Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Boşanma davalarında en önemli konulardan biri, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda hangi eşin kusurlu olduğunun belirlenmesidir. Çünkü kusur tespiti yalnızca boşanma kararını değil; maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve bazı durumlarda mal rejiminin tasfiyesi gibi önemli sonuçları da etkileyebilir.

Ancak boşanma davalarında kusur, eşlerin genel karakterleri veya mahkemenin taraflardan hangisini daha haklı bulduğu üzerinden belirlenmez. Mahkeme, tarafların dava ve cevap dilekçelerinde ileri sürdükleri somut olayları, bu olayların ispatlanıp ispatlanmadığını ve evlilik birliğinin sarsılmasına ne ölçüde neden olduğunu değerlendirir.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından dava hazırlanırken yalnızca “eşim kusurludur” denilmesi yeterli değildir. Hangi olayın ne zaman gerçekleştiği, hangi evlilik yükümlülüğünün ihlal edildiği ve bu olayın hangi delille ispatlanacağı açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında da kusur değerlendirmesinin somut ve ispatlanmış vakıalar üzerinden yapılması gerektiği; yanlış kusur belirlemesinin özellikle tazminat ve nafaka kararlarını da etkileyebileceği görülmektedir.

Boşanmada Kusur Nedir?

Kusur, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerine aykırı davranarak boşanmaya neden olan olayların ortaya çıkmasına katkıda bulunmasıdır.

Türk Medeni Kanunu eşlere;

  • Birlikte yaşama,
  • Birbirine sadık kalma,
  • Yardımcı olma,
  • Evlilik birliğinin mutluluğunu birlikte sağlama,
  • Çocukların bakımına ve eğitimine birlikte özen gösterme

gibi yükümlülükler getirmektedir.

Bu yükümlülüklere aykırı davranışlar somut olayın özelliklerine göre boşanmada kusur olarak değerlendirilebilir.

Ancak her tartışma, her fikir ayrılığı veya her hatalı davranış boşanmada aynı ağırlıkta kusur oluşturmaz.

Mahkeme olayların tamamını birlikte değerlendirir.

Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?

Boşanma davalarında kusur her zaman matematiksel şekilde;

“Kadın %30, erkek %70 kusurludur.”

şeklinde belirlenmez.

Uygulamada taraflar çoğunlukla;

  • Kusursuz,
  • Az kusurlu,
  • Eşit kusurlu,
  • Ağır kusurlu,
  • Tam kusurlu

şeklinde değerlendirilmektedir.

Örneğin eşlerden biri zaman zaman hakaret etmiş, diğer eş ise sistematik fiziksel şiddet uygulamış olabilir.

Bu durumda her iki eşin de kusurlu davranışı bulunmasına rağmen davranışların ağırlığı aynı kabul edilmeyebilir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, fiziksel şiddet, hakaret ve çocuklarla ilgilenmeme gibi davranışlar ile diğer eşin hakaret ve birlik görevlerini ihlal eden davranışlarını karşılaştırarak taraflardan birini daha ağır kusurlu kabul edebilmiştir.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından kusur değerlendirmesi yapılırken bu nedenle yalnızca kaç tane olay bulunduğuna değil, olayların ağırlığına ve evlilik üzerindeki etkisine de bakılması gerekir.

Fiziksel Şiddet Ağır Kusur Mudur?

Fiziksel şiddet boşanma davalarında ciddi kusurlu davranışlardan biridir.

Eşin;

  • Tokat atması,
  • Yumruklaması,
  • İtmesi,
  • Yaralaması,
  • Eşya fırlatması,
  • Fiziksel saldırıda bulunması

somut olayın koşullarına göre önemli kusur teşkil edebilir.

Şiddetin ispatında;

  • Hastane raporu,
  • Adli muayene raporu,
  • Kolluk tutanakları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlar,
  • Savcılık veya ceza dosyaları,
  • Tanık anlatımları,
  • Hukuka uygun mesajlar

önem taşıyabilir.

Ancak ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı bulunması boşanma davasında fiziksel şiddetin ispatı için her durumda zorunlu değildir. Aile mahkemesi önündeki deliller ayrıca değerlendirilir.

Hakaret Boşanmada Kusur Sayılır Mı?

Evet.

Eşin diğer eşe sürekli olarak hakaret etmesi, küçük düşürmesi veya aşağılayıcı ifadeler kullanması boşanma davasında kusurlu davranış olarak değerlendirilebilir.

Özellikle;

  • Küfür,
  • Aşağılama,
  • Eşin fiziksel özellikleriyle alay etme,
  • Başkalarının yanında küçük düşürme,
  • Sürekli değersizleştirici ifadeler kullanma

kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Yargıtay'ın güncel kararlarında hakaret, tehdit, aşırı kıskançlık ve diğer aşağılayıcı davranışların kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından hakarete dayalı boşanma davası hazırlanırken hangi sözün ne zaman ve hangi ortamda söylendiğinin mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir.

Aldatma Boşanmada Kusur Mudur?

Sadakat yükümlülüğünün ihlali boşanmada önemli kusurlu davranışlardan biridir.

Ancak her mesajlaşma veya karşı cinsle iletişim doğrudan zina anlamına gelmez.

Somut olay;

  • Zina,
  • Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış,
  • Güven sarsıcı davranış

olarak farklı şekillerde hukuki nitelendirmeye konu olabilir.

Zina özel boşanma sebebidir ve ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesindeki özel koşullara tabidir.

Bunun yanında zina seviyesine ulaşmayan ancak eşler arasındaki güveni ciddi biçimde zedeleyen davranışlar da evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusur olarak değerlendirilebilir.

WhatsApp Mesajları Kusurun İspatında Kullanılabilir Mi?

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp mesajları boşanma davasında kusurun ispatında kullanılabilir.

Örneğin mesajlar;

  • Hakareti,
  • Tehdidi,
  • Sadakatsiz davranışları,
  • Evin terk edildiğini,
  • Ekonomik baskıyı,
  • Çocuğun diğer ebeveyne gösterilmediğini

ortaya koyabilir.

Ancak eşin telefonuna gizlice girilmesi, şifresinin kırılması veya hesabının izinsiz şekilde takip edilmesi gibi yöntemlerle elde edilen deliller hukuka aykırılık tartışmasına neden olabilir.

Bu nedenle bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından dijital deliller incelenirken yalnızca mesajın içeriğine değil, delilin nasıl elde edildiğine de dikkat edilmelidir.

Tanıklar Kusur Belirlemesinde Önemli Midir?

Evet.

Boşanma davalarının önemli bir kısmında tarafların özel hayatında gerçekleşen olaylar tanık anlatımlarıyla ispatlanmaktadır.

Ancak tanığın olayları doğrudan görmüş veya duymuş olması önemlidir.

Örneğin;

“Davacının bana söylediğine göre eşi ona hakaret ediyormuş.”

şeklindeki duyuma dayalı anlatım ile;

“Davalının davacıya hakaret ettiğini bizzat duydum.”

şeklindeki doğrudan anlatım aynı ispat gücüne sahip değildir.

Ayrıca tarafların annesi, babası veya kardeşi olması bir kişiyi kendiliğinden tanıklık yapamaz hale getirmez.

Mahkeme tanık anlatımının olaylarla ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.

Evi Terk Etmek Kusur Mudur?

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması tek başına her durumda kusur değildir.

Önemli olan neden ayrıldığıdır.

Örneğin eş;

  • Fiziksel şiddet gördüğü,
  • Tehdit edildiği,
  • Evden kovulduğu,
  • Güvenliği tehlikede olduğu

için ortak konutu terk etmişse bu davranışın kusur olarak değerlendirilmesi doğru olmayabilir.

Buna karşılık haklı bir neden bulunmaksızın ortak yaşamı sona erdiren ve geri dönmeyi reddeden eşin davranışı somut olayın özelliklerine göre kusur teşkil edebilir.

Ayrıca eşini evden kovan veya eve dönmesini engelleyen eş de kusurlu kabul edilebilir.

Bu nedenle bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından terk vakıası değerlendirilirken yalnızca “evden kim ayrıldı?” sorusu değil, “neden ayrıldı?” sorusu da cevaplandırılmalıdır.

Eşe İlgisiz Davranmak Kusur Olabilir Mi?

Evlilik birliği yalnızca aynı ev içerisinde yaşamaktan ibaret değildir.

Eşlerden birinin sürekli şekilde;

  • Eşiyle ilgilenmemesi,
  • Aile sorumluluklarından kaçınması,
  • Eşini yalnız bırakması,
  • Çocuğun bakımına katkı sağlamaması,
  • Evlilik birliğinin gereklerini sürekli ihmal etmesi

somut olayın özelliklerine göre kusur olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay'ın 2024 tarihli bir kararında erkeğin eşine ilgisiz davranması, bilgisayar başında gereğinden fazla zaman geçirmesi ve çocuk için gerekli desteği göstermemesi kusur olarak kabul edilmiş; diğer eşin davranışlarıyla karşılaştırıldığında tarafların eşit kusurlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Aşırı Kıskançlık Kusur Sayılır Mı?

Kıskançlık tek başına boşanma sebebi olarak değerlendirilmeyebilir.

Ancak aşırı ve baskıcı hale gelen kıskançlık;

  • Sürekli sorgulama,
  • Eşin sosyal ilişkilerini engelleme,
  • Hakaret,
  • Telefonunu kontrol etme,
  • Ailesiyle veya arkadaşlarıyla görüşmesini kısıtlama

gibi davranışlara dönüşmüşse kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Yargıtay kararlarında aşırı kıskançlığın diğer kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Ailelerin Evliliğe Müdahalesi Kusur Oluşturur Mu?

Evlilikte anne, baba veya diğer aile bireylerinin müdahaleleri ciddi sorunlara yol açabilir.

Burada yalnızca kayınvalide veya kayınpederin davranışı değil, eşin bu müdahalelere karşı nasıl davrandığı önemlidir.

Eşin;

  • Ailesinin diğer eşe hakaret etmesine göz yumması,
  • Sürekli aile müdahalesine izin vermesi,
  • Eşi üzerinde aile baskısı kurulmasına destek olması

somut olayın özelliklerine göre kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.

Özellikle ortak yaşamın eşin ailesiyle sürdürüldüğü ve ciddi sorunların bulunduğu dosyalarda bağımsız konut meselesi de önem taşıyabilir.

Ekonomik Baskı Kusur Sayılır Mı?

Evet, somut olayın niteliğine göre ekonomik şiddet veya ekonomik baskı kusur olarak değerlendirilebilir.

Örneğin;

  • Eşin temel ihtiyaçları için para vermemek,
  • Gelire rağmen aile giderlerine hiç katılmamak,
  • Eşin ekonomik özgürlüğünü sistematik biçimde kısıtlamak,
  • Aile bütçesini ciddi biçimde zarara uğratacak davranışlarda bulunmak

kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Ancak ekonomik zorluk yaşayan bir eşin maddi imkânsızlığı ile ekonomik şiddet amacıyla para vermemesi birbirinden ayrılmalıdır.

Affedilen Olaylar Kusur Olarak Kullanılabilir Mi?

Kural olarak affedilmiş veya en azından hoşgörüyle karşılanmış olaylar daha sonra boşanma davasında kusur olarak yüklenemez.

Örneğin ciddi bir olaydan sonra eşlerin barışarak uzun süre evlilik birliğine devam etmeleri, somut olayın özelliklerine göre önceki davranışın affedildiğinin veya hoşgörüyle karşılandığının kabulüne neden olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi güncel kararlarında da affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların kusur belirlemesine esas alınamayacağını açıkça vurgulamaktadır.

Hatta dava açıldıktan sonra tarafların yeniden bir araya gelerek barışmaları halinde önceki olayların affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış kabul edilmesinin boşanma davası üzerinde önemli sonuçları olabilir.

Dava Açıldıktan Sonraki Olaylar Kusur Olarak Dikkate Alınır Mı?

Kural olarak her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra gerçekleşen yeni olayların mevcut davada boşanmaya sebebiyet veren kusur olarak yüklenmesi her durumda mümkün değildir.

Yargıtay incelemesine konu dosyalarda dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların mevcut davanın kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı ve yeni olayların gerektiğinde ayrı bir davaya konu olabileceği kabul edilmektedir.

Bu nedenle boşanma davasında olayların tarih sırasına göre düzenlenmesi önemlidir.

Dilekçede Yazılmayan Olay Sonradan Kusur Sayılabilir Mi?

Boşanma davalarında yalnızca delil sunmak yeterli değildir.

İspatlanmak istenen maddi vakıanın usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş olması da gerekir.

Örneğin taraf dava dilekçesinde sadakatsizlik iddiasına hiç yer vermemiş ancak yargılama sırasında bir tanık;

“Davalının başka biriyle ilişkisi vardı.”

demiş olabilir.

Usulüne uygun şekilde ileri sürülmemiş bir vakıanın yalnızca tanık anlatımında ortaya çıkması her durumda eşe kusur olarak yüklenmesini sağlamaz.

Yargıtay'ın güncel kararlarında da süresinde ileri sürülmeyen maddi vakıaların kusur belirlemesinde dikkate alınmaması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu nedenle bir boşanma avukatı tarafından dilekçenin hazırlanması, kusur tespitinin en önemli aşamalarından biridir.

Eşit Kusur Ne Demektir?

Eşlerin evlilik birliğinin sona ermesine neden olan davranışları benzer ağırlıktaysa tarafların eşit kusurlu olduklarına karar verilebilir.

Örneğin bir eşin ilgisiz davranması, diğer eşin ise ortak yaşamı haklı neden olmadan terk ederek iletişimi tamamen kesmesi somut olayda eşit kusur sonucunu doğurabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3356 Esas, 2024/3535 Karar sayılı kararında da kadın ve erkeğin farklı kusurlu davranışları karşılaştırılmış ve tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kusur derecesinin doğru belirlenmesi özellikle tazminat bakımından önemlidir.

Eşit Kusurlu Eş Tazminat Alabilir Mi?

Kural olarak hayır.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesine göre maddi tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekir.

Manevi tazminat bakımından da boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle kişilik haklarına saldırıya uğrayan eşin kusur durumu önem taşır.

Yargıtay, tarafların eşit kusurlu olması halinde maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini güncel kararlarında da açıkça belirtmektedir.

Dolayısıyla kusur tespiti tazminat sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Ağır Kusurlu Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?

Yoksulluk nafakası isteyen tarafın kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.

Dolayısıyla yoksulluk nafakası isteyen eş diğer eşten daha ağır kusurluysa yoksulluk nafakası koşulları oluşmaz.

Buna karşılık tarafların eşit kusurlu olması yoksulluk nafakasını tek başına engellemez. Yoksulluğa düşme ve diğer yasal koşullar ayrıca değerlendirilir.

Burada tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının birbirine karıştırılmaması gerekir. Dava devam ederken hükmedilen tedbir nafakası bakımından kusur değerlendirmesi farklıdır.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından nafaka ve kusur ilişkisi değerlendirilirken hangi nafaka türünün talep edildiğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Davayı İlk Açan Taraf Daha mı Kusurludur?

Hayır.

Boşanma davasını ilk açan kişi olmak kusurlu olmak anlamına gelmez.

Davacı eş tamamen kusursuz veya daha az kusurlu olabileceği gibi ağır kusurlu da olabilir.

Mahkeme davayı kimin önce açtığına değil, evlilik birliğini sarsan olaylara bakar.

Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu’nun 166/2. maddesi kapsamında davacının kusuru daha ağır ise davalının boşanmaya itiraz hakkı gündeme gelebilir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evliliğin devamında korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya yine karar verilebilir.

Evi İlk Terk Eden Taraf Daha Kusurlu Mudur?

Hayır.

Boşanma dosyalarında sık yapılan hatalardan biri;

“Evden ilk çıkan o olduğu için kusurludur.”

şeklindeki yaklaşımdır.

Kusur değerlendirmesinde önemli olan evden çıkma nedeni ve olayların tamamıdır.

Şiddet gören, evden kovulan veya güvenliği nedeniyle ayrılan eş ile hiçbir haklı neden bulunmaksızın ortak hayatı terk eden eş aynı durumda değildir.

Dolayısıyla evden ilk çıkan tarafın otomatik olarak ağır kusurlu kabul edilmesi mümkün değildir.

Boşanmadaki Kusur Velayeti Belirler Mi?

Kusur ile velayet farklı hukuki konulardır.

Bir eş boşanmanın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olabilir ancak çocuğuna karşı iyi bir ebeveyn olabilir.

Velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Örneğin eşin diğer eşe karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olması boşanma açısından kusur teşkil edebilir ancak bu durum çocuğun bakımına veya güvenliğine zarar vermiyorsa velayetin otomatik olarak kaybedilmesine neden olmaz.

Buna karşılık çocuğa yönelik şiddet, ihmal veya çocuğun gelişimini tehlikeye atan davranışlar velayet bakımından doğrudan önem taşır.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından boşanma ve velayet talepleri hazırlanırken eşe karşı kusur ile ebeveynlik yeterliliğinin birbirinden ayrılması gerekir.

Kusur Mal Paylaşımını Etkiler Mi?

Genel kural olarak boşanmadaki kusur, mal paylaşımını doğrudan değiştirmez.

Örneğin bir eşin ağır kusurlu olması nedeniyle evlilik içerisinde alınan bütün ev ve araçların diğer eşe verilmesi söz konusu değildir.

Ancak zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada Türk Medeni Kanunu’nun 236/2. maddesinde özel bir düzenleme bulunmaktadır.

Bu durumlarda hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Bu nedenle “kusurlu eş mal paylaşımından hiçbir şey alamaz” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Kusurun İspatında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Boşanma dosyasının özelliklerine göre;

  • Tanık anlatımları,
  • WhatsApp ve SMS yazışmaları,
  • Sosyal medya kayıtları,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Hastane ve adli raporlar,
  • Kolluk tutanakları,
  • Savcılık ve ceza dosyaları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlar,
  • Banka kayıtları,
  • Otel ve seyahat kayıtları,
  • Diğer hukuka uygun belgeler

kusurun ispatında kullanılabilir.

Ancak delillerin mutlaka ileri sürülen somut vakıayla bağlantılı olması gerekir.

Ayrıca hukuka aykırı şekilde elde edilmiş delillerin kullanılmasında ciddi hukuki sorunlar ortaya çıkabilir.

Kusur Belirlemesi İstinaf veya Yargıtay Aşamasında Değişebilir Mi?

Evet.

İlk derece mahkemesinin kusur belirlemesi kesin değildir.

Karara karşı kanun yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi veya temyiz incelemesinin mümkün olduğu dosyalarda Yargıtay, kusur değerlendirmesinin hatalı olduğu sonucuna ulaşabilir.

Nitekim Yargıtay’ın güncel kararlarında ilk derece veya bölge adliye mahkemesinin;

  • Bir tarafı ağır kusurlu kabul ettiği halde tarafların eşit kusurlu olduğuna,
  • Eşit kusur kabul edildiği halde bir tarafın daha ağır kusurlu olduğuna,
  • Kusur olarak yüklenen bir olayın affedilmiş olduğuna

karar verilerek hükümlerin bozulduğu çok sayıda örnek bulunmaktadır.

Bu durum kusur belirlemesinin boşanma davalarındaki önemini göstermektedir.

Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Boşanma Davasında Kusur Tespiti

Boşanma davalarında kusurun doğru belirlenebilmesi için olayların kronolojik şekilde ortaya konulması ve her olayın uygun delille ilişkilendirilmesi önem taşımaktadır.

Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından boşanma dosyası hazırlanırken fiziksel şiddet, hakaret, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, ilgisizlik ve ekonomik baskı gibi iddiaların ayrı ayrı somutlaştırılması gerekir.

Bir Büyükçekmece boşanma avukatı ile yürütülen çekişmeli boşanma davasında tarafların kusur derecelerinin maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.

Bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından dava hazırlanırken yalnızca çok sayıda delil sunulması yerine, hangi delilin hangi vakıayı ispatladığının açık biçimde ortaya konulması önemlidir.

Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı ile boşanma süreci yürütülürken affedilmiş olayların, dava tarihinden sonraki olayların ve süresinde ileri sürülmemiş vakıaların kusur belirlemesindeki hukuki durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

Boşanma davasında kusur, eşlerin kişilikleri veya taraflardan hangisinin mahkeme tarafından daha sempatik bulunduğuna göre belirlenmez.

Mahkeme;

  • Tarafların ileri sürdüğü somut olayları,
  • Bu olayların ispatlanıp ispatlanmadığını,
  • Olayların evlilik birliğine etkisini,
  • Davranışların ağırlığını,
  • Tarafların birbirlerine karşı kusurlu davranışlarını

birlikte değerlendirerek kusur durumunu belirler.

Fiziksel şiddet, hakaret, tehdit, sadakat yükümlülüğüne aykırılık, eşe ilgisizlik, ekonomik baskı ve aile birliğinin yükümlülüklerinin ihlali somut olayın özelliklerine göre kusur teşkil edebilir. Buna karşılık affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kural olarak yeniden kusur olarak ileri sürülemez. Yargıtay'ın güncel kararları da bu yaklaşımı sürdürmektedir.

Kusurun doğru belirlenmesi özellikle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası açısından önemlidir. Eşit kusurlu eş lehine kural olarak maddi ve manevi tazminata hükmedilemezken, yoksulluk nafakasında talep eden eşin diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması aranmaktadır.

Bunun yanında boşanmadaki kusur velayeti otomatik olarak belirlemez ve genel kural olarak mal paylaşımını da değiştirmez. Her hukuki talebin kendi şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında çekişmeli boşanma, kusur tespiti, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.

Boşanma ve aile hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık için:

İletişim: 0542 547 48 51

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES