma,
- Kusur,
- Maddi ve manevi tazminat,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası,
- Velayet,
- Çocukla kişisel ilişki
gibi belirli bölümlerine karşı başvuru yapılması mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. maddesine göre istinaf süresi iki haftadır ve bu süre gerekçeli kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğiyle işlemeye başlar.
Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından boşanma kararının yalnızca sonuç kısmının değil, gerekçesinin ve hangi hükümlerin istinaf edilmesi gerektiğinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi önemlidir.
İstinaf Nedir?
İstinaf, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın üst derece mahkemesi olan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur.
Örneğin Büyükçekmece Aile Mahkemesi tarafından verilen bir boşanma kararına karşı süresi içerisinde istinaf başvurusu yapılması halinde dosya, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesinin incelemesine gönderilir.
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesinin;
- Hukuk kurallarını doğru uygulayıp uygulamadığını,
- Delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediğini,
- Tarafların kusurunu doğru belirleyip belirlemediğini,
- Nafaka ve tazminat konusunda hukuka uygun karar verip vermediğini,
- Velayet konusunda yeterli inceleme yapıp yapmadığını
istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlar kapsamında değerlendirebilir.
HMK m.355 gereğince istinaf incelemesi kural olarak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır; kamu düzenine aykırılıklar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
Bu nedenle istinaf dilekçesinde yalnızca;
“Karar usul ve yasaya aykırıdır.”
şeklinde genel bir ifade kullanılması yerine hangi kararın neden hatalı olduğunun somut şekilde açıklanması gerekir.
Boşanma Davasında İstinaf Süresi Kaç Gündür?
Boşanma davalarında genel istinaf süresi iki haftadır.
HMK m.345 uyarınca bu süre kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle başlar.
Örneğin gerekçeli karar 1 Eylül tarihinde avukata veya tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmişse iki haftalık süre bu tebliğ tarihine göre hesaplanır.
Burada önemli olan mahkemenin duruşmada;
“Tarafların boşanmalarına karar verildi.”
demesi değildir.
İstinaf süresinin başlangıcında esas olan kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğidir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından dosya takip edilirken özellikle UETS veya fiziki tebligat tarihinin kontrol edilmesi bu nedenle önemlidir.
İstinaf Süresi Kararın Verildiği Gün Mü Başlar?
Hayır.
Mahkemenin kararını duruşmada açıklaması istinaf süresini kendiliğinden başlatmaz.
Kararın gerekçeli olarak hazırlanması ve usulüne uygun biçimde taraflara tebliğ edilmesi gerekir.
HMK m.345 açık şekilde iki haftalık sürenin ilamın usulen tebliğiyle başlayacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle;
“Duruşmaya katıldım ve hâkim kararı yüzüme söyledi, süre o gün başladı.”
şeklindeki düşünce genel kural bakımından doğru değildir.
Ancak kanun yolu süreleri hak kaybına yol açabilecek nitelikte olduğundan her dosyada karar ve tebligat şeklinin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İstinaf Dilekçesi Nereye Verilir?
İstinaf dilekçesi doğrudan Bölge Adliye Mahkemesine verilmek zorunda değildir.
HMK m.343 uyarınca dilekçe;
- Kararı veren mahkemeye veya
- Başka bir yer mahkemesine
verilebilir. Dosya daha sonra ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.
Uygulamada avukatlar tarafından istinaf başvuruları çoğunlukla UYAP üzerinden kararı veren aile mahkemesine sunulmaktadır.
Örneğin karar Büyükçekmece Aile Mahkemesi tarafından verilmişse istinaf dilekçesi bu mahkeme dosyasına sunulur ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra dosya ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.
İstinaf Dilekçesinde Neler Yazılmalıdır?
İstinaf dilekçesi yalnızca kararın beğenilmediğini belirten bir dilekçe değildir.
Mahkeme kararındaki hataların mümkün olduğunca açık şekilde gösterilmesi gerekir.
Örneğin;
Kusur bakımından:
Mahkemenin tanık anlatımını yanlış değerlendirdiği veya ispatlanmayan bir vakıayı eşe kusur olarak yüklediği ileri sürülebilir.
Tazminat bakımından:
Tarafların ekonomik koşulları ve kusur derecesi dikkate alınmadan çok düşük veya yüksek tazminata hükmedildiği ileri sürülebilir.
Velayet bakımından:
Sosyal inceleme raporunun eksik olduğu, çocukla görüşülmediği veya çocuğun güncel yaşam koşullarının araştırılmadığı belirtilebilir.
Nafaka bakımından:
Çocuğun gerçek giderlerinin veya tarafların ekonomik durumlarının yeterince araştırılmadığı ileri sürülebilir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından istinaf dilekçesi hazırlanırken her itirazın kararın ilgili hüküm bölümüyle bağlantılı şekilde açıklanması önem taşır.
Kararın Tamamı Yerine Sadece Bir Kısmı İstinaf Edilebilir Mi?
Evet.
Boşanma kararının tamamının istinaf edilmesi zorunlu değildir.
Örneğin taraf;
- Boşanma kararını kabul edip yalnızca tazminatı,
- Boşanma ve velayeti kabul edip yalnızca nafaka miktarını,
- Boşanmayı kabul edip yalnızca kusur belirlemesini,
- Velayet yönünden kararı kabul etmeyip yalnızca velayeti
istinaf edebilir.
Bu durum boşanma dosyalarında son derece önemlidir.
Çünkü istinaf edilmeyen hüküm bölümleri kesinleşebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12 Ocak 2026 tarihli kararında da ilk derece mahkemesi kararında istinaf edilmeyen nafaka ve tazminat bölümlerinin kesinleştiği ve daha sonra temyiz aşamasında bunların yeniden ileri sürülemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Bu nedenle istinaf dilekçesi hazırlanırken hangi hüküm bölümlerine itiraz edildiğinin açık şekilde yazılması gerekir.
Sadece Nafaka veya Tazminat İstinaf Edilirse Boşanma Kesinleşir Mi?
Evet, koşulları oluştuğunda boşanma hükmü ayrı şekilde kesinleşebilir.
Örneğin mahkeme;
- Tarafların boşanmalarına,
- Kadına yoksulluk nafakası verilmesine,
- Maddi ve manevi tazminata
karar vermiş olabilir.
Kadın yalnızca nafaka ve tazminat miktarlarını istinaf eder, erkek de boşanma kararına karşı kanun yoluna başvurmazsa boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleşebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında boşanma hükmünün istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleştiği, buna rağmen nafaka veya tazminata ilişkin uyuşmazlığın kanun yolu aşamasında devam ettiği örnekler bulunmaktadır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Çünkü boşanmanın kesinleşmesiyle tarafların medeni durumu değişebilirken, boşanmanın ekonomik sonuçlarıyla ilgili uyuşmazlık istinaf veya temyiz aşamasında devam edebilir.
Boşanma Kararı İstinaf Edilirse Taraflar Hemen Boşanmış Sayılır Mı?
Boşanma hükmü kanun yolu incelemesine konu edilmiş ve henüz kesinleşmemişse tarafların evliliği hukuken sona ermiş sayılmaz.
HMK’da aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmeden yerine getirilemeyeceği düzenlenmiştir.
Dolayısıyla boşanma hükmü henüz kesinleşmemişse nüfus kayıtlarında taraflar evli görünmeye devam eder.
Bu nedenle boşanma kararından sonra;
“Mahkeme boşadı, artık hemen yeniden evlenebilirim.”
şeklinde hareket edilmesi doğru değildir.
Öncelikle boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.
Boşanmanın Kesinleşmesi Ne Demektir?
Bir hükmün kesinleşmesi, artık o hükme karşı olağan kanun yollarının kullanılamayacak hale gelmesidir.
Boşanma kararı;
- Tarafların süresi içerisinde kanun yoluna başvurmaması,
- Başvuru hakkından usulüne uygun şekilde vazgeçilmesi,
- Kanun yolu incelemesinin tamamlanması
gibi durumlarda kesinleşebilir.
Ancak boşanma kararında farklı hüküm bölümleri bulunduğundan kısmi kesinleşme de mümkündür.
Örneğin yalnızca nafaka miktarı istinaf edilmişse boşanma hükmü kesinleşirken nafaka uyuşmazlığı devam edebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 31 Mart 2026 tarihli bir kararında da taraflardan yalnızca birinin belirli yönlerden istinaf başvurusu yapması sonucunda boşanma hükmünün bir tarafın davası bakımından kesinleştiği kabul edilmiştir.
Kararın Sadece Kusur Bölümü İstinaf Edilebilir Mi?
Evet.
Taraflar boşanmak konusunda anlaşmış olsalar bile mahkemenin kusur belirlemesine itiraz edebilirler.
Kusur özellikle;
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Yoksulluk nafakası,
- Yargılama giderleri
bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Örneğin ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu kabul etmiş olabilir.
Taraflardan biri;
“Ben az kusurluyum, karşı taraf ağır kusurludur.”
diyerek kusur belirlemesini istinaf edebilir.
Bölge Adliye Mahkemesi delilleri değerlendirerek ilk derece mahkemesinin kusur tespitini değiştirebilir.
Velayet Kararı İstinaf Edilebilir Mi?
Evet.
Velayete ilişkin kararlar da istinaf incelemesine konu olabilir.
Örneğin velayetin anneye verilmesine karar verilmiş ancak baba;
- Sosyal inceleme raporunun eksik olduğunu,
- Çocuğun görüşünün alınmadığını,
- Çocuğun fiilen uzun süredir kendisiyle yaşadığını,
- Annenin yaşam koşullarının yeterince araştırılmadığını
ileri sürebilir.
Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi çocuğun güncel üstün yararını da dikkate alabilir.
Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından velayet yönünden istinaf dilekçesi hazırlanırken ilk derece mahkemesindeki eksik incelemelerin somut biçimde gösterilmesi önemlidir.
İstinaf Aşamasında Yeni Delil Sunulabilir Mi?
İstinaf, ilk derece yargılamasının baştan tamamen tekrarlandığı yeni bir dava değildir.
Tarafların ilk derece yargılamasında sunabilecek durumda oldukları ancak süresinde sunmadıkları delilleri istinaf aşamasında serbestçe ileri sürmeleri kural olarak mümkün değildir.
Ancak kanunda düzenlenen istisnai durumlar ve kamu düzenine ilişkin konular ayrıca değerlendirilir.
Özellikle velayet gibi çocuğun üstün yararını ilgilendiren uyuşmazlıklarda yargılama sırasında meydana gelen güncel gelişmelerin dikkate alınması gerekebilir.
Bu nedenle istinaf aşamasına güvenerek ilk derece mahkemesinde delillerin eksik sunulması doğru değildir.
İstinaf Dilekçesine Cevap Verilebilir Mi?
Evet.
Bir tarafın istinaf dilekçesi diğer tarafa tebliğ edilir.
HMK m.347 uyarınca karşı taraf, istinaf dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevap dilekçesi verebilir.
Örneğin erkek mahkemenin tazminat kararını istinaf etmişse kadın yalnızca savunma yapmakla kalmayıp erkeğin istinaf sebeplerine ayrıntılı cevap verebilir.
Bu nedenle istinaf aşamasında yalnızca ilk başvuruyu yapan taraf değil, karşı tarafın cevap dilekçesi de önemlidir.
Katılma Yoluyla İstinaf Nedir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu ayrıca katılma yoluyla istinaf imkânı tanımaktadır.
HMK m.348’e göre istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, kendi istinaf süresini geçirmiş olsa dahi şartları oluştuğunda cevap dilekçesiyle katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunabilir. Ancak asıl istinaf başvurusu esasa girilmeden reddedilir veya başvurudan feragat edilirse katılma yoluyla yapılan başvuru da buna bağlı olarak reddedilir.
Bu nedenle katılma yoluyla istinaf, bağımsız süresinde yapılan istinaf başvurusuyla tamamen aynı güvenceyi sağlamaz.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından istinaf süresi takip edilirken mümkünse bağımsız istinaf hakkının iki haftalık süre içerisinde kullanılması önemlidir.
Bölge Adliye Mahkemesi Dosyayı Nasıl İnceler?
Dosya istinaf dilekçeleri ve cevap süreleri tamamlandıktan sonra ilgili Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilir.
İlk aşamada başvurunun;
- Süresinde yapılıp yapılmadığı,
- Kararın istinafa tabi olup olmadığı,
- Başvuru şartlarının bulunup bulunmadığı
incelenir.
Daha sonra uyuşmazlığın esasına geçilir.
HMK m.355 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi incelemesini kural olarak istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı yapar; kamu düzenine aykırılıkları ise kendiliğinden dikkate alır.
Bu nedenle istinaf dilekçesinin ayrıntılı hazırlanması boşanma davalarında özellikle önemlidir.
Bölge Adliye Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?
Bölge Adliye Mahkemesinin verebileceği karar dosyanın özelliğine göre değişir.
Örneğin Bölge Adliye Mahkemesi;
İstinaf başvurusunu esastan reddedebilir.
Bu durumda ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunur.
İlk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verebilir.
Örneğin tarafların kusur durumunu değiştirebilir veya tazminat miktarını yeniden belirleyebilir.
Kanunda belirtilen bazı önemli usul eksikliklerinin bulunması halinde kararı kaldırarak dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderebilir.
Dolayısıyla istinaf incelemesi yalnızca;
“Karar onandı veya bozuldu.”
şeklinde iki seçenekten oluşmaz.
Bölge Adliye Mahkemesinin olayın niteliğine göre farklı karar verme yetkileri bulunmaktadır.
İstinafta Duruşma Yapılır Mı?
Her boşanma dosyasında Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden duruşma yapılması zorunlu değildir.
İncelemenin niteliğine göre dosya üzerinden karar verilebileceği gibi gerekli koşullarda duruşmalı inceleme yapılması da mümkündür.
Özellikle delillerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren uyuşmazlıklarda farklı usul işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle istinafa gidildiğinde;
“Bütün tanıklar yeniden dinlenecek.”
şeklinde genel bir kabul doğru değildir.
İstinaf Başvurusu Tedbir Nafakasını Durdurur Mu?
Tedbir nafakası bu konuda ayrı değerlendirilmelidir.
HMK m.350’de istinaf başvurusunun kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmadığı ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca Yargıtay uygulamasında tedbir nafakasının boşanma hükmü kesinleşmeden de icra edilebileceği kabul edilmektedir.
Dolayısıyla;
“Kararı istinaf ettim, artık tedbir nafakası ödemem gerekmiyor.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Tedbir nafakası boşanma davası devam ettiği sürece uygulanmak üzere verilen geçici nitelikte bir önlemdir.
Yoksulluk ve İştirak Nafakası İstinaf Sırasında Nasıl Değerlendirilir?
Yoksulluk ve iştirak nafakası boşanmanın sonuçlarıyla bağlantılıdır.
Bu nedenle boşanma hükmünün kesinleşip kesinleşmediği önem taşır.
Yargıtay uygulamasında boşanma hükmü kesinleşmeden yoksulluk ve iştirak nafakasının icrası ile boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonraki durum birbirinden ayrılmaktadır.
Dolayısıyla boşanma kararının yalnızca nafaka yönünden istinaf edildiği dosyalarda boşanma bölümünün ayrıca kesinleşip kesinleşmediği kontrol edilmelidir.
Maddi ve Manevi Tazminat İstinaf Edilebilir Mi?
Evet.
Boşanmada hükmedilen maddi veya manevi tazminat;
- Kusur belirlemesi,
- Tarafların ekonomik koşulları,
- Kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı,
- Hakkaniyet
bakımından istinaf edilebilir.
Örneğin mahkeme 1.000.000 TL manevi tazminata hükmetmiş olabilir.
Bir taraf miktarın çok yüksek olduğunu, diğer taraf ise çok düşük olduğunu ileri sürebilir.
Ancak istinaf dilekçesinde yalnızca;
“Tazminat azdır.”
demek yerine neden az veya fazla olduğu somut gerekçelerle açıklanmalıdır.
İstinaf Edilmeyen Konu Daha Sonra Temyiz Edilebilir Mi?
Kural olarak hayır.
Bir taraf ilk derece mahkemesi kararının belirli bir bölümünü istinaf etmemişse o bölümün kesinleşmesi ve daha sonra temyiz aşamasında yeniden tartışılamaması mümkündür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12 Ocak 2026 tarihli kararında, ilk derece kararındaki nafaka ve maddi tazminat miktarlarını istinaf etmeyen tarafın daha sonra bu konuları temyiz etme hakkı bulunmadığı açıkça kabul edilmiştir.
Bu nedenle;
“Şimdi istinaf etmeyeyim, gerekirse Yargıtay’da söylerim.”
şeklindeki yaklaşım ciddi hak kaybına yol açabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararından Sonra Yargıtay’a Gidilebilir Mi?
Bölge Adliye Mahkemesinin her kararı otomatik olarak Yargıtay incelemesine açık değildir.
Kararın niteliğine ve HMK’da düzenlenen temyiz edilebilirlik koşullarına bakılması gerekir.
Temyize açık Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı HMK m.361 uyarınca kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz başvurusu yapılabilir.
Boşanma ve aile hukukuna ilişkin temyiz incelemeleri Yargıtay iş bölümü kapsamında Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin temel görev alanında bulunmaktadır. Yargıtay’ın 2026 iş bölümü kararlarında da aile hukuku ve boşanma uyuşmazlıkları 2. Hukuk Dairesinin görev alanında yer almaktadır.
Ancak nafaka, tazminat ve diğer parasal talepler yönünden kararın temyize açık olup olmadığı somut hükme göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İstinaf Ne Kadar Sürer?
İstinaf incelemesi için her dosyada geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Süre;
- Bölge Adliye Mahkemesinin iş yoğunluğuna,
- Dosyanın kapsamına,
- Duruşma gerekip gerekmediğine,
- Eksik tebligat bulunup bulunmadığına,
- Ek inceleme gerekip gerekmediğine
göre değişebilir.
Bu nedenle;
“Boşanma istinafı kesin olarak altı ayda biter.”
veya;
“İstinaf mutlaka iki yıl sürer.”
şeklinde genel bir süre vermek doğru değildir.
İstinaf Sürecinde Tedbirler Devam Eder Mi?
Boşanma hükmü kesinleşmemişse dava sürecinde verilmiş geçici tedbirlerin hukuki durumu ayrıca değerlendirilir.
Özellikle;
- Tedbir nafakası,
- Geçici velayet,
- Çocukla tedbiren kişisel ilişki,
- Aile konutuna ilişkin geçici düzenlemeler
boşanma süreci tamamlanıncaya kadar önemini koruyabilir.
Bu nedenle istinaf aşamasında tarafların;
“İlk derece mahkemesi karar verdi, artık bütün ara kararlar sona erdi.”
şeklinde varsayımda bulunması doğru olmayabilir.
Her tedbirin hükümde nasıl düzenlendiği ve boşanmanın hangi tarihte kesinleştiği ayrıca incelenmelidir.
İstinaftan Vazgeçilebilir Mi?
İstinaf başvurusu yapıldıktan sonra başvurudan feragat edilmesi mümkündür.
HMK m.349 uyarınca istinaf başvurusu yapıldıktan sonra başvurudan feragat edilirse dosyanın bulunduğu aşamaya göre başvuru feragat nedeniyle reddedilir.
Ancak özellikle boşanma kararında karşı tarafın da istinaf başvurusunun bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Bir tarafın kendi istinafından vazgeçmesi, karşı tarafın bağımsız istinaf başvurusunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Her İki Taraf da İstinaf Etmezse Ne Olur?
Tarafların hiçbiri kararın ilgili bölümüne süresi içerisinde istinaf başvurusu yapmazsa hüküm kesinleşebilir.
Boşanma hükmü kesinleştiğinde mahkeme tarafından kesinleşme işlemleri yapılarak nüfus müdürlüğüne gerekli bildirim gönderilir.
Bu aşamadan sonra tarafların medeni hali boşanmış olarak güncellenir.
Bu nedenle boşanma davasının fiilen sona ermesi bakımından yalnızca karar tarihi değil, kesinleşme tarihi de büyük önem taşımaktadır.
İstinafta Avukat Zorunlu Mudur?
İstinaf başvurusunun avukat aracılığıyla yapılması zorunlu değildir.
Ancak istinaf incelemesinin büyük ölçüde dilekçede ileri sürülen sebeplerle sınırlı olması nedeniyle dilekçenin hukuki niteliği önemlidir.
Örneğin ilk derece mahkemesi;
- Tanık beyanını yanlış değerlendirmiş,
- Affedilmiş bir olayı kusur olarak yüklemiş,
- Dava tarihinden sonraki bir olayı kusura dahil etmiş,
- Sosyal inceleme raporundaki ciddi eksikliği dikkate almamış
olabilir.
Bu durumda her bir hatanın açık şekilde istinaf sebebi yapılması gerekir.
Bir boşanma avukatı tarafından kararın hüküm ve gerekçe bölümlerinin birlikte değerlendirilmesi, hangi yönlerin kesinleşmesinin istenip hangilerinin istinaf edileceğinin belirlenmesi bakımından önem taşıyabilir.
İstinaf Dilekçesinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Boşanma davalarında istinaf aşamasında yapılan önemli hatalardan biri, kararın yalnızca genel ifadelerle eleştirilmesidir.
Örneğin;
“Karar hukuka aykırıdır.”
“Mahkeme bizi dinlememiştir.”
“Tazminat çok düşüktür.”
gibi ifadeler tek başına yeterli bir istinaf gerekçesi oluşturmayabilir.
Bunun yerine;
- Hangi tanık beyanının yanlış değerlendirildiği,
- Hangi delilin dikkate alınmadığı,
- Hangi kusur vakıasının ispatlanmadığı,
- Hangi yasal düzenlemenin yanlış uygulandığı,
- Hangi nafaka veya tazminat hesabının hakkaniyetsiz olduğu
açıklanmalıdır.
Ayrıca hangi hüküm bölümlerine karşı istinaf edildiği de açıkça belirtilmelidir.
Boşanma Hükmünü İstinaf Etmeden Sadece Tazminatı İstinaf Etmenin Önemi Nedir?
Bu konu özellikle eşlerin boşanmak konusunda artık uyuşmazlığı bulunmadığı dosyalarda önemlidir.
Taraf boşanma kararına karşı çıkmıyor ancak;
- Kusur tespitini,
- Tazminat miktarını,
- Nafaka miktarını
hatalı buluyorsa yalnızca bu konuları istinaf edebilir.
Bu durumda boşanma kısmı kanun yolu dışında bırakılarak kesinleşebilir.
Nitekim Yargıtay'ın güncel kararlarında yalnızca fer'îler yönünden istinaf edilen dosyalarda boşanma hükmünün kesinleştiği açık şekilde kabul edilmektedir.
Dolayısıyla istinaf dilekçesinin kapsamı yalnızca hukuki değil, tarafların medeni durumunun ne zaman kesinleşeceği bakımından da doğrudan önem taşır.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Boşanma Davalarında İstinaf
Boşanma kararlarında istinaf aşaması, ilk derece mahkemesindeki dava kadar dikkatli yürütülmesi gereken bir kanun yolu sürecidir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından karar incelenirken boşanma, kusur, nafaka, tazminat ve velayet yönlerinden hangi hükümlerin istinaf edilmesi gerektiği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile takip edilen çekişmeli boşanma dosyasında gerekçeli kararın tebliğ tarihi özellikle önemlidir. İki haftalık istinaf süresinin kaçırılması, bazı hüküm bölümlerinin kesinleşmesine neden olabilir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından istinaf dilekçesi hazırlanırken yalnızca kararın hukuka aykırı olduğunun belirtilmesi yerine ilk derece mahkemesinin hangi maddi veya hukuki değerlendirmesinin hatalı olduğu açıkça gösterilmelidir.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile istinaf süreci yürütülürken boşanma hükmünün ayrıca kesinleştirilmesinin istenip istenmediği, yalnızca nafaka veya tazminat gibi fer'î hükümlerin kanun yoluna taşınıp taşınmayacağı dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Sonuç
Boşanma davasında ilk derece mahkemesinin verdiği karar, şartları bulunması halinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf edilebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre istinaf süresi kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. İstinaf dilekçesi kararı veren mahkemeye sunulur ve dilekçe ile cevap süreçleri tamamlandıktan sonra dosya ilgili Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilir.
İstinaf incelemesi kural olarak dilekçede ileri sürülen sebeplerle sınırlı olduğundan; kusur, nafaka, tazminat, velayet veya diğer hükümlere ilişkin itirazların somut şekilde gösterilmesi önemlidir. Kamu düzenine ilişkin hususlar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kendiliğinden dikkate alınabilir.
Boşanma kararının tamamını istinaf etmek zorunlu değildir. Taraf yalnızca nafaka, tazminat, kusur veya velayet gibi belirli bölümlere itiraz edebilir. Ancak istinaf edilmeyen hüküm bölümlerinin kesinleşebileceği unutulmamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel uygulamasında da istinaf edilmeyen konuların sonraki temyiz aşamasında yeniden ileri sürülemeyeceği açıkça kabul edilmektedir.
Özellikle taraflar boşanma kararının kendisini istinaf etmeyip yalnızca nafaka veya tazminat yönünden kanun yoluna başvurursa, boşanma hükmü ayrı olarak kesinleşebilir ve ekonomik uyuşmazlık istinaf veya temyiz aşamasında devam edebilir.
Bu nedenle boşanma kararının istinaf edilip edilmeyeceği konusunda yalnızca “karara itiraz edelim” yaklaşımıyla hareket edilmemeli; hangi hükümlerin kesinleşmesinin istendiği ve hangi hükümlerin üst mahkeme incelemesine taşınacağı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında çekişmeli boşanma, istinaf, kusur tespiti, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ile diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma, istinaf ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51