Boşanma Davasında Ev ve Araba Nasıl Paylaşılır?

Boşanma sürecinde en fazla uyuşmazlık yaşanan konulardan biri evlilik sırasında edinilen ev, araba, arsa, iş yeri ve diğer malvarlığı değerlerinin nasıl paylaşılacağıdır.

Toplumda;

“Evlilikte alınan her şey yarı yarıya bölünür.”

“Ev kimin üzerineyse onundur.”

“Arabayı ben aldım, eşimin hakkı olmaz.”

“Tapuda benim adım yazıyor, eşim hiçbir şey isteyemez.”

şeklinde yaygın kabuller bulunmaktadır.

Ancak bunların hiçbiri her olay bakımından doğru değildir.

Boşanmada mal paylaşımının nasıl yapılacağı belirlenirken öncelikle eşler arasında hangi mal rejiminin geçerli olduğu, malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği, kişisel mal niteliğinde bulunup bulunmadığı ve malın edinilmesine kişisel mallardan katkı yapılıp yapılmadığı araştırılır.

Türk Medeni Kanunu'nda yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Bu nedenle özellikle 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlilik içerisinde edinilen malvarlığı değerleri bakımından edinilmiş mal-kisisel mal ayrımı büyük önem taşımaktadır.

Boşanmada Ev ve Araba Otomatik Olarak Yarı Yarıya Mı Bölünür?

Hayır.

Mal paylaşımında çoğu zaman kullanılan;

“Her şey yüzde 50 bölünür.”

ifadesi teknik olarak eksiktir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde öncelikle hangi malın edinilmiş mal, hangi malın kişisel mal olduğu belirlenir.

Borçlar, kişisel mal katkıları ve kanundaki diğer hesaplama kalemleri dikkate alınarak eşlerin artık değerleri hesaplanır.

Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesine göre kural olarak her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Dolayısıyla sistem doğrudan;

“Tapuyu ikiye böl.”

şeklinde işlemez.

Edinilmiş Mal Nedir?

Evlilik devam ederken eşlerin emekleri ve gelirleri karşılığında elde ettikleri malvarlığı değerleri kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin evlilik içerisinde çalışma gelirleriyle satın alınan;

ev,

araba,

arsa,

iş yeri

ve benzeri malvarlığı değerleri edinilmiş mal niteliğinde olabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesinde bir eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerinin edinilmiş mal olduğu düzenlenmiştir.

Kişisel Mal Nedir?

Her mal evlilik nedeniyle paylaşıma girmez.

Türk Medeni Kanunu'nun 220. maddesinde kişisel mallar düzenlenmiştir.

Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değerleri, miras yoluyla elde edilen mallar ve karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar kişisel mal kapsamında olabilir.

Dolayısıyla;

“Evlilik devam ederken kişinin üzerine geçen her şey ortak maldır.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır Mı?

Kural olarak evlilikten önce edinilmiş bir ev kişisel mal niteliğindedir.

Örneğin eşlerden biri evlenmeden üç yıl önce bir daire satın almışsa, sırf daha sonra evlendiği için diğer eş bu dairenin yarısına otomatik olarak sahip olmaz.

Ancak evlilik içerisinde bu eve ilişkin kredi ödemeleri yapılmışsa veya diğer eşin malvarlığından taşınmaza değer kazandıran katkılar sağlanmışsa farklı alacak hesaplamaları gündeme gelebilir.

Bu nedenle;

“Ev evlilikten önce alınmış, dosya bitti.”

demek her durumda yeterli değildir.

Evlilikten Önce Alınan Araba Paylaşılır Mı?

Kural olarak evlilikten önce edinilmiş araç da kişisel maldır.

Ancak aracın evlilik sırasında satılarak yeni bir araç alınması veya yeni aracın bedeline edinilmiş mallardan ilave ödeme yapılması hâlinde kişisel ve edinilmiş mal kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

Evlilik İçinde Alınan Ev Kimin Olur?

Evlilik devam ederken çalışma gelirleri veya edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla alınan ev, yalnızca eşlerden birinin adına tapuda kayıtlı olsa bile mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılabilir.

Bu nedenle tapunun yalnızca koca veya yalnızca kadın adına kayıtlı olması tek başına belirleyici değildir.

Asıl önemli olan taşınmazın;

ne zaman,

hangi bedelle

ve hangi ekonomik kaynak kullanılarak

edinildiğidir.

Evlilik İçinde Alınan Araba Kimin Olur?

Aynı yaklaşım araç bakımından da geçerlidir.

Evlilik devam ederken edinilmiş mal niteliğindeki gelirlerle satın alınan otomobilin yalnızca bir eş adına tescilli olması, diğer eşin mal rejiminden doğan talep hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Araç edinim tarihi, satın alma bedelinin kaynağı ve varsa kişisel mal katkıları değerlendirilir.

Tapu Kimin Üzerineyse Ev Onun Mu Sayılır?

Tapu kaydı mülkiyet açısından son derece önemlidir.

Ancak mal rejimi tasfiyesi bakımından;

“Tapu benim üzerimde, dolayısıyla eşimin hiçbir hakkı yok.”

sonucu her zaman doğru değildir.

Taşınmaz bir eş adına kayıtlı olabilir ancak evlilik içerisinde edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla alınmış olabilir.

Bu durumda diğer eşin doğrudan tapunun yarısının kendi adına geçirilmesi şeklinde değil, mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı gündeme gelebilir.

Ruhsatta Araba Kimin Üzerine Kayıtlıysa Araç Onun Mu?

Araç mülkiyeti ve mal rejimi tasfiyesi yine birbirinden ayrılmalıdır.

Aracın yalnızca bir eş adına kayıtlı olması diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkının bulunmadığını göstermez.

Özellikle evlilik içerisinde edinilen aracın hangi gelirle satın alındığı önemlidir.

Eşlerden Biri Çalışmıyorsa Evden Hak Alabilir Mi?

Evet.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin mutlaka maaşla çalışması veya evin satın alma bedeline doğrudan para vermesi şart değildir.

Örneğin eşlerden biri gelir getirici işte çalışırken diğer eş çocukların ve evin bakımını üstlenmiş olabilir.

Bu durumda;

“Eşim çalışmadı, ev için para vermedi, hiçbir hakkı yok.”

şeklindeki savunma tek başına yeterli değildir.

Yasal mal rejiminin mantığı, evlilik içerisinde edinilmiş mal niteliğindeki değerlerin tasfiyesine dayanmaktadır.

Ev Peşin Alındıysa Nasıl Paylaşılır?

Evin peşin alınmış olması tek başına sonucu belirlemez.

Önemli olan satın alma bedelinin kaynağıdır.

Bedel evlilik içerisinde elde edilen çalışma gelirlerinden karşılanmışsa edinilmiş mal değerlendirmesi gündeme gelir.

Bedelin tamamı miras, bağış veya evlilikten önceki kişisel malın satılmasıyla karşılanmışsa kişisel mal savunması söz konusu olabilir.

Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?

Krediyle alınan taşınmazlarda hesaplama daha ayrıntılıdır.

Evin hangi tarihte satın alındığı, peşinatın hangi kaynaktan karşılandığı, kredi taksitlerinin hangi dönemde ödendiği, mal rejiminin sona erdiği tarihte ne kadar borç bulunduğu ve kişisel mal katkısı olup olmadığı araştırılır.

Bu nedenle;

“Evi evlilik içinde aldık, yarısı benim.”

veya

“Krediyi ben çektim, tamamı benim.”

şeklindeki iki yaklaşım da tek başına doğru değildir.

Konut Kredisi Kimin Maaşından Ödenmişse Ev Onun Mu Olur?

Hayır.

Evlilik içerisinde elde edilen çalışma gelirleri kural olarak edinilmiş mal niteliğindedir.

Bu nedenle kredi taksitlerinin yalnızca bir eşin maaş hesabından ödenmesi her durumda evin tamamen o eşe ait olduğu anlamına gelmez.

Paranın hukuki niteliğine bakılır.

Kredi Boşanmadan Sonra Ödenmeye Devam Ediyorsa Ne Olur?

Mal rejiminin sona erdiği tarih ve kredi borcunun hangi döneme ilişkin olduğu önemlidir.

Mal rejimi sona erdikten sonra yapılan ödemeler ile rejim devam ederken yapılan ödemeler aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle krediyle alınmış taşınmazlarda ödeme planının dosyaya alınması ve taksitlerin dönemsel olarak ayrıştırılması önemlidir.

Peşinat Evlilikten Önceki Birikimle Ödendiyse Ne Olur?

Eşlerden biri evlilikten önceki kişisel birikimini evlilik içerisinde alınan taşınmazın peşinatında kullanmışsa bu katkı tasfiye hesabında önem taşıyabilir.

Ancak kişisel mal iddiasının ispatlanması gerekir.

Banka kayıtları, önceki mal satışları ve para transferleri bu konuda önemli olabilir.

Evi Eşlerden Birinin Babası Aldıysa Paylaşılır Mı?

Bu durumda öncelikle paranın hukuki niteliği araştırılmalıdır.

Örneğin eşlerden birinin babası taşınmaz bedelini karşılıksız olarak yalnızca kendi çocuğuna bağışlamışsa kişisel mal iddiası gündeme gelebilir.

Ancak para gerçekten bağış mıydı, borç muydu, her iki eşe mi verildi veya taşınmaz aslında baba tarafından mı finanse edildi gibi hususlar somut delillerle belirlenmelidir.

Sadece;

“Babam aldı.”

demek tek başına yeterli değildir.

Kayınpederin Verdiği Parayla Alınan Ev Paylaşılır Mı?

Paranın kime ve hangi amaçla verildiği önemlidir.

Karşılıksız kazandırma yalnızca eşlerden birine yapılmışsa kişisel mal niteliği gündeme gelebilir.

Buna karşılık aileye veya her iki eşe yapılan katkının hukuki niteliği farklı değerlendirilebilir.

Bu nedenle banka hareketleri, ödeme belgeleri, tanıklar ve taşınmazın edinim süreci önem taşır.

Miras Kalan Ev Boşanmada Paylaşılır Mı?

Kural olarak hayır.

Miras yoluyla kazanılan malvarlığı değerleri kişisel maldır.

Evlilik devam ederken eşlerden birine anne veya babasından ev miras kalması, diğer eşin bu evin yarısına hak kazanması sonucunu doğurmaz.

Ancak kişisel malın gelirlerinin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Miras Kalan Evden Alınan Kira Geliri Paylaşılır Mı?

Burada önemli bir ayrım vardır.

Miras kalan evin kendisi kişisel mal olabilir.

Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş maldır.

Dolayısıyla kişisel mal olan taşınmaz ile bu taşınmazdan elde edilen kira gelirinin hukuki niteliği aynı olmayabilir.

Miras Kalan Ev Satılıp Başka Ev Alınırsa Ne Olur?

Kişisel malın yerine geçen değerler de kural olarak kişisel mal niteliğini koruyabilir.

Örneğin miras kalan bir ev satılmış ve bedelinin tamamıyla başka bir taşınmaz alınmışsa yeni taşınmaz bakımından kişisel mal savunması gündeme gelebilir.

Ancak yeni taşınmazın bedeline ayrıca evlilik içerisindeki edinilmiş mallardan katkı yapılmışsa hesaplama karma hâle gelir.

Bu nedenle para akışının ispatı son derece önemlidir.

Bağışlanan Ev Boşanmada Paylaşılır Mı?

Eşlerden birine karşılıksız kazandırma yoluyla verilen mal kural olarak kişisel maldır.

Örneğin baba kızına veya oğluna karşılıksız olarak bir daire bağışlamışsa sırf evlilik devam ediyor diye diğer eş dairenin yarısına otomatik olarak hak kazanmaz.

Düğünde Takılan Altınlarla Ev Alındıysa Ne Olur?

Öncelikle ziynet eşyalarının kime ait olduğu ve evin satın alınmasında ne miktarda kullanıldığı belirlenmelidir.

Bir eşe ait kişisel mal niteliğindeki ziynetlerin taşınmaz ediniminde kullanılması hâlinde bu katkının tasfiye hesabında dikkate alınması gündeme gelebilir.

Bu nedenle ziynet alacağı ile mal rejimi tasfiyesi arasında somut olayda bağlantı bulunabilir.

Altınlar Bozdurulup Araba Alındıysa Ne Olur?

Aynı şekilde aracın bedelinin tamamı veya bir kısmı eşlerden birine ait kişisel mal niteliğindeki ziynetlerden karşılanmışsa bu katkının ispatlanması önemlidir.

Araç daha sonra satılmış ve başka bir mal alınmışsa para hareketinin izlenmesi gerekebilir.

Evlilikten Önceki Ev Satılıp Evlilikte Yeni Ev Alındıysa Ne Olur?

Evlilikten önce sahip olunan ev kişisel maldır.

Bu ev satılarak elde edilen bedelin yeni taşınmazın alınmasında kullanılması hâlinde kişisel maldan gelen katkı tasfiye hesabında dikkate alınabilir.

Ancak yeni ev daha yüksek bedelle alınmış ve aradaki fark evlilik içerisindeki gelirlerden karşılanmışsa taşınmazın finansmanında hem kişisel hem edinilmiş mal kaynakları bulunabilir.

Evlilikten Önceki Araba Satılıp Yeni Araba Alınırsa Ne Olur?

Eski aracın satış bedeli kişisel mal kaynağı oluşturabilir.

Yeni aracın bedelinin yalnızca bu parayla mı yoksa buna ilave olarak evlilik içerisindeki gelirlerle mi ödendiği araştırılır.

Bu nedenle araç satış ve alış tarihleri ile banka hareketleri önemlidir.

Değer Artış Payı Nedir?

Eşlerden biri diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız şekilde katkıda bulunmuşsa şartları oluştuğunda değer artış payı alacağı gündeme gelebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 227. maddesi bu konuda özel düzenleme içermektedir.

Örneğin eşlerden birine ait kişisel taşınmazın önemli bir tadilatının diğer eşin malvarlığından karşılanması durumunda değer artış payı tartışılabilir.

Katılma Alacağı Nedir?

Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde ortaya çıkan temel alacak türlerinden biridir.

Kural olarak eşlerden her biri diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Bu nedenle katılma alacağı ile;

“Evin yarısı benimdir.”

ifadesi aynı anlama gelmez.

Birincisi mal rejiminin tasfiyesinden doğan parasal alacak hakkını ifade eder.

Artık Değer Nedir?

Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın, kanundaki denkleştirme ve eklenecek değer hükümleri de dikkate alınarak belirlenen değeridir.

Bu nedenle mal paylaşımı yalnızca taşınmazın piyasa değerini ikiye bölmekten ibaret değildir.

Evin Bugünkü Değeri Mi Yoksa Alındığı Tarihteki Değeri Mi Esas Alınır?

Mal rejimi tasfiyesinde değerleme tarihi son derece önemlidir.

Kanunda malvarlığı değerlerinin tasfiye sırasındaki değerlerinin belirlenmesine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.

Özellikle edinilmiş malların tasfiye anındaki sürüm değerinin esas alınması, malın yıllar içerisinde ciddi değer kazandığı dosyalarda büyük önem taşır.

Bu nedenle 500.000 TL'ye alınmış bir taşınmazın bugün 8.000.000 TL olması hâlinde sadece eski satın alma bedelinden hareket edilmesi doğru değildir.

Arabanın Hangi Değeri Esas Alınır?

Araç bakımından da edinim bedeli ile tasfiyede dikkate alınacak değer birbirinden farklı olabilir.

Aracın mevcut olup olmadığı, satılıp satılmadığı ve mal rejiminin sona ermesinden önce veya sonra elden çıkarılıp çıkarılmadığı önem taşır.

Gerekirse bilirkişi aracılığıyla değer belirlemesi yapılabilir.

Ev Boşanmadan Önce Satılmışsa Ne Olur?

Taşınmazın boşanmadan önce satılması diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan hakkını her durumda ortadan kaldırmaz.

Özellikle mal rejiminin sona ermesinden önce diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler bakımından Türk Medeni Kanunu'nun eklenecek değerler hükümleri gündeme gelebilir.

Eş Evi Başkasına Devrederse Hak Kaybolur Mu?

Her durumda hayır.

Malın üçüncü kişiye devredilmiş olması mal rejimi tasfiyesinde otomatik olarak;

“Artık ortada mal yok, eş hiçbir şey isteyemez.”

sonucunu doğurmaz.

Devrin tarihi, bedeli, amacı ve kime yapıldığı araştırılmalıdır.

Boşanmadan Önce Mal Kaçırılırsa Ne Yapılabilir?

Eşlerden biri boşanma ihtimalini görerek malvarlığını yakınlarına veya üçüncü kişilere devredebilir.

Bu durumda mal rejiminin tasfiyesine ilişkin eklenecek değer hükümleri ve somut olayın niteliğine göre ihtiyati tedbir gibi hukuki koruma mekanizmaları gündeme gelebilir.

Ancak her satış veya devir otomatik olarak mal kaçırma değildir.

Gerçek bir satış ile diğer eşin hakkını azaltmak amacıyla yapılan işlem birbirinden ayrılmalıdır.

Eş Arabayı Boşanmadan Önce Satarsa Ne Olur?

Aracın satış tarihi, gerçek satış bedeli, satış bedelinin nereye gittiği ve işlemin mal rejiminden doğan alacağı azaltma amacı taşıyıp taşımadığı araştırılır.

Özellikle yakın akrabaya yapılan olağandışı devirler veya piyasa değerinin çok altında gösterilen satışlar uyuşmazlık konusu olabilir.

Ev Kardeşin Üzerine Yapılmışsa Ne Olur?

Tapuda üçüncü kişinin malik görünmesi önemli bir durumdur.

Bu durumda taşınmazın gerçekte kimin malvarlığına ait olduğu, bedelin kim tarafından ödendiği ve üçüncü kişi adına tescilin hukuki nedeni somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Mal rejimi davası, tapuda üçüncü kişi adına kayıtlı her taşınmazı otomatik olarak eşin malı hâline getirmez.

Ev Güven İlişkisiyle Başkasının Üzerine Yapılmışsa Ne Olur?

Bu tür iddialar ciddi ispat sorunları doğurur.

Taşınmaz bedelinin kim tarafından ödendiği, tapu harç ve vergileri, banka transferleri, inşaat veya satın alma belgeleri ve taraflar arasındaki hukuki ilişki incelenmelidir.

Sadece aile içi sözlü anlatımlarla sonuca ulaşılması her zaman mümkün olmayabilir.

Eşin Üzerine Kayıtlı Mal Aslında Babasına Aitse Ne Olur?

Bu iddia somut delillerle ispatlanmalıdır.

Örneğin taşınmazın bütün bedelinin baba tarafından ödendiği, vergilerinin ve diğer mali yükümlülüklerinin baba tarafından karşılandığı ve tescilin belirli bir hukuki veya güven ilişkisi nedeniyle çocuk adına yapıldığı ileri sürülüyorsa ödeme kayıtları ve edinim süreci önem kazanır.

Mahkeme yalnızca tapu kaydına değil, ileri sürülen hukuki ilişkinin ispatlanıp ispatlanmadığına da bakar.

Malın Bedelini Üçüncü Kişi Ödediyse Ne Olur?

Bu durumda ödemenin bağış mı, borç mu, emaneten yapılan bir ödeme mi veya başka bir hukuki ilişkiye mi dayandığı belirlenmelidir.

Üçüncü kişinin ödeme yapmış olması tek başına malın mutlaka kişisel mal olduğu anlamına gelmez.

Ev Kadının Üzerineyse Erkek Hak Talep Edebilir Mi?

Evet.

Mal rejimi kuralları kadın ve erkek bakımından aynıdır.

Taşınmaz kadın adına kayıtlı olsa bile evlilik içerisinde edinilmiş mal niteliğindeki kaynaklarla alınmışsa erkek eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğabilir.

Ev Erkeğin Üzerineyse Kadın Hak Talep Edebilir Mi?

Evet.

Aynı şekilde taşınmazın yalnızca erkek adına tapuda kayıtlı olması kadın eşin mal rejiminden doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

Ev Alınırken Kadın Hiç Para Vermediyse Hak Alabilir Mi?

Mal edinilmiş mal niteliğindeyse kadının satın alma bedeline doğrudan para vermemiş olması katılma alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Aynı durum erkek eş bakımından da geçerlidir.

Katılma alacağı sisteminde doğrudan maddi katkı şartı aranması ile değer artış payı gibi katkıya bağlı talepler birbirinden ayrılmalıdır.

Ev Hanımı Mal Paylaşımından Hak Alabilir Mi?

Evet.

Ev hanımı olmak edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan hakları ortadan kaldırmaz.

Eşin maaşlı bir işte çalışmaması;

“Mal paylaşımından hiçbir şey alamaz.”

anlamına gelmez.

Eşlerden Birinin Maaşı Çok Yüksekse Daha Fazla Pay Alır Mı?

Kural olarak;

“Ben daha çok kazandım, o hâlde edinilmiş malın yüzde 80'i benim.”

şeklinde bir sistem bulunmamaktadır.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, salt kimin daha fazla maaş aldığına göre oran belirleyen bir sistem değildir.

Ancak kişisel mal katkıları ve kanundaki diğer hesaplama unsurları ayrıca dikkate alınır.

Eşlerden Birinin Hiç Geliri Yoksa Yine de Katılma Alacağı Olur Mu?

Olabilir.

Katılma alacağının doğması için eşin mutlaka çalışarak gelir elde etmiş olması şart değildir.

Bu nedenle evlilik süresince çocukların bakımını ve ev işlerini üstlenen eş de yasal mal rejiminin sağladığı haklardan yararlanabilir.

Eşin Borçları Mal Paylaşımını Etkiler Mi?

Evet.

Mal rejiminin tasfiyesinde borçların hangi mal grubuna ait olduğu ve hangi amaçla doğduğu önemlidir.

Her kişisel borcun diğer eşe yüklenmesi mümkün değildir.

Borçların edinilmiş veya kişisel mallarla bağlantısı incelenmelidir.

Kredi Kartı Borcu Diğer Eşe Yüklenir Mi?

Otomatik olarak hayır.

Kredi kartının kimin adına olduğu, harcamaların ne için yapıldığı ve borcun hangi mal grubuyla ilişkili olduğu önemlidir.

Kişisel harcamalardan kaynaklanan borçlarla aile veya mal edinimine ilişkin borçlar aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Şirket ve Ticari Mallar Boşanmada Paylaşılır Mı?

Evlilik içerisinde edinilen şirket hisseleri veya ticari malvarlığı değerleri mal rejimi tasfiyesinde gündeme gelebilir.

Ancak şirketin malvarlığı ile eşin kişisel malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.

Bir limited veya anonim şirketin sahip olduğu bütün mallar doğrudan şirket ortağı eşin kişisel malı değildir.

Eşin şirketteki payının hukuki ve ekonomik değeri ayrıca değerlendirilir.

Evlilikten Önce Kurulan Şirket Paylaşılır Mı?

Evlilikten önce sahip olunan şirket hissesi kişisel mal niteliğinde olabilir.

Ancak şirketten elde edilen gelirler ve evlilik dönemindeki değer artışlarının hangi hukuki kategoriye girdiği somut olayda ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle;

“Şirket evlilikten önce kuruldu, hiçbir talep olamaz.”

şeklindeki mutlak yaklaşım doğru olmayabilir.

Arsa Üzerine Evlilikte Ev Yapılırsa Ne Olur?

Arsa eşlerden birinin kişisel malı olabilir ancak evlilik içerisinde edinilmiş mallardan veya diğer eşin kişisel malından yapıya katkı sağlanmış olabilir.

Bu durumda arsanın mülkiyeti ile yapıya yapılan ekonomik katkının tasfiye hesabındaki etkisi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Aile Konutu Kimin Üzerineyse Onun Mudur?

Aile konutu ile mal rejimi birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Bir taşınmazın aile konutu olması diğer eşe otomatik olarak yarı mülkiyet hakkı kazandırmaz.

Aile konutu şerhi de tek başına mülkiyet payı oluşturmaz.

Bununla birlikte aile konutu üzerinde yapılacak bazı hukuki işlemler Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesindeki özel korumalara tabidir.

Aile Konutu Şerhi Mal Paylaşımında Hak Sağlar Mı?

Aile konutu şerhi diğer eşe doğrudan yüzde 50 mülkiyet hakkı vermez.

Şerhin amacı aile konutunun korunmasıdır.

Mal rejimi tasfiyesinde ise taşınmazın edinim tarihi ve finansman kaynağı gibi farklı unsurlar değerlendirilir.

Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesine göre boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Bu tarih mal paylaşımı bakımından son derece önemlidir.

Çünkü hangi kazanımların mal rejimi döneminde gerçekleştiğinin belirlenmesinde boşanma davasının açıldığı tarih kritik rol oynar.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Alınan Ev Paylaşılır Mı?

Kural olarak boşanma davasının açılmasıyla mal rejimi dava tarihinden itibaren sona erdiğinden, dava tarihinden sonra elde edilen malların durumu önceki dönemde edinilen mallardan farklıdır.

Ancak malın bedelinin dava öncesinde oluşmuş edinilmiş mallardan karşılanması gibi durumlarda para kaynağının ayrıca incelenmesi gerekebilir.

Boşanma Davası Açılmadan Bir Gün Önce Satılan Ev Ne Olur?

Sırf satışın boşanma davasından önce yapılmış olması işlemi tasfiye dışında bırakmaz.

Satışın gerçek olup olmadığı, bedelin ne olduğu, paranın nereye aktarıldığı ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığı incelenebilir.

Mal Paylaşımı Boşanma Davasının İçinde Mi Yapılır?

Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi hukuken farklı taleplerdir.

Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'î sonucu gibi otomatik biçimde gerçekleştirilmez.

Uygulamada mal rejimi tasfiyesine ilişkin talepler ayrı dava konusu olabilmektedir ve boşanma davasının sonucu tasfiye bakımından önem taşımaktadır.

Boşanma Kesinleşmeden Mal Paylaşımı Yapılabilir Mi?

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava boşanma davasıyla bağlantılı olmakla birlikte tasfiyenin sonuçlandırılabilmesi bakımından boşanmanın gerçekleşmesi önemlidir.

Bu nedenle mal rejimi davalarında boşanma dosyasının sonucu bekletici mesele yapılabilir.

Ev ve Araba İçin İhtiyati Tedbir Konulabilir Mi?

Şartları varsa dava konusu malvarlığının üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.

Ancak tedbir otomatik olarak verilmez.

Talep edilen korumanın uyuşmazlıkla bağlantısı ve HMK'daki ihtiyati tedbir şartları değerlendirilir.

Her Mala Tedbir Konulabilir Mi?

Hayır.

Talep edilen tedbirin uyuşmazlığın konusu ve korunmak istenen hakla bağlantılı olması gerekir.

Özellikle üçüncü kişilerin haklarını etkileyen veya uyuşmazlıkla bağlantısı yeterince ortaya konulmayan geniş kapsamlı tedbir talepleri ayrıca değerlendirilir.

Mal Paylaşımı Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

Tapu kayıtları, araç tescil kayıtları, banka hareketleri, kredi sözleşmeleri, kredi ödeme planları, satış sözleşmeleri, vergi kayıtları ve gerektiğinde şirket kayıtları önemli olabilir.

Kişisel mal iddiası varsa özellikle paranın kaynağını gösteren belgeler büyük önem taşır.

Örneğin;

miras belgesi,

önceki taşınmazın satış kaydı,

banka transferi

ve bağışa ilişkin deliller

kişisel mal savunmasını destekleyebilir.

Tanıkla Malın Kimin Parasıyla Alındığı İspatlanabilir Mi?

Tanık delili somut olayın koşullarına göre önem taşıyabilir.

Ancak yüksek değerli taşınmazların finansmanı konusunda banka, tapu, kredi ve ödeme kayıtları gibi objektif deliller genellikle çok daha güçlü bir ispat zemini oluşturur.

Özellikle;

“Babam parayı elden verdi.”

şeklindeki iddialarda yalnızca soyut tanık anlatımı yerine finansman sürecinin mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.

Banka Kayıtları Mal Paylaşımında Önemli Midir?

Evet.

Banka kayıtları taşınmaz veya aracın satın alma bedelinin kaynağının belirlenmesinde son derece önemli olabilir.

Kişisel malın satışından gelen paranın yeni mala aktarıldığı iddiası varsa para hareketinin izlenebilmesi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

SGK Kayıtları Neden İstenir?

Tarafların çalışma ve gelir geçmişleri malın finansmanına ilişkin iddiaların değerlendirilmesinde yardımcı olabilir.

Örneğin çok düşük gelirle çalışan bir kişinin aynı dönemde çok sayıda yüksek değerli taşınmazı kendi kazancıyla edindiği iddiası varsa finansman kaynağının ayrıca araştırılması gerekebilir.

Ancak SGK geliri tek başına malın kaynağını kesin olarak belirlemez.

Tapu Harçlarını Kimin Ödediği Önemli Midir?

Tek başına mülkiyeti veya kişisel mal niteliğini ispatlamaz.

Ancak diğer delillerle birlikte taşınmazın edinim sürecinin kim tarafından finanse edildiğini göstermeye yardımcı olabilir.

Vergi, harç, kredi ve satın alma bedeline ilişkin kayıtların birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklıdır.

Mal Paylaşımında Bilirkişi İncelemesi Yapılır Mı?

Evet.

Özellikle taşınmaz ve araç değerlerinin belirlenmesi, kredi ve ödeme hesaplarının yapılması, kişisel mal katkılarının ayrıştırılması ve katılma alacağının hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

Ancak hukuki nitelendirme ve nihai karar mahkemeye aittir.

Mal Paylaşımında Kusur Önemli Midir?

Kural olarak boşanmada kusurlu olmak mal rejimi tasfiyesindeki bütün hakların kaybedilmesine yol açmaz.

Örneğin;

“Beni aldattı, evden hiçbir pay alamaz.”

şeklindeki genel ifade doğru değildir.

Ancak Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesinde zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkime, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun şekilde azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verme yetkisi tanınmıştır.

Bu özel düzenleme her kusur türü için uygulanmaz.

Aldatan Eş Evden Pay Alabilir Mi?

Zina iddiası ile genel sadakat yükümlülüğü ihlali birbirinden ayrılmalıdır.

Her aldatma iddiası Türk Medeni Kanunu'nun 236/2. maddesinin uygulanması sonucunu doğurmaz.

Kanundaki özel düzenleme zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâline ilişkindir.

Üstelik bu hâllerde dahi payın kendiliğinden tamamen ortadan kalkması söz konusu değildir; hâkime hakkaniyete göre azaltma veya kaldırma yetkisi verilmiştir.

Fiziksel Şiddet Uygulayan Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir Mi?

Kural olarak boşanmadaki kusur ile mal rejimi tasfiyesi birbirinden ayrıdır.

Fiziksel şiddet boşanma davasında kusur ve tazminat bakımından son derece önemli olabilir.

Ancak tek başına;

“Şiddet uyguladı, mal paylaşımından hiçbir şey alamaz.”

sonucunu doğuran genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

TMK 236/2'deki özel istisna zina veya hayata kast nedeniyle boşanmaya ilişkindir.

Mal Paylaşımında Ev Mutlaka Satılır Mı?

Hayır.

Mal rejimi tasfiyesi her zaman taşınmazın satılması anlamına gelmez.

Tasfiye sonucunda parasal alacak belirlenebilir.

Somut olayda tarafların anlaşması, ayni hak talepleri ve kanundaki özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilebilir.

Diğer Eş Evin Yarısının Tapusunu İsteyebilir Mi?

Edinilmiş mallara katılma rejimindeki temel hak çoğunlukla katılma alacağıdır.

Dolayısıyla;

“Ev evlilikte alındı, tapunun yarısını doğrudan benim üzerime geçirin.”

şeklindeki talep ile mal rejiminden doğan parasal alacak aynı şey değildir.

Talebin hukuki niteliğinin doğru kurulması önemlidir.

Evde Oturan Eş Malın Sahibi Olur Mu?

Hayır.

Boşanma sürecinde aile konutunun eşlerden birine tahsis edilmesi, o eşe otomatik olarak mülkiyet hakkı kazandırmaz.

Kullanım ve mülkiyet birbirinden farklıdır.

Çocuklarla Evde Kalan Anne Evin Yarısını Otomatik Alır Mı?

Hayır.

Çocukların anneyle kalması ve konutun anneye geçici olarak tahsis edilmesi mal rejimi hesabını kendiliğinden değiştirmez.

Velayet, aile konutunun geçici kullanımı ve mal rejiminin tasfiyesi farklı hukuki meselelerdir.

Velayeti Alan Eşe Ev Verilir Mi?

Velayetin bir eşe verilmesi o eşe diğer eşin taşınmazının mülkiyetini otomatik olarak kazandırmaz.

Çocuğun barınması bakımından geçici konut tahsisi gibi tedbirler ayrı; mal rejimi tasfiyesi ayrı değerlendirilir.

Ev ve Araba Aynı Davada Hesaplanabilir Mi?

Mal rejiminin tasfiyesine konu birden fazla malvarlığı değeri aynı uyuşmazlık kapsamında değerlendirmeye alınabilir.

Ancak her mal bakımından edinim tarihi, finansman kaynağı ve kişisel mal iddiaları ayrı ayrı incelenmelidir.

Bir taşınmazın edinilmiş mal olması başka bir aracın da mutlaka edinilmiş mal olduğu anlamına gelmez.

Her Mal Ayrı Ayrı İncelenir Mi?

Evet.

Sağlıklı bir mal rejimi tasfiyesinde her mal için şu soruların ayrı ayrı cevaplandırılması gerekir:

Mal ne zaman edinildi?

Kimin adına kayıtlı?

Satın alma bedeli nereden geldi?

Kişisel mal katkısı var mı?

Kredi kullanıldı mı?

Mal hâlen mevcut mu?

Satıldıysa bedeli ne oldu?

Bu inceleme yapılmadan yalnızca toplam malvarlığı üzerinden paylaşım yapılması hatalı sonuçlara yol açabilir.

Mal Paylaşımı Davasında En Önemli Savunma Nasıl Kurulur?

Mal paylaşımı dosyasında savunmanın;

“Bütün mallar benimdir.”

veya

“Evlilikte alındı, yarısı benimdir.”

şeklinde genel ifadeler üzerine kurulması yeterli değildir.

Her malın edinim hikâyesi ayrı ayrı ortaya konulmalıdır.

Örneğin taşınmaz bakımından tapu kayıtları, satın alma tarihi, satış bedeli, banka transferleri, kredi kullanımı, kişisel mal katkısı, üçüncü kişi ödemeleri ve sonraki devirler kronolojik biçimde açıklanmalıdır.

Mal rejimi davalarında çoğu zaman dosyanın sonucu paranın izinin ne kadar somut takip edilebildiğine bağlıdır.

Sonuç

Boşanma davasında ev ve araba paylaşımı;

“Evlilikte alınan her şey yarı yarıya bölünür.”

şeklindeki basit bir formülle açıklanamaz.

Öncelikle malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu belirlenmelidir.

Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve karşılıksız kazanımlar kural olarak kişisel mal niteliğindedir.

Buna karşılık evlilik içerisinde çalışma ve diğer edinilmiş mal gelirleriyle satın alınan ev ve araçlar mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınabilir.

Tapunun veya araç ruhsatının yalnızca bir eş adına kayıtlı olması diğer eşin mal rejiminden doğan hakkını tek başına ortadan kaldırmaz.

Aynı şekilde bir malın evlilik içerisinde alınmış olması da her durumda bedelinin tamamının edinilmiş mal olduğu anlamına gelmez.

Miras, bağış, evlilik öncesi birikim, önceki kişisel malın satış bedeli veya üçüncü kişi katkısı bulunabilir.

Özellikle krediyle alınan evlerde;

peşinatın kaynağı,

evlilik içerisinde ödenen kredi taksitleri,

mal rejimi sona erdikten sonraki ödemeler

ve kalan kredi borcu

ayrıntılı şekilde incelenmelidir.

Mal rejiminin tasfiyesinde temel mesele yalnızca;

“Mal kimin adına?”

değildir.

Asıl sorular şunlardır:

Mal ne zaman alındı?

Hangi parayla alındı?

Kişisel mal katkısı var mı?

Mal rejimi sona erdiğinde mal ve borçların durumu neydi?

Mal sonradan satıldı veya devredildi mi?

Diğer eşin katılma veya değer artış payı alacağı bulunuyor mu?

Bu sorular cevaplandırılmadan ev ve araba paylaşımının doğru şekilde hesaplanması mümkün değildir.

Mal Paylaşımı Davaları Hakkında Hukuki Destek

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında tapu ve araç kayıtlarının yanı sıra banka hesap hareketleri, kredi sözleşmeleri, ödeme planları, SGK kayıtları, vergi ve şirket kayıtları ile kişisel mal kaynağını gösteren belgelerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Özellikle evlilikten önce alınan mallar, miras ve bağış yoluyla edinilen malvarlığı, aile büyüklerinin maddi katkıları, krediyle alınan taşınmazlar, ziynetlerin mal ediniminde kullanılması, üçüncü kişilere yapılan devirler ve boşanma öncesi mal kaçırma iddialarında her malın edinim sürecinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Umut Hukuk ve Danışmanlık
Av. Umutcan SARIKAYA

Telefon: 0542 547 48 51
Telefon: 0542 141 48 51

Adres: Gökevler Mah. 539 Sok. Oğuzkent Sitesi 1-F-8, Esenyurt / İstanbul

Web: avukatumutsarikaya.com

Esenyurt, Beylikdüzü, Bahçeşehir, Büyükçekmece, Avcılar, Küçükçekmece ve İstanbul genelinde mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, değer artış payı alacağı, boşanmada ev ve araç paylaşımı, mal kaçırma iddiaları, ziynet alacağı ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takip hizmeti sunulmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit nemo minima rerums unsers sadips amets. 

BİZE ULAŞIN
+905425474851
info@avukatumutsarikaya.com
Gökevler mah 539 sokak, Oğuzkent Sitesi 1g, 34522 Esenyurt/İstanbul
ADRES