Boşanma sürecinde taraflar arasında en fazla uyuşmazlık yaşanan konulardan biri evlilik içerisinde edinilen malvarlığının nasıl paylaşılacağıdır. Evlilik sırasında alınan evler, araçlar, banka hesapları, şirket payları ve diğer ekonomik değerler boşanmanın ardından mal rejiminin tasfiyesine konu olabilir.
Ancak toplumda yaygın şekilde düşünüldüğü gibi boşanma halinde tarafların bütün malvarlığı otomatik olarak yarı yarıya bölünmez. Öncelikle hangi malların edinilmiş mal, hangilerinin kişisel mal olduğunun belirlenmesi, ardından varsa borçların, kişisel mal katkılarının ve diğer alacakların hesaplanması gerekir.
Türk Medeni Kanunu’na göre eşler başka bir mal rejimini seçmemişlerse yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eşin edinilmiş malları ile kişisel malları birbirinden ayrılır.
Bu nedenle mal paylaşımına ilişkin bir uyuşmazlıkta bir boşanma avukatı tarafından öncelikle malların edinilme tarihleri, tapu ve araç kayıtları, ödeme kaynakları ve varsa kredi borçları birlikte değerlendirilmelidir.
Edinilmiş Mal Nedir?
Edinilmiş mal, genel olarak evlilik ve mal rejimi devam ederken eşlerin emek veya karşılık vererek elde ettikleri malvarlığı değerlerini ifade eder.
Örneğin evlilik süresince çalışma karşılığında elde edilen gelirlerle satın alınan bir ev veya araç, kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesi uyarınca çalışma karşılığı edinimler, bazı sosyal güvenlik ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler edinilmiş mal kapsamında yer almaktadır.
Dolayısıyla taşınmazın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, o taşınmazın mal rejimi hesabının tamamen dışında olduğu anlamına gelmez.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından mal paylaşımı dosyası değerlendirilirken yalnızca tapuda kimin malik göründüğüne değil, taşınmazın ne zaman ve hangi ekonomik kaynakla edinildiğine de bakılması gerekir.
Kişisel Mal Nedir?
Her mal boşanmada mal rejimi tasfiyesine aynı şekilde dahil edilmez.
Türk Medeni Kanunu’na göre evlilikten önce sahip olunan malvarlığı değerleri, miras yoluyla elde edilen mallar, karşılıksız kazanımlar, yalnızca kişisel kullanıma yarayan eşyalar ve manevi tazminat alacakları kural olarak kişisel mal niteliğindedir.
Örneğin eşlerden birinin evlenmeden önce sahip olduğu bir daire, evlilik sırasında kendisine miras kalan bir taşınmaz veya ailesi tarafından kendisine bağışlanan mal belirli koşullarda kişisel mal kabul edilebilir.
Ancak kişisel mal ile edinilmiş mal arasında para hareketleri veya katkılar bulunması halinde hesap daha karmaşık hale gelebilir.
Bu nedenle bir Beylikdüzü boşanma avukatı tarafından mal rejimi dosyası incelenirken yalnızca taşınmaz kayıtlarının değil, ödeme ve banka hareketlerinin de değerlendirilmesi önem taşır.
Evlilikte Alınan Ev Kime Kalır?
Evlilik sırasında satın alınan evin boşanmada mutlaka tapuda adı bulunmayan eşe yarısının devredileceği şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde ortaya çıkan hak, çoğunlukla doğrudan taşınmazın yarısının tapusunu istemek şeklinde değil, katılma alacağı niteliğindedir.
Yargıtay da mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma ve değer artış payı alacaklarının kural olarak ayni hak değil, şahsi alacak hakkı niteliğinde olduğunu kabul etmektedir.
Örneğin evlilik içerisinde satın alınan bir dairenin tamamı kocanın adına kayıtlı olabilir. Bu durumda kadın, koşulları bulunuyorsa taşınmazın edinilmiş mal niteliğinden kaynaklanan katılma alacağını talep edebilir.
Aynı durum taşınmaz kadın adına kayıtlı olduğunda erkek bakımından da geçerlidir.
Bu nedenle “Ev kimin üzerine kayıtlıysa boşanmada tamamen onun olur” düşüncesi her durumda doğru değildir.
Katılma Alacağı Nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde temel alacak türlerinden biri artık değere katılma alacağıdır.
Basit şekilde ifade etmek gerekirse, eşlerden birinin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar ve kanunda öngörülen diğer hesap kalemleri düşüldükten sonra kalan artık değer üzerinden diğer eşin katılma alacağı hesaplanır.
Kural olarak her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. Ayrıca bu hakkın doğması için talepte bulunan eşin mutlaka çalışmış olması veya söz konusu malın satın alınmasına doğrudan para vermiş olması gerekmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de katılma alacağının doğması için doğrudan katkının şart olmadığını kabul etmektedir.
Bu nedenle;
“Ev alınırken ben para vermedim, hiçbir hakkım yok.”
şeklindeki düşünce edinilmiş mallara katılma rejimi bakımından her zaman doğru değildir.
Değer Artış Payı Alacağı Nedir?
Mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağından farklı olarak değer artış payı alacağı da gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi kapsamında eşlerden biri diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız olarak katkıda bulunmuş ve bu malda değer artışı meydana gelmişse, koşullarının bulunması halinde değer artış payı talep edilebilir.
Örneğin eşlerden birinin evlilik öncesinden sahip olduğu kişisel mal niteliğindeki bir evin kredi veya tadilat giderlerine diğer eşin kişisel malından önemli miktarda katkı yapılmış olabilir.
Böyle bir durumda taşınmaz kişisel mal niteliğini korusa dahi yapılan katkı ayrıca alacak hakkı doğurabilir.
Bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından bu tür dosyalarda ödeme tarihleri, banka hareketleri, kredi belgeleri ve taşınmazın değerindeki artış birlikte değerlendirilmelidir.
Evlilikte Krediyle Alınan Ev Nasıl Paylaşılır?
Mal paylaşımı davalarında en sık karşılaşılan konulardan biri konut kredisiyle alınmış taşınmazlardır.
Örneğin ev evlilik sırasında satın alınmış ancak kredi ödemelerinin bir kısmı boşanma davasından sonra yapılmış olabilir.
Bu durumda taşınmazın edinilme tarihi, kredi ödeme tarihleri, mal rejiminin sona erdiği tarih ve ödemelerin hangi kaynaklardan yapıldığı önem kazanır.
Edinilmiş malların artık değeri hesaplanırken bu mallarla bağlantılı borçlar da dikkate alınmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 231. maddesi, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçların çıkarılmasını öngörmektedir.
Bu nedenle krediyle alınan taşınmazlarda yalnızca evin piyasa değerini ikiye bölerek hesap yapılması doğru değildir.
Araç Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
Evlilik sırasında edinilen araçlar da mal rejiminin tasfiyesine konu olabilir.
Aracın eşlerden yalnızca birinin adına kayıtlı olması tek başına diğer eşin katılma alacağı bulunmadığı anlamına gelmez.
Aracın satın alınma tarihi, kullanılan para, varsa taşıt kredisi, aracın satılıp başka bir mal alınmasında kullanılıp kullanılmadığı gibi hususlar değerlendirilmelidir.
Araç evlilikten önce edinilmişse kural olarak kişisel mal niteliği gündeme gelir. Ancak evlilik içerisinde edinilen kaynaklarla araca yapılan önemli katkılar veya başka mal kesimleri arasındaki ödemeler ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
Bir Büyükçekmece boşanma avukatı tarafından araçlara ilişkin mal paylaşımı talebi hazırlanırken trafik tescil kayıtlarının yanında alış ve satış kayıtlarının da incelenmesi önemlidir.
Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Bu konu mal paylaşımında son derece önemlidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre boşanmayla sonuçlanan bir davada eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermiş kabul edilir.
Örneğin boşanma davası 1 Haziran 2026 tarihinde açılmış ve boşanma kararı 2028 yılında kesinleşmiş olabilir.
Mal rejimi bakımından esas alınacak sona erme tarihi kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihtir.
Bu nedenle boşanma davasının açılmasından sonra edinilen malvarlığı değerlerinin durumu, dava öncesinde edinilen mallardan farklı değerlendirilebilir.
Mal Paylaşımı Davası Boşanmayla Birlikte Açılabilir Mi?
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan dava boşanma davası devam ederken açılabilir.
Ancak mal rejiminin tasfiyesi hakkında esas karar verilebilmesi için boşanma nedeniyle mal rejiminin sona ermiş olması gerekir. Yargıtay’ın güncel uygulamasında, boşanma davası henüz devam ediyorsa mal rejimi davasında boşanmanın sonucu bekletici mesele yapılmaktadır.
Dolayısıyla mal paylaşımı davası ile boşanma davası hukuken birbirinden farklı davalardır.
Bir boşanma avukatı tarafından boşanma süreci hazırlanırken malvarlığına ilişkin hakların da baştan değerlendirilmesi, özellikle taşınmazların veya araçların dava sürecinde devredilme riskinin bulunması halinde önemlidir.
Malın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
Mal paylaşımında taşınmazların yıllar önceki alış fiyatının yarısının alınması şeklinde basit bir hesap yapılmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 232. maddesine göre tasfiyede malların sürüm değerleri esas alınır. Uygulamada malın mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu korunarak tasfiye tarihindeki güncel sürüm değerinin değerlendirilmesi söz konusu olmaktadır.
Örneğin 2018 yılında 500.000 TL’ye satın alınmış ancak dava tarihinde milyonlarca lira değerinde olan bir taşınmaz bakımından yalnızca 2018 yılındaki satış bedeli esas alınarak paylaşım yapılmaz.
Bu nedenle mal paylaşımı davalarında bilirkişi incelemesi önemli bir yer tutmaktadır.
Miras Kalan Ev Boşanmada Paylaşılır Mı?
Miras yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri Türk Medeni Kanunu uyarınca kişisel maldır.
Dolayısıyla eşlerden birine ailesinden miras kalan taşınmaz kural olarak diğer eşin katılma alacağı hesabına edinilmiş mal olarak dahil edilmez.
Ancak miras kalan malın gelirlerinin veya o mala evlilik içerisinde yapılan katkıların farklı hukuki sonuçları olabilir.
Örneğin miras kalan bir taşınmazın kira geliri, yasal mal rejimi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “Miras malıdır, hiçbir şekilde mal rejimiyle ilgisi yoktur” şeklinde kesin bir yaklaşım da her dosyada doğru olmayabilir.
Evlilikten Önce Alınan Ev Paylaşılır Mı?
Evlilik öncesinde eşlerden birinin sahip olduğu mal kural olarak kişisel maldır.
Bu nedenle evlilikten önce tamamen satın alınmış bir taşınmazın kendisi edinilmiş mal sayılmaz.
Ancak taşınmazın kredisi evlilik içerisinde ödenmiş olabilir veya diğer eş taşınmazın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına önemli bir maddi katkıda bulunmuş olabilir.
Böyle durumlarda kişisel mal–edinilmiş mal denkleştirmesi veya değer artış payı alacağı gündeme gelebilir.
Dolayısıyla yalnızca tapunun edinme tarihine bakılarak kesin sonuç verilmesi yerine finansman kaynaklarının da incelenmesi gerekir.
Düğünde Takılan Altınlar Mal Paylaşımına Dahil Midir?
Ziynet eşyaları ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden ayrı hukuki konulardır.
Düğünde takılan altınların kime ait olduğu, hangi eşe takıldığı, taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve ziynetlerin daha sonra ne şekilde kullanıldığı ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle boşanma davasında ziynet alacağı bulunması, edinilmiş mallara katılma rejimindeki katılma alacağıyla aynı şey değildir.
Mal paylaşımı ve ziynet taleplerinin ayrı hukuki dayanaklarla hazırlanması gerekir.
Eş Mal Kaçırmak İçin Malları Başkasına Devrederse Ne Olur?
Boşanma öncesinde veya mal rejimi sona ermeden önce eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla malvarlığını üçüncü kişilere devretmesi mümkündür.
Ancak böyle bir devir yapılmış olması her durumda malın tasfiye hesabından tamamen çıktığı anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesine göre mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde diğer eşin rızası olmadan yapılan bazı karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.
Bu nedenle eşin boşanma öncesinde araç, taşınmaz veya başka malvarlığı değerlerini yakınlarına devretmesi halinde işlem tarihleri ve devirlerin amacı ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Eşlerden Birinin Çalışmaması Mal Paylaşım Hakkını Ortadan Kaldırır Mı?
Hayır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin katılma alacağı elde edebilmesi için mutlaka gelirinin bulunması veya malın satın alınmasına doğrudan maddi katkı sağlamış olması gerekmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi açıkça kabul etmektedir.
Örneğin evlilik süresince müşterek çocuklarla ilgilendiği için çalışmayan bir eşin;
“Ben eve para vermedim, bu nedenle hiçbir hakkım yok.”
şeklinde düşünmesi doğru olmayabilir.
Değer artış payı gibi bazı taleplerde doğrudan katkının ispatı önemli olmakla birlikte katılma alacağı farklı bir hukuki temele dayanmaktadır.
Boşanmada Kusur Mal Paylaşımını Etkiler Mi?
Genel kural olarak boşanmadaki kusur, edinilmiş malların tasfiyesini doğrudan değiştirmez.
Örneğin eşlerden birinin boşanma davasında daha ağır kusurlu bulunması, normal şartlarda diğer eşin bütün malvarlığını alacağı anlamına gelmez.
Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesinde zina veya hayata kast nedeniyle boşanma bakımından özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Boşanmaya zina veya hayata kast sebebiyle karar verilmesi halinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir veya kaldırabilir.
Burada önemli olan yalnızca eşin sadakatsiz davranışlarda bulunması değildir. Güncel Yargıtay uygulamasında boşanma kararının gerçekten zina hukuki sebebine dayanması gerektiği; örneğin yalnızca TMK m.166/1 kapsamında boşanılmışsa TMK m.236/2’nin uygulanamayacağı kabul edilmektedir.
Dolayısıyla “Aldatan eş mal paylaşımından hiçbir şey alamaz” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımından Feragat Edilebilir Mi?
Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde malvarlığına ilişkin düzenlemeler yapabilirler.
Ancak kullanılan ifadelerin açık olması son derece önemlidir.
Örneğin yalnızca;
“Katkı payı alacağım yoktur.”
şeklindeki bir beyanın bütün mal rejimi alacaklarından feragat anlamına gelip gelmediği her zaman aynı şekilde değerlendirilemez.
Yargıtay’ın 2024 tarihli bir kararında da “katkı payı alacağı talebim yoktur” şeklindeki beyanın artık değere katılma alacağından da feragat anlamına gelmeyeceği, feragatin somutlaştırılmış hak bakımından açık ve tereddütsüz olması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle bir Büyükçekmece boşanma avukatı veya aile hukuku alanında çalışan avukat tarafından anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken mal rejimine ilişkin maddelerin özellikle dikkatli düzenlenmesi gerekir.
Mal Paylaşımı Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Mal paylaşımı davasında ispat büyük önem taşımaktadır.
Taşınmazların tapu kayıtları, araçların trafik tescil kayıtları, banka hareketleri, kredi ödeme tabloları, satış sözleşmeleri, miras belgeleri, bağış kayıtları ve tarafların malvarlığına ilişkin diğer resmi kayıtları somut uyuşmazlığa göre önem taşıyabilir.
Özellikle bir malın kişisel mal olduğu ileri sürülüyorsa bu iddianın dayanağının ortaya konulması gerekebilir.
Aynı şekilde eşlerden birinin diğerinin malına kişisel malından katkıda bulunduğunu ileri sürmesi halinde ödeme kaynaklarının ispatı önem taşır.
Mal Paylaşımında İhtiyati Tedbir İstenebilir Mi?
Boşanma veya mal rejimi davası sırasında eşlerden birinin taşınmazları ya da diğer önemli malvarlığı değerlerini devretme ihtimali bulunabilir.
Koşulların oluşması halinde dava konusu malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak tedbir kararı otomatik değildir. Mahkeme talebin niteliğini, dava konusu hakkı ve tedbirin gerekli olup olmadığını değerlendirir.
Bu nedenle mal kaçırma riski bulunan durumlarda gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.
Mal Paylaşımı Davasında Her Şey Yarı Yarıya Mı Bölünür?
Hayır.
Mal paylaşımı davalarının en önemli yanlış anlaşılmalarından biri budur.
Öncelikle kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır. Daha sonra edinilmiş mallarla ilgili borçlar, eklenecek değerler ve denkleştirme hesapları yapılır. Bundan sonra ortaya çıkan artık değer üzerinden katılma alacağı belirlenir.
Bu nedenle matematiksel olarak;
“Evlilikte ne varsa toplanır ve ikiye bölünür.”
şeklinde bir sistem bulunmamaktadır.
Her malın edinme tarihi, niteliği, finansman kaynağı ve borç durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir’de Mal Paylaşımı Davaları
Mal paylaşımı davaları, boşanmanın ekonomik sonuçları bakımından en teknik aile hukuku uyuşmazlıklarından biridir.
Bir Esenyurt boşanma avukatı tarafından mal rejimi dosyası değerlendirilirken evlilik içinde edinilen taşınmazların, araçların, banka hesaplarının ve varsa şirket paylarının hangi mal grubuna dahil olduğu ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Büyükçekmece boşanma avukatı desteği alınan mal paylaşımı uyuşmazlıklarında özellikle tapu kayıtları, banka hareketleri, kredi borçları, kişisel mal katkıları ve taşınmazların güncel değerleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bir Beylikdüzü boşanma avukatı ile yürütülen mal rejimi davasında ise taşınmazın yalnızca tapu kaydına bakılması yerine edinme tarihi ve ödemenin hangi kaynaklardan gerçekleştirildiğinin araştırılması önem taşımaktadır.
Aynı şekilde bir Bahçeşehir boşanma avukatı tarafından mal paylaşımı talebi hazırlanırken katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve kişisel mal iddialarının birbirinden ayrılması gerekir.
Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Bahçeşehir bölgelerinde görülen boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında dosyanın henüz boşanma davası aşamasındayken ekonomik yönden değerlendirilmesi, ileride doğabilecek hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşıyabilir.
Sonuç
Boşanma halinde mal paylaşımı, bütün malların doğrudan yarıya bölünmesi şeklinde gerçekleştirilen basit bir işlem değildir.
Öncelikle hangi malların kişisel mal, hangilerinin edinilmiş mal olduğu belirlenmeli; mallara ilişkin borçlar, eşlerin kişisel mal katkıları, değer artış payı ve diğer hesap kalemleri incelenmelidir.
Evlilik içerisinde edinilen bir taşınmaz veya aracın yalnızca bir eşin adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkının bulunmadığı anlamına gelmez. Buna karşılık evlilikten önce sahip olunan, miras kalan veya karşılıksız şekilde kazanılan malvarlığı değerleri bakımından farklı kurallar uygulanmaktadır.
Mal paylaşımı davasında taşınmazların edinilme tarihleri, banka ve kredi kayıtları, ödeme kaynakları ve malvarlığının güncel durumu birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle mal kaçırma şüphesi, kişisel mal katkısı, değer artış payı veya zina nedeniyle artık değer payının azaltılması gibi özel durumların bulunduğu dosyalarda somut olayın ayrıca hukuki incelemeye tabi tutulması önemlidir.
Esenyurt boşanma avukatı, Büyükçekmece boşanma avukatı, Beylikdüzü boşanma avukatı ve Bahçeşehir boşanma avukatı kapsamında boşanma, mal paylaşımı, katılma alacağı ve değer artış payına ilişkin hukuki uyuşmazlıkların dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmesi için hukuki destek alınabilir.
Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hukuki danışmanlık için:
İletişim: 0542 547 48 51